<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Dokuz Eylül - Güncel İzmir Haberleri</title>
    <link>https://dokuzeylul.com</link>
    <description>izmir haberleri, İzmir son dakika haber, ekonomi, siyaset, magazin, bölgesel, spor, turizm, etkinlik, tarih, bilim, teknoloji ve güncel izmir haberler</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://dokuzeylul.com/rss/is-dunyasi" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>© 2026 - Yayınlanan haber ve fotoğrafların tüm hakları İGC - 9 Eylül Medya grubuna aittir.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 17 Apr 2026 11:40:44 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/rss/is-dunyasi"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[İnciraltı planlarında tarihi eşik: İNGEDER’den "Dava değil, diyalog" çağrısı]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/inciralti-planlarinda-tarihi-esik-ingederden-dava-degil-diyalog-cagrisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/inciralti-planlarinda-tarihi-esik-ingederden-dava-degil-diyalog-cagrisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İnciraltı Gelişim Derneği (İNGEDER) Başkanı Tayfun Karabulut, İzmir’in yıllardır çözülemeyen düğümü olan İnciraltı ve Bahçelerarası planlama sürecinde sona gelindiğini müjdeledi. Yaklaşık 5 milyon metrekarelik atıl alanın İzmir ekonomisine kazandırılması için gün sayıldığını belirten Karabulut, planlar askıya çıktığında meslek odaları ve ilgili kurumlara "Süreci dava etmek yerine yapıcı katkı sunun" çağrısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İnciraltı Kent Ormanı’nın hemen karşısında yer alan ve %99’u şahıs mülkiyeti olan dev arazinin mevcut durumu, İzmir’in potansiyelini yansıtmaktan oldukça uzak. İNGEDER Başkanı <strong>Tayfun Karabulut</strong>, bölgenin bugün düğün salonları, nargileciler ve düzensiz işletmelerle çevrili, atıl bir durumda olduğunu vurguladı. Karabulut, "İnciraltı ve Bahçelerarası sadece mülkiyet sahiplerinin ata toprağı değil, İzmir’in tamamına hizmet edecek dev bir kazanımdır. 5 milyon metrekarelik bu alan planlandığında, İzmir uluslararası bir vizyona kavuşacaktır" dedi.</p>

<h2>Hükümet ve yerel yönetim el ele: Planlar askıya çıkıyor</h2>

<p>İnciraltı’nın geleceği için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile <strong>Balçova Belediyesi</strong> arasındaki eş güdüm meyvelerini veriyor. Revize planlama sürecinin tamamlanma aşamasına geldiğini duyuran Karabulut, alınan son Cumhurbaşkanlığı kararlarının devletin bu konudaki kararlılığını açıkça ortaya koyduğunu belirtti. Çok kısa bir süre içerisinde 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar planlarının askıya çıkması beklenirken, bölge halkı ve yatırımcılar için heyecanlı bir bekleyiş başladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>"Aceleyle itiraz değil, ortak akılla çözüm"</h2>

<p>Tayfun Karabulut’un açıklamasındaki en kritik nokta, İzmir’deki imar süreçlerinde sıkça rastlanan "yargı yolu" engelinden kaçınma çağrısı oldu. Planlama sürecinin askı aşamasıyla bitmediğini, sonrasında başlayacak olan <strong>18 uygulaması</strong> ve detay aşamalarında her türlü görüşün değerlendirilebileceğini hatırlatan Karabulut, şu mesajı verdi:</p>

<blockquote>
<p>"Süreci doğrudan dava konusu yapmak yerine, öncelikle diyalogla ve ortak akılla ilerletmek mümkündür. Aceleyle itiraz eden değil, sürece katkı koyan bir yaklaşım İzmir’e kazandırır. Bu gelecek kavgayla değil, uzlaşıyla inşa edilmelidir."</p>
</blockquote>

<h2>İnciraltı, İzmir’in "Sağlık Turizmi" merkezi olacak</h2>

<p>İzmir Ticaret Odası’nın (İZTO) geçtiğimiz günlerde açıkladığı <strong>26 maddelik Sağlık Turizmi Manifestosu</strong>’na tam destek veren İNGEDER, İnciraltı’nın bu vizyonun kalbi olacağını savundu. EXPO sürecindeki "Herkes için Sağlık" sloganının ancak bu planların hayata geçmesiyle mümkün olacağını belirten Karabulut, bölgenin ticaret, nitelikli yaşam alanları ve sağlık turizmiyle uluslararası bir merkeze dönüşeceğini vurguladı. İnciraltı planlarının hayata geçmesi, İzmir’in gelecek vizyonu için gecikmiş ancak çok değerli bir fırsat olarak nitelendiriliyor.</p>

<p>Dernek tarafından yapılan açıklamanın tamamı;</p>

<p>İnciraltı Gelişim Derneği olarak, yıllardır İnciraltı ve Bahçelerarası’nın planlanmasının İzmir’e sağlayacağı katkıları kamuoyuyla paylaşıyoruz.<br />
<br />
Bugün İnciraltı Kent Ormanı olarak kullanılan alan ; Deniz kenarında yer alan ve geçmişte İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından deniz dolgusu ile kente kazandırılmış önemli bir kamusal alandır.<br />
Kent Ormanı’nın hemen karşısında yer alan bölgenin yaklaşık %99’u şahıs mülkiyetidir. Yaklaşık 5.000.000 m² büyüklüğündeki bu alanın büyük kısmı bugün; düzensiz kullanımlar, günübirlik işletmeler (mangalcı, düğün salonu, nargileci vb.) ve atıl alanlarla İzmir’e gerçek potansiyelini sunamamaktadır.<br />
<br />
Oysa bu alan planlandığında yalnızca mülkiyet sahiplerine değil,<br />
İzmir’in tamamına hizmet edecek büyük bir kazanım olacaktır.<br />
<br />
Bugün gelinen noktada;<br />
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Balçova Belediyesi iş birliğinde revize planlama süreci artık tamamlanma aşamasına gelmiştir.<br />
<br />
Son dönemde de alınan Cumhurbaşkanlığı kararı ile birlikte, devletimizin ve hükümetimizin İnciraltı’nın planlanması yönündeki iradesi açık ve güçlü bir şekilde ortaya da konulmuştur.”<br />
<br />
<br />
<br />
ORTAK AKIL VE SÜREÇ ÇAĞRISI<br />
<br />
Önümüzdeki çok kısa süre içerisinde 1/5000 ve 1/1000 ölçekli planların askıya çıkması beklenmektedir.<br />
<br />
Bu noktada kamuoyuna da önemli bir çağrıda bulunmak istiyoruz:<br />
<br />
Planların askıya çıkmasının ardından süreci doğrudan dava konusu yapmak yerine,<br />
öncelikle diyalogla, ortak akılla ve yapıcı katkılarla ilerletmek mümkündür.<br />
<br />
Unutulmamalıdır ki;<br />
planlama süreci yalnızca askı aşamasıyla sınırlı değildir.<br />
Bugüne kadar şeffaf ve katılımcı yürütülen planlama sürecine, katkı koymak isteyen tüm makamlar sürece katkı koyabilecektir. Devamında başlayacak 18 uygulama süreçleri ve detay planlama aşamalarında,<br />
tüm görüş ve öneriler sağlıklı şekilde değerlendirilebilir.<br />
<br />
Bu nedenle;<br />
<br />
aceleyle itiraz eden değil,<br />
sürece katkı koyan,<br />
çözüm üreten<br />
<br />
bir yaklaşımın İzmir’e çok daha büyük kazanımlar sağlayacağına inanıyoruz.<br />
<br />
İZMİR’İN GELECEK VİZYONU = İNCİRALTI<br />
<br />
Geçtiğimiz günlerde İzmir Ticaret Odası(İZTO) tarafından açıklanan 26 maddelik “Sağlık Turizmi Manifestosu”nu önemsiyor ve destekliyoruz.<br />
<br />
İnciraltı, EXPO sürecinde dünyaya verilen “Herkes için Sağlık” vizyonunu hayata geçirebilecek en güçlü alanlardan biridir.<br />
<br />
Planlama sürecinin tamamlanması ile birlikte İnciraltı;<br />
sağlık turizmi, ticaret ve nitelikli yaşam alanlarıyla<br />
İzmir’i uluslararası ölçekte öne taşıyacak bir merkez haline gelecektir.<br />
<br />
İnciraltı ve Bahçelerarası yalnızca bizlerin ata toprağı değil,<br />
aynı zamanda İzmir’in geleceğidir.<br />
<br />
Bu gelecek;<br />
kavgayla değil,<br />
uzlaşıyla,<br />
engel olarak değil katkı sunularak inşa edilmelidir.<br />
<br />
İzmir’in önünde gecikmiş ama çok değerli bir fırsat vardır.<br />
Bu fırsat artık kararlılıkla sahiplenilmeli ve kaçırılmamalıdır.<br />
<br />
İnciraltı, İzmir'in geleceğidir; artık sen-ben değil, el birliğiyle kazandırma zamanıdır. Bu yeni sürece herkes hazır olmalıdır.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL, İzmir, Balçova</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/inciralti-planlarinda-tarihi-esik-ingederden-dava-degil-diyalog-cagrisi</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 11:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/04/haber-foto11-2026-04-17t113656728-2.jpg" type="image/jpeg" length="76571"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Körfezde bitmeyen kabus: Zehir on birinci kez sızdı]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/korfezde-bitmeyen-kabus-zehir-on-birinci-kez-sizdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/korfezde-bitmeyen-kabus-zehir-on-birinci-kez-sizdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından İzmir Körfezi'nin temizliği ve güvenliği için yürütülen rutin havadan denetimlerde, kentin incisine yönelik ağır bir çevresel tehdit bir kez daha gün yüzüne çıkarıldı. Ekiplerin insansız hava araçlarıyla gerçekleştirdiği taramalarda, Alaybey Tersane Komutanlığı açıklarında kasım ayından bu yana tam on birinci kez yakıt içerikli dış kaynaklı kirlilik tespit edilmesi, bölgedeki ekolojik tahribatın vahametini gözler önüne serdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p></p>

<p> İzmir Körfezi'nin temizlenmesi ve deniz ekosisteminin korunması amacıyla yürütülen titiz çalışmalar, körfeze yönelik acımasız müdahaleleri tüm çıplaklığıyla ortaya koymaya devam ediyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi çevre kontrol ekiplerinin körfez yüzeyinde insansız hava araçlarıyla aralıksız olarak gerçekleştirdiği rutin izleme ve değerlendirme faaliyetleri sırasında, deniz tabiatını hiçe sayan yeni bir ihlal daha kayıt altına alındı. Yetkililer tarafından yapılan detaylı incelemelerde, Alaybey Tersane Komutanlığı yakınlarındaki deniz yüzeyinde yoğun miktarda yakıt içerikli atık sızıntısına rastlandığı bildirildi. Durumun en çarpıcı ve endişe verici boyutu ise, bu ağır kirlilik vakasının münferit bir olay olmaktan çıkıp kronikleşmiş bir çevre felaketine dönüşmesi oldu. Büyükşehir Belediyesi bürokratları, kasım ayından bu yana aynı bölgede dış kaynaklı kirliliğin tam on birinci kez belgelendiğini aktararak, bu tablonun Körfez'e ve çevreye yönelik tehdidin geçici değil, aksine sürekli tekrar eden ve giderek daha da ağırlaşan yapısal bir sorun olduğunu ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Ekosistem ve halk sağlığı büyük risk altında</h2>

<p>Yaklaşık altı aydır aralıksız bir şekilde sürdürülen havadan gözetim çalışmalarının sonuçları, denizel ekosistemin karşı karşıya kaldığı yıkıcı tehlikeyi de tüm boyutlarıyla raporlaştırdı. Kısa bir zaman dilimi içerisinde on bir kez dış kaynaklı kirlilik vakasıyla karşılaşılmasının, körfezin uzun süredir benzer olumsuzluklara ve sistematik bir tahribata maruz kaldığına işaret ettiği vurgulandı. Yıllar boyunca Körfez'in serin sularına fütursuzca bırakılan bu zehirli atıkların, sualtı ekosistemine onarılmaz zararlar verdiği ve bölgedeki canlı yaşamını ciddi biçimde tehdit ettiği dile getirildi.</p>

<p>Büyükşehir Belediyesi uzmanlarınca hazırlanan ve kamuoyuyla paylaşılan değerlendirme raporunda, çevre ve halk sağlığı açısından büyük bir risk oluşturan bu tür kirlilik vakalarının olağanlaştırılmasının ya da görmezden gelinmesinin kesinlikle kabul edilemeyeceği uyarısında bulunuldu. Ortaya çıkan çevresel zararın daha da büyümesini ve geri dönülemez bir noktaya ulaşmasını önlemek adına gerekli tüm idari ve hukuki tedbirlerin hiçbir taviz verilmeksizin ivedilikle hayata geçirilmesinin zorunlu olduğu belirtildi. Kamusal yaşam alanlarının ve denizel zenginliğin korunmasının yerel yönetimin en temel önceliği olduğunun altı çizilen raporda, İzmir Körfezi'ni ve kentin çevresel değerlerini geleceğe sağlıklı bir şekilde taşımak adına yürütülen bu zorlu sürecin, yetkili birimlerce aynı hassasiyet ve kararlılıkla takip edilmeye devam edileceği kamuoyuna duyuruldu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>haber merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>İZMİR GÜNCEL</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/korfezde-bitmeyen-kabus-zehir-on-birinci-kez-sizdi</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/04/9-eylul-84-3.png" type="image/jpeg" length="12639"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gülistan Doku dosyasında yeni gelişme: Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel hakkında soruşturma!]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/gulistan-doku-dosyasinda-yeni-gelisme-eski-tunceli-valisi-tuncay-sonel-hakkinda-sorusturma</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/gulistan-doku-dosyasinda-yeni-gelisme-eski-tunceli-valisi-tuncay-sonel-hakkinda-sorusturma" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gülistan Doku dosyasında dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel hakkında başlatılan soruşturma, yıllardır aydınlatılamayan kayıp dosyasında yeni bir sürecin kapısını araladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uzun süredir kamuoyunun gündeminden düşmeyen Gülistan Doku dosyasında yeni bir gelişme yaşandı. Yıllardır akıbeti bilinmeyen genç üniversite öğrencisinin kaybolmasına ilişkin soruşturma sürecinde adı geçen isimlerden biri olan eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel hakkında resmi inceleme başlatıldığı öğrenildi. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin talimatıyla harekete geçildiği belirtilirken, süreç kapsamında iddiaların tüm yönleriyle araştırılacağı ifade edildi.</p>

<h2><strong>Bakanlık talimat verdi, müfettişler devrede</strong></h2>

<p>Edinilen bilgilere göre, İçişleri Bakanlığı bünyesinde görev yapan müfettişler, söz konusu iddiaları incelemek üzere görevlendirildi. Bu kapsamda, Tuncay Sonel’in Tunceli Valiliği döneminde yürütülen işlemler ve dosyayla ilgili iddialar mercek altına alınacak. Soruşturmanın yalnızca idari boyutla sınırlı kalmayacağı, gerektiğinde adli süreçlerle de destekleneceği konuşuluyor.</p>

<p>Yetkililer, görevlendirilen müfettişlerin hem resmi evrakları hem de döneme ilişkin tanık beyanlarını detaylı biçimde inceleyeceğini aktarıyor. Böylece kamuoyunda uzun süredir tartışılan iddiaların somut verilere dayalı şekilde netleştirilmesi hedefleniyor.</p>

<h2><strong>Gülistan Doku dosyası yeniden gündemde</strong></h2>

<p>2020 yılının başlarında kaybolan Gülistan Doku, Türkiye’de uzun süre gündemden düşmeyen dosyalardan biri haline gelmişti. Munzur Üniversitesi öğrencisi olan genç kadının kaybolmasının ardından başlatılan arama çalışmaları sonuçsuz kalmış, olayın aydınlatılması için farklı ihtimaller üzerinde durulmuştu.</p>

<p>Aradan geçen zamana rağmen dosyanın çözülememesi, kamuoyunda tepkilere neden olurken, özellikle sosyal medyada yürütülen kampanyalar sayesinde konu sık sık yeniden gündeme taşındı. Son olarak dosyada adı geçtiği iddia edilen kamu görevlileri üzerinden tartışmalar yeniden alevlenmişti.</p>

<h2><strong>İddialar neden bu kadar kritik?</strong></h2>

<p>Soruşturmanın merkezinde yer alan iddiaların, yalnızca bir kişinin sorumluluğu ile sınırlı olmadığı, aynı zamanda kamu görevlilerinin süreçteki rolünü de kapsadığı ifade ediliyor. Bu nedenle başlatılan incelemenin kapsamı geniş tutuluyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Soruşturmanın seyri merak konusu</strong></h2>

<p>Başlatılan incelemenin ne kadar sürede tamamlanacağına ilişkin resmi bir takvim paylaşılmazken, müfettişlerin kapsamlı bir çalışma yürütmesi bekleniyor. Sürecin sonunda hazırlanacak raporun, dosyaya ilişkin yeni bir yol haritası oluşturabileceği değerlendiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/gulistan-doku-dosyasinda-yeni-gelisme-eski-tunceli-valisi-tuncay-sonel-hakkinda-sorusturma</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 11:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/04/9-eylul-29-3.png" type="image/jpeg" length="32224"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakanlık ifşa etti: Bakın zeytinyağı diye ne yedirmişler...]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/bakanlik-ifsa-etti-bakin-zeytinyagi-diye-ne-yedirmisler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/bakanlik-ifsa-etti-bakin-zeytinyagi-diye-ne-yedirmisler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanlığı, gıda güvenliği kapsamında gerçekleştirdiği denetimlerin ardından 17 Nisan 2026 tarihli "Tağşiş Yapılan Gıdalar" listesini yayımladı. Listede, aralarında İzmirli bir üreticinin de bulunduğu dört farklı markanın, "Naturel Sızma" adı altında aslında pamuk, kanola ve ayçiçeği gibi ucuz tohum yağlarını sattığı ortaya çıktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tarım ve Orman Bakanlığı, 5996 Sayılı Kanun çerçevesinde halk sağlığını korumak ve tüketiciyi yanıltan firmaları engellemek amacıyla yeni bir ifşa listesi paylaştı. Yapılan laboratuvar analizlerinde, kaliteli zeytinyağı beklentisiyle satın alınan ürünlerin içine, maliyeti düşürmek amacıyla soya, ayçiçeği, pamuk ve kanola gibi <strong>tohum yağlarının</strong> karıştırıldığı (tağşiş) kesinleşti.</p>

<h2>İşte o kara liste: Hangi marka, nerede yakalandı?</h2>

<p>Bakanlığın 17 Nisan 2026 tarihinde yayımladığı rapora göre, taklit ve tağşiş yaptığı belirlenen markalar ve üretim yerleri şöyle:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <thead>
  <tr>
   <td><strong>Marka</strong></td>
   <td><strong>Ürün Detayı</strong></td>
   <td><strong>Şehir / İlçe</strong></td>
  </tr>
 </thead>
 <tbody>
  <tr>
   <td><strong>Kamburoğlu</strong></td>
   <td>Naturel sızma zeytinyağı (750 ml)</td>
   <td><strong>İzmir / Ödemiş</strong></td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>TVK Tarım</strong></td>
   <td>Naturel sızma zeytinyağı (5 litre)</td>
   <td>Aydın / Köşk</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Güney Egeden</strong></td>
   <td>Naturel sızma zeytinyağı (5 litre)</td>
   <td>İstanbul / Başakşehir</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>DGL Gıda</strong></td>
   <td>Naturel sızma zeytinyağı</td>
   <td>Uşak / Merkez</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>DGL Gıda</strong></td>
   <td>Olivera Gold Naturel Sızma Erken Hasat</td>
   <td>Uşak / Merkez</td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<h2>Tohum yağları neleri kapsıyor?</h2>

<p>Bakanlık yetkilileri, zeytinyağına karıştırılan bitkisel yağların sadece ayçiçek yağıyla sınırlı kalmadığını; <strong>soya, pamuk tohumu, kanola, palm çekirdeği ve susam</strong> gibi ürünlerin de "sızma" etiketi altında şişelendiğini belirtti. Bu karışımlar, ürünün hem besin değerini düşürüyor hem de tüketicinin yanıltılarak haksız kazanç elde edilmesine neden oluyor.</p>

<h2>Tüketicilere kritik uyarı</h2>

<p>Zeytinyağı fiyatlarındaki artışı fırsat bilen bazı işletmelerin, piyasa değerinin çok altındaki fiyatlarla bu karışımları satışa sunduğu vurgulanıyor. Bakanlık, şüpheli görülen ürünlerin <strong>Alo 174 Gıda Hattı</strong>'na bildirilmesi gerektiğini hatırlatırken, denetimlerin il ve ilçe bazlı olarak kesintisiz süreceğini duyurdu.</p>

<blockquote>
<p><strong>Önemli Not:</strong> Zeytinyağı alırken sadece rengine ve kokusuna bakmak yeterli olmayabilir. Bakanlığın düzenli olarak yayımladığı güncel "Taklit veya Tağşiş Yapılan Gıdalar" listesini takip etmek, güvenilir alışveriş için en etkili yöntemdir.</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kazim Bozkurt</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/bakanlik-ifsa-etti-bakin-zeytinyagi-diye-ne-yedirmisler</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 11:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2024/11/zeytinyaginda-kuraklik-acisi-1.jpg" type="image/jpeg" length="52493"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[HSK’dan terfi düzenlemesi]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/hskdan-terfi-duzenlemesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/hskdan-terfi-duzenlemesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hâkimler ve Savcılar Kurulu (HSK), yargı mensuplarının derece yükselme kriterlerinde köklü bir değişikliğe gitti. 17 Nisan 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan yeni ilke kararıyla, terfi için gereken dosya sayıları düşürülürken; "mümtaz yükselme" kategorisinde sabit sayı yerine %75 oran esası getirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hâkimler ve Savcılar Kurulu, mahkemelerdeki aşırı iş yükünü ve yargılama sürelerini göz önünde bulundurarak terfi kriterlerini güncelledi. Yeni düzenleme ile hâkim ve savcıların terfi edebilmesi için bitirmeleri gereken dosya sayıları makul seviyelere çekildi. Özellikle asliye hukuk ve iş mahkemelerindeki yoğunluk dikkate alınarak yapılan bu indirimle, yargı mensuplarının dosya bitirme baskısından ziyade "nitelikli karar" verme sürecine odaklanması hedefleniyor.</p>

<h3>Yeni Terfi Eşikleri (A ve B Defteri)</h3>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <thead>
  <tr>
   <td><strong>Mahkeme Türü</strong></td>
   <td><strong>Eski Hedef (A Defteri)</strong></td>
   <td><strong>Yeni Hedef (A Defteri)</strong></td>
   <td><strong>Eski Hedef (B Defteri)</strong></td>
   <td><strong>Yeni Hedef (B Defteri)</strong></td>
  </tr>
 </thead>
 <tbody>
  <tr>
   <td><strong>Asliye Hukuk Mahkemeleri</strong></td>
   <td>700</td>
   <td><strong>600</strong></td>
   <td>900</td>
   <td><strong>800</strong></td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>İş Mahkemeleri</strong></td>
   <td>800</td>
   <td><strong>700</strong></td>
   <td>1000</td>
   <td><strong>900</strong></td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Sosyal Güvenlik Hukuku</strong></td>
   <td>700</td>
   <td><strong>500</strong></td>
   <td>900</td>
   <td><strong>700</strong></td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<h2>Mümtaz yükselmede "Yüzde 75" dönemi</h2>

<p>Düzenlemenin en stratejik hamlesi, en üst başarı kategorisi olan <strong>C defteri (mümtazen yükselme)</strong> kriterlerinde yapıldı. HSK, artık bu kategoride sadece sabit bir dosya sayısı bitirilmesini yeterli bulmayacak. Yeni sisteme göre asliye hukuk ve iş mahkemelerinde, devreden ve yeni gelen toplam iş miktarının en az <strong>%75’inin</strong> tamamlanması şartı aranacak. Bu oran sistemiyle, mahkemenin iş yükü ne kadar ağır olursa olsun, performansın oransal olarak ölçülmesiyle daha adil bir değerlendirme yapılması planlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Mesleğe yeni başlayanlara "Kanun Yolu" muafiyeti</h2>

<p>Genç hukukçuları sevindiren bir diğer gelişme ise mesleğe yeni adım atan hâkim ve savcılarla ilgili oldu. İlke kararının 13. maddesine eklenen fıkra ile; mesleğe başladıktan sonraki <strong>ilk terfi incelemesinde</strong>, üst mahkemelerden (İstinaf/Yargıtay) gelen "kanun yolu değerlendirme formları" bir kriter olarak aranmayacak. Bu formlar, genç meslek mensuplarının tecrübe kazandığı ilk dönemin ardından, bir sonraki terfi döneminde değerlendirmeye alınacak.</p>

<h2>Kararın yargıya yansıması ne olacak?</h2>

<p>Hukukçular, HSK’nın bu adımını yargıda "nitelik" arayışının bir sonucu olarak değerlendiriyor. Dosya sayılarının düşürülmesi, hâkimlerin her bir dosyaya ayıracağı süreyi artırarak hatalı karar riskini azaltabilir. Ayrıca oran sistemine geçilmesi, çok iş yükü olan mahkemelerdeki hâkimlerin sabit sayıya ulaşamadığı için terfi alamama mağduriyetinin önüne geçecek. Düzenleme, yayımı tarihi olan 17 Nisan 2026 itibarıyla yürürlüğe girdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/hskdan-terfi-duzenlemesi</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 11:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/04/hskden-terfi-duzenlemesi-dosya-sayilari-dusuruldu-oran-sistemi-getirildi.jpg" type="image/jpeg" length="28826"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Meclis heyetinden İzmir cezaevlerine inceleme]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/meclis-heyetinden-izmir-cezaevlerine-inceleme</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/meclis-heyetinden-izmir-cezaevlerine-inceleme" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu bünyesinde çalışmalarını yürüten Hükümlü ve Tutuklu Haklarını İnceleme Alt Komisyonu, İzmir'deki ceza infaz kurumlarında kapsamlı bir denetim ve ziyaret programı gerçekleştirdi. İki gün süren temaslar kapsamında kentin çeşitli noktalarındaki yüksek güvenlikli ve açık cezaevleri mercek altına alınarak, kurumların fiziki şartları ile tutuklu ve hükümlülerin yasal haklarına yönelik geniş çaplı bir durum değerlendirmesi yapıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu üyeleri, cezaevlerindeki koşulları ve mahkum haklarını yerinde gözlemlemek amacıyla rotasını İzmir'e çevirdi. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı Medya İletişim Bürosu tarafından kamuoyuyla paylaşılan resmi bilgilere göre, on altı ve on yedi nisan tarihlerini kapsayan yoğun inceleme programı, hem yargı hem de yasama kanadından önemli isimleri kentin infaz kurumlarında bir araya getirdi. Söz konusu ziyaret ve saha denetimlerine, İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan ile kentin ceza infaz kurumlarından sorumlu Cumhuriyet Başsavcıvekili Aydoğan Sansak bizzat eşlik ederek ev sahipliği yaptı. Parlamentoyu temsilen ise, Alt Komisyon Başkanı ve AK Parti Adıyaman Milletvekili Mustafa Alkayış'ın başkanlığındaki kalabalık heyette; milletvekilleri Ömer Faruk Hülakü, Mustafa Yavuz, Kadri Enis Berberoğlu, Adem Yıldırım, Mustafa Bilici, Ahmet Gökhan Sarıçam, Ahmet Salih Dal, Naci Şanlıtürk ve Sibel Suiçmez hazır bulunarak incelemelere katılım sağladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="0A457359 476D 4830 91Fd De12Ac4708De" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/04/0a457359-476d-4830-91fd-de12ac4708de.jpg" width="1095" /></p>

<h2>Dört farklı kurumda detaylı tarama</h2>

<p>Başkentten gelen milletvekilleri ve İzmir yargısının tepe isimlerinden oluşan heyet, kentte bulunan dört ayrı ceza infaz kurumunda sahaya inerek yerinde ve detaylı tespitlerde bulundu. İki günlük yoğun çalışma programının durakları arasında; İzmir 1 No’lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu, İzmir 2 No’lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu, Buca Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu ve Buca Açık Ceza İnfaz Kurumları yer aldı. Heyet üyelerinin gerçekleştirdiği bu kapsamlı denetimler sırasında, ceza infaz kurumlarının günlük işleyiş mekanizmalarını, hükümlü ve tutukluların barınma koşullarını ve anayasal haklarının kullanım durumlarını son derece titiz bir biçimde inceledikleri aktarıldı. Heyetin ayrıca, ziyaret edilen kurumların mevcut idari yapılanmalarını, personel kapasitelerini ve binaların fiziki yeterliliklerini de masaya yatırarak yasal çerçevede kapsamlı bir değerlendirme raporu için veri topladığı kaydedildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>haber merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>İZMİR GÜNCEL, POLİS / ADLİYE</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/meclis-heyetinden-izmir-cezaevlerine-inceleme</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 11:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/04/fa801db4-7095-4f90-891b-ed0aee31a4c0-1.jpg" type="image/jpeg" length="21974"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Konut piyasasında kredi hareketliliği: İpotekli satışlarda Mart ayında dev sıçrama]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/konut-piyasasinda-kredi-hareketliligi-ipotekli-satislarda-mart-ayinda-dev-sicrama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/konut-piyasasinda-kredi-hareketliligi-ipotekli-satislarda-mart-ayinda-dev-sicrama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TÜİK’in açıkladığı Mart 2026 verilerine göre, toplam konut satışları yıllık bazda %2,1 azalarak 113 bin 367’ye geriledi. Ancak genel düşüşe rağmen ipotekli (kredili) konut satışları, geçen yılın aynı ayına göre %35,9 oranında artarak piyasada dikkat çekici bir hareketliliğe işaret etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu (<strong>TÜİK</strong>) tarafından yayımlanan Mart ayı verileri, konut piyasasında ilginç bir tezatı ortaya koydu. Ülke genelinde toplam konut satışları yıllık bazda hafif bir gerileme ile <strong>113 bin 367</strong> seviyesinde kalırken, finansman kaynaklı alımlarda patlama yaşandı. <strong>İpotekli konut satışları</strong>, bir önceki yılın aynı dönemine göre %35,9 oranında artarak 25 bin 978’e ulaştı. Toplam satışlar içinde ipotekli payı %22,9’a yükselirken, peşin veya diğer ödeme yöntemleriyle yapılan satışlar %9,6 oranında azaldı.</p>

<h2>İlk el konut payı artıyor</h2>

<p>Piyasadaki arz-talep dengesine bakıldığında, sıfır konutlara olan ilginin canlılığını koruduğu görülüyor.</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>İlk El Konut Satışları:</strong> Mart ayında yıllık %1,3 artışla 35 bin 725 oldu.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>İkinci El Konut Satışları:</strong> %3,6 azalarak 77 bin 642'ye geriledi. Yılın ilk çeyreği (Ocak-Mart) toplamında ise Türkiye genelinde <strong>349 bin 396</strong> konut el değiştirdi. Bu rakam, 2025 yılının ilk çeyreğine göre %0,3’lük oldukça sınırlı bir azalışı temsil ediyor. İlk el satışların toplam içindeki payı %31,5 olarak kayıtlara geçerken, ikinci el piyasası %68,5 ile ağırlığını korudu.</p>
 </li>
</ul>

<h2>Yabancıya satışlarda gerileme sürüyor</h2>

<p>Yabancı uyruklu kişilere yapılan konut satışlarında düşüş trendi Mart ayında da devam etti. Geçen yılın aynı ayına göre %20 azalışla <strong>1353 konut</strong> yabancılara satıldı. Yabancıların toplam satış içindeki payı %1,2 ile oldukça düşük bir seviyede kaldı.</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Lider Rusya:</strong> 229 konutla en çok alım yapan ülke vatandaşları Ruslar oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p><strong>İran ve Almanya:</strong> 130 konutla İranlılar ikinci, 84 konutla Alman vatandaşları üçüncü sırada yer aldı. Yılın ilk üç ayında yabancılara yapılan satışlar toplamda %14,9 azalarak 4 bin 165’e geriledi.</p>
 </li>
</ul>

<h2>Arındırılmış verilerde aylık bazda yavaşlama</h2>

<p>Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış veriler, piyasanın bir önceki aya göre bir miktar hız kestiğini gösteriyor. Şubat ayına kıyasla Mart’ta ilk el konut satışları %9,6, ikinci el satışları ise %5,5 oranında azaldı. Bu durum, kredili satışlardaki yıllık artışa rağmen, genel piyasa ivmesinin Mart ayında kısa vadeli bir durgunluk yaşadığını kanıtlıyor. Analistler, ipotekli satışlardaki yükselişi kredi koşullarındaki kısmi iyileşmeye bağlarken, yabancıya satışlardaki düşüşün küresel ekonomik belirsizliklerden kaynaklandığını belirtiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kazim Bozkurt</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/konut-piyasasinda-kredi-hareketliligi-ipotekli-satislarda-mart-ayinda-dev-sicrama</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 11:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/04/tuik-verileri-ipotekli-konut-satislarinda-buyuk-artis.webp" type="image/jpeg" length="58853"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Papara'nın yeni sahibi belli oldu: 100 milyon dolarlık ihaleyi kim kazandı?]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/paparanin-yeni-sahibi-belli-oldu-100-milyon-dolarlik-ihaleyi-kim-kazandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/paparanin-yeni-sahibi-belli-oldu-100-milyon-dolarlik-ihaleyi-kim-kazandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından yürütülen yasa dışı bahis soruşturması kapsamında kayyum atanan PPR Holding ve bünyesindeki dev iştiraki Papara'nın satış süreci tamamlandı. Finans dünyasının büyük bir merakla takip ettiği yaklaşık yüz milyon dolarlık dev ihaleyi Emlak Katılım Bankası kazanırken, hisse devir işlemine Sermaye Piyasası Kurulu'ndan da resmi onay geldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Finans ve teknoloji sektöründe son günlerin en çok konuşulan konularından biri olan Papara'nın el değiştirme serüveni resmi olarak nihayete erdi. Geçmiş dönemde yürütülen kapsamlı bir yasa dışı bahis soruşturması neticesinde Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu bünyesine geçen ve uzun bir süredir kayyum heyeti tarafından yönetilen PPR Holding ile bağlı ortaklıklarının akıbeti, kurum tarafından gerçekleştirilen ihale ile kesinlik kazandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Yüz milyon dolarlık dev imza</h2>

<p>TMSF tarafından titizlikle planlanan ve şeffaf bir biçimde yürütülen satış sürecinde, grubun amiral gemisi konumundaki Papara Elektronik Para şirketinin yanı sıra, sektörde faaliyet gösteren Papara Teknoloji, Papara Sigorta Aracılık Hizmetleri ve Papara Menkul Değerler şirketlerinin payları da bütüncül bir yaklaşımla vitrine çıkarıldı. İlgili kurumlar tarafından yapılan değerleme çalışmaları sonucunda ihale için 4,27 milyar liralık, güncel döviz kuruyla yaklaşık yüz milyon dolarlık bir muhammen bedel belirlendi. Sektör temsilcilerinin yakından izlediği ihale sürecinin sonunda, belirlenen şartları yerine getiren ve en yüksek teklifi sunmayı başaran Emlak Katılım Bankası, dijital finans ve ödeme sistemleri sektörünün bu önemli aktörünün yeni sahibi olma hakkını elde etti.</p>

<h2>SPK'dan devir işlemine onay çıktı</h2>

<p>İhale sürecinin Emlak Katılım Bankası lehine sonuçlanmasının ardından, gözlerin çevrildiği yasal onay makamlarından da piyasaları rahatlatan beklenen karar gecikmedi. Bankanın ihaleyi kazanarak PPR Holding ve bağlı ortaklığı Papara Menkul Değerler'i devralmasına yönelik resmi başvuru, Sermaye Piyasası Kurulu kurmayları tarafından mercek altına alındı. Kurulun yayımlanan güncel bülteninde yer alan karara göre, Papara Menkul Değerler Anonim Şirketi statüsündeki aracı kurumun ortaklık yapısında meydana gelecek bu kapsamlı değişikliğe izin verilmesi yönündeki talebin idari yönden olumlu karşılandığı kamuoyuna ilan edildi. İlgili resmi bültende, söz konusu aracı kurumun pay devri öncesindeki ve sonrasındaki ortaklık yapısına dair detaylı tabloların da yatırımcılarla paylaşıldığı, bu onayla birlikte satış sürecinin önünde hiçbir hukuki veya idari engelin kalmadığı kaydedildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>haber merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/paparanin-yeni-sahibi-belli-oldu-100-milyon-dolarlik-ihaleyi-kim-kazandi</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 11:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2025/05/kayyum-atanan-odeme-sirketi-papara-odemelerde-18679363-7012-amp.webp" type="image/jpeg" length="61345"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Popstar Rıza'ya acı veda]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/popstar-rizaya-aci-veda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/popstar-rizaya-aci-veda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bir döneme damga vuran Popstar yarışmasıyla adını tüm Türkiye'ye duyuran ve son yıllarda sokak sanatçısı kimliğiyle milyonların sevgisini kazanan Rıza Tamer, Muğla'nın Bodrum ilçesinde geçirdiği ani rahatsızlık sonucu kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye'nin sevilen seslerinden biri olan ve müziğe olan tutkusuyla tanınan Rıza Tamer'den, sanat camiasını ve İzmirli müzikseverleri de yasa boğan acı bir haber geldi. Yaşamını Muğla'nın Bodrum ilçesine bağlı Konacık Mahallesi'nde sürdüren ünlü şarkıcının, dün akşam saatlerinde evinde dinlenmek amacıyla istirahate çekildiği sırada aniden fenalaştığı öğrenildi. Yakın çevresinden edinilen bilgilere göre, sırtüstü uzandığı esnada şiddetli bir mide bulantısı yaşayan ve hemen ardından ciddi bir nefes darlığı çekmeye başlayan Tamer'in durumunun hızla ağırlaşması üzerine, aile fertleri tarafından ivedilikle sağlık ekiplerinden yardım talep edildiği aktarıldı. İhbar üzerine kısa sürede sanatçının ikametgahına ulaşan ilk yardım ekiplerinin olay yerindeki acil müdahalesinin ardından, Tamer'in ambulansla hızla Bodrum Devlet Hastanesi'ne sevk edildiği ve tedavi altına alındığı bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Milyonların kalbine dokunmuştu</h2>

<p>Hastanenin acil servisinde gece boyu yaşam mücadelesi veren ve sağlık durumunun son derece kritik olduğu belirtilen ünlü sanatçının, doktorların yaptığı tüm tıbbi müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayata gözlerini yumduğu açıklandı. Sanat yolculuğuna yıllar önce televizyon ekranlarında fırtınalar estiren Popstar yarışmasıyla adım atan ve güçlü yorumuyla geniş halk kitlelerinin dikkatini çeken Rıza Tamer, yarışmanın ardından kariyerine oldukça farklı ve samimi bir yön vererek sokak sanatçılığını benimsemişti. Özellikle son yıllarda kentin işlek caddelerinde sergilediği performansların sosyal medya platformlarında paylaşılmasıyla adeta bir fenomene dönüşen ve dijital mecralarda milyonlarca müzikseverin dinlediği bir isim haline gelen yetenekli şarkıcının ani vefatı, kendisini şarkılarıyla tanıyan hayranları arasında büyük bir şok ve derin bir üzüntüyle karşılandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>haber merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/popstar-rizaya-aci-veda</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 11:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/04/d44e2a4c-aace-4243-93f3-af4bdf5fcff8.webp" type="image/jpeg" length="65701"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Okullar korumasız, çocuklar hedefte]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/okullar-korumasiz-cocuklar-hedefte</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/okullar-korumasiz-cocuklar-hedefte" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Peş peşe yaşanan okul saldırıları, okulların artık çocuklar ve eğitimciler için güvenli alan olmaktan çıktığını gösteriyor. Veliler çocuklarını korkuyla okula gönderirken, eğitimciler yaşananların sadece bir güvenlik açığı değil, yoksulluk, umutsuzluk ve çöküşün büyüttüğü derin bir kriz olduğuna dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><br />
Çocuğunuzu sabah okula gönderirken artık sadece dersini değil, güvenliğini de düşünmek zorundasınız. Türkiye’de okullar şiddetin hedefi haline gelirken, peş peşe yaşanan saldırılar hem velileri hem de eğitimcileri alarma geçirdi. Uzmanlar uyarıyor, eğitimciler isyan ediyor: Bu tablo sadece “güvenlik” meselesi değil; bir toplumsal kriz.</p>

<p><br />
14 Nisan’da Şanlıurfa’nın Siverek ilçesindeki Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde düzenlenen silahlı saldırıda 16 kişi yaralandı. Ertesi gün Kahramanmaraş’ta Ayser Çalık Ortaokulu’na yapılan saldırıda ise saldırgan dahil 10 kişi yaşamını yitirdi. Peş peşe yaşanan bu saldırılar, okulların artık ne kadar savunmasız olduğunu gözler önüne serdi.<br />
Eğitim sendikaları iş bırakma eylemini iki güne çıkarırken “yaşam nöbeti” başlatılarak Bakan Yusuf Tekin’e istifa çağrısı yapıldı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 04 16 At 15.01.39-1" class="detail-photo img-fluid" height="1366" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-16-at-150139-1.jpeg" width="2048" /></p>

<h2><br />
“Çocuklar karanlığa teslim edildi”</h2>

<p><br />
Yaşanan şiddetin arkasında derinleşen yoksulluk ve umutsuzluk olduğuna dikkat çeken eğitimciler, tablonun her geçen gün ağırlaştığını söylüyor.<br />
Eğitim Sen İzmir 1 No’lu Şube Yöneticisi Oktay Karakuzu şöyle konuştu:<br />
“Çocuklar geleceklerinden umutsuz. Adeta karanlığa teslim edilmiş durumdalar. Okula zaten aç gelip gidiyorlar. En temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamıyorlar. Bu yoksulluk cenderesi ister istemez çocukları şiddet iklimine doğru itiyor.</p>

<p><br />
Bu umutsuzluk, eğitimden kopuş sürecini beraberinde getiriyor ve çocukları şiddete yöneltiyor. Burada yapılması gereken; öncelikle okullara ihtiyacı kadar ödenek ayrılması, tam zamanlı kadrolu hizmetli istihdamının sağlanması ve eğitime yeterli bütçenin ayrılmasıdır. Öğretmenin itibarını zedeleyen uygulamaların ortadan kaldırılması, öğretmenlerin hak ettiği saygınlığı yeniden kazandıracak söylem ve politikaların geliştirilmesi gerekiyor.</p>

<p><br />
Öğretmenlerin en temel ihtiyaçlarını karşılayamadığı, yoksulluk sınırının çok altında ücretlerle çalıştığı bir ortam da bu şiddet iklimini besliyor. Öğretmenlerin kendi geleceğinden umutsuz, baskı altında ve nefes alamaz durumda olduğu bir süreçten geçiyoruz.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 04 16 At 11.54.02 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="1200" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-16-at-115402-2.jpeg" width="1600" /></p>

<p><br />
Diğer yandan, öğrencilerin hedef haline getirildiği ve sorunun tek nedeni olarak öğretmenlerin gösterildiği anlayışın değişmesi gerekiyor. Sorunun öğretmenler üzerinden değil, eğitim sistemi üzerinden ele alınması şart. Demokratik, bilimsel ve kamusal, parasız eğitim güçlendirilmelidir.<br />
Ancak bugün gelinen noktada okulların cemaatlere ve tarikatlara açıldığı, bu yapıların istedikleri gibi hareket edebildiği bir tabloyla karşı karşıyayız. Eğitim sistemi protokollere indirgenmiş, müfredat bilimden uzaklaştırılmış durumda. Bu süreç, şiddet iklimini daha da derinleştiriyor.<br />
Ayrıca çocukları ucuz iş gücü olarak gören MESEM politikaları da bu tabloyu ağırlaştırıyor. Çocukların güvencesiz koşullarda çalıştırılması, onların umutsuzluğunu artırıyor ve şiddeti bir çıkış yolu olarak görmelerine neden olabiliyor.</p>

<p><br />
Bugün yaşanan şiddetin arka planı politiktir. Bu nedenle kutuplaştırıcı değil, birleştirici politikaların geliştirilmesi gerekiyor. Başta eğitim sendikaları olmak üzere tüm paydaşlarla birlikte ortak bir yol haritası oluşturulmalı.</p>

<p><br />
Öte yandan öğretmenler kendi okullarında bile huzursuz ve mutsuz. Okul idareleri başta olmak üzere angarya yükü, keyfi uygulamalar ve mobbing ile karşı karşıyalar. Cezasızlık da bu ortamı besliyor.<br />
Bu nedenle Milli Eğitim Bakanlığı’nın bir an önce somut adımlar atması gerekiyor. Bakan Yusuf Tekin’in bu süreci yönetebilecek iradeyi ortaya koyması, bürokrasinin liyakat esasına göre yeniden yapılandırılması ve bilimsel aklın esas alındığı bir eğitim politikası oluşturulması şarttır.”</p>

<p></p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 04 16 At 11.54.02 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1200" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-16-at-115402-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2>“Okullar artık güvensiz”</h2>

<p><br />
Öğretmenler, şiddetin artık doğrudan okullara girdiğini ve hiçbir önlem alınmadığını vurguluyor. Eğitim İş Sendikası İzmir 1 No’lu Şube Başkanı Özgür Şen şu ifadeleri kullandı:<br />
“Öncelikle şunu söylemek gerekiyor: Eğitim emekçileri olarak, öğretmenler olarak artık okullarda kendimizi güvende hissetmiyoruz.<br />
Toplumsal şiddetin artmasıyla birlikte bu şiddet dalgası okullara da yansımaya başladı. Geçtiğimiz ay Fatma Nur öğretmenimizi kaybettik. Üzerinden henüz bir ay geçmişken bu kez Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde okul baskınıyla karşı karşıya kaldık ve yaşanan çaresizliği çok net gördük.<br />
Okulların ne kadar korumasız ve güvensiz olduğu bir kez daha ortaya çıktı. Bir kişinin elini kolunu sallayarak pompalı tüfekle okula girebildiğini, bir öğretmenin koridorda yakın mesafeden vurulduğunu gördük. Bu öğretmenimiz şu anda bir gözünü kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya. Oysa öğretmenlerin ve öğrencilerin en güvende olması gereken yerler okullar olmalıydı. Ancak bugün okullar, ne yazık ki şiddet olaylarıyla anılır hale geldi.</p>

<p><br />
Bu nedenle öncelikle toplumsal şiddete yönelik kapsamlı önlemler alınmalıdır. Bununla birlikte okulların güvenliği acilen sağlanmalıdır. Kamu kurumlarının neredeyse tamamının kapısında kadrolu ve silahlı güvenlik görevlileri bulunurken, okullarda böyle bir güvenlik sistemi yok.<br />
Var olan güvenlik görevlileri ise çoğunlukla geçici görevlendirmelerle, TYP kapsamında ya da PİKTES projesi üzerinden çalıştırılan kişilerden oluşuyor. Hatta bazı okullarda okul aile birliği aracılığıyla, güvenlik eğitimi almamış kişilerin görevlendirildiği görülüyor. Bu kişiler, çoğu zaman kendi güvenliklerini riske atarak okul kapısında görev yapmaya çalışıyor.<br />
Bu yüzden Milli Eğitim Bakanı’nın acilen harekete geçmesi ve okullara kadrolu güvenlik görevlisi ataması yapılması gerekiyor. Okullardaki şiddeti azaltmak ve en aza indirmek için bu adım artık ertelenemez bir zorunluluktur.<br />
Ayrıca yaşanan bu olayların sorumlularının da ortaya çıkarılması ve gerekli hesapların verilmesi sağlanmalıdır.”</p>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 04 16 At 11.54.02 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1200" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-16-at-115402-3.jpeg" width="1600" /><br />
“Okullar sahipsiz bırakıldı”</h2>

<p><br />
Sorunun sadece güvenlik değil, sistemsel bir çöküş olduğunu söyleyen Sinan Kılıç ise şöyle konuştu:<br />
“Haftalar önce burada Fatma Nur öğretmen için toplanılmıştı. Bugün ise yine okullarda bir şiddet tablosuyla karşı karşıyayız. Peki siz okullarınızda kendinizi güvende hissediyor musunuz? Hayır, hissetmiyoruz. Çünkü gençler umutsuz. Geleceklerine dair neredeyse hiçbir umutları kalmadı. Çaresizlik içinde olan çocuklar ve gençler her geçen gün eğitimden uzaklaşıyor.</p>

<p><br />
Özellikle eğitimde yönetimsel anlamda ve personel yapısında işi bilmeyen kişilerin yönetici pozisyonunda olması, bu sorunların görmezden gelinmesine neden oluyor. Toplumsal anlamda eğitimdeki eşitsizlik de her geçen gün daha da derinleşiyor. Yoksul çocuklar MESEM’lere yönlendirilirken, daha varlıklı kesimlerin çocukları özel okullarda eğitim görüyor. Bu durum, eğitimdeki ayrışmayı büyütüyor.<br />
Bu çerçevede Milli Eğitim Bakanlığı’nın politikaları eğitimin içini boşaltıyor. Okullarda bakanlığın imzaladığı protokollerle tarikat ve cemaatlerin etkisi artarken, laik ve bilimsel eğitim anlayışı her geçen gün zayıflıyor.<br />
Böyle bir tabloda çocuklar umutsuzluk içinde kalıyor. Psikolojik olarak ciddi desteğe ihtiyaç duyan öğrenciler, kendilerine çıkış yolu bulamıyor. Öte yandan öğretmenler de ekonomik olarak giderek daha fazla zorlanıyor. Hem öğretmenler hem de öğrenciler okullarda adeta yalnız bırakılmış durumda.<br />
Elbette bu mesele yalnızca güvenlik politikalarıyla çözülemez. Ancak bugün gelinen noktada okullar sahipsiz bırakılmış durumda. Bakanlık ise daha çok kendi ideolojik çerçevesinde bir gençlik yetiştirme anlayışıyla hareket ediyor. İmam hatiplerin ve MESEM uygulamalarının dayatılması da bu sürecin bir parçası. Böyle bir tabloda bir öğretmen olarak kendimi güvende hissetmiyorum.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 04 16 At 15.01.33" class="detail-photo img-fluid" height="1366" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-16-at-150133.jpeg" width="2048" /></p>

<p></p>

<h2><br />
“Kendi aramızda para toplayıp güvenlik tuttuk”</h2>

<p><br />
Okullardaki güvenlik zafiyetinin en çarpıcı yansıması ise velilerin ve öğrencilerin anlattıklarında ortaya çıktı. Aileler çocuklarını okula göndermeye korktuklarını söylerken, öğrenciler ise kendilerini “korunmasız” hissettiklerini dile getirdi.<br />
6. Sınıf öğrencisi velisi Ceylan Genelce şunları söyledi:<br />
Bu iki gündür yaşanan olayların hiç tesadüf olmadığını düşünüyoruz. Planlı yapılmış bir şey olabilir. Sıra bize gelecek diye korkuyoruz.<br />
Yapabileceğimiz bir çözüm yok. Sadece eylem yapıyoruz. Bugün de bu yüzden okula çocuğumuzu göndermedik. Okulda güvenlik yok. Velilerin kendi imkânlarıyla tuttuğu yaşlı bir görevli duruyor ama bu yeterli değil. Okula giren çıkanın haddi hesabı yok, bu durum bizi rahatsız ediyor.<br />
İlkokula giden kızımızın okulunun önünde bıçaklı kişilerin dolaştığını görüyoruz. Buna devlet hiçbir şekilde müdahale etmiyor. CİMER’e şikâyet ediyoruz ama sonuç alamıyoruz.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 04 16 At 14.19.06" class="detail-photo img-fluid" height="1536" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-16-at-141906.jpeg" width="2048" /></p>

<p><br />
Annesiyle birlikte eğitimcilerin eylemine destek için gelen rtaokul öğrencisi şöyle konuştu:<br />
Bizde de bekçi var ama hiçbir şey yapmıyor. Bir gün bir arkadaşımız okuldan kaçtı, herkesin gözü önünde oldu ama kimse müdahale etmedi. Okula giren çıkan belli değil. Kendimizi hiç güvende hissetmiyoruz.<br />
Altıncı sınıfa gidiyorum. Okula gitmek zorundayız ama çok korkuyoruz. Bu son iki günde yaşananlardan sonra korkumuz daha da arttı. Biz güvenliğimiz sağlanmadan okula gitmek istemiyoruz.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><br />
Uzman uyardı: “Kopya davranış riski var”</h2>

<p><br />
Çocuk ve Ergen Psikoloğu Buse Başakgil, peş peşe yaşanan okul saldırılarının “taklit etkisi” yaratabileceğine dikkat çekerek şunları söyledi:</p>

<p><br />
“Son günlerde Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta okullarda yaşanan silahlı saldırıların art arda gelmesi, literatürde ‘taklit etkisi’ ya da ‘kopya davranış’ olarak adlandırılan bir süreci akla getiriyor. Özellikle ergenlik dönemindeki bireyler kimlik gelişiminin hassasiyeti ve aidiyet arayışı nedeniyle dış uyaranlara daha açık hale gelir. Bu tür olayların yoğun biçimde görünür olması, risk altındaki gençlerde ‘benzer bir eylemle dikkat çekebilirim’ düşüncesini tetikleyebilir. Şiddet davranışının medyada detaylı ve dramatik şekilde sunulması, bazı bireylerde duyarsızlaşmaya yol açarken, bazılarında ise eylemi bir ‘çözüm’ ya da ‘kendini ifade biçimi’ olarak algılamaya neden olabilir. Özellikle kendini dışlanmış, değersiz ya da öfkeli hisseden gençler için bu tür olayların model oluşturabildiğini söyleyebiliriz.”</p>

<p><br />
Başakgil, şiddetin yalnızca bireysel değil toplumsal bir sorun olduğuna da dikkat çekerek şöyle devam etti:<br />
“Okullarda şiddetin artışı çok boyutlu bir sorun olmakla birlikte yalnızca bireysel değil, toplumsal müdahale de gerektirir. Öncelikle erken önleyici ruh sağlığı hizmetlerinin güçlendirilmesi, okullarda psikolojik danışman sayısının artırılması kritik önem taşır. Medya, eğitim sistemi ve aileler arasında tutarlı bir dil oluşturulmalı, şiddeti normalleştiren söylemlerden kaçınılmalıdır. Ayrıca çocuklara erken yaşlardan itibaren duygu düzenleme ve problem çözme becerileri kazandırılması büyük önem taşır.”<br />
 </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>özge uyanık</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EĞİTİM, İZMİR GÜNCEL</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/okullar-korumasiz-cocuklar-hedefte</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 10:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/04/ozge-uyanik-2026-04-17t105154665.png" type="image/jpeg" length="70019"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Esnaftan otopark tepkisi: Esnafı perişan etmeyin]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/esnaftan-otopark-tepkisi-esnafi-perisan-etmeyin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/esnaftan-otopark-tepkisi-esnafi-perisan-etmeyin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çankaya Katlı Otopark’ın kapanmasına tepki gösteren esnaflar, “İktidar Partisi ve Muhalefet Partisi il Başkanına sesleniyorum. İşimizi çözmeyeceklerse Cumhurbaşkanına sesleneceğiz. Bu kadar esnafı perişan etmeyin” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>SEMİ TEKTAŞ/</strong>Kemeraltı esnafı Çankaya Katlı Otoparkı’nın kapatılmasına tepki gösterdi. Kemeraltı Esnafı Koruma Derneği’nin çağrısıyla otopark önünde toplanan yaklaşık bin esnaf hükümete, belediyeye siyasi parti il başkanlarına çağrıda bulundu. Esnaflar ayrıca 30 bin imzayı da valiliğe teslim edecek.</p>

<h2>BÜYÜKŞEHİR BİR TANE OTOPARKI YAPAMIYOR MU?</h2>

<p>Kemeraltı Esnaf Koruma Derneği Başkanı Zafer Bilici basın açıklamasında, “3 aydır sesimizi duyurmak için imza kampanyası başlattık. Sesimizi duymuyorlar. Sesimizi duyurmak için katlı otoparkın önünde eylem kararı aldık. Tek derdimiz ekmeğimiz, bizim ekmeğimize saygı göstersinler. Esnaf zor durumda, sıkıntılı. Esnaf elemanın maaşını ödeyemiyor. Esnaflar arasında dayanışma yaparak birbirimizden borç alıyorduk. Bıçak kemiğe dayandı. İzmir’de 15 günde gökdelen yapıyorlar ama burası 4 yıldır yapılamadı. Bu çarşı 2400 yıllık bir çarşı. Burada yaşayan esnaf var. Burada insanlar para kazanıyor. Karabağlar’da bir tane alışveriş merkezi var, yolu hep kesik. Burada binlerce esnaf var. Biz kavgaya gelmedik. Kime gidersek topu birbirlerine paslıyorlar. Deve kuşu gibi kafalarını kuma saklıyorlar. Cumhurbaşkanına sesleniyoruz; bu ailere sahip çıkın. Büyükşehir Belediyesi bir otoparkı yapamıyor mu?” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>KEMERALTI KİMSENİN SİYASET ALANI DEĞİL</h2>

<p>İzmir Tarihi Kemeraltı Esnaf Derneği Başkanı Semih Girgin ile yaptığı görüşmeyi anlatan Zafer Bilici, “Buradaki diğer derneğe yalvardım. Gel esnafın ekmeğine sahip çıkalım dedim. O ban Meslek Fabrikası’na sahip çıkalım dedi. Oraya da gelelim. Önce esnafın yanında duralım dedim. Bizim derdimiz siyaset değil, birilerine su taşımak da değil. Kemeraltı Çarşısı kimsenin siyaset alanı değil. Açıkhava çarşısındaki esnaf dertli” ifadelerine yer verdi.</p>

<h2>SAYGILI VE GÜÇ’E ÇAĞRI</h2>

<p>AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı ve CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç’e seslenen Bilici, “İktidar Partisi ve Muhalefet Partisi il Başkanına sesleniyorum. İşimizi çözmeyeceklerse Cumhurbaşkanına sesleneceğiz. Bu kadar esnafı perişan etmeyin. Ben suçlu aramıyorum. Vakıflar da vakıflar, belediye ise belediye. Bu insanları başka yollara itmeyin. Bu insanlar para kazanamazsa hırsız mı olsun? Arkadaşlarımızdan birkaç tanesi kendini yakacaktı, hayır dedik bedeli ağır alır. Biri otoparktan kendini mi atsın, kendini mi yaksın? Ekmeğin partisi olmaz. Bizim çeklerimiz var. Ne bir kuyumcu ne tekstilci siftah etmiyor. Burası çürükse arka tarafta çok güzel yer var, orayı açsınlar” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>SEMİ TEKTAŞ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>İZMİR GÜNCEL, İzmir</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/esnaftan-otopark-tepkisi-esnafi-perisan-etmeyin</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 10:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/04/9-eylul-2026-04-17t103204809.png" type="image/jpeg" length="15103"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Buca'da miniklerin bilgi yuvası]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/bucada-miniklerin-bilgi-yuvasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/bucada-miniklerin-bilgi-yuvasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından Buca'da hayata geçirilen ve kentimizin yalnızca çocuklara özel tek kütüphanesi olma özelliğini taşıyan Işılay Saygın Çocuk Kütüphanesi, iki bini aşkın zengin kitap koleksiyonu ve düzenlediği eğitici atölyelerle geleceğimizin teminatı olan miniklerin kişisel gelişimine devasa bir katkı sunuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kentimizin dört bir yanında "çocuk dostu" uygulamaları kararlılıkla sürdüren İzmir Büyükşehir Belediyesi, Buca Kasaplar Meydanı'nda kente kazandırdığı tarihi yapıdaki Işılay Saygın Çocuk Kütüphanesi ile eğitimde fark yaratmaya devam ediyor. Aynı zamanda çocuk edebiyatı yazarı olan Mehmet Emin Karagöz'ün sorumluluğunda faaliyetlerini sürdüren bu özel mekan, raflarını süsleyen iki bin adet eğitici ve öğretici kitapla İzmirli çocukların ufkunun genişlemesine yardımcı oluyor. Sadece kitap ödünç alınıp verilen klasik bir mekan olmanın çok ötesine geçen kütüphane; masal dinletileri, yaratıcı drama çalışmaları ve çeşitli sanat atölyeleriyle adeta yaşayan, dinamik bir eğitim yuvası misyonu üstleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Yetişkinlerden uzak özgür alan</h2>

<p>Sadece kendi yaş gruplarına özel olarak tasarlanmış bir kütüphaneye sahip olmanın haklı gururunu ve sevincini yaşayan İzmirli minikler, bu eşsiz deneyimden duydukları memnuniyeti her fırsatta dile getiriyor. Kütüphanenin müdavimlerinden sekiz yaşındaki Toprak Arslan, mekanın kendileri için özel olarak seçilmiş eğlenceli ve bilgi dolu kitaplarla donatıldığını belirterek, burada hem kitap okuyup hem de masal dinleyerek keyifli vakit geçirdiklerini aktardı. Aynı yaştaki Berra Ataman ise yetişkinlerin bulunduğu ortamlarda çocukların zaman zaman çekingen davranabildiğini hatırlatarak, sadece kendi akranlarının yer aldığı bu kütüphanede çok daha rahat anlaştıklarını ve kimsenin kendilerine müdahale etmediği özgür bir ortamda bulunmaktan büyük mutluluk duyduklarını ifade etti. Kütüphaneyi adeta eğlenceli bir okul gibi gördüğünü vurgulayan sekiz yaşındaki Ahmet Kılıç da, macera ve bilgi dolu eserler sayesinde burada çok keyifli saatler geçirdiğini ve tüm çocukların bu mekana geldiklerinde benzer bir coşkuyu paylaştıklarını kaydetti.</p>

<h2>Bayram coşkusu ve Atatürk sevgisi</h2>

<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi Kütüphaneler Şube Müdürlüğü bünyesinde hizmet veren Işılay Saygın Çocuk Kütüphanesi'nin sorumlusu Mehmet Emin Karagöz, kurumun işleyişi ve vizyonu hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu. Bu mekanın Büyükşehir Belediyesi çatısı altındaki tek çocuk kütüphanesi olduğuna dikkat çeken Karagöz, okul öncesi dönemden başlayarak çocuk edebiyatının en seçkin örneklerini minik okurlarla buluşturduklarını belirtti. Kütüphaneyi yaşayan bir mekana dönüştürmek amacıyla çeşitli interaktif etkinlikler düzenlediklerini aktaran Karagöz, yaklaşan 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla da özel bir kitap okuma etkinliğine imza attıklarını, bu kapsamda çocuklara bayramın derin anlamını ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü anlattıklarını ifade etti. Karagöz ayrıca, İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin çocuklara yönelik vizyoner çalışmalarının sadece bu kütüphaneyle sınırlı kalmadığını, Kütüphaneler Şube Müdürlüğü olarak miniklerin yoğun ilgi gösterdiği Gezici Kütüphane ve Yahya Kemal Beyatlı Kadın ve Çocuk Kütüphanesi aracılığıyla da kent genelinde önemli eğitim faaliyetleri yürüttüklerini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>haber merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/bucada-miniklerin-bilgi-yuvasi</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 10:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/04/17042026-71439a84-6c27-4d77-b32e-08fbd1f428b2-1.jpg" type="image/jpeg" length="27688"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Büyükşehirden TOKİ'ye Mavişehir vetosu]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/buyuksehirden-tokiye-mavisehir-vetosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/buyuksehirden-tokiye-mavisehir-vetosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından Karşıyaka Mavişehir'de ihaleyle satışa çıkarılan ve imar planlarında 'belediye hizmet alanı' olarak tescilli olan değerli arazinin satış işleminin iptali için resmi makamlar nezdinde harekete geçti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı'nın (TOKİ) Karşıyaka ilçesi Şemikler (Mavişehir) Mahallesi sınırları içerisinde gerçekleştirdiği gayrimenkul satışına karşı kentin ve kamunun yararını savunarak itiraz sürecini başlattı. Mülkiyeti kısmen TOKİ'ye ait olan 26022 ada 1 parsel numaralı ve toplam 5 bin 894 metrekare büyüklüğündeki arazinin, 4 bin 106 metrekarelik kısmının ihaleyle satılması kentte yeni bir planlama krizinin fitilini ateşledi. İzmir Büyükşehir Belediyesi bürokratları tarafından TOKİ Başkanlığı'na gönderilen resmi itiraz yazısında, söz konusu taşınmazın yürürlükteki imar planlarında açıkça "Belediye Hizmet Alanı" olarak ayrıldığına dikkat çekilerek, doğrudan kamu hizmetine tahsis edilmiş bir alanın özel mülkiyete devrinin hiçbir hukuki dayanağı olamayacağı vurgulandı. Belediyenin kendi incelemeleri sonucunda söz konusu hissenin ihale sürecinin ve satış işleminin tamamlandığının anlaşıldığı belirtilirken, bu durumun kent planlaması ve kamu yararı ilkeleriyle taban tabana zıt olduğu ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Kamusal bütünlük parçalanamaz</h2>

<p>Gönderilen resmi itiraz metninde, tartışmalara konu olan alanın sadece kağıt üzerindeki plan kararları bağlamında değil, mevcut mülkiyet yapısı gereği de bölünemez bir kamusal bütünlük taşıdığının altı çizildi. Alanın bütünü üzerinde Karşıyaka Belediyesi'ne ait 1.694 metrekarelik bir hissenin de bulunduğunu hatırlatan büyükşehir yetkilileri, yerel yönetimin uhdesinde olan böylesine kritik bir parselin bütünlüğünün bozularak parçalanmasının, bölge halkına sunulacak olan kamu hizmetlerini ciddi şekilde sekteye uğratacağını aktardı. Yerel yönetimlere kanunlarla yüklenen görev ve ağır sorumlulukların eksiksiz bir şekilde yerine getirilebilmesi için, doğrudan kamu kullanımına ayrılmış bu tür hayati donatı alanlarının kamusal niteliğinin korunmasının zorunlu bir yasal yükümlülük olduğu kaydedildi.</p>

<h2>Usulsüz belgelere yargı yolu uyarısı</h2>

<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin TOKİ'ye ilettiği itiraz dilekçesinde dikkat çeken bir diğer önemli unsur ise, söz konusu taşınmazın üzerinde bulunan ve 2018 yılında İmar Barışı yasası kapsamında düzenlendiği iddia edilen yapı kayıt belgelerinin hukuki geçerliliği oldu. Tapu kaydının beyanlar hanesinde yer alan bilgilerin detaylı bir şekilde incelendiğini belirten belediye yetkilileri, ihaleyi kazanan firmanın da bu belgelere ve imar barışı sürecine güvenerek sürece dahil olduğunun anlaşıldığını ifade etti. Ancak imar planlarında kamu hizmetine ayrılmış alanlardaki yapı kayıt belgelerinin usul ve esaslara tamamen aykırı bir şekilde düzenlendiğini savunan belediye kurmayları, bu usulsüzlüğün giderilmesi amacıyla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı nezdinde gerekli hukuki girişimlerin başlatıldığını kamuoyuna duyurdu. Yazının sonuç bölümünde ise, İzmirlilerin hakkını korumak adına sunulan haklı gerekçeler doğrultusunda bu tartışmalı satış işleminin ivedilikle iptal edilmesi talep edildi; aksi takdirde satışın durdurulması için idari yargı yollarına başvurulacağı yönünde net bir uyarıda bulunuldu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>haber merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>İZMİR GÜNCEL, Karşıyaka</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/buyuksehirden-tokiye-mavisehir-vetosu</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 09:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/04/9-eylul-83-2.png" type="image/jpeg" length="14116"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İGC'de zaferin bilinmeyen 10 günü ilk kez belgelerle anlatıldı]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/igcde-zaferin-bilinmeyen-10-gunu-ilk-kez-belgelerle-anlatildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/igcde-zaferin-bilinmeyen-10-gunu-ilk-kez-belgelerle-anlatildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Harp Coğrafyacısı, Tarihçi ve Yazar Dr. Selim Erdoğan, ‘Dumlupınar’dan Halkapınar’a: Kurtuluş Savaşı’nın Bilinmeyen 10 Günü’nü ilk kez belgeleriyle İGC Uluslararası Basın Merkezi’nde anlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yağmur KARADAĞ/</strong>Harp Coğrafyacısı, Tarihçi ve Yazar Dr. Selim Erdoğan, ‘Dumlupınar’dan Halkapınar’a: Kurtuluş Savaşı’nın Bilinmeyen 10 Günü’nü ilk kez belgeleriyle İGC Uluslararası Basın Merkezi’nde anlattı.</p>

<p>İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Dilek Gappi, Başkan Yardımcısı Mehlika Gökmen, Genel Sekreter Reşat Yörük’ün ev sahipliğindeki yoğun katılımlı söyleşiye; Dokuz Eylül Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hakkı Uyar, öğrenciler ve gazeteciler katıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="İgc'de Zaferi̇n Bi̇li̇nmeyen 10 Günü İlk Kez Belgelerle Anlatildi (2)" class="detail-photo img-fluid" height="2667" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/04/igcde-zaferin-bilinmeyen-10-gunu-ilk-kez-belgelerle-anlatildi-2.jpeg" width="4000" /></p>

<p><strong>“YUNAN ORDUSU ARKASINA BAKMADAN KAÇMADI”</strong></p>

<p>30 Ağustos 1922 Zaferi ile 9 Eylül 1922’de İzmir’in kurtuluşu arasında geçen kritik 10 günü ilk kez belgelerle ortaya koyan Dr. Selim Erdoğan, bu süreçte yaşananların kamuoyunda yanlış bilindiğine dikkat çekti. Dr. Erdoğan, Yunan ordusunun cephe yarıldıktan sonra arkasına bakmadan İzmir’e kaçtığı yönündeki algının tarihi gerçeklerle örtüşmediğini vurguladı. Erdoğan, "30 Ağustos'tan sonra İzmir'e kadar yaşananları doğru anlatmazsak, Milli Mücadele'yi küçültenlere koz vermiş oluruz" dedi.</p>

<p><strong>"AMAÇ 'MİL HATTI'NA ULAŞMADAN İMHA ETMEKTİ"</strong></p>

<p>Büyük Taarruz'un asıl hedefinin sadece cepheyi yarmak değil, ikiye bölünen Yunan ordusunu imha etmek olduğunu belirten Dr. Erdoğan, "27 Ağustos’ta cephe yarıldığında Yunan kuvvetleri ikiye ayrıldı. General Trikopis komutasındaki birlikler kuzeye, General Frangou kuvvetleri ise güneye çekildi. Asıl amaç, bu kuvvetlerin İzmir'i savunabilecekleri 'Mil Hattı'na (Akhisar-Salihli-Alaşehir) ulaşmadan imha edilmesiydi. 30 Ağustos'ta Trikopis kuvvetleri Dumlupınar'da çembere alınıp büyük ölçüde imha edilirken, General Frangou komutasındaki çok hasar almamış, yaklaşık 35 bin kişilik diğer güç hızla batıya çekildi" diye konuştu.</p>

<p><strong>ZAFERİ TAÇLANDIRAN KAPLANGI DAĞI MUHAREBESİ</strong></p>

<p>30 Ağustos günü Dumlupınar'da savaş sürerken, 57. Tümen'in Kaplangı Dağı'nda General Frangou’nun birliklerine karşı amansız bir mücadele verdiğini belirten Erdoğan, "Bu muharebe, en az Başkomutan Meydan Muharebesi kadar önemlidir. Çünkü zaferi taçlandıran şey, 31 Ağustos'ta bu dağın ele geçirilmesi olmuştur. Çiğiltepe'de büyük talihsizlikler ve kayıplar yaşayan 57. Tümen, sarp ve sık orman örtüsüyle kaplı Kaplangı Dağı'nda ağır bedeller ödedi" dedi.</p>

<p><img alt="İgc'de Zaferi̇n Bi̇li̇nmeyen 10 Günü İlk Kez Belgelerle Anlatildi (3)" class="detail-photo img-fluid" height="2667" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/04/igcde-zaferin-bilinmeyen-10-gunu-ilk-kez-belgelerle-anlatildi-3.jpeg" width="4000" /></p>

<p><strong>PSİKOLOJİK ÇÖKÜŞ 1 EYLÜL’DE YAŞANDI</strong></p>

<p>Yunan ordusunun psikolojik olarak asıl çöküşünün ise 1 Eylül'deki Kapaklar ve 3 Eylül'deki Takmak muharebelerinde yaşadığını belirten Dr. Erdoğan, Eşme yakınlarındaki muharebede, savaşa henüz girmemiş olan ve zaferden pay almak isteyen Türk 2. Kolordusu'nun Yunan savunmasını bir-iki saat içinde darmadağın ettiğini söyledi. Erdoğan, "İşte bu dakikadan sonra Yunanlarda savunma yapmaktan ziyade, canını kurtarma ve İzmir üzerinden anavatana kaçma telaşı başladı" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>SÜVARİLERİN FEDAKARLIĞI</strong></p>

<p>Savaşın son aşamasında Piyade birliklerinin, ağırlıkları nedeniyle geri çekilen Yunan ordusuna yetişmekte zorlandığı dile getiren Erdoğan, sahneye Fahrettin Altay komutasındaki Süvari Kolordusu'nun çıktığını vurguladı. Süvarilerin, sivil halkın katledilmesini önlemek ve düşmanı yavaşlatmak için adeta bir 'kama' gibi Yunan ordusunun önüne geçtiğini belirten Erdoğan, "Süvarilerimiz Kula, Alaşehir ve Salihli'de makinalı tüfeklere karşı at ve kılıçla taarruz ederek büyük fedakarlıklar yaptı. Özellikle Salihli istasyonundaki çatışmalarda süvarilerimiz ağır kayıplar verdi. Tüm bu çetin mücadelelerin ardından 9 Eylül'de Yüzbaşı Şerafettin'in İzmir Hükümet Konağı'na o şanlı bayrağı çekmesiyle süreç noktalandı" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Yağmur Karadağ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>İZMİR GÜNCEL</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/igcde-zaferin-bilinmeyen-10-gunu-ilk-kez-belgelerle-anlatildi</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 09:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/04/9-eylul-28-3.png" type="image/jpeg" length="64633"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çeşme’de Alaçatı Ot Festivali heyecanı: 1 milyon kişi beklentisi!]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/cesmede-alacati-ot-festivali-heyecani-1-milyon-kisi-beklentisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/cesmede-alacati-ot-festivali-heyecani-1-milyon-kisi-beklentisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Alaçatı Ot Festivali 15’inci kez kapılarını açmaya hazırlanıyor. Doluluk oranları bazı otellerde yüzde 75’e dayandı. Turizm esnafı ise 1 milyon yerli ve yabancı turist bekliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>SEMİ TEKTAŞ/</strong>Ege’nin en köklü gastronomi buluşmalarından biri olan Alaçatı Ot Festivali, bu yıl 15’inci kez kapılarını ziyaretçilere açıyor. Alaçatı sokakları, yöresel otların eşsiz aromasıyla harmanlanan lezzetler, renkli stantlar ve binlerce ziyaretçinin akınıyla yeniden canlanırken; festival hem bölge turizmine katkı sağlamayı hem de Ege mutfağının zenginliğini dünyaya tanıtmayı hedefliyor. 20 Nisan’da Şef Buluşması ile başlayacak olan festivalde esas yoğunluk ise 23 Nisan’da yapılacak olan kortej ile başlayacak. 2026 yılının teması ‘Köklerden Dünyaya’ olurken; otu ise ‘Körmen’ oldu. Festivalin yaklaşması ile beraber ise en büyük beklenti 2019’un üzerine çıkmak. Festival bu yıl ilk kez uluslararası statüsü kazanırken, otel doluluk oranları yüzde 75 oranına yaklaştı. Özellikle cumartesi günü kente 1 milyon yerli ve yabancı turistin girmesi bekleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>“2019’un üzerine çıkmak istiyoruz”</h2>

<p>Turizmciler olarak 2019 yılının üstüne çıkmak istediklerini ifade eden Çeşme Turistik Otelciler Birliği Başkanı Orhan Belge,</p>

<blockquote>
<p>“2026 yılı biraz zor geçecek. Savaşın etkileri olacaktır. Ülkemizin bu savaşa dahil olmaması ve barışçıl bir süreç izlemesi, elimizi biraz güçlendiriyor. Bizim hedeflerimiz ise Çeşme olarak her zaman 2019’un üzerine çıkabilmek. 2019 yılı, son 10-15 yılın en iyi yılıydı. 2026’da bunu yeniden yaşar mıyız ya da aşar mıyız zor görünse de bu yıl aslında tanıtıma ağırlık vererek, tur operatörleri ve acentalarla daha sıkı ilişkiler kurarak işi ileriye götürmenin yollarını arıyoruz. Ayrıca bazı dış pazarlara da yönelmemiz gerektiğine inanıyorum” diye konuştu.</p>
</blockquote>

<h2><img height="360" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/04/orhan-belge-2019-hedefini-4b0c.jpg" width="638" /></h2>

<h2>“Paydaşlar ile çalışıyoruz”</h2>

<p>Çeşme’de turizmin 12 aya çıkması için tüm paydaşlar ile beraber çalıştıklarını ifade eden Başkan Belge,</p>

<blockquote>
<p>“Çeşme sadece 2-3 aylık deniz, kum, güneş turizminden ibaret değil. Kültürüyle, gastronomisiyle, havasıyla ve en önemlisi festivalleriyle öne çıkan bir destinasyon. Bu kapsamda 20-26 Nisan tarihleri arasında gerçekleşecek olan festival, bu yıl ilk kez uluslararası boyutta düzenlenecek. Çeşme aslında dolu dolu yaşanması gereken bir yer ancak ne yazık ki hep kısa sezondan bahsediyoruz. Bunu aşmanın yolu ise sezon dışı, yani “ölü sezon” olarak adlandırılan dönemlerde yurt dışı pazarından daha fazla talep görmekten geçiyor. Bunun için termal turizm ve toplantı gruplarının artırılması önemli. Bu noktada kongre merkezi de en önemli araçlardan biri. Bu konularla ilgili olarak yetkililerle, valilikle, İzmir Büyükşehir Belediyesi ile, Çeşme Kaymakamlığı ve Çeşme Belediyesi ile birlikte çalışmalar yürütüyoruz. 2026 yılı için nasıl bir hedef koymamız gerektiğini değerlendiriyoruz. Artık deneyim turizmine yönelmemiz gerekiyor. Şu soruyu sormamız lazım: “Ben turist olsam Çeşme’ye, İzmir’e neden gelirim?” Bu sorunun yanıtlarını tek tek sıralıyoruz” değerlendirmesinde bulundu.</p>
</blockquote>

<h2>“Doluluk oranı yüzde 75 dolaylarında”</h2>

<p>Ot Festivali’nde bazı otellerin doluluk oranlarının şimdiden yüzde 75’e dayandığını ifade eden Başkan Belge,</p>

<blockquote>
<p>“Ot Festivali, Çeşme’ye ciddi bir hareketlilik kazandıracak, bu kaçınılmaz. Şu anda da bu hareketliliği sadece bir haftaya nasıl yayabileceğimizi değerlendiriyoruz. Festival kapsamında özellikle cumartesi günü için yüksek doluluk oranlarına ulaşıldı. Bazı oteller 1 Mayıs’ta, bazıları 15 Mayıs’ta açılıyor. Ancak şu an açık olan otellerde de ciddi bir hareketlilik söz konusu. Ot Festivali’ni iki ayrı dönemde değerlendirmek gerekiyor. İlk üç gün gastronomi odaklı olacak ve uluslararası şeflerin katıldığı yarışmalar düzenlenecek. 23 Nisan itibarıyla ise kortejle birlikte klasik Ot Festivali süreci başlayacak ve 23-26 Nisan tarihleri arasında stantların kurulduğu, festivalin yoğun şekilde yaşandığı dönem olacak. 23 Nisan’ın resmi tatil olması ve sonrasında cuma gününün tek iş günü olması nedeniyle birçok kişinin bunu fırsata çevirerek 4 günlük bir tatil planladığını düşünüyoruz. Bu da doluluk oranlarını doğrudan etkiliyor. Şu anda özellikle cumartesi günü için doluluk oranları yüzde 75’in üzerine çıkmış durumda. Diğer günler için de yoğun bir talep oluşmasını bekliyoruz. Son yıllarda olduğu gibi, özellikle pandemi sonrası dönemde son dakika rezervasyonlarına olan ilgi devam ediyor. Bu nedenle doluluk oranlarının son günlerde daha da artacağını öngörüyoruz. Bu tablo bize 2026 yılı için umut veriyor” ifadelerini kullandı.</p>
</blockquote>

<h2>1 milyon beklentisi</h2>

<p>Kentte özellikle festivalin 5’inci günü olan cumartesi günü 1 milyon yerli ve yabancı turist beklediklerini ifade eden Başkan Belge,</p>

<blockquote>
<p>“Ot Festivali’nin ardından bayram dönemi geliyor. Bayram tatilinin 9 gün olma ihtimali de sektörü hareketlendirecek önemli bir unsur. Eğer mayıs ayını bu şekilde güçlü geçirirsek, sezonun geri kalanı için avantaj elde edeceğiz. Şu anda festival süresince Çeşme’ye yaklaşık 1 milyon kişinin giriş yapması bekleniyor. Özellikle cumartesi günü bu sayının zirveye ulaşacağı tahmin ediliyor. Çeşme adeta bayram günlerini aratmayan bir yoğunluk yaşayacak. Son iki yıldır belediye başkanının festival tarihlerini en az 6 ay önceden açıklaması da önemli bir avantaj sağladı. Biz de bu doğrultuda iç ve dış pazar acentalarına düzenli bilgilendirme mailleri gönderdik ve göndermeye devam ediyoruz. Bunun karşılığını da görmeye başladık. Temennimiz, herkesin kazanç sağladığı, mutlu olduğu, sorunsuz bir Ot Festivali geçirmek. Ardından da yeni turizm sezonuna güçlü ve emin adımlarla girmek istiyoruz” diyerek sözlerini tamamladı.</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>SEMİ TEKTAŞ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, İzmir, Çeşme</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/cesmede-alacati-ot-festivali-heyecani-1-milyon-kisi-beklentisi</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/04/semi-tektas-13.png" type="image/jpeg" length="36418"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bir belediyeye daha şafak operasyonu: Başkan Yılmaz Tozan gözaltında]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/bir-belediyeye-daha-safak-operasyonu-baskan-yilmaz-tozan-gozaltinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/bir-belediyeye-daha-safak-operasyonu-baskan-yilmaz-tozan-gozaltinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eşme Belediyesi’ne düzenlenen operasyonda Başkan Yılmaz Tozan ve eşi gözaltına alındı. “İrtikap” soruşturmasında belediyede arama yapıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uşak’ın Eşme ilçesinde belediyeye yönelik yürütülen soruşturma kapsamında dikkat çeken bir operasyon gerçekleştirildi. “İrtikap” iddiasıyla başlatılan soruşturmada, Eşme Belediye Başkanı Yılmaz Tozan ile eşi Burcu Tozan’ın da aralarında bulunduğu 5 kişi gözaltına alındı. Belediye binasında yapılan aramalarda dijital materyallere el konulurken, hakkında yakalama kararı bulunan bir kişinin ise arandığı bildirildi.</p>

<h2>Savcılık düğmeye bastı</h2>

<p>Soruşturma, Eşme Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülüyor. Edinilen bilgilere göre, bir süredir devam eden incelemeler sonucunda “irtikap soruşturması” kapsamında önemli bulgulara ulaşıldı. Bunun üzerine savcılık, Belediye Başkanı Yılmaz Tozan, eşi Burcu Tozan ve bazı şüpheliler hakkında yakalama kararı çıkardı.</p>

<p>Kararın ardından harekete geçen güvenlik güçleri, operasyon için düğmeye bastı.</p>

<h2>Eş zamanlı operasyon düzenlendi</h2>

<p>Uşak İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, belirlenen adreslere sabah saatlerinde eş zamanlı baskınlar düzenledi. Operasyon kapsamında Yılmaz Tozan ve eşi Burcu Tozan ile birlikte 3 kişi gözaltına alındı.</p>

<p>Gözaltına alınan şüpheliler sağlık kontrollerinin ardından emniyete götürülürken, soruşturmanın kapsamının genişletilebileceği ifade ediliyor.</p>

<h2>Belediye binasında arama yapıldı</h2>

<p>Operasyonun en dikkat çeken adreslerinden biri de Eşme Belediyesi oldu. Polis ekipleri, belediye binasında detaylı bir arama gerçekleştirdi. Yapılan incelemelerde çeşitli dijital materyallere el konulduğu öğrenildi.</p>

<p>Söz konusu materyallerin soruşturma kapsamında inceleneceği ve elde edilecek verilerin dosyaya dahil edileceği belirtildi.</p>

<h2>Bir kişi aranıyor</h2>

<p>Soruşturma kapsamında hakkında yakalama kararı bulunan kişilerden birinin henüz gözaltına alınamadığı bildirildi. Güvenlik güçlerinin, firari şüphelinin yakalanması için çalışmalarını sürdürdüğü kaydedildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yetkililer, operasyonun devam edebileceğini ve yeni gelişmelerin yaşanabileceğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>POLİTİKA</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/bir-belediyeye-daha-safak-operasyonu-baskan-yilmaz-tozan-gozaltinda</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 09:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/04/image-4460.png" type="image/jpeg" length="48436"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Okul saldırıları sonrası ekranlara fren: Dizilerde revizyon süreci başladı]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/okul-saldirilari-sonrasi-ekranlara-fren-dizilerde-revizyon-sureci-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/okul-saldirilari-sonrasi-ekranlara-fren-dizilerde-revizyon-sureci-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Okul saldırılarının ardından televizyon dünyasında alarm verildi. Şiddet içerikli diziler yayından kaldırılırken, senaryolarda köklü değişiklik süreci başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan kanlı okul saldırılarının ardından televizyon dünyasında sarsıcı bir süreç başladı. Kamuoyunda yükselen tepki, sadece güvenlik ve eğitim politikalarını değil, aynı zamanda şiddet içerikli diziler ve dijital içeriklerin etkisini de tartışmaya açtı. Gelen tepkiler üzerine bazı dizilerin yeni bölümleri yayın akışından çıkarılırken, yapımcılar senaryolarda kapsamlı değişikliklere gitme kararı aldı.</p>

<h2>Toplumda yankı uyandıran saldırılar</h2>

<p>Son günlerde Türkiye’yi derinden sarsan saldırılarda, Kahramanmaraş’ta bir okulda düzenlenen silahlı saldırıda matematik öğretmeni Ayla Kara ile 9 öğrenci hayatını kaybetti. İki ayrı olayda toplam 32 kişi yaralanırken, yaşanan trajedi ülke genelinde büyük bir infiale neden oldu.</p>

<p>Bu gelişmelerin ardından gözler yalnızca güvenlik zafiyetlerine değil, gençler üzerindeki etkisi sıkça tartışılan diziler ve bilgisayar oyunlarına çevrildi. Özellikle şiddet temalı içeriklerin, bireyler üzerindeki etkisi yeniden gündemin üst sıralarına taşındı.</p>

<h2>Diziler yayın akışından çıkarıldı</h2>

<p><strong>Gazeteci Birsen Altuntaş’ın haberine göre,</strong> Saldırıların ardından televizyon kanalları ve yapım şirketleri hızlı bir refleks gösterdi. Suç ve şiddet temasıyla öne çıkan bazı dizilerin yeni bölümleri yayın akışından çıkarıldı.</p>

<p>Sektör kulislerine yansıyan bilgilere göre, “Yeraltı”, “Eşref Tek”, “A.B.İ.” ve “Taşacak Bu Deniz” gibi yapımlar için alınan karar doğrultusunda yeni bölümlerin yayını durduruldu. Bu adım, kamuoyundaki hassasiyetin dikkate alındığı bir kriz yönetimi hamlesi olarak değerlendirildi.</p>

<h2>Senaryolarda köklü değişiklik</h2>

<p>Yapımcılar ve senaristler, gelen tepkilerin ardından dizilerdeki içerikleri yeniden gözden geçirme kararı aldı. Özellikle şiddet sahnelerinin yoğun olduğu yapımlarda kapsamlı bir revizyon süreci başlatıldı.</p>

<p>Yeni bölümlerde silah kullanımının azaltılması, çatışma sahnelerinin sınırlandırılması ve hikâyelerin daha farklı temalar etrafında şekillendirilmesi planlanıyor. Sektör temsilcileri, izleyici hassasiyetlerinin göz ardı edilemeyeceğini vurgularken, bu sürecin kalıcı değişimlere yol açabileceği görüşünde.</p>

<h2>Reklam verenler geri çekiliyor</h2>

<p>Yaşanan gelişmeler yalnızca içerik üreticilerini değil, reklam dünyasını da doğrudan etkiledi. Birçok büyük marka, şiddet içerikli dizilerle olan iş birliklerini askıya alma kararı aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kurumsal iletişim kanallarından yapılan açıklamalarda, toplumsal hassasiyetler gözetilerek bu tür yapımlara reklam verilmemesi yönünde yeni politikalar geliştirileceği ifade edildi. Bu kararın, sektörün ekonomik dengelerini de etkileyebileceği değerlendiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, YAŞAM</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/okul-saldirilari-sonrasi-ekranlara-fren-dizilerde-revizyon-sureci-basladi</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2025/06/5-esref-ruya-12-bolum-fragmani-nerede-yayinlandi-mi-3.webp" type="image/jpeg" length="87603"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tapuda yeni dönem başlıyor: Elden ödeme bitiyor, para bloke edilecek]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/tapuda-yeni-donem-basliyor-elden-odeme-bitiyor-para-bloke-edilecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/tapuda-yeni-donem-basliyor-elden-odeme-bitiyor-para-bloke-edilecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tapuda güvenli ödeme sistemi 1 Temmuz’da zorunlu oluyor. Elden ödeme bitiyor, para tapu devrine kadar bloke edilecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gayrimenkul alım satımında köklü bir değişiklik kapıda. 1 Temmuz 2026 itibarıyla tapu işlemlerinde “güvenli ödeme sistemi” zorunlu hale geliyor. Yeni uygulamayla birlikte elden ödeme ve doğrudan havale yöntemi tarihe karışırken, satış bedeli tapu devri tamamlanana kadar sistemde bloke edilecek.</p>

<h2>Tapuda para alışkanlığı değişiyor</h2>

<p>Yıllardır konut ve arsa satışlarında yaygın olarak kullanılan elden ödeme ve doğrudan banka transferi yöntemleri artık yerini yeni bir sisteme bırakıyor. Güvenli ödeme sistemi, alıcı ve satıcı arasındaki en kritik aşama olan para transferini kontrol altına almayı hedefliyor.</p>

<p>Yeni sistemle birlikte, taraflar arasındaki güven sorunlarının ortadan kaldırılması ve dolandırıcılık vakalarının önüne geçilmesi amaçlanıyor. Özellikle yüksek tutarlı işlemlerde yaşanan risklerin azaltılması, düzenlemenin en önemli gerekçeleri arasında gösteriliyor.</p>

<h2>Önce tapu devri, sonra ödeme</h2>

<p>Yeni uygulamada süreç tamamen değişiyor. Alıcı ve satıcı satış bedelinde anlaştıktan sonra işlem, güvenli ödeme sistemiüzerinden başlatılacak. Alıcı, parayı doğrudan satıcıya göndermek yerine sistemin belirlediği güvenli hesaba yatıracak.</p>

<p>Bu para, tapu devri gerçekleşene kadar sistemde kilitli tutulacak. Tapu tescili tamamlandığı anda ise bloke edilen tutar otomatik olarak satıcının hesabına aktarılacak. Böylece taraflardan biri için oluşabilecek mağduriyetlerin önüne geçilmesi hedefleniyor.</p>

<h2>Çantayla para taşıma dönemi kapanıyor</h2>

<p>Yeni düzenlemeyle birlikte, tapu işlemleri sırasında yüksek miktarda nakit taşınmasının yarattığı riskler de ortadan kalkacak. Uzmanlar, tapu işlemleri sırasında çantalarla para taşınmasının hem güvenlik hem de kayıt dışılık açısından ciddi sorunlar yarattığını belirtiyor.</p>

<p>Güvenli ödeme sistemi sayesinde hem alıcı hem de satıcı, işlem tamamlanmadan paranın el değiştirmemesi konusunda güvence altına alınmış olacak.</p>

<p><img alt="Tapu Cesitleri Nelerdir" class="detail-photo img-fluid" height="675" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2024/03/tapu-cesitleri-nelerdir.jpg" width="1200" /></p>

<h2>Dolandırıcılık riskine karşı yeni kalkan</h2>

<p>Türkiye’de gayrimenkul satışlarında en sık karşılaşılan sorunlardan biri, ödeme ve devir arasındaki zaman farkından kaynaklanan güven problemleri. Alıcı, parayı gönderdiğinde tapunun devredilip devredilmeyeceğinden emin olamazken, satıcı da tapuyu devrettiğinde ücretin hesabına geçip geçmeyeceği konusunda tereddüt yaşayabiliyor.</p>

<p>Yeni güvenli ödeme sistemi, bu sorunu ortadan kaldırmayı hedefliyor. Para, tapu devri gerçekleşmeden satıcıya ulaşmayacak; işlem iptal edilirse tutar doğrudan alıcıya iade edilecek. Bu mekanizma, özellikle sahtecilik ve dolandırıcılık vakalarına karşı önemli bir güvenlik katmanı oluşturacak.</p>

<h2>Bakanlıktan 3 ay uzatma yetkisi</h2>

<p>Ticaret Bakanlığı tarafından yürütülen düzenlemede teknik altyapı çalışmalarının sürdüğü belirtilirken, sistemin 1 Temmuz 2026 itibarıyla devreye alınması planlanıyor. Ancak gerekli görülmesi halinde bu sürenin 3 aya kadar uzatılabileceği de ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yetkililer, sistemin eksiksiz şekilde uygulanabilmesi için Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü ile birlikte yoğun bir teknik hazırlık süreci yürütüldüğünü vurguluyor.</p>

<h2>Süreç adım adım nasıl işleyecek?</h2>

<p>Yeni dönemde tapu işlemleri sırasında izlenecek yol da netleşti. Öncelikle alıcı ve satıcı satış bedeli üzerinde anlaşacak. Ardından taraflar, anlaşmalı banka veya ödeme kuruluşları aracılığıyla güvenli ödeme sistemine başvuracak.</p>

<p>Alıcı, belirlenen tutarı sistemin güvenli hesabına yatıracak. Bu aşamada para bloke edilecek ve hiçbir şekilde satıcıya aktarılmayacak. Tapu devri resmi olarak tamamlandığında ise sistem otomatik olarak devreye girerek parayı satıcının hesabına geçirecek.</p>

<p>Eğer herhangi bir nedenle tapu devri gerçekleşmezse, bloke edilen tutar kesintisiz şekilde alıcıya iade edilecek. Sistem kapsamında işlem yapan taraflardan düşük bir hizmet bedeli alınması da planlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, YAŞAM</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/tapuda-yeni-donem-basliyor-elden-odeme-bitiyor-para-bloke-edilecek</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 09:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/02/tapu-belirsizliklerine-dair-yeni-yasa-yolda-kapsami-ne-olacak.webp" type="image/jpeg" length="55446"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Emekliliğine gün sayıyordu… Madende elektrik akımına kapılan işçi hayatını kaybetti]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/emekliligine-gun-sayiyordu-madende-elektrik-akimina-kapilan-isci-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/emekliligine-gun-sayiyordu-madende-elektrik-akimina-kapilan-isci-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Zonguldak’ta elektrik akımına kapılan maden işçisi Suat Kulakçı hayatını kaybetti. Emekliliğine sadece 1 ay kalan 3 çocuk babasının ölümü yürekleri dağladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Zonguldak’ta özel bir maden ocağında çalışan 42 yaşındaki işçi Suat Kulakçı, geçirdiği iş kazası sonucu yaşamını yitirdi. Elektrik akımına kapılan Kulakçı’nın emekliliğine yalnızca 1 ay kaldığı öğrenilirken, olay hem mesai arkadaşlarını hem de bölge halkını yasa boğdu.</p>

<h2>Gece vardiyasında acı olay</h2>

<p>Facia, akşam saat 21.00 sıralarında Zonguldak’ın Asma Mahallesi’nde faaliyet gösteren taşkömürü üretimi yapılan özel bir maden ocağında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, vardiyada çalışan maden işçisi Suat Kulakçı, ocak içinde bulunduğu sırada henüz belirlenemeyen bir nedenle elektrik akımına kapıldı.</p>

<p>Olayın fark edilmesi üzerine mesai arkadaşları zamanla yarışarak Kulakçı’yı bulunduğu noktadan çıkarıp yer üstüne taşıdı. Durumun bildirilmesi üzerine olay yerine hızla sağlık ekipleri sevk edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Hastanede yaşam savaşını kaybetti</h2>

<p>İlk müdahalesi olay yerinde yapılan Kulakçı, daha sonra ambulansla Atatürk Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Ancak doktorların tüm çabalarına rağmen elektrik akımına maruz kalan işçi kurtarılamadı.</p>

<p>Acı haberin ardından hastane önünde bekleyen yakınları gözyaşlarına boğulurken, Kulakçı’nın ani ölümü büyük üzüntü yarattı.</p>

<h2>Emekliliğine sadece 1 ay kalmıştı</h2>

<p>3 çocuk babası olan Suat Kulakçı’nın emekliliğine yalnızca 1 ay kaldığı bilgisi, yaşanan trajediyi daha da derinleştirdi. Yıllardır yerin metrelerce altında çalışan Kulakçı’nın, kısa süre sonra emekli olup ailesiyle daha fazla vakit geçirmeyi planladığı öğrenildi.</p>

<p>Mesai arkadaşları, Kulakçı’nın tecrübeli ve dikkatli bir işçi olduğunu belirtirken, yaşanan olayın nasıl meydana geldiğinin detaylı şekilde araştırılması gerektiğini ifade etti.</p>

<h2>Soruşturma başlatıldı</h2>

<p>Olayın ardından ilgili kurumlar tarafından inceleme başlatıldı. Yetkililer, maden kazasının kesin nedeninin belirlenmesi için teknik ekiplerin çalışmalarını sürdürdüğünü açıkladı.</p>

<p>İş güvenliği önlemleri, elektrik sistemleri ve çalışma koşulları mercek altına alınırken, kazanın ihmal sonucu meydana gelip gelmediği araştırılıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/emekliligine-gun-sayiyordu-madende-elektrik-akimina-kapilan-isci-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 09:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/04/image-4452.png" type="image/jpeg" length="85420"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Resmi Gazete’de yayımlandı: Engelliye ÖTV’siz araç yolu açıldı]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/resmi-gazetede-yayimlandi-engelliye-otvsiz-arac-yolu-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/resmi-gazetede-yayimlandi-engelliye-otvsiz-arac-yolu-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Engelli vatandaşlara ÖTV’siz araç hakkı genişletildi. Yeni yasa, askerlikten vergiye kadar birçok alanda önemli değişiklikler getirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ekonomiye ilişkin kapsamlı düzenlemeleri içeren yasa Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yeni düzenleme birçok başlıkta değişiklik getirirken, özellikle engelli vatandaşlara yönelik ÖTV’siz araç hakkının genişletilmesi dikkat çekti. Yapılan değişiklikle birlikte ortopedik engel oranı yüzde 40’ın üzerinde olan bireyler için önemli bir kolaylık sağlandı.</p>

<h2>Son dakika değişikliğiyle kritik hak geldi</h2>

<p>Meclis Genel Kurulu’nda nisan ayı başında kabul edilen yasa görüşmeleri sırasında yapılan son dakika düzenlemesi, engelli vatandaşların uzun süredir dile getirdiği bir soruna çözüm getirdi. Buna göre ortopedik engel oranı yüzde 40’ın üzerinde olan kişiler için ÖTV’siz araç alımının önü açıldı.</p>

<p>Daha önce ehliyet alamadığı için bu haktan yararlanamayan bireyler, artık belirli şartlar dahilinde bu imkandan faydalanabilecek. Düzenleme, sosyal haklar açısından önemli bir adım olarak yorumlandı.</p>

<h2>Ehliyet şartı esnetildi</h2>

<p>Yeni düzenlemenin en dikkat çekici yönlerinden biri, ehliyet şartına ilişkin yapılan değişiklik oldu. Ortopedik engeli nedeniyle sürücü belgesi alamayan bireyler de artık ÖTV muafiyeti kapsamında araç sahibi olabilecek.</p>

<p>Bu kapsamda söz konusu vatandaşlar, 10 yılda bir kez olmak üzere ÖTV ödemeden araç satın alma hakkına sahip olacak. Uygulamanın detaylarının ilgili kurumlar tarafından netleştirilmesi beklenirken, düzenlemenin geniş bir kesimi etkileyeceği ifade ediliyor.</p>

<h2>Bedelli askerlikte de artış var</h2>

<p>Yasa yalnızca engelli vatandaşlara yönelik düzenlemelerle sınırlı kalmadı. Aynı paket kapsamında bedelli askerlik ücretide artırıldı. Daha önce 335 bin lira olan bedel, yeni düzenlemeyle birlikte 417 bin liraya yükseltildi.</p>

<p>Bu artış, askerlik planlaması yapan gençler açısından yeni bir ekonomik tablo ortaya koyarken, kamu gelirlerini artırmaya yönelik adımların bir parçası olarak değerlendiriliyor.</p>

<p><img alt="Emekliye Otvsiz Arac Meclisten Gecti Mi Ne Zaman Yasalasacak Otvsiz Arac Fiyatlari Li 3288062 202603141032 1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/03/emekliye-otvsiz-arac-meclisten-gecti-mi-ne-zaman-yasalasacak-otvsiz-arac-fiyatlari-li-3288062-202603141032-1.webp" width="1280" /></p>

<h2>Depremzedelere konut desteği</h2>

<p>Yeni yasa kapsamında deprem bölgesinde yaşayan vatandaşlara yönelik önemli bir destek mekanizması da devreye alındı. Buna göre depremzedeler, peşin ödeme yapmaları halinde konut ve iş yeri alımlarında ciddi indirimlerden yararlanabilecek.</p>

<p>İlk konut alımlarında yüzde 74, ilk iş yerlerinde ise yüzde 48 oranında indirim uygulanacak. Bu düzenleme, afet sonrası toparlanma sürecine katkı sağlamayı hedefliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Vergi tarafında yeni kısıtlama</h2>

<p>Ekonomi paketinde vergi düzenlemeleri de yer aldı. Buna göre, bahis reklamı harcamaları artık kurumlar vergisi ve gelir vergisi matrahından düşülemeyecek.</p>

<p>Bu değişiklikle birlikte devletin vergi gelirlerini artırmayı ve belirli alanlardaki harcamaları sınırlandırmayı amaçladığı belirtiliyor. Özellikle reklam sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin bu düzenlemeden doğrudan etkilenmesi bekleniyor.</p>

<h2>Bireysel emeklilikte teşvik</h2>

<p>Düzenlemenin bir diğer önemli başlığı ise çalışanları ilgilendiriyor. Buna göre işverenlerin çalışanları adına yaptığı bireysel emeklilik katkılarının bir kısmı sosyal güvenlik priminden muaf tutulacak.</p>

<p>Bu uygulama ile çalışanların tasarruflarının artırılması ve emeklilik sistemine katılımın teşvik edilmesi hedefleniyor. Aynı zamanda işverenler açısından da maliyet avantajı sağlanması amaçlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, YAŞAM</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/resmi-gazetede-yayimlandi-engelliye-otvsiz-arac-yolu-acildi</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 08:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2025/12/tarifeler-belli-oldu-arac-sigortalarinda-zam-orani-aciklandi.webp" type="image/jpeg" length="18649"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
