<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Dokuz Eylül - Güncel İzmir Haberleri</title>
    <link>https://dokuzeylul.com</link>
    <description>izmir haberleri, İzmir son dakika haber, ekonomi, siyaset, magazin, bölgesel, spor, turizm, etkinlik, tarih, bilim, teknoloji ve güncel izmir haberler</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://dokuzeylul.com/rss/gaziemir" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>© 2026 - Yayınlanan haber ve fotoğrafların tüm hakları İGC - 9 Eylül Medya grubuna aittir.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 14 Apr 2026 09:33:19 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/rss/gaziemir"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[İzmir’de evlat acısına dayanamadı: Anne 24 saat sonra hayatını kaybetti]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/izmirde-yurek-yakan-aci-oglunun-ardindan-anne-de-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/izmirde-yurek-yakan-aci-oglunun-ardindan-anne-de-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir Gaziemir’de anne ve oğul bir gün arayla kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti. Evlat acısına dayanamayan annenin ölümü yürekleri dağladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir’in Gaziemir ilçesinde yaşanan olay, görenlerin yüreğini burktu. Aynı aileden anne ve oğul, kalp krizi nedeniyle yalnızca bir gün arayla yaşamını yitirdi. Gaziemir’de yaşanan acı olay, mahallede derin bir üzüntüye neden oldu.</p>

<p>73 yaşındaki Behice Yılmaz, önce oğlunun ani ölüm haberiyle sarsıldı, ardından yaşadığı büyük acının ardından geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Oğlunu uyandırmaya gittiğinde acı gerçekle karşılaştı</h2>

<p>Olay, 3 Nisan günü Gaziemir’in Irmak Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre Behice Yılmaz, sabah saatlerinde oğlunu uyandırmak için odasına gittiğinde onu yatağında hareketsiz halde buldu.</p>

<p>Durumun bildirilmesi üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yapılan ilk incelemelerde, Sedat Yılmaz’ın kalp krizi geçirerek hayatını kaybettiği tespit edildi.</p>

<p>Bu ani kayıp, aileyi ve yakın çevreyi yasa boğdu.</p>

<p><img alt="Image-553" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/04/image-553.png" width="1280" /></p>

<h2>Acıya dayanamayan anne de fenalaştı</h2>

<p>Oğlunun ölümünün ardından büyük bir üzüntü yaşayan Behice Yılmaz, yaşadığı şok ve stresin etkisiyle ertesi gün evinde fenalaştı. Yakınlarının ihbarı üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri, yaşlı kadına ilk müdahaleyi yaptı.</p>

<p>Durumu ağır olan Yılmaz, ambulansla Alsancak Nevvar Salih İşgören Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.</p>

<h2>Tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı</h2>

<p>Hastanede yapılan kontrollerde kalp krizi geçirdiği belirlenen Behice Yılmaz, doktorların tüm çabasına rağmen kurtarılamadı. Böylece anne ve oğulun peş peşe gelen vefatı, bölgede derin bir hüzün yarattı.</p>

<p>Yakınları, yaşananların büyük bir travma olduğunu belirtirken, mahalle sakinleri de olay karşısında şaşkınlık ve üzüntü yaşadı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>İZMİR GÜNCEL, Gaziemir</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/izmirde-yurek-yakan-aci-oglunun-ardindan-anne-de-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Sun, 05 Apr 2026 13:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/04/9-eylul-5-3.png" type="image/jpeg" length="92826"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İzmir’in Çernobili’nde tarihi eşik aşıldı: 20 yıllık kirlilik süreci sona erdi]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/izmirin-cernobilinde-tarihi-esik-asildi-20-yillik-kirlilik-sureci-sona-erdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/izmirin-cernobilinde-tarihi-esik-asildi-20-yillik-kirlilik-sureci-sona-erdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir’in Gaziemir ilçesinde, 20 yıldır kamuoyunun gündeminden düşmeyen eski kurşun fabrikası alanında yürütülen temizlik çalışmaları sona erdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>1950’li yıllardan itibaren Aslan Avcı Dökümhanesi olarak faaliyet gösteren ve 2010 yılında kapatılan kurşun geri kazanım fabrikasının bulunduğu alanda, Ekovar Çevre Grup tarafından 2022 yılından bu yana sürdürülen çevresel temizlik ve iyileştirme çalışmaları tamamlandı.<br />
<br />
Ekovar Çevre Grup tarafından yapılan temizlik ve iyilik çalışmaları kapsamında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda, İl Müdürlüğü, İzmir İl Sağlık Müdürlüğü, DSİ 2. Bölge Müdürlüğü, Tarım ve Orman İzmir İl Müdürlüğü, Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı tarafından tüm aşamalara yönelik saha değerlendirme ve izleme toplantısı yaptı. Uygulamada ise Pozitif Atık Yönetimi firmasınca hazırlanan Saha Örnekleme ve Analiz Planı’nı devreye alındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>180 NOKTADAN ÇİFTE NUMUNE</h2>

<p>Bu kapsamda Ekovar Çevre Grup, temizlik ve iyileştirme çalışmalarına yönelik, sahadaki beş ayrı bölgede, toplam 180 nokta ve ayrıca dört referans noktasından sondaj çalışmaları gerçekleştirdi, her birinden numuneler aldı. Farklı derinliklerde açılan sondaj kuyularıyla, hem yüzey hem de derin toprak katmanlarındaki muhtemel kalıntılar analiz edildi. Bu numunelerin dışında doğrulama için ikinci bir numune daha alındı.<br />
<br />
Geçtiğimiz gün ise komisyon üyeleri inceleme yaptı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Genel Müdür Yardımcısı Semih İlker Sanaç, Su ve Toprak Yönetimi Daire Başkanı Menderes İşçen, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İzmir İl Müdür Yardımcısı Ö. Şafak Özket, Çevre Denetimi Şube Müdürü Hasan Ayaz, Sanayi Atıklarının Yönetimi Şube Müdürü Dr. Özlem Yılmaz, Toprak Kirliliği Kontrolü Şube Müdürlüğü Ziraat Mühendisi Mustafa İlker Okurcan, Çevre Yönetim ve Denetim Şube Müdürü Emrah Muvafık, Kimya Mühendisi Giray Isıyel, Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumu (TENMAK) Radyoaktif Atık Yönetimi Atom Enerjisi Uzmanı Bengisu İpek ve Çevre Mühendisi Feridun Oğuz, Nükleer Düzenleme Kurumu (NDK) Radyasyondan Korunma Daire Başkanı Sabri Hızarcı, NDK Grup Başkanları Çiğdem Polat Dağlı ve Dr. Haluk Atak tarafından yapılan incelemenin ardından yönlendirme kurulu toplantısı yapıldı. Toplantıda, sahada fiili olarak temizlik faaliyetlerinin tamamlandığına yönelik karar imza altına alındı.</p>

<p><img alt="1774785518791 Foto1" class="detail-photo img-fluid" height="2268" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/03/1774785518791-foto1.jpg" width="4032" /></p>

<h2>“20 YILLIK SÜREÇ BİLİMSEL YÖNTEMLERLE TAMAMLANDI”</h2>

<p>Ekovar Çevre Grup Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Özer, çalışmaların temizlik ve iyileştirme sürecinin aynı zamanda bilimsel ve çok paydaşlı bir çevre rehabilitasyon modeli olduğunu söyledi. Özer “Gaziemir’deki saha, uzun yıllar boyunca kamuoyunun haklı hassasiyetle takip ettiği, teknik olarak da son derece karmaşık bir alandı. 2022 yılında başladığımız bu süreçte en temel önceliğimiz; bilimsel verilerle ilerlemek, şeffaf bir çalışma yürütmek ve ilgili tüm kamu kurumlarıyla koordinasyon içinde hareket etmek oldu. Sahada gerçekleştirdiğimiz temizlik ve iyileştirme faaliyetleri, ulusal mevzuata ve uluslararası standartlara uygun şekilde planlandı ve uygulandı” dedi. Özer, sürecin yoğun bir analiz ve doğrulamayı da içerdiğini belirterek şunları söyledi:<br />
<br />
“180 farklı noktadan, farklı derinliklerde alınan numuneler ve bunların her biri için gerçekleştirilen çift numune uygulaması, çalışmanın güvenilirliğini en üst seviyeye taşımıştır. Sürecin her aşaması kayıt altına alınmış, izlenebilir ve doğrulanabilir bir yapı içinde yürütüldü. Bugün gelinen noktada, sahada fiili temizlik ve iyileştirme çalışmalarının tamamlanmış olması çok önemli. Bundan sonraki süreçte, hazırlanan raporların ilgili kurumlar tarafından değerlendirilmesiyle birlikte nihai karar verilecek. Bu kararın olumlu sonuçlanması halinde, Gaziemir’deki bu alan artık yeni bir döneme adım atacak. Biz de bu sürecin bir parçası olmaktan ve kamu yararına katkı sunmaktan memnuniyet duyuyoruz”<br />
<br />
Ekovar’ın çalışmaları, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Nükleer Düzenleme Kurumu ve TENMAK’ın denetiminde ilerliyor. Radyasyon ölçümleri 7/24 RADİSA sistemiyle izleniyor, tüm veriler EURDEP üzerinden kamuoyuna açık olarak paylaşılıyor. Sahada yalnızca eğitilmiş personel çalışabiliyor ve süreçler A Tipi Uluslararası Gözetim Firması tarafından denetleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>BÜLTEN</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>İZMİR GÜNCEL, Gaziemir</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/izmirin-cernobilinde-tarihi-esik-asildi-20-yillik-kirlilik-sureci-sona-erdi</guid>
      <pubDate>Mon, 30 Mar 2026 09:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/03/9-eylul-43.png" type="image/jpeg" length="59283"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mermer sanatla ölümsüzleşiyor]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/mermer-sanatla-olumsuzlesiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/mermer-sanatla-olumsuzlesiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünyanın en prestijli doğaltaş fuarlarından biri olan Marble İzmir, bu yıl sanatı odağına alıyor. Fuar kapsamında düzenlenen Heykel Çalıştayı ile altı usta sanatçı, milyonlarca yıllık mermer blokları İzmir’in meydanlarını süsleyecek dev eserlere dönüştürmek için çekiç sallamaya başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından bu yıl 31. kez kapılarını açmaya hazırlanan <strong>Marble İzmir – Uluslararası Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı</strong>, sadece ticari bir buluşma değil, aynı zamanda dev bir sanat atölyesine dönüşüyor. Fuarın en dikkat çekici etkinliklerinden biri olan <strong>Heykel Çalıştayı</strong>, 8 Nisan 2026 tarihine kadar sürecek olan yoğun üretim safhasına geçti.</p>

<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. <strong>Cemil Tugay</strong>’ın önerisiyle hayata geçirilen bu özel çalıştayda, Türkiye’nin farklı noktalarından gelen usta heykeltıraşlar, ham mermer blokları canlı performansla işliyor. Sanatseverler ve fuar ziyaretçileri, kaba taşın estetik bir figüre dönüşme serüvenini yerinde, tozun ve sesin içindeki o büyülü atmosferde izleme şansı buluyor.</p>

<p><img alt="21.03.2026 B2Eb154F 6A5C 4D78 B43D 235C304A48E8" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/03/21032026-b2eb154f-6a5c-4d78-b43d-235c304a48e8.jpg" width="1600" /></p>

<h2>Altı usta sanatçı mermere ruh üflüyor</h2>

<p>Küratörlüğünü deneyimli heykeltıraş <strong>Ekin Erman</strong>’ın üstlendiği çalıştay, Türkiye’nin heykel sanatındaki güçlü isimlerini bir araya getirdi. Bahadır Hızol, Çağdaş Erçelik, Dilşad Akçayöz, Orhan Gazi Keskin, Özkan Arslan ve Tonguç Sercan’dan oluşan sanatçı grubu, yaklaşık 25 gün boyunca Fuar İzmir’de mesai harcayacak.</p>

<p>Mermerin doğadaki milyonlarca yıllık oluşum sürecine vurgu yapan Küratör Erman, bu malzemenin sanatla buluştuğunda kazandığı değeri şu sözlerle özetliyor:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p>"Mermer zaten ölümsüz bir taş, ancak sanatla buluştuğunda bu ölümsüzlük bir kat daha artıyor. Günümüzde her şey hızla tüketilip atılırken, bir meydana konulan mermer heykel yüzyıllarca yaşayabiliyor. Biz de binlerce yıllık o hayranlık uyandıran zincirin bir parçası oluyoruz."</p>
</blockquote>

<h2>Heykeller fuarın ardından İzmir sokaklarına emanet edilecek</h2>

<p>Çalıştayın en heyecan verici yanı ise eserlerin fuar bittikten sonraki kaderi. 14-17 Nisan 2026 tarihleri arasında <strong>Marble İzmir Fuarı</strong> süresince D Holü’nde sergilenecek olan eserler, organizasyonun ardından depolara kaldırılmayacak. Cemil Başkan’ın vizyonu doğrultusunda bu heykeller, İzmir’in farklı noktalarındaki kamusal alanlara, meydanlara ve parklara taşınacak.</p>

<p>Heykelin diğer sanat dallarından farklı olarak "dokunulabilir" ve "yaşanabilir" bir sanat olduğunu belirten sanatçılar, eserlerin <strong>kent belleği</strong> içerisinde yer alacak olmasından büyük mutluluk duyuyor. İzmirliler, fuar sonrasında şehrin parklarında gezerken veya bir meydanda dinlenirken bu devasa mermer eserlerle birebir bağ kurabilecek. Böylece Marble İzmir’in ekonomik etkisi sektöre, sanatsal etkisi ise doğrudan İzmir halkına dokunmuş olacak.</p>

<h2>Yoğun tempo 8 Nisan’da son bulacak</h2>

<p>Şu sıralar Fuar İzmir alanında hummalı bir çalışma hakim. Sanatçılar, titizlikle hazırladıkları eskizlerini dev bloklara aktararak yontma işlemine başladı. <strong>Mermer üretimi</strong> ve teknolojilerinin kalbinin attığı fuarda, sanatın bu denli ön plana çıkarılması, sektör temsilcileri tarafından da takdirle karşılanıyor. 8 Nisan’da tamamlanacak olan üretim süreci, taşın sertliği ile sanatın zarafetinin buluştuğu eşsiz bir görsel şölen sunmaya devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>BÜLTEN</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL, İzmir, Gaziemir</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/mermer-sanatla-olumsuzlesiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 21 Mar 2026 09:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/03/21032026-39963030-fcee-4c2e-96c0-101255cb8fa1.jpg" type="image/jpeg" length="33239"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Alman devi şalter indirdi]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/alman-devi-salter-indirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/alman-devi-salter-indirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rüzgar enerjisi ekipmanları üretiminde dünya merkezi olma yolunda ilerleyen İzmir, acı bir vedaya daha sahne oluyor. Ege Serbest Bölgesi’nde 2002 yılından bu yana türbin kanadı imal eden Alman Enercon Aero firması, üretimini dün itibarıyla sonlandırdığını duyurdu. Şehirdeki rüzgar kanadı fabrikalarının birer birer kapanmasıyla sektörde derin bir sessizlik hakim olurken, Alman devinin yeni ve daha büyük bir yatırım için hazırlık yaptığı iddiaları teselli kaynağı oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yenilenebilir enerji yatırımlarıyla Türkiye'nin rüzgar başkenti olarak anılan <strong>İzmir</strong>, sanayi dünyasını sarsan bir kapanış haberiyle sarsıldı. Gaziemir ilçesinde yer alan ve yıllardır üretimin kalbi olan <strong>Ege Serbest Bölgesi</strong> (ESBAŞ) içerisinde faaliyetlerini sürdüren Alman enerji devi Enercon'a ait Aero Rüzgar, dün itibarıyla tüm imalat süreçlerine nokta koydu. Tam 22 yıldır rüzgar türbinleri için stratejik öneme sahip kanatları üreten dev tesisin kapısına kilit vurulması, hem bölge ekonomisi hem de binlerce emekçi için beklenmedik bir dönüm noktası oldu. Şirket yetkililerinden edinilen kulis bilgilerine göre, fabrikanın kapatılma gerekçesi sanılanın aksine sipariş azlığı değil, mevcut binanın gelişen teknoloji karşısında yetersiz kalması. Modern rüzgar türbinlerinin kanat boylarının devasa boyutlara ulaşması nedeniyle, serbest bölgedeki fiziki koşulların artık bu dev parçaların üretimine ve sevkiyatına imkan tanımadığı öğrenildi. Bir zamanlar 350 kişiye istihdam sağlayan bu devasa yapının boşaltılacak olması, kentin sanayi vizyonunda ciddi bir gedik açtı.</p>

<h2>Rüzgarın başkentinde fabrikalar birer birer sönüyor</h2>

<p><a href="https://tekreferans.com/ruzgarda-izmir-in-son-kanadi-kirildi-alman-devi-uretimi-durdurdu" rel="nofollow">Tek Referans'ta yer alan habere göre,</a> İzmir'in rüzgar enerjisi ekipmanları üretiminde uluslararası bir üs olma hayali, son iki yılda alınan peş peşe kapatma kararlarıyla ağır bir darbe aldı. Sektörde adeta bir yaprak dökümü yaşanırken, kentin rüzgar kanadı imalatı yapan dört büyük kalesinden hiçbiri ayakta kalamadı. İlk olarak Danimarka merkezli dünya devi LM Wind Power kenti terk ederken, geçtiğimiz yaz mevsiminde ise ABD menşeli TPI Composites iki ayrı fabrikasının kapısını sonsuza dek mühürledi. Sektörün İzmir'deki son temsilcisi olarak direnen <strong>Enercon Aero</strong> firmasının da havlu atmasıyla, şehirdeki rüzgar kanadı üretimi şimdilik tarih oldu. Uluslararası devlerin Türkiye pazarından birer birer çekilmesi veya mevcut tesislerini devretme kararı alması, "Rüzgarın merkezi İzmir'e nazar mı değdi?" sorusunu da beraberinde getirdi. Almanların artık modern ihtiyaçları karşılamayan serbest bölgedeki bu <strong>fabrika</strong> binasını bir başka yatırımcıya devretmek için görüşmelere başladığı belirtiliyor.</p>

<h2>Alman devi yeni bir yatırım için geri sayımda</h2>

<p>Ancak bu veda, rüzgar enerjisi sektörü için tamamen umutsuz bir son anlamına gelmiyor. Sektör analizcileri ve ekonomi çevreleri, Almanların bu kararının bir geri çekilmeden ziyade, bir kabuk değiştirme operasyonu olduğunu savunuyor. Alman Enercon'un, gelişen teknolojiye uygun, çok daha büyük ve modern türbin kanatlarını üretebileceği yeni bir <strong>tesis</strong> için kolları sıvadığı öğrenildi. Söz konusu yeni yatırımın yine İzmir sınırları içerisinde kalacağı ve lojistik açıdan daha avantajlı bir bölgede yükseleceği ifade ediliyor. Dev boyutlardaki yeni nesil kanatların nakliyesine uygun geniş araziler ve liman bağlantıları üzerinde çalışan firmanın, kısa süre içinde yeni yatırım müjdesini vermesi bekleniyor. Kentin stratejik konumu ve yetişmiş iş gücü potansiyeli, küresel oyuncuların İzmir'den tamamen kopmasını engelliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Çinli ve Avrupalı rakipler pusuya yatmış durumda</h2>

<p>İzmir'deki rüzgar kanadı üretim boşluğu, diğer küresel aktörlerin iştahını kabartmaya devam ediyor. Her ne kadar büyük fabrikalar kapansa da, kentin potansiyeline inanan yeni oyuncular sahneye çıkmaya hazırlanıyor. Özellikle <strong>Nordex</strong> ve Çin menşeli teknoloji devlerinin, İzmir ve çevresinde yeni üretim bantları kurmak için fizibilite çalışmalarını hızlandırdığı kaydedildi. Yenilenebilir enerji pazarının Türkiye'deki stratejik konumu, İzmir'i hala vazgeçilmez bir <strong>ekonomi</strong> durağı olarak tutuyor. Sektör temsilcileri, kısa süreli bu durgunluk döneminin ardından kentin daha büyük ve teknolojik kapasitesi yüksek fabrikalarla yeniden rüzgarı arkasına alacağına inanıyor. Mevcut enerji politikaları ve yeşil enerjiye verilen küresel destek, rüzgar türbini imalatının İzmir için bir son değil, yeni bir başlangıç olabileceği sinyallerini veriyor. Şimdi tüm gözler, boş kalan dev hangarların hangi yeni yatırımcılarla dolacağına ve Alman devinin yeni fabrikasını nereye kuracağına çevrilmiş durumda.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, İzmir, Gaziemir</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/alman-devi-salter-indirdi</guid>
      <pubDate>Thu, 19 Mar 2026 17:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/03/haber-foto11-35-1.jpg" type="image/jpeg" length="19439"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İzmir'de taksici cinayetine öfke seli: Direksiyon başında bir kurban daha]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/izmirde-taksici-cinayetine-ofke-seli-direksiyon-basinda-bir-kurban-daha</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/izmirde-taksici-cinayetine-ofke-seli-direksiyon-basinda-bir-kurban-daha" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir'in Konak ilçesinde, taksisine müşteri olarak binen bir zanlı tarafından acımasızca katledilen 52 yaşındaki Deniz Örer, meslektaşlarının dinmeyen gözyaşları ve dinmeyen korna sesleri eşliğinde son yolculuğuna uğurlandı. Taksimetrede yazan 150 TL'nin altındaki bir meblağ için işlendiği iddia edilen cinayet, kentte infial yaratırken, Örer'in yakın zamanda aynı duraktan cinayete kurban giden Oğuz Erge ile mesai arkadaşı olması acıyı daha da katladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ege'nin incisi İzmir, ekmek parası için direksiyon sallayan taksi esnafına yönelik peş peşe gelen şiddet haberleriyle sarsılmaya devam ediyor. Kentin kalbi konumundaki Konak ilçesinde yaşanan kan dondurucu <strong>gasp</strong> ve cinayet vakası, kamuoyunda büyük bir öfke dalgası yaratırken, sarı renkli ticari araçların aslında nasıl birer ölüm tuzağına dönüşebileceğini bir kez daha acı bir şekilde kanıtladı. Taksisine müşteri olarak aldığı 24 yaşındaki D.M. tarafından soğukkanlılıkla vurularak katledilen 52 yaşındaki <strong>Deniz Örer</strong>, ardında gözü yaşlı bir eş, sporcu bir evlat ve her gün ölüm korkusuyla yola çıkan binlerce öfkeli meslektaş bıraktı. Emniyet birimlerinin titiz çalışmaları sonucunda cinayet silahıyla birlikte kısa sürede adalete teslim edilen katil zanlısı cezaevine gönderilirken, cinayetin ardındaki kan donduran detaylar ve olay yerinin ürkütücü tesadüfleri de gün yüzüne çıkmaya başladı.</p>

<h2>Aynı duraktan peş peşe kalkan cenazeler acıyı perçinledi</h2>

<p>Yaşanan bu vahşi cinayet, İzmir'in sembol duraklarından biri olan Kahramanlar Taksi Durağı'nda tarifi imkansız bir yasa ve isyana neden oldu. Öldürülen <strong>Deniz Örer</strong>'in, geçtiğimiz Ocak ayında aracına aldığı bir yolcu tarafından acımasızca katledilen ve tüm Türkiye'yi yasa boğan taksici Oğuz Erge ile aynı durakta omuz omuza mesai yaptığı ortaya çıktı. Sadece birkaç ay arayla ikinci kez aynı acıyı yaşayan ve duraklarına siyah bayraklar asan taksi esnafı, meslektaşlarını son yolculuğuna uğurlamak için araçlarıyla devasa bir konvoy oluşturdu. Araçlarının camlarına siyah kurdeleler bağlayan ve camlara merhumun fotoğraflarını yapıştıran yüzlerce taksici, cenazenin kaldırılacağı Gümüşpala'daki Fevzipaşa Camii’ne kadar uzanan güzergahta, dinmek bilmeyen korna sesleriyle adeta kentin vicdanına seslendi.</p>

<p><img alt="O L D U R U L E N T A K S I C I N I N M E S L E K T A S L A R I N D A N K 1207106 358955" class="detail-photo img-fluid" height="2845" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/03/o-l-d-u-r-u-l-e-n-t-a-k-s-i-c-i-n-i-n-m-e-s-l-e-k-t-a-s-l-a-r-i-n-d-a-n-k-1207106-358955.jpg" width="3000" /></p>

<h2>Her sabah ailemizle helalleşerek evden çıkmaktan yorulduk</h2>

<p>Cenaze töreni öncesinde toplanan kalabalık adına konuşan ve meslektaşlarının sesi olan 47 yaşındaki taksi şoförü Hasan Hüseyin Savaş'ın sözleri, sektördeki can güvenliği sorununun vardığı vahim boyutu tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdi. Yaşadıkları acının tarif edilemez olduğunu belirten Savaş, "Bu maalesef yaşadığımız ilk acı değil ve çok iyi biliyoruz ki son acı da olmayacak" diyerek içlerindeki derin çaresizliği dile getirdi. Kaybettikleri arkadaşlarının işinin hakkını veren, dürüst ve sevilen bir insan olduğunu vurgulayan Savaş, "Tüm meslektaşlarımız aynı öfke ve aynı korku içinde. Biz artık bu anlamsız şiddete, bu ölümlere 'Dur' demek istiyoruz. Biz her sabah evden çıkarken eşimizle, çocuğumuzla helalleşmek istemiyoruz. Biz sadece 'Akşama görüşürüz' demek ve o akşam eve sağ salim dönebilmek istiyoruz" diyerek yetkilileri acil önlem almaya çağırdı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Yüz elli liranın altındaki bir rakam için bir can alındı</h2>

<p>Öte yandan, tutuklanarak cezaevine gönderilen katil zanlısı D.M.'nin emniyette verdiği ifadeler ve olay yeri inceleme raporları, cinayetin ne kadar sudan bir sebeple işlendiğini ortaya koyarak infiali daha da artırdı. Zanlı ilk ifadesinde cinayeti "ücret anlaşmazlığı" nedeniyle çıkan bir tartışma sonucu işlediğini iddia etse de, emniyetin yaptığı detaylı incelemelerde taksimetrenin cinayet anında henüz 150 TL'nin altında bir meblağ gösterdiği tespit edildi. Elde edilen bilgilere göre, taksiye binen zanlının henüz 1 kilometre dahi yol gitmeden aracı durdurduğu, şoföre Karşıyaka'ya gitmenin ne kadar tutacağını sorduğu ve ardından silahını çekerek cinayeti işlediği belirlendi. Kan donduran detaylardan bir diğeri ise, zanlının cinayeti işledikten sonra kurbanını araçtan dışarı atması ve gasp ettiği o kanlı taksiyle bir süre şehrin sokaklarında rahatça gezmiş olmasıydı.</p>

<h2>On dokuz yıl sonra aynı sokakta değişmeyen ölüm senaryosu</h2>

<p>Cinayetin işlendiği yer olan Hurşidiye Mahallesi 1308 Sokak, bölge sakinleri ve taksici esnafı için aslında çok daha derin ve karanlık bir anıyı barındırıyor. Olay yerinde toplanan kalabalık arasında bulunan 40 yaşındaki Yeliz Yıldırım Girgin'in anlattıkları, tesadüflerin ne kadar acımasız olabileceğini gösterdi. Girgin, tam 19 yıl önce taksi şoförlüğü yapan kendi kayınpederi Mustafa Girgin'in de birebir aynı sokakta, yine bir cinayete kurban gittiğini gözyaşları içinde anlattı. Yıllar sonra aynı sokakta, aynı mesleği yapan başka bir insanın daha aynı kaderi paylaştığını görmenin tarifsiz bir travma yarattığını belirten Girgin, "Aynı sokakta, 19 yıl sonra bu defa Deniz Örer'in cansız bedeniyle karşılaşmak bizim için çok ağır ve kötü bir sınav oldu" şeklinde konuştu.</p>

<h2>Başka bir olayda yaya çarpıp kaçan taksici yakalandı</h2>

<p>Taksici cinayetinin şoku kentte henüz atlatılamamışken, bu kez Gaziler Caddesi'nden gelen bir başka acı haberle sarsıntı yaşandı. Yol ortasında hareketsiz yatan bir vatandaşı görenlerin ihbarı üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri, 56 yaşındaki Halil Çakmak'ın hayatını kaybettiğini belirledi. Bölgedeki onlarca güvenlik kamerasını saniye saniye inceleyen polis ekipleri, olayın sıradan bir ölüm olmadığını, Çakmak'a çarparak ölümüne neden olan aracın 35 T 5682 plakalı bir taksi olduğunu ve sürücüsünün yardım çağırmak yerine hızla olay yerinden kaçtığını tespit etti. Yapılan amansız takip sonucunda, taksiyi kullanan 55 yaşındaki şüpheli F.F. saklandığı ikamette kıskıvrak yakalanarak adalete teslim edildi. Yaşanan bu son olay, kentteki taksi trafiği ve asayiş konularındaki tartışmaları yeniden alevlendirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL, İzmir, Gaziemir</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/izmirde-taksici-cinayetine-ofke-seli-direksiyon-basinda-bir-kurban-daha</guid>
      <pubDate>Wed, 11 Mar 2026 13:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/03/haber-foto11-2026-03-11t140412977.jpg" type="image/jpeg" length="50355"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Başkan Işık 2 yılını anlattı: Silkelenmeseydik başka bir Gaziemir olurdu]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/baskan-isik-yilini-anlatti-silkelenmeseydik-baska-bir-gaziemir-olurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/baskan-isik-yilini-anlatti-silkelenmeseydik-baska-bir-gaziemir-olurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Göreve gelişinin ardından geçen iki yılını anlatan Başkan Işık, “Başkanlığımın iki yılı ekonomik mücadeleyle geçti. İller Bankası bugünün rakamlarıyla bütçemizin en az yüzde onunu, yani 285 milyon TL paramızı kesti” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>SEMİ TEKTAŞ/</strong>Gaziemir Belediye Başkanı Ünal Işık Başkanlığının iki yılını Dokuz Eylül Gazetesi’ne anlattı. Sarnıç’ta Büyükşehir Belediyesi ile beraber yaptıkları 250 milyon TL’lik projeyi sık sık yerinde gezen Başkan Işık’a sevgi üst noktalarda. Gaziemir’in personele bir kuruş borcu olmadığını ifade eden Başkan Işık, başkanlığının iki yılının ise ekonomik mücadele ile geçtiğini ifade ediyor. Kentte son günlerde tartışma konusu olan Bakanlar ile görüşme hakkında ise önemli mesajlar verdi.</p>

<h2>Sarnıç’a 250 milyonluk dev yatırım</h2>

<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, Gaziemir Belediyesi’nin ortaklığıyla Sarnıç Mahallesi’nde hayata geçirilecek 250 milyon liralık içme suyu şebeke ve iletim hattı projesinin temeli atılmıştı. Dev altyapı atağı ile sık sık arızalanan Sarnıç’ın içme suyu şebekesi yenilenecek ve su kayıp kaçak oranı da büyük oranda azalacak. Proje hakkında konuşan Başkan ışık,</p>

<blockquote>
<p>“Geçtiğimiz yaz aylarında kentte yaşadığımız yangınlar sırasında su patlaklarıyla çok fazla mücadele ettik. Bu mücadele sırasında sorunun büyüklüğünün farkına vardık. Konuyu Büyükşehir Belediye Başkanımıza ilettik. Kendisi de çalışmalara Sarnıç’tan başlanması için talimat verdi. Sağ olsunlar, hızlı bir şekilde başladık. Bir yıl içerisinde yaklaşık 250 milyon liralık yatırımla hem su deposu hem de içme suyu şebekesinin tamamı yenilenecek. Çalışmalar bir yıl içerisinde tamamlanacak. Umuyoruz ki bir gecikme yaşanmaz; İZSU, İZBETON ve Yol Bakım Daire Başkanlığı tüm gücüyle çalışıyor. Tüm gücümüzle sahanın her yerindeyiz. Büyükşehir’in destekleriyle Sarnıç’a yoğunlaşıp en kısa sürede tamamlayacağız” ifadelerini kullandı.</p>
</blockquote>

<h2><img height="600" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/03/whatsapp-image-2026-03-09-at-120827-pm.jpeg" width="800" /></h2>

<h2>Kentte abi, baba diye karşılanıyor</h2>

<p>Sarnıç’taki proje alanını gezerken vatandaşın yoğun ilgisi ile karşılaşan Başkan Işık, yaşanılanları şöyle anlatıyor;</p>

<blockquote>
<p>“Kimsenin rahatsız olduğunu düşünmüyorum açıkçası. Herkesin yoğurt yiyişi farklıdır. Vatandaşla iletişimimin gayet iyi olduğu kanaatindeyim. Vatandaş kusurlarımızı ve eksiklerimizi hoş görüyor; biz de elimizden geleni yapıyoruz. Başka türlüsü zaten mümkün değil. Komşunuzla, arkadaşınızla iyi anlaşamazsanız bu işin ne zevki ne de keyfi kalır.”</p>
</blockquote>

<h2><img height="600" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/03/whatsapp-image-2026-03-09-at-120841-pm.jpeg" width="800" /></h2>

<h2>“Ekonomik mücadele ile geçti”</h2>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘Silkeleyin’ çıkışı sonrası başlayan SGK borçları tartışması nedeniyle bütçelerinden 285 milyon TL kesildiğini ifade eden Başkan Işık,</p>

<blockquote>
<p>“Başkanlığımın iki yılı ekonomik mücadeleyle geçti. Düşünün, İller Bankası bugünün rakamlarıyla bütçemizin en az yüzde onunu, yani 285 milyon TL paramızı kesti. Evet, tabii ki borcumuza karşılık kesildi; buna söyleyecek sözümüz yok. Ancak daha insaflı davranılsaydı ya da geçmiş yıllarda uygulanan faizlerin silinmesi veya bir yapılandırma uygulanmış olsaydı, 285 milyon TL ile Gaziemir çok daha iyi bir noktaya gelebilirdi. Bu, Gaziemir için çok büyük bir rakam; her şey neredeyse dört dörtlük olabilirdi. Bu rakam kesilmemiş olsaydı, çok daha güzel işler yapabilirdik” ifadelerini kullandı.</p>
</blockquote>

<h2>“İnsana dokunan anlayış”</h2>

<p>Göreve gelirken nasıl bir belediye istediklerini şu sözler ile açıklayan Işık,</p>

<blockquote>
<p>“Herkesi kucaklayan, kapısı açık, şeffaf, hesap verebilir ve hizmet odaklı bir belediye. Vatandaşın belediyeye uzak durduğu değil; kendini ait hissettiği, derdini rahatça anlattığı ve çözümü hızla görebildiği bir yönetim anlayışını hedefledik. Çünkü bizim için belediyecilik, sadece evrak ve prosedür değil; insanın hayatına dokunan, güven veren ve dayanışmayı büyüten bir sorumluluktur. Bu anlayışla iki yıl boyunca sahadan hiç kopmadık. Sokakta, mahallede, pazarda, esnafın yanında olduk. Hane ziyaretleriyle hemşehrilerimizin kapısını çaldık, talepleri yerinde dinledik, belediyemize gelen hiç kimsenin kendini yalnız hissetmemesi için titizlikle çalıştık. İstedik ki bu binaya giren herkes “Burada bana değer veriliyor, burada çözüm var” duygusunu yaşasın. Bugün hemşehrilerimizin belediyeyi kendi evi gibi görmesi, kapımızdan güvenle içeri girmesi ve hizmete kolayca ulaşması bizim en kıymetli kazanımlarımızdan biridir. Bu güçlü toplumsal bağı kurarken, hizmetin sürdürülebilir olması için belediyemizin mali yapısını da aynı ciddiyetle ele aldık. İlk hedefimiz, kaynakları doğru planlayan, harcamada disiplinli, gelir-gider dengesini gözeten bir düzen kurmaktı. Kısa vadede kolay görünen adımlar yerine, orta ve uzun vadede belediyemizi güçlü tutacak bir mali yönetim anlayışını benimsedik” değerlendirmesinde bulundu.</p>
</blockquote>

<h2>“Disiplini koruduk hizmete devam ettik”</h2>

<p>Belediyenin mali disiplinini koruduklarını ifade eden Işık,</p>

<blockquote>
<p>“Tam da bu dönemde merkezi idarenin belediyelere yönelik silkeleme yaklaşımı, art arda devreye alınan tasarruf tedbirleri ve daralan ekonomik koşullar yerel yönetimlerin hareket alanını ciddi biçimde sınırladı. Bir yandan artan maliyetlerle mücadele ederken, diğer yandan kaynaklarımızı çok daha dikkatli kullanmamızı zorunlu kılan bir tabloyla karşı karşıya kaldık. Biz bu süreci şikâyet ederek değil, planı güçlendirerek yönettik. Önceliklerimizi netleştirdik, zorunlu olmayan harcamaları kıstık, her kalemde verimliliği artırdık. Bugünü kurtaran ama yarını riske atan borçlanma yöntemlerinden özellikle kaçındık. Bir kredi çekerek bir projeyi kısa vadede hayata geçirebilir, o gün için iyi bir iş yapmış gibi görünebilirsiniz. Ancak bu tür bir adım, ilerleyen dönemde mali yapıyı bozarak belediyenin hareket alanını daraltabilir; hatta o zaman yapılması zorunlu acil hizmetleri bile gerçekleştiremez hale getirebilir. Bu nedenle biz, günü kurtaran değil geleceği koruyan kararlar almayı tercih ettik. Personel kapasitesinde istediğimiz noktaya her alanda ulaşamasak da hizmetten asla geri adım atmadık. Hatta bu süreçte neredeyse hiç yeni personel alımı yapmadık; aksine emekli olan ve çeşitli nedenlerle aramızdan ayrılan çalışma arkadaşlarımız oldu. Buna rağmen mevcut kadromuzun emeği, birimler arası koordinasyon ve sahadaki disiplinli çalışma ile hizmet sürekliliğini koruduk. Kültür ve sanattan fen işlerine, araçlarımızın bakım-onarımından kent temizliğine kadar belediyeciliğin birçok alanında işleri kendi içimizde, kendi imkânlarımız ve kendi emeğimizle gerçekleştirdik. Dışa bağımlılığı artırmadan, kurum içi üretim gücümüzü büyüterek hem mali disiplini koruduk hem de hizmette devamlılığı sağladık” şeklinde konuştu.</p>
</blockquote>

<h2><img height="500" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/03/whatsapp-image-2026-03-09-at-120842-pm-1.jpeg" width="667" /></h2>

<h2>“Tek bir personelin alacağı yok”</h2>

<p>Gaziemir Belediyesi’nin maaş ödemeleri konusunda ise herhangi bir sorun yaşamadıklarının altını çizen Başkan Işık,</p>

<blockquote>
<p>“Gaziemir Belediyesi olarak kendi kendimizi döndürüyoruz. Personele bir kuruş borcumuz yoktur. Çalışma arkadaşlarımızın kıdem ve maaş ödemeleri aksamıyor; ödemeler zamanında yapılıyor. Tüm kıdem tazminatları ödendi. Tüm ücret ve ücretlere ilişkin yan ek ödemeler yatırılıyor. Önümüzdeki süreçte de maaşları ödeyebilecek güçteyiz. Verimli çalışıyoruz. Ne memur ne de işçi ayrımı yapmadan ödemeleri gerçekleştiriyoruz; dediğim gibi tek bir kuruş borcumuz da yok” değerlendirmesinde bulundu.</p>
</blockquote>

<h2>“Kurallar yolda değişti”</h2>

<p>Ekonomik koşullar nedeniyle önceliklerinin değiştiğini söyleyen Işık, yeni yatırımlar için yeterli finansmanın sağlanamadığını söyledi. Işık,</p>

<blockquote>
<p>“Birçok icraatımız var; daha fazlasını da hayata geçirmek istiyoruz. 2024 Nisan ayında göreve başladık. Mayıs ayında tasarruf tedbirleri genelgesi çıkarıldı. Çıkmasaydı da bu ekonomik koşullarda bir şeyler başarabilir miydik? Açıkçası zor. Devamında gelen “silkeleme” talimatı sonrasında mega projelerimiz işçi maaşlarını ödemek oldu. Şimdiye kadar yaptıklarımızı yapmaya devam edeceğiz. En iyisini de yapmaya gayret göstereceğiz. Ancak bu ekonomik koşullarda yatırım yapacak bir bütçenin ortaya çıkması mümkün değil. Bütün vaatlerimiz bizim için birer mega projedir. Hiçbiri sıradan söylenmiş vaatler değil. Ama kurallar yolda değişince biz de önceliklerimizi değiştirdik” dedi.</p>
</blockquote>

<h2>Adaylık için 3 temel şart</h2>

<p>Gaziemir Belediye Başkanlığı için bir dönem daha adaylık hakkında konuşan Başkan Işık,</p>

<blockquote>
<p>“Daha çok erken ama bir dönem daha adaylık için üç temel koşulun yerine gelmesi gerekiyor. Bunlar; toplumun bizi istemesi, partinin istemesi ve bizim de bu işi yapabilecek o enerjiye sahip olmamızdır. Bu üçünden birinin cevabı “hayır” ise zaten adaylık kendiliğinden sona erer. Seçimlere daha üç yıl var. Adaylık konusu son senenin gündemidir” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<h2><img height="500" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/03/whatsapp-image-2026-03-09-at-120829-pm.jpeg" width="667" /></h2>

<h2>İzmir’in Çernobil’inde son durum nedir?</h2>

<p>İzmir'in Çernobili olarak bilinen ve 1940 yılında 70 dönümlük arazi üzerinde kurulan Eski Kurşun Fabrikası, 70 yıl faaliyet gösterdikten sonra taşınmasına rağmen, 17 yıldır toprağa gömülü radyasyonlu atıklar nedeniyle çevreye zehir saçmaya devam ediyor. Konu ile ilgili konuşan Başkan Işık,</p>

<blockquote>
<p>“O süreçte Bakanlık burayı temizlediğini söylemişti. Önce alanda bir nükleer sorun “yok” denildi. Daha sonra temizledik denildi. “Yok” dedikleri bölgeyi temizlediler. Ancak elimizde temizlendiğine, nereye götürüldüğüne ve nasıl bertaraf edildiğine dair resmî bir belge yok. Sadece ilgili Bakanlığın açıklamalarından görüyoruz. Bölgeyi ölçecek teknolojimiz yok. Bakanlığın söylediğine şimdilik inanmak durumundayız; umuyorum temizlenmiştir” şeklinde konuştu.</p>
</blockquote>

<h2>“Bakanlıkla görüşürüm”</h2>

<p>Kente bazı belediye başkanlarının bakanlar ile görüşmesi tartışma konusu olmuştu. Kentin sorunlarının çözümü noktasında bakanlıklar ile görüşülmesi gerekiyorsa, ilgili bakanlıklar ile görüşebileceğini ifade eden Başkan Işık,</p>

<blockquote>
<p>“Kentin sorunlarını siz çözemiyorsanız, bürokratlarla çözemiyorsanız ve bakanlığa gitmeden çözülmeyecekse, oradan geri kalmak mümkün değil. Bir sorun ilgili olduğu bakanlığın çözüm alanındaysa ve görüşülmesi gerekiyorsa, görüşmeden olmaz. İhtiyacım olduğunda başvurmam gerekiyorsa ben de mutlaka görüşürüm” diyerek sözlerini tamamladı.</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>SEMİ TEKTAŞ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>İZMİR GÜNCEL, Denizli, Gaziemir</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/baskan-isik-yilini-anlatti-silkelenmeseydik-baska-bir-gaziemir-olurdu</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Mar 2026 10:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/03/unal-isik-gaziemir.jpg" type="image/jpeg" length="53212"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
