<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Dokuz Eylül - Güncel İzmir Haberleri</title>
    <link>https://dokuzeylul.com</link>
    <description>izmir haberleri, İzmir son dakika haber, ekonomi, siyaset, magazin, bölgesel, spor, turizm, etkinlik, tarih, bilim, teknoloji ve güncel izmir haberler</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://dokuzeylul.com/rss/gaziemir" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>© 2026 - Yayınlanan haber ve fotoğrafların tüm hakları İGC - 9 Eylül Medya grubuna aittir.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 23 Aug 2026 06:00:53 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/rss/gaziemir"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Başkan Güç: “Gaziemir’de YENİ Parti halkın evi olacak”]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/baskan-guc-gaziemirde-yeni-parti-halkin-evi-olacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/baskan-guc-gaziemirde-yeni-parti-halkin-evi-olacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[YENİ Parti İzmir’de ikinci ilçe başkanlığı binasını Gaziemir’de hizmete açtı. Açılış töreninde konuşan YENİ Parti İzmir Kurucu İl Başkanı Çağatay Güç, yeni ilçe binasının sadece bir parti merkezi olmayacağını belirterek, “Emeklinin derdini anlatacağı, gencin umudunu büyüteceği, kadının kendisini güçlü hissedeceği, esnafın sesini duyuracağı bir halk evi olacaktır” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">
<p>YENİ Parti İzmir teşkilatlanma çalışmalarını sürdürürken, kentteki ikinci ilçe başkanlığı binasının açılışı Gaziemir’de gerçekleştirildi. YENİ Parti Gaziemir İlçe Başkanlığı tarafından Abdullah Arda Meydanı’nda düzenlenen açılış törenine YENİ Parti İzmir Kurucu İl Başkanı Çağatay Güç, Gaziemir Belediye Başkanı Ünal Işık, YENİ Parti Gaziemir İlçe Başkanı Çağrı Şırlancı, YENİ Parti Karabağlar İlçe Başkanı Volkan Gürboğa, YENİ Parti İzmir Gençlik Kolları Başkanı Efe Orbay Tekün ve çok sayıda partili katıldı. Tören, İlçe Başkanı Çağrı Şırlancı’nın meydandaki Atatürk Anıtı’na çelenk sunmasıyla başladı. Açılışta konuşan YENİ Parti İzmir Kurucu İl Başkanı Çağatay Güç, Gaziemir İlçe Başkanlığı binasının sadece siyasi çalışmaların yürütüleceği bir merkez olmayacağını, vatandaşların kendilerini ifade edebileceği bir buluşma noktası olacağını söyledi.</p>

<h2><img alt="I M G 20260821 W A0258" class="detail-photo img-fluid" height="3416" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/08/i-m-g-20260821-w-a0258.jpg" width="5120" />“Siyaseti milletin etrafında kuracağız”</h2>

<p>YENİ Parti İzmir Kurucu İl Başkanı Çağatay Güç, Gaziemir teşkilatının örgütlü mücadele ve dayanışma açısından önemli bir örnek oluşturduğunu belirtti. Güç, “Gaziemir örgütlü mücadelenin, dayanışmanın, birlikte karar vermenin ve milletle omuz omuza siyaset yapmanın İzmir’de en güçlü örneklerinden biridir. Bu süreçte İzmir örgütümüz olarak çok önemli bir irade ortaya koyduk. 30 ilçemizle birlikte hareket ettik. Ortak akılla karar verdik, hiçbir baskının, hiçbir engelin karşısında geri adım atmadık” ifadelerini kullandı. Gaziemir teşkilatının zor dönemlerde sorumluluk almaktan kaçınmadığını söyleyen Güç, “Biz İzmir’de siyaseti güçlü örgütümüzle beraber milletimizin etrafında kuracağız. Çünkü bizim en büyük gücümüz örgütümüzdür, birbirimize duyduğumuz güven, dayanışma ve ortak mücadele irademizdir” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="40735" class="detail-photo img-fluid" height="3392" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/08/40735.jpg" width="5088" /></p>

<p>Yeni açılan ilçe binasının vatandaşlara açık bir merkez olacağını vurgulayan Güç, şöyle konuştu: “İlçe binamız Gaziemirlilerin evi olacaktır. Emeklinin derdini anlatacağı, gencin umudunu büyüteceği, kadının kendisini güçlü hissedeceği, esnafın sesini duyuracağı, milletimizin kapısını çekinmeden açacağı bir halk evi olacaktır. Buradan başlayarak Gaziemir’in bütün mahallelerine, bütün sokaklarına ulaşacağız. Çalmadık kapı, sıkmadık el, dinlemedik insanımızı bırakmayacağız.” Güç, Gaziemir’de ortaya çıkan dayanışmayı İzmir’in 30 ilçesine yayacaklarını belirterek, “İlçe başkanımızla, belediye başkanımızla, kadınlarımızla, gençlerimizle ve bütün örgütümüzle omuz omuza çalışacağız. Gaziemir’den yükselen bu dayanışmayı İzmir’in 30 ilçesinde büyüteceğiz” diye konuştu.</p>

<h2><img alt="40734" class="detail-photo img-fluid" height="3392" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/08/40734.jpg" width="5088" /></h2>

<h2>Işık: “Gücümüzü asırlık birikimden alıyoruz”</h2>

<p>Gaziemir Belediye Başkanı Ünal Işık ise CHP’den ayrılık sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yeni bir siyasi yola çıktıklarını belirten Işık, sahip oldukları tarihsel birikimi yanlarında taşıdıklarını söyledi. Işık, “Geleceğe yönelik vizyonumuzla yeni bir yola ve hedefe adım attık. Bunu yaparken akıl, namus ve dürüstlükle yoğrulan tarihsel birikimimizi geride bırakmadık; aksine bu değerleri yanımıza alarak daha iyisini başarmayı amaçladık” dedi. Siyaseti demokratik iradeden koparmak isteyenlere teslim olmadıklarını ifade eden Işık, “Adımız ve siyaset yapma biçimimiz yeni olsa da, gücümüzü sahip olduğumuz asırlık birikimden alıyor ve bu mirası daha da büyütmeyi hedefliyoruz” diye konuştu. CHP’nin tarihiyle veya seçmeniyle bir mücadele içinde olmadıklarını söyleyen Işık, “CHP’den ayrılmış olsak da partinin tarihiyle veya seçmeniyle hiçbir kavgamız olmayacak. Bizler; yeni yoldaşlarımız ve köklü birikimimizle, Sayın Genel Başkanımızın gösterdiği hedefe durmadan yürüyeceğiz” ifadelerini kullandı.</p>

<h2>Şırlancı: “Görevi makam değil, emanet görüyorum”</h2>

<p>YENİ Parti Gaziemir Kurucu İlçe Başkanı Çağrı Şırlancı ise konuşmasında Türkiye’nin adalet ve güven ihtiyacına dikkat çekti. Şırlancı, “YENİ Parti olarak Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün huzurundayız. Nereden geldiğimizi, değerlerimizi ve nereye yürüdüğümüzü iyi biliyoruz. Biz Cumhuriyetin çocuklarıyız; bağlılığımız, adalet arayışımız ve memleket sevdamız geleceğe taşıdığımız yolun adıdır” dedi. Siyasi geçmişten gelen deneyimlerle yeni bir döneme başladıklarını belirten Şırlancı, “Bugün geçmişi konuşmaya değil, nereye yürüdüğümüzü anlatmaya geldik. Yönümüz Cumhuriyet, demokrasi, adalet ve milletin iradesidir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="40733" class="detail-photo img-fluid" height="3392" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/08/40733.jpg" width="5088" /></p>

<p>Siyasetin merkezinde insanın yer alacağını ifade eden Şırlancı, “Yolculuğumuzun merkezinde insan var: Emeklimiz, işçimiz, esnafımız, gençlerimiz ve ailelerimiz var. Türkiye’nin adalete ve yeniden umut etmeye ihtiyacı var. YENİ Parti, bu umudu büyütmek ve milletin değişim talebini iktidara taşımak için var” ifadelerini kullandı. Kurucu İlçe Başkanlığı görevini bir makam olarak görmediğini belirten Şırlancı, “Bu görevi bir makam değil, emanet olarak görüyorum. Siyasetimiz odalarda değil; sokakta, pazarda, esnafın ve halkın yanında olacak” dedi. Konuşmaların ardından protokol üyeleri ve vatandaşlar birlikte ilçe binasına geçti. Kurdele kesiminin ardından YENİ Parti Gaziemir İlçe Başkanlığı binası resmen hizmete açıldı.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>İZMİR GÜNCEL, Gaziemir</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/baskan-guc-gaziemirde-yeni-parti-halkin-evi-olacak</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 20:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/08/manset-tasarim-2026-08-21t205422076.png" type="image/jpeg" length="27413"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uyuşturucu kullanan oğlunu öldüren baba tutuklandı]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/uyusturucu-kullanan-oglunu-olduren-baba-tutuklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/uyusturucu-kullanan-oglunu-olduren-baba-tutuklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir’in Gaziemir ilçesinde 21 yaşındaki oğlu Furkan Kaya’yı pompalı tüfekle vurarak öldürdüğü belirtilen B.K., emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildiği adliyede tutuklandı. Olayın baba ile oğul arasında çıkan tartışmanın ardından yaşandığı, tartışmanın uyuşturucu kullanımı nedeniyle çıkmış olabileceği öne sürüldü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir’in Gaziemir ilçesinde baba ile oğlu arasında yaşanan tartışma ölümle sonuçlandı. 46 yaşındaki B.K., 21 yaşındaki oğlu Furkan Kaya’yı pompalı tüfekle vurdu. Olayın ardından suç aletiyle polis merkezine giderek teslim olan baba, emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edildi. B.K., çıkarıldığı nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklandı. Olay, 17 Ağustos akşamı saat 21.00 sıralarında Gaziemir’in Aktepe Mahallesi 126 Sokak’taki bir evde meydana geldi. Baba B.K. ile oğlu Furkan Kaya arasında henüz tüm ayrıntıları netleşmeyen bir nedenle tartışma çıktı. Tartışmanın kısa süre içerisinde büyüyerek kavgaya dönüştüğü belirtildi. B.K.’nin bu sırada pompalı tüfekle oğluna ateş ettiği bildirildi. Silah seslerini duyan çevredekilerin ihbarı üzerine adrese polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.</p>

<h2>21 yaşındaki Furkan kurtarılamadı</h2>

<p>Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde Furkan Kaya’nın olay yerinde yaşamını yitirdiği belirlendi. Genç adamın cenazesi, polis ve savcılık incelemelerinin ardından otopsi yapılmak üzere İzmir Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Olayın ardından kaçmayan B.K.’nin, pompalı tüfekle birlikte polis merkezine giderek teslim olduğu belirtildi. Baba burada gözaltına alınarak sorguya alındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Uyuşturucu iddiası araştırılıyor</h2>

<p>Furkan Kaya’nın uyuşturucu madde kullandığı ve baba-oğul arasında daha önce de bu nedenle sorunlar yaşandığı yönünde iddialar gündeme geldi. Bazı kaynaklarda olay günü yaşanan tartışmanın da uyuşturucu kullanımı nedeniyle çıktığı ileri sürüldü. Ancak tartışmanın kesin nedeni konusunda soruşturma makamlarından ayrıntılı bir açıklama yapılmadı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye gönderilen B.K., savcılık sorgusunun ardından sevk edildiği nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklanarak cezaevine gönderildi. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AJANSLAR</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>İZMİR GÜNCEL, Gaziemir</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/uyusturucu-kullanan-oglunu-olduren-baba-tutuklandi</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 21:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/08/manset-tasarim-2026-08-18t212801032.png" type="image/jpeg" length="44917"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İzmir’de aile faciası: Baba oğlunu vurdu, silahıyla teslim oldu]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/izmirde-aile-faciasi-baba-oglunu-vurdu-silahiyla-teslim-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/izmirde-aile-faciasi-baba-oglunu-vurdu-silahiyla-teslim-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir’in Gaziemir ilçesinde baba ile 21 yaşındaki oğlu arasında çıkan tartışma kanlı bitti. İddiaya göre pompalı tüfekle oğlunu vuran baba, olayın ardından silahıyla birlikte polis merkezine giderek teslim oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir’in Gaziemir ilçesinde yaşanan olay, bir aileyi yasa boğdu. Aktepe Mahallesi’nde meydana gelen olayda, 46 yaşındaki B.K. ile 21 yaşındaki oğlu Furkan K. arasında başlayan tartışma kısa sürede büyüyerek trajik bir sonuca yol açtı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Edinilen bilgilere göre, baba ile oğlu arasında henüz bilinmeyen nedenle başlayan tartışma kavgaya dönüştü. Bu sırada B.K.’nin yanında bulunan pompalı tüfekle oğluna ateş ettiği öne sürüldü.</p>

<h2>Tartışma bir anda kavgaya dönüştü</h2>

<p>Çevrede bulunan vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde Furkan K.’nin hayatını kaybettiği belirlendi.</p>

<p>Genç adamın cansız bedeni, olay yeri inceleme çalışmalarının tamamlanmasının ardından İzmir Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Polis ekipleri olayın meydana geldiği bölgede geniş çaplı inceleme yaptı.</p>

<h2>Baba silahıyla polis merkezine gitti</h2>

<p>Olayın ardından B.K.’nin kaçmak yerine yanında bulunan silahla birlikte polis merkezine giderek teslim olduğu öğrenildi.</p>

<p>Polis ekipleri tarafından gözaltına alınan baba hakkında soruşturma başlatıldı. Olayın tüm yönleriyle aydınlatılması için çalışmalar sürdürülürken, baba ile oğul arasında yaşanan tartışmanın nedeni de araştırılıyor.</p>

<h2>Uyuşturucu iddiası soruşturuluyor</h2>

<p>Öte yandan olayın ardından ortaya atılan iddialara göre, Furkan K.’nin uyuşturucu kullandığı ve tartışmanın bu nedenle başladığı öne sürüldü.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>POLİS / ADLİYE, İzmir, Gaziemir</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/izmirde-aile-faciasi-baba-oglunu-vurdu-silahiyla-teslim-oldu</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 10:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/08/manset-tasarim-1-39.jpg" type="image/jpeg" length="73978"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bu ‘faili meçhul’ rafta kalmasın]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/bu-faili-mechul-rafta-kalmasin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/bu-faili-mechul-rafta-kalmasin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin "İzmir'in Çernobil'i" olarak anılan Gaziemir'deki radyoaktif atıkların nereye götürüldüğü, nasıl bertaraf edildiği ve geride nasıl bir miras bıraktığı hâlâ belirsizliğini koruyor. Çevre hukukçusu Arif Ali Cangı, yanıt bekleyen soruların cevapsız olduğunu belirterek Adalet Bakanı Akın Gürlek'e çağrıda bulundu. Cangı "Gaziemir dosyası faili meçhul dosyalardan biridir. Savcılığa gerekli talimat verilerek bu dosya yeniden açılmalıdır" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Özge Uyanık /</strong>Toprağın altından çıkarılan radyoaktif atıklar taşındı, ancak geride bıraktığı belirsizlik bugüne kadar aydınlatılamadı. Yaklaşık 21 yıldır yanıt bekleyen Gaziemir dosyasında atıkların akıbetinden halk sağlığına kadar birçok başlık belirsizliğini korurken, çevre hukukçusu Arif Ali Cangı Adalet Bakanı <strong>Akın Gürlek'e</strong> seslendi: "Bu fail meçhul dosya yeniden açılmalı"</p>

<p>Sahadaki atıkların tamamının temizlenip temizlenmediği, çıkarılan radyoaktif atıkların nereye götürüldüğü ve bölgede çevre ile halk sağlığı açısından riskin tamamen ortadan kalkıp kalkmadığına ilişkin soru işaretleri sürüyor.</p>

<p><img alt="Arif Ali Cangı-1" class="detail-photo img-fluid" height="831" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/08/arif-ali-cangi-1.webp" width="1031" /></p>

<p>Gaziemir'deki radyoaktif atık sorununun bugün geldiği noktayı anlatan Arif Ali Cangı, çıkarılan radyoaktif atıkların nereye götürüldüğünün bilinmediğini söyledi:</p>

<p>“Radyoaktif ve tehlikeli atıkların ne ölçüde temizlendiği belirsiz. Diğer yandan oradan çıkarılan atıkların nereye götürüldüğü de net değil. Çünkü radyoaktif atıklar, kurşun ve diğer tehlikeli atıklara bulaşmıştı. Bu atıkların nasıl ayrıştırıldığı, hangilerinin radyoaktif, hangilerinin yalnızca tehlikeli atık olarak sınıflandırıldığı konusunda kamuoyuna açık bir bilgi verilmedi. Temizlik çalışmaları sivil denetime ve kamuoyu denetimine kapalı şekilde yürütüldü. Bu nedenle bugün 'Bölge tamamen temizlendi, atıklar güvenli şekilde bertaraf edildi' diyemiyoruz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><img alt="286874" class="detail-photo img-fluid" height="853" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/08/286874.webp" width="1280" /></h2>

<h2>NET AÇIKLAMA YAPILMADI</h2>

<p>Çıkarılan atıkların bir kısmı çimento fabrikalarında yakıldı. Radyoaktif olmasa bile tehlikeli atıkların bu şekilde bertaraf edilmesi başlı başına tartışmalı bir konu. Ayrıca Çekmece Nükleer Araştırma Merkezi'ne gönderilen radyoaktif atıklar da var. Ancak Çekmece'nin bu atıkları güvenli şekilde depolayacak kapasitesi olup olmadığı da bilinmiyor. Nükleer Düzenleme Kurumu bu konuda açık ve net bir açıklama yapmıyor.”</p>

<p>Atıkların 2007 yılından 2025 yılına kadar bölgede toprağa gömülü halde kaldığının bilindiğini aktaran Cangı, buna rağmen çevreeve insan sağlığğına etkileri üzerine bir araştırma yapılmadığını aktardı. Cangı “Gördüğümüz kadarıyla çevre mahallelerde çok sayıda zihinsel engelli ve bedensel engelli çocuk ile genç bulunuyor. Bunlarla radyoaktif atıklar arasında bir ilişki var mı, yok mu mutlaka araştırılmalı. Özellikle Aydın Mahallesi, Emrez Mahallesi ve çevredeki mahallelerde kapsamlı sağlık taramaları yapılması gerekiyor” çağrısında bulundu.</p>

<h2><img alt="39617 96977" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/08/39617-96977.webp" width="1280" /></h2>

<h2><strong>FAİLİ MEÇHUL DOSYA</strong></h2>

<p>Atıkların kaynağına ilişkin bugüne kadar kapsamlı bir soruşturma yürütülmediğini söyleyen Cangı, Adalet Bakanı <strong>Akın Gürlek</strong>son dönemde faili meçhul dosyaların yeniden açılması yönünde adımlar attığını belirterek, Gaziemir dosyasının da faili meçhul olduğunu, bu dosyanın da yeniden açılması gerektiğini belirtti. Cangı, “Atıkların Türkiye'ye nereden geldiği, kim tarafından ve hangi yollarla ülkeye getirildiği hâlâ bilinmiyor. Bu konuda bugüne kadar kapsamlı bir soruşturma yürütülmedi. Türkiye'de o dönemde nükleer santral yoktu. O halde bu radyoaktif atıklar buraya nasıl geldi? Bu soru yanıtlanmadığı sürece aynı yollarla başka radyoaktif atıkların da yasa dışı şekilde ülkeye getirilmiş olabileceği endişesi devam edecektir. Belki de Türkiye'nin başka bölgelerinde benzer atıklar bulunuyor ancak henüz ortaya çıkarılmadı. Eğer bu atıklar tehlikeli atık bertaraf tesisine gönderilmek istenmeseydi, belki de bugün hâlâ bu olaydan haberimiz olmayacaktı. Ben buradan Adalet Bakanı'na da çağrıda bulunuyorum. Savcılığa gerekli talimat verilerek bu dosya yeniden açılmalı ve tüm yönleriyle soruşturulmalıdır."</p>

<p><img alt="Gaziemirde Radyoaktif Skandal Ekovar Sucu Taserona Atti" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/08/gaziemirde-radyoaktif-skandal-ekovar-sucu-taserona-atti.jpg" width="1280" /></p>

<h2><strong>Gaziemir'deki sorular yanıt bekliyor</strong></h2>

<p>Ege Çevre ve Kültür Platformu (EGEÇEP), Hiroşima'ya atom bombasının atılışının 81'inci yıl dönümünde Gaziemir'deki radyoaktif atık dosyasını yeniden gündeme taşıdı.</p>

<p>Nükleer santrallerin tehlike yaratmayacağını savunanların, Gaziemir’de ortaya çıkan ve sadece nükleer santrallerden çıkabilen Eu252 nükleer atıklarına halen çözüm bulamadıkları vurgulanan açıklamada şu görüşler paylaşıldı:</p>

<p>Türkiye altına imza koyduğu anlaşmalara aykırı olarak, bu olayı zaman geçirmeden Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’na (IAEA) bildirme yükümlülüğünü dahi getirmemiştir. Tespitin üzerinden yıllar geçmesine rağmen atıklar yıllarca temizlememiş, civarında yaşayan insanların sağlığını tehdit etmiştir. Israrlı takiplerimiz ve açtığımız davalarla gerçekleştirilen sözde temizleme işlemi ise yürekler acısı olmuştur. Klasik bir moloz temizliği anlayışıyla kamyonlara yüklenen radyasyon bulaşıklı atıkların nereye götürüldüğü ise belli değildir. Manisa Köprübaşı’nda; Aydın Söke Kisir Köyünde terk edilmiş uranyum madenlerinden yayılan yüksek radyasyona çözüm üretilmemekte, o bölge halkı kanserle savaşırken, toprağımız suyumuz her gün daha çok kirlenmektedir. Bu sorun görmezlikten gelinirken, ülkemizin bir çok yerinde uranyum aramaları başlatılmıştır. Bu nedenle de yeni Kisir’lerin oluşması endişesini taşımaktayız.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>ÖZGE UYANIK</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>İZMİR GÜNCEL, İzmir, Gaziemir</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/bu-faili-mechul-rafta-kalmasin</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 09:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/08/9-eylul-32-8.jpg" type="image/jpeg" length="21551"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[HÜRJET ve GÖKBEY'in bataryası İzmir'de üretilecek]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/hurjet-ve-gokbeyin-bataryasi-izmirde-uretilecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/hurjet-ve-gokbeyin-bataryasi-izmirde-uretilecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir merkezli Volt Teknoloji, milli muharip uçak KAAN için sıfırdan geliştirdiği elektrik güç üretim sistemini HÜRKUŞ'a başarıyla uyarlayarak teslimatlara başladı. Türk savunma sanayiinde yurt dışına bağımlılığı sıfıra indirmeyi hedefleyen şirket; HÜRJET, GÖKBEY ve milli İHA platformları için yeni nesil yerli jeneratör ve kontrol üniteleri geliştirmeye devam ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p id="p-rc_33f54f0672004668-69">Hava platformlarının gökyüzünde güvenle kalabilmesi ve görevlerini kesintisiz icra edebilmesi açısından vital önem taşıyan <strong>ana güç üretim sistemleri</strong>, yüksek mühendislik birikimi ve yüksek teknoloji gerektiren alanların başında geliyor. Dünyada yalnızca sayılı firmanın geliştirebildiği bu kritik teknoloji, Türkiye'de yerli imkanlarla üretilerek milli savunma sanayiinin bağımsızlık yürüyüşüne dev bir katkı sağladı. İzmir'de faaliyet gösteren <strong>Volt Teknoloji</strong>, yaklaşık 4 yıl önce başladığı zorlu Ar-Ge maratonunun ardından milli muharip uçak KAAN'ın kalbi sayılan elektrik üretim sistemlerini tamamen özgün bir mimariyle geliştirmeyi başardı.</p>

<p id="p-rc_33f54f0672004668-70">Mevcut bir teknolojiyi kopyalamadan ya da tersine mühendislik yöntemlerine başvurmadan, tamamen Türk mühendislerinin bilgi birikimiyle ortaya konan sistem; KAAN'ın taksi testlerinden ilk tarihi uçuşuna kadar olan kritik süreçlerde sorunsuz görev yaptı. Uçağın tüm elektrik ihtiyacını, aviyonik sistemlerini ve alt birimlerini besleyen jeneratör ile kontrol üniteleri, zorlu çevresel ve elektromanyetik testlerden geçerek sertifiye edildi.</p>

<h2>KAAN ile başlayan yerleşme hamlesi HÜRKUŞ ile teslimata dönüştü</h2>

<p id="p-rc_33f54f0672004668-71">Milli muharip uçak projesinde elde edilen yüksek mühendislik altyapısı ve sertifikasyon tecrübesi, savunma sanayiinin diğer stratejik hava platformlarına da hızla aktarılmaya başlandı. KAAN için geliştirilen <strong>ana güç üretim sistemleri</strong> mimarisini temel alan Volt Teknoloji, bu özgün sistemi temel eğitim ve yakın hava destek uçağı <strong>HÜRKUŞ</strong> platformunun güç gereksinimlerine göre yeniden özelleştirdi. Ar-Ge ve doğrulama süreçleri başarıyla tamamlanan milli elektrik sistemlerinin HÜRKUŞ'a entegrasyonu sağlanarak resmi teslimat aşamasına geçildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p id="p-rc_33f54f0672004668-72">Konuya ilişkin kritik değerlendirmelerde bulunan Volt Teknoloji Genel Müdürü Ulaş Tutan, şirketin kuruluş misyonunun ileri teknoloji ürünleri yerli imkanlarla geliştirip seri üretime dönüştürmek olduğunu vurguladı. Türkiye'de daha önce bu nitelikte ürün geliştiren bir mühendislik ekibinin dahi bulunmadığına dikkat çeken Tutan, sıfırdan yetiştirdikleri insan kaynağı ile dünya genelinde sadece 5 firmanın sahip olduğu jeneratör ve alternatör teknolojisini yerlileştirdiklerini beyan etti. Uçağın elektrik gücünü besleyen sistemlerin hava taşıtının adeta kalbi olduğunu belirten Tutan, kazanılan bu kabiliyetin sivil ve askeri tüm havacılık mecralarına uygulanabildiğini ifade etti.</p>

<h2>HÜRJET ve GÖKBEY için yeni nesil güç sistemleri yolda</h2>

<p id="p-rc_33f54f0672004668-73">Volt Teknoloji'nin yerlileştirme ve ihracat vizyonu sadece mevcut projelerle sınırlı kalmıyor. Şirket, çok daha farklı voltaj, güç ve performans gereksinimlerine ihtiyaç duyan jet eğitim uçağı <strong>HÜRJET</strong> ile genel maksat helikopteri <strong>GÖKBEY</strong> için de yeni nesil güç sistemlerinin Ar-Ge ve geliştirme fazlarını sürdürüyor. TUSAŞ ve savunma sanayii ekosistemi ile koordineli yürütülen çalışmalar kapsamında, yerli jeneratör ve alternatör ünitelerinin yakında bu platformlarda da test edilmeye başlanması öngörülüyor.</p>

<p id="p-rc_33f54f0672004668-74">Aynı zamanda insansız hava araçları (İHA) ve diğer döner kanatlı platformlar için de özelleştirilebilir güç çözümleri ürettiklerini belirten şirket yetkilileri, ana hedeflerinin hava araçlarındaki kritik bileşenlerde <strong>yurt dışına bağımlılık</strong> oranını sıfıra indirmek olduğunu vurguluyor. Türkiye'nin ihraç ettiği hava platformlarında yerli bileşenlerin yer almasının, küresel pazardaki ambargo ve kısıtlama risklerini bertaraf ederek teslimat ve satış süreçlerini oldukça kolaylaştırdığı ifade ediliyor.</p>

<h2>İleri mühendislik altyapısı seri üretimle taçlanıyor</h2>

<p id="p-rc_33f54f0672004668-75">Bünyesinde barındırdığı farklı disiplinlerden nitelikli mühendis kadrosuyla Ar-Ge tasarımlarını kendi tesislerinde seri üretime dönüştüren firma, genç yeteneklere de milli projelere katılım çağrısı yapıyor. Tesislerde devam eden testlerde yüksek dayanıklılık ve tam uyum gösteren <strong>elektrik güç sistemleri</strong>, geleceğin insansız ve elektrikli havacılık konseptleri için de sağlam bir temel oluşturuyor. Türk havacılığının gökyüzündeki milli imzası güçlenirken, İzmir'de üretilen yerli teknolojiler hava araçlarının kesintisiz enerji kaynağı olmaya devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAVUNMA SANAYİİ, İzmir, Gaziemir</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/hurjet-ve-gokbeyin-bataryasi-izmirde-uretilecek</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 15:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/08/haber-foto11-2026-08-11t155708421.jpg" type="image/jpeg" length="26945"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gaziemir'e dev geri dönüşüm tesisi!]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/gaziemire-dev-geri-donusum-tesisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/gaziemire-dev-geri-donusum-tesisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir Gaziemir'de kurulacak yeni tesiste yılda yaklaşık 45 bin ton tehlikeli ve tehlikesiz atık, fiziksel yöntemlerle ekonomiye kazandırılacak. Bakanlık, "kentsel madencilik" konseptiyle hazırlanan elektronik atık ve kablo geri dönüşüm projesine 'ÇED Olumlu' kararı verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><i><strong>KAZİM BOZKURT/</strong></i>İzmir'in Gaziemir ilçesinde, doğaya salınması büyük çevresel felaketlere yol açabilen elektronik atıklar ve endüstriyel hurdalar artık "kentsel madencilik" anlayışıyla yeniden hayat bulacak. Şirket<strong> </strong>tarafından Fatih Mahallesi Sanayi Caddesi üzerinde, 740 metrekarelik kapalı bir alanda kurulması planlanan geri dönüşüm ve ön işlem tesisi için beklenen çevresel onay çıktı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, sunulan Proje Tanıtım Dosyasını (PTD) detaylıca değerlendirerek tesise <strong dir="ltr">'ÇED Olumlu'</strong> kararı verdi.</p>

<p>Karar, bölgedeki sanayi kuruluşlarından ve yurttaşlardan toplanacak devasa boyuttaki hurda ve atıkların, çevreye zarar vermeden ayrıştırılmasının önünü açtı. Yılda 300 gün ve günde iki vardiya halinde çalışması planlanan tesis, yalnızca bir geri dönüşüm merkezi olmanın ötesinde, doğal kaynakların korunmasını hedefleyen modern bir <strong dir="ltr">sıfır atık</strong> üssü olarak tasarlandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2 dir="ltr">Yılda 45 bin ton atığa yeni hayat</h2>

<p>Tesisin kapasitesi ve işleyeceği atık grupları, çevresel sürdürülebilirlik açısından kritik bir eşiği temsil ediyor. Onaylanan projeye göre tesiste yılda 4 bin 800 ton <strong dir="ltr">elektronik atık</strong> (AEEE), 9 bin 600 ton yağsız kablo ve 30 bin ton tehlikesiz atık toplama-ayırma işlemi yapılacak. Eski televizyonlardan bozuk bilgisayar devre kartlarına, ömrünü tamamlamış ev aletlerinden endüstriyel metal hurdalarına kadar birçok materyal, manuel söküm ve fiziksel kırma işlemlerinden geçirilecek. Özellikle bakır, bronz, pirinç ve alüminyum gibi demir dışı metaller, sanayinin hammadde açığını kapatmak üzere ayrıştırılacak. Elde edilen plastik ve cam gibi yan ürünler de lisanslı tesislere gönderilerek yeniden üretime dahil edilecek.</p>

<h2 dir="ltr">Tehlikeli bileşenler için hassas ayrıştırma</h2>

<p>Elektronik atıkların parçalanması sırasında ortaya çıkabilecek kurşun, cıva veya asbest gibi tehlikeli maddeler, projenin en hassas noktalarından birini oluşturuyordu. Ancak onaylanan dosyadaki mühendislik çözümleri, bu riskleri minimize etmeyi hedefliyor. Tesise kabul edilen atıklar, radyasyon ölçüm cihazlarından geçirildikten sonra işleme alınacak. Poliklorlü bifenil (PCB) içeren kapasitörler, cıvalı anahtarlar ve asbestli bileşenler gibi riskli parçalar, özel önlemlerle sökülerek çevre lisanslı bertaraf merkezlerine sevk edilecek. Tesis içindeki <strong dir="ltr">geri dönüşüm</strong> işlemleri tamamen kapalı alanlarda yürütülecek. Elektronik kırma makinelerinde kullanılacak kapalı devre sistemler, siklon torba filtreler ve azotlu söndürme mekanizmaları sayesinde tehlikeli toz ve gazların atmosfere karışması engellenecek.</p>

<h2 dir="ltr">Doğal kaynakların tükenmesine karşı alternatif</h2>

<p>Günümüzde maden ocaklarından çıkarılan cevherlerin işlenmesi, ciddi bir karbon ayak izi ve doğa tahribatı yaratıyor. Gaziemir'deki bu yeni tesis ise <strong dir="ltr">kentsel madencilik</strong> felsefesini benimseyerek, şehirlerde atık halinde biriken metalleri yeni birer maden rezervi olarak görüyor. Devre kartlarından elde edilecek değerli metaller ve kablolardan sıyrılacak bakır, doğadan yeni bir çıkarım yapılmasına gerek kalmadan sanayinin hizmetine sunulacak. Yaklaşık 5,2 milyon liralık yatırımla hayata geçecek tesis, bölgedeki kayıt dışı ve sağlıksız hurdacılık faaliyetlerinin önüne geçilmesine de yardımcı olacak. Proje kapsamında makine ve ekipman alımları, nakliye ve montaj süreçleri yerel ekonomiye de hareketlilik getirecek. Radyasyon dedektörlerinden metal kesicilere, kablo sıyırma makinelerinden vibratör elek sistemine kadar birçok ileri teknoloji cihazın kullanılacağı tesiste, atıkların kaynağından nihai bertarafına kadar olan tüm süreç dijital olarak kayıt altına alınacak. Bu sayede atık takibinde şeffaflık sağlanırken, çevre kirliliğinin önlenmesi de garanti altına alınacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, İzmir, Gaziemir</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/gaziemire-dev-geri-donusum-tesisi</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 15:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/08/haber-foto11-2026-08-10t155004488.jpg" type="image/jpeg" length="24982"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Site kapısında ihmaller zinciri! Aile şikayetçi oldu]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/site-kapisinda-ihmaller-zinciri-aile-sikayetci-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/site-kapisinda-ihmaller-zinciri-aile-sikayetci-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir'in Gaziemir ilçesinde oyun oynadığı sırada kolunu sitenin sürgülü kapısından içeri uzatan 11 yaşındaki M.D.Ç., bir site sakininin uzaktan kumandayla kapıyı açması sonucu dehşeti yaşadı. Kolu hareket eden mekanizma ile duvar arasına sıkışarak kırılan talihsiz çocuğun ailesi, olay yerinden durmadan uzaklaşan sürücü ve güvenlik sensörleri çalışmayan site yönetiminden şikayetçi oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir'in Gaziemir ilçesi Irmak Mahallesi'nde yer alan bir konut sitesinde, ihmaller zinciri sonucunda 11 yaşındaki bir çocuğun ağır yaralanmasıyla noktalanan feci bir olay meydana geldi. Arkadaşlarından birine site içindeki bir şeyi göstermek isteyen 4'üncü sınıf öğrencisi M.D.Ç., kolunu sitenin demir <strong>sürgülü kapı</strong> aralığından içeriye uzattı. Bu sırada sitede ikamet eden A.D. isimli sürücü, aracıyla dışarı çıkmak amacıyla uzaktan kumanda düğmesine basarak otomatik sistemi harekete geçirdi.</p>

<p>Kapının aniden geriye doğru kaymasıyla birlikte talihsiz çocuğun kolu hareketli mekanizma ile sabit aksam arasına sıkıştı. Çevredekilerin ve arkadaşlarının çığlıkları üzerine olay yerine koşan ailesi, kanlar içindeki çocuğu kendi imkanlarıyla acil servise kaldırdı. Hastanede yapılan detaylı incelemelerde, küçük M.D.Ç.'nin humerus kemiğinde ciddi bir kırık meydana geldiği saptandı ve kolu hemen alçıya alındı.</p>

<h2>Güvenlik kameraları yaşanan ihmali saniye saniye kaydetti</h2>

<p>Yaşanan korkunç anlar sitenin <strong>güvenlik kamerası</strong> tarafından anbean kayıt altına alındı. Görüntülerde M.D.Ç.'nin kapı aralığında arkadaşına eliyle bir şeyler gösterdiği sırada kapının aniden hareketlenerek kolunu sıkıştırdığı net bir şekilde görüldü. Dehşet anlarının ardından aracını sürmeye devam eden sürücü A.D.'nin ise aracından dahi inmeden ve yaralı çocuğa yardım etmeden siteden hızla ayrılması dikkat çekti.</p>

<p>Görüntülerin ortaya çıkmasının ardından harekete geçen aile, avukatları aracılığıyla olayın adli boyuta taşınmasını sağladı. Bölgeye çağrılan bir <strong>iş güvenliği uzmanı</strong> eşliğinde yapılan incelemelerde, sitenin otomatik giriş kapısında bulunması gereken güvenlik mekanizmalarının çalışmadığı belirlendi. Kapının herhangi bir engelle karşılaştığında durmasını sağlayan ikaz ve <strong>hareket sensörü</strong> sistemlerinin devre dışı olduğu tespit tutanaklarına yansıdı.</p>

<h2>Lisanslı sporcu olan çocuğun tedavisi bir yıla kadar sürebilir</h2>

<p>Olayın ardından psikolojik ve fiziksel olarak zor günler geçirdiklerini belirten anne Ünzile Çelik, sürücünün kendilerine bir geçmiş olsun dileğinde dahi bulunmadığını ifade etti. Çocuğunun yaklaşık 50 gündür büyük bir travma yaşadığını dile getiren acılı anne, lisanslı voleybolcu olan M.D.Ç.'nin kolunu kaybetme korkusuyla dışarı çıkmak istemediğini söyledi. Tedavi sürecinin 6 ay ile 1 yıl arasında tamamlanabileceğini vurgulayan anne, sorumluların yargı önünde hesap vermesini istedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sürücünün orada durup yardım etmesi halinde hasarın daha az olabileceğini vurgulayan aile, <strong>otomatik kapı</strong> sistemlerindeki bu bakımsızlığın ve sorumsuzluğun başka çocukların canını yakmaması gerektiğini söyledi. Sıkışma anında kapının otomatik olarak durması gerektiğini hatırlatan mağdur aile, adaletin yerini bulmasını bekliyor.</p>

<h2>Hukuki süreç hem sürücü hem de site yönetimi kapsayacak şekilde başlatıldı</h2>

<p>Ailenin avukatı Şenay Geçkil de konuya ilişkin yaptığı açıklamada hukuki mücadelenin sonuna kadar arkasında duracaklarını ilan etti. Olayda hem kapıyı açan sürücünün hem de binanın bakımını yaptırmayan site idaresinin doğrudan kusurlu olduğunu vurgulayan Geçkil, Kat Mülkiyeti Kanunu uyarınca gerekli güvenlik önlemlerini almayan <strong>site yönetimi</strong> hakkında da cezai ve hukuki süreç başlatıldığını belirtti.</p>

<p>Teknik bilirkişi incelemelerinde kapının emniyet sistemlerinin çalışmadığının kesinleştiğini aktaran avukat Geçkil, bir çocuğun hayatını ve spor kariyerini etkileyen bu <strong>ihmal</strong> zincirine sebep olan tüm aktörlerin en ağır cezayı alması için adli makamlar nezdinde takiplerini sürdüreceklerini kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL, İzmir, Gaziemir</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/site-kapisinda-ihmaller-zinciri-aile-sikayetci-oldu</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 11:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/07/haber-foto11-2026-07-29t111454402.jpg" type="image/jpeg" length="72232"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Konut mağdurlarından firma önünde eylem]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/konut-magdurlarindan-firma-onunde-eylem</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/konut-magdurlarindan-firma-onunde-eylem" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir’de bir inşaat firmasından hayallerindeki evi satın alan çok sayıda vatandaş, şirket merkezlerinin aniden kapatılması ve muhatap bulamamaları üzerine sokağa döküldü. Yıllardır biriktirdikleri birikimleri, emekli ikramiyelerini ve araçlarını firmaya devreden mağdurlar, konutların teslim edilmediğini ve bazı dairelerin birden fazla kişiye satıldığını iddia ederek hukuk mücadelesi başlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir genelinde yapımı vaat edilen projelerden ev sahibi olma hayaliyle yola çıkan onlarca aile, büyük bir belirsizlik ve dolandırılma iddiasıyla karşı karşıya kaldı. Şehrin farklı noktalarındaki konut projelerinden taşınmaz satın alan vatandaşlar, son dönemde firmaya ait büroların birer birer kapanması ve çalışanların işten ayrılması üzerine paniğe kapıldı. Şirket sahibi M.K.A. başta olmak üzere hiçbir üst düzey yetkiliye ulaşamayan hak sahipleri, seslerini duyurmak ve haklarını aramak amacıyla firmanın Gaziemir ilçesinde bulunan merkez yönetim binası önünde toplandı. Ellerindeki sözleşmeler ve banka dekontlarıyla çaresizlik içinde bekleyen kalabalık, <strong>mağduriyetlerin</strong> her geçen gün derinleştiğini vurgulayarak yetkilileri ve cumhuriyet savcılarını göreve çağırdı.</p>

<h2>Gaziemir’deki şirket binası önünde toplanan mağdurlar adalet istiyor</h2>

<p>Hayat birikimlerini ve geleceklerini söz konusu projeye bağlayan hak sahipleri, firma önünde yaptıkları basın açıklamasıyla yaşadıkları trajediyi gözler önüne serdi. Taşınmazların teslim süreleri çoktan geçmesine rağmen şantiyelerde çalışmaların durduğunu belirten mağdurlar, şirketin finansal kriz bahanelerinin arkasına saklandığını dile getirdi. Farklı zamanlarda ve farklı ödeme yöntemleriyle konut sahibi olmaya çalışan vatandaşların durumunun birbirinden bağımsız şekilde ele alınması gerektiği ifade ediliyor. Kimisi birikmiş nakit parasını, kimisi evladının geleceği için ayırdığı birikimini, kimisi ise altındaki aracını ve oturduğu evi devrederek bu sisteme dahil oldu. Ancak bugün gelinen noktada ne inşaat sahalarında bir çivi çakılıyor ne de muhatap alınacak tek bir şirket temsilcisi bulunabiliyor.</p>

<h2>Birikimini toprağa gömen emekliler ve tapusu başkasına devredilen mağdurlar</h2>

<p>Proje kapsamında birikimlerini kaybedenlerin hikayeleri ise adeta yürek burkuyor. İleri yaşındaki birikimini ve <strong>emekli parasını</strong> evladına bir güvence bırakmak gayesiyle bu firmaya yatıran vatandaşlar, teslim tarihinin üzerinden aylar geçmesine rağmen tek bir muhatap bile bulamamaktan şikayetçi. Yaşanan psikolojik çöküntü yüzünden sağlık sorunlarıyla boğuştuğunu belirten hak sahipleri, örnek daireler gösterilerek ikna edildiklerini ve şirket yetkililerine güvendiklerini ifade ediyor.</p>

<p>Sürecin bir diğer vahim boyutunu ise resmi kayıtlarda ortaya çıkan usulsüzlük iddiaları oluşturuyor. İnşaatın ilerleme durumunu kontrol etmek amacıyla şantiyeye giden ve yapının yükseldiğini görerek umutlanan bazı alıcılar, şüphe üzerine belediye ve tapu müdürlüklerine başvurduklarında hayatlarının şokunu yaşadı. Parasını ödedikleri ve sözleşmesini imzaladıkları dairelerin <strong>tapu kaydını</strong> sorgulatan vatandaşlar, taşınmazların üçüncü kişilere çoktan satıldığını öğrendi. Binalar fiziksel olarak tamamlansa dahi hukuki olarak hiçbir hak iddia edemeyecek durumda kalan alıcılar, cumhuriyet başsavcılıklarına <strong>suç duyurusunda</strong> bulunarak hukuk mücadelesi başlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Şirket yönetimi finansal kriz iddiasıyla sessizliğini bozdu</h2>

<p>Mağdur gruplarının protestoları ve olayın medyada geniş yer bulmasının ardından, hedefteki inşaat firmasından yazılı bir açıklama geldi. Şirketin resmi iletişim kanalları üzerinden paylaşılan duyuruda, piyasalarda yaşanan genel ekonomik dalgalanmalar nedeniyle geçici bir <strong>finansal kriz</strong> sürecinden geçildiği kabul edildi. Firma yönetimi, ellerinde tüm projeleri eksiksiz tamamlamaya yetecek ekonomik kaynak ve varlık yapısının bulunduğunu savunarak, operasyonel yapılandırma çalışmalarının hızla tamamlandığını iddia etti. Yapılan açıklamada, kimsenin mağdur edilmeyeceği ve yaşanan aksaklıkların kısa sürede telafi edileceği öne sürülse de, sahada muhatap bulamayan ve tapuları başkalarına satılan hak sahiplerinin endişeli bekleyişi devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL, İzmir, Gaziemir</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/konut-magdurlarindan-firma-onunde-eylem</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Jul 2026 17:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/07/haber-foto11-2026-07-26t174122553.jpg" type="image/jpeg" length="88660"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[CHP İzmir’de istifa dalgası: 6 ilçe başkanı yol ayrımında]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/chp-izmirde-istifa-dalgasi-6-ilce-baskani-yol-ayriminda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/chp-izmirde-istifa-dalgasi-6-ilce-baskani-yol-ayriminda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP İzmir İl Yönetimi tarafından kesin ihraç istemiyle disipline sevk edilen 6 ilçe başkanı istifa kararı aldı. Narlıdere, Çiğli ve Gaziemir’de açıklamalar yapılırken diğer ilçe başkanlarının da bugün örgütleriyle birlikte kararlarını duyurması bekleniyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>CHP İzmir örgütünde başlayan disiplin krizi, peş peşe gelen istifa açıklamalarıyla yeni bir boyut kazandı. CHP İzmir İl Yönetimi tarafından kesin ihraç istemiyle tedbirli olarak disipline sevk edilen Çiğli, Karşıyaka, Karabağlar, Gaziemir, Narlıdere ve Selçuk ilçe başkanları görevlerinden ve parti üyeliklerinden ayrılma kararı aldı. Altı ilçe başkanı, bugün ilçe binaları önünde yapacakları basın açıklamalarıyla kararlarını kamuoyuna duyuracaklarını açıkladı.</p>

<h2><strong>İlk istifa Narlıdere’den geldi</strong></h2>

<p>İstifa açıklamalarının ilki CHP Narlıdere İlçe Başkanı Mesut Durgun’dan geldi. Durgun, 21 kişilik ilçe yönetiminin 19 üyesinin yanı sıra kadın ve gençlik kolları yönetimlerinin de parti görevlerinden ve CHP üyeliğinden ayrıldığını açıkladı. CHP’nin kendileri için yalnızca bir siyasi parti olmadığını vurgulayan Durgun, “Hiç kimse yıllarını, emeğini, umutlarını ve mücadelesini adadığı bir siyasi gelenekten kolay kolay ayrılmaz. Çünkü CHP, hatıralarımızın, dostluklarımızın, mücadelemizin ve hayallerimizin evidir” dedi. Haklarında verilen ihraç kararını tanımadıklarını belirten Durgun, “Meşruiyet; örgütün iradesinden, üyenin vicdanından ve halkın güveninden doğar” ifadelerini kullandı.</p>

<h2><strong>Çiğli İlçe Başkanı Akar: ‘12 Eylül’den sonra en büyük darbe’</strong></h2>

<p>CHP Çiğli İlçe Başkanı Erkan Akar da düzenlediği basın toplantısıyla istifa kararını duyurdu. Parti üyeliğinden ve ilçe başkanlığı görevinden ayrıldığını açıklayan Akar, süreçle ilgili sert eleştirilerde bulundu. Akar, “Partimizi çok iyi bir noktaya getirdik. Üye sayımızı 14 bine çıkardık. Yaşanan süreç, 12 Eylül darbesinden sonra partimize yapılmış en büyük darbedir. Taleplerimiz geri çevrildi. Artık söyleyecek başka sözümüz kalmadı” dedi. CHP’ye bağlılığının süreceğini belirten Akar, “Bu hüzünlü bir veda. Yeni başkanların önünü açmak için ayrılmak gerekiyor. CHP çatısı altındaki son günümüzü yaşıyoruz. Buradan tekrar dönmek üzere ayrılıyoruz” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Gaziemir’de yönetim de istifa etti</strong></h2>

<p>CHP Gaziemir İlçe Başkanı Çağrı Şırlancı da ilçe yönetimi, kadın ve gençlik kolları ile birlikte istifa ettiklerini açıkladı. Kararlarını “hayatımızın en zor ancak vicdanımızın en rahat kararı” sözleriyle duyuran Şırlancı, CHP’nin kendileri için bir makam değil, mücadele alanı olduğunu söyledi. Şırlancı, “Hakkımızda verilen ihraç kararını tanımıyoruz. Meşruiyet örgütün iradesinden doğar. Üyenin vicdanından ve halkın güveninden kaynaklanır” dedi. Özgür Özel’in halkla temas eden siyaset anlayışına destek verdiklerini belirten Şırlancı, “Halkın olmadığı yerde siyaset olmaz, örgütün olmadığı yerde parti olmaz, umudun olmadığı yerde gelecek kurulamaz” ifadelerini kullandı.</p>

<h2><strong>Karşıyaka, Karabağlar ve Selçuk’ta açıklama bekleniyor</strong></h2>

<p>CHP Karşıyaka İlçe Başkanı Levent Güçlü, Karabağlar İlçe Başkanı Volkan Gürboğa ve Selçuk İlçe Başkanı İpek Onbaşıoğlu da bugün yapacakları açıklamalarla kararlarını duyuracak. Karşıyaka örgütü tarafından yapılan çağrıda, “Bugün sessiz kalma günü değildir. Bugün örgütüne, iradene ve yol arkadaşına sahip çıkma günüdür” ifadelerine yer verildi. Karabağlar İlçe Başkanı Volkan Gürboğa ve yönetimi saat 18.00’de ilçe binası önünde açıklama yapacak. Selçuk’ta ise İpek Onbaşıoğlu’nun açıklamasında örgütün ortak iradesi, siyasi yol haritası ve yeni döneme ilişkin değerlendirmelerin paylaşılması bekleniyor. CHP İzmir’deki disiplin sürecinin ardından yaşanan istifaların, önümüzdeki günlerde parti örgütlerinde nasıl bir tablo oluşturacağı merak konusu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AJANSLAR</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>İZMİR GÜNCEL, Çiğli, Gaziemir, Karabağlar, Karşıyaka, Narlıdere, Selçuk</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/chp-izmirde-istifa-dalgasi-6-ilce-baskani-yol-ayriminda</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 18:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/07/9-eylul-2026-07-23t183234618.png" type="image/jpeg" length="96882"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[CHP’de bir istifada Gaziemir’den: İlçe yönetimi, kadın ve gençlik kolları görev bıraktı]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/chpde-bir-istifada-gaziemirden-ilce-yonetimi-kadin-ve-genclik-kollari-gorev-birakti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/chpde-bir-istifada-gaziemirden-ilce-yonetimi-kadin-ve-genclik-kollari-gorev-birakti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Gaziemir İlçe Başkanı Çağrı Şırlancı ve ilçe örgütü yöneticileri, yaptıkları ortak açıklamayla CHP üyeliklerinden ve parti görevlerinden istifa ettiklerini duyurdu. Açıklamada, “Mutlak butlan yönetiminin verdiği ihraç kararını tanımıyoruz. Meşruiyet örgütün iradesinden doğar” ifadeleri kullanıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>SEMİ TEKTAŞ-SELİN ATAR/</strong>CHP eski Genel Başkanı Özgür Özel’in partiden ayrılıp yeni parti kuracağını açıklamasının yankıları devam ediyor. CHP İzmir İl Başkanı Utku Gümrükçü’ünün 6 ilçe başkanını görevden almasının ardından ise İzmir’de peş peşe istifa haberleri de gelmeye başladı. Bornova, Menemen, Narlıdere ve Çiğli’den sonra Gaziemir İlçe Başkanı Çağrı Şırlanıcı ve Yönetimi de partiden istifa ettiklerini düzenledikleri basın açıklamasıyla duyurdu.</p>

<p>Şırlancı, kamuoyuna yaptığı açıklamada kararın kendileri için kolay olmadığını belirterek, “Bugün burada, hayatımızın en zor ama vicdanımızın en rahat kararlarından birini kamuoyuyla paylaşmak üzere bulunuyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p>CHP’nin kendileri için yalnızca bir siyasi yapı olmadığını vurgulayan Şırlancı, “Hiç kimse ömrünü verdiği bir çatının kapısından arkasına bakmadan çıkmaz. Hiç kimse yıllarını, emeğini, umutlarını ve mücadelesini adadığı bir siyasi gelenekten kolay kolay ayrılmaz. Çünkü CHP, hatıralarımızın, dostluklarımızın, mücadelemizin ve hayallerimizin evidir” dedi.</p>

<p><img height="1200" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-23-at-51021-pm.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“CHP’yi Cumhuriyet’in ve sosyal adalet mücadelesinin taşıyıcısı olarak gördük”</strong></h2>

<p>Yıllardır CHP çatısı altında mücadele ettiğini belirten Şırlancı, parti çalışmalarını makam veya unvan için değil, Cumhuriyet değerleri ve demokrasi mücadelesi için yürüttüklerini söyledi.</p>

<p>Şırlancı açıklamasında, “Mahallelerde, sandıklarda, sokaklarda, meydanlarda gecemizi gündüzümüze katarak çalıştık. Seçim kazandığımız günlerde de en zor zamanlarda da aynı inançla dimdik durduk. Bu partiyi hiçbir zaman bir makamın kapısı olarak görmedik. Cumhuriyet’in, demokrasinin ve sosyal adalet mücadelesinin taşıyıcısı olarak gördük” ifadelerine yer verdi.</p>

<p>Türkiye’nin demokrasi ve hukuk açısından ağır bir dönemden geçtiğini savunan Şırlancı, “Hukukun siyasetin gölgesine hapsedildiği, millet iradesinin ve örgüt iradesinin yok sayıldığı tarihi bir dönemden geçiyoruz” diye konuştu.</p>

<h2><strong>“Mutlak butlan yönetiminin verdiği ihraç kararını tanımıyoruz”</strong></h2>

<p>CHP’ye yönelik süreçlere tepki gösteren Şırlancı, iktidarın CHP’yi parçalamaya yönelik bir süreç yürüttüğünü iddia etti.</p>

<p>Şırlancı, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“AKP hükümeti, Türkiye’nin birinci partisi olan CHP’yi, koltuk sevdalısı mutlak butlan yönetimini maşa olarak kullanarak parçalamaya yönelik bir süreç yürütmektedir. Ancak hiçbir koltuk sevdası; bizleri Atatürk’e olan bağlılığımızdan, ülkemize, İzmir’imize ve milletimize olan sevgimizden vazgeçiremez.”</p>

<p>CHP’nin son seçimlerde yüzde 38 oy alarak Türkiye’nin birinci partisi olduğunu hatırlatan Şırlancı, “Hakkımızda verilen ihraç kararını tanımıyoruz” dedi.</p>

<p>Şırlancı, “Çünkü meşruiyet yalnızca makamdan doğmaz. Meşruiyet; örgütün iradesinden doğar. Üyenin vicdanından doğar. Halkın güveninden doğar” ifadelerini kullandı.</p>

<h2><strong>“Özgür Özel’in milletle yürüyen siyaset anlayışına inanıyoruz”</strong></h2>

<p>Açıklamasında CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e de destek veren Şırlancı, Özel’in halkla temas eden siyaset anlayışını benimsediklerini söyledi.</p>

<p>Şırlancı, “Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel, Ankara’nın boğucu koridorlarına sıkışan siyaseti reddederek yüzünü yeniden millete döndü. Köy kahvelerine gitti, kasaba meydanlarına gitti, şehrin en yoksul mahallelerine gitti. Çünkü biliyordu ki halktan kopan bir siyaset iktidar olamaz” diye konuştu.</p>

<p>“Halkın olmadığı yerde siyaset olmaz, örgütün olmadığı yerde parti olmaz, umut olmayan yerde ise gelecek kurulamaz” diyen Şırlancı, yeni bir mücadele döneminin başladığını ifade etti.</p>

<h2><strong>“Asıl mesele halkın yaşadığı ekonomik krizdir”</strong></h2>

<p>Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik ve sosyal sorunlara dikkat çeken Şırlancı, emekli, işçi, çiftçi ve esnafın yaşadığı sıkıntıların siyasetin temel gündemi olması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Şırlancı, “Asıl mesele, Türkiye’nin içine sürüklendiği ağır ekonomik krizdir. Asıl mesele, her geçen gün derinleşen adaletsizliktir. Asıl mesele, gençlerin umutlarını yurt dışında aramak zorunda bırakılmasıdır. Asıl mesele, emeklinin, işçinin, çiftçinin ve esnafın her geçen gün daha da yoksullaşmasıdır” dedi.</p>

<p>Türkiye’nin yeniden hukuk devleti, adalet ve refahla buluşması için mücadele edeceklerini belirten Şırlancı, “Bizim mücadelemiz; halkın iktidarını kurma, demokrasiyi yeniden güçlendirme mücadelesidir” ifadelerini kullandı.</p>

<h2><strong>“Görevimden ve üyeliğimden istifa ediyorum”</strong></h2>

<p>Açıklamasının sonunda kararını duyuran CHP Gaziemir İlçe Başkanı Çağrı Şırlancı, parti görevinden ve üyeliğinden ayrıldığını açıkladı.</p>

<p>Şırlancı, “Bugün burada Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden ve üstlenmiş olduğum tüm parti görevlerinden istifa ediyorum” dedi.</p>

<p>Kararın ortak vicdan ve ortak aklın sonucu olduğunu belirten Şırlancı, “Türkiye’nin yeniden ayağa kalkacağına inanan, umudu büyüten ve iktidarı hedefleyen anlayış ile biz, iktidara yürüyenleriz” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Şırlancı açıklamasını şu sözlerle tamamladı:</p>

<p>“Cumhuriyet’e yeniden sahip çıkıyoruz. Demokrasiye yeniden sahip çıkıyoruz. Adalete yeniden sahip çıkıyoruz. Milletimize yeniden sarılıyoruz. Hiçbir güç, milletinden aldığı cesaretle yürüyenleri durduramaz. Hiçbir baskı, halkına güvenenleri yolundan çeviremez. Hiçbir karar, vicdanıyla yürüyenleri teslim alamaz.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Semi Tektas</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>İZMİR GÜNCEL, İzmir, Gaziemir</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/chpde-bir-istifada-gaziemirden-ilce-yonetimi-kadin-ve-genclik-kollari-gorev-birakti</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 17:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/07/9-eylul-2026-07-23t172116784.png" type="image/jpeg" length="70951"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[12 yaşında dünyanın en iyisi! Altın madalyayla döndü]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/12-yasinda-dunyanin-en-iyisi-altin-madalyayla-dondu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/12-yasinda-dunyanin-en-iyisi-altin-madalyayla-dondu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir Gaziemir Bilim ve Sanat Merkezi öğrencisi 12 yaşındaki Mert Atakan, Bulgaristan'da düzenlenen uluslararası matematik turnuvasında Türkiye'yi zirveye taşıdı. Bireysel ve takım kategorilerinde çifte altın madalya kazanan genç deha, dünya genelinden binlerce akranını geride bırakarak organizasyonun en prestijli kupasını ülkemize kazandırdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uluslararası bilim olimpiyatları, dünya genelindeki üstün yetenekli gençlerin kendilerini ispat ettiği ve ülkelerin eğitim kalitelerini sergilediği en prestijli arenaların başında geliyor. Bu küresel rekabetin son adresi, Avrupa'nın köklü bilim organizasyonlarına ev sahipliği yapan Bulgaristan oldu. Ülkenin ev sahipliğinde gerçekleştirilen ve dünya genelinde binlerce üstün zekalı öğrencinin aylar süren elemelerin ardından katılabildiği <strong>Mathematics Without Borders Final Etabı</strong>, bu yıl Türk bir öğrencinin tarihi başarısına sahne oldu. İzmir'den yola çıkan ve matematiğe olan tutkusuyla bilinen genç yetenek, gösterdiği olağanüstü performansla adını dünya bilim tarihine yazdırmayı başardı.</p>

<p>İzmir'de özel yetenekli çocukların tescil edildiği ve eğitildiği <strong>Gaziemir Bilim ve Sanat Merkezi (BİLSEM)</strong> bünyesinde eğitim alan 12 yaşındaki <strong>Mert Atakan</strong>, turnuvanın her anında rakiplerine karşı net bir üstünlük kurdu. Matematik alanındaki teorik bilgisini pratik zeka ve hızla birleştiren Atakan, uluslararası organizasyonda <strong>bireysel kategoride altın madalyanın</strong> sahibi olarak kürsünün en üst basamağına çıktı. Bu başarıyla yetinmeyen İzmirli öğrenci, takım arkadaşlarıyla birlikte sergilediği yüksek koordinasyon sayesinde <strong>takım kategorisinde de altın madalya</strong> kazanarak çifte zafer elde etti. Turnuva jürisi, Mert Atakan'ın formüllere yaklaşımını ve problem çözme hızını göz önünde bulundurarak ona organizasyonun en elit ödülü olan <strong>Math Stars of the Tournament</strong> unvanını layık gördü.</p>

<h2>Lodovico Ferrari Yarışması ile taçlanan uluslararası başarı zinciri</h2>

<p>Genç yaşına rağmen uluslararası platformlarda Türkiye'yi temsil etme tüzüğünü bir alışkanlık haline getiren Mert Atakan'ın başarı grafiği sadece bu turnuvayla da sınırlı kalmadı. Matematik dünyasının saygın seçici kurulları tarafından organize edilen ve zorluk derecesiyle bilinen <strong>Lodovico Ferrari Yarışması'nda</strong> da boy gösteren Atakan, buradan da boş dönmedi. Dünyanın farklı kıtalarından gelen güçlü rakipleri arasında stratejik hamleler yaparak <strong>gümüş madalya elde eden</strong> genç yetenek, ay-yıldızlı bayrağı Avrupa'da bir kez daha dalgalandırdı.</p>

<p>Katıldığı tüm bu zorlu süreçlerde küresel matematik topluluklarının liderleriyle de yan yana gelme fırsatı bulan Mert Atakan, Bulgaristan'daki final etabında dünyaca ünlü Singapurlu matematikçi Willie Yong ile tanıştı. Bu buluşmanın kendisine yeni ufuklar açtığını ve kariyer tüzüğü için büyük bir motivasyon kaynağı olduğunu belirten Atakan, organizasyonun aşamalarını şu sözlerle anlattı: "Bu büyük turnuvanın sonbahar, kış, ilkbahar ve yaz yani finali olmak üzere toplam 4 aşaması var. İlk üç aşamaya Türkiye'deki okulumdan dijital olarak katıldım ve elemeleri geçtim. Final etabındaki yüz yüze sınav içinse Bulgaristan'a gittim. Finalde karşımıza çok zorlayıcı 20 soru çıktı ve ben <strong>15,5 doğru ile altın madalya</strong> almayı başardım. Hemen ardından takımla girdiğimiz yarışta ise 5 soru vardı, orada da 5 doğruyla takım olarak altın madalyaya ulaştık."</p>

<h2>Sayıların gizemini erken yaşta çözen vizyoner bir zeka</h2>

<p>Çocukluk yıllarından itibaren sayılarla ve mantık oyunlarıyla kurduğu bağın kendisini bu noktaya taşıdığını ifade eden 12 yaşındaki şampiyon, ailesinin rehberliğinin de altını çizdi. Bebeklik döneminde annesinin dikkatini çeken sayı sayma ve ezberleme yeteneğinin zamanla profesyonel bir meraka dönüştüğünü söyleyen Atakan, akranlarının aksine dijital dünyayı bir eğitim lojistiği olarak kullandığını belirtti. Boş vakitlerinin büyük bir kısmını internetteki eğitici ve bilimsel içerikleri izleyerek geçirdiğini söyleyen genç deha, elde ettiği başarıların ardından hissettiği duyguları, "Kürsüye çıkıp ödül aldığımda ülkem ve ailem adına çok büyük bir gurur duydum. Şu an için geleceğe yönelik katı bir mesleki hedef belirlemedim ancak matematik dünyasında kalıcı ve güzel şeyler başarmak istiyorum" ifadeleriyle paylaştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mert Atakan'ın İzmir'deki eğitim hayatını koordine eden ve onun bu sıra dışı zekasını ilk keşfeden isimlerden biri olan Gaziemir Bilim Sanat Merkezi Matematik Öğretmeni <strong>Murat Demirtaş</strong> da öğrencisinin okul içindeki asayiş ve ders disiplinine dair çarpıcı örnekler verdi. Kurum bünyesinde farklı zeka türlerinde çok sayıda başarılı çocuk barındırdıklarını aktaran Demirtaş, Mert'in odaklanma yeteneğinin akranlarından çok farklı bir boyutta olduğunu vurguladı.</p>

<h2>Sıra dışı odaklanma becerisiyle öğretmenlerini hayrete düşürüyor</h2>

<p>Matematiğin doğası gereği soyut düşünme becerisi gerektirdiğini ve çoğu zaman öğrencileri zorlayan bir branş olduğunu ifade eden tecrübeli eğitimci Murat Demirtaş, Mert Atakan'ın bu zorluğu tamamen eğlenceye dönüştürdüğünü belirtti. Sınıf içi gözlemlerini aktaran Demirtaş, "Mert, matematik alanında gerçekten altyapısı çok sağlam ve analitik düşünme tüzüğüne tamamen hakim bir öğrencimiz. Onunla ne kadar gurur duysak azdır. Okuldaki diğer branş derslerini, sosyal bilgileri veya fen bilimlerini pürdikkat dinlerken dahi aynı zamanda sırasının altında gizlice ileri düzey matematik sorusu çözmeye devam ettiğini diğer öğretmen arkadaşlarımdan sık sık duyuyorum. Diğer derslerin yanında bile matematik sorularını çözüp, aynı zamanda öğretmeninin sorduğu sorulara da anında doğru cevaplar veriyor. Bu gerçekten insan beyninin sınırlarını zorlayan, çok özel bir çift yönlü odaklanma yeteneğidir. Kendisini hem ailesi hem de kurumumuz olarak her adımında destekliyoruz. Bu azimle gelecekte dünya çapında bir bilim insanı olacağına inancımız tamdır" diyerek genç dehanın eğitim tescilini özetledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>BİLİM, İzmir, Gaziemir</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/12-yasinda-dunyanin-en-iyisi-altin-madalyayla-dondu</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Jul 2026 10:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/07/haber-foto11-49-3.jpg" type="image/jpeg" length="33653"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Havalimanında bıçaklı dehşet: 4 polis yaralandı]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/havalimaninda-bicakli-dehset-4-polis-yaralandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/havalimaninda-bicakli-dehset-4-polis-yaralandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir Adnan Menderes Havalimanı İç Hatlar terminalinde elinde iki bıçakla panik yaratan psikolojik rahatsızlığı bulunan bir şüpheli, emniyet güçlerinin yoğun çabasıyla etkisiz hale getirildi. Yaşanan arbede esnasında şüphelinin savurduğu bıçak darbeleriyle biri komiser dört polis memuru hafif şekilde yaralandı. Hastaneye kaldırılan polisler tedavilerinin ardından taburcu edilirken, gözaltına alınan saldırgan hakkında adli işlem başlatıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kentsel ulaşımın ve lojistik ağların en yoğun olduğu merkezlerden biri olan şehirlerarası seyahat durakları, zaman zaman beklenmedik asayiş olaylarına sahne olabiliyor. İzmir’in dış dünyaya açılan kapısı konumundaki <strong>İzmir Adnan Menderes Havalimanı</strong>, sabah saatlerinde yolcuların ve personelin büyük korku yaşadığı tehlikeli bir saldırı girişimiyle sarsıldı. Edinilen bilgilere göre, iç hatlar gelen yolcu katında elinde iki adet kesici aletle etrafa tehditler savuran bir şahıs, terminaldeki kentsel güvenlik bariyerlerini ve siber tarama noktalarını alarma geçirdi.</p>

<p>Çevredeki yolcuların panik halinde kaçışması üzerine bölgede sabit nöbet tutan ve devriye gezen havalimanı emniyet şube müdürlüğü ekipleri jet hızıyla olay yerine intikal etti. Kimliği daha sonra <strong>H.K.</strong> olarak tescil edilen 45 yaşındaki şüphelinin, elindeki bıçakları bırakması yönündeki uyarılara saldırgan bir tutumla karşılık vermesi üzerine polis memurları fiziki müdahale kararı aldı. Çevredeki sivil vatandaşların zarar görmemesi adına lojistik bir güvenlik çemberi oluşturan ekipler, şahsı köşeye sıkıştırmak için harekete geçti.</p>

<h2>Saldırganı etkisiz hale getiren emniyet güçleri yaralandı</h2>

<p>Şüphelinin teslim olmamakta direnmesi ve elindeki kesici aletleri rastgele savurması nedeniyle terminal içerisinde tehlikeli bir arbede yaşandı. Yolcu biletleme ve bagaj alım sahalarına yakın bir noktada gerçekleşen bu fiziki mücadele esnasında, kurumsal görev bilinciyle gövdesini siper eden güvenlik güçleri yaralanmaktan kurtulamadı. Yaşanan arbedede görevli <strong>1 komiser ve 3 polis memuru</strong> vücutlarının çeşitli yerlerine aldıkları hafif bıçak darbeleriyle yaralandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Meslektaşlarının yaralanmasına rağmen geri adım atmayan diğer polis memurları, saniyeler içinde saldırganı yere yatırarak kelepçeledi ve <strong>elinde iki bıçak bulunan şüphelinin etkisiz hale getirilmesi</strong> sürecini başarıyla tamamladı. Yaralı emniyet mensupları için havalimanı siber komuta merkezinden acil ambulans lojistiği talep edildi. Olay yerine hızla ulaşan sağlık ekipleri, ilk müdahaleyi terminal içerisinde yaptıktan sonra yaralı komiser ve polisleri kontrol amaçlı olarak <strong>Menderes Devlet Hastanesi'ne</strong> sevk etti. Burada titizlikle yürütülen tıbbi tedavilerin ardından hayati tehlikeleri bulunmayan kahraman polisler taburcu edilerek evlerine gönderildi.</p>

<h2>Saldırganın uzun süredir ruh sağlığı tedavisi gördüğü anlaşıldı</h2>

<p>Olay yerinde siber ve fiziki tescil işlemlerinin tamamlanmasının ardından kelepçelenerek emniyet müdürlüğüne götürülen şüphelinin kimlik sorgulaması ve arşiv araştırması yapıldı. Hastanelerin psikiyatri servisleriyle yapılan tescil yazışmaları ve incelenen sağlık veri tabanları, saldırganın profilini ve olayın arkasındaki trajik durumu net bir şekilde ortaya koydu. Yapılan resmi incelemelerde, şahsın <strong>uzun süredir ruh sağlığı tedavisi gördüğü</strong> ve kentsel yaşamda muhakeme yeteneğini kaybedecek düzeyde <strong>akli dengesinin yerinde olmadığı</strong> tescil edildi.</p>

<p>Nöbetçi Cumhuriyet Savcılığı’nın talimatıyla gözaltı hücre dairesine konulan H.K. hakkında, ceza kanununun ilgili maddeleri uyarınca <strong>kasten yaralama</strong> ve <strong>görevli memura mukavemet</strong> suçlarından geniş kapsamlı adli işlem başlatıldı. Havalimanındaki kentsel operasyonlar ve uçuş trafiği yaşanan kısa süreli duraksamanın ardından normal seyrine dönerken, emniyet birimleri havalimanı genelindeki fiziki güvenlik protokollerini ve siber erken uyarı mekanizmalarını yeniden gözden geçirmek üzere çalışma başlattı.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>POLİS / ADLİYE, İzmir, Gaziemir</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/havalimaninda-bicakli-dehset-4-polis-yaralandi</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 10:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/07/haber-foto11-2026-07-08t102534536.jpg" type="image/jpeg" length="25887"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tekstil devinden konkordato kararı!]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/tekstil-devinden-konkordato-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/tekstil-devinden-konkordato-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin köklü hazır giyim üreticilerinden olan ve yarım asrı aşkın süredir dünya devlerine üretim yapan Sir Hazır Giyim, küresel pazarlardaki daralma ve artan üretim maliyetleri nedeniyle nakit akışını korumak adına mahkemeye başvurdu. İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, yaklaşık 400 kişiye istihdam sağlayan ve Gaziemir'deki dev tesislerinde faaliyet gösteren şirket için 3 aylık geçici mühlet kararı aldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye'nin lokomotif sektörlerinin başında gelen tekstil ve konfeksiyon dünyası, son dönemde küresel pazarlarda yaşanan talep düşüşü, yüksek enflasyonist baskılar ve tırmanan işletme maliyetleri nedeniyle zorlu bir virajdan geçiyor. Özellikle Avrupa pazarındaki durgunluk ve ham madde tedarik zincirinde yaşanan fiyat dalgalanmaları, ihracat odaklı çalışan büyük ölçekli entegre tesislerin finansal dengelerini doğrudan etkiliyor. Yaşanan bu makroekonomik iklimin yansıması olarak, kentin ve ülkenin önde gelen <strong>hazır giyim</strong> üreticilerinden Sir Hazır Giyim, girdi maliyetlerinin tırmanması ve finansmana erişimde karşılaşılan bariyerleri aşabilmek adına stratejik bir hukuki adım atmak zorunda kaldı.</p>

<p>Mali yapısını yeniden düzenlemek ve mevcut borç yükümlülüklerini sürdürülebilir bir takvime bağlamak isteyen İzmir merkezli Sir Hazır Giyim Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, nakit akışını güvence altına almak amacıyla <strong>konkordato</strong> talebiyle mahkemeye başvurdu. Şirket avukatları tarafından hazırlanan detaylı iyileştirme projesini ve finansal tabloları inceleyen İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, sunulan belgelerin yasal mevzuat kapsamındaki kriterleri karşıladığına hükmetti. Yargı makamı, firmanın ticari ömrünü sürdürebilmesi ve alacaklıların haklarının adil bir zeminde korunabilmesi amacıyla şirket lehine 3 aylık geçici <strong>konkordato</strong> mühleti tanınmasını kararlaştırdı.</p>

<h2>Mahkemenin geçici koruma kararı üretimin devamlılığını sağlayacak</h2>

<p>Yargı çevrelerinden edinilen belgelere göre, İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından tesis edilen koruma kalkanı, firmanın ticari faaliyetlerini kesintisiz olarak sürdürmesine imkan tanıyor. Mahkeme, dosyada sunulan belgelerin İcra ve İflas Kanunu kapsamında yeterli olduğuna hükmederek şirkete 3 Temmuz 2026 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 3 aylık geçici <strong>konkordato</strong> mühleti verilmesine karar verdi. Alınan bu karar uyarınca, yasal ilan tarihinden itibaren başlamak üzere alacaklı tarafı oluşturan aktörlerin 7 gün içinde mahkeme nezdinde itiraz etme hakları bulunuyor. Sektörün ve firmanın geleceğini şekillendirecek olan davanın bir sonraki kritik duruşması ise 30 Eylül 2026 tarihinde İzmir'de görülecek.</p>

<p>Bu geçici hukuki koruma süreci, fabrika çarklarının durmasının önüne geçerek hem mevcut siparişlerin yetişmesini sağlayacak hem de istihdam piyasasını koruyacak. Bünyesinde yaklaşık 400 nitelikli iş gücü barındıran ve Gaziemir'deki lojistik ağların merkezinde yer alan üretim üssü, geçici mühlet süresince tam kapasiteyle çalışmaya devam edecek. Sektör analizcileri, bu tür köklü firmalara verilen mühlet kararlarının, sadece firmanın kendisini değil, ham madde sağlayan alt tedarikçileri ve fason üretim yapan küçük atölyeleri de içine alan devasa bir sektörel ekosistemi çöküşten koruduğunu ifade ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Terzi atölyesinden dünya markalarının mutfağına uzanan 60 yıllık başarı</h2>

<p>Sir Hazır Giyim'in tarihsel köklerine bakıldığında, aslında Türkiye’nin sanayileşme ve markalaşma öyküsünün bir özeti görülüyor. Takvimler 1967 yılını gösterdiğinde İzmir'de küçük bir terzi atölyesi olarak ticari hayatına start veren firma, zaman içinde tasarım gücü, yüksek dikiş kalitesi ve kurumsal lojistik kabiliyeti sayesinde kabuğunu kırarak ülkenin en saygın tekstil aktörlerinden biri konumuna yükseldi. Yarım asrı deviren bu kurumsal tecrübe, tesisi uluslararası moda devlerinin Türkiye'deki en güvenilir üretim ortaklarından biri haline getirdi.</p>

<p>Firma bugün, küresel pazar vitrinlerini süsleyen ve lüks segmentte yer alan Armani Collezioni, Versace Collection, Dstrezzed, Brax ve s.Oliver gibi dünya markaları için yüksek standartlı mont, ceket ve takım elbise üretimi gerçekleştiriyor. Uluslararası markaların yanı sıra iç piyasada da modaya yön veren Abdullah Kiğılı, Ramsey, KİP Gürmen ve Paulmark gibi dev markaların koleksiyonları da yine Sir Hazır Giyim'in Gaziemir'deki tesislerinde ilmek ilmek işleniyor. Öte yandan, yürütülen yasal sürecin ve <strong>konkordato</strong> başvurusunun yalnızca ana firmayı bağlamadığı, Sir Hazır Giyim'in operasyonel gücünü tahkim eden ve kendi bünyesinde faaliyet gösteren Kostüm Giyim'i de yasal koruma şemsiyesi altına aldığı bildirildi.</p>

<h2>Küresel ekonomik kriz tekstil ekosistemini ikinci kez yapılandırmaya zorluyor</h2>

<p>İzmirli hazır giyim devinin karşı karşıya kaldığı bu mali sıkışıklık, firmanın işletme tarihinde bir ilk değil. Küresel piyasaların ve makro dengelerin sarsıldığı dönemlerde esnek yönetim refleksleri gösteren şirket, daha önce 2018 yılında yaşanan ekonomik sıkıntılar nedeniyle de <strong>konkordato</strong> talebinde bulunmuş, o dönemde de mahkemenin sunduğu yasal koruma zeminini kullanarak mali yapısını başarılı bir şekilde yeniden düzenleyip faaliyetlerine güçlü bir şekilde devam etmişti. Ancak son birkaç yılda pandeminin artçı etkileri, Rusya-Ukrayna savaşıyla derinleşen enerji krizleri ve özellikle Avrupa'daki tüketim eğilimlerinin ani bir frenle yavaşlaması, firmayı yeniden aynı savunma mekanizmasını kullanmaya itti.</p>

<p>Yüksek teknolojiye uyumlu siber üretim altyapısına rağmen, artan enerji giderleri, asgari ücret düzenlemelerinin getirdiği işçilik maliyetleri ve bankacılık sektöründe yaşanan kredi daralması şirketi nakit akışı yönetiminde zorladı. İkinci kez mahkemenin koruma kalkanına sığınan tekstil kalesi, bu 3 aylık altın değerindeki sürede mevcut siparişlerin sevkiyatlarını tamamlayarak kasasına sıcak döviz girdisi sağlamayı ve alacaklı bankalarla yeni bir borç tasfiye protokolü imzalamayı planlıyor. İzmir iş dünyası ve tekstil sendikaları da 60 yıllık bu markanın istihdamı koruyarak süreci atlatması adına kurumsal istişare mekanizmalarını açık tutuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, İzmir, Gaziemir</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/tekstil-devinden-konkordato-karari</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 12:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/07/haber-foto11-2026-07-07t125407729.jpg" type="image/jpeg" length="99161"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
