<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Dokuz Eylül - Güncel İzmir Haberleri</title>
    <link>https://dokuzeylul.com</link>
    <description>izmir haberleri, İzmir son dakika haber, ekonomi, siyaset, magazin, bölgesel, spor, turizm, etkinlik, tarih, bilim, teknoloji ve güncel izmir haberler</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://dokuzeylul.com/rss/emegin-sesi" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>© 2026 - Yayınlanan haber ve fotoğrafların tüm hakları İGC - 9 Eylül Medya grubuna aittir.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 23 Apr 2026 16:47:36 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/rss/emegin-sesi"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık emekçilerinden promosyon isyanı: 5 yıllık sözleşme enflasyonda eridi!]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/saglik-emekcilerinden-promosyon-isyani-5-yillik-sozlesme-enflasyonda-eridi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/saglik-emekcilerinden-promosyon-isyani-5-yillik-sozlesme-enflasyonda-eridi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık emekçileri, 5 yıllık promosyon sözleşmesinin yüksek enflasyon karşısında geçerliliğini yitirdiğini belirterek ek protokol talep çağrısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>SEMİ TEKTAŞ/</strong>Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) İzmir Şubesi üyeleri, mevcut banka promosyon sözleşmelerinin ekonomik gerçeklerin gerisinde kaldığını vurgulayıp “5 yıllık promosyon sözleşmesi olmaz güncelleme değil ek sözleşme istiyoruz” diyerek eylem yaptı.</p>

<h2>“Alın terimiz görmezden geliniyor”</h2>

<p>Ülkede yaşanan enflasyon nedeniyle promosyonların eriğini söyleyen SES 2 no'lu Şube Eş Başkanı Osman Maçça, “Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası olarak bugün burada yalnızca bir ekonomik talebi dile getirmek için değil; aynı zamanda emeğimizin, alın terimizin ve yıllardır görmezden gelinen hakkımızın teslim edilmesi için bir araya gelmiş bulunuyoruz. Maaşlarımız üzerinden bankalarla yapılan promosyon anlaşmaları, açık ve net bir şekilde sağlık çalışanlarının hakkıdır. Bu promosyonlar bir lütuf değil, emeğimizin karşılığıdır. Fakat mevcut promosyon sözleşmeleri, günümüz ekonomik gerçekliğinden tamamen kopmuş, geçerliliğini ve adaletini yitirmiştir. Özellikle 2024 ve 2025 yıllarında ülkemizde yaşanan yüksek enflasyon, büyüyen yoksulluk ortadayken, bankalar, uygulanan yüksek faiz politikaları sayesinde rekor düzeyde kâr açıklamaya devam etmektedir. Yani ortada açık bir çelişki vardır. Bir tarafta geçim mücadelesi veren sağlık emekçileri, diğer tarafta bu emek üzerinden kazancını katlayan bankalar…” diye konuştu.</p>

<h2>“Adaletsizliği kabul etmiyoruz”</h2>

<p>Maçça, “Bugün Türkiye’nin birçok ilinde 3 Yıl süreli promosyon sözleşmeleri ile kamu çalışanlarına 100.000 TL’yi aşan, hatta 150.000 TL ve üzeri promosyon ödemeleri yapılırken; İzmir’de 2023 yılında yapılan güncelleme ile 5 yıllık promosyon sözleşmesi yapılmış olup, 1. Basamak Sağlık Hizmetleri için 24 bin, 2. Ve 3. Basamak Sağlık Hizmetlerinde Çalışan sağlık emekçilerine 31.400 TL ödenmiştir. Sözleşme 2028 yılında bitecek olup, bu duruma itiraz ediyor ses yükseltiyoruz. Mevcut durum ne hakkaniyetle ne de vicdanla açıklanabilir. Bu durum açıkça bir hak kaybıdır. Bu durum açıkça bir adaletsizliktir. Ve bizler bu adaletsizliği kabul etmiyoruz!” değerlendirmesinde bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>İhale çağrısı!</h2>

<p>Maçça, “Talebimiz açık ve nettir, Türk Borçlar Kanunu kapsamındaki “aşırı ifa güçlüğü " ve "işlem temelinin çökmesi " ilkeleri doğrultusunda mevcut promosyon sözleşmesi güncel, ekonomik koşullara göre derhal revize edilmelidir. Revizyon mümkün olmaması halinde sözleşme, cezai şart uygulanmaksızın fesh edilmeli, Sağlık Emekçilerinin lehine olacak şekilde yeniden ihale süreci başlatılmalıdır. Buradan bir kez daha yüksek sesle ifade ediyoruz: Mevcut promosyon sözleşmeleri geçerliliğini yitirmiştir. Ekonomik koşullar köklü biçimde değişmiştir. Sağlık emekçilerinin hakkı sistematik biçimde gasp edilmektedir. Bugün buradan, Anlaşmalı banka Yapı Kredi Bankası önünden yetkililere sesleniyoruz: Ek protokol derhal yapılmalıdır! Promosyon tutarları günümüz ekonomik şartlarına uygun şekilde güncellenmelidir! Sağlık emekçilerinin hakkı eksiksiz ve adil biçimde teslim edilmelidir! Unutulmamalıdır ki; bu taleplerimiz bir ayrıcalık değil, en temel hakkımızdır. Aksi halde; hukuki süreçleri derhal başlatacağımızı, demokratik ve meşru eylemlerimizi büyüterek sürdüreceğimizi ve gerekirse maaş taşıma dahil tüm haklarımızı kararlılıkla kullanacağımızı kamuoyuna açıkça ilan ediyoruz. Bizler susmayacağız. Bizler geri adım atmayacağız. Bizler emeğimizin karşılığını alana kadar mücadele etmeye devam edeceğiz. Sağlık emekçileri yalnız değildir!” diyerek sözlerini tamamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>SEMİ TEKTAŞ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>EMEĞİN SESİ, İzmir</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/saglik-emekcilerinden-promosyon-isyani-5-yillik-sozlesme-enflasyonda-eridi</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 14:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/04/9-eylul-36-2.png" type="image/jpeg" length="26837"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Memurlar Karşıyaka’da iş bıraktı, Başkan Ünsal’a seslendi: Ummadıkları yerde eylem yapacağız]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/memurlar-karsiyakada-is-birakti-baskan-unsala-seslendi-ummadiklari-yerde-eylem-yapacagiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/memurlar-karsiyakada-is-birakti-baskan-unsala-seslendi-ummadiklari-yerde-eylem-yapacagiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Karşıyaka Belediyesi'nde TİS ve SDT krizleri devam ediyor. Memurlar, tüm gün iş bırakırken Başkan Ünsal’a seslenerek, “Hiç ummadıkları yerlerde eylemler yapacağız. Bunu bilsinler ve düşündükçe dursunlar. Her gün onlara yeni sürprizlerimiz olacak” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Karşıyaka Belediyesi'nde kamu emekçilerinin yaşadığı kriz sürüyor. Toplu İş Sözleşmesinin (TİS) askıya alınması ve sosyal denge tazminatlarının (SDT) aylık 30 bin TL’lik haklarının bir kalemde kesilmesi, krize neden oldu. Memurlar dün CHP Karşıyaka İlçe Başkanlığı’na yürürken, bugün ise iş bırakma eylemi yaptı. Belediye önünde toplanan memurlar, Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal’a seslendi.</p>

<h2>“Mayıs ayı geliyor”</h2>

<p>Krizin devam etmesi halinde eylemlerin İzmir geneline yayılacağını belirten Birlik Yerel Sen Genel Başkan Yardımcısı Emrullah Altınkaynak, “Karşıyaka Belediyesi yönetimi ve idarecilerinin artık dikkate alması gereken bir emekçi grubu olduğunu hatırlatıyoruz. Sesimizi her fırsatta duyuracağız. Sorumlu olan hangi ilçe belediyesi varsa, o belediyenin önünde isimlerini tek tek zikredeceğiz. Buca Belediyesi’ne selam olsun, Bayraklı Belediyesi’ne selam olsun. Karşıyaka emekçileri yanlarındadır. Haklarımızı alana kadar meydanlardan bir dakika bile geri durmayacağız. Önümüzdeki ay ilçe ve il belediyeleri için kasa ayı. Hatırlatıyoruz, mayıs ayı geliyor. Sizler memurunuzu küstürdünüz, emekçinizi ötelediniz. Zararlı siz çıkacaksınız. Karşıyaka emekçisi her zaman hakkını arayacaktır. Bunun devamlılığı İzmir geneline yayılacak. Hatırlatıyoruz, dikkate alın” diye konuştu.</p>

<h2>“Yeni sürprizlerimiz olacak”</h2>

<p>Tüm Bel-Sen İzmir 2 No’lu Şubesi'nin Yönetim Kurulu Üyesi Fırat Belen, “Karşıyaka emekçisi hakları için alanlara dökülürken, mücadelenin nasıl verilmesi gerektiğini de herkese kanıtlamış durumda. Günlerdir yaptığımız eylemler ciddi bir katılımla gerçekleşiyor. Dün tarihi bir yürüyüş yaptık. Her zaman söylüyoruz, mesele yan yana durma iradesi. Kimse bu gerçeği unutmasın. Emin olun, çok yakında kazanacağız. Hafta başına kadar bize olumlu cevap gelmezse, önümüzdeki haftadan itibaren başka çalışmalar da yapacağız. Hiç ummadıkları yerlerde eylemler yapacağız, bunu bilsinler ve düşündükçe dursunlar. Her gün onlara yeni sürprizlerimiz olacak. Kazanacağımızdan çok eminiz” dedi.</p>

<h2>“Emekçiye diz çöktürme operasyonu”</h2>

<p>Karşıyaka Belediyesi kamu emekçilerine destek veren Birlik Yerel-Sen Genel Başkanı Reşat Bozat, “Bugün burada bir uzlaşmazlığı değil; Karşıyaka Belediye Başkanı’nın eliyle yürütülen sistemde bir emek kırımını ve hukuk tanımazlığı hep birlikte izliyoruz. Bu kurumda nezaket dönemi bitmiştir. Karşıyaka Belediyesi yönetimi emekçinin alın terini masada meze yapmaya çalışarak haddini aşmıştır. Emekçinin alın teriyle oynayanlara gerekirse had bildireceğiz. Burada meydan okuyor ve sizden korkmuyoruz. Bize dayatılan bu teklif hakarettir. Üç ay boyunca yetkili sendika ve emekçileri oyalayan, zaman çalan ve süreci çıkmaza sokan belediye başkanı, önümüzdeki kazanılmış hakları düşürme teklifiyle gelmiştir. Bu teklif müzakere değil, emekçiye diz çöktürme operasyonudur” açıklamasını yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>“Borçları sizler yaptınız”</h2>

<p>Son olarak, Tüm Yerel-Sen 2 No’lu Şube Hukuk Sekreteri Serdar Koyuncular, “Belediyenin tek taraflı sözleşme masasını yok sayması nedeniyle eylemimizi gerçekleştiriyoruz. Yıllarca vatandaştan aldığınız oylarla, çeşitli stratejik planlarla bu belediyeleri sizler yönettiniz. Birçok vergi borcunu, SGK borcunu, müteahhitlere olan borcu sizler yaptınız. Maaşları ödenemeyecek duruma sizler getirdiniz, belediye başkanları getirdi. Şimdi diyorsunuz ki ‘Toplu iş sözleşmesi masasına oturmayalım, imzalamayalım. Bunun ceremesini devlet memurları çeksin.’ Biz bunu kabul etmiyoruz. Sonuna kadar mücadele edeceğiz. Belediye başkanlarının derhal sözleşme masasına oturmalarını ve akılcı bir çözümle sözleşmelerini yapmalarını istiyoruz” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>SEMİ TEKTAŞ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>EMEĞİN SESİ, İzmir, Karşıyaka</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/memurlar-karsiyakada-is-birakti-baskan-unsala-seslendi-ummadiklari-yerde-eylem-yapacagiz</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 10:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/04/9-eylul-35-3.png" type="image/jpeg" length="83435"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Konak’ta işçilerden “alın terinden tasarruf olmaz” tepkisi]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/konakta-iscilerden-alin-terinden-tasarruf-olmaz-tepkisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/konakta-iscilerden-alin-terinden-tasarruf-olmaz-tepkisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Toplu sözleşmeden doğan alacaklarını bir buçuk yıldır alamadıklarını belirten Konak Belediyesi işçileri, belediye önünde toplanarak yönetimi protesto etti. İşçiler, “alın terinden tasarruf olmaz” diyerek haklarının ödenmesini talep etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir’de belediyelerde yaşanan toplu sözleşme krizlerine bir yenisi daha eklendi. Konak Belediyesi’nde çalışan işçiler, uzun süredir ödenmeyen alacakları nedeniyle belediye binası önünde eylem gerçekleştirdi. Genel-İş Sendikası öncülüğünde yapılan açıklamada, işçilerin haklarının geciktirilmesine tepki gösterildi.</p>

<h2>Alacaklar enflasyon karşısında eridi</h2>

<p>Sendika tarafından yapılan açıklamada, bir buçuk yıldır ödenmeyen toplu sözleşme farklarının artık kabul edilemez bir noktaya geldiği vurgulandı. Açıklamada, “Bu durum bir gecikme değil, açık bir hak gaspıdır. Zamanında ödenmeyen her kuruş enflasyon karşısında erimiş, işçinin cebinden çalınmıştır. Verilen sözler tutulmamış, imzalanan toplu sözleşmenin gereği yerine getirilmemiştir” ifadelerine yer verildi.</p>

<p>Ayrıca işçilere yaptırılan fazla mesailerin ücretlerinin de ödenmediği belirtilerek, “İşçinin emeğini sömürerek bütçe yönetmeye çalışan bu anlayış ne hukuk tanır ne vicdan” denildi.</p>

<h2>“Mobing uygulanıyor” iddiası</h2>

<p>Sendika, belediye yönetiminin işçilere yönelik baskı uyguladığını da öne sürdü. Açıklamada, keyfi görevlendirmeler ve sürgünlerle çalışanların statülerinin düşürüldüğü, bunun da ekonomik ve mesleki itibar kaybına yol açtığı ifade edildi. Bu uygulamaların “açıkça mobbing” olduğu savunuldu.</p>

<p>Öte yandan çalışma koşullarının giderek ağırlaştığına dikkat çekilen açıklamada, koruyucu ekipmanların yetersiz olduğu, iş güvenliği önlemlerinin eksik kaldığı ve kullanılan araçların bakımsız olduğu iddia edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>“Talepler karşılanmazsa eylemler sürecek”</h2>

<p>Sendika, toplu sözleşmeden doğan tüm alacakların eksiksiz ödenmesini, keyfi görevlendirmelere son verilmesini ve iş güvenliği önlemlerinin artırılmasını talep etti. Açıklamanın sonunda ise taleplerin karşılanmaması halinde demokratik ve sendikal mücadeleye devam edileceği mesajı verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>SEMİ TEKTAŞ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>EMEĞİN SESİ, İzmir, Konak</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/konakta-iscilerden-alin-terinden-tasarruf-olmaz-tepkisi</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 14:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/04/9-eylul-5-14.png" type="image/jpeg" length="11194"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Memurlar CHP ilçe binasına yürüdü: Karşıyaka’da TİS krizi büyüyor]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/memurlar-chp-ilce-binasina-yurudu-karsiyakada-tis-krizi-buyuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/memurlar-chp-ilce-binasina-yurudu-karsiyakada-tis-krizi-buyuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Karşıyaka Belediyesi’nde Sosyal Denge Tazminatı kesintisi girişimine tepki gösteren memurlar, eylemlerini sürdürerek CHP Karşıyaka İlçe Başkanlığı önüne yürüdü. “Hak, hukuk, adalet” sloganlarıyla yapılan açıklamalarda yönetim masaya çağrıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Karşıyaka Belediyesi’nde toplu iş sözleşmesi (TİS) görüşmelerinde uzlaşma sağlanamamasıyla başlayan kriz derinleşiyor. Sosyal Denge Tazminatı’nda (SDT) yapılmak istenen kesintiye karşı çıkan memurlar, eylemlerini bugün de sürdürdü.</p>

<p>Tüm Bel-Sen’de örgütlü memurlar, belediye binası önünde toplanarak basın açıklaması öncesinde “Geliyor, geliyor, iş bırakma geliyor”, “Hak, hukuk, adalet” ve “Birleşe birleşe kazanacağız” sloganları attı. Açıklamada, belediye yönetimine bir an önce masaya dönme ve uzlaşma çağrısı yapıldı.</p>

<h2>“Haklarımızı alana kadar mücadele sürecek”</h2>

<p>Eyleme; Tüm Bel-Sen İzmir 2 No’lu Şube Başkanı Nihat Filiz, Birlik Yerel-Sen Başkan Yardımcısı Emrullah Altınkaynak, Tüm Bel-Sen Genel Merkez Yürütme Kurulu Temsilcisi Bülent Türkmen ve çok sayıda memur katıldı.</p>

<p>Belediye önünde konuşan Bülent Türkmen, memurların mücadelesinin örnek olduğunu belirterek, “Haklarımızı geriye götüren TİS’lere imza atmayacağız. Haklarımızı elde edene kadar mücadeleye devam edeceğiz ve buradan ayrılmayacağız” dedi.</p>

<h2>CHP ilçe binasına yürüyüş</h2>

<p>Belediye önündeki açıklamanın ardından memurlar, CHP Karşıyaka İlçe Başkanlığı’na yürüdü. Karşıyaka Çarşı’da da açıklamalar sürerken, sendika temsilcileri TİS sürecine yönelik tepkilerini yineledi.</p>

<p>İlçe başkanlığı önünde konuşan Birlik Yerel-Sen Başkan Yardımcısı Emrullah Altınkaynak, “Hak, hukuk, adalet söylemini bugün ‘hani hak, hani hukuk, hani adalet’ diye dile getiriyoruz. TİS’lerimiz rafa kaldırıldı, ulaşım hakkımız elimizden alındı. Memurun hakkını arayamayacağını düşünüyorlar ama yanılıyorlar” ifadelerini kullandı.</p>

<h2>“Eylemler farklı biçimlerde sürecek”</h2>

<p>Tüm Yerel-Sen Karşıyaka işyeri temsilcisi Kemal Çördük ise yaklaşık 10 gündür süren eylemlerin artarak devam ettiğini belirterek, “Hiçbir yönetim çalışanlarıyla karşı karşıya gelerek başarılı olamaz. Biz birlikte oldukça hiçbir güç karşımızda duramaz. Taleplerimiz karşılanmazsa eylemlerimizi farklı şekillerde sürdüreceğiz” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Semi Tektaş</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>EMEĞİN SESİ, İzmir, Karşıyaka</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/memurlar-chp-ilce-binasina-yurudu-karsiyakada-tis-krizi-buyuyor</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 13:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/04/9-eylul-4-14.png" type="image/jpeg" length="38766"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eğitimde şiddet tepkisi:  Bakan Tekin'e istifa çağrısı]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/egitimde-siddet-tepkisi-bakan-tekine-istifa-cagrisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/egitimde-siddet-tepkisi-bakan-tekine-istifa-cagrisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Karşıyaka Emek ve Demokrasi Platformu adına açıklama yapan Eğitim Sen 2 Nolu Şube Başkanı Zeliha Danyeli, Siverek ve Kahramanmaraş’taki saldırılar ile Ege Üniversitesi’nde yaşanan şiddet olaylarının münferit değil, yanlış politikaların sonucu olduğunu vurgulayarak Bakan Tekin’i istifaya davet etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>SEMİ</strong> <strong>TEKTAŞ</strong>/Karşıyaka Emek ve Demokrasi Platformu, son günlerde art arda yaşanan şiddet olaylarına karşı yürüyüş ve basın açıklaması yaptı. Platform adına Eğitim Sen 2 Nolu Şube Başkanı Zeliha Danyeli, Şanlıurfa’nın Siverek ilçesi ile Kahramanmaraş’ta meydana gelen saldırılarda çocuklar, öğrenciler ve öğretmenlerin hayatını kaybetmesinin büyük bir acı yarattığı ifade edilirken, Ege Üniversitesi’nde öğrencilere yönelik saldırının da endişe verici boyutlara ulaştığı belirtildi.</p>

<h2>"Ege Üniversitesi’nde saldırı kabul edilemez"</h2>

<p>Danyeli, öğrenci sendikası kurmak isteyen gençlere yönelik saldırının kabul edilemez olduğunu belirterek, “Saldırganların pala taşıdığı ve bir öğrenciyi yaraladığı olayın ardından, tedavi altına alınan öğrencilere hastane çıkışında ikinci bir saldırı düzenlenmiştir” dedi.</p>

<p><img alt="I M G 20260420 W A0087" class="detail-photo img-fluid" height="1536" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/04/i-m-g-20260420-w-a0087.jpg" width="2048" /></p>

<h2>"Şiddet politikaların sonucudur"</h2>

<p>Danyeli, eğitim alanında yaşanan şiddetin tesadüf olmadığını vurgulayarak, “Okullarda yaşanan şiddet; eğitimden kültüre, ekonomiden sosyal politikalara kadar yıllardır sürdürülen yanlış politikaların doğrudan sonucudur. Bu tabloyu yalnızca bir güvenlik zafiyeti ya da münferit bir olay olarak görmek gerçeği örtmektir” ifadelerini kullandı.</p>

<h2>"Gençler şiddet sarmalına itiliyor"</h2>

<p>Gençlerin yalnızca okullarda değil, yaşamın her alanında artan şiddetle karşı karşıya kaldığını belirten Danyeli, suça sürüklenen çocukların da bu sistemin bir sonucu olduğunu söyledi. Ekonomik kriz, işsizlik ve yoksulluğun derinleşmesiyle oluşan boşluğun suç örgütleri tarafından doldurulduğunu ifade etti.</p>

<p><img alt="I M G 20260420 W A0091" class="detail-photo img-fluid" height="1536" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/04/i-m-g-20260420-w-a0091.jpg" width="2048" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>"Sorumlu iktidar"</h2>

<p>Yaşanan tablonun sorumlusu olarak iktidarı işaret eden Danyeli, devletin olanaklarının toplumsal sorunları çözmek yerine muhalefeti bastırmak için kullanıldığını savundu. Eğitim politikalarının da bu çürümenin zeminini hazırladığını kaydetti.</p>

<h2>"Milli Eğitim Bakanı istifa etmeli"</h2>

<p>Danyeli, mevcut Milli Eğitim Bakanı’nın uygulamalarına da tepki göstererek, “Eğitimi piyasaya ve tarikatlara açan, ÇEDES ve MESEM gibi projelerle infial yaratan uygulamalara imza atan bakanın, bunca can kaybına rağmen görevde kalması kabul edilemez, derhal istifa etmelidir” dedi.</p>

<h2>"Mücadele sürecek"</h2>

<p>Karşıyaka Emek ve Demokrasi Platformu’nun şiddet olaylarının son bulması için mücadeleye devam edeceğini belirten Danyeli, “Şiddete karşı yaşamı savunmak, çocuklarımıza aydınlık bir gelecek bırakmak için dayanışmayı büyütmek zorundayız” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>SEMİ TEKTAŞ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>EMEĞİN SESİ, İzmir, Karşıyaka</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/egitimde-siddet-tepkisi-bakan-tekine-istifa-cagrisi</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 19:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/04/9-eylul-145.png" type="image/jpeg" length="58704"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Karşıyaka Belediyesi’nde SDT krizi büyüyor: İşçiler hem CHP’ye yürüyecek hem de iş bırakacak]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/karsiyaka-belediyesinde-sdt-krizi-buyuyor-isciler-hem-chpye-yuruyecek-hem-de-is-birakacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/karsiyaka-belediyesinde-sdt-krizi-buyuyor-isciler-hem-chpye-yuruyecek-hem-de-is-birakacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Karşıyaka Belediyesi’nde SDT krizi devam ediyor. Tüm Bel-Sen yaptığı açıklamada yarın saat 12’de CHP İlçe Başkanlığına yürüyeceklerini ve tüm gün iş bırakacaklarını söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>SEMİ TEKTAŞ/ </strong>Karşıyaka Belediyesi’nde başlayan Sosyal Denge Tazminat (SDT) krizi büyüyerek devam ediyor. Karşıyaka Belediyesi önünde toplanan kamu emekçileri yaptığı açıklamada Başkan Ünsal’a tepki gösterdi. Kamu emekçileri yarın saat 12.00’de hep birlikte CHP Karşıyaka İlçe Başkanlığı’na yürüyeceklerini, ertesi gün ise tam gün iş bırakacaklarını duyurdu. Emekçiler, bir an önce toplu iş sözleşme sürecinin çözülmez ve hakları verilmez ise ilerleyen günlerde önce CHP İzmir İl Başkanlığı’na gideceklerini gerekirse Ankara’ya da giderek durumu CHP Genel Merkezi’ne de taşıyacaklarını söyledi.</p>

<h2>“Sadaka değil hakkımızı istiyoruz”</h2>

<p>Tüm Bel-Sen) İzmir 2 Nolu Şubesi'nin Yönetim Kurulu Üyesi Fırat Belen, “Bugün burada sadece bir hak gaspını değil, bir yönetim aymazlığını, emekçinin alın terine göz diken bir vurdumduymazlığı ifşa etmek için toplandık. Karşıyaka Belediyesi yönetimi, altına imza atması gereken Sosyal Denge Tazminatı sözleşmesini aylardır ayak sürüyerek imzalamamakta; memurun çoluğunun çocuğunun rızkını gasp etmektedir! Sayın Belediye Başkanı Yıldız Hanım sizden müjde değil, sadaka değil, hakkımızı istiyoruz!” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>“Eylem değil söz vakti”</h2>

<p>Belen, “Bu kentin yükünü sırtlayan belediye emekçileri, bugün Karşıyaka Belediyesiem tarafından açlığa ve sefalete mahkûm edilmek istenmektedir. Mevcut yönetim, yasal ve kazanılmış bir hak olan Sosyal Denge Tazminatı’nı bir lütuf gibi sunamaz! Sözleşmenin imzalanmaması bir yana, her bir emekçinin 150 bin TL’yi bulan geriye dönük alacağı belediye kasasında rehin tutulmaktadır. Buradan Belediye yönetimine soruyoruz: Memurun hakkı olan parayı hangi faiz hesaplarında, hangi rant kapılarında bekletiyorsunuz? Enflasyonun altında ezilen, ay sonunu getiremeyen personelinize karşı bu vicdansızlığın arkasında ne yatmaktadır? Bu belediyede artık söz bitti, eylem vakti!” diye konuştu.</p>

<h2>“Bu maske artık düşmüştür”</h2>

<p>Belen, "Sosyal belediyecilik" maskesi takıp, kendi personelini mağdur edenler bilmelidir ki; bu maske artık düşmüştür. 150 bin TL’lik alacağımız bizim için sadece bir rakam değil; kiramızdır, faturamızdır, çocuklarımızın okul masrafıdır. Bu meblağın üzerine yatmanıza, "paramız yok" bahanesinin arkasına sığınmanıza izin vermeyeceğiz! Sayın Belediye Başkanı "Emeğin üzerinden tasarruf olmaz! Memurun sırtından siyaset yapılmaz!" Karşıyaka Belediyesi yönetimine son uyarımızdır! Bu bir rica değil, bir ihtardır! Sabrımız tükenmiş, bıçak kemiğe dayanmıştır. Karşıyaka Belediyesi’ni derhal şu adımları atmaya çağırıyoruz: Gasp edilen Sosyal Denge Tazminatı sözleşmesini derhal imzalayın! Birikmiş olan 150 bin TL’lik geriye dönük alacakları tek kuruş kesinti yapmadan, derhal hesaplara yatırın! Aksi takdirde; Karşıyaka sokakları emekçinin haklı öfkesiyle inleyecek, üretimden gelen gücümüzü kullanmaktan bir an bile tereddüt etmeyeceğiz. Bizler köle değil, bu kentin bu kurumun asıl sahipleriyiz. Hakkımızı alana kadar ne belediye binası önünden ayrılacağız ne parti binasının önünde ayrılacağız ne de susacağız! Kaybeden siz olacaksınız! kaybeden üst akıllarınız olacak!” diyerek sözlerini tamamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>SEMİ TEKTAŞ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>EMEĞİN SESİ, İzmir, Karşıyaka</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/karsiyaka-belediyesinde-sdt-krizi-buyuyor-isciler-hem-chpye-yuruyecek-hem-de-is-birakacak</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 14:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/04/9-eylul-24-4.png" type="image/jpeg" length="16011"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bayraklı’da toplu sözleşme krizi: Emekçilerden “dayatmaya imza yok” mesajı]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/bayraklida-toplu-sozlesme-krizi-emekcilerden-dayatmaya-imza-yok-mesaji</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/bayraklida-toplu-sozlesme-krizi-emekcilerden-dayatmaya-imza-yok-mesaji" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir’in birçok ilçesinde eş zamanlı sürdürülen toplu sözleşme sürecinde Bayraklı Belediyesi emekçileri, sözleşmenin geri çekilmesine tepki gösterdi. “Haklarımızı bedel ödeyerek kazandık” diyen emekçiler, dayatılan koşullarda imza atmayacaklarını ve mücadeleyi sürdüreceklerini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>SEMİ TEKTAŞ/</strong>İzmir’de birçok ilçe belediyesi emekçilerinin toplu sözleşme mücadelesi sürüyor. Buca, Karşıyaka, Bayraklı Belediyesi’nde maaş krizleri devam ediyor. Bayraklı Belediyesi’nde yürütülen görüşmelerde yaşanan geri adım tepkilere neden oldu. Dört kez müzakere masasına oturduklarını ve hiçbir maddede uzlaşmazlık yaşamadıklarını belirten Tüm Bel-Sen İzmir 2 Nolu Şube Başkanı Filiz, bordrolar açıklanmadan iki gün önce sözleşmenin yeniden sınırlandırılarak geri gönderildiğini ifade etti. “Bu hakları bedeller ödeyerek kazandık, bir kişinin iki dudağı arasına bırakılamaz” diyen emekçiler, yerel yönetimlerin “bütçe yetersizliği” ve “yasal mevzuat” gerekçeleriyle süreci oyaladığını savundu. İşçi ve memurun karşı karşıya getirilmeye çalışıldığını vurgulayan çalışanlar, “Biz yoksak hizmet de yok” diyerek, talepleri karşılanana kadar alanlarda olmaya devam edeceklerini duyurdu.</p>

<h2>“Bodrolar çıkmadan 2 gün önce haberimiz oldu”</h2>

<p>TİS dayatmasını kabul etmeyeceklerini söyleyen Tüm Bel-Sen İzmir 2 Nolu Şube Başkanı Nihat Filiz, “Bayraklı Belediyesi’nde, dört kez toplu sözleşme masasında müzakereler yürüttük. Hiçbir maddede takılmadık. Bazı maddeleri daha sonra görüşmek üzere bırakmış olsak da onları da aştık. Geldiğimiz noktada Başkan’la görüşmeler yaptık. Hukukçular görüştü, süreci sonuçlandırarak belediye başkanımızla da bir araya geldiler. Sayın Önal bize son olarak, “Hukukçular konuşsunlar, eğer onlar ikna olursa ben de özgür toplu pazarlık yolunda adım atarım” demişti. Ancak geldiğimiz son noktada, bordrolar çıkmadan iki gün önce bir haber aldık ve toplu sözleşmeler yeniden sınırlandırılarak geri gönderildi. Bunu kabul etmediğimizi her yerde ifade etmeye devam edeceğiz; orada da söyledik. Biz bu hakları bedeller ödeyerek elde ettik. Bir kişinin bahşetmesiyle, iki dudağının arasından çıkacak sözlerle bunların belirlenmesini asla kabul etmeyiz. Bu toplu sözleşme bu haliyle dayatılmaya devam edilirse, imza atmayacağımızı buradan bir kez daha ilan ediyoruz” diye konuştu.</p>

<h2>“2 argüman öne sürüyorlar”</h2>

<p>Filiz, “Belediye başkanları toplu sözleşmeleri imzalarken genellikle iki temel argüman öne sürüyor. Önce, “Mali açıdan bütçemiz yeterli değil, borçlu bir enkaz devraldık. Bu nedenle sözleşmeyi üst düzeyde yapamayız” diyorlar. Biz bunu rakamlarla ortaya koyup anlattığımızda ve bu konuda ikna olduklarında ise bu kez “Yasal sınırlar var, yasalar neyi emrediyorsa onu yaparız” söylemine dönüyorlar. Hukuki açıdan da avukatlarımızla birlikte durumu anlattığımızda, bu konuda da ikna oluyorlar. Ancak tüm bunlara rağmen, toplu sözleşmeleri geri çekmeye çalışıyorlar. Bunu asla kabul etmiyoruz” dedi.</p>

<h2>“Memur ve işçiyi karşı karşıya getiriyorlar”</h2>

<p>Filiz, “Bir başka temel çelişki ise şudur: Neredeyse tüm belediyelerde memur ile işçiyi karşı karşıya getirmeye çalışıyorlar. Biz bunu reddediyoruz. Bayraklı’da da, Buca’da da, Karabağlar’da da, Karşıyaka’da da, Çiğli’de de tüm emekçiler bir bütündür. İşçisiyle, memuruyla herkes bu kente hizmet ediyor ve haklarını sonuna kadar almak zorundadır. Bakın, hepiniz buradasınız. Karşınızda Bayraklı Belediyesi var ama siz hizmet üretmediğinizde bu yapı sadece boş bir binadan ibaret kalır. Siz üretmediğinizde belediye başkanları koltuklarında yalnız kalır. Bu kentte hizmet üretilecekse, estetik bir görünüm sağlanacaksa ve çağdaş bir yaşam sürdürülecekse bunun gerçek üreticisi sizlersiniz. Belediye başkanları gelir, hizmet eder ve gider. Ama sizler kalıcısınız; onlar geçicidir. Biz yıllar içinde birçok belediye başkanı gördük. Belediye başkanlarına tavsiyemiz şudur: Bu görevden iyi anılarla ayrılın, çalışanların gönlünde yer edinerek ayrılın. İnsanlar arkanızdan “Çok iyi bir belediye başkanıydı, hiçbir zaman haklarımıza zarar vermedi, her zaman emekçiyi korudu” desin. Kötü anılmayın. Bizim size tavsiyemiz budur” diyerek sözlerini tamamladı.</p>

<h2>“Yasal zımbırtıdan kurtulmamız gerekiyor”</h2>

<p>Birlik Yerel-Sen Başkan Yardımcısı Emrullah Altınkaynak, “İzmir’in çeşitli ilçelerinde ortak bir sorun haline gelen bu yasal düzenleme… Ben buna artık “zımbırtı” diyorum; bu yasal zımbırtıdan kurtulmamız gerekiyor. Bu nedenle belediye başkanlarımıza sesleniyorum: Bizleri, emekçileri artık geçiştirici, pansuman niteliğindeki çözümlerle oyalamayın. Bakınız; konu Genel Merkez ise Genel Merkez, belediye yönetimi ise belediye yönetimi sorumluluğunu almalıdır. Ancak az önce de ifade ettiğim gibi, burada arkadaşlarımızla konuşuyoruz ama bir meclis üyesini dahi rahatsız edememişiz. Bu da bizim eksikliğimizdir. Eğer bu belediyelerin sorunlarını dile getirirken ilgili kişileri rahatsız edemiyorsak, bu da bizim ayıbımızdır. O yüzden arkadaşlar; işimize sahip çıkarken, emeğimize sahip çıkarken, hakkımıza da sahip çıkacağız. Cebimizdeki bir liranın bile hesabını sorarız. Unutulmamalıdır ki sözleşmeler, tutulmak için verilen sözlerdir. Yetkili sendikalar masaya oturuyor, aylarca görüşmeler yapılıyor. Yapılması gereken çok basit: Sözleşmeyi imzalamak ve burada çalışan emekçilerin hakkını teslim etmek. Biz emek üretiyoruz, ticaret yapmıyoruz. Kâr amacı gütmüyoruz. İnsanla, yaşamla ve onurla ilişki kuruyoruz. Ancak siz bizi ötekileştiriyorsunuz. Bakınız, hizmet hiyerarşisi ortadan kaldırıldı. Bugün belediyede memur, bırakın üretim süreçlerini, adeta sistemin dışına itilmiş durumda. Bunu kabul etmiyoruz” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>“Seçim dönemi verilen sözler unutuluyor”</h2>

<p>Tüm Yerel-Sen Genel Merkez Örgütlenme Sekreteri Devrim Onur Erdağ, “Bugün İzmir’in birçok belediyesinde eş zamanlı olarak sürdürdüğümüz bu haklı mücadelede, Bayraklı Belediyesi emekçilerinin sergilediği kararlı duruş bizler için son derece kıymetlidir. Bizler burada yalnızca bir toplu sözleşmeye imza atmak için bulunmuyoruz; emeğimizin gasp edilmesine karşı bir barikat kurmak için buradayız. Ne yazık ki görüyoruz ki yerel yöneticiler, seçim dönemlerinde verdikleri sözleri koltuğa oturduktan sonra “yasal mevzuat” ya da “bütçe yetersizliği” gibi gerekçelerin arkasına sığınarak unutuyor. Buradan bir kez daha açıkça ifade ediyoruz: Toplu sözleşme hakkı anayasal bir haktır ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınmıştır. Bu hakkı, bir belediye başkanının iki dudağı arasından çıkacak kararlara teslim etmeyeceğiz. Bizleri bölmeye ve parçalamaya çalışanlara en güçlü yanıtı burada, bu meydanda omuz omuza durarak veriyoruz. İşçisiyle, memuruyla, teknik personeliyle hepimiz bu kentin gerçek hizmet üreticileriyiz. Biz yoksak hizmet de yoktur, üretim de yoktur. Hakkımız olanı alana, sözleşmeler bizim taleplerimiz doğrultusunda imzalanana kadar alanlarda olmaya devam edeceğiz. Mücadelemiz haklıdır, mücadelemiz meşrudur” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>SEMİ TEKTAŞ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>EMEĞİN SESİ, İzmir, Bayraklı</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/bayraklida-toplu-sozlesme-krizi-emekcilerden-dayatmaya-imza-yok-mesaji</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 12:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/04/9-eylul-22-4.png" type="image/jpeg" length="12395"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[EMEP'ten Temel Conta işçilerine yönelik gözaltılara sert tepki: Amaç işçiyi sindirmek]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/emepten-temel-conta-iscilerine-yonelik-gozaltilara-sert-tepki-amac-isciyi-sindirmek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/emepten-temel-conta-iscilerine-yonelik-gozaltilara-sert-tepki-amac-isciyi-sindirmek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Emek Partisi, 494 gündür süren Temel Conta grevine yönelik gözaltılara sert tepki gösterdi. Emek Partisi İzmir İl Örgütü, işçilere yönelik müdahalelerin derhal durdurulması çağrısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>SEMİ TEKTAŞ/</strong>İzmir’de Temel Conta işçilerinin 494 gündür sürdürdüğü grev sürecinde yaşanan gözaltılar kamuoyunda tartışma yarattı. Emek Partisi İzmir İl Örgütü tarafından yapılan açıklamada, işçilere yönelik ev baskınları ve gözaltıların kabul edilemez olduğu vurgulandı.</p>

<h2>“Gözaltılar derhal durdurulmalı”</h2>

<p>Açıklamada, grevdeki işçilere yönelik sabah saatlerinde gerçekleştirilen ev baskınları ve gözaltılar en sert şekilde kınandı. Anayasal hak olan sendikal örgütlenme ve grev hakkının fiilen engellendiği belirtilirken, işçilerin “huzur ve sükûneti bozma” gibi gerekçelerle gözaltına alınmasının hukuksuz olduğu ifade edildi.</p>

<h2>“Patrona yaptırım uygulanmadı”</h2>

<p>Temel Conta işvereninin grev süresince grev kırıcılığı yaptığı, yasal sınırların üzerinde işçi çalıştırdığı, makineleri ve malzemeleri kaçırdığı ve fabrikayı taşıdığı öne sürüldü. Bu durumun Çalışma Bakanlığı müfettiş raporları ve mahkeme kararlarıyla sabit olduğu belirtilen açıklamada, buna rağmen işverene herhangi bir yaptırım uygulanmadığı savunuldu.</p>

<h2>“İşçiler hedef alınıyor”</h2>

<p>Açıklamada, işçilerin temel ihtiyaçlarının dahi engellendiği, grev alanındaki müzik ve halay gibi etkinliklerin “gürültü” sayılarak müdahale edildiği ifade edildi. Barışçıl eylemlerin suç haline getirildiği belirtilirken, ifade süreçlerinde de hukuki sürelerin fiilen ortadan kaldırıldığı iddia edildi.</p>

<h2>“Bu bir sınıf tercihidir”</h2>

<p>Bir buçuk yıldır süren süreçte hukuksuzluklara müdahale edilmediği, ancak işçiler söz konusu olduğunda hızlı şekilde işlem yapıldığı belirtilerek bunun “açık bir sınıf tercihi” olduğu ifade edildi. Hukukun patronları korumak, işçileri ise baskılamak için kullanıldığı görüşü dile getirildi.</p>

<h2>Tutuklama ve gözaltılar eleştirildi</h2>

<p>BİRTEKSEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen’in “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçlamasıyla tutuklanmasının ve işçilerin gözaltına alınmasının aynı politikanın devamı olduğu savunuldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>“Amaç işçi sınıfını sindirmek”</h2>

<p>Açıklamada, yaşananların işçi sınıfını sindirme, grevleri kırma ve örgütlenmeyi dağıtma girişimi olduğu ifade edildi. İzmir’de artan iş bırakma eylemlerine de dikkat çekilerek, bu gelişmelerin tesadüf olmadığı belirtildi.</p>

<h2>Dayanışma çağrısı yapıldı</h2>

<p>Emek Partisi İzmir İl Örgütü, gözaltına alınan işçilerin serbest bırakılmasını ve grev üzerindeki baskıların kaldırılmasını talep etti. Açıklamada ayrıca, tüm işçi sınıfına birlik çağrısı yapılarak, Temel Conta greviyle dayanışma çağrısında bulunuldu. 1 Mayıs öncesinde mücadeleyi büyütme vurgusu da öne çıktı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>SEMİ TEKTAŞ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>EMEĞİN SESİ, İzmir</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/emepten-temel-conta-iscilerine-yonelik-gozaltilara-sert-tepki-amac-isciyi-sindirmek</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 14:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/04/9-eylul-84.png" type="image/jpeg" length="89382"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bayraklı Belediyesi'nde TİS krizi]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/bayrakli-belediyesinde-tis-krizi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/bayrakli-belediyesinde-tis-krizi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bayraklı Belediyesi'nde devam eden Toplu İş Sözleşmesi görüşmelerinde belediye yönetiminin mevcut hakların gerisinde bir teklif sunması, sendikayı harekete geçirdi. Tüm Bel-Sen İzmir 2 Nolu Şube, "Kazanılmış haklar pazarlık konusu yapılamaz" diyerek, lütuf değil uluslararası hukukla güvence altına alınmış toplu pazarlık hakkını savunduklarını duyurdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir’in önemli ilçelerinden Bayraklı’da, belediye emekçileri ile yönetim arasında yürütülen <strong>Toplu İş Sözleşmesi</strong> (TİS) süreci çıkmaza girdi. 1 Ocak 2026 tarihinden bu yana devam eden müzakerelerde, belediye yönetiminin sunduğu tekliflerin mevcut sözleşmenin dahi gerisinde kalması üzerine <strong>Tüm Bel-Sen</strong> sert bir açıklama yayımladı. Emekçiler, toplu sözleşme masasının çözüm üretmekten uzaklaştığını ve kazanılmış hakların tırpanlanmaya çalışıldığı bir dayatma sürecine dönüştüğünü ifade ederek, belediye binası önünde seslerini yükseltti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 04 13 At 13.16.38" class="detail-photo img-fluid" height="1500" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-13-at-131638.jpeg" width="2000" /></p>

<h2>Kazanılmış haklar ve uluslararası hukuk vurgusu</h2>

<p>Sendika tarafından yapılan açıklamada, mevcut hakların birer lütuf değil, yıllarca süren örgütlü mücadele ve ödenen bedellerle kazanıldığı hatırlatıldı. Belediye yönetiminin 4688 sayılı yasayı gerekçe göstererek ücretleri yasal sınıra çekme girişimi, emekçiler tarafından hukuken ve vicdanen kabul edilemez olarak nitelendirildi. Açıklamada, Türkiye’nin de taraf olduğu <strong>ILO</strong> (Uluslararası Çalışma Örgütü) sözleşmelerinin 87 ve 98 sayılı maddelerine atıfta bulunularak, özgür toplu pazarlık hakkının uluslararası hukukla güvence altına alındığı ve idari tasarruflarla sınırlandırılamayacağı vurgulandı.</p>

<p>Bayraklı Belediyesinin sosyal demokrat bir anlayışla yönetilmesi gerektiğini hatırlatan sendika temsilcileri, yönetimin tutumunun sosyal belediyecilik ilkeleriyle bağdaşmadığını savundu. CHP’li bir yerel yönetimin "yasakçı yasalara" sığınmaması gerektiğini ifade eden emekçiler, 1993 yılındaki Gaziantep Belediyesi örneğini ve AİHM kararlarını hatırlatarak; "Emekçilerin haklarını tırpanlayarak mı iktidara yürüyeceksiniz?" sorusunu yöneltti. Belediye yönetiminin, emeğin karşılığını savunmak yerine çalışanlarla karşı karşıya gelmesinin iş barışına darbe vurduğu belirtildi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 04 13 At 13.16.37(1)" class="detail-photo img-fluid" height="1500" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-13-at-1316371.jpeg" width="2000" /></p>

<h2>"Biz durursak Bayraklı’da hayat durur"</h2>

<p>Belediye hizmetlerinin sürekliliğinin ancak huzurlu bir çalışma ortamıyla mümkün olabileceğine dikkat çeken emekçiler, hizmetin her aşamasında imzalarının olduğunu hatırlattı. Yapılan açıklamada, "Belediyeyi ayakta tutan bizleriz; biz durursak binalar boş kalır, hizmetler aksar ve verilen sözler afişlerde kalır" denilerek, belediye yönetimine sağduyu çağrısı yapıldı. İzmir’in yaşam koşullarına uygun, gerçekçi ve mevcut sözleşmenin üzerinde bir teklifle masaya gelinmesi gerektiği, aksi takdirde iş barışının bozulmasının kaçınılmaz olduğu ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Demokratik ve meşru hakların kullanımı gündemde</h2>

<p>Makamların geçici, emekçinin ve üretilen hizmetin kalıcı olduğunun altını çizen Tüm Bel-Sen üyeleri, taleplerinin yok sayılmaya devam edilmesi durumunda üretimden gelen güçlerini kullanacaklarını sinyalini verdi. Yasal, demokratik ve meşru tüm hakların sonuna kadar savunulacağı belirtilen açıklamada, demokrasiye saygının emekçinin iradesine saygı duymaktan geçtiği mesajı verildi. Bayraklı emekçileri, belediye yönetimini aklıselimle hareket etmeye ve örgütlü mücadeleye saygı duymaya davet ederek eylemlerini sonlandırdı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EMEĞİN SESİ, İzmir, Bayraklı</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/bayrakli-belediyesinde-tis-krizi</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 13:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/04/haber-foto1188.jpg" type="image/jpeg" length="20227"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Başaran Aksu cezaevinde açlık grevine başlıyor]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/basaran-aksu-cezaevinde-aclik-grevine-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/basaran-aksu-cezaevinde-aclik-grevine-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bağımsız Maden İş Sendikası Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu’nun tutuklanmasına tepki gösteren CHP Manisa Milletvekili Vehbi Bakırlıoğlu, Aksu’nun cezaevinde açlık grevine başlama kararı aldığını duyurdu. Aksu, bu eylemiyle hem kendi tutukluluğuna itiraz etmeyi hem de Doruk Madencilik işçilerinin mücadelesine destek vermeyi hedefliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bağımsız Maden İş Sendikası Örgütlenme Uzmanı <strong>Başaran Aksu</strong>’nun tutuklanması, işçi dünyasında ve siyaset arenasında geniş yankı buldu. CHP Manisa Milletvekili <strong>Vehbi Bakırlıoğlu</strong>, Bağımsız Maden İşçileri Sendikası Genel Başkanı Gökay Çakır ve CHP Akhisar İlçe Başkanı Hayriye Hacet ile birlikte Akhisar’da basın açıklaması düzenledi. Bakırlıoğlu, Aksu’nun tutuklanmasının hukuki değil, siyasi bir hamle olduğunu savunarak; son günlerde artan gözaltı ve "kayyum" benzeri yönetim değişikliklerinin demokratik hak arama yollarını tıkamaya yönelik olduğunu iddia etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Akhisar Süleymanlı Cezaevi’nden dayanışma mesajı</h2>

<p>Tutuklanmasının ardından Akhisar’daki <strong>Süleymanlı Cezaevi</strong>’ne gönderilen Başaran Aksu’yu ziyaret eden Milletvekili Bakırlıoğlu, Aksu’nun moralinin yüksek olduğunu belirtti. Aksu’nun fiziken içeride olsa da zihninin madencilerin hak mücadelesinde olduğunu ifade eden Bakırlıoğlu, sendika uzmanının cezaevinden gönderdiği mesajı paylaştı. Mesajda, Ankara’daki <strong>Doruk Madencilik</strong> işçilerinin yaşadığı mağduriyete vurgu yapılarak, işçilerin pazar akşamı başlatacağı eylem ve pazartesi günü gerçekleştirecekleri Ankara yürüyüşüne dikkat çekildi.</p>

<h2>Maden işçileriyle omuz omuza açlık grevi</h2>

<p>Başaran Aksu’nun, dışarıdaki maden işçilerine destek vermek ve uğradığı hukuksuzluğu protesto etmek amacıyla <strong>açlık grevine</strong> başlayacağı açıklandı. Bakırlıoğlu süreci şu sözlerle aktardı:</p>

<blockquote>
<p>"Başaran Aksu, pazar akşamı Doruk madencileriyle dayanışmak ve bu düzendeki 'güçlünün adaletine' itiraz etmek için açlık grevine başlayacak. Kendisi, işçilerin Ankara yürüyüşüyle eş zamanlı olarak bedenini bu mücadeleye yatırıyor."</p>
</blockquote>

<h2>Siyasi gerilim tırmanıyor</h2>

<p>Açıklamasında Türkiye genelindeki siyasi gelişmelere de değinen Bakırlıoğlu; Bornova Belediye Başkanı’nın gözaltına alınması ve Bursa Büyükşehir Belediyesi yönetimindeki değişim iddialarını "hukuksuzluk zinciri" olarak nitelendirdi. Başaran Aksu’nun tutuklanmasının bu zincirin bir halkası olduğunu belirten CHP heyeti, maden işçilerinin hakları teslim edilene ve sendikal faaliyetler üzerindeki baskılar son bulana kadar davanın takipçisi olacaklarını vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EMEĞİN SESİ</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/basaran-aksu-cezaevinde-aclik-grevine-basliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Apr 2026 16:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/04/umut-sen-orgutlenme-koordinatoru-basaran-aksu-tutuklandi-1.jpg" type="image/jpeg" length="85089"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["Bu karar işçi sınıfına verilmiş bir gözdağıdır"]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/bu-karar-isci-sinifina-verilmis-bir-gozdagidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/bu-karar-isci-sinifina-verilmis-bir-gozdagidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bağımsız Maden İşçileri Sendikası, örgütlenme uzmanı Başaran Aksu'nun tutuklanmasına sert tepki gösterdi. Sendika Genel Başkanı Gökay Çakır ve yöneticiler, tutuklamanın hukuki değil siyasi olduğunu savunarak, kararın tüm işçi sınıfını ve hak arayan halkı korkutma amacı taşıdığını ifade etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bağımsız Maden İşçileri Sendikası Genel Başkanı <strong>Gökay Çakır</strong>, sendikanın örgütlenme uzmanı Başaran Aksu’nun tutuklanmasının ardından yaptığı açıklamada, Türkiye’deki adalet sistemine yönelik eleştirilerini dile getirdi. Çakır, bu tutuklamanın belirli çevrelerin arzusu doğrultusunda gerçekleştiğini savunarak, "Bu karar bize göre birilerinin sözleriyle insanları korkutma girişimidir. Türkiye’de işçi sınıfına ve halka açıkça <strong>gözdağı</strong> verilmek isteniyor. Birilerinin telkiniyle insanlar özgürlüğünden mahrum bırakılamaz; bu durum kabul edilemez" dedi. Adaletin herkese eşit uygulanması gerektiğini vurgulayan Çakır, patronlar ile işçiler arasında ayrım gözetilmesine tepki gösterdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Akbelen direnişine destek paylaşımları suç sayıldı</h2>

<p>Sendika yöneticilerinden Doğukan Akan, Başaran Aksu’nun tutuklanma gerekçesinin son derece tartışmalı olduğunu ifade etti. Akan’ın aktardığına göre, Aksu’nun geçtiğimiz hafta Muğla Akbelen’de <strong>Limak</strong> şirketine karşı yürütülen çevre mücadelesinde tutuklanan Esra Işık’a destek vermesi, yargılama sürecinin fitilini ateşledi. Akan, "Bugün uzmanımız Başaran Aksu trajikomik bir kararla tutuklandı. Tek suçu, Akbelen’deki mücadeleyi savunan Esra Işık’ın tutuklanma kararını teşhir etmek ve buna karşı sosyal medyada paylaşımlarda bulunmaktı" şeklinde konuştu. Sendika, bu durumu ifade özgürlüğüne yönelik doğrudan bir müdahale olarak değerlendirdi.</p>

<h2>"Memleketin her karışı maden şirketlerince sömürülüyor"</h2>

<p>Açıklamada, Türkiye’nin dört bir yanında devam eden maden arama ve işletme faaliyetlerine karşı yükselen sese dikkat çekildi. Maden şirketlerinin ülkeyi adım adım sömürdüğünü iddia eden <strong>Doğukan Akan</strong>, bu sömürüye karşı duran her kesimle dayanışma içinde olduklarını belirtti. Akan, "Eğer Başaran Aksu’nun fikirleri suçsa, biz sendika olarak hepimiz aynı şeyi düşünüyoruz. Eğer bu bir suçsa hepimizi tutuklayın. Biz buradayız ve hiçbir yere gitmiyoruz. Hem Başaran Aksu’nun hem de çevre mücadelesi veren Esra Işık’ın sonuna kadar arkasındayız" ifadelerini kullanarak kararlılık mesajı verdi.</p>

<h2>Ankara'daki Doruk Maden eylemi iptal edilmiyor</h2>

<p>Bağımsız Maden-İş yönetimi, bu tutuklama kararıyla sendikal faaliyetlerin ve planlanan eylemlerin engellenemeyeceğini duyurdu. Genel Başkan Gökay Çakır, 12'sinde Ankara’daki <strong>Doruk Maden</strong> önünde gerçekleştirecekleri eylemin takviminde bir değişiklik olmadığını açıkladı. İşçilerin ve emekçilerin yanında durmaya devam edeceklerini belirten Çakır; siyasetçilere, savcılara ve hakimlere seslenerek Başaran Aksu’nun derhal serbest bırakılması çağrısında bulundu. Sendika, işçi hakları mücadelesinin baskılarla sindirilemeyeceği uyarısını yineledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EMEĞİN SESİ</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/bu-karar-isci-sinifina-verilmis-bir-gozdagidir</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 10:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/04/umut-sen-orgutlenme-koordinatoru-basaran-aksu-tutuklandi-1.jpg" type="image/jpeg" length="86668"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hakkını arayan emekçiye gazlı müdahale]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/hakkini-arayan-emekciye-gazli-mudahale</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/hakkini-arayan-emekciye-gazli-mudahale" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir Kınık'ta hakları gasp edilen binlerce madencinin başlattığı eylem, verilen mühletin dolmasıyla yerini tarihi bir direnişe ve sert polis müdahalelerine bıraktı. Çinli şirketin ocağı terk etmesini isteyen işçiler, "Üreten biziz, yöneten de biz olacağız" diyerek madene el koyma kararı aldı. Patronun istifa şantajını reddeden emekçilere jandarma biber gazı ve TOMA'larla saldırdı, sendika temsilcileri gözaltına alındı. Barikatları aşan işçiler ocağa kapanarak direnişi bir üst seviyeye taşıdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir'in <strong>Kınık</strong> ilçesinde yer alan <strong>Polyak Madencilik</strong> işletmesinde on bir gündür devam eden iş bırakma eylemi, bugün öğle saatleri itibarıyla yeni bir aşamaya geçti. Çin merkezli <strong>Qitaihe</strong> şirketine hisselerin devredilmesi ve firmanın bölgeyi terk etmesi talebiyle yönetime saat 15.00'e kadar süre tanıyan <strong>maden işçileri</strong>, bu sürenin dolmasıyla birlikte harekete geçti. Üyesi oldukları <strong>Bağımsız Maden-İş</strong> sendikasının koordinasyonunda, aktif olarak çalışan bin iki yüz kırk üç işçinin tamamı üç vardiya halinde maden sahasının nizamiye kapısında toplandı. İşçiler, "Üreten biziz, kazanan da biz olacağız" diyerek, madenin kontrolünü fiili olarak kendi kuracakları bir yönetim kuruluyla devralacaklarını kamuoyuna duyurdu. Gece vardiyası servislerinin iptal edilmesine rağmen eylemciler kendi imkanlarıyla bölgeye ulaşırken, 301 Madenci Aileleri Derneği üyeleri de destek amacıyla alandaki yerini aldı.</p>

<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allow="autoplay; fullscreen" allowfullscreen="" frameborder="0" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" scrolling="no" src="https://dokuzeylul.com/vidyome/embed/302455" webkitallowfullscreen=""></iframe></div>

<h2>Maden kapısında yoğun güvenlik önlemi ve karşılıklı açıklamalar</h2>

<p>Sürenin dolmasına saatler kala, maden girişinde kolluk kuvvetleri tarafından geniş çaplı güvenlik tedbirleri alındı. Bölgeye çok sayıda çevik kuvvet ekibi sevk edilirken, <strong>TOMA</strong> araçları da nizamiyede hazır bekletildi. Güvenlik barikatlarının önünde işçilere seslenen Sendika Genel Başkanı Gökay Çakır, saat 15.00'e kadar somut bir adım atılmaması halinde eylemin boyut değiştireceğini belirtti. Çakır, idari makamlara hitaben yaptığı konuşmada, "Siz bariyeri koyarsınız, biz gövdemizi koyarız. Somut bir şey getirmezseniz bu madenciyi burada bulamazsınız" diyerek ocağa girme kararlılıklarını vurguladı. Sendika tarafından yapılan anlık bilgilendirmelerde, beş yüz işçinin maden sahasının içinde, beş yüz işçinin ise dışarıda bekleyişini sürdürdüğü ifade edildi.</p>

<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allow="autoplay; fullscreen" allowfullscreen="" frameborder="0" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" scrolling="no" src="https://dokuzeylul.com/vidyome/embed/302453" webkitallowfullscreen=""></iframe></div>

<h2>Masaya gelen istifa teklifi ipleri kopardı</h2>

<p>Gerilimin en yüksek noktaya ulaştığı saat 15.00 sularında, işveren temsilcileri ile sendika yöneticileri arasında işçilerin de bulunduğu bir alanda son bir görüşme gerçekleştirildi. Bu kritik toplantıda şirket yönetiminin, alacakların ödenmesi karşılığında işçilerden 6 Mart tarihine kadar istifa etmelerini talep ettiği öğrenildi. Bu teklif, eylemciler ve sendika yönetimi tarafından kesin bir dille reddedildi. Teklifin reddedilmesinin ardından sendika cephesinden yapılan resmi açıklamada; Fiba Holding yetkililerine, Muzaffer Polat'a ve Çinli firmaya yönelik uyarılar yinelenerek, işçilerin haklarından taviz vermeyeceği belirtildi. Sendikanın örgütlenme uzmanı Başaran Aksu da alanda yaptığı değerlendirmede, holdinglerin uygulamalarını eleştirerek, işçilerin maaş ve tazminatlarına el konulduğunu savundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Güvenlik güçlerinden biber gazlı müdahale</h2>

<p>Görüşmelerin tıkanması ve işçilerin maden sahasına yönelik ilerleme girişiminin ardından bölgede arbede yaşandı. Kalabalığın dağılması yönündeki uyarılara rağmen bekleyişini sürdüren ve içeri girmek isteyen gruba <strong>jandarma müdahalesi</strong> gerçekleşti. Güvenlik güçleri, grubu dağıtmak amacıyla biber gazı ve jop kullandı. Müdahale esnasında yaşanan karmaşada, eylemi organize eden isimlerden örgütlenme uzmanı Başaran Aksu, sendika avukatı Abdurrahim Demiryürek ve iki maden işçisi güvenlik güçleri tarafından <strong>gözaltı</strong> işlemine tabi tutuldu. Yaşanan bu sert müdahaleye ve gözaltılara rağmen, çok sayıda işçinin polis barikatını aşarak maden ocağının içine girdiği ve eylemlerini içeride devam ettirdikleri bildirildi.</p>

<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allow="autoplay; fullscreen" allowfullscreen="" frameborder="0" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" scrolling="no" src="https://dokuzeylul.com/vidyome/embed/302454" webkitallowfullscreen=""></iframe></div>

<h2>Maden içinde alacak tartışması</h2>

<p>Olayların maden sahasının içine taşınmasının ardından, sendika avukatlarından Mürsel Ünder içerideki işçilere yönelik hukuki sürece dair iddialarını paylaştı. Şirketin devir işlemlerine dikkat çeken Ünder, Ticaret Sicil Gazetesi kayıtlarına göre ilgili firmanın sadece 20 bin lira sermayesi olduğunu öne sürdü. Ünder, bu mali tabloyla yapılan işlemlerin hukuken geçerli olmadığını savunarak madenin başkalarına devredilmesine müsaade etmeyeceklerini belirtti. Öte yandan madenciler, içerideki birikmiş ücretleri, tazminatları ve diğer haklarıyla birlikte toplamda 450 milyon lira alacakları bulunduğunu iddia ediyor. İşçiler, bu borç yükü göz önüne alındığında madenin asıl sermayedarının kendileri olduğunu ve üretimi de bizzat yürüteceklerini ifade ediyor.</p>

<h2>Ne olmuştu?</h2>

<p>Bugün sıcak çatışmalara sahne olan eylemin temelinde, madenin el değiştirmesinin ardından son altı ayda yaşanan idari ve mali krizler yatıyor. Tesisin yabancı bir şirkete satılma sürecinde, yönetimin "küçülme" politikasına gittiği gerekçesiyle yaklaşık 1700 madencinin iş akdine son verilmişti. İşten çıkarılan bu grubun kıdem ve ihbar tazminatları ödenmezken, hali hazırda çalışmaya devam eden binin üzerindeki işçinin de uzun süredir maaşlarını ve toplu iş sözleşmesinden doğan geriye dönük farklarını alamadığı belirtiliyor. Ücret krizinin yanı sıra, yetersiz bakım ve yönetim boşluğu nedeniyle madendeki çalışma koşullarının işçi sağlığı ve iş güvenliği açısından ciddi riskler barındırmaya başladığı da sendikanın temel şikayetleri arasında yer alıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EMEĞİN SESİ, İzmir, Kınık</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/hakkini-arayan-emekciye-gazli-mudahale</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 16:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/03/haber-foto11-2026-03-02t165540790.jpg" type="image/jpeg" length="93584"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Polyak'ta işçilerin verdiği süre doluyor... Emekçiler madene el koyacak]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/polyakta-iscilerin-verdigi-sure-doluyor-emekciler-madene-el-koyacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/polyakta-iscilerin-verdigi-sure-doluyor-emekciler-madene-el-koyacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çinli Qitaihe şirketine yapılan devir işleminin ardından hakları gasp edilen binlerce maden emekçisi, yönetime tanıdıkları sürenin dolmasıyla birlikte madenin kontrolünü kendi ellerine alacaklarını açıkladı. Servisleri iptal edilen işçiler kendi imkanlarıyla madene giderken, bölgeye sevk edilen güvenlik güçleri ve TOMA'lar eşliğinde gergin bekleyiş devam ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>9 EYLÜL/</strong></em>Bölgenin en önemli istihdam kaynaklarından biri olan <strong>Polyak Madencilik</strong> bünyesinde patlak veren ve tam on gündür devam eden direniş, bugün itibarıyla yepyeni ve çok daha sert bir boyuta taşındı. Çin merkezli <strong>Qitaihe</strong> şirketine gerçekleştirilen tartışmalı hisse devri sonrasında mağdur edilen madenciler, sürecin başından bu yana seslerini duyurmaya çalışıyordu. İşçilerin yetkili sendikası olan <strong>Bağımsız Maden-İş</strong> öncülüğünde alınan karar doğrultusunda, şirket yönetimine bugün, yani 2 Mart Pazartesi gününe kadar kesin bir mühlet verilmişti.</p>

<p><img alt="2026 02 25 Polyak Maden Iscisi X" class="detail-photo img-fluid" height="400" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/03/2026-02-25-polyak-maden-iscisi-x.jpg" width="740" /></p>

<p>İşçiler ve sendika yetkilileri tarafından yapılan ortak açıklamada, şirketin hisseleri devredip bölgeyi tamamen terk etmemesi durumunda radikal bir adım atılacağı duyurulmuştu. Bu açıklamaya göre madenciler, fiili olarak madene el koyacak ve kendi içlerinde oluşturacakları demokratik bir yönetim komitesiyle işletmeyi bizzat kendileri çalıştırmaya başlayacaklar. </p>

<p><img alt="2026 02 25 Polyak Maden Iscisi X" class="detail-photo img-fluid" height="400" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/03/2026-02-25-polyak-maden-iscisi-x.jpg" width="740" /></p>

<h2>Şirketten servis engeli iddiası</h2>

<p>İşçilerin yönetime verdiği mühletin dolmasına artık sadece saatler kala, işveren cephesinden eylemi kırmaya yönelik hamleler olduğu öne sürüldü. Maden yönetimi, işçilerin bölgeye ulaşımını sağlayan personel servislerinin faaliyetlerini tamamen durdurdu. </p>

<p>Sendikanın acil çağrısı üzerine hareket geçen madenciler, kendi şahsi imkanları, araçları ve hatta yaya olarak maden sahasına doğru akın etmeye başladı. Servis şoförlerinin yönetim ve kolluk kuvvetleri tarafından tehdit edildiğini belirten sendika yetkilileri, bu baskıların yersiz olduğunu ve hak arayışından asla vazgeçmeyeceklerini bir kez daha vurguladı. Kapıların giriş çıkışlara kapatılması üzerine ise madenciler, kendilerini maden sahasına kilitleyerek eylemlerini bir üst aşamaya taşıdı. Çoğunluğunun oruçlu olduğu öğrenilen işçiler, yöre halkı başta olmak üzere tüm kamuoyunu kendileriyle dayanışmaya çağırdı.</p>

<h2>Direnişin dijital alanı</h2>

<p>Direnişin dijital cephesinde de oldukça hareketli saatler yaşanıyor. Süreci anbean kamuoyu ile paylaşan sendika, sosyal medya hesapları üzerinden peş peşe çarpıcı açıklamalar yayınlayarak hem yönetime hem de mülki idare amirlerine net mesajlar gönderdi. Gece saatlerinde yapılan paylaşımlarda, "Kalleşçe yollara başvurmayın, saygınca harbice dövüşün" ifadeleriyle yönetimin servis iptali kararına sert bir tepki gösterildi.</p>

<p>Sabah saatlerinde yapılan bir diğer paylaşımda ise eylemin meşruiyetine vurgu yapılarak, <strong>1243 maden işçisi</strong> grubunun artık işletmenin yeni ortakları statüsünde olduğu ilan edildi. Çinli şirkete yönelik "Hisseyi devret, Kınık'ı terk et" sloganı direnişin ana mottosu haline gelirken, idari makamlara da "Madencinin karşısında durmayın, soygunculuğa karşı mücadele ediyoruz" şeklinde tarihi bir çağrıda bulunuldu. Saat 15.00'e kadar bekleyeceklerini belirten işçiler, bu saatten sonra kurulacak her türlü planı bozacaklarının altını çizdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Ekran Görüntüsü 20260302 094355" class="detail-photo img-fluid" height="483" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/03/ekran-goruntusu-20260302-094355.png" width="869" /></p>

<h2>Güvenlik güçleri ve TOMA maden önünde</h2>

<p>Sahadan gelen son dakika bilgileri, maden önündeki tablonun giderek daha da ciddileştiğini ortaya koyuyor. Sabah saat 09.13 sularında, eylem alanına kolluk kuvvetleri ekipleriyle birlikte <strong>TOMA</strong> araçlarının sevk edildiği bildirildi. Bölgede şu an çok sayıda kolluk kuvveti konuşlandırılmış durumda ve maden girişinde adeta duvar örülmüş vaziyette. İşçilerin "Üreten biziz, yönetmeyi de biliyoruz" sloganlarıyla bekleyişi sürerken, güvenlik güçlerinin olası bir müdahalesine karşı da hazırlıklı oldukları gözlemleniyor.</p>

<p><img alt="Ekran Görüntüsü 20260302 094304" class="detail-photo img-fluid" height="297" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/03/ekran-goruntusu-20260302-094304.png" width="418" /></p>

<h2>Ne olmuştu?</h2>

<p>Bugün gelinen bu patlama noktasının ardında yatan süreç ise oldukça sancılı. Krizin fitili, tesisin el değiştirmesiyle ateşlendi. Bu devir işlemlerinin hemen ardından, şirket "küçülme" stratejisini gerekçe göstererek tam 1700 madenciyi kapının önüne koydu. İşten çıkarılan bu devasa kalabalığın alacakları gasp edilirken, içeride çalışmaya devam eden işçiler de benzer bir girdabın içine çekildi.</p>

<p>Halen aktif olarak çalışan işçiler; aylardır biriken maaşlarını, banka promosyon haklarını ve en önemlisi Toplu İş Sözleşmesi'nden (<strong>TİS</strong>) doğan geriye dönük yüklü alacaklarını tahsil edemiyor. Kıdem ve ihbar tazminatlarının geleceği tamamen belirsizliğe terk edilmiş durumda. Ekonomik mağduriyetin yanı sıra, yetersiz yönetim anlayışı nedeniyle maden içerisindeki çalışma ortamının İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (<strong>İSİG</strong>) standartları açısından son derece riskli ve hayati tehlike barındıran bir hale geldiği de sahadan gelen en kritik uyarılar arasında yer alıyor. İşçiler, tüm muhatapları derhal sorumluluk almaya ve çalışma koşullarını yasal standartlara çekmeye davet ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EMEĞİN SESİ, İzmir, Kınık</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/polyakta-iscilerin-verdigi-sure-doluyor-emekciler-madene-el-koyacak</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 10:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/03/haber-foto11-15-3.jpg" type="image/jpeg" length="76340"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kamu işçisinde zam pazarlığı sürüyor]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/kamu-iscisinde-zam-pazarligi-suruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/kamu-iscisinde-zam-pazarligi-suruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TÜRKİYE İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş) Genel Başkan Ergün Atalay ve Hak İşçi Sendikaları (Hak-İş) Genel Başkanı Mahmut Arslan, 700 bin kamu işçisini ilgilendiren toplu iş sözleşmesi görüşmeleri kapsamında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin ile 4.5 saatlik toplantı yaptı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Utku ÇELİK-</strong></em>Kamuda&nbsp;700 binden fazla işçiyi ilgilendiren 2023 yılı ‘Kamu Toplu İş Sözleşmeleri Çerçeve Protokolü’ görüşmelerinde süreç devam ediyor. Türk-İş&nbsp;Genel Başkan Ergün Atalay ve Hak-İş&nbsp;Genel Başkanı Mahmut Arslan, Bakan Bilgin'i ziyaret etti. Türk Ağır Sanayii ve Hizmet Sektörü Kamu İşverenleri Sendikası (TÜHİS) heyetinin de hazır bulunduğu görüşme, yaklaşık 4.5&nbsp;saat sürdü.</p>

<h2>'BELLİ BİR AŞAMAYI GEÇTİK'</h2>

<p>Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay ve Hak-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan, toplantı sonrasında gazetecilere açıklama yaptı. Gerçekleştirilen toplantının verimli geçtiğini söyleyen Hak-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan, "Bu toplantının sonucunda belli bir aşamayı geçtik. Umarım önümüzdeki hafta Sayın Bakan ile&nbsp;tekrar bir araya geleceğiz. Toplu iş sözleşmesinde nihai noktada uzlaşılması için elimizden geleni&nbsp;yapacağız. Sayın Bakan, TÜHİS, Türk-İş&nbsp;ve Hak-İş&nbsp;olarak gerçekten bu toplu iş sözleşmesini bir an evvel sonuçlandırmak için çaba sarf ediyoruz ancak bütün maddelerde bir uzlaşmayı henüz yakalayamadık, tam bir mutabakat sağlanamadı. Bunun için de çabalarımız devam edecek"&nbsp;diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>'ARZUMUZ, BUGÜN RAKAMLARI SÖYLEMEKTİ'</h2>

<p>Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay ise&nbsp;kamuoyunun görüşmelerden bir rakam beklediğini ancak bir rakam verme durumunun olmadığını söyleyerek, "Arzumuz, bugün verilen rakamları söylemekti. En son&nbsp;taban ücret 12 bin lira ve yüzde 40 civarında bir zam vardı. O rakamın dışında da sendikaların tamamının iş yerlerine özel sorunları var. Emek zammı, hizmet zammı, gece çalışmaları, vardiyalar var. Bugün onların bir kısmını çözdük&nbsp;ama rakamla ilgili, Sayın Bakan'ın da işveren sendikasının da büyük ihtimal önümüzdeki hafta salı günü bize bir rakam getireceklerini söylediler"&nbsp;ifadelerini kullandı.</p>

<p>Atalay, görüşmelere&nbsp;20 Ocak’ta başladıklarını ve işçilerin bu görüşmelerin istedikleri şekilde bitirilmesini istediklerini hatırlatarak, "Uygun bir rakam verirlerse ne ala. Vermezlerse 'Biz bu meseleyi seçimden evvel bitireceğiz' diye bir ayet yok. Bir an evvel üç milyonluk bir ailenin talebini yerine getirsinler. Salı son olur, salıdan sonra zaten görüşmenin bir anlamı kalmaz.&nbsp;Salı günü inşallah önümüze taban ve tavan ücretle ilgili bir rakam getirirler. İdari maddelerde takıldığımız bir iki konu var, onları da çözüp sözleşme yapılır. Biz burada afaki bir rakam istemiyoruz" dedi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Utku ÇELİK</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EMEĞİN SESİ</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/kamu-iscisinde-zam-pazarligi-suruyor</guid>
      <pubDate>Fri, 05 May 2023 19:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2023/05/agency/dha/kamu-iscisinde-zam-pazarligi-suruyor.jpg" type="image/jpeg" length="19771"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
