<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Dokuz Eylül - Güncel İzmir Haberleri</title>
    <link>https://dokuzeylul.com</link>
    <description>izmir haberleri, İzmir son dakika haber, ekonomi, siyaset, magazin, bölgesel, spor, turizm, etkinlik, tarih, bilim, teknoloji ve güncel izmir haberler</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://dokuzeylul.com/rss/kultur-sanat" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>© 2026 - Yayınlanan haber ve fotoğrafların tüm hakları İGC - 9 Eylül Medya grubuna aittir.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 08 May 2026 15:06:28 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/rss/kultur-sanat"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Tugay açıkladı: İzmir kültür karnesi olacak]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/tugay-acikladi-izmir-kultur-karnesi-olacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/tugay-acikladi-izmir-kultur-karnesi-olacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Başkan Tugay, İzmir Kültür Politikaları Çalıştayı’nda “Kültür 2030 Amacı çalışmasında, kültürü bizatihi bağımsız, 17 sürdürülebilir kalkınma amacının 18 incisi olarak tanımlama ve göstergelerle ölçme iddiası var. Bu yıl bu konuda İzmir’in kendi kendini değerlendirdiği bir raporu hazırlayıp kamuoyuyla paylaşmayı, kültür hedefleri açısından kendimizi değerlendirmeyi hedefliyoruz. Sonra da İzmir şehrinin kültür karnesini her yıl ölçmeye hazırlanıyoruz” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>SEMİ TEKTAŞ/</strong>Tarihi Havagazı Fabrikası’nda İzmir Kültür Politikaları Çalıştayı düzenlendi. Panel, açılış konuşmalarından sonra Moderatörlüğünü eski Kültür Bakanı Burhan Suat Çağlayan’ın yaptığı, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı, UCLG Kültür Komitesi Başkan Yardımcısı Cemil Tugay ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı, UCLG-MEWA Kültür ve Turizm Komitesi Başkanı Ahmet Aras’ın konuşmacı olarak yer aldığı ‘UCLG Başkanlar Oturumu’ ile devam etti.</p>

<h2>AKIN: “YEREL YÖNETİMLERİN ÖNÜ AÇILMALI”</h2>

<p>UCLG Başkanlar oturumunda konuşan Kıyı Ege Belediyeler Birliği, Muğla Belediyesi ve ULCG MEWA Kültür ve Turizm Komitesi Başkanı Ahmet Akın, “Kentlerdeki kültür politikalarını konuşuyoruz. Son yıllarda kentlerin önemi arttı. Artık ulusal politikalar halkın ihtiyaçlarını karşılayamıyor. Popülist yaklaşımlar, hükümetlerin toptancı yaklaşımları, siyasi hedeflerle kurulan politikalar çoğu zaman zarar da verebiliyor. Bunun en basit örneği enerji politikaları. Kültürel alanda da aynı olduğunu düşünüyoruz. Kentler kendi politikalarını oluşturmalı. Toptancı yaklaşımla kültür politikaları belirlenemez. O yüzden yerel yönetimin güçlendirilmesini savunuyoruz. Yerel yönetimlerin her konuda kendi kararlarını alabilmesinin önü açılmalı, finansman kapasitesi artırılmalı. Tüm alanlarda kentler kendi yollarını çizebilmeli, onlara dayatma yapılmamalı demokratik ülkede yaşamak istiyorsak. Demokrasi kentlerde başlar, yaşanır, uygulanır” dedi.</p>

<h2>TUGAY: “MERKEZİ VE YEREL YÖNETİM ÇATIŞMASI DÜNYA GENELİNDE VAR”</h2>

<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ise, “Kültür deyince yaşama dair değerlerin, sanat ağırlığı, sosyal faaliyetler gibi faaliyetlerin bir zinciri ve bir iletişimlerin zinciri olarak düşünülüyor. Bugün yaşanan kültürün geçmişten bugüne olgunlaşarak geldiği bir nokta var. Kültüre dair eşitsizlik ne kadar ciddiye alınmalı, bunları yapacak kurumlar hangileri, yerel yönetimlerin rolü önemli. Ülkeler arası pragmatik ilişkilerin dışına çıkmalıyız. Dünyanın tamamında yerel ve merkezi yönetimler arasında çatışma yaşanıyor. En demokratik olduğunu düşündüğümüz yerler de de bu var, kendi ülkemizde çok daha sıkıntılı bir durum yaşıyoruz. Yerel yönetimler hangi boyutta daha doğru konumlanır ve ast üst mü yoksa yatay ilişki mi konumlamak lazım. Kendi belediyemizde de bunu sıkça tartışıyoruz, hiyerarşi ve bürokrasi… Özellikle hiyerarşi kime ne kazandırıyor, yerel ve merkezi yönetim ilişkisinde de bakmamız gereken açı hiyerarşi mi uyum mu, bu bir takım çalışması mıdır. Biz eğer UCLG gibi bir çatı altında bir araya geliyorsak, bu kavramsal tartışmalar üzerinden bakarak, nasıl çözüm üreteceğimizi konuşmalıyız. Biz bu kurumların bir parçası olmayı gerekli görüyoruz, kendimizi ifade etmeye, doğru anlaşılmaya ihtiyacımız var. Türkiye önemli bir ülke, İzmir’de Türkiye’nin önemli bir kenti” dedi.</p>

<h2>“KÜLTÜRLE KALKINMALIYIZ”</h2>

<p>“Çağımızın sihirli sözcüğü bence kalkınma, herkesin talep ettiği bir şey” diyen Tugay, “Herkes iyi, kaliteli yaşamak istiyor. Hangi topluluğun parçası iseler, o bölgede bir tarafta bir düzen ve güvenlik içinde, gelişme içinde yaşama talepleri var. Hayatımız hep bunun arayışı ile geçti. Kalkınma bunların hepsini ifade ediyor. Sadece ekonomik, sosyal kalkınma bunu tam tanımlamıyor. Her durumda içinde kalite, eşitlik, demokrasi var. Hem iklim krizi hem de kaynak verimliliği açısından, dünya artık sonsuz kaynağı olmadığını görüyor. İçinde yaşadığımız doğayla uyumu devam ettirmedir kalkınma. Kültürle kalkınma karşı karşıya olduğumuz yeni meselelere kültür kaynaklarımızla da cevap verebilmeyi içeriyor. Kültürü kalkınmanın önemli bir unsuru olarak görmemiz gerektiğini düşünüyoruz. O nedenle şehirlerimizin zenginliğini kültürle kalkınma felsefesiyle harmanlamamız gerektiğini düşünüyoruz. Bizim için kültür hem kentin ekonomisi, sürdürülebilir kalkınma arayışı anlamına geliyor, hem de yerel değerleri küresel değerlerle geliştirerek desteklenmesi gereken bir alan” ifadelerini kullandı.</p>

<h2>“İZMİR KENDİ KENDİNİ DEĞERLENDİRECEK”</h2>

<p><strong>Tugay açıklamasını şöyle sürdürdü:</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>UCLG Kültür Komitesi, 17 başlıkla tanımlanan Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’na “kültür”ün başlı başına 18 inci başlık olarak eklenmesi için 2015 yılından bu yana çalışma yürütüyor. Bu çalışmayı, 2022 yılından itibaren çeşitli kültürel ağlar ve kurumlarla iş birliği içinde, “Kültür 2030 Amacı” başlığıyla bir kampanya haline getirdi. Kültürü, kalkınmanın ölçülüp değerlendirilen alanlarından biri olarak tanımlamak. Bizim dahil olduğumuz Kültür 2030 Amacı çalışmasında, kültürü bizatihi bağımsız, 17 sürdürülebilir kalkınma amacının 18 incisi olarak tanımlama ve göstergelerle ölçme iddiası var.</p>

<p>Bu yıl bu konuda İzmir’in kendi kendini değerlendirdiği bir raporu hazırlayıp kamuoyuyla paylaşmayı, kültür hedefleri açısından kendimizi değerlendirmeyi hedefliyoruz. Kültür 2030 Amacı Kampanyası’nın yerel uygulayıcısı olarak, kültürü bir kalkınma amacı olarak nasıl ölçeceğimizin egzersizlerini yapıyoruz. Sonra da İzmir şehrinin kültür karnesini her yıl ölçmeye hazırlanıyoruz. Bir örnek verecek olursam farklı engel gruplarından engelli hemşerilerimizin kültürel haklarından ne ölçüde yararlanabildiğini, kültür hizmetini veren kamu-özel bütün kurumlar açısından ölçmeyi hedefliyoruz.</p>

<p>Arkadaşlarımız, “Belediye içi ve dışından katılımcılarla kültürü nasıl bir amaç olarak tanımlarız?” diye bir çalışma yürüttü. Ve bizimki gibi farklı farklı çalışmalar toplanıp başlı başına bir kültür amacına, alt hedeflerine ulaştı.</p>

<h2>“ADALETLİ BİR DÜNYAYA İHTİYAÇ VAR”</h2>

<p>Böylece bir kültür amacı ortaya çıktı: “Herkesin esenliği için kültür ekosisteminin kapsayıcılığını ve sürekliliğini sağlamak.” Bunun alt hedefleri de var, herkes için özellikle kırılgan gruplar için kültüre erişimi ve katılımı desteklemek gibi… Şidettsizliği desteklemek… Ben kültürü bundan sonraki süreçte hak, adalet ve kalkınma temelli yönetmeyi teklif ediyorum tüm belediye başkanlarımıza, tüm kurumlara ve söz sahibi olan herkese. Dünyamızın bundan sonraki süreçte barışa, insanların haklarını adaletli şekilde aldıkları bir dünyaya ihtiyaç var.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>SEMİ TEKTAŞ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT, İzmir</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/tugay-acikladi-izmir-kultur-karnesi-olacak</guid>
      <pubDate>Thu, 07 May 2026 11:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/05/9-eylul-86-6.png" type="image/jpeg" length="42586"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Başkan Tugay’dan ‘Kültür’ çıkışı: Lüks değil temel hak]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/baskan-tugaydan-kultur-cikisi-luks-degil-temel-hak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/baskan-tugaydan-kultur-cikisi-luks-degil-temel-hak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uluslararası İzmir Kültür Politikaları Çalıştayı’nda konuşan Başkan Tugay, “Bu eşitsizlikleri görebilmek için öncelikle kültüre erişimi bir lüks değil, temel bir hak olarak kavramak gerekiyor” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>SEMİ TEKTAŞ/</strong>İzmir Büyükşehir Belediyesi, kültür politikalarının geleceğini şekillendirecek önemli bir uluslararası buluşmaya ev sahipliği yapıyor. Tarihi Havagazı Fabrikası Kültür Merkezi’nde düzenlenen Uluslararası İzmir Kültür Politikaları Çalıştayı’nda yerel yönetimler, akademisyenler ve uluslararası kurum temsilcileri bir araya gelerek kültürün kent yaşamındaki rolünü ve yeni dönem politikalarını masaya yatıracak.</p>

<p>Programa İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı, UCLG-MEWA Kültür ve Turizm Komitesi Başkanı Ahmet Aras, akademisyenler ve uluslararası kurum temsilcileri katılım sağladı.</p>

<h2>“Kültüre erişimi bir lüks değil, temel bir hak”</h2>

<p>Kültüre erişimin temel bir hak olduğunu vurgulayan Başkan Tugay, “Havagazı Fabrikası 1862'de kurulduğunda İzmir'i, Osmanlı'da sokak aydınlatmasını havagazıyla yapan ilk kent haline getirdi. Yüz elli yıl sonra aynı yapı, endüstri mirasından bir kültür mekânına dönüştürülerek kente yeniden kazandırıldı. Bir kentte neyin korunmaya, neyin dönüştürülmeye değer olduğuna nasıl karar vereceğiz? İzmir Kültür Politikaları Çalıştayı’nı tam da bu ve benzeri önemli sorulara, bilimsel ve katılımcı cevaplar üretmek için düzenliyoruz. Aslında bir kentte kültüre erişimin nasıl dağıldığına bakarsanız o kentin eşitsizlik haritasını da görmüş olursunuz. Bu, tesadüf değil. Lâkin bu eşitsizlikleri görebilmek için öncelikle kültüre erişimi bir lüks değil, temel bir hak olarak kavramak gerekiyor” diye konuştu.</p>

<p><strong>Tugay konuşmasını şöyle sürdürdü:</strong></p>

<h2>“Yeniden üretme biçimlerini belirleyen kurucu bir unsur”</h2>

<p>“Bu hakkın kent ölçeğinde dağılımı, kalkınma politikasının niteliğini de doğrudan yansıtıyor. “Sürdürülebilir kalkınma” tartışmaları uzun yıllar boyunca ekonomik büyüme, sosyal gelişme ve çevresel koruma eksenlerinde ilerledi. Ama bu üçlü eksenin sistematik olarak dışarıda bıraktığı bir boyut var: Kültür. Çünkü kültür, yalnızca sanatsal üretim ya da miras alanlarının korunmasından ibaret değil. Bireylerin ve toplulukların dünyayı algılama, anlamlandırma ve yeniden üretme biçimlerini belirleyen kurucu bir unsur. Kalkınmanın sonuçlarından biri değil, kalkınma süreçlerinin yönünü ve niteliğini belirleyen çerçevenin kendisidir. UNESCO da tam bu gerekçeyle kültürü politika tasarımının başlangıç noktası olarak tanımlıyor. Bu çerçeveyi üç farklı düzeyde görmek mümkün: Kültür ekonomisinin ürettiği ekonomik değer; toplumsal uyum, aidiyet ve birlikte yaşama kapasitesi. Ve en temel anlamıyla, insanların neyi yaşamaya değer bulduğunu, birlikte nasıl yaşamak istediğini ve hangi geleceği hayal ettiğini belirleyen değerler bütünü. İzmir Kültür Politikaları Çalıştayı’nı tam da bu çerçevede, somut ve uygulanabilir politikalar üretmek için düzenliyoruz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>“İzmir, güçlü bir aktör olmayı hak ediyor”</h2>

<p>Bugün aramızda çok değerli konuklar var. UCLG Kültür Komitesinden, UNESCO'dan ve ICOMOS'tan temsilciler, bu çalıştayda yer alıyor. Farklı kentlerden yerel yönetim temsilcileri ve uzmanlar, kendi deneyimlerini paylaşmak için buraya geldi. Bugün dünyada kent yönetimleri, kültür alanının en belirleyici aktörlerinden biri haline gelmiştir. Son yıllarda yerel yönetimler kültür politikalarında çok daha aktif, çok daha belirleyici bir role sahip. Kültür, bir “yan alan” olmaktan çıkıyor; kentsel yaşamın niteliğini, toplumsal dayanıklılığı ve demokratik kapasiteyi belirleyen kurucu bir unsur haline geliyor. Bu dönüşümü kavrayabilen kent yönetimleri, kültür politikasını sosyal politika, çevre politikası ve mekânsal planlama ile birlikte ele almaya başladı. Kültürü eşitsizliklerle mücadele ve demokratik katılımda stratejik bir alan olarak inşa ediyorlar. İzmir, bu dönüşümde önemli mesafeler kat etmiş bir şehir. Ama sahip olduğu tarihsel birikim ve toplumsal dinamikleriyle ulusal ve uluslararası ölçekte çok daha güçlü bir aktör olmayı hak ediyor.</p>

<h2>“En fazla Roman vatandaşa ev sahipliği yapıyoruz”</h2>

<p>Bu çalıştayın İzmir’de düzenlenmesi bir tesadüf ya da basit bir etkinlik tercihi değil. İzmir, kültür politikaları tartışmaları için son derece özgün bir zemin sunuyor. Bu özgünlüğü sağlayan sadece İzmir’in tarihi değil; o tarihin İzmir’de nasıl biriktiği ve bugünkü kentsel kimliği nasıl şekillendirdiğidir. İzmir, binlerce yıl boyunca farklı uygarlıkların, dinlerin ve kültürlerin bir arada var olduğu bir şehir. Çatışmadan çok alışverişin belirleyici olduğu bir liman kenti olarak şekillendi. Antik Smyrna'dan başlayan, Osmanlı döneminin çok dinli ve çok dilli ticaret hayatıyla zenginleşen, 19. yüzyılın Levanten kozmopolitizmiyle olgunlaşan bir birikimi var. Bu da İzmir’e, başka kentlerin çoğunda bulunmayan kültürel katmanlar kazandırdı. Farklı kültürel topluluklar yüzyıllar boyunca bu kentte yalnızca yan yana değil, iç içe yaşadı. Bu çok katmanlı birliktelik bugün de İzmir'in demografik gerçekliğinin bir parçasıdır. Örneğin Türkiye'nin en kalabalık Roman nüfuslarından birine ev sahipliği yapıyoruz, İzmir, bu topluluğun kültürel birikimini, yaşam pratiklerini ve sanatsal üretimini kültür politikasının görünür bir bileşeni haline getirmek zorundadır.</p>

<h2>“Kültür politikası, bu kimliği yalnızca korumaktan ibaret olmamalı”</h2>

<p>Cumhuriyet'le birlikte İzmir bu birikime yeni bir katman ekledi. Modernleşmenin, laikliğin ve çağdaş yaşamın Anadolu'daki en güçlü kentsel karşılıklarından birini oluşturdu. Cumhuriyet’in kültür devrimleri bu kentte yalnızca yukarıdan bir dönüşüm olarak değil, toplumsal bir karşılık yaratarak vücut buldu. İzmir, bugün de bu kimliğini yaşatıyor. Çağdaşlık, laiklik, özgür düşünce ve çoğulculuk, bu kentin yalnızca siyasi tercihleri değil; kültürel değerleri, gündelik yaşam pratikleri ve kentsel belleğidir. Sanat üretimi burada daha cesur, sivil toplum daha güçlü, kamusal alan daha özgür bir nitelik taşıyor. Bu değerler, İzmir’i İzmir yapan şeyin ta kendisi. Kültür politikası, bu kimliği yalnızca korumaktan ibaret olmamalı; aktif olarak beslemek, güçlendirmek ve geleceğe taşımak zorunda. Kültür politikasında alacağımız her karar, bu değerler çerçevesinde değerlendirilmelidir. Bu kararlar nelerdir? Örneğin hangi üretimlerin destekleneceği, hangi mekânların kimler için açık tutulacağı, hangi seslerin kamusal alanda görünür kılınacağı gibi kararlardan söz ediyoruz.</p>

<h2>“Somut politika çıktıları üretmeyi hedefliyor”</h2>

<p>Bu çalıştayın adını koyarken “İzmir Kültür Konuşuyor” dedik. Bu sadece bir slogan değil. Kültür politikaları belirlenirken yalnızca uzmanların ya da kurumların değil, kentin tüm aktörlerinin söz hakkı olduğunu; kültürün şeffaf, kapsayıcı ve çoğulcu bir alan olması gerektiğini vurguluyoruz. Bu tercih ile İzmir'in kültürel kimliği arasında da sıkı ve kopmaz bir bağ var. Çünkü çoğulculuk, özgür düşünce ve katılımcılık, bu kentin tarihsel belleğine kazınmış değerler. Bu çerçevede çalıştay, İzmir'in kültür politikası alanında planlı, veri temelli ve bütüncül bir politika mimarisi oluşturmasının başlangıç noktası olarak tasarlandı. İzmir Kültür Politikaları Çalıştayı, kentte kültüre erişimden miras yönetimine, kültür ekonomisinden iklim politikasına uzanan geniş bir alanda somut politika çıktıları üretmeyi hedefliyor. Bir diğer hedef; İzmir'in ulusal ve uluslararası ölçekte daha güçlü bir kültür aktörü olarak konumlanması. Bugün ve yarın bu mekânda yapacağınız konuşmalar, masalarda üreteceğiniz tartışmalar ve sunacağınız eleştiriler İzmir’in kültür politikalarının inşa edilmesine büyük katkı sağlayacak. Değerli katkılarınız için bir kere daha tüm katılımcılara gönülden teşekkür ediyorum. Bir kentte kültür tartışmak, o kentin geleceğini tartışmaktır. İzmir bu tartışmayı yapmaya hazır”</p>

<p>Panel, açılış konuşmalarından sonra Moderatörlüğünü eski Kültür Bakanı Burhan Suat Çağlayan’ın yaptığı, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı, UCLG Kültür Komitesi Başkan Yardımcısı Cemil Tugay ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı, UCLG-MEWA Kültür ve Turizm Komitesi Başkanı Ahmet Aras’ın konuşmacı olarak yer aldığı ‘UCLG Başkanlar Oturumu’ ile devam etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>SEMİ TEKTAŞ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT, İzmir</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/baskan-tugaydan-kultur-cikisi-luks-degil-temel-hak</guid>
      <pubDate>Thu, 07 May 2026 10:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/05/9-eylul-84-4.png" type="image/jpeg" length="51685"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sıdıka Yılmaz okurlarıyla buluşuyor]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/sidika-yilmaz-okurlariyla-bulusuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/sidika-yilmaz-okurlariyla-bulusuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Akademik kariyeri boyunca iletişim, gazetecilik ve insan anlatısı üzerine çalışmalar yürüten Doç. Dr. Sıdıka Yılmaz, kaleme aldığı kitaplarla düşünsel ve edebi dünyada dikkat çeken isimler arasında yer aldı. Yılmaz’ın eserleri, birey, dil ve dönüşüm kavramları etrafında şekilleniyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir’in kültür ve sanat yaşamına yeni bir etkinlik daha ekleniyor. Yazar <strong>Sıdıka Yılmaz</strong>, son kitabı <strong>“Evet, Ben de Z’yim – Odradek’i Hissetmek”</strong> kapsamında düzenlenecek söyleşi ve imza gününde okurlarıyla buluşmaya hazırlanıyor.</p>

<p>Edebiyat ve düşünce dünyasına farklı bir perspektif sunan kitabıyla dikkat çeken Yılmaz’ın etkinliği, 15 Mayıs 2026 Cuma günü Alsancak’taki <strong>Sergül Okay Sanat Galerisi’nde</strong> yapılacak.</p>

<h2>Alsancak’ta edebiyat buluşması yaşanacak</h2>

<p><img alt="421E37B3 925A 43Ea Bc22 7D4Fa3141358" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/05/421e37b3-925a-43ea-bc22-7d4fa3141358.jpg" width="1279" /></p>

<p>İzmir’in sanat merkezlerinden biri haline gelen Alsancak, bu kez edebiyat tutkunlarını ağırlayacak. Saat 18.00’de başlayacak etkinlikte Sıdıka Yılmaz, hem kitabının ortaya çıkış sürecini anlatacak hem de okurlarının sorularını yanıtlayacak.</p>

<p>Söyleşi bölümünün ardından gerçekleştirilecek imza etkinliğinde katılımcılar, yazarla birebir sohbet etme fırsatı da bulacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Etkinliğin özellikle çağdaş edebiyat, düşünce ve sanat ekseninde üretim yapan isimleri bir araya getirmesi bekleniyor.</p>

<h2>“Odradek’i Hissetmek” dikkat çekiyor</h2>

<p>Yılmaz’ın okurlarla buluşacak kitabı, yalnızca adıyla değil içerdiği düşünsel göndermelerle de dikkat çekiyor. “Evet, Ben de Z’yim – Odradek’i Hissetmek”, bireyin modern dünyadaki sıkışmışlığı, yabancılaşma hissi ve içsel yolculuğu üzerine kurduğu anlatımla öne çıkıyor.</p>

<p>Kitapta yer alan kavramsal yaklaşımın, Franz Kafka’nın edebiyat evrenine gönderme yapan “Odradek” metaforuyla ilişkilendirildiği değerlendiriliyor.</p>

<p>Edebiyat çevrelerinde ilgi gören eser, özellikle psikolojik derinliği ve sembolik diliyle konuşuluyor.</p>

<h2>Sıdıka Yılmaz kimdir?</h2>

<p>Doç. Dr. <strong>Sıdıka Yılmaz</strong>, iletişim, gazetecilik ve insan anlatısı üzerine çalışmalarıyla tanınan akademisyen ve yazarlardan biridir. 1979 yılında Ankara Üniversitesi Basın Yayın Yüksek Okulu’ndan mezun olan Yılmaz, yüksek lisans ve doktora eğitimini Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü’nde tamamladı.</p>

<p>Uzun yıllar akademik alanda görev yapan Yılmaz, iletişim disiplinini yalnızca medya ekseninde değil; insanın düşünsel ve toplumsal ifade biçimleri üzerinden ele alan çalışmalarıyla dikkat çekti. Akademik üretimlerinin yanı sıra edebiyat ve düşünce alanında da eserler kaleme aldı.</p>

<p>Yılmaz’ın yayımlanan kitapları arasında “Giden ve Kalan Arasında”, “Bir Metamorfoz Öyküsü” ve “Homo Sermo Onis: İfade Eden İnsan” yer alıyor. Özellikle bireyin dönüşümü, ifade biçimleri ve toplumsal hafıza üzerine kurduğu anlatılarla öne çıkan yazar, akademik birikimini edebi bir dil ile harmanlayan isimlerden biri olarak değerlendiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ÖMER CEYLAN</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/sidika-yilmaz-okurlariyla-bulusuyor</guid>
      <pubDate>Wed, 06 May 2026 12:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/05/d-s-c02102-1.webp" type="image/jpeg" length="19909"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ünlü şair hayatını kaybetti]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/unlu-sair-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/unlu-sair-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[61 yaşındaki şair Elif Sofya'nın hayatını kaybettiği Yapı Kredi Yayınları tarafından duyuruldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dik Âlâ, Hayhuy gibi kitapların yazarı, şair Elif Sofya, 61 yaşında hayatını kaybetti. Yapı Kredi Yayınları Sofya'nın ölümünü duyurarak "Yazarımız, arkadaşımız sevgili Elif Sofya’yı kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyoruz. Ardında bıraktığı kıymetli miras için kendisine minnettarız. Kendisini saygıyla anıyor, ailesine ve tüm sevenlerine başsağlığı diliyoruz" ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="498612503 4058298001074212 1058716543849508438 N" class="detail-photo img-fluid" height="512" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/05/498612503-4058298001074212-1058716543849508438-n.jpg" width="512" /></p>

<p><strong>ELİF SOFYA KİMDİR?</strong><br />
Elif Sofya 1965’te İstanbul’da doğdu. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’ni bitirdikten sonra İÜ İşletme, İTÜ Görsel Sanatlar bölümlerinde mastır eğitimine devam etti. Uzun süre resimle uğraştı, sergiler açtı. Siyasi bir radyoda kültür, sanat, politika programları hazırlayıp sundu; televizyon programı editörlüğü yaptı. Germany Edenkoben Künstlerhaus ve Mainz Üniversitesi tarafından 2012’de düzenlenen THE POETRY OF NEIGHBOURS – POETS TRANSLATED BY POETS projesinde yer aldı. Şiirleri, yazıları çeşitli dergilerde, kitaplarda yayımlandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AJANSLAR</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/unlu-sair-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 21:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/05/sair-elif-sofya-hayatini-kaybetti-rvmc.webp" type="image/jpeg" length="97404"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Şebnem Ferah konser bileti satışa çıktı mı? Şebnem Ferah 2026 İstanbul konseri ne zaman?]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/sebnem-ferah-konser-bileti-satisa-cikti-mi-sebnem-ferah-2026-istanbul-konseri-ne-zaman</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/sebnem-ferah-konser-bileti-satisa-cikti-mi-sebnem-ferah-2026-istanbul-konseri-ne-zaman" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şebnem Ferah, yıllar sonra sahnelere dönüyor. 3 Haziran 2026’da İstanbul KüçükÇiftlik Park’ta gerçekleşecek konserin biletleri 6 Mayıs’ta satışa çıkıyor. İşte tüm detaylar...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türk rock müziğinin güçlü sesi Şebnem Ferah, yıllar süren sessizliğini bozarak sahnelere dönüş sinyali verdi. Müzik dünyasında derin izler bırakan sanatçının yeniden konser vereceğini duyurması, hayranları arasında adeta bir heyecan dalgası yarattı. Özellikle sosyal medyada yapılan sürpriz paylaşım, kısa sürede gündemin en çok konuşulan başlıklarından biri haline geldi.</p>

<p>Uzun süredir sahne almayan sanatçının yeniden dinleyicisiyle buluşacak olması, yalnızca bir konser değil, aynı zamanda bir geri dönüş hikâyesi olarak görülüyor. Bu nedenle konser, yılın en dikkat çeken müzik etkinliklerinden biri olmaya aday.</p>

<h2><strong>Tarih açıklandı, geri sayım başladı</strong></h2>

<p>Sanatçının yaptığı paylaşımda yer alan “03.06.2026 İstanbul” ifadesi, konserin tarihini netleştirdi. Buna göre Şebnem Ferah konseri, 3 Haziran 2026 tarihinde İstanbul’da gerçekleşecek. Mekân olarak ise KüçükÇiftlik Park öne çıkıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açık hava konserleriyle bilinen ve büyük organizasyonlara ev sahipliği yapan bu mekân, sanatçının sahneye dönüşü için özel olarak seçilmiş gibi görünüyor. Yaz sezonunun hemen başında yapılacak konserin, geniş katılımla gerçekleşmesi bekleniyor.</p>

<p><img alt="Sebnem-6" class="detail-photo img-fluid" height="700" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/05/sebnem-6.jpg" width="700" /></p>

<h2><strong>Duygularını kısa ama etkili anlattı</strong></h2>

<p>Şebnem Ferah, sosyal medya paylaşımında uzun cümleler kurmak yerine duygularını sade bir ifadeyle aktarmayı tercih etti. Sanatçı paylaşımında, “Şimdi ben buraya ne yazsam heyecanımı tarif etmeye yetmeyecek... Buluşana kadar gün sayıyor olacağım” sözleriyle sahneye dönüş heyecanını dile getirdi.</p>

<p>Bu mesaj, hayranlar için yalnızca bir konser duyurusu değil, aynı zamanda yıllar sonra gelen bir buluşma çağrısı olarak yorumlandı. Paylaşımın ardından binlerce yorum ve beğeni gelmesi, sanatçının hâlâ geniş bir kitleyi etkilediğini bir kez daha ortaya koydu.</p>

<h2><strong>Biletler için tarih verildi</strong></h2>

<p>Merak edilen bir diğer konu ise Şebnem Ferah konser bileti satışlarının ne zaman başlayacağıydı. Yapılan açıklamaya göre, konser biletleri 6 Mayıs 2026 tarihinde saat 12.00 itibarıyla satışa sunulacak.</p>

<p>Biletlerin kısa sürede tükenmesi beklenirken, özellikle sanatçının uzun aradan sonra vereceği ilk konser olması nedeniyle yoğun bir talep öngörülüyor. Organizasyon yetkilileri, satış sürecine ilişkin detayların resmi platformlar üzerinden duyurulacağını belirtiyor.</p>

<h2><strong>2020’den sonra ilk büyük buluşma</strong></h2>

<p>Şebnem Ferah, son konserini 2020 yılında vermişti. Pandemi süreci ve sonrasında sahnelerden uzak kalan sanatçı, uzun bir aranın ardından yeniden dinleyicisiyle buluşmaya hazırlanıyor.</p>

<p>Sanatçının 2023 yılında yaptığı bir paylaşımda “Bu kadar uzun süre şarkı söylemeden durabileceğime inanmazdım” sözleri, aslında bu dönüşün sinyallerini vermişti. Aradan geçen sürenin ardından gelen konser haberi, bu sözlerin karşılık bulduğunu gösterdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/sebnem-ferah-konser-bileti-satisa-cikti-mi-sebnem-ferah-2026-istanbul-konseri-ne-zaman</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 11:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/05/sebnemferah.webp" type="image/jpeg" length="98600"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Şebnem Ferah’tan dönüş sinyali: “Gün sayıyorum”]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/sebnem-ferahtan-donus-sinyali-gun-sayiyorum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/sebnem-ferahtan-donus-sinyali-gun-sayiyorum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şebnem Ferah'ın Instagram’dan paylaştığı “03.06.2026 İstanbul” notu dönüş sinyali verdi; “Buluşana kadar gün sayıyorum” sözleri sevenlerini heyecanlandırdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>UZUN</strong> süredir sahnelerden ve müzik dünyasından uzak kalan Şebnem Ferah, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla hayranlarını heyecanlandırdı. Sanatçı, Instagram’da yayınladığı kısa mesajında “Buluşana kadar gün sayıyor olacağım”, "Şimdi ben buraya ne yazsam heyecanımı tarif etmeye yetmeyecek, bir şeyler eksik kalacak. O yüzden kısa tutuyorum. Buluşana kadar gün sayıyor olacağım. Görüşmek üzere." ifadelerini kullanarak yeniden dinleyicileriyle bir araya geleceğinin sinyalini verdi.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Sebnem Ferah 9 Eylul Gazetesi 2026 2" class="detail-photo img-fluid" height="550" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/05/sebnem-ferah-9-eylul-gazetesi-2026-2.jpeg" width="300" /></p>

<p></p>

<p>Paylaşımda yer alan “03.06.2026 İstanbul” notu ise dikkat çekti. Bu tarih, sanatçının İstanbul’da gerçekleşmesi beklenen bir etkinlik ya da konser için hazırlık yaptığı şeklinde yorumlandı. Kısa sürede binlerce beğeni ve yorum alan paylaşım, hayranları arasında büyük bir beklenti yarattı.</p>

<p><strong>NEDEN UZAK KALDI?</strong><br />
Şebnem Ferah, son yıllarda bilinçli bir şekilde sahnelerden uzak durmayı tercih etti. Sanatçı, daha önce verdiği röportajlarda yoğun konser temposunun ardından dinlenmeye ihtiyaç duyduğunu ve üretim sürecine odaklanmak istediğini ifade etmişti. Ayrıca müzik sektöründeki değişimlere karşı daha seçici bir duruş sergilediği biliniyor. Bu süreçte yeni projeler üzerinde çalıştığı ancak bunları aceleye getirmek istemediği de kulislerde konuşulan bilgiler arasında.</p>

<p><strong>BÜYÜK BEKLENTİ</strong><br />
Türk rock müziğinin güçlü isimlerinden biri olan Ferah’ın bu paylaşımı, “geri dönüş” olarak yorumlanırken, 3 Haziran 2026’da İstanbul’da gerçekleşmesi beklenen etkinlik şimdiden merak konusu oldu. Resmi bir konser duyurusu henüz yapılmasa da, sanatçının mesajı hayranlarına net bir çağrı olarak görülüyor. Gözler şimdi Şebnem Ferah’tan gelecek yeni açıklamada.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Aydın Çetinkaya</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT, MAGAZİN</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/sebnem-ferahtan-donus-sinyali-gun-sayiyorum</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 20:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/05/sebnem-ferah-9-eylul-gazetesi-2026.jpg" type="image/jpeg" length="91375"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ünlü komedyen hayatını kaybetti; Henüz 28 yaşındaydı]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/unlu-komedyen-hayatini-kaybetti-henuz-28-yasindaydi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/unlu-komedyen-hayatini-kaybetti-henuz-28-yasindaydi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TuzBiber Komedi Kulübü’nde sahne alan genç komedyen Kaan Sertdemir’in 28 yaşında yaşamını yitirdiği duyuruldu. Sertdemir’in vefatının ardından Oyuncular Sendikası ve TuzBiber Komedi Kulübü taziye mesajı yayımladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Komedyen Kaan Sertdemir 28 yaşında hayatını kaybetti. Sertdemir’in vefat haberi, Oyuncular Sendikası tarafından yapılan açıklamayla duyuruldu. Ölüm nedenine ilişkin ise bilgi paylaşılmadı. Oyuncular Sendikası, yayımladığı taziye mesajında şu ifadeleri kullandı: “Sevgili meslektaşımız Kaan Sertdemir'i gencecik yaşında kaybetmenin büyük üzüntüsünü yaşıyoruz. Ailesine, arkadaşlarına ve tüm sevenlerine sabır diliyoruz. Hepimizin başı sağ olsun.”</p>

<p><img alt="Kaan Sertdemir 2" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/05/kaan-sertdemir-2.webp" width="1280" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sertdemir’in uzun süredir sahne aldığı TuzBiber Komedi Kulübü de sosyal medya hesabından bir açıklama yayımladı. Açıklamada, “İlk günümüzden beri bizimle birlikte olan, iş arkadaşımız, dostumuz ve komedyenimiz Kaan Sertdemir’i kaybettik. Ailesine, arkadaşlarına ve tüm sevenlerine sabır diliyoruz. Hepimizin başı sağ olsun” denildi. Kaan Sertdemir’in cenazesinin, bugün Şakirin Camii’nde ikindi namazının ardından kılınacak cenaze namazı sonrası Ihlamurkuyu Mezarlığı’na defnedileceği bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AJANSLAR</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT, POLİS / ADLİYE</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/unlu-komedyen-hayatini-kaybetti-henuz-28-yasindaydi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 19:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/05/kaan-sertdemir-neden-oldu-kaan-sertdemir-kimdir-kac-yasindaydi-nereli.webp" type="image/jpeg" length="55526"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İşçi filmleri festivali başladı: İzmir’de perde açıldı]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/isci-filmleri-festivali-basladi-izmirde-perde-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/isci-filmleri-festivali-basladi-izmirde-perde-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[“Kestik baştan çekiyoruz” sloganıyla düzenlenen 21. Uluslararası İşçi Filmleri Festivali başladı. İzmir’de de yürüyüşle açılan festivalde, 10 gün boyunca film gösterimleri ve söyleşiler düzenlenecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uluslararası İşçi Filmleri Festivali “Kestik baştan çekiyoruz” sloganıyla başladı. 1-10 Mayıs tarihleri arasında üç büyük şehirde düzenlenen festivalin İzmir ayağı, 2 Mayıs akşamı gerçekleştirilen yürüyüş ve açılış etkinliğiyle start aldı. Sponsorsuz, yarışmasız ve ücretsiz olarak düzenlenen festivalde, 14 ülkeden toplam 73 film izleyiciyle buluşuyor. 54 yerli ve 17 yabancı yapım, İstanbul, Ankara ve İzmir’de çok sayıda salonda gösteriliyor.</p>

<h2>İzmir’de açılış yürüyüşle yapıldı</h2>

<p>Festivalin İzmir ayağı, Türkan Saylan Kültür Merkezi önünden başlayan yürüyüşle açıldı. Saat 18.30’da başlayan kortej, İzmir Mimarlık Merkezi’nde gerçekleştirilen açılış programıyla sona erdi. Açılış gecesinde pantomim sanatçısı İlker Kılıçer sahne alırken, festival afişleri sergisi de izleyicilerle buluştu. Program kapsamında Mert Güncüer’in “Bir Sürgünün Not Defteri: Misina” filmi gösterildi. Açılışta ayrıca işçi direnişlerine dair mesajlara da yer verildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="H H V5 G H W I A Apt I D" class="detail-photo img-fluid" height="853" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/05/h-h-v5-g-h-w-i-a-apt-i-d.jpg" width="1280" /></p>

<h2>Genç yönetmenler buluşuyor</h2>

<p>Festival kapsamında bugün (3 Mayıs) İzmir’de hem film gösterimleri hem de söyleşiler düzenleniyor.</p>

<p>Türkan Saylan Kültür Merkezi’nde gün boyunca kısa film seçkileri ve “Gülizar” filmi izleyiciyle buluşurken, aynı gün saat 17.30’da “Emek Mücadelesinde Sınırları Aşmak” başlıklı söyleşi gerçekleştirilecek. Art Venue İzmir’de ise saat 14.00’te “Genç Yönetmenlerle Sinemada Dayanışma” söyleşisi yapılacak. Program kapsamında farklı noktalarda “Gece Mesaisi”, “Kasiyerler Ayağa” ve “Anadolu’nun Türküsü” gibi yapımlar da gösteriliyor.</p>

<p>Festival boyunca İzmir’in farklı noktalarında film gösterimleri ve etkinlikler sürecek. Fransız Kültür Merkezi, APİKAM, Karşıyaka Halkevi, Tarık Akan Gençlik Merkezi ve Sanathane gibi birçok mekân festivalin durakları arasında yer alıyor. Programda ayrıca “Sinemada Yapay Zeka”, “Festivaller, Sansür ve Bağımsız Sinema”, “Türkiye’de Kısa Film Çekmek”, “Mekan-Sınıf-Hafıza” ve “İklim Adaleti ve Ekoloji Mücadelesi” başlıklı söyleşiler de gerçekleştirilecek.</p>

<p>İzmir’de festival, 10 Mayıs’ta Art Venue İzmir’de düzenlenecek kapanış etkinliğiyle sona erecek. Kapanışta forum ve film gösterimleri yapılacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>İZMİR GÜNCEL, KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/isci-filmleri-festivali-basladi-izmirde-perde-acildi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 11:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/05/9-eylul-38-4.png" type="image/jpeg" length="39754"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Nezih Yeşilnil , dinleyicileriyle buluşuyor]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/nezih-yesilnil-dinleyicileriyle-bulusuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/nezih-yesilnil-dinleyicileriyle-bulusuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ülkemizi uluslararası platformlarda temsil eden İKSV -(İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı ) tarafından verilen "Yaşam Boyu Başarı Ödülü" sahibi olan duayen kontrbas sanatçımız, üstadımız ve büyük müzik emekçimiz Nezih Yeşilnil , dinleyicileriyle buluşuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Caz müzisyeni, Eğitmen, Besteci ve Aranjör olan Yeşilnil'in , farklı konserlerinin canlı performans kayıtlarından hazırlanan seçki, sanatçının ilk caz albümü olarak uluslararası dijital platformlarda yayına başladı. Nezih Yeşilnil'in ülkemizin seçkin caz müzisyenlerinden oluşan gruplarının konser kayıtları, aslında bir kavuşmayı müjdeliyor. Sanatçı, caz standartları ve bestelerden oluşan repertuarının düzenlemelerine imza atıyor. Kontrbas , bas gitar, gitar ve mandolin çalan Yeşilnil, caz yorumculuğu, güleryüzlülüğü ve mütevazi kişiliği ile , sahnedeki büyüleyici karizmasıyla hem ülkemiz hem de dünyadaki caz dinleyicilerinin gönlüne taht kurdu..</p>

<p><img alt="Ekran Görüntüsü 2026 05 01 233119" class="detail-photo img-fluid" height="783" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/05/ekran-goruntusu-2026-05-01-233119.jpg" width="784" /></p>

<p>Uzun yıllar boyunca akademilerde ve özel olarak caz eğitimi veren Yeşilnil, dünyanın ve ülkemizin önemli caz müzisyenleri ile sahne aldı. UNESCO, Thelenious Monk İnstitute of Jazz ( Herbie Hancock Institute of Jazz ) ve İKSV tarafından, Türkiye'de uluslararası olarak ilk kez gerçekleşecek olan "Dünya Caz Günü" kutlamasında ülkemizi temsil etmek için caz yorumcusu ve ressam eşi Ayşegül Yeşilnil ile birlikte ana etkinlik daveti aldı. Böylelikle, Dünya cazının kilometre taşları ile aynı organizasyonda , "Ayşegül ve Nezih Yeşilnil Quartet" olarak sahne aldı. Nezih Yeşilnil "On the Jazz Stage " adlı caz albümü, uluslararası dijital platformlara yüklenen sanatçı , dinleyicilerinin haklı özlemini gideriyor. Albüm ise "Carbon Music Company" imzasıyla yayınlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Müzisyenler :<br />
Nezih Yeşilnil (b), Önder Focan (g), Selim Benba (p), Yahya Dai (sx),<br />
Deniz Dündar (d), Cengiz Baysal (d).</p>

<p>TIKLAYIN</p>

<p><a href="https://www.youtube.com/playlist?list=OLAK5uy_niv7OuA7byFBcQ1s7GJFKbE0xOYjUmHlg" rel="nofollow"><span style="background-color:#ffffff">https://www.youtube.com/playlist?list=OLAK5uy_niv7OuA7byFBcQ1s7GJFKbE0xOYjUmHlg</span></a></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AJANSLAR</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/nezih-yesilnil-dinleyicileriyle-bulusuyor</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 23:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/05/20180629-013405.jpg" type="image/jpeg" length="87904"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Moda ve sinema Bornova'da buluştu]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/moda-ve-sinema-bornovada-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/moda-ve-sinema-bornovada-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[6. Uluslararası Bornova Kısa Film Günleri’nde Moda Filmleri Seçkisi ve Söyleşi büyük ilgi gördü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bornova Belediyesi tarafından düzenlenen 6. Uluslararası Bornova Kısa Film Günleri kapsamında, Nesli Özalp’in Festival koordinatörlüğüyle gerçekleştirildi. Moda Filmleri Derneği işbirliğiyle “Moda Filmleri Seçkisi ve Söyleşi” etkinliği, 26 Nisan Pazar günü saat 16.30’da Bornova Uğur Mumcu Kültür ve Sanat Merkezi’nde sinema ve moda dünyasını aynı sahnede buluşturdu. Türkiye’de giderek yükselen bir anlatım alanı haline gelen moda filmi türü, izleyicilerle birlikte çok katmanlı bir sinema deneyimine dönüştü. Etkinlik kapsamında gösterilen seçki; estetik anlatımı, görsel dili, müzik kullanımı ve disiplinlerarası yaklaşımıyla dikkat çeken moda filmlerinden oluştu.</p>

<p><img alt="Bornova Sinema 3" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/05/bornova-sinema-3.webp" width="1280" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gösterimlerin ardından, moderatörlüğünü Atilla Acar’ın üstlendiği söyleşide, Moda Filmleri Derneği Başkanı Antonio Özçevik, moda filminin dünyadaki gelişimi, sanat ve marka iletişimi arasındaki yaratıcı köprüleri, türün sinemasal yapısını ve Türkiye’deki potansiyelini katılımcılarla paylaştı. Sinemanın klasik anlatı yapısının ötesine geçen moda filmleri; görsel sanatlar, müzik, performans, stil ve çağdaş kültürü aynı potada eriterek yeni nesil bir ifade alanı oluşturuyor. Bornova’da gerçekleşen bu özel etkinlik, yalnızca bir film gösterimi değil; aynı zamanda<br />
moda filmlerinin kültürel ve sanatsal gücünü tartışmaya açan önemli bir buluşma niteliği taşıdı.</p>

<p><img alt="Ekran Görüntüsü 2026 05 01 225645" class="detail-photo img-fluid" height="176" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/05/ekran-goruntusu-2026-05-01-225645.jpg" width="378" /></p>

<p>Etkinlik sonunda izleyiciler tarafından yoğun ilgi gören söyleşi, özellikle genç sinemacılar, moda tasarım öğrencileri, farklı endüstrilerde yer alan katılımcılar ve sinema öğrencileri<br />
açısından ilham verici bir deneyim olarak değerlendirildi. Moda Filmleri Derneği, Türkiye’de moda filmi alanında farkındalık oluşturmayı, yaratıcı üretimi desteklemeyi ve uluslararası ölçekte yeni iş birlikleri geliştirmeyi amaçlayan çalışmalarını sürdürmeye devam ediyor.</p>

<p><img alt="Ekran Görüntüsü 2026 05 01 225717" class="detail-photo img-fluid" height="178" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/05/ekran-goruntusu-2026-05-01-225717.jpg" width="379" /></p>

<p>Antonio Özçevik yaptığı açıklamada, “Moda filmi yalnızca bir reklam biçimi değil; sinema, sanat, müzik, tasarım ve kültürel anlatının birleştiği çağdaş bir ifade alanıdır. Bornova’da bu dili sinemaseverlerle buluşturmak bizim için çok değerliydi” dedi. 6. Uluslararası Bornova Kısa Film Günleri kapsamında gerçekleşen etkinlik, izleyicilerden aldığı yoğun ilgiyle Türkiye’de moda filmlerine yönelik artan merakı ve bu alandaki kültürel potansiyeli bir kez daha ortaya koydu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AJANSLAR</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/moda-ve-sinema-bornovada-bulustu</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 22:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/05/ekran-goruntusu-2026-05-01-225700.jpg" type="image/jpeg" length="65919"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Geçmişin izlerini deriye kazıyor]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/gecmisin-izlerini-deriye-kaziyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/gecmisin-izlerini-deriye-kaziyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmirli sanatçı Müşerref Keleş, hobi olarak adım attığı deri işleme sanatında usta öğreticiliğe yükselerek unutulmaya yüz tutan bu geleneksel değeri gelecek nesillere taşıyor. Urla'da açtığı kurslarla makine dikişine meydan okuyan Keleş, sabır ve emekle işlenen derileri sanata dönüştürürken aynı zamanda yeni ustaların yetişmesine öncülük ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir'de yaşayan 40 yaşındaki Müşerref Keleş'in deriyle olan serüveni, yaklaşık altı yıl önce eşinin bu alana duyduğu ilgiden etkilenmesiyle başladı. İlk üniversite eğitimini veteriner laborantlığı üzerine tamamlayan Keleş, içindeki sanatsal merakın günden güne büyümesi üzerine hayatını tamamen değiştirecek bir karar aldı. Henüz 35 yaşındayken yeniden üniversite sınavlarına giren azimli sanatçı, Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Moda Tasarımı programını kazandı. Akademik eğitimini başarıyla tamamladıktan sonra önce usta, ardından da <strong>usta öğretici</strong> belgesi alarak profesyonel kariyerine yön verdi. Geleneksel sanatlara duyduğu bu tutku, onu sadece bir üretici değil, aynı zamanda bu kadim bilgiyi aktaran bir kültür elçisi haline getirdi.</p>

<h2>Teknolojinin soğukluğuna karşı el işçiliğinin sıcaklığı</h2>

<p>Günümüzde seri üretimin ve makinelerin hakim olduğu tekstil dünyasında, Müşerref Keleş tamamen <strong>el işçiliği</strong> ve geleneksel yöntemlere sadık kalarak fark yaratıyor. İzmir'in Urla ilçesinde sürdürdüğü eğitim faaliyetlerinde, derinin hiçbir aşamasında makine kullanılmasına izin vermiyor. Keleş'in tezgahından çıkan her bir ürün, el dikişi ve el işlemesiyle şekilleniyor. Ham dana derisinin ıslatılıp özel çivilerle desen oluşturulmasından, ince bir sabırla dikişlerinin tamamlanmasına kadar geçen süreç, bir zanaatın ötesine geçerek adeta bir meditasyona dönüşüyor. Teknoloji geliştikçe unutulmaya yüz tutan bu <strong>deri işleme sanatı</strong>, Keleş'in ellerinde modern dünyada yeniden hayat buluyor.</p>

<h2>Sabırla işlenen deride hayat bulan geleneksel motifler</h2>

<p>Bir deri çanta veya cüzdanın üretim aşaması, dijital çağın hızına inat oldukça yavaş ve titiz bir çalışma gerektiriyor. Sanatçı Müşerref Keleş, üretim sürecini anlatırken derinin üzerine desenlerin önce elle çizildiğini, ardından ıslatılarak hatlarının tek tek kesildiğini vurguluyor. Gerekli görülen noktalarda yakma ve nakış sanatından da yararlanılan bu süreçte, ortalama bir çantanın tamamlanması 1,5 ila 2 haftalık yoğun bir mesai alıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığının <strong>Türkiye'nin Ustaları Projesi</strong> içerisinde yer alan nadir isimlerden biri olan Keleş, bu işin özel bir alan olduğunu ve kaybolmaması için büyük bir emek ve sabır harcanması gerektiğini belirtiyor. Kursiyerler sadece yeni bir hobi edinmekle kalmıyor, aynı zamanda ürettikleri hakiki deri ürünleri satarak aile ekonomilerine de katkı sağlıyorlar.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Akademisyenlerden emeklilere uzanan deri tutkusu</h2>

<p>Urla Halk Eğitimi Merkezi çatısı altında verilen kurslara toplumun her kesiminden büyük bir ilgi gösteriliyor. Unutulmaya yüz tutan kültürel değerleri canlandırmak amacıyla açılan bu sınıflarda, emekli bankacılardan doktorlara kadar pek çok farklı profilden öğrenci yer alıyor. Altı ay önce eğitime başlayan emekli bankacı Ebru İlkserim gibi kursiyerler, ilk etapta basit ürünlerle başladıkları bu yolculukta, artık kendi sırt çantalarını dikebilecek seviyeye gelmenin mutluluğunu yaşıyor. Emekli doktor Engin Dilsiz gibi sanata gönül verenler ise derinin dokusunda geleneksel motifleri yaşatmak için dirsek çürütüyor. Müşerref Keleş'in en büyük hayali ise bu kadim sanatı kendi markası altında dünya standartlarında temsil ederek geleceğe kalıcı bir imza bırakmak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT, İzmir</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/gecmisin-izlerini-deriye-kaziyor</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 13:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/04/a-a-20260430-41249128-41249125-h-o-b-i-o-l-a-r-a-k-b-a-s-l-a-d-i-g-i-d-e-r-i-s-a-n-a-t-i-n-i-n-y-e-n-i-n-e-s-i-l-l-e-r-e-a-k-t-a-r-i-c-i-s-i-o-l-d-u-5.jpg" type="image/jpeg" length="10491"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İzmir’de Elhamra perdesini delilikle açıyor]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/izmirde-elhamra-perdesini-delilikle-aciyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/izmirde-elhamra-perdesini-delilikle-aciyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi, mayıs ayı boyunca beyazperdenin en tekinsiz duygularından birini, deliliği ve sınırda yaşayan ruhları konuk ediyor. "Yeniden Sinematek" gösterimleri kapsamında "Çıldırmanın Eşiği" temasıyla düzenlenen seçki; Taksi Şoförü’nden Cinnet’e, Persona’dan Gaz Lambası’na kadar sinema tarihine damga vurmuş başyapıtları Elhamra Sahnesi’ne taşıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir’in kültürel hafızasında derin izler bırakan <strong>İzmir Büyükşehir Belediyesi Yeniden Sinematek</strong> gösterimleri, baharı ruhun karanlık labirentlerinde bir yolculukla karşılıyor. Sinemanın sadece bir eğlence aracı değil, aynı zamanda insanın en derin korkularını ve toplumsal kırılmalarını yansıtan bir ayna olduğunu kanıtlayan program, mayıs ayında izleyiciyi <strong>çıldırmanın eşiği</strong> temasıyla sarsmaya hazırlanıyor. Tarihi <strong>Elhamra Sahnesi</strong>, her pazar saat 19.00’da aklın sınırlarını zorlayan, gerçekle hayalin birbirine girdiği kült yapımlara ev sahipliği yapacak. Bu özel seçki, sadece film izlemekle kalmayıp, gösterim sonrası yapılacak söyleşilerle sinemayı sosyolojik ve psikolojik boyutlarıyla tartışmak isteyenleri de bir araya getiriyor.</p>

<h2>Vietnam’ın gölgesinden New York sokaklarına Travis Bickle</h2>

<p>Programın açılışı, sinema tarihinin en etkileyici karakter etütlerinden biriyle yapılıyor. Yönetmenliğini usta isim Martin Scorsese’nin üstlendiği ve Paul Schrader’ın kaleminden dökülen <strong>Taksi Şoförü</strong>, 3 Mayıs Pazar günü izleyiciyle buluşacak. Vietnam Savaşı’ndan dönen ancak içine düştüğü yozlaşmış dünyaya ayak uyduramayan Travis Bickle’ın, Robert De Niro’nun devleşen oyunculuğuyla hayat bulduğu hikâyesi, çürümenin bireyi nasıl bir "yalnız kurda" dönüştürdüğünü gösteriyor. Altın Palmiye ödüllü bu yapım, kentin karanlığını ve adaletsizliğe karşı duyulan öfkenin nasıl bir cinnete evrilebileceğini sarsıcı bir dille anlatıyor.</p>

<h2>Psikolojik manipülasyonun sinematik kökeni Gaz Lambası</h2>

<p>10 Mayıs’ta ise sinemanın ötesinde modern psikolojiye bir terim kazandıran <strong>Gaz Lambası</strong> (Gaslight) perdede olacak. George Cukor imzalı 1944 yapımı film, günümüzün popüler kavramı "gaslighting"in temelini oluşturuyor. Başroldeki Ingrid Bergman’a Oscar kazandıran yapım, bir kadının kocası tarafından adım adım delirdiğine ikna edilme sürecini tekinsiz bir atmosferle sunuyor. Gösterimin ardından Uzman Dr. Arzu Erkan, zihne kurulan bu sinsi tuzakları ve filmin psikolojik derinliğini sinemaseverlerle birlikte irdeleyecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Kimliklerin birbirine karıştığı deniz kıyısındaki o ev</h2>

<p>İsveçli dahi Ingmar Bergman’ın "iki enstrüman için bir sonat" olarak tanımladığı <strong>Persona</strong>, 17 Mayıs’ta Elhamra Sahnesi’nin o etkileyici atmosferinde yankılanacak. Konuşmayı reddeden bir aktris ile ona refakat eden bir hemşirenin ruhsal dünyalarının iç içe geçişini anlatan film, sinema dilinde devrim yaratan yakın plan çekimleriyle tanınıyor. Kimliğin bir maskeden mi ibaret olduğu sorusunu soran bu şaheser sonrası, Doç. Dr. Halis Ulaş’ın katılımıyla gerçekleştirilecek söyleşide insan ruhunun parçalanmışlığı masaya yatırılacak.</p>

<h2>Murakami’nin gizeminden Kubrick’in koridorlarına uzanan son</h2>

<p>Mayıs ayının son haftalarında ise tempoyu muğlaklık ve saf korku belirliyor. Haruki Murakami’nin öyküsünden beyazperdeye uyarlanan Güney Kore yapımı <strong>Şüphe</strong>, 24 Mayıs’ta izleyiciyi bir gizem bulutunun içine hapsedecek. Modern hayattaki sınıf farklarını ve içten içe büyüyen öfkeyi işleyen film, FIPRESCI ödüllü anlatımıyla dikkat çekiyor. Seçkinin finali ise 31 Mayıs’ta, sinemanın teknik dehası Stanley Kubrick’in <strong>Cinnet</strong> (The Shining) filmiyle yapılacak. Jack Nicholson’ın unutulmaz "Jack Torrance" performansı, Overlook Oteli’nin klostrofobik koridorları ve aklın karanlık koridorlarında kaybolan bir baba... Dr. Emrah Suat Onat ile yapılacak kapanış söyleşisiyle, sinemanın bu en meşhur "delirme" hikâyesi tüm detaylarıyla analiz edilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>BÜLTEN</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT, İzmir</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/izmirde-elhamra-perdesini-delilikle-aciyor</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 09:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/04/ekran-goruntusu-20260430-100129.png" type="image/jpeg" length="76530"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İzmir’in 8 bin 500 yıllık ticari genetiği bu müzede hayat buluyor]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/izmirin-8-bin-500-yillik-ticari-genetigi-bu-muzede-hayat-buluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/izmirin-8-bin-500-yillik-ticari-genetigi-bu-muzede-hayat-buluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarihin her döneminde stratejik bir liman kenti olma özelliğini koruyan İzmir, ticaret tarihindeki derin izlerini artık bir müze çatısı altında geleceğe taşıyor. İzmir Ticaret Odası bünyesinde yer alan müze, Yeşilova Höyüğü’ndeki ilk yerleşimden Cumhuriyet’in iktisadi bağımsızlık adımlarına kadar kentin 8 bin 500 yıllık devasa birikimini 500'den fazla nadide eserle ziyaretçilerine sunuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ege’nin kalbi İzmir, sadece bir yerleşim yeri değil, ticaretin binlerce yıldır durmaksızın aktığı dev bir <strong>liman kenti</strong> olarak insanlık tarihinde yer ediniyor. <strong>İzmir Ticaret Tarihi Müzesi</strong>, kentin bu kadim geçmişini 2003 yılından bu yana ziyaretçilerine kronolojik bir sırayla sunuyor. Müzenin girişinde konukları karşılayan "Üç İzmir" panosu, kentin ticari ağırlık merkezinin zaman içindeki değişimini gözler önüne seriyor. İlk yerleşim izlerinin görüldüğü <strong>Yeşilova Höyüğü</strong> ile başlayan anlatım, <strong>Eski Smyrna</strong> olarak bilinen Bayraklı Höyüğü'ne, oradan da kentin savunma ve ticaret stratejileri gereği taşındığı Kadifekale sırtlarına kadar uzanıyor. Bu tarihsel harita, kentin neden 8 bin 500 yıldır bölgenin en önemli <strong>ticaret serüveni</strong> merkezi olduğunu da kanıtlıyor.</p>

<p><img alt="A A 20260429 41237921 41237906 L I M A N K E N T I I Z M I R I N 8 B I N 500 Y I L L I K T I C A R E T G E C M I S I M U Z E D E A N L A T I L I Y O R" class="detail-photo img-fluid" height="806" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/04/a-a-20260429-41237921-41237906-l-i-m-a-n-k-e-n-t-i-i-z-m-i-r-i-n-8-b-i-n-500-y-i-l-l-i-k-t-i-c-a-r-e-t-g-e-c-m-i-s-i-m-u-z-e-d-e-a-n-l-a-t-i-l-i-y-o-r.jpg" width="1200" /></p>

<h2>Paranın icadından antik dönemin ticaret nesnelerine</h2>

<p>Müzenin en can alıcı noktalarından biri olan arkeolojik bölüm, ticaretin en saf hallerini ve evrimini barındırıyor. Toplamda 533 eserin yer aldığı müzede, 438 adet sikke ekonomi tarihine ışık tutuyor. İnsanlığın paradan önce kullandığı <strong>takas sistemi</strong> üzerine kurulu ticaret düzeni, yerini Lidyalıların bastığı ilk sikkelere bırakırken, müze bu geçişi nadide parçalarla somutlaştırıyor. Özellikle <strong>elektron</strong> olarak adlandırılan ilk sikkeler ile Pers ve Smyrna sikkeleri, koleksiyonun en değerli parçaları arasında yer alıyor. Ayrıca antik dönemdeki günlük ticari hayatı yansıtan seramik kaplar, kandiller ve cam eserler, geçmişin tüccarlarının dünyasına kapı aralıyor. Bu eserler, müzenin sadece bir sergi alanı değil, aynı zamanda yaşayan bir hafıza merkezi olmasını sağlıyor.</p>

<p><img alt="A A 20260429 41237921 41237913 L I M A N K E N T I I Z M I R I N 8 B I N 500 Y I L L I K T I C A R E T G E C M I S I M U Z E D E A N L A T I L I Y O R" class="detail-photo img-fluid" height="839" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/04/a-a-20260429-41237921-41237913-l-i-m-a-n-k-e-n-t-i-i-z-m-i-r-i-n-8-b-i-n-500-y-i-l-l-i-k-t-i-c-a-r-e-t-g-e-c-m-i-s-i-m-u-z-e-d-e-a-n-l-a-t-i-l-i-y-o-r.jpg" width="1200" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>On sekizinci yüzyılın Kemeraltı ve liman dokusu</h2>

<p>Müzenin etnografik bölümüne geçildiğinde ise ziyaretçileri 18. yüzyıl İzmir’inin minyatür bir kopyası karşılıyor. Bu bölümde sergilenen detaylı maket, kentin ticaret damarlarının nasıl attığını gösteriyor. Dünyanın en eski açık hava çarşılarından biri olan <strong>Kemeraltı Çarşısı</strong>, ticaretin hanlarla şekillendiği Kızlarağası Hanı ve o dönemdeki gemilerin yanaştığı tarihi <strong>İzmir Limanı</strong> makette incelikle işlenmiş durumda. Osmanlı döneminin son padişahlarına ait sikkelerin de bulunduğu bu alan, İzmir’in o dönemde Doğu ile Batı arasında nasıl bir köprü görevi gördüğünü açıkça tasvir ediyor. 100 metrekarelik butik bir alanda sergilenen bu eserler, ziyaretçilerin kentin o dönemki dokusunu zihninde canlandırmasına olanak tanıyor.</p>

<p><img alt="A A 20260429 41237921 41237914 L I M A N K E N T I I Z M I R I N 8 B I N 500 Y I L L I K T I C A R E T G E C M I S I M U Z E D E A N L A T I L I Y O R" class="detail-photo img-fluid" height="812" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/04/a-a-20260429-41237921-41237914-l-i-m-a-n-k-e-n-t-i-i-z-m-i-r-i-n-8-b-i-n-500-y-i-l-l-i-k-t-i-c-a-r-e-t-g-e-c-m-i-s-i-m-u-z-e-d-e-a-n-l-a-t-i-l-i-y-o-r.jpg" width="1200" /></p>

<h2>Cumhuriyet’in iktisadi manifestosu ve dünyaya açılan kapı</h2>

<p>İzmir, sadece antik dönemin değil, modern Türkiye’nin de ekonomi politikalarının şekillendiği şehir olarak ön plana çıkıyor. Müzede yer alan özel bir bölüm, yeni kurulan devletin ekonomik yol haritasının çizildiği <strong>İzmir İktisat Kongresi</strong> için ayrılmış durumda. Kongreye dair karar defterleri, dönemin belgeleri ve görselleri, Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki üretim heyecanını bugüne taşıyor. İzmir’in simgeleşmiş ihraç ürünleri olan <strong>üzüm</strong>, incir ve tütün için hazırlanan nostaljik tanıtım afişleri, kentin o yıllarda dünyayla nasıl bir ticari bağ kurduğunu gösteriyor. Cumhuriyet’in ekonomi politikalarının köklerini merak edenler için bu belgeler paha biçilemez bir kaynak niteliği taşıyor.</p>

<p><img alt="A A 20260429 41237921 41237919 L I M A N K E N T I I Z M I R I N 8 B I N 500 Y I L L I K T I C A R E T G E C M I S I M U Z E D E A N L A T I L I Y O R" class="detail-photo img-fluid" height="803" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/04/a-a-20260429-41237921-41237919-l-i-m-a-n-k-e-n-t-i-i-z-m-i-r-i-n-8-b-i-n-500-y-i-l-l-i-k-t-i-c-a-r-e-t-g-e-c-m-i-s-i-m-u-z-e-d-e-a-n-l-a-t-i-l-i-y-o-r.jpg" width="1200" /></p>

<h2>Küresel ilginin odağında ücretsiz bir tarih hazinesi</h2>

<p>Her yıl yaklaşık 6 bin kişiyi ağırlayan müze, İzmir Ticaret Odası (İZTO) bünyesinde yer almasıyla Türkiye'de bir ilke imza atıyor. <strong>İzmir Ticaret Odası</strong> bünyesindeki bu merkez, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği sistemindeki ilk müze olma unvanını koruyor. Ücretsiz olarak gezilebilmesi sayesinde öğrencilerden araştırmacılara kadar geniş bir kitleye hitap eden müze, özellikle yabancı turistlerin yoğun ilgisini çekiyor. İZTO Yönetim Kurulu Üyesi Jülide Tutan, müze ziyaretçilerinin yaklaşık yarısının yabancı turistlerden oluştuğunu belirterek, bu durumun İzmir’in uluslararası <strong>ticaret kültürü</strong> mirasının ne denli merak edildiğinin bir göstergesi olduğunu vurguluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT, İzmir</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/izmirin-8-bin-500-yillik-ticari-genetigi-bu-muzede-hayat-buluyor</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 10:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/04/haber-foto11-2026-04-29t102542671.jpg" type="image/jpeg" length="48969"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Konserin geliri üniversitelilere burs oldu]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/konserin-geliri-universitelilere-burs-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/konserin-geliri-universitelilere-burs-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AASSM'de sanatseverlerle buluşan İzmir’in Anadolu Kadınları, verdikleri "Vefa Konseri"nin tüm gelirini üniversite öğrencilerine burs olarak bağışladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İZMİR’İN</strong> Anadolu Kadınları Kültür ve Sanat Derneği Korosu, İzmir Büyükşehir Belediyesi Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde (AASSM) düzenlenen “Vefa Konseri” ile sanatseverlerle buluştu. “Her bir eser öğrencilerimiz için bursa dönüşüyor” mottosuyla 27 Nisan gecesi gerçekleştirilen konseri izleyemeye gelen sanatseverler, hem şarkılara eşlik etti hem de üniversite öğrencilerine eğitim desteği sağlamanın gururunu yaşadı. Şef Yılmaz Özfırat ve koro eğitmeni Ezgi Dilan Balcı yönetimindeki 60’tan fazla kadından oluşan koro, Anadolu’nun farklı yörelerine ait eserleri seslendirdi. Geceye konuk sanatçı olarak katılan Doğan Cem de yorumlarıyla sahneye renk kattı. Koro performansı izleyicilerden büyük alkış aldı.</p>

<p><img alt="Vefa Konseri 9 Eylul Gazetesi 1-1" class="detail-photo img-fluid" height="267" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/04/vefa-konseri-9-eylul-gazetesi-1-1.jpg" width="400" /></p>

<p><strong>Dernek Başkanı Avukat Necla Ünlü</strong></p>

<h2><strong>10 KADINLA BAŞLAYAN İYİLİK HAREKETİ</strong></h2>

<p>Etkinlikte, 1993 yılında 10 kadınla başlayan girişimin bugün nasıl büyük bir sosyal sorumluluk hareketine dönüştüğü vurgulandı. 2022 yılında "İzmir'in Anadolu Kadınları Kültür ve Sanat Derneği” adıyla resmiyet kazanan ve üye sayısı 100’ü aşan derneğin faaliyetlerine dikkat çekildi. Dernek Başkanı Avukat Necla Ünlü öncülüğünde yürütülen çalışmalar kapsamında bugüne kadar; 6 Şubat depremi mağdurlarına yönelik barınma ve eğitim destekleri, öğrencilere sağlanan burslar ve Ege Orman Vakfı iş birliğiyle Manisa’da oluşturulan 2.000 fidanlık hatıra ormanı gibi önemli projelere imza atıldığı hatırlatıldı. Konserden elde edilen tüm gelirin üniversite öğrencilerine burs desteği olarak aktarılacağı gece, sanatın ve dayanışmanın İzmir'deki en güzel örneklerinden biri olarak kayıtlara geçti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Vefa Konseri 9 Eylul Gazetesi 2" class="detail-photo img-fluid" height="267" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/04/vefa-konseri-9-eylul-gazetesi-2.jpg" width="400" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Aydın Çetinkaya</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/konserin-geliri-universitelilere-burs-oldu</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 16:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/04/vefa-konseri-9-eylul-gazetesi-3-1.jpg" type="image/jpeg" length="35859"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İzmir Oda Orkestrası'na Ayakta Alkış!]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/izmir-oda-orkestrasina-ayakta-alkis</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/izmir-oda-orkestrasina-ayakta-alkis" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi bünyesinde sanat hayatına devam eden İzmir Oda Orkestrası, nisan ayını Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi'nde (AASSM) verdiği unutulmaz bir konserle noktaladı. Ludwig van Beethoven ve Antonin Dvorak gibi klasik müziğin ölümsüz dehalarının eserlerinin yankılandığı büyüleyici gece, İzmirli sanatseverlerin coşkulu alkışlarıyla taçlandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Klasik müziğin eşsiz tınıları, kentin en prestijli kültür-sanat mekanlarından biri olan Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi'ni bir kez daha doldurdu. İzmir Büyükşehir Belediyesi İzmir Oda Orkestrası, nisan ayının kapanış konserinde müzikseverlere titizlikle hazırlanmış özel bir repertuvar sundu.</p>

<p>Yaklaşık bir saat süren ve salonu hıncahınç dolduran dinleyicilerin büyük bir dikkatle takip ettiği konserde; klasik ve romantik dönemin yapı taşlarından olan Ludwig van Beethoven ile Antonin Dvorak'ın ölümsüz eserleri icra edildi. İki bölümden oluşan ve kısa bir aranın ardından seyircisini müziğin doruklarına taşıyan performans, gecenin sonunda tüm salon tarafından ayakta alkışlandı.</p>

<h2>"10 Yıllık Yolculukta İlk Günkü Heyecan"</h2>

<p>Dinletinin sadece bir müzik ziyafeti değil, aynı zamanda kentle sanatçı arasındaki bağın da kutlaması olduğunu gösteren anlar, konser öncesinde yapılan konuşmayla yaşandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İzleyicilere orkestranın tarihsel yolculuğuna dair bilgiler veren keman sanatçısı Tuana Köprülü, duygu yüklü konuşmasında şu ifadelere yer verdi: <i>"Karşıyaka Oda Orkestrası (KODA) olarak başladığımız bu müzik yolculuğunda, yaklaşık 10 yıldır sizlerle aynı salonlarda, aynı duygularla buluşuyoruz. Bugün İzmir Oda Orkestrası adıyla, yine çok değerli sanatçı dostlarımızla sahnedeyiz ve inanın ilk günkü heyecanımızı birebir koruyoruz. Siz sanatseverlerin burada, bizimle olması bize hem duygusal hem de sanatsal anlamda inanılmaz bir güç katıyor."</i></p>

<h2>Dört Telli Çalgıdan Yükselen Dev Senfoni</h2>

<p>İzmir Oda Orkestrası çatısı altında, klasik müziğin en temel ve uyumlu formlarından biri olan "yaylı çalgılar dörtlüsü" (string quartet) düzeninde sahne alan ekipte usta isimler yer aldı. İki keman, bir viyola ve bir viyolonselin kusursuz ahengini sahneye taşıyan orkestrada; <strong>Özüm Bağtaş, Alaz Yaşıl, Bahar Oytun Duyar</strong> ve <strong>Tuana Köprülü</strong> yaylı tellerden yükselen yetenekleriyle İzmirlilere unutulmaz bir bahar akşamı yaşattı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>haber merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>İZMİR GÜNCEL, KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/izmir-oda-orkestrasina-ayakta-alkis</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 12:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/04/i-z-m-i-r-o-d-a-o-r-k-e-s-t-r-a-s-i-a-y-a-k-t-a-a-l-k-i-s-l-a-n-d-i-1282171-381491.jpg" type="image/jpeg" length="87996"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İEÜ yayınevi dünyaya açıldı: Uluslararası statüsü kazandı]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/ieu-yayinevi-dunyaya-acildi-uluslararasi-statusu-kazandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/ieu-yayinevi-dunyaya-acildi-uluslararasi-statusu-kazandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir Ekonomi Üniversitesi Yayınevi, uluslararası yayınevi statüsü kazanarak akademik dünyada önemli bir başarıya imza attı. Yayımlanan eserler, dünyanın önde gelen üniversitelerinin kütüphanelerine girmeye başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Ekonomi Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren yayınevi, akademik dünyada önemli bir eşiği geride bıraktı. Beş yıl önce bilimsel üretimi desteklemek amacıyla kurulan İEÜ Yayınevi, Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı tarafından belirlenen kriterleri eksiksiz karşılayarak uluslararası yayınevi statüsü kazandı. Bu gelişme, yalnızca üniversite için değil, İzmir’in akademik birikimi açısından da dikkat çekici bir adım olarak değerlendiriliyor.</p>

<h2>Kitaplar dünya üniversitelerine ulaştı</h2>

<p>Yayınevinin hazırladığı eserler, kısa sürede uluslararası akademik çevrelerde kendine yer buldu. Özellikle dünyanın ilk 500 üniversitesi arasında bulunan birçok kurumun kütüphanelerine giren kitaplar, farklı coğrafyalarda öğrencilerle buluşmaya başladı. Bu durum, akademik yayıncılık alanında İzmir merkezli bir yapının küresel ölçekte görünürlük kazanması açısından önemli bir gelişme olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Uluslararası standartlara uygun şekilde yürütülen yayın faaliyetleri, hem içerik çeşitliliği hem de akademik niteliğiyle dikkat çekiyor. Farklı disiplinlerden çok sayıda eserin yayımlanması, yayınevinin kısa sürede güçlü bir portföy oluşturmasını sağladı.</p>

<h2>İzmir’den dünyaya uzanan bilgi köprüsü</h2>

<p>İEÜ Yayınevi’nden Sorumlu Rektör Danışmanı Gözde Yazgı Tütüncü, elde edilen başarının üniversitenin 25’inci yılına denk gelmesinin ayrı bir anlam taşıdığını belirtti. Tütüncü, bu gelişmenin sadece bir unvan kazanımı olmadığını vurgulayarak, “Yayınevimizin uluslararası statüye ulaşması, üniversitemizin bilgi üretme ve bunu paylaşma konusundaki kararlılığının güçlü bir göstergesidir” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Bilginin ancak erişilebilir olduğunda gerçek anlamda değer kazandığını belirten Tütüncü, yayınevinin bu noktada kritik bir rol üstlendiğine dikkat çekti. Yayınevinin, üniversitede üretilen bilginin kampüs sınırlarını aşarak topluma ve dünyaya ulaşmasını sağladığını dile getirdi.</p>

<h2>İzmir’in akademik gücü yükseliyor</h2>

<p>Elde edilen bu başarı, yalnızca kurumsal bir gelişme olarak değil, İzmir’in bilgi ekosistemi açısından da önemli bir kazanım olarak değerlendiriliyor. Yayınevinin yerel ile küresel arasında kurduğu bağın, kenti uluslararası akademik dolaşımın bir parçası haline getirdiği ifade ediliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Akademik üretimin yaygınlaşması ve nitelikli kaynakların artması, hem öğrenciler hem de araştırmacılar için yeni fırsatlar sunuyor. Bu durum, İzmir’in bilimsel üretim kapasitesinin güçlenmesine katkı sağlayan önemli bir unsur olarak öne çıkıyor.</p>

<h2>Sadece yayınevi değil eğitimin tamamlayıcısı</h2>

<p>Tütüncü, yayınevinin rolünün yalnızca kitap basmakla sınırlı olmadığını da vurguladı. Yayınevinin, öğrencilerin eleştirel düşünme, araştırma ve üretme becerilerini geliştiren bir yapı olarak konumlandığını belirten Tütüncü, nitelikli kaynaklara erişimin eğitim sürecindeki önemine dikkat çekti.</p>

<p>Bu yönüyle yayınevinin, üniversitenin eğitim misyonunu tamamlayan ve derinleştiren bir unsur haline geldiği ifade edildi. Akademik içeriklerin daha geniş kitlelere ulaşması, öğrencilerin gelişimine doğrudan katkı sağlayan bir faktör olarak değerlendiriliyor.</p>

<h2>Küresel görünürlükte yeni dönem</h2>

<p>Uluslararası yayınevi statüsünün kazanılmasıyla birlikte, İEÜ Yayınevinin küresel ölçekte daha görünür hale gelmesi bekleniyor. Yayımlanan eserlerin dünya çapındaki üniversite kütüphanelerinde yer alması, hem akademik üretimin kalitesini ortaya koyuyor hem de üniversitenin uluslararasılaşma vizyonunu güçlendiriyor.</p>

<p>Bu gelişmenin, ilerleyen süreçte daha fazla akademik iş birliğinin önünü açacağı ve İzmir merkezli bilimsel çalışmaların küresel platformlarda daha fazla yer bulmasına katkı sağlayacağı değerlendiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT, İzmir</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/ieu-yayinevi-dunyaya-acildi-uluslararasi-statusu-kazandi</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Apr 2026 10:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/04/i-e-u-y-a-y-i-n-e-v-i-u-l-u-s-l-a-r-a-r-a-s-i-s-t-a-t-u-s-u-k-a-z-a-1278893-380570.jpg" type="image/jpeg" length="98089"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dokuz yıllık emek tehlikede: Kadın Yönetmenler Festivali destek arıyor]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/dokuz-yillik-emek-tehlikede-kadin-yonetmenler-festivali-destek-ariyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/dokuz-yillik-emek-tehlikede-kadin-yonetmenler-festivali-destek-ariyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sponsorluk görüşmelerinde “Bize ne faydası var?” sorusuyla karşılaşan festival ekibi, dokuz yılda yüzlerce filmi izleyiciyle buluşturdu, onlarca gence mesleki kapı açtı. Ancak artan belirsizlik, azalan destekler ve derinleşen önyargılar, festivalin geleceğini her zamankinden daha kırılgan hâle getiriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>SEMİ TEKTAŞ/</strong>İzmir’de dokuz yıldır büyük emeklerle İzmir Uluslararası Kadın Yönetmenler Festivali, gelecek yıl ciddi bir çıkmazla karşı karşıya kalabilir. Sponsorluk görüşmelerinde art arda gelen olumsuz yanıtlar, yalnızca ekonomik krizin değil, kültür-sanat alanına yönelik derin bir güvensizlik ve çekincenin de göstergesi. Festival ekibi ise tüm zorluklara rağmen üretmeye, görünürlük yaratmaya ve gençlere alan açmaya devam ediyor. Festival Direktörü Gülten Taranç, “Biz rant peşinde değiliz. “Bunun ülkeye ne faydası var?” diye soruluyor ama aslında uzun vadede çok büyük katkılar sağlıyor. Belki bir gün birinin yaşadığı bir sorunu biz bir filmle anlatacağız, bir farkındalık yaratacağız. Alanlarımız daralıyor ve bu yüzden bu tür platformlar daha da önemli hâle geliyor” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>“Ne fayda sağlayacak” tepkisi</h2>

<p>Yaptıkları sponsor görüşmelerinin olumsuz geçtiğini anlatan Taranç, kadın gruplarına ‘marjinal’ bir bakış açısı sergilendiğinin eleştirisinde bulunuyor. Taranç,</p>

<p>“Biz İzmir’de on üç sponsorluk görüşmesine gittik. Bunların on ikisi bize benzer bir yaklaşımla, “Ne fayda sağlayacak?” diye sordu. Açıkçası bu durum oldukça üzücü. Görüşmeler genelde kapalı kapılar ardında yapılıyor; sadece biz muhatap oluyor ve süreci birebir yaşıyoruz. Öyle durumlarla karşılaştık ki, örneğin bir beyefendi “Para versen bile logomu orada görmek istemem” dedi. Ben de bunun içimize sinmeyeceğini söyleyip o parayı kabul etmedim. Çünkü biz altı yıldır Kültür Bakanlığı’ndan destek alıyoruz; ancak desteklerimiz hep son anda belli oluyor. Her yıl kendilerine ulaşıp logonun önceden verilmesini rica ediyorum ki insanların kafasında soru işareti kalmasın. Çünkü kadın gruplarına karşı hâlâ “marjinal” bir algı var. Oysa biz kadın üretimini ve hikâyelerini görünür kılmaya çalışan, bu alandaki üretimin artmasını isteyen bir grubuz. Herhangi bir propaganda yapmıyoruz; her görüşten insanı bir araya getiren bir alan oluşturuyoruz” diye konuştu.</p>

<p><img height="989" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-24-at-110907-am.jpeg" width="1080" /></p>

<h2>“Öğrencilere iş alanı sağlıyoruz”</h2>

<p>Bu festivaller ile genç nesillere iş imkânı yarattıklarını söyleyen Taranç, “İzmir’e de bunu anlatmaya çalıştık. Evet, ekonomik kriz var ama bence asıl sorun insanların her şeyden korkar hâle gelmesi. “Acaba yanlış bir şey mi yapıyoruz?” diye çekiniyorlar. Oysa bizim yaptığımız iş, filmleri görünür kılmanın ötesinde, her yıl 10–15 öğrenciyi yetiştirmek, onlara referans olmak ve iş imkânı yaratmak. Çoğu sinema, televizyon ve mütercim-tercümanlık bölümü öğrencisi. Dokuz yıl içinde bu şekilde onlarca gencin iş bulmasına katkı sağladık. Ben de sinema-televizyon mezunu ve yönetmen olarak onlar için bir referans noktası oluşturmaya çalışıyorum; hem de büyük zorluklara rağmen” şeklinde konuştu.</p>

<h2>“Bu festival İzmir’in adıyla anılıyor”</h2>

<p>Taranç, “Artık bu işin başka bir formülünün bulunması gerektiğini düşünüyorum. Bu yıl bu konu mutlaka tartışılmalı. Biz filmlerin konuşulmasını istediğimiz için tartışmayı uzatmak istemiyoruz ama yaşananların bilinmesi önemli. Sinema salonlarındaki insanların daha duyarlı olması gerekiyor. Çünkü salon dışında karşılaştıklarımız gerçekten inanılmaz. Bazen bu işi yaptığım için kendimi kötü bir şey yapıyormuş gibi hissediyorum. Oysa bu şehrin uluslararası bir kadın yönetmenler festivali var ve bu festival İzmir’in adıyla anılıyor. Festivalimiz Türkiye’deki uluslararası festivaller arasında ilk on içinde, şu an sekizinci sırada. Antalya’nın yapılmadığı yıl ikinci sıradaydık. Ödül parası veremediğimiz için sıralamada gerideyiz; yoksa ilk beşte yer alabilecek bir festivaliz. İstanbul, Antalya, Adana, Ankara’dan sonra biz geliyoruz. Buna rağmen kimse bunun değerinin farkında değil. Herkes sadece kendi kazancını düşünüyor. Oysa biz kısa vadede kazanç sağlamasak da uzun vadede İzmir’e ciddi katkı sunuyoruz. Şehre gelen, burada film çekmek isteyen insanlar bile bunun bir göstergesi” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<h2>“Belediyeye devretmek istemiyoruz”</h2>

<p>Festivali belediyelere devretmek istemediklerini ifade eden Taranç, ekonomik krizlerde ilk olarak festivalin gözden çıkarılacağını söyledi. Taranç, “Balçova Belediyesi ile ilk kez çalıştık ve çok destek oldular; keşke bir sinema salonları olsaydı. İzmir Büyükşehir Belediyesi ise en büyük destekçimiz ve iş birliği yaptığımız ana kurum. Ancak bu yıl bazı iletişim kopuklukları yaşandı ve destekleri artırılamadı, hatta azaldı. Biz festivali tamamen belediyeye devretmek istemiyoruz. Çünkü böyle durumlarda ekonomik kriz yaşandığında ilk vazgeçilen etkinlikler bunlar oluyor ve süreklilik sağlanamıyor. Dokuz yıldır bu festivali büyük emeklerle sürdürdük. Ancak gelecek yıl ana sponsorumuz bazı yasaklardan dolayı olamayacak ve bu koşullarda nasıl devam edeceğimizi ben de bilmiyorum. Bu noktaya kadar gelmiş bir festivalin “olsa da olur, olmasa da” şeklinde görülmesi çok üzücü. Oysa bu tür etkinlikler kamusal tartışma alanlarıdır; farkındalık yaratır. Nitekim yaşadığımız bir olay sonrası örgütlenme sağlandı ve konu yayıldı” dedi.</p>

<h2>"Savaş ortamında bile yaptık"</h2>

<p>“Ben bu festivali kişisel çıkar için yapmıyorum diyen Taranç “Aksine, her yıl maddi ve manevi büyük yük altına giriyorum. Psikolojik olarak da oldukça yıprandım. Yapmayı bıraksam ben bir şey kaybetmem belki ama İzmir kaybeder. Çünkü artık bu işten gelir elde edemiyorum; hayatımı nasıl sürdüreceğim sorusu ortaya çıkıyor. Türkiye’de bu tür işler çoğunlukla kişisel emeklerle yürütülüyor ve sürdürülebilirliği zor oluyor. Biz rant peşinde değiliz. “Bunun ülkeye ne faydası var?” diye soruluyor ama aslında uzun vadede çok büyük katkılar sağlıyor. Belki bir gün birinin yaşadığı bir sorunu biz bir filmle anlatacağız, bir farkındalık yaratacağız. Alanlarımız daralıyor ve bu yüzden bu tür platformlar daha da önemli hâle geliyor. Dokuz yıl boyunca depremde, pandemide, savaş ortamlarında bile festivali sürdürdük. Her yıl son anda iptallerden döndük ama bırakmadık. Yine yaparız, gerekirse çok sınırlı imkânlarla da yaparız. Ama artık bu şekilde devam etmek istemiyoruz. Desteklenmek istiyoruz. Çünkü yaptığımız iş belki doğrudan para kazandırmıyor ama gençler için, toplum için çok değerli” açıklamasında bulundu.</p>

<h2>“Oysa biz hiç vazgeçmedik”</h2>

<p>Taranç, “Salonlara 5 bin kişi gelse, bu bile önemli. İnsanlar o hafta umut buluyor, sosyalleşiyor. Özellikle gençlerin buna çok ihtiyacı var. Dijital platformlara kapanarak bir yere kadar ilerlenebilir. Sosyal beceriler gelişmiyor. Ben bu ülkeye faydalı bir şey yapmaya çalıştıkça sürekli engellerle karşılaşıyorum. Buna rağmen devam etmeye çalışıyorum. Bu festivale 27 yaşımda başladım, şimdi 36 yaşındayım ve hayatımın en güzel yıllarını buna verdim. Bırakırsam o yıllar boşa gitmiş gibi hissedeceğim. Oysa biz hiç vazgeçmedik” diyerek sözlerini tamamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>SEMİ TEKTAŞ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT, İzmir</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/dokuz-yillik-emek-tehlikede-kadin-yonetmenler-festivali-destek-ariyor</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 11:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/04/9-eylul-41-3.png" type="image/jpeg" length="38963"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Laodikeia’da 2 metrelik Athena heykeli gün yüzüne çıkartıldı]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/laodikeiada-2-metrelik-athena-heykeli-gun-yuzune-cikartildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/laodikeiada-2-metrelik-athena-heykeli-gun-yuzune-cikartildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Laodikeia Batı Tiyatrosunda yürütülen kazılarda, yaklaşık 2 metre uzunluğunda beyaz mermerden yapılmış 'Athena' heykelinin gün ışığına çıkarıldığını açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Laodikeia Batı Tiyatrosunda yürütülen kazılarda, yaklaşık 2 metre uzunluğunda beyaz mermerden yapılmış 'Athena' heykelinin gün ışığına çıkarıldığını açıkladı. Denizli'nin önemli kültürel miraslarından Laodikeia Antik Kenti'nde sürdürülen kazı ve restorasyon çalışmaları, antik dönemin sanatsal ve kültürel birikimini günümüze taşımaya devam ediyor. Kentte özellikle Batı Tiyatrosu sahne binasında yürütülen çalışmalar, yeni buluntularla arkeoloji dünyasına önemli veriler sunuyor. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, antik kentte yürütülen çalışmalara ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Batı Tiyatrosu'nda ortaya çıkarılan yeni buluntuyu duyurdu.</p>

<p><img alt="Laodikeiada 2 Metrelik Athena Heykeli Gun Yuzune Cikartildi Oksr" class="detail-photo img-fluid" height="692" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/04/laodikeiada-2-metrelik-athena-heykeli-gun-yuzune-cikartildi-oksr.webp" width="1230" /></p>

<p><strong>Bakan Ersoy, sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:</strong><br />
"Laodikeia'da önemli bir keşfe daha imza attık. Antik kentte yeni bir buluntu daha gün yüzüne çıktı. Laodikeia Batı Tiyatrosu'nda yürüttüğümüz çalışmalar, geçmişin izlerini gün yüzüne çıkarmayı sürdürüyor. Sahne binasında, yaklaşık 2 metre uzunluğunda, beyaz mermerden yapılmış Athena heykelini gün ışığına çıkardık. Homeros destanlarına sahne olan bu yapı, antik dönemde kültürel anlatımın da merkezi olduğunu ortaya koyarken Augustus Dönemi klasik üslubunu yansıtan eser, yüksek sanatsal niteliğiyle dikkat çekiyor. Geleceğe Miras vizyonumuzla, bu eşsiz mirası koruyarak geleceğe taşımaya devam ediyoruz."</p>

<p><img alt="Images (1)-94" class="detail-photo img-fluid" height="183" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/04/images-1-94.jpg" width="275" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Athena Heykeli molozlar arasında bulundu</strong><br />
Laodikeia Batı Tiyatrosu Sahne Binası'nda yürütülen kazı ve restorasyon çalışmaları kapsamında, postskene olarak adlandırılan sahne binasının dış duvarında, moloz dolgu içerisinde yüzüstü şekilde bırakılmış Athena heykeline ulaşıldı. Yaklaşık 2 metre uzunluğundaki heykelin baş kısmı henüz tespit edilemezken beyaz mermerden yapılmış olması dikkat çekti. Milattan önce 2'nci yüzyıla tarihlenen Batı Tiyatrosu sahne binasında, üç katlı mimari düzen içerisinde her katta 16 sütun yer alıyor. Bu sütunlar arasına tanrı ve tanrıçaların yanı sıra yöneticilere ve Homeros destanlarına ilişkin sahneleri betimleyen heykeller yerleştirildi. Odysseus'un İthaka'ya dönüş yolculuğunda karşılaştığı Laistrigonlar Ülkesi, dev Polyphemos'un mağarası ve deniz canavarı Skylla gibi sahneleri içeren heykel grupları, yapının yalnızca tiyatral gösteriler için değil aynı zamanda kültürel anlatımın aktarımı için de kullanıldığını ortaya koydu. 2024-2025 yıllarında yürütülen çalışmalarda bu anlatımlara ilişkin çok sayıda heykel gün yüzüne çıkarıldı.</p>

<p><img alt="69E9D5Af0E20A535Edccd7B5" class="detail-photo img-fluid" height="416" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/04/69e9d5af0e20a535edccd7b5.webp" width="740" /></p>

<p><strong>Ünik tipoloji ve yüksek sanatsal işçilik</strong><br />
Yuvarlak kaide üzerinde ayakta betimlenen Athena heykelinde, ince dokumalı kolsuz peplos giysi, boyunda hylamis (pelerin) ve göğüste Medusa başı ile yılanların yer aldığı aegis detayları dikkat çekiyor. Heykelin elbise kıvrımları ve kumaşın doğal işlenişi, yüksek sanatsal kaliteyi ortaya koyarken boynunda pelerin bulunan tipolojinin ünik olması eserin önemini artırıyor. Heykelin, sütunlar arasına yerleştirilmiş olması nedeniyle arka yüzünün kaba bırakıldığı tespit edilirken eserin usta bir heykeltıraşın elinden çıktığı değerlendiriliyor.</p>

<p><img alt="Laodikeiada 2 Metrelik Athena Heykeli Gun Yuzune Cikartildi Oksr" class="detail-photo img-fluid" height="692" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/04/laodikeiada-2-metrelik-athena-heykeli-gun-yuzune-cikartildi-oksr.webp" width="1230" /></p>

<p><strong>Augustus dönemi klasik üslubunu yansıtıyor</strong><br />
Sanatsal stil açısından değerlendirildiğinde Athena heykelinin, İmparator Augustus Dönemi'ne (MÖ 27 - MS 14) ait birinci klasik üslubu yansıttığı belirtiliyor. Antik Dönem'de önemli bir dokuma merkezi olan Laodikeia'da Athena'nın savaşçı kimliğinden ziyade dokuma yönünün ön plana çıktığı, tanrıça adına festivaller düzenlendiğinin yazıtlarla belgelendiği ifade ediliyor. Ayrıca, Batı Tiyatrosu sahne binasında yürütülen restorasyon çalışmalarının 2026 yılı başından itibaren kesintisiz şekilde sürdürüldüğü belirtiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AJANSLAR</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL, KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/laodikeiada-2-metrelik-athena-heykeli-gun-yuzune-cikartildi</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Apr 2026 19:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/04/9-eylul-2026-04-23t191438982.png" type="image/jpeg" length="60000"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Adnan Saygun genç virtüözü ağırladı]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/adnan-saygun-genc-virtuozu-agirladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/adnan-saygun-genc-virtuozu-agirladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[18 yaşındaki genç virtüöz Eren Düzenli AASSM’de sahne aldığı piyano resitaliyle izleyenleri büyüledi. Ulusal ve uluslararası başarılarıyla dikkat çeken sanatçı, İzmirlilere unutulmaz bir müzik akşamı yaşattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><br />
İzmir Büyükşehir Belediyesi Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi'nde (AASSM) piyanist Eren Düzenli, piyano resitali ile izleyenleri adeta büyüledi. Performansı ile hayranlık uyandıran ve henüz 18 yaşında olan genç piyanistin olağanüstü yeteneği ayakta alkışlandı. Ülkemizde düzenlenen birçok yarışmada birincilikleri bulunan genç piyanist Düzenli, uluslararası arenada adını ilk kez 8. Vigo Uluslararası Piyano Yarışması’ndaki sıradışı başarısı ile duyurdu. Yurt içinde ve yurt dışında çeşitli konserler veren sanatçı, gerçekleştirdiği konserde birbirinden değerli eserlerle sanatseverlerin karşısına çıktı. Düzenli, yaklaşık bir saat süren konser ile İzmirlilere unutulmaz bir müzik ziyafeti sundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="22042026 12542 4" class="detail-photo img-fluid" height="946" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/04/22042026-12542-4.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Büyük yetenek olarak kabul edilen Eren Düzenli, piyano çalışmalarına Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuvarı’nda piyano sanatçısı ve eğitimcisi Sanem Berkalp ile devam ediyor.</p>

<p><img alt="22042026 12542 3" class="detail-photo img-fluid" height="954" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/04/22042026-12542-3.jpeg" width="1600" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/adnan-saygun-genc-virtuozu-agirladi</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 20:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/04/22042026-12542-2.jpeg" type="image/jpeg" length="46268"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Alaçatı Kitap Günleri Başlıyor: İlkler Temasıyla Sanat Buluşması]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/alacati-kitap-gunleri-basliyor-ilkler-temasiyla-sanat-bulusmasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/alacati-kitap-gunleri-basliyor-ilkler-temasiyla-sanat-bulusmasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ege’nin bahar atmosferinde edebiyatseverleri buluşturacak Alaçatı Kitap Günleri, 8-10 Mayıs’ta dopdolu bir programla kapılarını açıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h3><strong>"İlkler" Temasıyla Edebiyat Yolculuğu</strong></h3>

<p>Çeşme’nin ikonik noktası Alaçatı, bu yıl 8-10 Mayıs tarihlerinde ilk kez düzenlenecek olan <strong>Alaçatı Kitap Günleri</strong>’ne ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Festivalin bu yılki ana teması olan <strong>"İlkler"</strong>, sanatın başlangıç noktalarına ayna tutacak. Edebiyattan sinemaya, tiyatrodan kişisel yazın yolculuklarına kadar pek çok alan, Türkiye’nin önde gelen isimleri tarafından "ilkler" perspektifiyle ele alınacak.</p>

<h3><strong>Yıldız İsimler ve Özel Oturumlar</strong></h3>

<p>Festival programı, edebiyat ve sanat dünyasının yıldızlarını Alaçatı’nın tarihi dokusunda bir araya getiriyor. <strong>Can Bonomo, Mine Söğüt, Ahmet Şerif İzgören ve Jehan Barbur</strong> gibi isimlerin katılacağı söyleşilerde, yazarlar kendi serüvenlerini okurlarıyla paylaşacak. Özellikle Sibel Oral ile "Edebiyattan Beyaz Perdeye" ve Tuna Kiremitçi ile "Edebiyatta İlklerim" oturumları, içeriğin derinliğini artıran başlıklar arasında yer alıyor.</p>

<p><img alt="Çeşme Alaçatı Kitap Festivali 2026" class="detail-photo img-fluid" height="1339" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/04/cesme-alacati-kitap-festivali-2026.jpg" width="950" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Füruzan Anısına Anlamlı Buluşma</strong></h3>

<p>2024 yılında aramızdan ayrılan Türk edebiyatının usta kalemi <strong>Füruzan</strong>, festivalde özel bir oturumla anılacak. Birsen Ferahlı ve Cemran Öder’in gerçekleştireceği "Füruzan Anısına: Ege’den Sevgilerle" başlıklı söyleşi, festivalin en duygusal ve vefalı anlarından biri olmaya aday.</p>

<h3><strong>Her Yaşa Hitap Eden Ücretsiz Etkinlikler</strong></h3>

<p>Sadece yetişkinler için değil, çocuklar için de zengin bir program sunan Alaçatı Kitap Günleri; Arkas Sanat’taki atölyeler ve Yaahane’deki kitap kulübü buluşmalarıyla her kesime hitap ediyor. Çeşme Belediyesi ve Alaçatı Turizm Derneği gibi güçlü kurumların desteklediği tüm etkinlikler, katılımcılara <strong>ücretsiz</strong> olarak sunulacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Emin Can Özen</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT, Çeşme</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/alacati-kitap-gunleri-basliyor-ilkler-temasiyla-sanat-bulusmasi</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 15:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/04/alacati-kitap-gunleri.jpg" type="image/jpeg" length="87516"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
