<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Dokuz Eylül - Güncel İzmir Haberleri</title>
    <link>https://dokuzeylul.com</link>
    <description>izmir haberleri, İzmir son dakika haber, ekonomi, siyaset, magazin, bölgesel, spor, turizm, etkinlik, tarih, bilim, teknoloji ve güncel izmir haberler</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://dokuzeylul.com/rss/emegin-sesi" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>© 2026 - Yayınlanan haber ve fotoğrafların tüm hakları İGC - 9 Eylül Medya grubuna aittir.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 06 Jun 2026 07:54:24 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/rss/emegin-sesi"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Doruk Madencilik işçilerinin mücadelesi zaferle sonuçlandı: İşçilerin tüm alacakları hesaplarına yatırıldı]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/doruk-madencilik-iscilerinin-mucadelesi-zaferle-sonuclandi-iscilerin-tum-alacaklari-hesaplarina-yatirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/doruk-madencilik-iscilerinin-mucadelesi-zaferle-sonuclandi-iscilerin-tum-alacaklari-hesaplarina-yatirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara'da günlerdir holding binası önünde hak arama mücadelesi veren ve dün muhalefetin geniş katılımıyla sesini duyuran Doruk Madencilik işçileri, kararlı direnişlerinin karşılığını aldı. Sendikadan yapılan son dakika açıklamasına göre, işçilerin tazminat, TİS farkı ve ücretsiz izin ödemeleri de dahil olmak üzere tüm alacakları hesaplarına yatırıldı. Devlet garantörlüğünde yeni bir takip mekanizmasının da kurulduğunu ilan eden işçiler, şimdi aynı haksızlığa uğrayan Edirne'deki meslektaşları içi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye'nin maden havzalarından Beypazarı'nda başlayan ve dalga dalga büyüyerek başkentin idari merkezlerine kadar uzanan büyük emek direnişi, işçi sınıfının tarihi kazanımlarından biriyle neticelendi. Aylardır alın terinin karşılığını alamayan, evine ekmek götürmekte zorlanan ve seslerini duyurabilmek adına nisan ayında yollara düşüp günlerce parklarda sabahlayan madenciler, en nihayetinde örgütlü mücadelenin gücünü tüm ülkeye kanıtladı. Kamu gücünü arkasına alan dev holdinglerin, işçi haklarını ve taahhütlerini görmezden geldiği bir dönemde, maden işçilerinin gösterdiği bu sarsılmaz irade, sadece kendi cüzdanlarını değil, Türkiye'deki tüm işçi sınıfının onurunu kurtaran bir dönüm noktası oldu. Hak arama kanallarının barikatlarla kesilmek istendiği, dezenformasyonlarla direnişin kırılmaya çalışıldığı zorlu süreç, işçilerin banka hesaplarında gördükleri hak edilmiş rakamlarla son buldu.</p>

<h2>Bürokrasi koridorlarında verilen taahhütler ancak baskıyla hayata geçti</h2>

<p>Yıldızlar SSS Holding bünyesindeki Doruk Madencilik işçilerine, başlattıkları eylemlerin ardından Çalışma, İçişleri ve Enerji bakanlıklarının garantörlüğünde ödeme taahhüdü verilmişti. Devletin en üst kademelerindeki üç bakanın bizzat kefil olduğu bu yasal sözleşmeye göre, 15 Mayıs tarihi itibarıyla tüm alacakların ödeneceği ilan edilmiş, ancak belirlenen gün geldiğinde işçiler büyük bir hayal kırıklığı ile karşılaşmıştı. Holding yönetimi sadece geriye dönük maaşları yatırıp "işçiye borcumuz kalmadı" iddiasıyla gerçeği çarpıtmaya yeltenince, haklarının gasp edilmesine izin vermeyen <strong>Doruk Madencilik işçileri</strong> nisan ayındaki yalınayak yürüyüşlerinin ardından 1 Haziran günü yeniden Ankara'da holding kapısına dayanmıştı. Siyasi iktidarın koruması altındaki şirketin tüm idari ayak diremelerine ve oyalama taktiklerine karşı kararlılıkla sürdürülen eylemlerin ve toplumsal baskının sonucunda, hakkı yenilen maden işçilerinin tüm hak ve alacakları hesaplarına yatırıldı.</p>

<h2>Bütün muhalefet partileri yıllar sonra ilk kez aynı safta buluştu</h2>

<p>Direnişin zafere ulaşmasındaki en büyük itici güçlerden biri, hiç kuşkusuz Ankara sokaklarında yankılanan o muazzam toplumsal ve siyasi dayanışma ruhu oldu. Dün holding binasının önünde kurulan direniş çadırını ziyaret eden çok sayıda muhalefet lideri ve milletvekili, madencilerin etrafında aşılması imkansız bir koruma kalkanı oluşturmuştu. Sürecin başından beri işçilerin yanında saf tutan <strong>Bağımsız Maden-İş Sendikası</strong> Genel Başkanı Gökay Çakır, bu tarihi kazanımın ardından yaptığı duygu yüklü açıklamada siyasi partilerin bu ortak duruşuna özel bir parantez açtı. Türkiye'deki tüm halkın ve siyasi partilerin bu işçilere benzersiz bir destek sunduğunu hatırlatan Çakır, "Siyasi partilerin ve muhalefet partilerinin bugün ziyarete gelmesi gerçekten beni onurlandırdı, gururlandırdı. Ben 15 Temmuz’da bütün siyasi partilerin bir araya geldiğini görmüşüm. Bir daha hiçbir siyasi partinin bir arada açıklama yaptığını görmemiştim. Demek ki bu işçileri benimsemişler" sözleriyle emeğin birleştirici gücünü vurguladı.</p>

<h2>Sendikal mücadelenin yeni rotası batı sınırına çevriliyor</h2>

<p>Ankara sokaklarındaki tehditlere, idari engellemelere ve her türlü çileye göğüs gererek işçilerin yüzünü güldürmeyi başaran sendikal irade, kazandığı bu büyük moral gücüyle durmaksızın yeni bir cephe açmaya hazırlanıyor. Türkiye genelinde maden işçilerinin maruz kaldığı sömürü çarklarının nerede bir mağduriyet yarattığını adım adım takip eden sendika yönetimi, Ankara'daki çadırları toplar toplamaz rotasını Trakya'ya çevireceğini ilan etti. Başkentteki zaferin ardından kendi adına büyük bir mutluluk duyduğunu ifade eden Genel Başkan Gökay Çakır, durmaya niyetleri olmadığını belirterek sonraki adımlarını şu ifadelerle kamuoyuna duyurdu: "Ben şimdi buradan ayrıldıktan sonra yarın Edirne’ye gideceğim. Oradaki işçi arkadaşlarımızın, mağdur arkadaşlarımızın sesine ses olmaya, yüreklerine yürek olmaya, gönüllerine gönül olmaya gideceğiz. Biz her zaman mücadelenin içindeyiz." Bu açıklama, Edirne'de benzer hak gasplarıyla boğuşan Özşen Madencilik işçileri için de büyük bir umut ışığı yaktı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Devlet ve şirket arasında resmi denetim mekanizması kuruldu</h2>

<p>Madencilerin bankamatiklerden paralarını çekmesi ve yüzlerinin gülmesi, mücadelenin sadece anlık bir mali kazanımla sınırlı kalmadığını, aynı zamanda kalıcı bir idari güvenceye kavuştuğunu da gösteriyor. Geçmişte holding yönetimlerinin verdikleri sözlerden kolayca dönebildiğini acı tecrübelerle deneyimleyen işçi temsilcileri, bu kez işi şansa bırakmayarak hukuki altyapıyı da sağlama aldı. Sendika genel merkezinden yapılan resmi bilgilendirmede, sadece geçmiş alacakların tahsil edilmediği, bundan sonraki süreçte de benzer mağduriyetlerin yaşanmaması adına devletin doğrudan devreye sokulduğu aktarıldı. Bu doğrultuda, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Yıldızlar SSS Holding arasında, bundan sonraki çalışma dönemlerini, maaş ödeme takvimlerini ve işçi sağlığı önlemlerini anlık olarak denetleyecek resmi bir takip mekanizmasının tanımlandığı duyuruldu. Devlet güvencesiyle kurulan bu resmi denetim masası, madencilerin gelecekte de holdingin keyfi uygulamalarına karşı koruma altında olacağını tescillemiş oldu.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EMEĞİN SESİ</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/doruk-madencilik-iscilerinin-mucadelesi-zaferle-sonuclandi-iscilerin-tum-alacaklari-hesaplarina-yatirildi</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 12:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/patronun-yalani-da-polis-barikati-da-asildi-madenciler-alin-terinden-vazgecmiyor.jpg" type="image/jpeg" length="72280"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakanlar kefil oldu, sözler havada kaldı: Madenciler Ankara’da!]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/bakanlar-kefil-oldu-sozler-havada-kaldi-madenciler-ankarada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/bakanlar-kefil-oldu-sozler-havada-kaldi-madenciler-ankarada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hükümet ve şirket temsilcileri tarafından verilen sözlerin tutulmaması üzerine Ankara'daki holding binası önünde direniş başlatan Doruk Madencilik işçilerine muhalefet partilerinden kitlesel destek geldi. Eylemin yapıldığı alanda işçilerle buluşan CHP lideri Özgür Özel, üç bakanın kefil olduğu sözlerin havada kaldığını belirterek emekçilerin haklarını alana kadar meydandan ayrılmayacaklarını vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye'nin enerji ve maden üretim merkezlerinden biri olan Beypazarı'nda filizlenen emek mücadelesi, başkentin göbeğindeki idari binaların önüne kadar taşınarak büyük bir hak arama direnişine dönüştü. Yerin metrelerce altında, en zorlu çalışma koşullarında alın teri döken ancak emeklerinin karşılığını aylardır alamayan işçiler, seslerini sağırlaşan kulaklara duyurabilmek adına yollara düştü. Siyasi ve ekonomik elitlerin koruması altında büyüyen sermaye gruplarının, iş hukuku kurallarını ve insani çalışma esaslarını hiçe sayan uygulamaları karşısında maden işçileri adeta bir varoluş mücadelesi veriyor. Hak arama kanallarının idari barikatlarla tıkanmaya çalışıldığı bu süreçte, madencilerin başlattığı onurlu yürüyüş sadece kendi maaşlarını kurtarma çabası değil, aynı zamanda ülkedeki tüm ezilen kesimlerin ortak çığlığı haline geldi. Ankara'da yankılanan bu çığlık, muhalefetin farklı renklerini de aynı meydanda, emeğin safında birleştiren tarihi bir platform oluşturdu.</p>

<h2>Üç bakan kefil oldu ancak verilen sözler tutulmadı</h2>

<p>Holding binası önünde toplanan kalabalığa hitap eden ve işçilerin kararlı duruşunu selamlayan <strong>CHP lideri Özgür Özel</strong>, hükümet ve şirket yetkililerinin takındığı uzlaşmaz tavrı sert sözlerle eleştirdi. Hakları gasp edilen işçilerin Soma'dan bu yana örgütlü bir güç olarak yürüttüğü eylemsellik sürecini yakından takip ettiklerini belirten Özel, kamu gücünü elinde bulunduranların verdikleri yasal sözlerin arkasında durmadığını ifade etti. Şirketin devletten devasa teşvikler ve krediler almasına rağmen işçinin hak ettiği parayı zimmetine geçirdiğini iddia eden Özel, madencilerin nisan ayının ikinci yarısında yalınayak başkente yürüdüklerini hatırlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Meclis koridorlarında ve parklarda sabahlayan işçilere 28 Nisan günü bizzat devlet kademeleri tarafından garanti verildiğini aktaran Özel, süreci şu sözlerle özetledi: "Ankara’da parklarda yattılar, sabahladılar. 28 Nisan günü bu arkadaşlarımıza devlet söz verdi. Üç bakan kefil oldu. Dediler ki ‘Gidin, 15 Mayıs günü bütün alacaklarınız yatacak. Biz kefiliz.’ Şimdi haziran ayındayız. 15 Mayıs’ın üzerinden neredeyse üç hafta geçti, yatan bir para yok."</p>

<h2>Madenciler paralarını kamuoyu desteğiyle alacak</h2>

<p>Meydandaki kararlı kalabalığın iradesini kırmak adına eylem günü bazı medya organlarında yalan haberlerin dolaşıma sokulduğunu ifade eden CHP Genel Başkanı, bu tür dezenformasyon hamlelerinin direnişi zayıflatamayacağını kaydetti. Alanlara gelmeden önce sendika yöneticileriyle doğrudan iletişim kurduğunu belirten Özel, işçilerin hesaplarına tek bir kuruş dahi yatırılmadığını bizzat teyit ettiğini söyledi. İktidarın kitle iletişim araçları üzerinden halka sunduğu pembe tabloların gerçeği yansıtmadığını dile getiren Özel, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 1 Mayıs konuşmasında sarf ettiği "Madencilerin paralarını ödedik" ifadelerinin koca bir yalandan ibaret olduğunu savundu.</p>

<p>Şu an itibarıyla 105 maden işçisinin kolluk kuvvetlerinin ablukası altında tutulduğunu, 36 işçinin ise holding kapısı önünde bekleyişini sürdürdüğünü kaydeden Özel, <strong>"Doruk Madencilik işçileri bu parayı kamuoyu desteğiyle alacak"</strong> diyerek toplumsal dayanışma çağrısını yineledi. Son kuruş ödenene kadar meydanda nöbette olacaklarını duyuran ana muhalefet lideri, halkın vereceği yürekli desteğin bu haksızlığı bitirebilecek tek anahtar olduğunu sözlerine ekledi.</p>

<h2>Siyasete yapılan müdahaleler yoksulluğu gizleme çabasıdır</h2>

<p>Direniş çadırının kurulduğu alanda söz alan ve işçilerin haklı taleplerine destek veren bir diğer isim ise <strong>Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ</strong> oldu. Ülkedeki adalet mekanizmalarının ve siyasi dengelerin altüst edildiği bir dönemde işçi sınıfının maruz kaldığı sömürünün tesadüf olmadığını belirten Özdağ, yargı ve siyaset dünyasında yaşanan anti-demokratik gelişmelerin ekonomik krizle doğrudan bağlantılı olduğunu iddia etti. Muhalefet partilerinin ve kitle örgütlerinin yapısal sorunlarla boğuşmaya zorlanarak halkın gerçek gündeminden uzaklaştırılmak istendiğini savunan Özdağ, sistemin işleyişine yönelik şu sert eleştirileri getirdi: <strong>"Mutlak yoksulluğun, mutlak hukuksuzluğun nasıl devam ettiğini görüyoruz. Esasen siyasete yapılan anti-demokratik müdahalelerin temelinde, yaşanan mutlak yoksulluğu, mutlak adaletsizliği iktidarın unutturma çabaları büyük rol oynamaktadır. Muhalefeti çalışamaz hale getirerek Türk halkının, sömürülen, ezilen Türk halkının haklarını savunamaz hale getirmeye çalışıyorlar."</strong> İktidarın bu baskı ve unutturma politikalarında asla başarılı olamayacağını belirten Özdağ, Türk işçisinin ve üreticisinin hakkını her platformda savunmaya kararlılıkla devam edeceklerini vurguladı.</p>

<h2>Holding zincirindeki hak ihlalleri Türkiye genelinde yaşanıyor</h2>

<p>Eyleme katılarak maden işçilerinin sesi olan parlamento temsilcileri, yaşanan ekonomik krizin ve hak gasplarının sadece tek bir maden ocağıyla sınırlı kalmadığını, sistemsel bir holding politikasının ürünü olduğunu yerinde tespit ettiler. Siyasi partilerin dayanışma mesajlarının ardından söz alan <strong>İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu</strong>, holding çatısı altında faaliyet gösteren diğer işletmelerdeki çalışma koşullarına ve benzer mağduriyetlere dikkat çekti. İşçilerin sadece Beypazarı’ndaki madende değil, bu sermaye grubuna bağlı olan ülkenin dört bir yanındaki fabrikalarda ve şantiyelerde de benzer sömürü çarklarıyla karşı karşıya kaldığını ifade eden Türkoğlu, "Mesele sadece Beypazarı değil. Bu holdinge bağlı Türkiye'nin her yerinde aynı sorunlar var. Ödenmeyen maaşlar ve haklar var" diyerek denetimsizlik ve kayırmacılık ağının ulaştığı vahim boyutları gözler önüne serdi. Siyasi parti temsilcileri, emekçilerin biriken tüm maaş, kıdem tazminatı ve sosyal hakları resmi olarak banka hesaplarına geçene kadar parlamento içinde ve dışında baskı unsuru olmaya devam edeceklerini ortak bir deklarasyonla ilan etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EMEĞİN SESİ</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/bakanlar-kefil-oldu-sozler-havada-kaldi-madenciler-ankarada</guid>
      <pubDate>Thu, 04 Jun 2026 17:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/350036.webp" type="image/jpeg" length="51444"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Büyükşehir’de TİS sürecine arabulucu çözüm olamadı: Grev süreci başlayabilir]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/buyuksehirde-tis-surecine-arabulucu-cozum-olamadi-grev-sureci-baslayabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/buyuksehirde-tis-surecine-arabulucu-cozum-olamadi-grev-sureci-baslayabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İZULAŞ’ta başlayan TİS sürecine arabulucu çözüm olamadı. Yasal sürenin sonucunda arabulucu taraflar arasında anlaşmaya varamadı. Taraflara bildirim yapıldıktan sonra grev süreci başlayacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>SEMİ TEKTAŞ/</strong>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin iştiraklerinden İZULAŞ ile Belediye-İş arasında devam eden toplu iş sözleşmesi (TİS) yine tıkandı. Arabulucuya giden süreçte yine çözüm çıkmadı. Arabulucunun sendika ve Çalışma Bakanlığına durumu bildirmesiyle 60 günlük grev süreci başlayacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>“Yazılar ulaştıktan sonra 60 günlük süre başlayacak”</strong></h2>

<p>Arabulucuların taraflara uyuşmazlık bildirimi yaptıktan sonra 60 günlük sürecin başlayacağını açıklayan Belediye-İş İzmir 1 Nolu Şube Başkanı Nevzat Yıldırım, “Bugün ya da büyük ihtimalle yarın arabulucu artık İŞKUR'a (Çalışma Bakanlığına) ve sendika genel merkezimize sürecin sonlandığına dair resmi yazıyı yazacaktır. Bu yazılar ilgili yerlerin ellerine ulaştıktan sonra bizim 60 günlük yasal süremiz başlayacak. Yani önümüzdeki haftanın ortasına veya sonuna doğru bu 60 günlük sürenin başlayacağını düşünüyorum. Maalesef bir çözüm bulamadık” diye konuştu.</p>

<h2><strong>“Süreç uzayacak”</strong></h2>

<p>Yıldırım, “Evraklar kargoyla gittiği için oraya ulaşması, bize geri gelmesi derken önümüzdeki haftanın ortasını ya da sonunu bulabilir. Ardından 60 günlük grev sürecimiz başlayacak. Tabii bu sürecin de yasal prosedürleri var; iş yerlerimizde grev kararı alıp bunu bir hafta içinde oylatmamız, sonrasında da greve çıkmadan bir hafta önce işverene resmi bildirimde bulunmamız gerekiyor. Bunlar önümüzdeki haftadan sonra konuşacağımız aşamalar” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<h2><strong>İşçinin talebi ne?</strong></h2>

<p>Mart ayında açıklanan enflasyon oranın üzerine yüzde 10 refah payı istediklerin ifade eden Yıldırım, Büyükşehir’in ise buna karşın yüzde 16.30 oranında zam talep ettiklerini ifade etti. Yıldırım, “Bizim talebimiz enflasyon oranındaydı. Zaten mart ayında açıklanan yıllık enflasyonu (2025 Mart ile 2026 Mart arası) temel alıp üzerine 10 puanlık bir refah payı istemiştik. Büyükşehir'in teklifi ise yüzde 16,30 oldu. İlk tekliflerini aynen koruyorlar, şu anki durum bundan ibaret. İdari maddelerde biraz yol aldık ama parasal maddeler tabiri caizse tamamen rafta duruyor. Karşımızda kötü bir tavır yok ama neticede bir yol da alabilmiş değiliz” şeklinde konuştu.</p>

<h2><strong>“Sandık taraftarı değilim”</strong></h2>

<p>Yıldırım, “Şahsen ben bu tarz süreçlerde sandık kurulmasını doğru bulmuyorum. İşçi zaten sendikaya yetkiyi vermiş; şimdi bu sorumluluğu tekrar işçinin önüne atmanın, onu zora sokmanın bir anlamı yok. Oraya sandık koyduğunuz zaman işveren farklı arayışlara giriyor; işçiyi çağırıp baskı kurmaya veya "Evet dediler" gibi algılar yönetmeye çalışıyor. Gerek yok böyle şeylere. Sandık koymak, işçiyle işvereni doğrudan karşı karşıya getirmektir. Eğer işçiyle işvereni karşı karşıya getireceksek sendika olarak biz niye varız?” diyerek sözlerini tamamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>SEMİ TEKTAŞ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>EMEĞİN SESİ, İzmir</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/buyuksehirde-tis-surecine-arabulucu-cozum-olamadi-grev-sureci-baslayabilir</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 12:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/semi-tektas-18.png" type="image/jpeg" length="33273"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İş yerlerinin %99’u denetimsiz]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/is-yerlerinin-99u-denetimsiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/is-yerlerinin-99u-denetimsiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'de işçi sağlığı, güvenliği ve çalışma haklarının korunmasında en kritik bariyer olan iş teftiş sistemi alarm veriyor. Emek Araştırmaları Derneği (EMEK-AR) tarafından hazırlanan çarpıcı bir rapor, milyonlarca çalışanın korumasız bırakıldığını ortaya koydu. Ülkede her 100 bin işçiye yalnızca 2,8 müfettiş düşerken, kayıtlı işyerlerinin yüzde 99'undan fazlası hiçbir denetim yüzü görmedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye'de çalışma hayatının en büyük yapısal krizlerinden biri olan denetimsizlik ve güvencesizlik, sivil toplumun hazırladığı akademik bir çalışmayla tüm çıplaklığıyla gözler önüne serildi. Emek Araştırmaları Derneği (EMEK-AR) bünyesinde Dr. Fatih Güngör’ün kaleme aldığı "Türkiye'de İş Teftişi: Denetlenmeyen Sermaye, Dizginlenmeyen Sömürü" başlıklı araştırma raporu, fabrikalardan şantiyelere, madenlerden ofislere kadar milyonlarca emekçinin çalıştığı alanlardaki acı tabloyu istatistiklerle deşifre etti. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın resmi verilerinden derlenen rapor, ekonomik büyüme iddialarının gölgesinde işçilerin çalışma koşullarının nasıl bir denetim boşluğuna terk edildiğini belgeliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Fabrikalarda korumasız kalan milyonlar</h2>

<p>Dünya genelindeki standartlar ile ülkemizdeki pratikler karşılaştırıldığında, Türkiye'nin emekçisini koruma konusunda ne denli geride kaldığı açıkça görülüyor. Raporda referans verilen küresel <strong>ILO verilerine göre</strong>, Türkiye iş müfettişi sayısı bakımından dünya genelindeki tüm ülkeler arasında maalesef en son yüzde 20'lik dilimde kendine yer bulabildi. Gelişmiş endüstri ülkeleriyle aradaki makasın ürkütücü boyutlara ulaştığı bu sistemde, ülkemizde her <strong>100 bin işçiye</strong> sadece 2,8 iş müfettişi düşüyor. Bu oran, üretimin ve sanayinin güçlü olduğu Almanya'da 14,4, komşumuz Bulgaristan'da ise 14,1 seviyesinde seyrediyor. İş gücünün korunması noktasındaki bu sayısal yetersizlik, sahadaki ihlallerin de cezasız kalmasına kapı aralıyor.</p>

<h2>Çalışan sayısı artarken denetim kadroları eriyor</h2>

<p>Raporda dikkat çekilen bir diğer yapısal çarpıklık ise yıllar içinde büyüyen istihdama karşılık, denetim kadrolarının bilinçli bir şekilde daraltılması oldu. Resmi istatistiklere göre, 2017 yılından 2024 yılına kadar geçen süreçte Türkiye'deki toplam çalışan nüfus yaklaşık 4,5 milyon kişi artış gösterdi. Normal şartlarda bu devasa büyümeye paralel olarak müfettiş kadrolarının da artırılması gerekirken, tam tersi bir yönelim gerçekleşti. Bahsi geçen yıllar arasında iş müfettişi sayısı 1.019'dan 917'ye geriledi. Kamu personeli dağılımındaki bu asimetri, devletin önceliklerini de tartışmaya açıyor. Öyle ki, 2024 yılı itibarıyla ülkede sokaklarda ve karakollarda görev yapan toplam polis ve bekçi sayısı, fabrikaları denetlemekle görevli olan iş müfettişlerinin tam 367 katına ulaştı.</p>

<h2>Milyonlarca işyerinin kapısı hiç çalınmadı</h2>

<p>Sayısal yetersizliğin sahaya yansıması, kelimenin tam anlamıyla bir "denetimsizlik cenneti" yaratıldığını ispatlıyor. 2010 ile 2024 yılları arasındaki dönemi kapsayan geniş zamanlı analizde, Türkiye'de tescilli ve kayıtlı işyeri sayısı yüzde 69,1 oranında devasa bir artış gösterdi. Buna karşılık, iş kazalarını ve can kayıplarını önlemesi beklenen <strong>işçi sağlığı ve iş güvenliği</strong> teftişleri yüzde 56,3 oranında azaldı. İşçilerin doğrudan cebini ve sosyal haklarını ilgilendiren ücret, fazla mesai, yıllık izin ve kıdem tazminatı gibi yasal hakları kapsayan "işin yürütümü" teftişlerindeki çöküş ise yüzde 81,5 gibi inanılmaz bir seviyeye ulaştı. 2024 yılının güncel verilerine göre, Türkiye'deki 2 milyonu aşkın kayıtlı işyerinin yüzde 99,8'i işin yürütümü yönünden hiçbir şekilde denetlenmedi. Denetimlerin ulaştığı şanslı azınlığın toplam işçi nüfusuna oranı ise 2010'da yüzde 16,1 iken, bugün sadece yüzde 3,6'da kaldı.</p>

<h2>Randevulu denetimler usulsüzlüklere kılıf oluyor</h2>

<p>Çalışma Bakanlığı'nın son yıllarda uygulamaya koyduğu ve "proaktif teftiş" adını verdiği yeni nesil denetim stratejileri de araştırmada sert eleştirilerin hedefi oldu. Habersiz ve ani baskınların yerini alan <strong>haberli teftiş</strong> yöntemi, işverenlerin yasal boşlukları ve eksiklikleri denetim saatine kadar gizlemesine olanak tanıyan bir paravan işlevi görüyor. Raporda, bu trajik yöntemin sahada nasıl uygulandığına dair hafızalardan silinmeyen Soma maden faciası örnek gösterildi. Katliamın ardından TBMM bünyesinde kurulan Meclis Araştırma Komisyonu tutanaklarına geçen bir maden işçisinin şu sözleri, sistemin nasıl çürüdüğünü özetliyor: "Müfettişler geleceğine yakın, 15 gün önceden haberimiz oluyordu. Birinci bandın arkasında benim ustalarım makineyi gömdüler. Neden? Müfettişler gelecek diye."</p>

<h2>Cezalandırmak yerine patronlara zaman tanınıyor</h2>

<p>Mevzuata aykırı durumlar tespit edildiğinde bile devletin ceza mekanizmalarını işletmekten kaçındığı, bunun yerine sermayeyi koruyan esnek formüller ürettiği belirtiliyor. Bakanlık müfettişlerinin, sahada hayati riskler veya ağır hak ihlalleri bulduğunda doğrudan idari para cezası kesmek yerine, işverenlere "süre verme" eğiliminde olduğu vurgulanıyor. Çocuk ve genç işçilerin yasa dışı şekilde gece vardiyalarında çalıştırılması veya şantiyelerde ölümcül kaza riski barındıran iskelelerin varlığı gibi durumlarda dahi patronlara yaptırım uygulamadan önce uzun süreler tanınıyor. Nadiren kesilen para cezaları ise enflasyonist ortamda komik seviyelerde kalarak caydırıcı bir nitelik taşımaktan tamamen uzaklaşıyor.</p>

<h2>Müfettişler asli görevlerinden uzaklaştırılıyor</h2>

<p>Zaten sayıca çok yetersiz olan mevcut uzman kadroların da sahada aktif denetim yapmak yerine masa başı işlere ve halkla ilişkiler faaliyetlerine yönlendirildiği iddia ediliyor. İş müfettişleri, fabrikalardaki kaçakları veya usulsüzlükleri yakalamak yerine, Avrupa Birliği destekli teorik projelerde, çalıştaylarda ya da işverenlere yönelik düzenlenen "bilinçlendirme" ve "eğitim" toplantılarında mesai harcamaya zorlanıyor. Üstelik müfettişlerin, üst makamlardan emir beklemeksizin, sahada bir tehlike gördüğü an kendi inisiyatifiyle denetim başlatmasını sağlayan <strong>re'sen teftiş</strong> yetkisi de arka arkaya yapılan yönetmelik değişiklikleriyle tamamen daraltıldı ve bürokrasiye bağlandı.</p>

<h2>Zorunlu arabuluculuk sistemi işçiyi eziyor</h2>

<p>Çalışma barışını ve adaletini zedeleyen son büyük darbe ise hukuki hak arama yollarının kapatılması oldu. İşçilerin maaş, mesai ve tazminat gibi alacakları için bakanlığa veya mahkemelere yaptığı doğrudan şikayet başvuruları, hayata geçirilen <strong>zorunlu arabuluculuk</strong> sistemiyle teftiş mekanizmasının tamamen dışına itildi. Raporda yapılan nihai değerlendirmelere göre bu sistem, işçilerin haklarını devlet güvencesiyle almasını sağlayan bir yapı olmaktan çıkıp, uzun süren mahkeme süreçlerinden gözü korkan, ekonomik çaresizlik içindeki emekçileri, hak ettikleri yasal bedellerin çok daha altındaki komik rakamlara razı eden bir rıza üretme ve sermayeyi aklama mekanizmasına dönüştü.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EMEĞİN SESİ</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/is-yerlerinin-99u-denetimsiz</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 12:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/chatgpt-image-1-haz-2026-12-52-57.png" type="image/jpeg" length="46842"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yeraltından yükselen çığlık... Özşen maden işçileri hakları için mücadelede]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/yeraltindan-yukselen-ciglik-ozsen-maden-iscileri-haklari-icin-mucadelede</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/yeraltindan-yukselen-ciglik-ozsen-maden-iscileri-haklari-icin-mucadelede" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ekonomik kriz kıskacındaki maden sektöründe sular durulmuyor. Üç aydır maaşlarını alamayan, fazla mesai ve tazminat hakları gasp edilen Özşen Madencilik işçileri, direnişlerinin 13. gününde seslerini Ankara'ya ve şirket yönetimine duyurmaya çalışıyor. Bağımsız Maden İş sendikası öncülüğünde örgütlenen madenciler, hakları verilmediği takdirde eylemlerini bakanlık binalarına taşıma kararlılığında.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Emeğin, alın terinin ve amansız çalışma koşullarının merkez üssü olan maden ocakları, bu kez üretimle değil, derin bir hak arama mücadelesiyle çalkalanıyor. Türkiye'nin ağır sanayi kollarındaki ekonomik darboğazın faturası bir kez daha işçi sınıfına kesilirken, Özşen Madencilik bünyesinde çalışan yüzlerce işçi, anayasal haklarını korumak adına büyük bir direniş başlattı. Tam üç aydır ceplerine tek bir kuruş girmeyen, evlerine ekmek götürmekte zorlanan ve yaklaşan bayramı buruk bir bekleyişle karşılayan madenciler, taleplerinin net bir şekilde karşılanmasını istiyor. Yerin metrelerce altında canlarını dişlerine takarak çalışan işçiler, kendilerine dayatılan bu sefalet düzenine karşı meydanlarda omuz omuza vererek kararlılıklarını haykırıyor.</p>

<h2>Bayramı alacaklarıyla karşılamak isteyen işçilerin sabrı tükendi</h2>

<p>Sermaye odaklarının ve finansal krizlerin gölgesinde hakları adeta buharlaşan işçilerin eylemi bugün itibarıyla kritik bir eşiği geride bıraktı. <strong>Özşen Maden işçileri</strong> tarafından yapılan ortak açıklamada, kriz gerekçe gösterilerek çocuklarının rızkına el konulduğu vurgulandı. Direniş alanında bir araya gelen aileler ve işçiler, üç aydır biriken ana maaşlarının derhal banka hesaplarına yatırılmasını istiyor. Sadece maaş kriziyle de sınırlı kalmayan bu süreçte, madencilerin neredeyse bir yıldır ödenmeyen ve yasal sınırların çok üzerinde olan <strong>mesai ücretleri</strong> de en büyük uyuşmazlık konularından biri olarak masada duruyor. Yıllarca toz toprak içinde emek verip emekliliğe hak kazanan kıdemli madencilerin ise <strong>tazminat hakları</strong> aylardır ya eksik yatırılıyor ya da tamamen erteleniyor. İşçiler, yılların birikimi olan bu kıdem tazminatlarının tek bir kuruşu dahi eksilmeden kendilerine teslim edilmesini şart koşuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Sendika yönetiminden şirket sahiplerine uyarı</h2>

<p>Maden işçilerinin bu onurlu duruşuna en büyük kurumsal destek, sahada aktif bir mücadele yürüten <strong>Bağımsız Maden İş</strong> sendikasından geldi. Şirketin içine düştüğü yasal süreçleri ve finansal yönetim mekanizmalarını yakından takip eden sendika yönetimi, krizin faturasının işçiye kesilmesine izin vermeyeceklerini duyurdu. Doğrudan patron <strong>Bekir Kiremitçi</strong> ve şirketin mali yönetimini devralan <strong>konkordato komiserliği</strong> makamına seslenen sendika liderleri, sürecin daha fazla uzatılması halinde eylemlerin çapının genişleyeceğini ilan etti. Sadece maden önünde beklemekle yetinmeyeceklerini belirten sendika yetkilileri, gerekirse işverenlerin evlerinin önüne ve Tekirdağ'da faaliyet gösteren diğer şirket binalarının önüne siyah çelenkler bırakarak kitlesel protestolar düzenleyeceklerini vurguladı.</p>

<h2>Direnişin rotası Başkent'e</h2>

<p>Eylemin 13. gününde taleplerine hala somut bir muhatap bulamayan madenciler, seslerini yerel sınırların dışına taşımaya kararlı. Sendika kortejinden yükselen "Edirne’den Eskişehir’e bize her yer Ankara" sloganları, mücadelenin çok yakında ülkenin kalbine taşınacağının en net sinyali oldu. Yerel idarecilerin ve şirket avukatlarının oyalama taktiklerine karşı bağışıklık kazanan işçiler, eğer bu hafta içinde de bir uzlaşı sağlanamazsa, çözümün yegane adresi olarak gördükleri <strong>Enerji Bakanlığı</strong> ile <strong>Çalışma Bakanlığı</strong> binalarının önünü mesken tutacaklarını belirtiyor. Yasal haklarını ve alın terinin karşılığını alana kadar geri adım atmayacaklarını söyleyen madenciler, Ankara caddelerini birer direniş alanına çevirmeye hazırlandıklarını ifade ederek yetkilileri acilen sorumluluk almaya çağırıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EMEĞİN SESİ</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/yeraltindan-yukselen-ciglik-ozsen-maden-iscileri-haklari-icin-mucadelede</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 10:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/haber-foto11-2026-06-01t104703089.jpg" type="image/jpeg" length="52378"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Başkan Ünsal SDT için yetki isteyecek]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/baskan-unsal-sdt-icin-yetki-isteyecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/baskan-unsal-sdt-icin-yetki-isteyecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Karşıyaka Belediyesi’nde memur personeli ilgilendiren önemli bir gündem maddesi yarın meclisin önüne gelecek. Belediye Başkanı Yıldız Ünsal, sosyal denge tazminatı (SDT) ve diğer mali haklara ilişkin sözleşmeyi imzalayabilmek için meclisten yetki talep edecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Karşıyaka Belediye Meclisi yarın gerçekleştirilecek toplantıda belediye çalışanlarını yakından ilgilendiren bir önergeyi görüşecek. Belediye yönetimi tarafından hazırlanan önerge kapsamında, Belediye Başkanı Yıldız Ünsal’a sosyal denge tazminatı (SDT) ve diğer mali-sosyal haklara ilişkin sözleşmeleri imzalayabilmesi için yetki verilmesi istenecek.</p>

<p>Önergede, toplu sözleşme hakkının kamu çalışanları açısından anayasal güvence altında bulunan temel haklardan biri olduğuna dikkat çekilecek. Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler, Anayasa hükümleri ve daha önce verilmiş yargı kararları hatırlatılarak memurların toplu sözleşme haklarının korunmasının önemine vurgu yapılacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Çalışanların hakları masaya yatırılacak</h2>

<p>Meclise sunulacak gerekçede, kamu çalışanlarının toplu sözleşme yapma hakkının yalnızca ulusal mevzuatla değil, uluslararası sözleşmelerle de koruma altında bulunduğu belirtilecek. Uluslararası Çalışma Örgütü'nün (ILO) sözleşmeleri, Avrupa Sosyal Şartı ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları da dayanaklar arasında gösterilecek.</p>

<p>Belediye yönetimi, çalışma barışının korunması ve çalışanların ekonomik şartlarının iyileştirilmesinin kamu hizmetlerinin kalitesine de olumlu yansıyacağını savunacak.</p>

<h2>SDT konusunda yeni sözleşme hedefleniyor</h2>

<p>Önergenin kabul edilmesi halinde Başkan Ünsal, yetkili sendika ile sosyal denge tazminatına ilişkin yeni sözleşme görüşmelerini yürütebilecek ve anlaşmaya imza atabilecek.</p>

<p>Belediye yönetimi, memur personelin mali ve sosyal haklarının günün ekonomik koşulları doğrultusunda değerlendirilmesini hedefleyecek.</p>

<h2>Taahhütname şartı da gündemde olacak</h2>

<p>Meclisin önüne gelecek düzenlemede dikkat çeken başlıklardan biri de personele imzalatılması planlanan taahhütname olacak. Buna göre ilerleyen süreçte yapılacak ödemelerin herhangi bir yargı kararı ya da denetim sonucunda geri istenmesi halinde, ödemeden yararlanan personel söz konusu tutarları yasal faiziyle birlikte geri ödemeyi kabul edecek.</p>

<p>Bu yükümlülük, personelin emekli olması, başka kuruma geçmesi veya görevinden ayrılması durumunda da geçerliliğini koruyacak.</p>

<h2>Son kararı meclis verecek</h2>

<p>Başkan Ünsal’a sosyal denge tazminatı sözleşmesi imzalama yetkisi verilmesine ilişkin önerge yarın meclis üyelerinin oyuna sunulacak. Kabul edilmesi halinde Karşıyaka Belediyesi ile yetkili sendika arasında yeni bir sözleşme süreci başlayacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EMEĞİN SESİ, İzmir, Karşıyaka</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/baskan-unsal-sdt-icin-yetki-isteyecek</guid>
      <pubDate>Sun, 31 May 2026 15:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/05/9-eylul-2026-05-31t155612580.png" type="image/jpeg" length="85538"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[HMS Makina'da TİS düğümü: İşçiler 10 Haziran'da greve çıkıyor]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/hms-makinada-tis-dugumu-isciler-10-haziranda-greve-cikiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/hms-makinada-tis-dugumu-isciler-10-haziranda-greve-cikiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Manisa’da faaliyet gösteren HMS Makina fabrikasında 4,5 aydır süren toplu iş sözleşmesi görüşmelerinden sonuç çıkmadı. Birleşik Metal-İş Sendikası Genel Yönetim Kurulu, uyuşmazlık üzerine grev kararı aldığını duyurdu. Fabrika önünde toplanan işçiler, grev kararını sloganlar eşliğinde ilan ederek mücadele mesajı verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Manisa'da metal sektörünün önemli üretim merkezlerinden biri olan <strong>HMS Makina</strong>'da, işçilerin haklarını belirleyecek olan toplu iş sözleşmesi (TİS) görüşmelerinde kritik bir aşamaya gelindi. <strong>Birleşik Metal-İş Sendikası</strong> Manisa Şubesi ile işveren arasında yaklaşık 4,5 aydır devam eden müzakerelerde, ücret artışları ve sosyal haklar konusunda ortak bir paydada buluşulamadı. Masada çözümün tükenmesi üzerine sendika, yasal hakkını kullanarak grev mekanizmasını devreye soktu.</p>

<h2>Grev uygulama kararı fabrika önünde ilan edildi</h2>

<p>Genel Yönetim Kurulu tarafından alınan grev kararı, bugün mesai bitiminde HMS Makina işçilerine tebliğ edildi. Şube yöneticileri ve fabrikada çalışan metal işçileri, fabrika bahçesinde bir araya gelerek kararı alkış ve sloganlarla kutladı. İşçiler, "Yaşasın örgütlü mücadelemiz" ve "İş, ekmek, özgürlük" sloganları atarak, talepleri karşılanana kadar geri adım atmayacaklarını duyurdu.</p>

<h2>Son tarih 10 Haziran: Gözler işverende</h2>

<p>Sendika tarafından yapılan resmi açıklamada, işverenle önümüzdeki günlerde yapılacak olası görüşmelerde de anlaşma sağlanamaması durumunda, grevin <strong>10 Haziran</strong> itibarıyla resmen başlayacağı belirtildi. Bu tarih, taraflar arasındaki müzakereler için son "köprüden önce çıkış" niteliği taşıyor. Eğer 10 Haziran'a kadar işçilerin enflasyon ve hayat pahalılığı karşısında talep ettiği iyileştirmeler kabul edilmezse, fabrikada üretim tamamen duracak.</p>

<h2>"Haklı taleplerimiz için sahadayız"</h2>

<p>Birleşik Metal-İş Manisa Şubesi yöneticileri, HMS Makina işçisinin emeğinin karşılığını almak istediğini ve masada sergilenen uzlaşmaz tutumun grevi zorunlu kıldığını ifade etti. 4,5 aydır sabırla beklediklerini belirten sendika yetkilileri, grev kararının sadece bir başlangıç olduğunu ve mücadele kararlılıklarının tam olduğunu vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Manisa sanayisinde TİS hareketliliği</h2>

<p>Manisa Organize Sanayi Bölgesi'ndeki diğer fabrikalarda çalışan işçiler tarafından da yakından takip edilen bu süreç, bölgedeki sendikal dayanışmayı hareketlendirdi. HMS Makina’da başlayacak olası bir grevin, metal iş kolundaki diğer sözleşme süreçlerine de emsal teşkil edebileceği değerlendiriliyor. Gözler şimdi, 10 Haziran öncesinde işverenin masaya yeni bir teklifle gelip gelmeyeceğine çevrildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EMEĞİN SESİ, Manisa</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/hms-makinada-tis-dugumu-isciler-10-haziranda-greve-cikiyor</guid>
      <pubDate>Fri, 15 May 2026 15:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/05/haber-foto11-2026-05-15t152416868.jpg" type="image/jpeg" length="13079"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Temel Conta grevinde 522. gün: Görüşme reddedildi!]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/temel-conta-grevinde-522-gun-gorusme-reddedildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/temel-conta-grevinde-522-gun-gorusme-reddedildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir'de hak arama mücadelelerini 522 gündür kararlılıkla sürdüren Temel Conta işçileri için heyet, fabrika yönetiminden karşılık bulamadı. Milletvekili ve sendika başkanlarının görüşme talebi reddedildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir'de çalışma koşulları ve sendikal hakları için direnişe geçen Temel Conta işçileri, grevlerinde 1,5 yılı geride bırakmaya hazırlanırken çözüm için önemli bir adım atıldı. Ancak, krizi çözmek amacıyla fabrika yönetimiyle temas kurmak isteyen heyetin girişimleri sonuçsuz kaldı. İşçilerin 522 gündür sürdürdüğü direnişin geldiği noktada, işveren tarafının diyalog masasına oturmayı reddetmesi süreci yeniden kilitledi.</p>

<h2>Milletvekili ve sendika temsilcilerine "Hayır" cevabı</h2>

<p>Grevdeki işçilerin sesini duyurmak ve taraflar arasında köprü kurmak amacıyla bir araya gelen heyette şu isimler yer aldı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Ümit Özlale:</strong> CHP İzmir Milletvekili</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Gökay Çakır:</strong> Bağımsız Maden İş Sendikası Genel Başkanı</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Hasan Toptan:</strong> Petrol-İş Aliağa Şube Başkanı</p>
 </li>
</ul>

<p>Siyasi ve sendikal temsilcilerden oluşan bu heyet, Temel Conta patronu ile görüşme talebinde bulundu. Ancak fabrika yönetimi tarafından görüşme reddedildi.</p>

<h2>Direniş alanı kararlı: "Geri adım yok"</h2>

<p>Fabrika önündeki bekleyişlerini sürdüren Temel Conta işçileri, 522 gündür olduğu gibi haklarını alana kadar mücadeleye devam edeceklerini duyurdu. i. İzmir kamuoyunun yakından takip ettiği grevde, gözler işverenin önümüzdeki günlerde atacağı adımlara çevrildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EMEĞİN SESİ, İzmir</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/temel-conta-grevinde-522-gun-gorusme-reddedildi</guid>
      <pubDate>Fri, 15 May 2026 15:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/05/haber-foto11-2026-05-15t152404558.jpg" type="image/jpeg" length="69291"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Özel’in İzmir ziyareti öncesi kriz yumuşadı: Memur eylemleri askıya alınıyor]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/ozelin-izmir-ziyareti-oncesi-kriz-yumusadi-memur-eylemleri-askiya-aliniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/ozelin-izmir-ziyareti-oncesi-kriz-yumusadi-memur-eylemleri-askiya-aliniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Lideri Özgür Özel’in İzmir programları öncesinde memurların yapacağı eylemler CHP içinde krize neden olmuştu. Bugün yapılan görüşmede belediye ile memurlar anlaştı. Eylemler askıya alındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>SEMİ TEKTAŞ/</strong>İzmir’de belediyelerde aylardır devam eden sosyal denge tazminatı (SDS) ve toplu sözleşme gerilimiyle ilgili dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Bayraklı Belediye Başkanı İrfan Önal ile sendika temsilcileri arasında yapılan görüşmede, sosyal denge tazminatının yasal sınırın üzerinde ödenebilmesi için belediye meclisinden yetki alınması konusunda ortak adım atılması kararlaştırıldı.</p>

<p>Karşıyaka Belediyesi’nde uygulanan yöntemin Bayraklı’da da hayata geçirilmesi planlanırken, görüşmenin ardından sendika cephesinde tansiyon düştü.</p>

<h2>Protesto hazırlıkları gündemdeydi</h2>

<p>CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in cuma günü İzmir’de gerçekleştireceği ziyaret öncesi belediye çalışanları protesto hazırlığı yapıyordu. SDS ödemeleri ve toplu sözleşme süreçlerinde yaşanan anlaşmazlıklar nedeniyle memurların çeşitli programlarda eylem düzenlemeyi planladığı öğrenilmişti.</p>

<p>Krizin büyümemesi için CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç devreye girerken, dün sendika temsilcileriyle kritik bir görüşme gerçekleştirilmişti.</p>

<h2>Sendika: En sorunlu süreç Bayraklı’daydı</h2>

<p>Tüm Bel-Sen İzmir 2 No’lu Şube Başkanı Nihat Filiz, önceki gün yaptığı açıklamada en sıkıntılı toplu sözleşme sürecinin Bayraklı Belediyesi’nde yaşandığını ifade etmiş ve belediye yönetimiyle müzakere masasının kurulacağını duyurmuştu.</p>

<p>Bugün gerçekleştirilen toplantıda tarafların yeniden bir araya gelmesiyle birlikte çözüm yönünde önemli bir adım atıldı.</p>

<h2>Gözler şimdi Buca Belediyesi’nde</h2>

<p>Eylemlerin tamamen sona erip ermeyeceği ise Buca Belediyesi’nde yapılacak görüşmenin ardından netleşecek. Belediye yönetiminin ödeme planı oluşturmasının ardından sendika ile yapılacak toplantının olumlu sonuçlanması halinde protestoların tamamen sonlandırılması bekleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Özellikle Özgür Özel’in İzmir programı öncesi tansiyonun düşürülmesi ve belediye çalışanlarıyla uzlaşı zemininin oluşması, siyasi kulislerde dikkat çeken gelişmeler arasında yer aldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>SEMİ TEKTAŞ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>EMEĞİN SESİ, İzmir, Bayraklı, Buca</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/ozelin-izmir-ziyareti-oncesi-kriz-yumusadi-memur-eylemleri-askiya-aliniyor</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 11:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/05/9-eylul-2026-05-14t114052748.png" type="image/jpeg" length="20752"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Memurlardan CHP'de kritik görüşme: Gözler Bayraklı Belediyesi’ndeki görüşmeye çevrildi]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/memurlardan-chpde-kritik-gorusme-gozler-bayrakli-belediyesindeki-gorusmeye-cevrildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/memurlardan-chpde-kritik-gorusme-gozler-bayrakli-belediyesindeki-gorusmeye-cevrildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP'li Güç ile görüşen memur sendikaları, yaptıkları açıklamada, “CHP Genel Başkanı Özel’in İzmir'de yapacağı açılışlarda planladığımız eylemler vardı. Yarın Bayraklı Belediyesi ile yapacağımız görüşmenin sonucuna göre eylem kararımız şekillenecek” denildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>SEMİ</strong> <strong>TEKTAŞ</strong>/İzmir’de devam eden toplu sözleşme krizinde sendika temsilcileri CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç ile bir araya geldi. Buca ve Narlıdere’de uzlaşı sinyalleri verilirken, krizin merkezindeki Bayraklı Belediyesi için yarın yapılacak görüşme eylem planını belirleyecek. Cuma günü CHP Lideri Özgür Özel’in kentte katılacağı etkinliklerde Belediye memurları protesto eylemlerine hazırlanmıştı. Yine bu eylemlerin yapılıp yapılmayacağı yarınki görüşmenin sonucuna göre şekillenecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Bayraklı’da müzakere masası</h2>

<p>İlçelerle ilgili son gelişmeleri aktaran Filiz, “Buca Belediyesi ile ilgili olarak mevcut imzalanan bir toplu sözleşme vardı. O toplu sözleşme aynen eskisinde olduğu gibi devam edecek. Geriye dönük ödemelerle ilgili de arkadaşlar Belediye Başkan Yardımcısı Erdem Bey ile görüşmeye gidecekler ve bir plan çıkacak. O plana sadık kalacaklarını söylediler ve ödemeler devam edecek. Narlıdere Belediyesi’nde yine imzalanan bir toplu sözleşme vardı. Narlıdere Belediyesi 8 bin lira aşağı çekmişti. Onunla ilgili de yine görüşmeler gerçekleştirildi. O da toplu sözleşmeye uyum sağlayacak ve ödemeler o şekilde yapılacak. En sorunlu toplu sözleşme süreci yaşadığımız yer Bayraklı Belediyesi. Bayraklı Belediye Başkanıyla yarın saat 10.00’da görüşmeye başlayacağız ve müzakere masası kurulacağı söylendi. Orada nasıl bir gelişme olacak onu bilmiyoruz, kestiremiyoruz” dedi.</p>

<h2>“Eylemlere yarın karar verilecek”</h2>

<p>Eylem kararına yarınki görüşmenin sonucuna göre karar verileceğini söyleyen Filiz, “Eylem ve etkinlikler de yarından itibaren sonra nasıl bir yol izlenecek bilgisini geçeceğiz. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Sayın Özgür Özel’in geldiğinde burada yapılacak açılışlarda bizim daha önce söylediğimiz eylem ve etkinlikler vardı. Bayraklı Belediyesi ile yapacağımız görüşmenin sonucuna göre şekillenecek. Buca Belediyesi’nde arkadaşlarımızın yaptığı görüşmenin sonucuna göre ödeme planı ve toplu sözleşmenin aynen eskiden olduğu gibi uygulanması üzerine bir gelişme olduğunda, bu eylem ve etkinlikler yapılmayacak. Ama eğer eski tarzda devam edecek olursa, Bayraklı Belediyesi’nde müzakere sürecinde sonuca ulaşmaya çalışacağız” ifadelerine yer verdi.</p>

<h2>“Olumlu karar çıkarsa eylemleri durdururuz”</h2>

<p>Filiz, “Dezenformasyon yaratmaya gerek yok, bu konuda çok spekülasyon da yapılıyor. Arkadaşların çok fazla para istedikleri gibi. İzmir ortalamasında bir toplu sözleşme yapıldığında her yerde biz çözüme hazırız. Müzakere masaları kurulacak ve dediğim tarzda da İzmir ortalamasında toplu sözleşmeler yapıldığında biz eylem ve etkinliklerimizi son vereceğimizi söylüyoruz. Kesinlikle şunun altını bir daha çiziyorum; yarınki görüşmenin sonucuna göre Cuma günü izleyeceğimiz yol haritası yarın akşam saat 17.00-18.00’den sonra belli olacak. Çünkü görüşmeler o şekilde biteceği için o saatlerde” dedi.</p>

<h2>Talep Güç’ten geldi</h2>

<p>Toplantıyı Çağatay Güç’ün talep ettiğini dile getiren Nihat Filiz, “ Çağatay Bey dün sendikaları hepimizi tek tek aradılar ve bugün için çağırdılar. Ve böyle bir istek geldiği için biz de icabet ettik ve geldik, görüştük. Çağatay Bey bütün görüşmeleri belediye başkanlarıyla yaptı” diye konuştu.</p>

<h2>Narlıdere tepkisi</h2>

<p>Filiz, “Narlıdere’de 8 bin lira geriye çekildi. Onu da normale döndürdüğünde Narlıdere ile ilgili de bir sorun yok. Bayraklı Belediyesi 6 bin lira aşağı çekti ve sınırda ödeme yapıyordu. Onunla ilgili eylem ve etkinlikler başladı. Özgür, toplu pazarlık hakkımızı kullanmak istiyoruz. Müzakere sürecinin başlayacağını da söylediler yapılan görüşmeler sonucunda. Yarın saat 10.00’da İrfan Önal ile oturup konuşacağız. Buradan sağduyunun galip geleceğini düşünüyoruz. Özellikle Bayraklı için bu dayatmalardan, bu inatlaşmalardan vazgeçilmesini ve İzmir ortalamasında bir toplu sözleşmenin adımını attıklarında her yerde eylem ve etkinlikler sona erecektir" diyerek sözlerini tamamladı</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>SEMİ TEKTAŞ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>EMEĞİN SESİ, İzmir, Bayraklı, Buca, Narlıdere</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/memurlardan-chpde-kritik-gorusme-gozler-bayrakli-belediyesindeki-gorusmeye-cevrildi</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 17:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/05/9-eylul-2026-05-13t180102785.png" type="image/jpeg" length="71082"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Buca Belediyesi’nde memur emekçilerinin isyanı]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/buca-belediyesinde-memur-emekcilerinin-isyani</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/buca-belediyesinde-memur-emekcilerinin-isyani" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Buca Belediyesi’nde memur emekçileri, 7 aydır ödenmeyen sosyal denge tazminatları ve toplu sözleşmede yapılan tek taraflı düşüş nedeniyle ayağa kalktı. Tüm Yerel-Sen İzmir 2 No’lu Şube Başkanı Bekar, yaşananların yalnızca ücret sorunu değil, sendikal haklara ve örgütlü mücadeleye dönük açık bir müdahale olduğunu söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>SEMİ TEKTAŞ/</strong> Buca Belediyesi’nde memur emekçilerinin aylardır süren hak kaybı tepkileri büyüyor. Verilen ödeme planına rağmen sosyal denge tazminatlarının 7 aydır yatırılmadığını belirten sendika temsilcileri, idarenin kendi imzasını taşıyan taahhütlere dahi uymadığını vurguladı. Emekçilerin anayasal haklarını kullanarak sesini yükseltmesinin ardından bu kez de toplu iş sözleşmesinde tek taraflı düşüşe gidildiğini ifade eden Tüm Yerel-Sen İzmir 2 No’lu Şube Başkanı Murat Bekar, Buca’da yaşananların yalnızca belediye çalışanlarının değil, tüm emekçilerin ortak sorunu olduğunu söyledi.</p>

<h2>"Alın teri yok sayıldı"</h2>

<p>Buca Belediyesi’nde çalışan memur emekçileri, uzun süredir biriken hak kayıpları nedeniyle tepkili. Sendikanın açıklamasına göre, daha önce duyurulan ödeme planına rağmen sosyal denge tazminatları 7 aydır ödenmedi. Bu durumun, emekçilerin ekonomik olarak daha da sıkışmasına yol açtığını belirten sendika, belediye yönetiminin verdiği sözü tutmadığını ve çalışanların emeğinin görmezden gelindiğini savundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklamada, yaşanan tablonun artık katlanılamaz bir noktaya geldiği vurgulanırken, emekçilerin yalnızca maaşlarını değil, toplu sözleşmeyle güvence altına alınmış haklarını da kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya bırakıldığı ifade edildi.</p>

<h2>"Hak arayana sözleşme darbesi"</h2>

<p>Sendika yönetimi, memur emekçilerinin anayasal ve demokratik haklarını kullanarak meşru biçimde seslerini yükselttiğini, buna karşın idarenin talepleri dinlemek yerine farklı bir yola başvurduğunu belirtti. Açıklamaya göre, belediye yönetimi, imza altına alınmış toplu iş sözleşmesinde tek taraflı ve keyfi biçimde düşüşe gitti.</p>

<p>Bu adımın yalnızca hukuki değil, aynı zamanda siyasal bir tercih olduğuna dikkat çeken sendika, kazanılmış hakların masa başında budanamayacağını vurguladı. Emekçilerin yıllar süren mücadeleyle elde ettiği hakların, idarenin tek taraflı kararıyla ortadan kaldırılamayacağı ifade edildi.</p>

<h2>“Sorumlu emekçiler değil”</h2>

<p>Tüm Yerel-Sen İzmir 2 No’lu Şube Başkanı Murat Bekar, süreçte yaşanan mağduriyetin sorumlusunun emekçiler olmadığını söyledi. Bekar, asıl sorumluluğun verdiği sözleri yerine getirmeyen ve kendi imzasını taşıyan sözleşmeye dahi sadık kalmayan yönetim anlayışında olduğunu dile getirdi.</p>

<p>Sendika cephesi, Buca’da yaşananların yalnızca yerel ölçekte bir çalışma yaşamı sorunu olarak görülemeyeceğini de vurguladı. Açıklamada, bunun emeğe, sendikal haklara ve örgütlü mücadeleye dönük açık bir müdahale olduğu belirtildi.</p>

<h2>"Mücadele sürecek"</h2>

<p>Buca Belediyesi emekçileri, yaşanan hak kayıpları karşısında geri adım atmayacaklarını ilan etti. Sendika, mağduriyet giderilene, sosyal denge tazminatları ödenene ve kazanılmış haklar eksiksiz biçimde teslim edilene kadar mücadelenin süreceğini duyurdu.</p>

<p>Birlik ve dayanışma vurgusunun öne çıktığı açıklamada, örgütlü mücadelenin büyüyerek devam edeceği ifade edildi. Buca’daki memur emekçileri, belediye yönetimini hukuksuz uygulamalardan vazgeçmeye ve çalışanların taleplerine kulak vermeye çağırdı.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>SEMİ TEKTAŞ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>EMEĞİN SESİ, İzmir, Buca</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/buca-belediyesinde-memur-emekcilerinin-isyani</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 13:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/05/9-eylul-2026-05-13t134501511.png" type="image/jpeg" length="35059"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hemşireler Haftası’nda şiddet isyanı: Münferit değil, sistematik!]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/hemsireler-haftasinda-siddet-isyani-munferit-degil-sistematik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/hemsireler-haftasinda-siddet-isyani-munferit-degil-sistematik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir’de bir hemşireye yönelik saldırının ardından sağlık emekçileri ayağa kalktı. Sendikalar, sağlıkta şiddetin artık “münferit” değil sistematik hale geldiğini belirterek, caydırıcı cezalar ve etkin güvenlik önlemleri çağrısı yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>SEMİ TEKTAŞ/</strong>İzmir’de Buca Seyfi Demirsoy Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görev yapan bir hemşireye yönelik saldırı, sağlıkta şiddet tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Sağlık emekçileri, özellikle Hemşireler Haftası’nda yaşanan olayın kabul edilemez olduğunu vurgularken, mevcut yasaların caydırıcı olmaktan uzak olduğunu savundu. Sendika temsilcileri, sağlık çalışanlarına yönelik saldırıların “cezasızlık algısı” nedeniyle her geçen gün arttığını belirterek, hükümete ve Sağlık Bakanlığı’na acil önlem çağrısında bulundu.</p>

<h2>Doğruyol: Kamu hizmetlerinden mahrum bırakılmalı</h2>

<p>Sağlıkta şiddetin önüne geçmek için caydırıcı yaptırımların uygulanması gerektiğini ifade eden Birlik Sağlık-Sen Genel Başkanı Ahmet Doğruyol, “Sağlıkta şiddetle ilgili bugüne kadar etkin bir önlem alınmadı. Mevcut hükümetin ve Sağlık Bakanlığı yetkililerinin de sağlıkta şiddeti önlemeye yönelik yeterli bir çaba ortaya koymadığını düşünüyoruz. Yıllardır söylediğimiz gibi, sağlık çalışanına şiddet uygulayan kişilere yönelik caydırıcı yaptırımların hayata geçirilmesi gerekiyor. Örneğin sağlıkta şiddet uygulayan bir kişi, karakola girip kısa süre sonra serbest bırakılmamalı. Görev başındaki polis memuruna ya da adliye personeline yönelik bir saldırıda nasıl ciddi yaptırımlar uygulanıyorsa, sağlık çalışanına şiddet uygulayan kişiler için de aynı kararlılık gösterilmeli. Bu kişilerin mutlaka gözaltına alınması ve kamu hizmetlerinden belirli sürelerle mahrum bırakılması gerektiğini düşünüyoruz” diye konuştu.</p>

<h2>“Sağlık çalışanları ‘Beyaz Kodu’ kullanmak istemiyor</h2>

<p>‘Beyaz Kod’ uygulamasının şiddetin önüne geçmediği eleştirisinde bulunan Doğruyol, “Bu süre 3 ay, 5 ay ya da 6 ay olabilir. Özellikle sağlık hizmetlerinden yararlanırken belirli yaptırımların uygulanması caydırıcılık açısından önemlidir. Bugün “Beyaz Kod” uygulaması var ancak sağlık çalışanları çoğu zaman bu sistemi kullanmak istemiyor. Çünkü Beyaz Kod verildiğinde sağlık çalışanı mahkeme kapılarında sürünmek zorunda kalıyor. Sürekli adliyeye gidip geliyorlar ve sonuçta etkili bir yaptırım çıkmadığı için şiddet uygulayan kişiler de cezasız kaldığını düşünüyor. Çoğu zaman hükmün açıklanmasının geri bırakılması gibi kararlarla süreç sonuçlanıyor ve bu durum cezaların caydırıcılığını tamamen ortadan kaldırıyor. Sağlıkta şiddeti gerçekten önlemek istiyorsak önce samimi olmak zorundayız. Bir önceki Sağlık Bakanı da yeni uygulamalar getirileceğini söylemişti ancak hayata geçirilen sistemlerin mevcut uygulamalardan çok da farklı olmadığı görüldü. Bazı hastanelerin girişlerine X-ray cihazları yerleştirildi fakat oradaki güvenlik görevlilerinin vatandaşı arama yetkisi bulunmuyor. Eğer bir uygulama yapılacaksa bunun göstermelik değil, gerçekten etkili olması gerekir” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><img height="340" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/05/ahmet-dogruyol-1-1.jpg" width="640" /></p>

<h2>“’Benden olan ceza almaz’ anlayışı hâkim”</h2>

<p>Kamu alanlarına siyasetin girmesine tepki gösteren Doğruyol, “Sağlıkta şiddeti önlemenin en önemli yolu, kamu hizmetlerinden mahrum bırakma ve cezaların etkin şekilde uygulanmasıdır. Çünkü bugün ülkemizin en büyük ihtiyaçlarından biri de adalettir. Maalesef toplumda “benden olan ceza almaz” anlayışı giderek yaygınlaşıyor. Bu durum bazen siyasi partilerde, bazen de devletin farklı bürokratik yapılarında karşımıza çıkıyor. Birilerinin yaptığı hırsızlık ve adaletsizlik görünürken, başkalarının yaptıkları görmezden geliniyorsa en büyük sorun burada başlıyor. Öncelikle bu ülkede adaletin tam anlamıyla tesis edilmesi gerekiyor. Tüm vatandaşların hukuk karşısında eşit olması şart. Bu sağlanamazsa ülkenin daha büyük bir kaos ortamına sürüklenmesi kaçınılmaz hale gelir. Umarız böyle bir tablo yaşanmaz ancak mevcut gidişat endişe veriyor. Ayrıca kamu kurumlarının siyasi gösteri alanına dönüştürülmesi de doğru değil. Hastaneler başta olmak üzere tüm kamu kurumları 85 milyonun ortak kurumlarıdır. Bir kişi bir hastaneye girdiğinde “Ben şu partiliyim”, “Ben filanca kişinin yakınıyım” diyorsa, orada ciddi bir sorun var demektir” diyerek sözlerini tamamladı.</p>

<h2>Erdinç: Münferit olmaktan çıktı</h2>

<p>Sağlık çalışanlarına yönelik şiddet artık münferit bir olay olmaktan çıktığını ifade eden Hemşireler ve Tüm Sağlık Profesyonelleri Sendikası (HEPSEN) İzmir 3 Nolu Şube Başkanı Yusuf Erdinç, “Sağlık çalışanlarına yönelik şiddet artık münferit bir olay olmaktan çıkmış; toplumsal bir cinnet halinin ve “cezasızlık” algısının sonucu olarak sistematik bir boyuta ulaşmıştır. Şifa dağıtmak için uykusuz geceler geçiren, ailesinden ve canından fedakârlık eden sağlık emekçilerimize kalkan her el, aslında toplumun vicdanına ve ortak geleceğine kalkmıştır. “Hiçbir siyasi kimlik, hiçbir makam veya aidiyet; bir kamu görevlisine şiddet uygulamanın, onu tehdit etmenin kalkanı olamaz. Kanunlar önünde herkes eşittir ve bu saldırının failleri en ağır şekilde cezalandırılmalıdır.” HEPSEN Sendikası olarak açıkça ifade ediyoruz: Sağlıkta şiddet yasasının kağıt üzerinde kalmasına, şiddet uygulayanların “arka kapıdan” salıverilmesine tahammülümüz kalmamıştır. Meslektaşımızın başına inen o çöp kovası, tüm sağlık camiasının onuruna indirilmiştir” diye konuştu.</p>

<p><img height="2048" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-13-at-112727-am.jpeg" width="1366" /></p>

<h2>Siyaset tepkisi</h2>

<p>Buca Seyfi Demirsoy Eğitim Araştırma Hastanesi’nde bir hemşireye yapılan saldırı hakkında konuşan Erdinç, “Yetkililere sesleniyoruz: Hastanelerimizi güvenli çalışma alanları haline getirmek için daha kaç canımızı feda etmemiz gerekiyor? Caydırıcı yasalar ve etkin güvenlik önlemleri derhal hayata geçirilmelidir. Sağlık çalışanlarına el kaldıranların, adalet önünde hesap vermeden toplum içine karışmasına izin verilmemelidir. Telefonda da bahsettiğim gibi acil servislerde triaj renklendirmesi uygulanıyor. Bunun fotoğrafını da konunun daha net anlaşılması adına size attım. Acil servise ateşi olan bir çocuk geliyor. Aslında baktığınızda ateşi olan çocuk “yeşil alan” hastasıdır. Yani beklemesinde sakınca olmayan hastalar arasında değerlendirilir. Ancak hasta yakını, “Benim çocuğumun ateşi var” diyerek hemşireye tepki gösteriyor ve “Neden beni kırmızı alanda ya da sarı alanda değil de burada bekletiyorsunuz?” diyerek hemşirenin üzerine çöp kovası fırlatıyor. Bunun üzerine diğer hasta yakınları da kendi hastalarının öncelikli olduğunu söyleyerek hemşirenin üzerine yüklenmeye çalışıyor. Ardından bir hasta yakını, AK Parti’den tanıdıkları olduğunu ifade ederek bu konuyu gündeme taşıyacağını, kendilerine öncelik verilmesi gerektiğini söyleyen ifadeler kullanıyor. Dediğim gibi bu durumlarda hemşireler hep ön planda tutuluyor. Sağlık çalışanları adeta danışma personeli gibi görülüyor. Sistemde yaşanan sorunların sorumlusu da hemşirelermiş gibi davranılıyor. Bugün aynı zamanda Hemşireler Günü, 12-18 Mayıs tarihleri ise Hemşireler Haftası. Böyle bir olayın tam da Hemşireler Haftası’nda yaşanması hemşireler açısından ayrıca üzücü” değerlendirmesinde bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>“Mevcut yasalar yetersiz”</h2>

<p>Erdinç, “Sağlık çalışanlarının omuzlarındaki yük artık kanayan bir yara haline geldi. Sadece hemşireler değil; hekimler, ebeler, teknikerler ve birçok sağlık emekçisi de benzer şiddet olaylarına maruz kalıyor. Sağlıkta şiddet artık sektörün kanayan yarası olmuş durumda ve bunun önüne bir türlü geçilemiyor. Bunun en önemli nedenlerinden biri de mevcut yasaların yetersiz kalması. Sağlıkta şiddete yönelik yeterince ağır yaptırımlar bulunmuyor. Verilen cezalar çoğu zaman para cezasına çevriliyor. Üstelik bu para cezaları da kişiyi caydıracak düzeyde olmuyor. Bu nedenle bazı kişiler, sağlık çalışanına şiddet uygulamayı kendilerinde hak görebiliyor” diyerek sözlerini tamamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>SEMİ TEKTAŞ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>EMEĞİN SESİ, İZMİR GÜNCEL, Buca</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/hemsireler-haftasinda-siddet-isyani-munferit-degil-sistematik</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 11:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/05/semi-tektas-7-2.png" type="image/jpeg" length="84370"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bayındır’da boya yaparken fenalaştı: 65 yaşındaki işçi hayatını kaybetti]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/bayindirda-boya-yaparken-fenalasti-65-yasindaki-isci-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/bayindirda-boya-yaparken-fenalasti-65-yasindaki-isci-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir’in Bayındır ilçesinde boya işi yaptığı sırada kalp krizi geçiren 65 yaşındaki Halil Şanlıtepe yaşamını yitirdi. Huzurevinde kaldığı öğrenilen Şanlıtepe’nin ölümü yakınlarını yasa boğdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir’in Bayındır ilçesinde meydana gelen olayda, boya işi yaptığı sırada fenalaşan 65 yaşındaki Halil Şanlıtepe hayatını kaybetti.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre Şanlıtepe, bir binada boya çalışması yaptığı sırada aniden rahatsızlandı. Çevrede bulunanların ihbarı üzerine olay yerine sağlık ekipleri sevk edildi. İlk belirlemelere göre kalp krizi geçirdiği değerlendirilen Şanlıtepe’ye sağlık ekipleri müdahalede bulundu. Ancak yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Huzurevinde kaldığı öğrenildi</h2>

<p>Aslen Ispartalı olduğu öğrenilen Halil Şanlıtepe’nin İzmir’de bir huzurevinde yaşadığı, zaman zaman boya işlerinde çalışarak geçimini sağlamaya çalıştığı belirtildi.</p>

<p>Şanlıtepe’nin yaşamını yitirdiği haberi sevenlerini ve yakın çevresini yasa boğarken, olayla ilgili inceleme başlatıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EMEĞİN SESİ, İzmir, Bayındır</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/bayindirda-boya-yaparken-fenalasti-65-yasindaki-isci-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 10:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/05/9-eylul-2026-05-13t105207195.png" type="image/jpeg" length="16345"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aliağa’da işçiler ölüyor, doğa kirleniyor: EMEP’ten Meclis araştırması çağrısı]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/aliagada-isciler-oluyor-doga-kirleniyor-emepten-meclis-arastirmasi-cagrisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/aliagada-isciler-oluyor-doga-kirleniyor-emepten-meclis-arastirmasi-cagrisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Emek Partisi milletvekilleri İskender Bayhan ve Sevda Karaca’nın ilk imzacısı olduğu, 22 milletvekilinin destek verdiği araştırma önergesinde, Aliağa ağır sanayi havzasında yaşanan iş cinayetleri, meslek hastalıkları, çevresel tahribat ve halk sağlığı sorunlarının bütün boyutlarıyla araştırılması istendi. Önergede, üretim baskısı, taşeronlaştırma, sendikasızlaştırma ve denetimsizliğin yarattığı tablonun açığa çıkarılması talep edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>SEMİ</strong> <strong>TEKTAŞ</strong>/Emek Partisi, yıllardır işçi ölümleri, meslek hastalıkları ve çevresel yıkımla gündeme gelen Aliağa’daki ağır sanayi düzenini Meclis gündemine taşıdı. Emek Partisi İstanbul Milletvekili İskender Bayhan ile Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca’nın ilk imzacısı olduğu araştırma önergesine CHP, DEM Parti, TİP ve Emek Partisi milletvekillerinin de aralarında bulunduğu 22 milletvekili destek verdi. Önergede, gemi söküm tesisleri, demir-çelik fabrikaları, petrokimya tesisleri, rafineri, enerji santralleri ve limanların yoğunlaştığı bölgede yaşanan iş cinayetleri, ağır yaralanmalar, meslek hastalıkları, çevre kirliliği ve halk sağlığı risklerinin tüm yönleriyle araştırılması talep edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="I M G 20260510 W A0018" class="detail-photo img-fluid" height="1528" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/05/i-m-g-20260510-w-a0018.jpg" width="1170" /></p>

<h2>Ağır sanayi havzasında büyüyen yıkım</h2>

<p>Araştırma önergesinde, Aliağa’nın Türkiye’nin en yoğun ağır sanayi havzalarından biri olduğu vurgulandı. Bölgede işçi sağlığının, halk sağlığının ve doğanın sermayenin kâr hırsına tabi kılındığı ifade edildi. İş cinayetleri, ağır yaralanmalar, meslek hastalıkları ve çevresel tahribatın birbirinden bağımsız başlıklar olmadığı, aynı üretim rejiminin iç içe geçmiş sonuçları olduğu belirtildi.</p>

<p>Önergede, işçi ölümlerine yol açan üretim baskısının, denetimsizliğin, taşeron ve götürü çalışma ilişkilerinin, çavuşluk-dayıbaşılık sisteminin, sendikasızlaştırma pratiklerinin ve işçi sağlığı ile iş güvenliği önlemlerindeki eksikliklerin ayrıntılı biçimde incelenmesi gerektiği kaydedildi. İlgili bakanlıkların, kamu kurumlarının ve işverenlerin sorumluluklarının ortaya çıkarılması; benzer iş cinayetleri ile çevresel yıkımların önlenmesi için idari, hukuki ve yapısal tedbirlerin belirlenmesi talep edildi.</p>

<h2>İş cinayetleri ağır sanayinin rutinine dönüştü</h2>

<p>Araştırma önergesine göre 2013-2022 yılları arasında Aliağa’da en az 97 işçi iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi. Bu ölümlerin yarıdan fazlası gemi söküm ve metal sektörlerinde yaşandı. 2013’ten 2026 yılı Mayıs ayı başına kadar yalnızca gemi söküm tesislerinde en az 21 işçinin hayatını kaybettiği belirtildi. Yaklaşık 1.500 işçinin çalıştığı bu alanda ölüm riskinin Türkiye ortalamasının yaklaşık 20 kat üzerinde olduğuna dikkat çekildi.</p>

<p>Önergede son yıllarda yaşanan ölümler de hatırlatıldı. Gaz ölçümü yapılmadan çalıştırıldığı platformda yaşamını yitiren İbrahim Karakaya ile ağır metal parçalarının altında kalan işçilerin örnek gösterildiği metinde, bu ölümlerin münferit olmadığı vurgulandı. “Kaçınılmaz kaza” olarak sunulan ölümlerin gerçekte üretim baskısının, hız dayatmasının ve maliyetleri düşürme politikalarının sonucu olduğu ifade edildi.</p>

<h2>Taşeronluk, dayıbaşılık ve güvencesizlik</h2>

<p>Araştırma önergesinde, bölgedeki çalışma yaşamının taşeron ilişkileri, götürü usulü çalışma ve çavuşluk-dayıbaşılık sistemi üzerinden örgütlendiği belirtildi. Bu sistemin işçileri daha kısa sürede daha fazla üretime zorladığı, gaz ölçümü, güvenli kesim sırası, stabilite hesabı, dinlenme ve koruyucu ekipman gibi yaşamsal önlemlerin üretim baskısı karşısında çoğu zaman geri plana itildiği kaydedildi.</p>

<p>Sendikasızlaştırmanın da iş cinayetlerini derinleştiren başlıklardan biri olduğu vurgulandı. İşçilerin düşük ücretlere, ağır çalışma koşullarına ve güvencesizliğe itiraz ettiklerinde işten çıkarma tehdidiyle karşı karşıya kaldıkları ifade edildi. Önergede, iş cinayetlerinin yalnızca teknik iş güvenliği eksiklikleriyle açıklanamayacağı, örgütlenme hakkının gasp edilmesinin de ölümcül çalışma koşullarını kalıcı hale getirdiği belirtildi.</p>

<h2>Gemi sökümden demir-çeliğe uzanan zehirli döngü</h2>

<p>Araştırma önergesinde, gemi söküm tesislerinden çıkan hurda çeliğin bölgedeki demir-çelik fabrikalarında yeniden üretime sokulduğu hatırlatıldı. Bu süreçte asbest, ağır metal, boya, yağ, PCB ve PAH gibi toksik kalıntıların da üretim döngüsüne taşındığı kaydedildi. Elektrik ark ocaklarında ortaya çıkan emisyonlar, cüruf ve baca tozunun yalnızca işçileri değil, çevrede yaşayan halkı da solunum yolu hastalıkları, kanser riski, kronik zehirlenmeler ve ağır metal maruziyetiyle karşı karşıya bıraktığı ifade edildi.</p>

<p>Önergede, gemi söküm ile demir-çelik üretiminin birbirinden bağımsız iki alan olarak ele alınamayacağı vurgulandı. Gemi söküm sahasında başlayan riskin, demir-çelik tesislerine, atık depolama alanlarına ve çevre yerleşimlere kadar uzandığı belirtildi.</p>

<h2>Sanayi duvarlarını aşan çevresel tahribat</h2>

<p>Araştırma önergesinde, Aliağa’daki ağır sanayi faaliyetlerinin işyeri sınırlarını çoktan aştığı ifade edildi. Gemi söküm, demir-çelik, petrokimya, rafineri, enerji ve liman faaliyetlerinin aynı coğrafyada yoğunlaşmasının köyleri, tarım alanlarını, meraları, kıyı ekosistemini ve yeraltı sularını etkileyen kalıcı bir çevresel yıkıma dönüştüğü kaydedildi.</p>

<p>Bilimsel araştırmalarda bölgede arsenik, kurşun ve çeşitli ağır metal düzeylerinin sınır değerlerin üzerinde bulunduğu, toprak ve bitki örneklerinde yüksek kirletici yoğunluğuna rastlandığı da önergeye yansıdı. Bu tablonun yalnızca işçilerin değil, bölgede yaşayan halkın da yaşam hakkını tehdit ettiği vurgulandı.</p>

<h2>Kamu kurumlarının sorumluluğu araştırılsın</h2>

<p>Araştırma önergesinde ilgili bakanlıkların, kamu kurumlarının ve işverenlerin sorumluluklarının açığa çıkarılması istendi. Mevzuatın kâğıt üzerinde kaldığı, denetim mekanizmalarının ise işçi ölümlerini ve çevresel yıkımı önlemekte yetersiz kaldığı ifade edildi.</p>

<p>22 milletvekilinin imzasını taşıyan önergede, “Aliağa iş cinayetlerinin, sendikasızlaştırmanın ve ekolojik yıkımın iç içe geçtiği bir yıkım havzasına dönüştü” denildi. Önergeyle, bölgede yıllardır biriken bu tablonun bütün boyutlarıyla ortaya çıkarılması ve yeni ölümlerin önüne geçecek kalıcı adımların atılması çağrısı yapıldı.</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>SEMİ TEKTAŞ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>EMEĞİN SESİ, İzmir, Aliağa</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/aliagada-isciler-oluyor-doga-kirleniyor-emepten-meclis-arastirmasi-cagrisi</guid>
      <pubDate>Sun, 10 May 2026 13:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/05/9-eylul-289.png" type="image/jpeg" length="10243"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[CHP’den Temel Conta işçilerine ziyaret: Hak aradığınız için işinizden olmayacaksınız]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/chpden-temel-conta-iscilerine-ziyaret-hak-aradiginiz-icin-isinizden-olmayacaksiniz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/chpden-temel-conta-iscilerine-ziyaret-hak-aradiginiz-icin-isinizden-olmayacaksiniz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir’in Torbalı ilçesinde 516 gündür grevlerini sürdüren Temel Conta işçilerini ziyaret eden CHP’li Aylin Nazlıaka, iktidar mesajı verdi. İşçilere destek açıklamasında bulunan Nazlıaka, “Hak aradığınız için işinizden olanlar olmayacak” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir’in Torbalı ilçesinde faaliyet gösteren Temel Conta fabrikasında 516 gündür grevlerini sürdüren Petrol-İş Sendikası üyesi işçiler, CHP Aile ve Sosyal Hizmetler Politika Kurulu Başkanı Aylin Nazlıaka’yı grev çadırında ağırladı. Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi (CAO) Aile ve Sosyal Hizmetler Politika Kurulu Başkanı olarak işçilerle bir araya gelen Nazlıaka, emek mücadelesi veren işçilere destek mesajı verdi.</p>

<h2>“Bu mücadele çocuklarınıza bırakacağınız onurlu bir miras”</h2>

<p>Ziyaret sırasında işçilerin Anneler Günü’nü de kutlayan Nazlıaka, özellikle kadın işçilerin yürüttüğü direnişin önemli bir örnek olduğunu söyledi. İşçilerin çocuklarına onurlu bir yaşam mücadelesi bıraktığını ifade eden Nazlıaka, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bu Anneler Günü’nde çocuklarınıza onurlu yaşamın, direnmenin ve hak arayış mücadelesinin ne demek olduğunu gösteriyorsunuz. Hepinizi yürekten kutluyorum.”</p>

<h2>“Sandıktan kaçsalar da peşlerini bırakmayacağız”</h2>

<p>Konuşmasında siyasi mesajlar da veren Nazlıaka, seçim çağrısında bulunarak CHP’nin iktidar hedefini dile getirdi. İktidarın seçimden kaçamayacağını savunan Nazlıaka, “O sandıktan kaçsalar da biz onları sandık peşinde kovalamaya devam edeceğiz. Seçim olacak ve seçimden sonra iktidara geleceğiz” dedi.</p>

<h2>“Grev kırıcılığına izin verilmeyecek”</h2>

<p>CHP iktidarında emekçilerin hak aradığı için baskı görmeyeceğini söyleyen Nazlıaka, grev hakkının güvence altında olacağını ifade etti. İşçilere seslenen Nazlıaka, şöyle konuştu:</p>

<p>“İşte o zaman emeğin en yüce değer olduğu günleri yeniden hep birlikte kucaklayacağız. Hak aradığınız için işinizden olanlar olmayacaksınız. Hak aradığınız için, grev yaptığınız için grev kırıcılığıyla karşılaşanlar olmayacaksınız.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>“Biraz daha sabır, biraz daha mücadele”</h2>

<p>Türkiye’de emekçilerin hakkını almak için mücadele etmek zorunda kalmayacağı bir düzen kurulacağını savunan Nazlıaka, işçilere dayanışma mesajı verdi. CHP’nin işçilerin yanında olduğunu vurgulayan Nazlıaka, “Biraz daha sabır, biraz daha mücadele, biraz daha direnme. O patron daha çok rahatsız olmaya devam edecek hak yediği sürece. Cumhuriyet Halk Partisi olarak tamamen yanınızdayız” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EMEĞİN SESİ, İzmir, Torbalı</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/chpden-temel-conta-iscilerine-ziyaret-hak-aradiginiz-icin-isinizden-olmayacaksiniz</guid>
      <pubDate>Sat, 09 May 2026 14:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/05/9-eylul-91-2.png" type="image/jpeg" length="55296"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Karşıyaka’da memur mesaisi normale dönüyor: Belediye ve sendika el sıkıştı]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/karsiyakada-memur-mesaisi-normale-donuyor-belediye-ve-sendika-el-sikisti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/karsiyakada-memur-mesaisi-normale-donuyor-belediye-ve-sendika-el-sikisti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Karşıyaka Belediyesi’nde haftalardır süren, iş bırakma ve gece nöbetleriyle dozajı artan memur eylemleri, Belediye Başkanı Yıldız Ünsal ile Tüm Bel-Sen arasındaki kritik görüşmeyle tatlıya bağlandı. Sosyal denge tazminatının yasal sınırın üzerinde ödenmesi için haziran ayında meclisten yetki isteyeceği sözünü veren Ünsal, memurların geriye dönük alacaklarının da ödeneceğini müjdeledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Karşıyaka Belediyesi’nin koridorlarında bir süredir yankılanan eylem sesleri, yerini uzlaşıya bıraktı. Sosyal denge tazminatındaki (SDT) kesintiler ve yasal sınırlamalar nedeniyle belediye yönetimi ile karşı karşıya gelen kamu emekçileri, günlerdir sürdürdükleri kararlı direnişin meyvelerini aldı. Öğle saatlerinde başlayan ıslıklı protestolarla start alan süreç, iş bırakma eylemleri ve belediye binası önünde tutulan gece nöbetleriyle kentin gündemine oturmuştu. Düğümü çözen hamle ise bu sabah Belediye Başkanı <strong>Yıldız Ünsal</strong> ve yetkili sendika <strong>Tüm Bel-Sen</strong> temsilcileri arasında gerçekleşen yüz yüze görüşme oldu.</p>

<p><a href="https://www.erhangulenc.com/haber/karsiyaka-da-baskan-unsal-ve-memurlarin-gorusmesinde-uzlasmaya-varildi-eylem-durduruldu" rel="nofollow">erhangulenc.com'da yer alan habere göre</a> Başkan Ünsal, eylemci memurları belediye meclis salonu girişinde sessiz bir protestoyla karşıladıkları anların hemen ardından masaya çağırdı. Gergin başlayan ancak çözüm odaklı ilerleyen toplantıda, taraflar karşılıklı tavizler vererek ortak bir paydada buluştu. Görüşmenin ardından sendika üyelerine seslenen temsilciler, taleplerinin büyük oranda karşılık bulduğunu ve Karşıyaka Belediyesi’nde eylemlilik sürecinin resmen sona erdiğini duyurdu.</p>

<h2>Mecliste yetki isteğiyle düğüm çözüldü</h2>

<p>Krizin merkezinde yer alan ve daha önceki meclis toplantılarında "yasallık" tartışmalarına neden olan sosyal denge tazminatı konusunda Başkan Ünsal stratejik bir adım attı. Hatırlanacağı üzere Ünsal, iki gün önceki oturumda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’ndan gelen uyarı yazılarını hatırlatmış; yasal sınırın aşılması durumunda hem yönetime hem de memurlara "zimmet" çıkabileceği uyarısında bulunmuştu. Ancak bugünkü toplantıda, memurların ekonomik koşullarını göz önünde bulunduran bir formül üzerinde uzlaşıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Başkan Ünsal, haziran ayı belediye meclisi toplantısında, memurlara yasal sınırın üzerinde sosyal denge tazminatı ödenebilmesi için bizzat meclis üyelerinden <strong>yetki isteme</strong> sözü verdi. Bu hamle, hukuki sorumluluğun meclis iradesiyle paylaşılması ve memurların maaşlarındaki kaybın önlenmesi anlamına geliyor. Belediye yönetiminin bu geri adımı, günlerdir belediye önünde sabahlayan memurlar arasında büyük bir memnuniyetle karşılandı. <strong>Uzlaşma</strong> haberiyle birlikte, belediye hizmet binalarındaki işleyişin de pazartesi sabahı itibarıyla tam kapasite normale döneceği bildirildi.</p>

<h2>Toplu sözleşme masası yeniden kuruluyor</h2>

<p>Görüşmenin en somut çıktılarından biri de pazartesi gününden itibaren kurulacak olan yeni sözleşme masası oldu. Sendika ve belediye yönetimi, memurların özlük haklarını ve çalışma koşullarını iyileştirecek yeni bir <strong>toplu sözleşme</strong> için müzakerelere başlayacak. Belediye yönetimi ile sendika temsilcilerinin doğrudan temas halinde olacağı bu süreçte, sadece sosyal denge tazminatı değil, memurların çalışma barışını sağlayacak yan haklar da masaya yatırılacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EMEĞİN SESİ, İzmir, Karşıyaka</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/karsiyakada-memur-mesaisi-normale-donuyor-belediye-ve-sendika-el-sikisti</guid>
      <pubDate>Fri, 08 May 2026 15:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/05/haber-foto11-2026-05-08t154507569.jpg" type="image/jpeg" length="27038"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İzmir’de baharat emekçileri grev ateşini yaktı: "Sefalet ücretine teslim olmayacağız"]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/izmirde-baharat-devinde-grev-atesi-yandi-sefalet-ucretine-teslim-olmayacagiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/izmirde-baharat-devinde-grev-atesi-yandi-sefalet-ucretine-teslim-olmayacagiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir Gaziemir Serbest Bölgesi’nde (ESBAŞ) faaliyet gösteren ve dünya devlerine üretim yapan KÜTAŞ Grup bünyesindeki Safe Spice Gıda’da toplu iş sözleşmesi görüşmeleri tıkandı. İşverenin yıllık %22’lik zam teklifini "saygısızlık" olarak nitelendiren 175 işçi, "Sadaka değil toplu sözleşme" sloganlarıyla greve çıktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir’in önemli ihracat merkezlerinden ESBAŞ’ta üretim durdu. Güral Ailesi’ne ait olan ve baharat sterilizasyonu ile paketlemesinde uzmanlaşan <strong>Safe Spice Gıda</strong> fabrikasında, Tekgıda-İş Sendikası ile işveren arasında yürütülen ikinci dönem Toplu İş Sözleşmesi (TİS) görüşmelerinden sonuç çıkmadı. Enflasyonun altında kalan tekliflere ve fabrikadaki çalışma koşullarına tepki gösteren işçiler, üç ayrı fabrika binasına grev kararlarını asarak direnişe geçti.</p>

<h3>Enflasyon %14, teklif yıllık %22: "İşçiye saygısızlık"</h3>

<p><a href="https://www.evrensel.net/haber/5983155/safe-spice-iscileri-greve-cikti-sefalet-ucretini-kabul-etmiyoruz" rel="nofollow">Evrensel'de yer alan habere göre,</a> Grev alanında açıklamalarda bulunan <strong>Tekgıda-İş 7 No’lu Şube Başkanı Ömer Atabey</strong>, işverenin müzakere tekniğini eleştirdi. Atabey, "Dört aylık enflasyonun %14’ü geçtiği bir ortamda, yıllık %22 teklif etmek işçinin aklıyla alay etmektir. Biz sulh içinde imzalamak istedikçe, onlar işçi çıkarmayı ve sevkiyatı taşerona devretmeyi seçtiler" dedi. Sendikanın talebi; ilk 6 ay için %22, ikinci 6 ay için enflasyon artı 2 puan refah payı ve sosyal haklarda iyileştirme yönünde.</p>

<h3>Kadın işçilerden "eli hamurlu" tepkisi</h3>

<p>Grevde en çok dikkat çeken noktalardan biri de kadın işçilerin onur mücadelesi oldu. İşveren vekillerinin müzakere masasında sarf ettiği iddia edilen <strong>"Eli hamurlu vasıfsızlara 50 bin lira mı vereceğim?"</strong> sözleri, fabrikada büyük bir öfkeye yol açtı. Kadın işçiler, "Eli hamurluyuz, kazanacağız" sloganlarıyla bu cinsiyetçi ve ayrımcı dile tepki gösterdi. İşçiler, dünyaya en kaliteli baharatları gönderen ellerin bu hakareti hak etmediğini vurguladı.</p>

<h3>"Kira 30 bin 500 lira, elinizi vicdanınıza koyun"</h3>

<p>Greve destek vermek üzere fabrikaya gelen <strong>TÜRK-İŞ Ege Bölge Başkanı Hayrettin Çakmak</strong>, İzmir’deki yaşam maliyetlerine dikkat çekti. Çakmak, "Bugün İzmir’de ortalama kira 30 bin 500 lira olmuş. Sadece barınma gideri bu seviyedeyken, yıllık %22 zam teklif etmek vicdana sığmaz. Çözüm ancak masada olur, işveren vekili elini vicdanına koymalı" diyerek işverene diyalog çağrısında bulundu.</p>

<h3>Ağır çalışma koşulları ve iş güvenliği zafiyeti</h3>

<p>Fabrikada çalışan işçiler, sadece düşük ücretlerden değil, aynı zamanda sağlıksız ve tehlikeli çalışma koşullarından da şikayetçi. 15 yıldır fabrikada olan işçiler; yoğun toz, yüksek sıcaklık ve ses altında çalıştıklarını belirterek şu iddialarda bulundular:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>İş Kazaları:</strong> "Forkliftler dibimizden geçiyor. Kaza geçiren arkadaşlarımız tedavi olmak yerine işten çıkarılma korkusu yaşıyor."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Sendikasızlaştırma:</strong> "Son bir yılda 40-45 sendikalı arkadaşımız 'küçülme' bahanesiyle çıkarıldı, yerlerine taşeron ve sendikasız işçiler alındı."</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Sosyal Baskı:</strong> "Dört aydır zamsız çalışıyoruz. Çocuğuna simit-ayran parası koyamayan babalar, kirasını ödeyemeyen anneler var."</p>
 </li>
</ul>

<h3>"Dünyaya üretiyoruz ama karşılığını alamıyoruz"</h3>

<p>Safe Spice işçileri; McCormick ve Eti gibi uluslararası gıda devlerine üst düzey üretim yaptıklarını, ancak kendilerine "asgari ücret" seviyesinde bir yaşamın dayatıldığını ifade ediyor. Tekgıda-İş Genel Sekreteri Kemal Köse, "Fabrikaya ortak olmak değil, alın terimizin karşılığını istiyoruz. Sermayedarın işçinin başını evladının önünde öne eğdirmeye hakkı yok" dedi.</p>

<p>Grev, taraflar arasında uzlaşma sağlanana kadar kararlılıkla sürdürülecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EMEĞİN SESİ, İzmir, Gaziemir</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/izmirde-baharat-devinde-grev-atesi-yandi-sefalet-ucretine-teslim-olmayacagiz</guid>
      <pubDate>Fri, 08 May 2026 14:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/05/haber-foto11-2026-05-08t143107059-1.jpg" type="image/jpeg" length="43298"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tüm Bel-Sen’den Karşıyaka ve Bayraklı’ya TİS tepkisi: Masa çağrısı!]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/tum-bel-senden-karsiyaka-ve-bayrakliya-tis-tepkisi-masa-cagrisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/tum-bel-senden-karsiyaka-ve-bayrakliya-tis-tepkisi-masa-cagrisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tüm Bel-Sen İzmir 2 No’lu Şube Başkanı Nihat Filiz, Karşıyaka ve Bayraklı Belediyesi’nin TİS sürecine ilişkin tutumuna tepki gösterdi. Filiz, bakanlık yazılarının bağlayıcı olmadığını belirterek “30 yıldır kullandığımız haktan vazgeçmeyiz” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>SEMİ TEKTAŞ/</strong> Tüm Belediye ve Yerel Yönetim Hizmetleri Emekçileri Sendikası (Tüm Bel-Sen) İzmir 2 No’lu Şube Başkanı Nihat Filiz, Karşıyaka Belediye Meclisi’nde Toplu İş Sözleşmesi’ne (TİS) ilişkin yapılan açıklamalara tepki gösterdi. Belediye Başkanı Yıldız Ünsal’ın, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı yazısını mecliste gündeme getirmesini eleştiren Filiz, söz konusu yazının hukuki bağlayıcılığı olmadığını savundu.</p>

<h2>“30 YILDIR TİS İMZALIYORUZ”</h2>

<p>Filiz, sendika olarak uzun yıllardır toplu sözleşme hakkını kullandıklarını vurgulayarak, “Biz 1993 yılından bu yana TİS imzalıyoruz. 4688 sayılı yasa yokken de, yasa çıktıktan sonra da TİS imzalamaya devam ettik. O dönemlerde yasada yerel yönetimlerle ilgili tek bir hüküm yoktu ancak buna rağmen sözleşmeler yapılmaya devam etti” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>“BU HAK AİHM KARARIYLA GÜVENCE ALTINA ALINDI”</h2>

<p>Toplu sözleşme hakkının uluslararası hukukla güvence altına alındığını belirten Filiz, “Sendikamızın Gaziantep Belediyesi ile imzaladığı sözleşmenin ödenmemesi sonrası süreç Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne taşındı ve 2008 yılında kamu emekçilerinin toplu sözleşme hakkı olduğu kararı verildi. Bu karar sonrası Türkiye mevzuatını değiştirmek zorunda kaldı” ifadelerini kullandı.</p>

<h2>“KANUNLARLA MUAFİYET SAĞLANDI”</h2>

<p>Yasal düzenlemelere de dikkat çeken Filiz, “6289 sayılı Kanun ile 4688 sayılı yasada yapılan değişikliklerle belirli şartlarda toplu sözleşmelerin yapılmasının önü açıldı. SGK ve vergi borcu ya da personel giderleri gibi sınırlamalar olsa dahi sözleşmelerin sürdürülebileceği hüküm altına alındı. Bu muafiyetler 2027 yılı sonuna kadar uzatıldı” dedi.</p>

<h2>“BAKANLIK YAZISI BAĞLAYICI DEĞİL”</h2>

<p>Belediye yönetimlerinin dayanak olarak gösterdiği yazılara ilişkin konuşan Filiz, “Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın yazısı bir kanun değildir, bağlayıcı bir düzenleme değildir, sadece idari görüş niteliğindedir. Aynı şekilde Sayıştay değerlendirmeleri de kesin hüküm değildir” diye konuştu.</p>

<h2>“SOSYAL DEMOKRATLAR EMEKÇİDEN YANA OLUR”</h2>

<p>Filiz, sosyal demokrat belediyelere çağrıda bulunarak, “Sosyal demokrat bir anlayış yasakların yanında yer alamaz. Evrensel hukuk, ILO sözleşmeleri ve Anayasa’nın 90. maddesi gereği örgütlenme ve toplu pazarlık hakkı güvence altındadır. Hiçbir belediye başkanı emekçilerin hakkını gasp edemez” ifadelerini kullandı.</p>

<h2>“DİĞER BELEDİYELER NASIL İMZALADI?”</h2>

<p>Açıklamada diğer belediyelere de dikkat çekilerek, “İzmir Büyükşehir, Konak, Karabağlar, Menemen, Kemalpaşa, Menderes, Çeşme, Çiğli ve Gaziemir belediyeleri toplu sözleşmeleri imzaladı. Aynı yazılar bu belediyelere gitmedi mi?” sorusu yöneltildi.</p>

<h2>“MASA KURULSUN”</h2>

<p>Karşıyaka ve Bayraklı belediyelerine çağrıda bulunan Filiz, “Belediye başkanlarını hukuka, evrensel değerlere ve özgür toplu pazarlık hakkına uygun şekilde müzakere masası kurmaya davet ediyoruz” dedi.</p>

<h2>“DİRENE DİRENE KAZANACAĞIZ”</h2>

<p>Açıklamasını sert sözlerle tamamlayan Filiz, “Biz 30 yıldır bu hakkı kullanıyoruz ve kullanmaya devam edeceğiz. Bu haklar bedeller ödenerek kazanıldı, bir iki idari yazıyla geri alınamaz. Gerekirse tüm demokratik ve yasal haklarımızı kullanarak mücadelemizi sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>SEMİ TEKTAŞ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>EMEĞİN SESİ, İzmir, Bayraklı, Karşıyaka</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/tum-bel-senden-karsiyaka-ve-bayrakliya-tis-tepkisi-masa-cagrisi</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 15:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/05/9-eylul-82-4.png" type="image/jpeg" length="94043"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Büyükşehir’de TİS sürecine arabulucu atandı: 15 günlük süre başladı]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/buyuksehirde-tis-surecine-arabulucu-atandi-15-gunluk-sure-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/buyuksehirde-tis-surecine-arabulucu-atandi-15-gunluk-sure-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Büyükşehir’de İZDOĞA ve İZULAŞ tıkanan TİS sürecine arabulucu atandı. 15 günlük süre bugün başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>SEMİ TEKTAŞ/</strong>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin iştirakleri İZDOĞA ve İZULAŞ’ta toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde yeni süreç başladı. Bugün itibariyle arabulucu atandı. Arabulucunun atanmasıyla beraber 15 günlük süre başladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>İŞKUR’a başvurulmuştu</h2>

<p>İşyerlerinde örgütlü Belediye-İş Sendikası İzmir şubeleri tarafından İŞKUR İl Müdürlüğü’ne yapılan başvurulara göre uyuşmazlık tutanağı tutuldu ve arabulucu atanması talep edilmişti. Atanacak arabulucu, tarafları yeniden masaya davet edecek. Arabuluculuk sürecinde 15 gün içinde anlaşma sağlanamazsa, sonrasında 60 günlük grev süreci başlayacak.</p>

<h2>4 binin üzerinde işçiyi ilgilendiriyor</h2>

<p>Toplu iş sözleşmesi görüşmeleri, Belediye-İş İzmir 2 No’lu Şube’nin örgütlü olduğu İZDOĞA’daki yaklaşık 3 bin işçiyi ve Belediye-İş İzmir 1 No’lu Şube’nin örgütlü olduğu İZULAŞ’taki yaklaşık bin işçiyi kapsıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>SEMİ TEKTAŞ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>EMEĞİN SESİ, İzmir</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/buyuksehirde-tis-surecine-arabulucu-atandi-15-gunluk-sure-basladi</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 15:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/05/9-eylul-81-3.png" type="image/jpeg" length="42061"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İzmir esnafında seçim heyecanı: İktidar-muhalefet aynı salonda]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/izmir-esnafinda-secim-heyecani-iktidar-muhalefet-ayni-salonda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/izmir-esnafinda-secim-heyecani-iktidar-muhalefet-ayni-salonda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir Esnaf ve Sanatkârlar Odası Birliği’nde (İESOB) sandık heyecanı yaşanıyor. Seçimde mevcut Başkan Yalçın Ata tek aday olarak güven tazeleyecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>SEMİ TEKTAŞ/</strong>İzmir Esnaf ve Sanatkârlar Odası Birliği sandık başına gidiyor. Mevcut Başkan Yalçın Ata’nın Genel Kurul’da tek aday olması bekleniyor. Kaya Termal Otel’de gerçekleşen 27. Olağan Genel Kurul’a iktidar ve muhalefetten yoğun bir katılım gerçekleşti. Genel Kurul’a AK Parti Genel Sekreteri Eyyüp Kadir İnan, AK Parti İzmir Milletvekilleri Mehmet Kasapoğlu, Mahmut Atilla Kaya, Ceyda Bölünmez Çankırı, Yaşar Kırkpınar, CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, CHP İzmir Milletvekilleri Deniz Yücel, Tuncay Özkan, Ümit Özlale, MHP İzmir İl Başkanı Veysel Şahin, MHP İzmir Milletvekili Taner Osmanağaoğlu, Zafer Partisi İzmir İl Başkanı Sinan Bezircilioğlu, İzmir Ticaret Odası Başkanı Mahmut Özgener, Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel, Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan, Tire Belediye Başkanı Hayati Okuroğlu, Gaziemir Belediye Başkanı Ünal Işık, Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan ve 128 oda başkanı katıldı.</p>

<h2>Ata: “Bu makam koltuk değil, emanet”</h2>

<p>Yalçın Ata “Esnafın düğününe hoş geldiniz” diyerek konuşmasına başladı. Ata, umutların, duaların mücadelenin çatısıdır İzmir esnaf odası. Buradaki her söz bir bakkalın veresiye defterine umut olur, her mücadele bir terzi, marangoz, fırıncı, tamircinin ekmeğine yansır. Her hizmet bir annenin duasına karışır. Bu makam bir koltuk değil emanettir. Emaneti taşıyan sorumluluğunu bilmeli, hakkını vermelidir. Sizler çarşının vicdanı, sokakların nabzını tutan insanlar, bu teşkilatın taşıyıcı kolonlarısınız. Bir odanın kapısı çalındığında dayanacak omuz aranız, sizler o omuzsunuz. Biz büyük bir aileyiz, birlik olursak İzmir esnafının aşamayacağı engel yoktur. Kararları kapalı kapılar ardında almadık, hiç kimseyi dışarda bırakmadık. Aidat yükü altında ezilen odalara nefes olduk, birliği gerçek çatı haline getirdik. Eğitim ve istihdam projeleri gerçekleştirdik. Esnafın sorununu savunduk, e dijital alanında esnafa altyapısını kurduk. Esnafın sorununu Ankara’ya taşıdık, İzmir esnafını masada söz sahibi yaptık” dedi.</p>

<h2>Ata konuşmasını şöyle tamamladı:</h2>

<p>Bugün sizlerden oy değil, yol arkadaşlığı, destek istiyoruz. Esnafın talepleri daha güçlü savunulmalı. Bunu sizlerle başarabiliriz. Buraya ortak akılla, ekip ruhuyla geldim. Ben diyerek değil, biz diyerek geldim. Her esnaf bir destandır. Birbirimizin ışığını çoğaltacağız.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img height="900" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-03-at-112932-am-1.jpeg" width="1600" /></p>

<p><img height="900" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-03-at-113057-am.jpeg" width="1600" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>SEMİ TEKTAŞ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>EMEĞİN SESİ, İzmir</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/izmir-esnafinda-secim-heyecani-iktidar-muhalefet-ayni-salonda</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 11:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/05/9-eylul-71-3.png" type="image/jpeg" length="37602"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
