<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Dokuz Eylül - Güncel İzmir Haberleri</title>
    <link>https://dokuzeylul.com</link>
    <description>izmir haberleri, İzmir son dakika haber, ekonomi, siyaset, magazin, bölgesel, spor, turizm, etkinlik, tarih, bilim, teknoloji ve güncel izmir haberler</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://dokuzeylul.com/rss/kultur-sanat" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>© 2026 - Yayınlanan haber ve fotoğrafların tüm hakları İGC - 9 Eylül Medya grubuna aittir.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 11 Jul 2026 04:03:07 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/rss/kultur-sanat"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[İzmir sevdalısı büyük şair Ahmet Telli hayatını kaybetti]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/sair-ahmet-telli-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/sair-ahmet-telli-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk şiirinin usta isimlerinden Ahmet Telli, 80 yaşında yaşamını yitirdi. Aylardır tedavi gördüğü Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’nde kansere karşı verdiği mücadeleyi kaybeden Telli, şiirleriyle yıllarca İzmirli okurların da kalbinde yer etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türk edebiyatının toplumcu gerçekçi damarının en güçlü temsilcilerinden, “Hüznün İsyan Olur”, “Belki Yine Gelirim” ve “Çocuksun Sen” gibi unutulmaz şiirlere imza atan usta şair Ahmet Telli, hayatını kaybetti. Uzun süredir akciğer kanseri nedeniyle tedavi gören Telli, Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’nde aylardır devam eden yaşam mücadelesinin ardından 10 Temmuz 2026 tarihinde vefat etti. 8 Temmuz’da sağlık durumunun ağırlaşması nedeniyle entübe edilen şair için edebiyat dünyası ve sevenleri günlerdir iyi haber bekliyordu. Ahmet Telli’nin vefatı, yalnızca Ankara’daki edebiyat çevrelerinde değil, yıllar boyunca şiirleriyle buluştuğu İzmir’de de büyük üzüntü yarattı.</p>

<h2>İzmir, Ahmet Telli’nin şiir duraklarından biri oldu</h2>

<p>Çankırı doğumlu olan ve yaşamının büyük bölümünü Ankara’da sürdüren Ahmet Telli, İzmir ile güçlü bir kültür ve edebiyat bağı kuran isimlerin başında geldi. Yıllar boyunca İzmir’de düzenlenen kitap fuarları, şiir buluşmaları, söyleşiler ve edebiyat etkinliklerinin önemli konuklarından biri olan Telli, özellikle genç kuşak okurlarla kurduğu bağla dikkat çekti. İzmir’in edebiyat ortamında sık sık ağırlanan usta şair, şiirlerini yalnızca kitap sayfalarında değil, kentte düzenlenen etkinliklerde de okurlarıyla buluşturdu. İzmirli okurlar, Ahmet Telli’nin özellikle “Çocuksun Sen”, “Belki Yine Gelirim” ve “Hüznün İsyan Olur” gibi şiirleriyle büyüdü. Onun sevgi, ayrılık, umut, mücadele ve insan hikâyelerini bir araya getiren dizeleri, kentin kültür hayatında özel bir yere sahip oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Attilâ İlhan çizgisindeki şiiri İzmir’le buluştu</h2>

<p>Ahmet Telli’nin şiir dünyasında romantik, hüzünlü ve başkaldıran bir dil öne çıktı. Toplumcu gerçekçi şiirin ikinci kuşağında değerlendirilen Telli, insanı merkeze alan anlatımıyla kendine özgü bir yer edindi. Şairin şiir anlayışında İzmirli büyük usta Attilâ İlhan etkisi de sıkça vurgulandı. Duygusal yoğunluk, kent yaşamı, yalnızlık ve mücadele temaları üzerinden kurduğu şiir dünyası, Attilâ İlhan’ın şiir damarlarıyla yakınlık taşıdı. Bu edebi yakınlık, Ahmet Telli’nin İzmir’de de güçlü bir karşılık bulmasının nedenlerinden biri oldu.</p>

<h2>Öğretmenlikten şiirin büyük ustalığına uzanan hayat</h2>

<p>2 Aralık 1946’da Çankırı’nın Eskipazar ilçesinde dünyaya gelen Ahmet Telli, öğretmen okullarında eğitim aldıktan sonra meslek hayatına öğretmen olarak başladı. Dört yıl ilkokul öğretmenliği yapan Telli, Gazi Eğitim Enstitüsü’nü bitirdikten sonra Türkçe ve edebiyat öğretmeni olarak görev yaptı. Kastamonu, İnebolu, Doğanyurt, Kırıkkale ve Ankara Atatürk Lisesi’nde öğretmenlik yaptı. 1981 yılında Gazi Eğitim Enstitüsü’nde görev yaparken sıkıyönetim döneminde tutuklandı ve görevine son verildi. Hakkında açılan davalarda bazı suçlamalardan beraat eden Telli, bir dönem hukuki ve siyasi baskılarla mücadele etti. Daha sonra kitapçılık ve yayıncılık alanında çalışan Ahmet Telli, çeşitli yayınevlerinde yönetici ve editör olarak görev yaptı. 1993 yılında mahkeme kararıyla yeniden öğretmenliğe dönen şair, emekli olduktan sonra da edebiyat çalışmalarını sürdürdü.</p>

<h2>İlk şiiri 1961’de yayımlandı</h2>

<p>Ahmet Telli’nin şiir yolculuğu henüz gençlik yıllarında başladı. İlk şiiri 1961 yılında yayımlanan Telli, 1970’li yıllarda deneme ve eleştiri yazılarıyla da edebiyat dünyasında yer aldı. 1972 yılında Cengiz Tuncer’in “Kerkenez” adlı romanı üzerine yazdığı yazıyla Varlık Dergisi Eleştiri Ödülü ikinciliğini kazandı. İlk şiir kitaplarını 1979 yılından itibaren yayımlayan Telli, kısa sürede toplumcu şiirin önemli temsilcilerinden biri haline geldi.</p>

<h2>Ahmet Telli’nin eserleri</h2>

<p>Usta şairin yayımlanmış şiir kitapları arasında şunlar yer aldı:</p>

<ul>
 <li><i>Yangın Yılları</i> (1979)</li>
 <li><i>Hüznün İsyan Olur</i> (1979)</li>
 <li><i>Dövüşen Anlatsın</i> (1980)</li>
 <li><i>Saklı Kalan</i> (1981)</li>
 <li><i>Su Çürüdü</i> (1982)</li>
 <li><i>Belki Yine Gelirim</i> (1984)</li>
 <li><i>Çocuksun Sen</i> (1994)</li>
 <li><i>Kalbim Unut Bu Şiiri</i> (1994)</li>
 <li><i>Barbar ve Şehla</i> (2003)</li>
 <li><i>Nida</i> (2010)</li>
 <li><i>Bakışın Senin</i> (2016)</li>
 <li><i>Veda Divanı – Toplu Şiirleri</i> (2018)</li>
</ul>

<p>Deneme ve yazıları ise <i>Ben Hiçbir Şey Söylemedim</i>, <i>Sulara mı Yazıldı</i>, <i>Buradayım Sözümde</i>, <i>Neylersin</i>, <i>Görsen</i> ve <i>Dinlersen Anlatırım</i> gibi eserlerde toplandı.</p>

<h2>Şiirleri yaşamaya devam edecek</h2>

<p>Ahmet Telli’nin ardından edebiyat dünyası büyük bir ustayı kaybetmenin hüznünü yaşıyor. Onun şiirleri; aşkı, hüznü, mücadeleyi ve insanın iç dünyasını anlatmaya devam edecek. İzmir’de yıllarca okurlarıyla buluşan Telli, geride yalnızca kitaplarını değil, kuşaktan kuşağa aktarılacak güçlü bir şiir mirası bıraktı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>İZMİR GÜNCEL, KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/sair-ahmet-telli-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 21:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/07/chatgpt-image-10-tem-2026-21-26-33.png" type="image/jpeg" length="32381"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["Gırgıriye" müzikali ile efsaneler aynı sahnede buluştu]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/girgiriye-muzikali-ile-efsaneler-ayni-sahnede-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/girgiriye-muzikali-ile-efsaneler-ayni-sahnede-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir, Türk sanat ve basın tarihine damga vurmuş dev isimlerin buluştuğu unutulmaz bir geceye ev sahipliği yaptı. Sahnelenen "Gırgıriye" müzikali, sadece bir tiyatro gösterisi değil; Türk kültür hayatına onlarca yıl emek vermiş ustalar için adeta bir "ahde vefa" gecesine dönüştü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzmirli sanatseverlerin yoğun ilgi gösterdiği gecede, Türk tiyatrosu, müziği ve basınının ekol isimleri aynı sahnede buluştu. Müjdat Gezen, Perran Kutman, Uğur Dündar, Semiha Yankı, Selçuk Ural ve Ömür Göksel gibi yaşayan efsanelerin bir araya geldiği performans, salonda duygusal anların yaşanmasına neden oldu. Dev organizasyonu duayen gazeteciler Esat Erçetingöz ve Atilla Köprülüoğlu da yakından takip etti. Gösterim öncesinde kulis ziyaretinde bulunarak ustalarla bir araya gelen gazeteciler, gecenin tarihi anlarını objektifleriyle ölümsüzleştirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>"Bir gösteriden çok daha fazlası"</h3>

<p>Teknik detayların ve dekorların ötesinde, Türk sanatına yön veren bu dev kadroyu aynı havayı soluyarak izlemenin benzersiz bir deneyim olduğunu belirten İzmirliler, salonu dakikalarca ayakta alkışladı. Sanatseverler, bu özel gecenin sadece bir müzikal izleme deneyimi değil, aynı zamanda Türkiye'nin yaşayan hafızasına ve bir dönemin kültürel mirasına tanıklık etme fırsatı sunduğunu vurguladı.</p>

<h3>Gülben Ergen sahnede devleşti</h3>

<p>Ustalara eşlik eden genç ve dinamik kadroda yer alan Ceyhun Fersoy, Şeyla Halis ve Günay Karacaoğlu performanslarıyla göz doldururken; gecenin en dikkat çeken isimlerinden biri de Gülben Ergen oldu.</p>

<p>Sahnede sergilediği doğal oyunculuğu, enerjisi ve yüksek sahne performansıyla adeta devleşen Ergen, izleyicilerden tam not aldı. İzmirli sanatseverler, müzikal ve tiyatro sahnelerinin Gülben Ergen’in oyunculuk yeteneğini çok daha fazla ön plana çıkardığını belirterek, kendisini tiyatro sahnelerinde daha sık görmek istediklerini dile getirdiler.</p>

<h3>Alkışlar yılların emeğine</h3>

<p>Oyunun sonunda yükselen alkışlar, sadece sergilenen başarılı performansa değil; hayatlarını sanata, basına ve topluma adamış bu büyük isimlerin yıllar boyu hayatlarımıza kattığı güzelliklere bir teşekkür niteliğindeydi. İzmir'deki bu özel gösterim, izleyicilerin hafızalarında bir tiyatro oyunundan çok, tarihi bir döneme tanıklık etmenin gururu ve mutluluğu olarak yerini aldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ESAT ERÇETİNGÖZ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>İZMİR GÜNCEL, KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/girgiriye-muzikali-ile-efsaneler-ayni-sahnede-bulustu</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 15:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/07/a5152662-f0bd-4fa9-868f-abbf3bf12192.png" type="image/jpeg" length="80282"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Antik tiyatroda muhteşem veda: Uluslararası Efes Opera ve Bale Festivali rekor katılımla sona erdi]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/antik-tiyatroda-muhtesem-veda-uluslararasi-efes-opera-ve-bale-festivali-rekor-katilimla-sona-erdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/antik-tiyatroda-muhtesem-veda-uluslararasi-efes-opera-ve-bale-festivali-rekor-katilimla-sona-erdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ege'nin tarihi ve kültürel atmosferinde 13 gün boyunca yerli ve yabancı binlerce sanatseveri ağırlayan 9. Uluslararası Efes Opera ve Bale Festivali, Giacomo Puccini'nin ölümsüz eseri Tosca operasıyla muhteşem bir kapanış yaptı. Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü tarafından organize edilen ve Efes Antik Tiyatro ile Bornova Kültür ve Sanat Merkezi'nde gerçekleştirilen etkinlik zinciri, sahnelenen 5 farklı eser ve toplam 8 temsille İzmir'in kültür sanat hayatına damgasını vurdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir'in tarihi dokusunu dünya standartlarında sanat etkinlikleriyle buluşturan dev organizasyon, hafızalardan silinmeyecek bir final gecesine sahne oldu. Bu yıl dokuzuncu kez perdelerini açan <strong>9. Uluslararası Efes Opera ve Bale Festivali</strong>, dünya opera repertuarının en güçlü dramatik yapıtlarından biri kabul edilen Giacomo Puccini'nin ünlü operası <strong>Tosca ile kapandı</strong>. Tarihi binlerce yıl öncesine uzanan Efes Antik Tiyatro'nun büyüleyici atmosferinde gerçekleştirilen kapanış gecesi, adeta bir görsel ve işitsel şölene dönüştü. Binlerce sanatseverin taş basamakları tamamen doldurduğu etkinlikte, antik dönemin akustiği Puccini'nin muhteşem melodileriyle bir kez daha canlandı.</p>

<p>İzmir Devlet Opera ve Balesi (İZDOB) sanatçılarının üstün performansıyla hayat bulan eser, her detayında titiz bir işçiliğin ürünü olarak izleyicinin karşısına çıktı. Final gecesinde sahne alan dev kadro, ünlü orkestra şefi Roberto Gianola yönetimindeki festival orkestrasının güçlü tınılarıyla birleşti. Deneyimli rejisör Yiğit Günsoy'un özgün ve modern rejisiyle sahneye konulan <strong>Tosca</strong>, aşk, ihanet, siyasi entrika ve fedakarlık temalarını antik tiyatronun tarihi atmosferinde yeniden yorumladı. Başrolleri paylaşan solistlerin vokal güçleri ve dramatik oyunculuk yetenekleri, gecenin sonunda izleyiciler tarafından dakikalarca ayakta alkışlandı.</p>

<h2>Kültür sanat maratonu İzmir genelinde geniş yankı uyandırdı</h2>

<p>Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü tarafından çok yönlü bir lojistik ve sanatsal planlamayla hayata geçirilen festival, geride bıraktığı 13 gün boyunca adeta İzmir’in kültürel ritmini belirledi. Kent genelinde sanata olan ilgiyi artırmayı hedefleyen organizasyon, sadece Efes'te değil, şehrin modern yüzünü temsil eden Bornova Kültür ve Sanat Merkezi'nde de izleyicilerle buluştu. Festival komitesinden yapılan resmi tescil açıklamalarına göre, <strong>13 gün süren festival boyunca</strong> her iki prestijli mekanda zengin bir program içeriği sunuldu. Sanatseverler, yaz akşamlarını yüksek nitelikli kültürel etkinliklerle değerlendirme fırsatı buldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kapsayıcı ve toplumun her kesimine hitap eden program yapısıyla dikkat çeken festivalde, sahne sanatlarının farklı disiplinleri dengeli bir dağılımla yer aldı. Kültür sanat takvimi kapsamında <strong>Efes Antik Tiyatro ile Bornova Kültür ve Sanat Merkezi'nde</strong> sanatseverlerin beğenisine sunulan seçki; <strong>1 opera, 2 bale, 1 sahne kantatı ve 1 çocuk oyunundan oluşan 5 eser</strong> olarak tescil edildi. Toplamda gerçekleştirilen <strong>8 temsille sanatseverle buluştu</strong>. Özellikle çocuk oyununun programa dahil edilmesi, genç kuşakların estetik beğeni kazanması adına stratejik bir adım olarak değerlendirildi. Bale temsillerindeki estetik zarafet ve sahne kantatındaki koro gücü, İzmir'in uluslararası kültür turizmindeki yerini de pekiştirdi.</p>

<h2>Sanatın coşkusu akdeniz sahillerine doğru göç ediyor</h2>

<p>Efes'in tarihi taşlarında yankılanan alkış sesleri, genel müdürlüğün yaz sezonu stratejisinin yalnızca ilk bacağını oluşturuyor. Türkiye'nin turizm diplomasisinde kültürel miras ögelerini en ön safta kullanan <strong>Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü</strong>, yerli ve yabancı turistlerin kentsel alanlardan sahil şeritlerine akın ettiği bu dönemi entegre festivallerle zenginleştirmeyi sürdürüyor. İzmir’deki büyük kapanışın ardından, sanatsal üretimin durmaksızın devam edeceği ve operanın büyülü dünyasının Türkiye'nin güney aksına taşınacağı bildirildi.</p>

<p>Yetkililerden alınan lojistik bilgilere göre, <strong>yaz sezonu boyunca sürdürdüğü festival programının</strong> kesintiye uğramadan devam edeceği açıklandı. Sanatseverlerin yoğun ilgi gösterdiği büyük organizasyon zincirinin, <strong>Efes'in ardından güney sahillerinde devam edeceği ifade edildi</strong>. Önümüzdeki günlerde Bodrum ve Aspendos gibi tarihi ve turistik merkezlerde perdelerini açacak olan diğer uluslararası festivaller, Efes'te yakalanan yüksek çıtayı ve sanatsal kaliteyi Akdeniz ve Ege kıyılarına yaymayı sürdürecek. Bu hamle, Türkiye'nin dünya genelindeki nitelikli turizm pazarından aldığı payı artırırken, antik miras alanlarının korunarak yaşatılması misyonuna da kurumsal bir katkı sunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT, İzmir, Selçuk</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/antik-tiyatroda-muhtesem-veda-uluslararasi-efes-opera-ve-bale-festivali-rekor-katilimla-sona-erdi</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 10:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/07/haber-foto11-2026-07-09t102920601.jpg" type="image/jpeg" length="85957"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Şair Ahmet Telli entübe edildi]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/sair-ahmet-telli-entube-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/sair-ahmet-telli-entube-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çağdaş Türk şiirinin usta kalemlerinden Ahmet Telli’nin sağlık durumuna ilişkin endişe verici bir açıklama yapıldı. Tedavi gördüğü hastanede durumunun ağırlaşması üzerine usta şairin entübe edildiği bildirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türk edebiyatına kazandırdığı toplumcu-gerçekçi eserlerle tanınan şair Ahmet Telli’nin sağlık durumunda ne yazık ki yeni ve kritik bir sürece girildi. Yoğun bakımda bulunan Telli’nin son durumuna dair acı gelişmeyi, yakından takip eden sivil toplum örgütleri ortak bir açıklamayla duyurdu.</p>

<h3>"Hala iyi haberler almayı umuyoruz"</h3>

<p>Devrimci 78’liler Federasyonu ile Bilim Sanat Edebiyat Derneği, şairin ailesiyle birlikte yürüttükleri takibin ardından yaptıkları ortak açıklamada şu ifadelere yer verdi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p>“Şair Ahmet Telli’nin tedavisinde ne yazık ki yeni bir sürece girilmiştir. Şu ana kadar uygulanan tedavi yöntemlerine rağmen bugün itibariyle entübe edilmiştir. Devrimci 78’liler Federasyonu, Bilim Sanat Edebiyat Derneği ve ailesi olarak süreci yakından takip etmekteyiz. Hala iyi haberler almayı umuyoruz.”</p>
</blockquote>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ömer Ceylan</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL, KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/sair-ahmet-telli-entube-edildi</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 21:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/07/ee292aa6-aad9-418b-aa4d-1f344d5cb1e5.png" type="image/jpeg" length="79811"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türk tiyatrosu Zihni Göktay'a veda etti]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/turk-tiyatrosu-zihni-goktaya-veda-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/turk-tiyatrosu-zihni-goktaya-veda-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk tiyatrosunun usta ismi Zihni Göktay için Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde veda töreni düzenlendi. Sanatçının naaşı, ailesi, dostları ve sevenlerinin alkışlarıyla uğurlandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>Türk tiyatrosunun unutulmaz isimlerinden Zihni Göktay için Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde veda töreni düzenlendi. Yaşamını sahneye adayan usta sanatçının son yolculuğuna ailesi, sanatçı dostları, İstanbul Şehir Tiyatroları oyuncuları ve çok sayıda seveni katıldı.</p>

<h2>Sahnesinde uğurlandı</h2>

<p>Törene Göktay ailesinin yanı sıra İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Nuri Aslan, Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş, İstanbul Şehir Tiyatroları oyuncuları ve sanat dünyasından birçok isim katıldı.</p>

<h2>İmamoğlu’ndan taziye mesajı</h2>

<p>Törene CHP'nin Cumhurbaşkanı Adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Silivri Cezaevi'nden taziye mesajı gönderdi. İmamoğlu'nun mesajını İBB Başkanvekili Nuri Aslan okudu.</p>

<p>İmamoğlu mesajında şu ifadelere yer verdi:</p>

<p><i>"Ömrünü tiyatroya adayan, usta sanatçımız Zihni Göktay’ın vefatını öğrenmekten büyük bir üzüntü duydum. Zihni Göktay kökleri bu toprakların kültürüne ve geleneğine uzanan koca bir çınardı. Geleneksel tiyatromuzun en büyük, en kıymetli temsilcilerindendi. Anadolu’nun, İstanbul’un zengin kültüründen beslendi; sanatsal üretimiyle topluma nefes oldu. Ardında can verdiği birbirinden değerli karakterler, unutulmaz eserler, kahkahalar, hatıralar, alkışlar, yoğun bir sevgi ve sonsuz bir saygı bıraktı.</i></p>

<p><i>"Zihni Göktay Doğu ile Batı, gelenek ile gelecek arasında bir köprüydü. Büyük bir usta olarak ardından gelen genç sanatçılara deneyimlerini aktarmak konusunda çok cömertti. Zarafeti ve iş disipliniyle her zaman örnek bir sanatçı kimliğini ortaya koymayı başardı. Değerli Zihni Göktay’la tanışmış, teşrik-i mesaide bulunmuş olduğum için kendimi şanslı hissediyorum. İstanbul Şehir Tiyatrolarının büyük emektarı, tiyatromuzun usta ismi merhum Zihni Göktay’a Allah’tan rahmet, sevenlerine ve sanat camiamıza başsağlığı diliyorum. Yattığın yer incitmesin büyük usta! Ekrem İmamoğlu, Silivri Zindanı!"</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tören, sanatçının naaşının omuzlar üstünde alkışlarla uğurlanmasıyla sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT, MAGAZİN</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/turk-tiyatrosu-zihni-goktaya-veda-etti</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 12:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/07/9-eylul-30-10.png" type="image/jpeg" length="53464"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Zihni Göktay'ın cenaze programı belli oldu]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/zihni-goktayin-cenaze-programi-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/zihni-goktayin-cenaze-programi-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk tiyatrosunun usta ismi Zihni Göktay için cenaze programı belli oldu. 81 yaşında hayatını kaybeden sanatçı, 7 Temmuz’da Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde düzenlenecek törenin ardından Karacaahmet Mezarlığı’na defnedilecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türk tiyatrosunun unutulmaz isimlerinden Zihni Göktay, 81 yaşında hayatını kaybetmesinin ardından yarın son yolculuğuna uğurlanacak. Uzun yıllar sahnede sergilediği performanslarla hafızalara kazınan usta sanatçının vefatı, sanat dünyasında derin üzüntü yarattı.</p>

<p>Özellikle 28 yıl boyunca sahnelenen Lüküs Hayat oyunundaki başarısıyla tiyatro tarihine adını yazdıran Göktay, dün akşam saatlerinde tedavi gördüğü hastanenin yoğun bakım ünitesinde yaşamını yitirdi.</p>

<h2>Tören harbiye’de yapılacak</h2>

<p>İBB Şehir Tiyatroları ve İBB Kültür tarafından yapılan açıklamaya göre, Zihni Göktay için 7 Temmuz 2026 Salı günü saat 10.00’da Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde tören düzenlenecek. Sanatçının ailesi, yakınları, meslektaşları ve sevenlerinin törene katılması bekleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Harbiye’deki törenin ardından Göktay’ın cenazesi Şakirin Camisi’ne götürülecek. Usta sanatçı, öğle namazına müteakip kılınacak cenaze namazının ardından Karacaahmet Mezarlığı’nda toprağa verilecek.</p>

<p><img alt="De78A498 B9Ea 4715 87F5 D5Eeee34E6F Gnfw" class="detail-photo img-fluid" height="899" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/07/de78a498-b9ea-4715-87f5-d5eeee34e6f-gnfw.webp" width="820" /></p>

<h2>Şehir tiyatroları’ndan veda mesajı</h2>

<p>Şehir Tiyatroları tarafından yapılan açıklamada, Türk tiyatrosuna büyük katkılar sunan usta sanatçının kaybından derin üzüntü duyulduğu belirtilerek, ailesine, sevenlerine ve sanat camiasına başsağlığı dilendi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/zihni-goktayin-cenaze-programi-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 11:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/07/zihni-goktay-1-m8gm.webp" type="image/jpeg" length="68489"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kayyum, Murathan Mungan'ın görevine son verdi]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/kayyum-murathan-munganin-gorevine-son-verdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/kayyum-murathan-munganin-gorevine-son-verdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yazar Murathan Mungan'ın 21 yıldır öğretim üyesi olarak görev yaptığı İstanbul Bilgi Üniversitesi'ndeki görevine, bir yıldır yönetimde olan kayyum tarafından son verildi. Alınan karara sert tepki gösteren Mungan, "Bu karar hukuk dışı, etik dışı ve siyasidir" diyerek hukuki süreç başlatacağını duyurdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Edebiyat dünyasının ve akademinin tanınan isimlerinden yazar Murathan Mungan, 21 yıldır ders verdiği İstanbul Bilgi Üniversitesi'yle olan ilişiğinin resmi bir tebligatla kesildiğini açıkladı. Sosyal medya hesabı üzerinden kamuoyunu bilgilendiren Mungan, yaklaşık bir haftadır süren yorucu ve yıpratıcı bir belirsizlik sürecinin ardından 3 Temmuz 2026 tarihinde kararın kendisine bildirildiğini aktardı.</p>

<h3>"Dönem tamamlanmadan dersler kesintiye uğratıldı"</h3>

<p>Üniversite bünyesinde yürüttüğü akademik ve idari çalışmaların yarıda bırakıldığını belirten Murathan Mungan, yaşadığı süreci şu sözlerle detaylandırdı:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Görevleri Yarım Kaldı:</strong> Tarih Bölümü öğretim üyesi ve Tarih Yüksek Lisans Programı koordinatörü olarak yürüttüğü dersler, tez danışmanlıkları ve idari görevler, eğitim dönemi tamamlanmadan kesintiye uğratıldı.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Gerekçe Sunulmadı:</strong> Akademik yönetimin, çalışmalarıyla ilgili herhangi bir sorun bulunmadığını defalarca açıkça beyan etmesine rağmen, görevden alınmasına dair kendisine makul ve tutarlı hiçbir gerekçe sunulmadı.</p>
 </li>
</ul>

<h3>"Dersim Kırımı kitabım nedeniyle hedef alındım"</h3>

<p>Görevine son verilmesinin arkasında bilimsel araştırma alanlarının ve son yayımlanan eserinin yattığını ifade eden usta yazar, kararın siyasi boyutuna dikkat çekti. Mungan, <i>"Bu kararın, yıllardır Kürtler, Aleviler, dil hakları ve azınlıklar üzerine yürüttüğüm çalışmalarla; özellikle bu yıl İletişim Yayınları tarafından yayınlanan Dersim Kırımı hakkındaki kitabım ve söyleşilerimle bağlantılı olduğunu düşünmem için güçlü nedenler bulunmaktadır. Bir akademisyenin araştırma alanı nedeniyle hedef alınması, akademik özgürlüğe açık bir müdahaledir"</i> dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>"Karara karşı mücadele edeceğim"</h3>

<p>Alınan kararın yasal ve ahlaki tabandan yoksun olduğunu vurgulayan Murathan Mungan, süreci yargıya taşıyacağını ilan etti. Kararın hukuk dışı, etik dışı ve siyasi olduğunu yineleyen yazar; avukatlarıyla birlikte resmi hukuki süreci başlattığını, meslektaşları, öğrencileri, dostları ve akademik özgürlüğü savunan tüm kesimlerle birlikte bu uygulamaya karşı kararlılıkla mücadele edeceğini belirtti.</p>

<p></p>
<style id="app_ajhbdcgfhlhhmocddefknjjkejcfpbnj_style" type="text/css">html,
body,
body:not(.web_whatsapp_com) *,
html body:not(.web_whatsapp_com) *,
html body.ds *,
html body:not(.web_whatsapp_com) div *,
html body:not(.web_whatsapp_com) span *,
html body p *,
html body h1 *,
html body h2 *,
html body h3 *,
html body h4 *,
html body h5 *,
html
  body:not(.web_whatsapp_com)
  *:not(input):not(textarea):not([contenteditable=""]):not(
    [contenteditable="true"]
  ),
html
  body:not(.web_whatsapp_com)
  *[class]:not(input):not(textarea):not([contenteditable=""]):not(
    [contenteditable="true"]
  ),
html
  body:not(.web_whatsapp_com)
  *[id]:not(input):not(textarea):not([contenteditable=""]):not(
    [contenteditable="true"]
  ) {
  user-select: text !important;
}

html body *:not(input):not(textarea)::selection,
body *:not(input):not(textarea)::selection,
html body div *:not(input):not(textarea)::selection,
html body span *:not(input):not(textarea)::selection,
html body p *:not(input):not(textarea)::selection,
html body h1 *:not(input):not(textarea)::selection,
html body h2 *:not(input):not(textarea)::selection,
html body h3 *:not(input):not(textarea)::selection,
html body h4 *:not(input):not(textarea)::selection,
html body h5 *:not(input):not(textarea)::selection {
  background-color: #3297fd !important;
  color: #ffffff !important;
}

/* linkedin */
/* squize */
.www_linkedin_com
  .sa-assessment-flow__card.sa-assessment-quiz
  .sa-assessment-quiz__scroll-content
  .sa-assessment-quiz__response
  .sa-question-multichoice__item.sa-question-basic-multichoice__item
  .sa-question-multichoice__input.sa-question-basic-multichoice__input.ember-checkbox.ember-view {
  width: 40px;
}
/*linkedin*/

/*instagram*/
/*wall*/
.www_instagram_com ._aagw {
  display: none;
}

/*developer.box.com*/
.bp-doc .pdfViewer .page:not(.bp-is-invisible):before {
}

/*telegram*/
.web_telegram_org .emoji-animation-container {
  display: none;
}
html
  body.web_telegram_org
  .bubbles-group
  > .bubbles-group-avatar-container:not(input):not(textarea):not(
    [contenteditable=""]
  ):not([contenteditable="true"]),
html
  body.web_telegram_org
  .custom-emoji-renderer:not(input):not(textarea):not([contenteditable=""]):not(
    [contenteditable="true"]
  ) {
  pointer-events: none !important;
}

/*ladno_ru*/
.ladno_ru [style*="position: absolute; left: 0; right: 0; top: 0; bottom: 0;"] {
  display: none !important;
}

/*mycomfyshoes.fr */
.mycomfyshoes_fr #fader.fade-out {
  display: none !important;
}

/*www_mindmeister_com*/
.www_mindmeister_com .kr-view {
  z-index: -1 !important;
}

/*www_newvision_co_ug*/
.www_newvision_co_ug .v-snack:not(.v-snack--absolute) {
  z-index: -1 !important;
}

/*derstarih_com*/
.derstarih_com .bs-sks {
  z-index: -1;
}

html
  body
  .alc_unlock-pseudo-before.alc_unlock-pseudo-before.alc_unlock-pseudo-before::before {
  pointer-events: none !important;
}
html
  body
  .alc_unlock-pseudo-after.alc_unlock-pseudo-after.alc_unlock-pseudo-after::after {
  pointer-events: none !important;
}
</style></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>haber merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/kayyum-murathan-munganin-gorevine-son-verdi</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 10:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/07/murathan-mungan-altyazi.jpg" type="image/jpeg" length="55874"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sardes’te UNESCO gururu Carmina Burana ile kutlandı]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/sardeste-unesco-gururu-carmina-burana-ile-kutlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/sardeste-unesco-gururu-carmina-burana-ile-kutlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Manisa’nın Salihli ilçesindeki Sardes Antik Kenti ve Bintepeler Lidya Tümülüsleri’nin UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne kabulünün birinci yılı, İzmir Devlet Opera ve Balesi’nin tarihi atmosferde seslendirdiği Carmina Burana konseriyle kutlandı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Manisa’nın Salihli ilçesinde bulunan Sardes Antik Kenti ve Bintepeler Lidya Tümülüsleri için tarihi öneme sahip yıldönümü, sanatla taçlandırıldı. UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne kabul edilişinin birinci yılı dolayısıyla düzenlenen etkinlikte, İzmir Devlet Opera ve Balesi tarafından Carl Orff’un dünyaca ünlü eseri Carmina Burana seslendirildi.</p>

<p>Salihli Kaymakamlığı'nın ev sahipliğinde ve Norm Holding’in ana sponsorluğunda gerçekleştirilen Sardes Antik Kenti Konser Günleri, antik kentin büyüleyici atmosferinde sanatseverleri bir araya getirdi. Gymnasium Açık Etkinlik Alanı’nda düzenlenen konser, hem kültürel mirasın önemine dikkat çekti hem de Sardes’in dünya ölçeğindeki değerini bir kez daha görünür kıldı.</p>

<p><img alt="A A 20260704 41877362 41877360 S A R D E S A N T I K K E N T I N I N U N E S C O D U N Y A M I R A S I L I S T E S I N E K A B U L U N U N B I R I N C I Y I L D O N U M U K A N T A T L A K U T L A N D I" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/07/a-a-20260704-41877362-41877360-s-a-r-d-e-s-a-n-t-i-k-k-e-n-t-i-n-i-n-u-n-e-s-c-o-d-u-n-y-a-m-i-r-a-s-i-l-i-s-t-e-s-i-n-e-k-a-b-u-l-u-n-u-n-b-i-r-i-n-c-i-y-i-l-d-o-n-u-m-u-k-a-n-t-a-t-l-a-k-u-t-l-a-n-d-i.jpg" width="1200" /></p>

<h2><strong>Tarihin kalbinde görkemli gece</strong></h2>

<p>Binlerce yıllık geçmişiyle Anadolu’nun en önemli kültür duraklarından biri olan Sardes Antik Kenti, bu kez tarihi dokusuyla değil, sanatın güçlü sesiyle gündeme geldi. Lidya Krallığı’na başkentlik yapan antik kentte düzenlenen konser, UNESCO kabulünün birinci yılına anlamlı bir selam niteliği taşıdı.</p>

<p>Etkinliğe Manisa Valisi Vahdettin Özkan, Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü Barış Salcan, ilçe kaymakamları, belediye başkanları, kurum temsilcileri, protokol üyeleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Antik kentin taşları arasında yankılanan müzik, izleyicilere unutulmaz bir gece yaşattı.</p>

<h2><strong>Carmina Burana antik kentte yankılandı</strong></h2>

<p>Gecenin en dikkat çeken bölümü, İzmir Devlet Opera ve Balesi’nin sahnelediği Carmina Burana kantatı oldu. Alman besteci Carl Orff’un dünya çapında tanınan eseri, Sardes’in tarihi atmosferinde geniş sanatçı kadrosuyla seslendirildi.</p>

<p>Konserde İzmir Devlet Opera ve Balesi Orkestrası, Korosu, solistleri ve Çocuk Korosu sahne aldı. Orkestra şefliğini Vladimir Lungu, koro şefliğini Orhan Öner Özcan, çocuk korosu şefliğini ise Başar Ünal üstlendi. Soprano Ayşe Şenogul, tenor Burak Dabakoğlu ve bariton Nejad Beğde de solist olarak sanatseverlerle buluştu.</p>

<p><img alt="A A 20260704 41877362 41877356 S A R D E S A N T I K K E N T I N I N U N E S C O D U N Y A M I R A S I L I S T E S I N E K A B U L U N U N B I R I N C I Y I L D O N U M U K A N T A T L A K U T L A N D I" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/07/a-a-20260704-41877362-41877356-s-a-r-d-e-s-a-n-t-i-k-k-e-n-t-i-n-i-n-u-n-e-s-c-o-d-u-n-y-a-m-i-r-a-s-i-l-i-s-t-e-s-i-n-e-k-a-b-u-l-u-n-u-n-b-i-r-i-n-c-i-y-i-l-d-o-n-u-m-u-k-a-n-t-a-t-l-a-k-u-t-l-a-n-d-i.jpg" width="1200" /></p>

<h2><strong>Sardes’in dünya mirası yolculuğu kutlandı</strong></h2>

<p>Sardes Antik Kenti ve Bintepeler Lidya Tümülüsleri, sahip olduğu arkeolojik zenginlik, tarihsel derinlik ve kültürel değeriyle UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne kabul edilmişti. Bu kabulün birinci yıl dönümü, yalnızca bir kutlama olarak değil, aynı zamanda kültürel mirasın korunması gerektiğini hatırlatan güçlü bir mesaj olarak değerlendirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Etkinlikte, Sardes’in dünya mirası kimliğinin daha geniş kitlelere tanıtılması ve bölgenin kültür turizmi açısından taşıdığı potansiyelin vurgulanması amaçlandı. Tarih ve sanatın aynı sahnede buluştuğu gece, antik kentin geleceğe taşınması adına önemli bir farkındalık oluşturdu.</p>

<h2><strong>Alkışlar tarihi atmosferi doldurdu</strong></h2>

<p>Gymnasium Açık Etkinlik Alanı’nda gerçekleştirilen konser, izleyicilerden yoğun ilgi gördü. Eserin güçlü ritmi ve koral yapısı, antik kentin görkemli dokusuyla birleşince ortaya etkileyici bir sahne çıktı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/sardeste-unesco-gururu-carmina-burana-ile-kutlandi</guid>
      <pubDate>Sun, 05 Jul 2026 09:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/07/a-a-20260704-41877362-41877353-s-a-r-d-e-s-a-n-t-i-k-k-e-n-t-i-n-i-n-u-n-e-s-c-o-d-u-n-y-a-m-i-r-a-s-i-l-i-s-t-e-s-i-n-e-k-a-b-u-l-u-n-u-n-b-i-r-i-n-c-i-y-i-l-d-o-n-u-m-u-k-a-n-t-a-t-l-a-k-u-t-l-a-n-d-i.jpg" type="image/jpeg" length="45906"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Zeynep Dizdar: "Durgun kadın imajı bir dayatmaydı!"]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/zeynep-dizdar-durgun-kadin-imaji-bir-dayatmaydi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/zeynep-dizdar-durgun-kadin-imaji-bir-dayatmaydi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[90'lı yılların sonunda Türk pop müziğine damgasını vuran ünlü sanatçı Zeynep Dizdar, gazetemize müzik tarihini sarsacak itiraflarda bulundu. Sahneye ilk çıktığı günden beri en büyük tutkusunun dans etmek olduğunu belirten Dizdar, "Vazgeç Gönül" fırtınasının arkasındaki gizli ambargoyu ilk kez anlattı: "Benim hayalim dansçılarla çıkmaktı ama yapımcılar önümü kesti. Beni televizyonlara öyle durgun şarkı söyleyen bir kadın olarak çıkardılar."]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p><strong><i>ÖMER CEYLAN-</i></strong><strong> </strong>90'lı yılların sonunda Türk pop müziğine damgasını vuran, "Vazgeç Gönül" gibi zamansız hitlerin sahibi usta yorumcu Zeynep Dizdar, gazetemize son derece samimi, sansürsüz ve çarpıcı açıklamalarda bulundu. Yeni şarkısı <i>Afrodizyak</i> ile küllerinden doğan ve sahnede dans etme tutkusunu nihayet özgürce yaşayan ünlü sanatçı; vokalistlik yıllarından popüler kültürün bugünkü yozlaşmasına, müzik sektörünün bütçe çıkmazlarından meslektaşlarının hırslarına kadar her şeyi tüm çıplaklığıyla gazetemize anlattı. Karşımızda, tabuları yıkan, sahnedeki dekolte tartışmalarına son noktayı koyan ve "Benim her şeyim kalite" diyerek meydan okuyan, enerjisi hiç bitmeyen bir pop ikonu var.</p>

<p><img alt="A24947Ee 32C7 4487 8Bcd 8156Cb925Ce1" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/07/a24947ee-32c7-4487-8bcd-8156cb925ce1.jpg" width="1200" /></p>

<p><strong>"BEN 90'LARIN SONUNA İMZA ATMIŞ, BİRAZ DA 2000'LERİN SANATÇISIYIM"</strong></p>

<p><strong>- 90'lı yıllarda patlayan ve o döneme damga vuran bir sanatçı olarak, bugünün müzik dünyasında sizi en çok şaşırtan şey ne oluyor?</strong></p>

<p>Ben aslında 90'lı yılların tam başında değilim, 90'lı yılların sonuna imza atmış bir sanatçıyım aslında. İlk albümüm 1997'de çıktı ve hemen ardından toplatıldı. Sonra 1998'de korsan baskılarla adeta patladı. Şarkı Kral TV'de henüz 3-4 gün dönmüşken toplatıldığını hatırlıyorum. Sonra 1998'de yeniden çıkış yaptı. Asıl büyük patlama, 2000'li yıllarda <i>Zehir Gibi</i> albümüyle geldi. Bu yüzden kendimi biraz 2000'ler sanatçısı olarak görüyorum ama 90'ların sonuna da imza attım. 90'lar dönemi çok kıymetliydi. O dönem ben solo kariyerimden önce vokal de yapıyordum, o yüzden hep o sanatçıların enerjisinin içindeydim.</p>

<p><strong>- Kimlere vokal yaptınız o yıllarda? Vokalistlik dönemi size neler kattı?</strong></p>

<p>1994-1995 yıllarında hem Yonca Evcimik'e hem de Tarkan'a vokal yaptım. Onun öncesinde Sezen Aksu'ya ve Ajda Pekkan'a vokal yaptım. En son Tarkan'a vokal yaptım, ondan sonra kendi artık şarkılarımı çıkarmam gerekiyordu. Ben uzun süreli bir vokalist olmadım hiçbir zaman. Çünkü çevremdekiler de bana hep, <i>"Sen aslında solist sesisin, vokalist sesi değilsin"</i> diyorlardı. Ama o profesyonel geçişi yapmak için vokal de olmak gerekiyordu. İyi ki de olmuşum; çok güzel, mesela Yonca'dan çok şey öğrendim, Yonca'yla çok güzel günlerimiz geçti. Almanya turnelerimiz oldu falan. O da zevkli bir iş, vokal yaparken insanın başı ağrımıyor. Şimdi bazen, <i>"Keşke sadece vokalist olarak kalsaydım, arkada dans etseydim"</i> diyorum. Çünkü kulise giriyorsun, odana yerleşiyorsun, sadece sahne saatinde çıkıyorsun... Ama içimdeki o sanatçı olma dürtüsü rahat bırakmadı. Şimdi sektör çok zorlaştığı için geriye dönüp böyle espriler yapıyorum, ben biraz hassas bir mizaca sahibim.</p>

<p><img alt="Images (1)-110" class="detail-photo img-fluid" height="554" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/07/images-1-110.jpg" width="554" /></p>

<p><strong>"BAŞARILI OLDUĞUNUZ ZAMAN ÖNÜNÜZÜ KESMEYE ÇALIŞIYORLAR"</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>- Sektörün zorluğundan bahsetmişken, geçmişten bugüne müzik camiasındaki dostluklar ve ilişkiler nasıl değişti?</strong></p>

<p>Birbirinin ayağını kaydırmaya çalışıyorlar; ne kadar benciller, ne kadar çok kıskançlık var. O zamanlar bile vardı bunlar ama ben pek farkında değildim. Sonrasında, ilk albümümden sonra bunu daha çok anladım. Piyasada biraz başarılı olduğunuz zaman zaten hemen önünüzü kesmeye çalışıyorlar. Ama siz karakter olarak güçlüyseniz yine de size bir şey olmuyor. Öyle çok güzel şarkılara imza atmaya her zaman devam ediyorsunuz.</p>

<p><strong>"İSTANBUL PLAK'TA BANA 'SLOW ŞARKIYLA ÇIKACAKSIN' DEDİLER”</strong></p>

<p><strong>- Yeni şarkınız <i>Afrodizyak</i> çıktı ve klipteki dans performansınız çok konuşuldu. Yıllar sonra sizi bu iddialı tarza ne yönlendirdi?</strong></p>

<p>Aslında bunun bendeki hikayesini tabii insanlara çok söylüyorum, dile de getiriyorum ama nereye kadar anlarlar bilmiyorum. Ben kendimi odama kapattığımda, bu röportajlardaki halimin tam aksine, hep dans eder, şarkı söylerim. Ben asla şarkı söylemeyi yanında dans olmadan kabul etmeyen bir insanım. Fakat İstanbul Plak'tan albümüm çıkacağı zaman, yapımcım Ümit Akşit’lerin döneminde, bana <i>"Bu şarkıyla çıkacaksın, bu hit bir şarkı"</i> dediler. Tamam hit bir şarkıydı ama ben dans etmek istiyordum. Çünkü o zaman ilk albümde 14-15 şarkı vardı, aralarında çok hareketli, cazlı şarkılar da bulunuyordu. Benim bütün hayalim arkama dansçıları alıp sahneye çıkmak, şarkı söylemekti. Benim en büyük mutluluğum buydu. Hayır dediler, <i>"Çıkış şarkın slow olacak"</i> dediler. Ve ben televizyonlara öyle durgun şarkı söyleyen bir kadın figürü olarak çıktım. Bugün tekrar başlasam kesinlikle yine pop müzikle başlardım, asla slow şarkıyla çıkış yapmazdım.</p>

<p><img alt="Zeynep Dizdar" class="detail-photo img-fluid" height="976" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/07/zeynep-dizdar.jpg" width="1024" /></p>

<p><strong>"ŞU AN BİR ŞARKININ TÜM MASRAFLARIYLA ÇIKMASI 1 MİLYON LİRA"</strong></p>

<p><strong>- Bugünün popüler kültür çağında sanatçı olmak mı daha kolay, yoksa sizin döneminiz mi daha güzeldi?</strong></p>

<p>Onu bazen kendim de düşünüyorum, arkadaşlarımla da konuşuyorum. Şöyle söyleyeyim; şimdi dışarıdan bakıldığında her şey biraz daha kolaymış gibi görünüyor ama şu an üretmek çok daha zor. Bizim dönemimiz daha kolaydı. Şöyle kolaydı; çünkü yanınızda bir sürü arkadaşınız, müzisyen dostlarınız vardı. Stüdyoyu 6 aylığına kapatıyorduk, istediğimiz gibi girip çıkabiliyorduk çünkü arkamızda güçlü yapımcılar vardı. Şimdi arkamızda yapımcı yok, her şeyi kendi başınıza yapmak zorundasınız. Bugün yeni bir şarkı, mesela <i>Afrodizyak</i> tüm masraflarıyla, dansçısıyla, klibiyle neredeyse 1 milyon lira bütçe demek. Sadece aranjesi, miksi ve masteringi bütçenin yarı yarıya yakınını götürüyor. İsmimize yakışır, kötü bir iş yaptıramayız. O yüzden şimdi arkamızda bize destek olan hiçbir yapımcı ya da sponsor yok, her şey daha zor.</p>

<p><img alt="0D404664D5Fec2E28F2831De4Bcda3C2.1000X1000X1" class="detail-photo img-fluid" height="1000" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/07/0d404664d5fec2e28f2831de4bcda3c21000x1000x1.jpg" width="1000" /></p>

<p><strong>"ŞİMDİ POPÜLER OLMAK ÇOK KOLAY AMA ÇOK GELİP GEÇİCİ"</strong></p>

<p><strong>- Yeni nesil müzisyenlerden ve gruplardan takip edip beğendiğiniz isimler var mı?</strong></p>

<p>Şimdi popüler olmak çok kolay ama çok gelip geçici. Mesela bu konuda Manifest grubu geldi akla, şu an çok popülerler. Onların enerjilerini seviyorum, gençler böyle bıcır bıcırlar. Ben de onların yaşında olsam ben de yapardım; müthiş ve çok güzeller, şarkıları da güzel aslında. Ama bir de şöyle bir gerçek var; çok iyi yönetiliyorlar. Eğer iyi yönetilmeselerdi onlar da şimdiye kadar dağılırlardı. İnşallah dağılmazlar, onları beğeniyorum çünkü en azından doğru bir rotada gidiyorlar. Ama çıkıp da TikTok’larda saçma sapan hareketler yapanları hiç sevmiyorum.</p>

<p><img alt="656Ee8960688A (1)" class="detail-photo img-fluid" height="2936" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/07/656ee8960688a-1.jpg" width="2192" /></p>

<p><strong>"BEN DE GEÇEN SENE BİKİNİ-ŞORTLA SAHNEYE ÇIKTIM, KİMSE RAHATSIZ OLMADI "</strong></p>

<p><strong>- Son dönemde kadın sanatçıların sahne kostümleri ve kıyafetleri çok tartışılıyor. Sizin bu konudaki duruşunuz nedir?</strong></p>

<p>Şu an beni sahneye bıraksalar; şortumu giyerim, ayağıma birazcık daha rahat hareket edebileceğim ayakkabılarımı çekerim ve bir saat boyunca hiç durmadan dans edip şarkı söyleyebilirim, öyle bir enerjiye sahibim. Ama ben bunu yaparken hiçbir zaman insanları rahatsız edecek şekilde yapmam. Yani sahneye çıkıp bacağımı açıp saçma sapan hareketler sergilemem. Aslında burada sorun kıyafet değil, sahnedeki o hareketler. Ben geçen sene Antalya’da bir beach konseri verdim, herkes bikiniyleydi. Ben de sahnede bikini üstü ve şort giydim, gayet de müthiş ve çok güzel geçti. Hiç kimse de benden rahatsız olmadı çünkü sahnede nasıl hareket edeceğimi, o sınırı nasıl koruyacağımı biliyorum. Burada en önemli şey aslında dinleyiciye ne verdiğiniz ve nasıl hareket ettiğinizdir; maalesef yeni nesil bunu bilmiyor. Kıyafeti giyip sahnede saçma sapan hareketler yapıyorlar, ben sadece buna kızıyorum. Başka hiçbir şeye kızmıyorum. Herkes istediğini yapabilsin ama basit ve kalitesiz hiçbir şeyin arkasında durmam; ne olursa olsun beğenmem. Bu benim konuşmalarım, sohbetlerim ve hayatımın her alanı için geçerli.</p>

<p><strong>" KÜFÜRÜ BİLE BASİTÇE ETMEM, HER ŞEYİM KALİTEDİR"</strong></p>

<p><strong>- Kalite anlayışınızı biraz açar mısınız? Hayatın içinde Zeynep Dizdar nasıl biridir?</strong></p>

<p>Mesela mizah kültürünü, <i>Gırgır</i> dergisini, Şan Tiyatrosu dönemlerini benden daha fazla seven kimse yoktur, o kadar çok severim. Ama işin içine çok pis, avam küfürlü konuşmalar girdi mi orada dururum, o tarz şeylerden her zaman uzağım. Normalde ben de trafikte küfür ederim; şöyle bir nefes alır, dayanırım sonra ederim. Bu tarafımı arkadaşlarım da çok iyi bilir; <i>"Ne diyorsun?"</i> derler, ben yaparım, ederim. Ama bu hiçbir zaman basitçe ve avamca olmaz. Ben o küfürü de etsem, asla basitçe etmem. Benim her şeyim kalitedir, bunu net olarak söyleyeyim. Gerçekten duruşta kalite çok önemli bir şey.</p>

<p><img alt="Artworks 000112290550 86Togj T500X500" class="detail-photo img-fluid" height="500" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/07/artworks-000112290550-86togj-t500x500.jpg" width="500" /></p>

<p><strong>"EMEL MÜFTÜOĞLU'NUN 'HOVARDA' ŞARKISINI KEŞKE BEN SÖYLESEYDİM"</strong></p>

<p><strong>- Müzik tarihinde duyduğunuzda "Keşke bu şarkıyı ben okusaydım" dediğiniz bir eser oldu mu? Yakın zamanda yeni sürprizler var mı?</strong></p>

<p>Oldu tabii. Keşke ben söyleseydim dediğim birkaç şarkı var, şu an isimlerini tam hatırlamıyorum ama şimdi 90'lar konseptiyle çıktığım yeni nesil meyhanelerde ya da canlı performans sahnelerimde o şarkıları hep okuyorum ve sahnedeyken de <i>"Bu şarkı hep benim okumak istediğim şarkıydı"</i> diyorum. Emel Müftüoğlu'nun söylediği <i>Hovarda</i> şarkısını çok beğenirim, keşke ben söyleseydim dediğim bir şarkıdır, hala da sahnede seve seve söylerim. Bana çok yakışırdı. Ama şarkı işi biraz kısmet işidir; sen ne kadar istersen iste, şarkı piyasada dolaşır ve eninde sonunda gerçek sahibine gider. Bunun dışında Sibel Can'ın da çok beğendiğim birkaç şarkısı var, onları da sahnede okuyorum. Hayranlarıma da bir müjde vereyim; yakın zamanda, yaklaşık 1.5 - 2 ay içinde yeni bir şarkım daha çıkıyor. Ben bu yeni şarkıdan çok etkileniyorum, çok güzel bir eser geliyor, onun da müjdesini vermiş olayım.</p>

<p><strong>- Şimdi 20 yaşındaki halinizle karşılaşsanız, kendinize nasıl bir tavsiyede bulunurdunuz?</strong></p>

<p>Kendime tavsiyem şu olurdu: Beni dışarıdan ilk gördüklerinde <i>"Çok havalı"</i> derler, sonra tanışınca <i>"Hiç öyle değilmişsin"</i> falan derler. Aslında benim o havalı duruşum çocukluğumdan geliyor, asla egolu bir insan değilimdir ama o havayı ne olursa olsun seviyorum. Ben evde kendi kapımı açarken bile havalı havalı açarım; gelen ister marketçi olsun fark etmez, o havayı seven bir çocuğumdur zaten. Kendime şunu söylerdim: Geçmişte bazı işlerde, <i>"Aman ben oraya gitmem, ben bunu yapmam, şunu yapmam"</i> diyerek çok fazla geri durdum, kendimi çok frenledim. Şimdi olsa direkt gider, <i>"Tamam ya, ben de varım, ben de olacağım"</i> derdim. Kendime biraz daha girişken olmayı tavsiye ederdim. Sektörde çok uzun süre beklemek zorunda kaldım ve o bekleme sürecinde tabii ki çok üzüldüm, yıprandım çünkü piyasanın kötü olduğu dönemlere denk geldim. Yine de iyi ki böyle olmuş diyorum. Ama kendime şunu kesinlikle söylerdim; <i>"Kendini bu kadar bekletmeyip piyasaya direkt bir dans şarkısıyla çık!"</i> O dönem gerçekten piyasa çok zordu, şimdi ise çok karışık. Zamanında tam bir şarkıyı alacakken başkası hop diye gelip elinden kapabiliyordu ya da aranjörlerle çok büyük sıkıntılar yaşıyordunuz. Geçmişe dönsem daha fazla şarkı yapıp, daha fazla dans şarkısıyla halkın karşısına çıkmayı çok isterdim. Bir de bu; iki tane temel tavsiyem var yani.</p>

<p></p>
<style id="app_ajhbdcgfhlhhmocddefknjjkejcfpbnj_style" type="text/css">html,
body,
body:not(.web_whatsapp_com) *,
html body:not(.web_whatsapp_com) *,
html body.ds *,
html body:not(.web_whatsapp_com) div *,
html body:not(.web_whatsapp_com) span *,
html body p *,
html body h1 *,
html body h2 *,
html body h3 *,
html body h4 *,
html body h5 *,
html
  body:not(.web_whatsapp_com)
  *:not(input):not(textarea):not([contenteditable=""]):not(
    [contenteditable="true"]
  ),
html
  body:not(.web_whatsapp_com)
  *[class]:not(input):not(textarea):not([contenteditable=""]):not(
    [contenteditable="true"]
  ),
html
  body:not(.web_whatsapp_com)
  *[id]:not(input):not(textarea):not([contenteditable=""]):not(
    [contenteditable="true"]
  ) {
  user-select: text !important;
}

html body *:not(input):not(textarea)::selection,
body *:not(input):not(textarea)::selection,
html body div *:not(input):not(textarea)::selection,
html body span *:not(input):not(textarea)::selection,
html body p *:not(input):not(textarea)::selection,
html body h1 *:not(input):not(textarea)::selection,
html body h2 *:not(input):not(textarea)::selection,
html body h3 *:not(input):not(textarea)::selection,
html body h4 *:not(input):not(textarea)::selection,
html body h5 *:not(input):not(textarea)::selection {
  background-color: #3297fd !important;
  color: #ffffff !important;
}

/* linkedin */
/* squize */
.www_linkedin_com
  .sa-assessment-flow__card.sa-assessment-quiz
  .sa-assessment-quiz__scroll-content
  .sa-assessment-quiz__response
  .sa-question-multichoice__item.sa-question-basic-multichoice__item
  .sa-question-multichoice__input.sa-question-basic-multichoice__input.ember-checkbox.ember-view {
  width: 40px;
}
/*linkedin*/

/*instagram*/
/*wall*/
.www_instagram_com ._aagw {
  display: none;
}

/*developer.box.com*/
.bp-doc .pdfViewer .page:not(.bp-is-invisible):before {
}

/*telegram*/
.web_telegram_org .emoji-animation-container {
  display: none;
}
html
  body.web_telegram_org
  .bubbles-group
  > .bubbles-group-avatar-container:not(input):not(textarea):not(
    [contenteditable=""]
  ):not([contenteditable="true"]),
html
  body.web_telegram_org
  .custom-emoji-renderer:not(input):not(textarea):not([contenteditable=""]):not(
    [contenteditable="true"]
  ) {
  pointer-events: none !important;
}

/*ladno_ru*/
.ladno_ru [style*="position: absolute; left: 0; right: 0; top: 0; bottom: 0;"] {
  display: none !important;
}

/*mycomfyshoes.fr */
.mycomfyshoes_fr #fader.fade-out {
  display: none !important;
}

/*www_mindmeister_com*/
.www_mindmeister_com .kr-view {
  z-index: -1 !important;
}

/*www_newvision_co_ug*/
.www_newvision_co_ug .v-snack:not(.v-snack--absolute) {
  z-index: -1 !important;
}

/*derstarih_com*/
.derstarih_com .bs-sks {
  z-index: -1;
}

html
  body
  .alc_unlock-pseudo-before.alc_unlock-pseudo-before.alc_unlock-pseudo-before::before {
  pointer-events: none !important;
}
html
  body
  .alc_unlock-pseudo-after.alc_unlock-pseudo-after.alc_unlock-pseudo-after::after {
  pointer-events: none !important;
}
</style>
<acp-dt></acp-dt></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ÖMER CEYLAN</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>İZMİR GÜNCEL, KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/zeynep-dizdar-durgun-kadin-imaji-bir-dayatmaydi</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 11:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/07/9-eylul-2026-07-04t110355827.png" type="image/jpeg" length="25002"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kadir İnanır son yolculuğuna uğurlandı]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/kadir-inanir-son-yolculuguna-ugurlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/kadir-inanir-son-yolculuguna-ugurlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk sinemasının unutulmaz ismi Kadir İnanır, 77 yaşında hayata veda etmesinin ardından son yolculuğuna uğurlandı. Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde düzenlenen törende sanat ve siyaset dünyası bir araya gelirken, hayat arkadaşı Jülide Kural’ın sözleri salonda duygu dolu anlar yaşattı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türk sinemasının hafızasına güçlü bakışı, tok sesi ve unutulmaz rolleriyle kazınan Kadir İnanır, bugün sevenlerinin, sanatçı dostlarının ve siyaset dünyasından çok sayıda ismin katıldığı törenle son yolculuğuna uğurlandı. 77 yaşında yaşamını yitiren usta oyuncu için ilk tören, Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde gerçekleştirildi.</p>

<p>Kadir İnanır’ın cenazesi, saat 13.00’te başlayan anma programı için sahneye getirildi. Salon, yalnızca bir oyuncuya değil, Türkiye’de birkaç kuşağın belleğinde yer etmiş bir sinema figürüne veda etmek isteyenlerle doldu. Yeşilçam’ın “Kadir Abi”si olarak anılan İnanır için düzenlenen törende hüzün, saygı ve büyük bir sevgi aynı anda hissedildi.</p>

<h2><strong>Zatürre teşhisiyle tedavi görüyordu</strong></h2>

<p>Kadir İnanır, bir süredir sağlık sorunları nedeniyle tedavi altındaydı. Geçtiğimiz günlerde zatürre teşhisiyle hastaneye kaldırılan usta sanatçı, yoğun bakımda yaşam mücadelesi veriyordu. İnanır, 26 Haziran Cuma günü 77 yaşında hayatını kaybetti.</p>

<p>Sanatçının vefatı, Türkiye’de yalnızca sinema dünyasını değil, geniş bir toplumsal kesimi derinden etkiledi. Çünkü İnanır, kariyeri boyunca canlandırdığı karakterlerle yalnızca beyazperdede yer almadı; adalet, sevda, öfke, onur ve halktan yana duruş gibi duyguların da simgesi haline geldi.</p>

<p>Onun ölümüyle birlikte Yeşilçam’ın güçlü kuşağından bir büyük isim daha aramızdan ayrıldı. Sevenleri, sosyal medyadan salonlara uzanan geniş bir alanda İnanır’a duydukları sevgiyi ve saygıyı dile getirdi.</p>

<h2><strong>Sanat ve siyaset dünyası törendeydi</strong></h2>

<p>Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde düzenlenen törene sanat dünyasından çok sayıda isim katıldı. Perihan Savaş, Menderes Samancılar, Necmettin Çobanoğlu, Halil Ergün, Levent Özdilek, Nuri Alço, Bülent Emrah Parlak, Burak Deniz ve Birand Tunca, Kadir İnanır’a veda eden isimler arasında yer aldı.</p>

<p>Törene siyaset dünyasından da geniş katılım oldu. DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, görevden alınan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer, DEM Parti Milletvekilleri Pervin Buldan ve Mithat Sancar, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ile eski CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu törende hazır bulundu.</p>

<h2><strong>Volkan Severcan: Bıraktığı iz silinmez</strong></h2>

<p>Törenin sunuculuğunu oyuncu Volkan Severcan üstlendi. Severcan, yaptığı konuşmada Kadir İnanır’ın sinemadaki varlığının yalnızca oyunculukla sınırlı olmadığını, milyonlarca insanın hayatına dokunan bir hafızaya dönüştüğünü söyledi.</p>

<p>Severcan, “Onun sesi, bakışı, duruşu, yürüyüşü, yıllar boyunca milyonlarca insanın hayatına dokundu. Kimi zaman umudun, kimi zaman baş kaldırının, kimi zaman sevdanın, kimi zaman vicdanın sesi oldu” sözleriyle usta sanatçının toplumsal karşılığını anlattı.</p>

<p>Kadir İnanır’ın canlandırdığı karakterlerin yalnızca filmlerde kalmadığını vurgulayan Severcan, gerçek sanatçıların eserleriyle zamanın ötesine geçtiğini belirtti. Severcan, “Onlar aramızdan ayrılsalar da bıraktıkları iz silinmez” diyerek salondaki duyguyu özetledi.</p>

<h2><strong>Soner Arıca: Ülkenin dayısıydı, abisiydi</strong></h2>

<p>Tören öncesinde gazetecilere konuşan Kadir İnanır’ın yeğeni Soner Arıca, büyük bir acı yaşadığını dile getirdi. Arıca, İnanır’ın yalnızca kendi ailesi için değil, Türkiye için de çok özel bir figür olduğunu söyledi.</p>

<p>“Çok büyük bir ikondan, çok büyük bir sanatçıdan bahsediyoruz” diyen Arıca, “Sadece benim dayım değil, ülkenin dayısıydı, abisiydi” ifadelerini kullandı. İnanır’ın birkaç kuşak üzerinde derin bir iz bıraktığını belirten Arıca, birçok insanın onun gibi yürüdüğünü, onun gibi güldüğünü ve onun gibi giyindiğini söyledi.</p>

<p>Soner Arıca, ölüm gerçeğini kabullenmekte zorlandığını da dile getirdi. “Çok üzgün ve şaşkınım. Ölüm demekte bile zorlanıyorum. Sanki ben hiçbir zaman böyle bir şey olmayacak diye düşünüyordum” sözleriyle yaşadığı sarsıntıyı anlattı. Arıca, annesini de birkaç gün önce kaybettiğini belirterek acısının katlandığını ifade etti.</p>

<h2><strong>Karadağlı: Bir dönem daha kapandı</strong></h2>

<p>Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Tamer Karadağlı da törende usta sanatçıya ilişkin duygularını paylaştı. Karadağlı, Kadir İnanır’ın kaybını “bir devin gidişi” olarak nitelendirdi.</p>

<p>Karadağlı, “Çok üzgünüz, bir dev gitti. Bir dönem daha kapandı” dedi. Yeşilçam’ın büyük isimlerinin birer birer kaybedildiğine dikkat çeken Karadağlı, “Krallarımızı yavaş yavaş kaybediyoruz” sözleriyle hüznünü dile getirdi.</p>

<p>Kadir İnanır’ın yalnızca ünlü bir oyuncu olmadığını söyleyen Karadağlı, onu “bu ülkenin milli değerlerinden biri” olarak tanımladı. Bu sözler, salondaki pek çok kişinin duygusuna tercüman oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Jülide Kural’ın sözleri salonu ağlattı</strong></h2>

<p>Törende en duygusal anlardan biri, Kadir İnanır’ın hayat arkadaşı Jülide Kural’ın kürsüye çıkmasıyla yaşandı. Kural’ın konuşması sırasında salonda derin bir sessizlik hâkim oldu. Kural, ilk duygusunun yalnızca sessizce durmak olduğunu söyledi ancak İnanır’ın söylemek istediklerinin ağırlığıyla konuşmaya başladığını ifade etti.</p>

<p>Kural, Kadir İnanır’ın haksızlık karşısındaki öfkesini, sevgisini sözlere ihtiyaç duymadan anlatabilen yanını ve yoksulluk, adaletsizlik, eşitsizlik karşısındaki duruşunu hatırlattı. Onun insanlığını herkesin bildiğini söyleyen Kural, İnanır’ın sinemada kendi oyunculuğunu inşa ederken kalbine, sezgilerine, merakına ve hayata gülümseyerek bakma cesaretine yaslandığını anlattı.</p>

<p>Kural, “Ben onu hep izledim bu süreçlerde. Bu benim için çok büyük bir ayrıcalıktı” diyerek, bir aktörün sevdiği mesleğini nasıl inşa ettiğine tanıklık etmenin kendisi için çok özel bir deneyim olduğunu söyledi.</p>

<p>Törenin ardından İnanır'ın cenaze namazı, ikindi namazını takiben Levent Barbaros Hayrettin Paşa Camisi'nde kılınacak. Ardından Ulus Mezarlığı'nda defnedilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Ajanslar</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/kadir-inanir-son-yolculuguna-ugurlandi</guid>
      <pubDate>Sun, 28 Jun 2026 15:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/9-eylul-2026-06-28t162557727.png" type="image/jpeg" length="32444"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkan Şoray ve Soner Arıca 9 Eylül'e konuştu: Kadir İnanır'a veda...]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/turkan-soray-ve-soner-arica-9-eylule-konustu-kadir-inanira-veda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/turkan-soray-ve-soner-arica-9-eylule-konustu-kadir-inanira-veda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk sinemasının efsane ismi Kadir İnanır’ın vefatı ülkeyi yasa boğdu. Beyazperdede usta aktörle unutulmaz yapımlara imza atan sinemanın "Sultan"ı Türkan Şoray ve İnanır’ın yeğeni ünlü sanatçı Soner Arıca, yaşadıkları derin acıyı ve kederi ilk kez gazetemizle paylaştı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><i><strong>ÖMER CEYLAN</strong></i>- Türk sinemasında canlandırdığı unutulmaz karakterlerle hafızalara kazınan, beyazperdenin usta ismi Kadir İnanır hayatını kaybetti. Sanatçının vefatı, kültür sanat dünyasında ve tüm Türkiye'de derin bir üzüntüyle karşılanırken, sanat camiasının dev isimleri acı haberin ardından gazetemize özel açıklamalarda bulundu.</p>

<p><img alt="Soray Inanir" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/soray-inanir.webp" width="1280" /></p>

<h3>"Sultan" Derin Keder İçerisinde</h3>

<p>Türk sinemasında birlikte rol aldıkları efsaneleşmiş yapımlarla hafızalara kazınan, sinemanın "Sultan"ı <strong>Türkan Şoray</strong>, usta aktörün vefatıyla sarsıldı. Gazetemizin ulaştığı ünlü sanatçı, yaşadığı derin keder ve üzüntüyü dile getirerek taziye dileklerini kabul etti. Şoray, Türk sinemasının en büyük değerlerinden birini kaybetmenin acısını yaşadığını belirtti.</p>

<p><img alt="Kadir Inanir Ve Soner Aricayi Yikan Haber Olumuyle Sarsildilar 1798857 20260623153801" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/kadir-inanir-ve-soner-aricayi-yikan-haber-olumuyle-sarsildilar-1798857-20260623153801.webp" width="1280" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Aile Adına İlk Açıklama Yeğeni Soner Arıca'dan</h3>

<p>Kadir İnanır'ın yeğeni olan ünlü pop müzik sanatçısı <strong>Soner Arıca</strong> da acı haberin ardından gazetemiz aracılığıyla taziyeleri kabul eden bir diğer isim oldu. Yaşadığı büyük aile acısını paylaşan Arıca, Türk sanat dünyasının ikame edilemez bir çınarını kaybettiğini ifade ederek derin üzüntüsünü aktardı.</p>

<p></p>
<style id="app_ajhbdcgfhlhhmocddefknjjkejcfpbnj_style" type="text/css">html,
body,
body:not(.web_whatsapp_com) *,
html body:not(.web_whatsapp_com) *,
html body.ds *,
html body:not(.web_whatsapp_com) div *,
html body:not(.web_whatsapp_com) span *,
html body p *,
html body h1 *,
html body h2 *,
html body h3 *,
html body h4 *,
html body h5 *,
html
  body:not(.web_whatsapp_com)
  *:not(input):not(textarea):not([contenteditable=""]):not(
    [contenteditable="true"]
  ),
html
  body:not(.web_whatsapp_com)
  *[class]:not(input):not(textarea):not([contenteditable=""]):not(
    [contenteditable="true"]
  ),
html
  body:not(.web_whatsapp_com)
  *[id]:not(input):not(textarea):not([contenteditable=""]):not(
    [contenteditable="true"]
  ) {
  user-select: text !important;
}

html body *:not(input):not(textarea)::selection,
body *:not(input):not(textarea)::selection,
html body div *:not(input):not(textarea)::selection,
html body span *:not(input):not(textarea)::selection,
html body p *:not(input):not(textarea)::selection,
html body h1 *:not(input):not(textarea)::selection,
html body h2 *:not(input):not(textarea)::selection,
html body h3 *:not(input):not(textarea)::selection,
html body h4 *:not(input):not(textarea)::selection,
html body h5 *:not(input):not(textarea)::selection {
  background-color: #3297fd !important;
  color: #ffffff !important;
}

/* linkedin */
/* squize */
.www_linkedin_com
  .sa-assessment-flow__card.sa-assessment-quiz
  .sa-assessment-quiz__scroll-content
  .sa-assessment-quiz__response
  .sa-question-multichoice__item.sa-question-basic-multichoice__item
  .sa-question-multichoice__input.sa-question-basic-multichoice__input.ember-checkbox.ember-view {
  width: 40px;
}
/*linkedin*/

/*instagram*/
/*wall*/
.www_instagram_com ._aagw {
  display: none;
}

/*developer.box.com*/
.bp-doc .pdfViewer .page:not(.bp-is-invisible):before {
}

/*telegram*/
.web_telegram_org .emoji-animation-container {
  display: none;
}
html
  body.web_telegram_org
  .bubbles-group
  > .bubbles-group-avatar-container:not(input):not(textarea):not(
    [contenteditable=""]
  ):not([contenteditable="true"]),
html
  body.web_telegram_org
  .custom-emoji-renderer:not(input):not(textarea):not([contenteditable=""]):not(
    [contenteditable="true"]
  ) {
  pointer-events: none !important;
}

/*ladno_ru*/
.ladno_ru [style*="position: absolute; left: 0; right: 0; top: 0; bottom: 0;"] {
  display: none !important;
}

/*mycomfyshoes.fr */
.mycomfyshoes_fr #fader.fade-out {
  display: none !important;
}

/*www_mindmeister_com*/
.www_mindmeister_com .kr-view {
  z-index: -1 !important;
}

/*www_newvision_co_ug*/
.www_newvision_co_ug .v-snack:not(.v-snack--absolute) {
  z-index: -1 !important;
}

/*derstarih_com*/
.derstarih_com .bs-sks {
  z-index: -1;
}

html
  body
  .alc_unlock-pseudo-before.alc_unlock-pseudo-before.alc_unlock-pseudo-before::before {
  pointer-events: none !important;
}
html
  body
  .alc_unlock-pseudo-after.alc_unlock-pseudo-after.alc_unlock-pseudo-after::after {
  pointer-events: none !important;
}
</style>
<acp-dt></acp-dt></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>haber merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/turkan-soray-ve-soner-arica-9-eylule-konustu-kadir-inanira-veda</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 17:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/omer-ceylan-31.png" type="image/jpeg" length="65865"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İzmir'in bağlama kraliçesinden hüzünlü veda]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/izmirin-baglama-kralicesinden-huzunlu-veda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/izmirin-baglama-kralicesinden-huzunlu-veda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir Radyosu'ndan TRT ekranlarına uzanan sanat yolculuğuyla Türk Halk Müziği tarihine adını yazdıran Kıymet Unutma Şenli, geçirdiği talihsiz kaza sonrası artık bağlamasını eline alamıyor. TRT'nin ilk ve tek bağlama çalıp söyleyen kadın sanatçısı olan Şenli, "60 yıl saz çaldım, sazlarımı gençlere emanet ettim" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="I M G 20230826 W A0013-1" class="detail-photo img-fluid" height="1024" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/i-m-g-20230826-w-a0013-1.jpg" width="768" /></p>

<p><i><strong>SİNAN GENÇ/ </strong></i>Türk Halk Müziği'nin yaşayan efsanelerinden Kıymet Unutma Şenli, yalnızca güçlü yorumu ve bağlama ustalığıyla değil, TRT tarihinde açtığı çığırla da hafızalara kazındı. Yıllarca İzmir Radyosu'nun sevilen seslerinden biri olan Şenli, TRT'nin ilk ve tek bağlama çalıp söyleyen kadın sanatçısı olarak Türk müzik tarihinde özel bir yere sahip oldu. Muğla'nın Yatağan ilçesinde doğan ancak sanat yaşamını İzmir'de şekillendiren Şenli, genç yaşlarda ailesinin yerleştiği kentte müziğe yöneldi. İzmir Devlet Konservatuvarı'nda eğitim gördüğü yıllarda bağlamayla tanışan sanatçı, o dönemde erkek egemen kabul edilen bir alanda öncü isimlerden biri haline geldi. "Kadınların bağlama çalmasının bile şaşkınlıkla karşılandığı yıllardı. Ama ben sazımdan hiç vazgeçmedim" diyen Şenli, 1970 yılında İzmir Radyosu'nda sözleşmeli sanatçı olarak göreve başladı.</p>

<h2><img alt="I M G 20230826 W A0011-1" class="detail-photo img-fluid" height="540" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/i-m-g-20230826-w-a0011-1.jpg" width="540" /></h2>

<h2>İzmir Radyosu'nun altın yıllarına damga vurdu</h2>

<p>İzmir Radyosu'nun en parlak dönemlerinde mikrofon başına geçen Kıymet Unutma Şenli, yıllarca Ege'nin sesi oldu. TRT mikrofonlarında seslendirdiği türkülerle milyonlara ulaşan sanatçı, aynı zamanda bağlamasıyla sahne alan ilk kadın sanatçı olarak dikkat çekti. "Acem Kızı", "Karahisar Kalesi", "Ayağında Kundura", "Arda Boyları" ve "Denizin Dibinde Demirden Evler" gibi eserlerin ilk yorumcularından biri olan Şenli, 45'lik plaklarıyla da döneme damga vurdu. Neriman Tüfekçi, Nezahat Bayram, Nimet Oğuz, Yılmaz İpek, Şahin Gültekin, Talip Özkan ve Arif Sağ gibi halk müziğinin önemli isimleriyle çalışan sanatçı, yurt içi ve yurt dışında sayısız konser verdi.</p>

<h2><img alt="I M G 20230826 W A0012-1" class="detail-photo img-fluid" height="500" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/i-m-g-20230826-w-a0012-1.jpg" width="500" /></h2>

<h2>"Saz çalamamak su içememek gibi"</h2>

<p>Bugün ise İzmir'in Gümüldür Mahallesi'nde sakin bir yaşam süren sanatçı, iki yıl önce yaşadığı talihsiz kaza nedeniyle bağlamasından uzak kalmanın hüznünü yaşıyor. Arkadaş ziyaretine gittiği sırada düşerek bileğini kıran Şenli'nin kolunda kalıcı hasar oluştu. Tedavilere rağmen eski sağlığına kavuşamayan sanatçı artık bağlamasını çalamıyor. "Bu benim için yemek yiyememek, su içememek gibi bir şey. Hayatımın 60 yılı sazımla geçti. Kendimi '74 yaşındayım, artık yeter' diye teselli etmeye çalışıyorum. Ama insanın içi yine de sızlıyor" sözleriyle duygularını dile getiriyor.</p>

<h2><img alt="I M G 20230826 W A0016-1" class="detail-photo img-fluid" height="768" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/i-m-g-20230826-w-a0016-1.jpg" width="1024" /><img alt="I M G 20230826 W A0014-1" class="detail-photo img-fluid" height="1024" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/i-m-g-20230826-w-a0014-1.jpg" width="768" /></h2>

<h2>Sazlarını gençlere emanet etti</h2>

<p>Bağlamasına dokunamasa da türkülerin yaşamaya devam etmesini isteyen sanatçı, yıllarca kullandığı sazlarını genç müzisyenlere hediye ettiğini söyledi.</p>

<p>"Sazlarımı gençlere verdim. Onlar çalsın, onlar yaşatsın. Benim görevim bitti ama türküler bitmesin. Yeter ki özüne sadık kalsınlar" diyen Şenli, halk müziğinde yaşanan değişimden ise kaygı duyuyor.</p>

<p>Türkülerin giderek özünden uzaklaştırıldığını savunan sanatçı, "Eskiden sanatçılar çok ağır sınavlardan geçerdi. Şimdi türkü okumuyorlar, adeta arabesk söylüyorlar. Türkülerin ruhunu kaybediyoruz" ifadelerini kullandı.</p>

<h2><img alt="I M G 20230826 W A0018-1" class="detail-photo img-fluid" height="540" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/i-m-g-20230826-w-a0018-1.jpg" width="960" /></h2>

<h2>Agora Meyhanesi'nin şairiyle başlayan aşk</h2>

<p>Kıymet Unutma Şenli'nin hayatındaki en önemli dönüm noktalarından biri de eşi Dr. Onur Şenli ile tanışması oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türk müziğinin unutulmaz eserlerinden "Agora Meyhanesi"nin söz yazarı olan Dr. Onur Şenli ile yolları, İzmir'in efsane mekanlarından Reyhan Pastanesi'nde kesişti.</p>

<p>Sanatçı o günü şöyle anlatıyor:</p>

<p>"İlhan Gençer bizi tanıştırdı. Onur Bey gazetecilik yapıyordu ve benimle röportaj yapmak istemişti. Reyhan Pastanesi'nde buluştuk. O röportaj dostluğa, dostluk da aşka dönüştü. 1991 yılında evlendik."</p>

<h2><img alt="I M G 20230826 W A0015-1" class="detail-photo img-fluid" height="541" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/i-m-g-20230826-w-a0015-1.jpg" width="720" /></h2>

<h2>Agora'nın sırrı hâlâ saklanıyor</h2>

<p>Dillere pelesenk olan Agora Meyhanesi şarkısının ardındaki büyük aşk hikâyesini de ilk kez anlatan Şenli, eşine verdiği sözü bugüne kadar koruduğunu söylüyor.</p>

<p>"Onur gençlik yıllarında büyük bir aşk yaşamıştı. Agora Meyhanesi şiiri o aşkın ardından yazıldı. Şarkıya ilham veren kişi İzmir'in tanınmış ailelerinden birinin mensubuydu. Onur bana bu sırrı emanet etti. Ölünceye kadar da o isim bende kalacak."</p>

<h2><img alt="I M G 20230826 W A0017-1" class="detail-photo img-fluid" height="960" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/i-m-g-20230826-w-a0017-1.jpg" width="540" /></h2>

<h2>İzmir kültürünün yaşayan hafızası</h2>

<p>Yaklaşık 40 yıl boyunca TRT ve İzmir Radyosu çatısı altında çalışan Kıymet Unutma Şenli, bugün sadece bir sanatçı değil, İzmir'in kültürel belleğinin yaşayan tanıklarından biri olarak görülüyor.</p>

<p>TRT'nin ilk kadın bağlama sanatçısı olarak açtığı yoldan bugün çok sayıda kadın müzisyen yürüyor. İzmir Radyosu'nun altın yıllarını yaşayan, Ege'nin türkülerini Türkiye'ye taşıyan sanatçı ise artık sahnelerden uzak olsa da geride bıraktığı eserler ve anılarla yaşamaya devam ediyor.</p>

<p>Bağlamasını eline alamıyor olabilir. Ancak İzmir'in kültür hayatında bıraktığı iz, tıpkı seslendirdiği türküler gibi yıllar boyunca yankılanmayı sürdürecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>İZMİR GÜNCEL, KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/izmirin-baglama-kralicesinden-huzunlu-veda</guid>
      <pubDate>Wed, 24 Jun 2026 20:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/9-eylul-2026-06-24t204419249.png" type="image/jpeg" length="33197"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Efes’in tarihi atmosferinde yükselen İtalyan tınıları sanatseverleri büyüledi]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/efesin-tarihi-atmosferinde-yukselen-italyan-tinilari-sanatseverleri-buyuledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/efesin-tarihi-atmosferinde-yukselen-italyan-tinilari-sanatseverleri-buyuledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir Kültür Sanat ve Eğitim Vakfı (İKSEV) tarafından bu yıl 39’uncusu düzenlenen Uluslararası İzmir Festivali, dünya çapında sanatçıları ve nadide eserleri ağırlamaya devam ediyor. Festival kapsamında tarihi Efes Antik Kenti’ndeki Celsus Kütüphanesi’nde gerçekleştirilen "Bel Canto ve Romantizm: İtalyan Tınıları" konseri, operanın altın çağını Ege’nin kalbine taşıdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ege Bölgesi’nin en köklü ve prestijli sanat organizasyonlarından biri olan <strong>Uluslararası İzmir Festivali</strong>, bu yıl 39. kez kapılarını açarak küresel kültür mirasını İzmirli sanatseverlerle buluşturuyor. İzmir Kültür Sanat ve Eğitim Vakfı (İKSEV) kurumsal liderliğinde yürütülen festivalin en çok beklenen etkinliklerinden biri, tarihi dokusuyla büyüleyen Selçuk ilçesindeki Efes Antik Kenti’nde gerçekleştirildi. Binlerce yıllık tarihi geçmişiyle insanlık mirasının en önemli simgelerinden olan Celsus Kütüphanesi, dün akşam muazzam bir klasik müzik randevusuna ev sahipliği yaptı. Akustiği ve görkemli mimari yapısıyla asırlardır ayakta kalan bu kadim mekan, <strong>Bel Canto ve Romantizm: İtalyan Tınıları</strong> başlığı altında düzenlenen görkemli bir konserle aydınlatıldı.</p>

<p>Açık havada, yıldızların altında düzenlenen konsere İzmir ve çevre illerden gelen çok sayıda yerli ve yabancı kültür sanat takipçisi yoğun ilgi gösterdi. Tarihi kütüphanenin anıtsal sütunları arasında yankılanan her bir nota, dinleyicileri zamanın ötesinde bir boyuta taşıdı. Etkinlik öncesinde lojistik ve teknik hazırlıkları titizlikle tamamlayan İKSEV ekipleri, tarihi dokunun korunmasına özen gösterirken, ışıklandırma teknikleriyle Celsus Kütüphanesi’ni adeta dev bir opera sahnesine dönüştürdü. Konserin başlama saatiyle birlikte yerlerini alan konuklar, sadece bir müzik dinletisine değil, aynı zamanda tarihin derinliklerine uzanan bir zaman yolculuğuna da tanıklık etme şansı yakaladı.</p>

<p><img alt="A A 20260624 41768846 41768844 I T A L Y A N O P E R A S I N I N S E C K I N O R N E K L E R I I Z M I R D E S A N A T S E V E R L E R L E B U L U S T U" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/a-a-20260624-41768846-41768844-i-t-a-l-y-a-n-o-p-e-r-a-s-i-n-i-n-s-e-c-k-i-n-o-r-n-e-k-l-e-r-i-i-z-m-i-r-d-e-s-a-n-a-t-s-e-v-e-r-l-e-r-l-e-b-u-l-u-s-t-u.jpg" width="1200" /></p>

<h2>Akdeniz’in müzikal mirası verismo akımıyla buluştu</h2>

<p>İtalyan operasının seçkin örnekleri ile harmanlanan gece, müzik tarihinin en parlak dönemlerine ışık tutan zengin ve çok yönlü bir repertuar seçkisinden oluştu. Program akışı, operanın lirik ve dramatik yapısını en üst düzeyde hissettirecek şekilde, kronolojik bir hassasiyetle kurgulandı. Konseri takip eden davetliler; dünya müzik literatürüne yön veren dahi besteciler Gioachino Rossini, Gaetano Donizetti, Vincenzo Bellini, Giuseppe Verdi ve Giacomo Puccini'nin ölümsüz eserlerinden oluşan bir programı canlı dinleme ayrıcalığına erişti. Bu seçkin repertuar sayesinde müzikseverler, <strong>İtalyan operasının 19. yüzyıldaki altın çağından</strong> başlayarak, hayatın gerçeklerini tüm çıplaklığıyla sahneye taşıyan toplumsal Verismo akımına kadar uzanan büyüleyici ve öğretici bir müzikal yolculuğa çıktı.</p>

<p>Sahnede solistlerin ses tellerinden dökülen her bir arya, bestecilerin yaratım süreçlerindeki duygusal yoğunluğu tarihi kütüphanenin duvarlarına kazıdı. İtalyan melodilerinin Akdeniz sıcaklığını ve dramatik yapısını yansıtan performanslar, eserin orijinal dilindeki fonetik zenginlikle birleşince dinleyicilerden büyük alkış topladı. Sahne alan her bir sanatçı, dönemlerin karakteristik vokal tekniklerini kusursuz bir performansla sergilerken, eserlerin ruhunu dinleyicilere aktarmada üstün bir başarı ortaya koydu.</p>

<h2>Avrupa’nın ödüllü solistleri sahne performanslarıyla göz doldurdu</h2>

<p>Gecenin müzikal kalitesini yükselten ve performanslarıyla göz dolduran kadro, İtalyan opera ekosisteminin genç ve başarılı jenerasyonundan seçildi. Konserde, ses genişlikleri ve lirik yetenekleriyle uluslararası arenalarda adlarından söz ettiren seçkin sopranolar Anna Cimmarrusti ve Sara Minieri büyüleyici sesleriyle sahne aldı. Kadın solistlerin zarafet dolu performanslarına, güçlü vokal yapılarıyla dikkat çeken tenor Lorenzo Martelli ve derin tonlarıyla sahneye dramatik bir ağırlık katan bariton Nicola Farnesi eşlik etti. Solistlerin birbirleriyle olan sahne uyumu ve düetlerdeki zamanlamaları gecenin sanatsal çıtasını belirleyen en önemli unsurlardan biri oldu.</p>

<p>Dünya sahnelerinde çok sayıda prestijli ödüle layık görülen bu dört genç yeteneğe, tuşlardaki hakimiyeti ve orkestral derinliği piyanoya yansıtma becerisiyle tanınan usta piyanist Alessandro Zilioli eşlik etti. Zilioli'nin piyanosundan çıkan akorlar, solistlerin ses rengini baskılamadan tam bir armoni içinde yükselerek açık hava sahnesindeki akustik dengeyi mükemmel bir şekilde sağladı. Sanatçıların yüksek konsantrasyonu ve Celsus Kütüphanesi’nin büyüleyici ambiyansıyla birleşen enerjileri, konserin bitiminde dakikalarca süren bir ayakta alkışlama tufanına dönüştü.</p>

<p><img alt="A A 20260624 41768846 41768845 I T A L Y A N O P E R A S I N I N S E C K I N O R N E K L E R I I Z M I R D E S A N A T S E V E R L E R L E B U L U S T U" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/a-a-20260624-41768846-41768845-i-t-a-l-y-a-n-o-p-e-r-a-s-i-n-i-n-s-e-c-k-i-n-o-r-n-e-k-l-e-r-i-i-z-m-i-r-d-e-s-a-n-a-t-s-e-v-e-r-l-e-r-l-e-b-u-l-u-s-t-u.jpg" width="1200" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Diplomatik ve kültürel iş birlikleri plaketle taçlandırıldı</h2>

<p>Konserin sanatsal boyutu kadar, iki ülke arasındaki kültürel ve diplomatik ilişkilerin geliştirilmesi yönündeki misyonu da gecenin protokol ayağında önemli bir yer tuttu. Etkinliğin düzenlenmesinde lojistik ve kurumsal destek sağlayan İtalya diplomatik misyonu, gecenin sonunda sahneye davet edildi. <strong>İKSEV Yönetim Kurulu Başkanı Filiz Eczacıbaşı Sarper</strong>, İtalyan kültürünün İzmir’deki bu eşsiz temsiline katkılarından dolayı, konserin ardından İzmir İtalya Konsolosu Daniele Bianchi'ye teşekkür plaketi takdim etti. Sarper, yaptığı konuşmada sanatın evrensel köprüler kurmadaki birleştirici gücüne vurgu yaparken, Bianchi de festivalin bir parçası olmaktan duydukları kurumsal gururu dile getirdi.</p>

<p>Bu muhteşem İtalyan esintisinin ardından hız kesmeden devam edecek olan festival programı, İzmirli sanatseverleri bu kez kuzeyin mistik ve güçlü melodileriyle buluşturmaya hazırlanıyor. Klasik müziğin farklı coğrafyalardaki yansımalarını şehre taşımayı sürdüren organizasyonun bir sonraki durağı kentin modern sanat merkezi olacak. 39. Uluslararası İzmir Festivali, 29 Haziran saat 21.00'de Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi'nde sahne alacak olan dünyaca ünlü ödüllü Polonyalı kemancı Agatha Szymczewska'nın konseriyle sanatsal yolculuğuna devam edecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT, İzmir, Selçuk</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/efesin-tarihi-atmosferinde-yukselen-italyan-tinilari-sanatseverleri-buyuledi</guid>
      <pubDate>Wed, 24 Jun 2026 14:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/a-a-20260624-41768846-41768843-i-t-a-l-y-a-n-o-p-e-r-a-s-i-n-i-n-s-e-c-k-i-n-o-r-n-e-k-l-e-r-i-i-z-m-i-r-d-e-s-a-n-a-t-s-e-v-e-r-l-e-r-l-e-b-u-l-u-s-t-u.jpg" type="image/jpeg" length="56780"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İzmirli sanatçı Mikrop Hikmet’in acı günü]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/izmirli-sanatci-mikrop-hikmetin-aci-gunu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/izmirli-sanatci-mikrop-hikmetin-aci-gunu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir sahne dünyasının tanınan isimlerinden, "Mikrop Hikmet" lakaplı Hikmet Durmuş’un annesi Maide Durmuş hayatını kaybetti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><i><strong>ESAT ERÇETİNGÖZ-</strong></i> İzmir’de gerçekleştirdiği sahne programlarının yanı sıra tertip ettiği sosyal sorumluluk ve yardım projeleriyle tanınan ses sanatçısı Hikmet Durmuş, annesi Maide Durmuş’u kaybetmenin acısını yaşıyor. Yaşama veda eden Maide Durmuş için Balçova Cemevi’nde bir cenaze töreni düzenlendi.</p>

<p><img alt="725946792 18601120075026775 6582519680072719717 N" class="detail-photo img-fluid" height="811" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/725946792-18601120075026775-6582519680072719717-n.jpg" width="1440" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Siyaset, Basın ve Eğlence Dünyası Tören için Bir Araya Geldi</h3>

<p>Balçova Cemevi’nde gerçekleştirilen cenaze merasimi, İzmir’in sivil toplum, siyaset ve basın camiasından yoğun bir katılıma sahne oldu. Sanatçı Hikmet Durmuş’un bugüne kadar çeşitli yardım faaliyetleri vesilesiyle bir araya geldiği çok sayıda İzmirlinin yanı sıra bölge siyasetçileri, yerel basın mensupları ve eğlence sektörü emekçileri de acılı aileyi yalnız bırakmadı. Törende taziyeleri kabul eden Hikmet Durmuş, merhumenin sevenleri tarafından teselli edildi. Gözyaşlarının hâkim olduğu törenin ardından Maide Durmuş’un cenazesi, dualar eşliğinde ebedi istirahatgâhı olan Uzundere Mezarlığı’na nakledildi. Merhume, burada toprağa verilerek son yolculuğuna uğurlandı.</p>

<p></p>
<style id="app_ajhbdcgfhlhhmocddefknjjkejcfpbnj_style" type="text/css">html,
body,
body:not(.web_whatsapp_com) *,
html body:not(.web_whatsapp_com) *,
html body.ds *,
html body:not(.web_whatsapp_com) div *,
html body:not(.web_whatsapp_com) span *,
html body p *,
html body h1 *,
html body h2 *,
html body h3 *,
html body h4 *,
html body h5 *,
html
  body:not(.web_whatsapp_com)
  *:not(input):not(textarea):not([contenteditable=""]):not(
    [contenteditable="true"]
  ),
html
  body:not(.web_whatsapp_com)
  *[class]:not(input):not(textarea):not([contenteditable=""]):not(
    [contenteditable="true"]
  ),
html
  body:not(.web_whatsapp_com)
  *[id]:not(input):not(textarea):not([contenteditable=""]):not(
    [contenteditable="true"]
  ) {
  user-select: text !important;
}

html body *:not(input):not(textarea)::selection,
body *:not(input):not(textarea)::selection,
html body div *:not(input):not(textarea)::selection,
html body span *:not(input):not(textarea)::selection,
html body p *:not(input):not(textarea)::selection,
html body h1 *:not(input):not(textarea)::selection,
html body h2 *:not(input):not(textarea)::selection,
html body h3 *:not(input):not(textarea)::selection,
html body h4 *:not(input):not(textarea)::selection,
html body h5 *:not(input):not(textarea)::selection {
  background-color: #3297fd !important;
  color: #ffffff !important;
}

/* linkedin */
/* squize */
.www_linkedin_com
  .sa-assessment-flow__card.sa-assessment-quiz
  .sa-assessment-quiz__scroll-content
  .sa-assessment-quiz__response
  .sa-question-multichoice__item.sa-question-basic-multichoice__item
  .sa-question-multichoice__input.sa-question-basic-multichoice__input.ember-checkbox.ember-view {
  width: 40px;
}
/*linkedin*/

/*instagram*/
/*wall*/
.www_instagram_com ._aagw {
  display: none;
}

/*developer.box.com*/
.bp-doc .pdfViewer .page:not(.bp-is-invisible):before {
}

/*telegram*/
.web_telegram_org .emoji-animation-container {
  display: none;
}
html
  body.web_telegram_org
  .bubbles-group
  > .bubbles-group-avatar-container:not(input):not(textarea):not(
    [contenteditable=""]
  ):not([contenteditable="true"]),
html
  body.web_telegram_org
  .custom-emoji-renderer:not(input):not(textarea):not([contenteditable=""]):not(
    [contenteditable="true"]
  ) {
  pointer-events: none !important;
}

/*ladno_ru*/
.ladno_ru [style*="position: absolute; left: 0; right: 0; top: 0; bottom: 0;"] {
  display: none !important;
}

/*mycomfyshoes.fr */
.mycomfyshoes_fr #fader.fade-out {
  display: none !important;
}

/*www_mindmeister_com*/
.www_mindmeister_com .kr-view {
  z-index: -1 !important;
}

/*www_newvision_co_ug*/
.www_newvision_co_ug .v-snack:not(.v-snack--absolute) {
  z-index: -1 !important;
}

/*derstarih_com*/
.derstarih_com .bs-sks {
  z-index: -1;
}

html
  body
  .alc_unlock-pseudo-before.alc_unlock-pseudo-before.alc_unlock-pseudo-before::before {
  pointer-events: none !important;
}
html
  body
  .alc_unlock-pseudo-after.alc_unlock-pseudo-after.alc_unlock-pseudo-after::after {
  pointer-events: none !important;
}
</style></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ESAT ERÇETİNGÖZ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/izmirli-sanatci-mikrop-hikmetin-aci-gunu</guid>
      <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 14:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/4481f7e5-8046-49db-adbb-0a99726b3368.png" type="image/jpeg" length="93936"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İzmir bir simgesini daha kaybetti: "Madam Z" 101 yaşında veda etti]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/izmir-bir-simgesini-daha-kaybetti-madam-z-101-yasinda-veda-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/izmir-bir-simgesini-daha-kaybetti-madam-z-101-yasinda-veda-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk kültürünün geleneksel motiflerini ve el sanatlarını çağdaş çizgilerle dünya podyumlarına taşıyan, uluslararası moda dünyasındaki öncü markamız “Madam Z” unvanlı ünlü tasarımcı Zuhal Yorgancıoğlu, 101 yaşında hayata gözlerini yumdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><i><strong>ESAT ERÇETİNGÖZ-</strong></i> İzmir’in simge isimlerinden, Türk moda tarihinin ilk uluslararası vizyonerlerinden biri olan Zuhal Yorgancıoğlu, 101 yaşında vefat etti. Anadolu’nun bin yıllık geleneksel motiflerini, işlemelerini ve ipeklerini modern batı modasıyla harmanlayarak küresel podyumlarda bir ekol yaratan Yorgancıoğlu’nun vefatı, moda ve sanat dünyasında derin bir teessürle karşılandı.</p>

<p>Kuruluşun ve kurtuluşun kenti İzmir’in kültürel hafızasında silinmez bir iz bırakan "Madam Z", ardında Türkiye’nin tekstil ve tasarım vizyonunu değiştiren devasa bir miras bıraktı.</p>

<h3>Geleneksel Mirası Küresel Podyumlara Taşıdı</h3>

<p>Moda dünyasında yarattığı “Madam Z” markasıyla hafızalara kazınan Zuhal Yorgancıoğlu, yalnızca bir tasarımcı değil, aynı zamanda Türk kültürünün dünyadaki en güçlü gönüllü elçilerinden biriydi. Doğu ile Batı’nın estetiğini aynı kumaşta buluşturan usta sanatçı; Paris, New York, Milano gibi modanın merkezlerinde düzenlediği defilelerle Türk el sanatlarının işçiliğini ve zenginliğini dünyaya hayran bıraktı.</p>

<p>Tasarımlarında saray giysilerinden, yörük motiflerinden ve ebru sanatı gibi geleneksel ögelerden beslenen Yorgancıoğlu, asırlık ömrü boyunca ulusal kimliği modern çizgilerle yaşatma gayesi güttü.</p>

<h3>İzmir Hafızasından Bir Yıldız Daha Kaydı</h3>

<p>Yorgancıoğlu’nun vefatı, akıllara İzmir’in entelektüel ve tarihi çınarlarını getirdi. Geçtiğimiz yıllarda kaybedilen, dünyanın en zengin Atatürk fotoğrafları koleksiyoneri Hanri Benazus ile yakın dostluğu bilinen Yorgancıoğlu, onunla birlikte kent kültürünün en asil temsilcilerindendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gazi Mustafa Kemal Atatürk Nazilli’ye geldiğinde onun masasına oturup leblebilerini yiyen çocuk olarak tarihe geçen Benazus’un ardından, "Madam Z"nin de aramızdan ayrılmasıyla, İzmir’in bir devri simgeleyen en önemli kültür sütunları tamamıyla ebediyete intikal etmiş oldu.</p>
<style id="app_ajhbdcgfhlhhmocddefknjjkejcfpbnj_style" type="text/css">html,
body,
body:not(.web_whatsapp_com) *,
html body:not(.web_whatsapp_com) *,
html body.ds *,
html body:not(.web_whatsapp_com) div *,
html body:not(.web_whatsapp_com) span *,
html body p *,
html body h1 *,
html body h2 *,
html body h3 *,
html body h4 *,
html body h5 *,
html
  body:not(.web_whatsapp_com)
  *:not(input):not(textarea):not([contenteditable=""]):not(
    [contenteditable="true"]
  ),
html
  body:not(.web_whatsapp_com)
  *[class]:not(input):not(textarea):not([contenteditable=""]):not(
    [contenteditable="true"]
  ),
html
  body:not(.web_whatsapp_com)
  *[id]:not(input):not(textarea):not([contenteditable=""]):not(
    [contenteditable="true"]
  ) {
  user-select: text !important;
}

html body *:not(input):not(textarea)::selection,
body *:not(input):not(textarea)::selection,
html body div *:not(input):not(textarea)::selection,
html body span *:not(input):not(textarea)::selection,
html body p *:not(input):not(textarea)::selection,
html body h1 *:not(input):not(textarea)::selection,
html body h2 *:not(input):not(textarea)::selection,
html body h3 *:not(input):not(textarea)::selection,
html body h4 *:not(input):not(textarea)::selection,
html body h5 *:not(input):not(textarea)::selection {
  background-color: #3297fd !important;
  color: #ffffff !important;
}

/* linkedin */
/* squize */
.www_linkedin_com
  .sa-assessment-flow__card.sa-assessment-quiz
  .sa-assessment-quiz__scroll-content
  .sa-assessment-quiz__response
  .sa-question-multichoice__item.sa-question-basic-multichoice__item
  .sa-question-multichoice__input.sa-question-basic-multichoice__input.ember-checkbox.ember-view {
  width: 40px;
}
/*linkedin*/

/*instagram*/
/*wall*/
.www_instagram_com ._aagw {
  display: none;
}

/*developer.box.com*/
.bp-doc .pdfViewer .page:not(.bp-is-invisible):before {
}

/*telegram*/
.web_telegram_org .emoji-animation-container {
  display: none;
}
html
  body.web_telegram_org
  .bubbles-group
  > .bubbles-group-avatar-container:not(input):not(textarea):not(
    [contenteditable=""]
  ):not([contenteditable="true"]),
html
  body.web_telegram_org
  .custom-emoji-renderer:not(input):not(textarea):not([contenteditable=""]):not(
    [contenteditable="true"]
  ) {
  pointer-events: none !important;
}

/*ladno_ru*/
.ladno_ru [style*="position: absolute; left: 0; right: 0; top: 0; bottom: 0;"] {
  display: none !important;
}

/*mycomfyshoes.fr */
.mycomfyshoes_fr #fader.fade-out {
  display: none !important;
}

/*www_mindmeister_com*/
.www_mindmeister_com .kr-view {
  z-index: -1 !important;
}

/*www_newvision_co_ug*/
.www_newvision_co_ug .v-snack:not(.v-snack--absolute) {
  z-index: -1 !important;
}

/*derstarih_com*/
.derstarih_com .bs-sks {
  z-index: -1;
}

html
  body
  .alc_unlock-pseudo-before.alc_unlock-pseudo-before.alc_unlock-pseudo-before::before {
  pointer-events: none !important;
}
html
  body
  .alc_unlock-pseudo-after.alc_unlock-pseudo-after.alc_unlock-pseudo-after::after {
  pointer-events: none !important;
}
</style></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ESAT ERÇETİNGÖZ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT, İzmir</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/izmir-bir-simgesini-daha-kaybetti-madam-z-101-yasinda-veda-etti</guid>
      <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 13:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/9-eylul-2026-06-22t135402830.png" type="image/jpeg" length="70277"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kraliçe İzmir’i ikinci kez salladı: Şebnem Ferah fırtınası durulmuyor!]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/kralice-izmiri-ikinci-kez-salladi-sebnem-ferah-firtinasi-durulmuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/kralice-izmiri-ikinci-kez-salladi-sebnem-ferah-firtinasi-durulmuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk rock müziğinin efsane ismi Şebnem Ferah, 6 yıllık hasretin ardından başlayan geri dönüş turnesinde İzmir'i bir kez daha büyüledi. İzmir Arena’yı dolduran on binlerce hayranıyla birlikte unutulmaz bir geceye imza atan rock müziğin kraliçesi, yoğun istek üzerine güncellenen dev konser takvimini de ilk kez müjdeledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türk rock müziğinin rakipsiz kraliçesi Şebnem Ferah, 6 yıl aradan sonra sahnelere döndüğü muhteşem konser serisinde İzmir turnesini çiftledi. Geçtiğimiz günlerde İzmir Arena'da verdiği ilk konserin yankıları henüz dinmemişken, yoğun talep üzerine bir kez daha aynı sahneye çıkan efsane sanatçı, sergilediği performansla İzmir’i adeta yerinden oynattı.</p>

<p>Biletleri satışa çıktığı andan itibaren dakikalar içinde tükenen gecede, Arena tarihi günlerinden birini daha yaşadı.</p>

<h3>İzmir’e "Od" sözünü tuttu, "Deli Kızım Uyan" ile ağlattı</h3>

<p>Konser boyunca "Can Kırıkları”, "Sil Baştan", "Sigara” ve “Bu Aşk Fazla Sana” gibi Türk rock tarihine damga vurmuş marşlarını on binlerce kişilik dev korosuyla birlikte seslendiren Şebnem Ferah, sahneden dinleyicilerine sürprizler de sundu. Bir önceki İzmir konserinde hayranlarına verdiği sözü unutmayan kraliçe, "Od" şarkısını canlı seslendirerek Arena'yı coşturdu. Gecenin en duygusal anı ise Ferah'ın piyano başına geçerek "Deli Kızım Uyan" şarkısını çıplak sesle yorumladığı dakikalar oldu; salonda gözyaşları sel oldu.</p>

<p>Sahnedeki samimi halleriyle dikkat çeken usta sanatçı, konserin başlarında seyircisiyle göz göze gelerek heyecanını şu sözlerle paylaştı:</p>

<blockquote>
<p>"Aynı anda hem konuşmaya hem yazdıklarınızı okumaya çalışıyorum. Tekrar hoş geldiniz. Gördüğünüz gibi yine heyecanlıyım, değişen hiçbir şey yok. Güzel İzmir’de olmak, müziksever insanlarla birlikte olmak gerçekten paha biçilmez."</p>
</blockquote>

<h3>"İlk konserimizi 1997'de yine İzmir'de yapmıştık"</h3>

<p>İzmir'in kariyerindeki yerine ayrı bir parantez açan Şebnem Ferah, ilk solo albümü <i>Kadın</i>'ın ardından sahne aldığı ilk şehri hatırlatarak nostaljik anlar yaşattı:</p>

<blockquote>
<p>"İlk albüm sonrası ilk konserimizi 1997’de yine İzmir’de yapmıştık. Kader bizi hep uzun aralardan sonra ya da henüz tanışmamış olduğumuz dönemlerden itibaren tekrar karşı karşıya getiriyor. Size şarkı söylemek, sizin için müzik yapmak her zaman çok güzel. Çok sevildiğinizi bilin lütfen."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<h3>Yenikapı ve Ankara müjdesi geldi</h3>

<p>İzmir'deki bu ikinci tarihi gecenin ardından, Türkiye genelindeki binlerce Şebnem Ferah hayranının beklediği büyük müjde de konser takvimiyle resmileşti. İstanbul ve İzmir’deki kapalı gişe konserlerin ardından turnenin rotası devasa meydanlara kırıldı.</p>

<p>Yoğun talep üzerine İstanbul'da bu kez turnenin şimdiye kadarki en büyük buluşması için <strong>Festival Park Yenikapı</strong> kapılarını açacak. Başkentlilerin uzun süredir yolunu gözlediği <strong>Ankara</strong> konseri de nihayet netleşti.</p>
<style id="app_ajhbdcgfhlhhmocddefknjjkejcfpbnj_style" type="text/css">html,
body,
body:not(.web_whatsapp_com) *,
html body:not(.web_whatsapp_com) *,
html body.ds *,
html body:not(.web_whatsapp_com) div *,
html body:not(.web_whatsapp_com) span *,
html body p *,
html body h1 *,
html body h2 *,
html body h3 *,
html body h4 *,
html body h5 *,
html
  body:not(.web_whatsapp_com)
  *:not(input):not(textarea):not([contenteditable=""]):not(
    [contenteditable="true"]
  ),
html
  body:not(.web_whatsapp_com)
  *[class]:not(input):not(textarea):not([contenteditable=""]):not(
    [contenteditable="true"]
  ),
html
  body:not(.web_whatsapp_com)
  *[id]:not(input):not(textarea):not([contenteditable=""]):not(
    [contenteditable="true"]
  ) {
  user-select: text !important;
}

html body *:not(input):not(textarea)::selection,
body *:not(input):not(textarea)::selection,
html body div *:not(input):not(textarea)::selection,
html body span *:not(input):not(textarea)::selection,
html body p *:not(input):not(textarea)::selection,
html body h1 *:not(input):not(textarea)::selection,
html body h2 *:not(input):not(textarea)::selection,
html body h3 *:not(input):not(textarea)::selection,
html body h4 *:not(input):not(textarea)::selection,
html body h5 *:not(input):not(textarea)::selection {
  background-color: #3297fd !important;
  color: #ffffff !important;
}

/* linkedin */
/* squize */
.www_linkedin_com
  .sa-assessment-flow__card.sa-assessment-quiz
  .sa-assessment-quiz__scroll-content
  .sa-assessment-quiz__response
  .sa-question-multichoice__item.sa-question-basic-multichoice__item
  .sa-question-multichoice__input.sa-question-basic-multichoice__input.ember-checkbox.ember-view {
  width: 40px;
}
/*linkedin*/

/*instagram*/
/*wall*/
.www_instagram_com ._aagw {
  display: none;
}

/*developer.box.com*/
.bp-doc .pdfViewer .page:not(.bp-is-invisible):before {
}

/*telegram*/
.web_telegram_org .emoji-animation-container {
  display: none;
}
html
  body.web_telegram_org
  .bubbles-group
  > .bubbles-group-avatar-container:not(input):not(textarea):not(
    [contenteditable=""]
  ):not([contenteditable="true"]),
html
  body.web_telegram_org
  .custom-emoji-renderer:not(input):not(textarea):not([contenteditable=""]):not(
    [contenteditable="true"]
  ) {
  pointer-events: none !important;
}

/*ladno_ru*/
.ladno_ru [style*="position: absolute; left: 0; right: 0; top: 0; bottom: 0;"] {
  display: none !important;
}

/*mycomfyshoes.fr */
.mycomfyshoes_fr #fader.fade-out {
  display: none !important;
}

/*www_mindmeister_com*/
.www_mindmeister_com .kr-view {
  z-index: -1 !important;
}

/*www_newvision_co_ug*/
.www_newvision_co_ug .v-snack:not(.v-snack--absolute) {
  z-index: -1 !important;
}

/*derstarih_com*/
.derstarih_com .bs-sks {
  z-index: -1;
}

html
  body
  .alc_unlock-pseudo-before.alc_unlock-pseudo-before.alc_unlock-pseudo-before::before {
  pointer-events: none !important;
}
html
  body
  .alc_unlock-pseudo-after.alc_unlock-pseudo-after.alc_unlock-pseudo-after::after {
  pointer-events: none !important;
}
</style></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ÖMER CEYLAN</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>İZMİR GÜNCEL, KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/kralice-izmiri-ikinci-kez-salladi-sebnem-ferah-firtinasi-durulmuyor</guid>
      <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 12:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/9-eylul-2026-06-22t122602188.png" type="image/jpeg" length="24605"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kutuplardan İzmir’e uzanan sinema köprüsü: Altın Kuzgun günleri başlıyor]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/kutuplardan-izmire-uzanan-sinema-koprusu-altin-kuzgun-gunleri-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/kutuplardan-izmire-uzanan-sinema-koprusu-altin-kuzgun-gunleri-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Chukotka’nın kültürel hafızasını, kutup coğrafyasının sinemasını ve İzmir’in sanat birikimini buluşturan Altın Kuzgun Uluslararası Kutup Film Festivali seçkisi, 23-25 Haziran 2026 tarihleri arasında Dokuz Eylül Üniversitesi’nde sanatseverlerle buluşacak]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir, bu kez kuzeyin uzak coğrafyalarından gelen özel bir kültür sanat buluşmasına ev sahipliği yapacak. Chukotka Günleri kapsamında düzenlenecek Altın Kuzgun Uluslararası Kutup Film Festivali seçkisi, 23-25 Haziran 2026 tarihleri arasında Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörlüğü 15 Temmuz Şehitler Salonu’nda izleyiciyle buluşacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Kutuplardan İzmir’e” temasıyla hazırlanan program, yalnızca film gösterimlerinden oluşmayacak. Etkinlikte belgesel ve kurmaca film gösterimlerinin yanı sıra paneller, söyleşiler, fotoğraf sergisi ve festival sunumları da yer alacak. Böylece İzmirli sanatseverler, Chukotka’nın doğasını, insan hikayelerini, kültürel belleğini ve kuzey sinemasının anlatı dilini yakından tanıma fırsatı bulacak.</p>

<p>Program, Türkiye ile Rusya’nın kuzeydoğu ucunda yer alan Chukotka arasında kültürel bir köprü kurmayı hedefliyor. Sinemanın evrensel dili üzerinden şekillenen buluşma, yerel hikayelerin uluslararası dolaşıma nasıl çıktığını da görünür kılacak.</p>

<h2><strong>Açılış günü belgesel ve sergiyle başlayacak</strong></h2>

<p>Festival programı 23 Haziran Salı günü saat 14.00’te özel gösterimle başlayacak. Açılış gününün ilk filmi, yönetmen Aleksei Vakhrushev imzalı “Tundranın Kitabı: Vukvukai, Küçük Taşın Hikâyesi” olacak. 105 dakikalık belgesel, tundra coğrafyasına ve o coğrafyada yaşayan insanların dünyasına odaklanacak.</p>

<p>Gösterimin ardından yönetmen Aleksei Vakhrushev’in video mesajı izleyicilerle paylaşılacak. Aynı gün saat 16.15’te ise “Merkezin ötesinde sinema: Arktik coğrafyaları, yerel hikâyeler ve uluslararası kültürel köprüler” başlıklı panel düzenlenecek.</p>

<p>Panele Altın Kuzgun Uluslararası Kutup Festivali Direktörü Philipp Abriutin, festivalin baş yapımcısı Oksana Lakhno ve İzmir Uluslararası Kadın Yönetmenler Festivali Onursal Başkanı Av. Sema Pekdaş katılacak. Panelin moderatörlüğünü Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Film Tasarımı ve Yönetmenliği Ana Sanat Dalı Başkanı Prof. Dr. Ragıp Taranç üstlenecek.</p>

<p>Günün devamında saat 18.00’de Altın Kuzgun Festival Sunumu yapılacak. Sunumda Chukotka Özerk Okrugu Valisi Vladislav Kuznetsov’un video mesajı da yer alacak. Saat 19.00’da ise Mikhail Abriutin’in fotoğraflarından oluşan “Chukotka’nın Yüzleri” sergisi açılacak.</p>

<h2><strong>Gençlik, animasyon ve kültürel hafıza aynı programda</strong></h2>

<p>Etkinliğin ikinci günü olan 24 Haziran Çarşamba, kısa film ve animasyon seçkileriyle başlayacak. Saat 14.00’te Golden Raven yarışma seçkisinden Chukotkalı ve kuzeyli yönetmenlerin kısa filmleri gösterilecek. Hemen ardından saat 14.15’te Altın Kuzgun × Soyuzmultfilm iş birliğiyle hazırlanan Genç Animasyon Laboratuvarı seçkisi izleyiciyle buluşacak.</p>

<p>Bu bölümde çocuklar ve genç katılımcılar tarafından üretilen kısa animasyon filmleri yer alacak. Program, kutup coğrafyasındaki gençlerin sinema ve animasyon aracılığıyla kültürel hafızayı nasıl anlattığını göstermesi bakımından dikkat çekiyor.</p>

<p>Saat 15.00’te düzenlenecek “Chukotka’da gençlik, animasyon ve kültürel hafıza” panelinde Philipp Abriutin ve Oksana Lakhno’nun yanı sıra Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nden Öğr. Gör. Markus Berger ile Arş. Gör. Cansu Karaman Cengiz konuşmacı olacak. Panelin moderatörlüğünü film yönetmeni ve İzmir Uluslararası Kadın Yönetmenler Festivali Kurucu Direktörü Gülten Taranç yapacak.</p>

<h2><strong>Dedemin Evi’nin Altın Kuzgun yolculuğu anlatılacak</strong></h2>

<p>İkinci gün programında İzmir’den Chukotka’ya uzanan özel bir hikaye de izleyiciyle buluşacak. Saat 16.15’te Öğr. Gör. Dr. Melih Tomak’ın katılımıyla “Belgesellerde klasik ve çağdaş yaklaşımlar: Kapıkule Haziran 1989’dan Dedemin Evi’ne” başlıklı söyleşi gerçekleştirilecek.</p>

<p>Saat 18.00’de ise “Chukotka Günlükleri” adlı 5 dakikalık özel bölüm gösterilecek. Bu kısa çalışma, “Dedemin Evi” filminin Altın Kuzgun yolculuğunu izleyiciye aktaracak.</p>

<p>Ardından saat 18.05’te yönetmenliğini Gülten Taranç ve Ragıp Taranç’ın yaptığı “Dedemin Evi” belgeseli özel gösterimle izleyici karşısına çıkacak. 72 dakikalık belgesel, İzmir’den Chukotka’ya uzanan festival serüveniyle de programın en dikkat çeken başlıklarından biri olacak. Film, Altın Kuzgun 2026 Özel Diploma Ödülü ile de programda öne çıkıyor.</p>

<p>Gösterimin film ekibinin katılımıyla yapılacak olması, izleyicilere yapım sürecine dair doğrudan bilgi alma imkanı sağlayacak.</p>

<h2><strong>Final gününde hafıza ve gerçeklik konuşulacak</strong></h2>

<p>Festivalin son günü olan 25 Haziran Perşembe, saat 15.00’te “Rogers Körfezi’nde Trajedi” filminin özel gösterimiyle başlayacak. Yönetmen Philipp Abriutin imzalı 93 dakikalık uzun metraj kurmaca film, gösterimin ardından söyleşiyle değerlendirilecek.</p>

<p>Bu bölümün moderatörlüğünü Ege Üniversitesi Devlet Türk Musikisi Konservatuvarı Türk Müziği Bölümü’nden Prof. Berrak Taranç üstlenecek.</p>

<p>Saat 18.00’de ise festivalin son paneli yapılacak. “Chukotka: Gerçeklik, hafıza ve sinema” başlıklı panelde Philipp Abriutin, Oksana Lakhno, İzmir Konak Meslek Yüksekokulu’ndan Öğr. Gör. İbrahim Tarkan Doğan ve Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sahne Sanatları Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Levent Berber konuşmacı olarak yer alacak.</p>

<p>Panelin moderatörlüğünü yine Prof. Dr. Ragıp Taranç yapacak. Etkinlik, saat 19.00’da gerçekleştirilecek kapanış programıyla sona erecek.</p>

<h2><strong>Tüm etkinlikler ücretsiz olacak</strong></h2>

<p>Chukotka Günleri kapsamında düzenlenecek tüm etkinlikler ücretsiz olarak izlenebilecek. Program boyunca Türkçe-Rusça ve Rusça-Türkçe ardıl çeviri sağlanacak. Çevirmenliği Dokuz Eylül Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Rus Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Tamilla Aliyeva üstlenecek.</p>

<p>Etkinliklerin adresi ise Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörlüğü 15 Temmuz Şehitler Salonu olarak açıklandı. Program, Cumhuriyet Bulvarı No: 144, Alsancak/İzmir adresinde gerçekleştirilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Bülteni</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/kutuplardan-izmire-uzanan-sinema-koprusu-altin-kuzgun-gunleri-basliyor</guid>
      <pubDate>Sun, 21 Jun 2026 10:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/izmirchucotka.webp" type="image/jpeg" length="61882"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hamiyet Yüceses 110 Yaşında!]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/hamiyet-yuceses-110-yasinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/hamiyet-yuceses-110-yasinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk musikisinde mikrofonu reddeden, tek bir diyafram nefesiyle koca salonları titreten bir ses... 20 Haziran 1916’da doğan Hamiyet Yüceses, bugün 110 yaşında. Malatya serüveninden Dolmabahçe Sarayı’na, sulara gömülen Atılay Denizaltısı'nın bıraktığı ömürlük yasından Safiye Ayla ile olan gizli rekabetine kadar; magazin tınılarından uzak, arşivlerin tozlu yapraklarından çıkan en detaylı ve sarsıcı insan hikayesi...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong><i>ÖMER CEYLAN- </i></strong>Türk sanat müziğinin ve taş plak döneminin en kudretli, en trajik figürlerinden biri olan Hamiyet Yüceses’in doğumunun üzerinden tam 110 yıl geçti. Bugün onu sadece radyo arşivlerindeki buğulu bir ses ya da "Makber"i ağlayarak okuyan bir kadın olarak anmak, onun asıl dehasına ve yaşadığı dönemin sosyo-kültürel kırılmalarına haksızlık olur.</p>

<p><img height="855" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/image-5681.png" width="809" />Hamiyet Yüceses; imparatorluktan cumhuriyete geçişin sahnedeki canlı anıtı, mikrofon teknolojisine meydan okuyan bir rezonans harikası ve şöhretin zirvesindeyken bile acının en yalın halini yaşamış bir "ses işçisiydi". İşte, bugüne kadar popüler kültürün satır aralarında kaybolmuş, en ince detaylarıyla Hamiyet Yüceses’in gerçek yaşam öyküsü...</p>

<p><img alt="Maxresdefault (1)-28" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/maxresdefault-1-28.jpg" width="1280" /></p>

<h2>Malatya’dan İstanbul’a...</h2>

<p>Hamiyet Yüceses, 20 Haziran 1916’da İstanbul’da, muhafazakâr ve müziğe düşkün bir ailenin kızı olarak dünyaya geldi. Babası Halim Bey’in kökleri Malatya’ya uzanıyordu. Evde sürekli bülbül dinletilen, babasının udu eşliğinde meşk edilen bir iklimde büyüdü. Henüz 11 yaşındayken sesinin genişliği ve parlaklığı ailesi tarafından fark edildi.</p>

<p>İlk kez 1931 yılında, henüz 15 yaşındayken Kadıköy’deki Hale Sineması’nda sahneye çıktı. Sahneye çıktığı ilk gün, mikrofonun olmadığı o dönemde, sesinin salonun en arka duvarından sekip dinleyicinin kulaklarına çarpması İstanbul musiki camiasında bomba etkisi yarattı. O dönem İstanbul’unda "Çocuk Deha" olarak anılmaya başlandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<h2>Dolmabahçe Sarayı’ndaki Gece ve Mustafa Kemal Atatürk’ün Soyadı Hediyesi</h2>

<p>Hamiyet’in ünü kısa sürede Ankara ve İstanbul’daki devlet ricalinin de kulağına gitti. Dönemin en büyük tescili, Mustafa Kemal Atatürk’ün huzuruna çıkmaktı. Genç Hamiyet, Dolmabahçe Sarayı’nda düzenlenen bir musiki meclisine davet edildi. Gazeteci Esat Erçetingöz'ün de eski arşiv notlarında aktardığı gibi, o gece Selahattin Pınar’ın udu eşliğinde karcığar ve nihavend eserler okudu.</p>

<p>Atatürk, genç kızın sesindeki opera sanatçılarını kıskandıracak doğal vibratoyu ve tonlamayı duyunca hayran kaldı. Masadakilere dönerek, <i>"Bu seste sadece musiki değil, koca bir ulusun gürlüğü var"</i> dedi. Hamiyet’in asıl soyadı başkaydı; ancak o geceden sonra sesinin yüceliğine, perdesiz gücüne atıfla kendisine <strong>"Yüceses"</strong> soyadı bizzat işaret edildi ve tescillendi.</p>

<p></p>

<p><img height="614" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/image-5674.png" width="848" /></p>

<h2>"Mikrofonsuz Dev"</h2>

<p>Hamiyet Yüceses’i Safiye Ayla, Müzeyyen Senar ya da Perihan Altındağ Sözeri gibi dönemin diğer devlerinden ayıran en büyük teknik fark, anatomi uzmanlarını bile şaşırtan <strong>diyafram gücüydü</strong>. 1940'lı ve 50'li yıllarda İstanbul gazinolarında ses tesisatları yaygınlaşmaya başladığında, Hamiyet Hanım mikrofona karşı çıktı.</p>

<p>Dönemin ünlü mekânı Taşlık Gazinosu ve Maksim’de sahne alacağı zaman, gazino patronları ses sistemini kapatır veya kısmak zorunda kalırdı. Çünkü mikrofondan gelen yapay rezonans, onun doğal ve pürüzsüz akustik tonunu bozuyordu. Saf, yalın ve hiçbir teknolojik hileye başvurmadan binlerce kişiye sesini çıplak ulaştırabilen son büyük icracıydı.</p>

<p><img height="578" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/image-5675.png" width="808" /></p>

<h2>14 Temmuz 1942: Atılay Denizaltısı ve Sesin Kederle Mühürlenişi</h2>

<p>Hamiyet Yüceses’in hayatını "Atılay Faciası'ndan önce ve sonra" diye ikiye ayırmak gerekir. 1940 yılında büyük bir aşkla evlendiği eşi, Deniz Astsubay Başçavuş Fethi Yüceses, donanmanın göz bebeği olan <strong>Atılay Denizaltısı</strong>'nda görevliydi. 14 Temmuz 1942 günü, denizaltı Çanakkale Morto Koyu açıklarında bir mayına çarparak 80 mürettebatıyla sulara gömüldü.</p>

<p><img height="848" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/image-5683.png" width="762" /></p>

<p></p>

<p>Eşinin ölüm haberini aldığında İstanbul radyosunda yayına çıkmak üzere olan Hamiyet Hanım, günlerce sessizliğe gömüldü. Bu trajediden sonra onun sesindeki o parlak, neşeli tını gitti; yerine hıçkırıklı, göğüs tınısı ağır basan dramatik bir renk geldi.</p>

<blockquote>
<h3>"Makber" Riteli: Her Sahne Bir Cenaze Merasimiydi</h3>

<p>Abdülhak Hamit Tarhan'ın ölen eşi için yazdığı, bestesi Hafız Burhan'a ait olan "Makber" (<i>Her yer karanlık, pür-nûr o mevki...</i>) eserini sahnede her okuduğunda, dinleyiciler onun şarkı söylemediğini, Çanakkale sularındaki eşine ağıt yaktığını bilirdi. Sahne ışıkları karartılır, Hamiyet Hanım dizlerinin üzerine çöker ve eseri gözyaşları içinde çıplak sesle feryat eder gibi okurdu. O yıllarda gazinolarda çıt çıkmaz, kadınlar ve erkekler hıçkırıklarını tutamazdı. "Makber", onun ömür boyu taşıyacağı yasın resmî marşı olmuştu.</p>
</blockquote>

<h2>Safiye Ayla rekabeti hep vardı...</h2>

<p>Dönemin basın arşivleri incelendiğinde, Safiye Ayla ile Hamiyet Yüceses arasında entelektüel ve gizli bir rekabet olduğu görülür. Safiye Ayla saray üslubunu ve daha tiz, kıvrak nağmeleri temsil ederken; Hamiyet Yüceses halkın içindeki o gür, dertli ve teslimiyetçi ruhu temsil ediyordu.</p>

<p>Ancak Yüceses sadece dramatik eserlerin kadını değildi. Sururi Kardeşler ile iş birliği yaparak taş plaklara okuduğu neşeli kantolar, fantezi şarkılar ve köçekçelerle müziğin halka inmesini sağladı. "Bakmıyor Çeşm-i Siyah", "Yalancıdır Hep Aynalar" gibi eserleri onun sesiyle milyonların evine taş plaklarla girdi.</p>

<p>Hayatının son dönemlerini büyük bir inziva ve asalet içinde geçiren Hamiyet Yüceses, 10 Temmuz 1996’da, eşinin koynuna gittiği denizlerin kıyısında, Antalya'da aramızdan ayrıldı.</p>

<p><img height="874" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/image-5682.png" width="829" /></p>

<p>Bugün 110. yaş dönümünde, dijital efektlerin, detone düzelticilerin ve yapay zekâ seslerinin dünyasında; Hamiyet Yüceses’in insan ciğerinden, yaşanmış acılardan ve saf yetenekten süzülen o mikrofonsuz, çıplak sesi, Türk musiki tarihinin erişilmez zirvesi olarak manşetlerdeki yerini koruyor.</p>
<style id="app_ajhbdcgfhlhhmocddefknjjkejcfpbnj_style" type="text/css">html,
body,
body:not(.web_whatsapp_com) *,
html body:not(.web_whatsapp_com) *,
html body.ds *,
html body:not(.web_whatsapp_com) div *,
html body:not(.web_whatsapp_com) span *,
html body p *,
html body h1 *,
html body h2 *,
html body h3 *,
html body h4 *,
html body h5 *,
html
  body:not(.web_whatsapp_com)
  *:not(input):not(textarea):not([contenteditable=""]):not(
    [contenteditable="true"]
  ),
html
  body:not(.web_whatsapp_com)
  *[class]:not(input):not(textarea):not([contenteditable=""]):not(
    [contenteditable="true"]
  ),
html
  body:not(.web_whatsapp_com)
  *[id]:not(input):not(textarea):not([contenteditable=""]):not(
    [contenteditable="true"]
  ) {
  user-select: text !important;
}

html body *:not(input):not(textarea)::selection,
body *:not(input):not(textarea)::selection,
html body div *:not(input):not(textarea)::selection,
html body span *:not(input):not(textarea)::selection,
html body p *:not(input):not(textarea)::selection,
html body h1 *:not(input):not(textarea)::selection,
html body h2 *:not(input):not(textarea)::selection,
html body h3 *:not(input):not(textarea)::selection,
html body h4 *:not(input):not(textarea)::selection,
html body h5 *:not(input):not(textarea)::selection {
  background-color: #3297fd !important;
  color: #ffffff !important;
}

/* linkedin */
/* squize */
.www_linkedin_com
  .sa-assessment-flow__card.sa-assessment-quiz
  .sa-assessment-quiz__scroll-content
  .sa-assessment-quiz__response
  .sa-question-multichoice__item.sa-question-basic-multichoice__item
  .sa-question-multichoice__input.sa-question-basic-multichoice__input.ember-checkbox.ember-view {
  width: 40px;
}
/*linkedin*/

/*instagram*/
/*wall*/
.www_instagram_com ._aagw {
  display: none;
}

/*developer.box.com*/
.bp-doc .pdfViewer .page:not(.bp-is-invisible):before {
}

/*telegram*/
.web_telegram_org .emoji-animation-container {
  display: none;
}
html
  body.web_telegram_org
  .bubbles-group
  > .bubbles-group-avatar-container:not(input):not(textarea):not(
    [contenteditable=""]
  ):not([contenteditable="true"]),
html
  body.web_telegram_org
  .custom-emoji-renderer:not(input):not(textarea):not([contenteditable=""]):not(
    [contenteditable="true"]
  ) {
  pointer-events: none !important;
}

/*ladno_ru*/
.ladno_ru [style*="position: absolute; left: 0; right: 0; top: 0; bottom: 0;"] {
  display: none !important;
}

/*mycomfyshoes.fr */
.mycomfyshoes_fr #fader.fade-out {
  display: none !important;
}

/*www_mindmeister_com*/
.www_mindmeister_com .kr-view {
  z-index: -1 !important;
}

/*www_newvision_co_ug*/
.www_newvision_co_ug .v-snack:not(.v-snack--absolute) {
  z-index: -1 !important;
}

/*derstarih_com*/
.derstarih_com .bs-sks {
  z-index: -1;
}

html
  body
  .alc_unlock-pseudo-before.alc_unlock-pseudo-before.alc_unlock-pseudo-before::before {
  pointer-events: none !important;
}
html
  body
  .alc_unlock-pseudo-after.alc_unlock-pseudo-after.alc_unlock-pseudo-after::after {
  pointer-events: none !important;
}
</style>
<acp-dt></acp-dt></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ÖMER CEYLAN</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/hamiyet-yuceses-110-yasinda</guid>
      <pubDate>Sat, 20 Jun 2026 15:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/9-eylul-2026-06-20t154049857.png" type="image/jpeg" length="56566"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Nebil Özgentürk: “Medya Çorak Bir Tarlaya Dönüştü”]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/nebil-ozgenturk-medya-corak-bir-tarlaya-donustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/nebil-ozgenturk-medya-corak-bir-tarlaya-donustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Belgesel sinemamızın ve gazeteciliğin usta ismi Nebil Özgentürk, gazetemize çarpıcı açıklamalarda bulundu. Geçmişin özgür gazetecilik yıllarına ve İzmir’e duyduğu özlemi dile getiren Özgentürk, medyanın ve sanat dünyasının bugünkü durumuna sert eleştiriler getirdi: "Eskiden o tarlada her türlü meyve sebze, gelincikler, zeytin ağaçları yetişirdi; şimdi çorak bir tarlanın ortasındayız."]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><i><strong>ÖMER CEYLAN- </strong></i>Türkiye’nin hafızasını "Bir Yudum İnsan" belgeselleriyle kayıt altına alan, yazdığı her metne, çektiği her kareye ruhunu katan usta gazeteci ve belgesel yönetmeni Nebil Özgentürk ile bir araya geldik. Onunla konuşmak, aslında Türkiye’nin edebiyat, sanat ve basın tarihine doğru bir yolculuğa çıkmak gibi... Uğur Mumcularla seçim otobüslerinde geçen özgür gazetecilik yıllarını, Attilâ İlhan’la Karşıyaka vapurunda dökülen gözyaşlarını ve Yaşar Kemal’le kurduğu baba-oğul dostluğunu anlatan Özgentürk, bugünün medyasındaki çoraklığa ve sanatçıların memleket meselelerindeki sessizliğine dair de çarpıcı uyarılarda bulunuyor. İşte Özgentürk'ün ağzından dünden bugüne Türkiye panoraması...</p>

<p><img alt="Gg2Ck Vt W Q A Avd Ve" class="detail-photo img-fluid" height="1071" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/gg2ck-vt-w-q-a-avd-ve.jpg" width="1218" /></p>

<p><strong>- Nebil Hocam, söyleşimize İzmir ile başlayalım isterseniz. Sizin için ne ifade ediyor bu şehir?</strong></p>

<p>İzmir'i çok özlüyorum... Benim için bir insanın amatör yıllarının, ilk heyecanlarının hatırasının en güzel yerindedir İzmir. Tabii ki özlüyorum. Oradaki arkadaşlarımı, dostlarımı bile ayrı özlüyorum. O yılların o gazetecilik heyecanlarını çok arıyorum. Şimdi kalmayan, şimdi artık olmayan o özgür ortamları özlüyorum. Düşün internetin, cep telefonunun olmadığı ama haberciliğin nefes aldığı dönemleri... Arkadaşlarımızla, Erdal İnönü'yle, Uğur Mumcu'yla seçim otobüslerine binip gitmeyi bir insan nasıl özlemez? Şahane zamanlardı, çok güzel zamanlardı.</p>

<p><strong>"ATTİLÂ İLHAN'LA KARŞIYAKA VAPURUNDA AĞLAŞTIK"</strong></p>

<p><strong>- Bugüne kadar binin üzerinde metin yazdınız, sayısız unutulmaz işe imza attınız. Dönüp baktığınızda sizin için en özel, en sevdiğiniz işiniz hangisiydi?</strong></p>

<p>Hepsi benim çocuklarım gibi, birbirine benziyor ama her biri de birbirinden tamamen farklı. Elimden geldiği kadar bin metni buldu, bini geçti hatta. Her biri için ayrı metinler yazdım, birbirinden farklı belgeseller yönettim. Hepsinden çok mutluyum, geçmişe dair hiç pişman olduğum bir hikayem yok. Ama illa bir öne çıkarma yapmam gerekirse; İzmir’le Attilâ İlhan’ı her zaman ayrı bir yere koyarım. Attilâ Abi, İzmir’de şahane şiirler yazmış, İzmir’de çok acı çekmiş, liseden atılmış bir isim... Burada yaşadığı o yoksulluğuna, okuldan atılmasına rağmen dimdik durmuş, memleket sevgisine devam etmiş. Attilâ Abi'nin benimle yaptığı o 7 saatlik röportajı ve sonrasında ortaya çıkan 80 dakikalık belgeseli gerçekten hiç unutamam. Ben de onun yolundan gittiğim için o belgesel çok özeldir. Karşıyaka vapurlarında, o meşhur <i>"Müjgan'la ben ağlaşırız"</i> diye Deniz Gezmişlere yazdığı şiir dahil, pek çok unutulmaz sevda ve aşk şiirini burada yazmış, sonra Paris’e gitmek zorunda kalmıştı. Attilâ İlhan belgeselini her zaman çok önemserim.</p>

<p><img alt="Kkk-6" class="detail-photo img-fluid" height="582" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/kkk-6.jpg" width="642" /></p>

<p><strong>"TÜRKİYE'DE TEK BELGESELİNİ BANA EMANET ETTİ: YAŞAR KEMAL..."</strong></p>

<p><strong>- Peki ya konuklar? Çekimler boyunca sizi en çok etkileyen, en unutamadığınız konuğunuz kimdi?</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>En unutamadığım konuk, hiç şüphesiz Yaşar Kemal’dir. Çünkü o koca çınar, Türkiye’de sanıyorum tek belgeselini çekmem için bana yol açtı, sağ olsun. Aramızda bir baba-oğul dostluğu vardı. Bir Adanalı hemşerilik ilişkisiyle bana sonsuz güvendi. Sanıyorum o dönem 85 yaşındaydı. Benim "Bir Yudum İnsan" belgeselime 2001 yılında konuk oldu. Unutulmaz bir konuk, unutulmaz bir romancı, bir Türkiye efsanesiydi... Benim için sadece büyük bir yazar değil; unutulmaz bir ağabey, bir babaydı.</p>

<p><strong>"MEDYADA BİR TARLA VAR ORTADA AMA HİÇBİR ŞEY ÜRETİLMİYOR!"</strong></p>

<p><strong>- Hocam, medyanın geçirdiği bu büyük yapısal dönüşüm, dijitalleşme ya da tek tipleşme sizin işlerinizi ve üretimlerinizi nasıl etkiliyor?</strong></p>

<p>Etkilemez olur mu? Şu anda bırakın üretmeyi veya çalışmayı, evde oturup izleyecek kanalımızı dahi azalttılar. İnsan o eski günleri özlemez mi? Medyanın artık bugünkü yapısını hepimiz biliyoruz, herkes farkında. Benim burada uzun uzun tekrar etmeme bile gerek yok. Şöyle özetleyeyim: Ortada büyük bir tarla var ama hiçbir şey üretilmiyor. Çorak, kupkuru bir tarlaya dönüşmüş durumda medya. Eskiden o tarlada her türlü gelincik, her türlü zeytin ağacı, her türlü meyve sebze üretiliyordu; fikir zenginliği vardı. Şimdi ise çorak bir tarlanın tam ortasındayız.</p>

<p><img alt="Images (2)-38" class="detail-photo img-fluid" height="340" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/images-2-38.jpg" width="588" /></p>

<p><strong>"ZEYTİN AĞACINI KESİP MADEN AÇIYORLARSA SANATÇI TAVIR GÖSTERECEK!"</strong></p>

<p><strong>- Son dönemde çok tartışılan bir konu var; bir sanatçının ya da bir gazetecinin illa "politik olma" zorunluluğu var mıdır?</strong></p>

<p>Sanatçının politik olma zorunluluğu değil, "düşünce" zorunluluğu vardır. Bizde politikayı maalesef sadece bir siyasi partide nefer olmak, militanlık yapmak gibi algılıyorlar. Hayır, asla bu değil. Ben daha dün televizyonda da söyledim; sanatçılar ülkesinin sorunlarından, memleketin meselelerinden uzak kalmamalı, tavrını net bir şekilde göstermeli. Mesela bugün zeytin ağaçlarının sökülüp, taşınıp yerine maden ocaklarının açılmasına karşı bir sanatçı tavır göstermez mi? Göstermesi lazım! Bu politik bir eylem değil ki; bu insani ve çevresel bir duruştur. Ama şöyle politikleşiyor: O maden kararını alanlar siyasi insanlar, ülkeyi yönetenler olduğu için, sanatçı o karara karşı çıktığında sanki siyaset yapıyormuş gibi algılanıyor. Biraz da ürkeklikle karışık bir durum var tabii... Sanatçılar "Tavır gösterirsem başım derde girer, dizim iptal olur, müziğim kalmaz, konserim yasaklanır" diye bakıyorlar. Bakıyorsunuz, çevre sorunlarında bile hiçbir tavır gösterilmiyor. Sorumsuz bir trafik kazasında devletin ihmalini bile anlatamayan sanatçılarımız var bizim. Bu çok yanlış.</p>

<p>Yazarıyla, romancısıyla, konser veren şarkıcısıyla, film çeken yönetmeniyle aklınıza gelen bütün sanat dallarındaki insanlar ülkesine karşı her zaman sorumlu olmalı; aksine, yapıcı birer eleştirmen olmalıdır. Hele ki yaptığın sanatla bu halkın gönlünde yer etmişsen... Sonuçta aklınıza gelen o yüzlerce, binlerce Türkiye şöhreti; şöhretini de, parasını da, pulunu da, her şeyini bu ülkenin halkına borçlu. Tabii ki o halkın sorununa karşı tavır alması gerekiyor.</p>

<p><img alt="D Rkbn Kp Xk A A Owj F" class="detail-photo img-fluid" height="826" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/d-rkbn-kp-xk-a-a-owj-f.jpg" width="1200" /></p>

<p><strong>"YOL ARKADAŞLARIMIZ GİDİYOR, GİTTİKÇE ARTIYOR YALNIZLIĞIMIZ..."</strong></p>

<p><strong>- Son olarak hocam; geçmişe dönüp baktığınızda, kaybettiğiniz ya da sürgündeki dostlarınızı, ustalarınızı özlüyor musunuz?</strong></p>

<p>Özlüyoruz tabii ki olmaz mı... Sürgündekiler olsun, kaybettiklerimiz olsun... Zor yıllar, zor zamanlar, zor anlar yaşadık. Ben tabii ki kendimi yaşça o kadar ileride görmüyorum ama sonuçta benim abilerim, benden büyük ustalarım birer birer hayatlarını kaybettiler. Aslında belki yaş olarak tam arkadaş değildik ama abi-kardeş gibiydik, baba-oğul gibiydik. Hem meslekten hem de sanat dünyasından kayıplarımı düşündükçe içim sızlıyor, çok özlüyorum onları. Onlarla yarenlik ettiğim o eski güzel günleri, bir masa etrafında toplanıp yaptığımız o entelektüel sohbetleri, evlerine gidip sorular sorduğumda bana şahane şeyler anlattıkları o anları çok ama çok özlüyorum. O tarafta da çok çoraklaştık, çok eksildik.</p>

<p>Hani o meşhur şiirde der ya; <i>"Yola birlikte başladığımız dostlarla yollarımız bir bir ayrılıyor"</i> diye... Ben onu biraz daha arttırayım: Arkadaşlarımızla, abilerimizle, baba yarısı insanlarla yollarımız bir bir ayrılıyor. Ve artık gittikçe artıyor yalnızlığımız...</p>
<style id="app_ajhbdcgfhlhhmocddefknjjkejcfpbnj_style" type="text/css">html,
body,
body:not(.web_whatsapp_com) *,
html body:not(.web_whatsapp_com) *,
html body.ds *,
html body:not(.web_whatsapp_com) div *,
html body:not(.web_whatsapp_com) span *,
html body p *,
html body h1 *,
html body h2 *,
html body h3 *,
html body h4 *,
html body h5 *,
html
  body:not(.web_whatsapp_com)
  *:not(input):not(textarea):not([contenteditable=""]):not(
    [contenteditable="true"]
  ),
html
  body:not(.web_whatsapp_com)
  *[class]:not(input):not(textarea):not([contenteditable=""]):not(
    [contenteditable="true"]
  ),
html
  body:not(.web_whatsapp_com)
  *[id]:not(input):not(textarea):not([contenteditable=""]):not(
    [contenteditable="true"]
  ) {
  user-select: text !important;
}

html body *:not(input):not(textarea)::selection,
body *:not(input):not(textarea)::selection,
html body div *:not(input):not(textarea)::selection,
html body span *:not(input):not(textarea)::selection,
html body p *:not(input):not(textarea)::selection,
html body h1 *:not(input):not(textarea)::selection,
html body h2 *:not(input):not(textarea)::selection,
html body h3 *:not(input):not(textarea)::selection,
html body h4 *:not(input):not(textarea)::selection,
html body h5 *:not(input):not(textarea)::selection {
  background-color: #3297fd !important;
  color: #ffffff !important;
}

/* linkedin */
/* squize */
.www_linkedin_com
  .sa-assessment-flow__card.sa-assessment-quiz
  .sa-assessment-quiz__scroll-content
  .sa-assessment-quiz__response
  .sa-question-multichoice__item.sa-question-basic-multichoice__item
  .sa-question-multichoice__input.sa-question-basic-multichoice__input.ember-checkbox.ember-view {
  width: 40px;
}
/*linkedin*/

/*instagram*/
/*wall*/
.www_instagram_com ._aagw {
  display: none;
}

/*developer.box.com*/
.bp-doc .pdfViewer .page:not(.bp-is-invisible):before {
}

/*telegram*/
.web_telegram_org .emoji-animation-container {
  display: none;
}
html
  body.web_telegram_org
  .bubbles-group
  > .bubbles-group-avatar-container:not(input):not(textarea):not(
    [contenteditable=""]
  ):not([contenteditable="true"]),
html
  body.web_telegram_org
  .custom-emoji-renderer:not(input):not(textarea):not([contenteditable=""]):not(
    [contenteditable="true"]
  ) {
  pointer-events: none !important;
}

/*ladno_ru*/
.ladno_ru [style*="position: absolute; left: 0; right: 0; top: 0; bottom: 0;"] {
  display: none !important;
}

/*mycomfyshoes.fr */
.mycomfyshoes_fr #fader.fade-out {
  display: none !important;
}

/*www_mindmeister_com*/
.www_mindmeister_com .kr-view {
  z-index: -1 !important;
}

/*www_newvision_co_ug*/
.www_newvision_co_ug .v-snack:not(.v-snack--absolute) {
  z-index: -1 !important;
}

/*derstarih_com*/
.derstarih_com .bs-sks {
  z-index: -1;
}

html
  body
  .alc_unlock-pseudo-before.alc_unlock-pseudo-before.alc_unlock-pseudo-before::before {
  pointer-events: none !important;
}
html
  body
  .alc_unlock-pseudo-after.alc_unlock-pseudo-after.alc_unlock-pseudo-after::after {
  pointer-events: none !important;
}
</style>
<acp-dt></acp-dt></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ÖMER CEYLAN</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT, İzmir</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/nebil-ozgenturk-medya-corak-bir-tarlaya-donustu</guid>
      <pubDate>Sat, 20 Jun 2026 12:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/omer-ceylan-30.png" type="image/jpeg" length="57924"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Melihat Gülses:"Sanatçı kavgayla yol almaz!"]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/melihat-gulsessanatci-kavgayla-yol-almaz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/melihat-gulsessanatci-kavgayla-yol-almaz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk müziğinin efsanevi sesi Melihat Gülses, gazetemize çok özel açıklamalarda bulundu. Konservatuvar yıllarında sesini kaybetme tehlikesi yaşayan, gazino şöhretini elinin tersiyle iten ve sanatını yarım asra yaklaşan bir evlilikle taçlandıran Gülses, günümüz müzik dünyasındaki dijital gürültüye ve bağırarak şarkı söyleyenlere adeta resti çekiyor: "Müzik ruha giden naif bir yoldur, kavgaya ve feryada gerek yok."]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p><i><strong>ÖMER CEYLAN</strong>- </i> İzmir’in o kadim ve insanı dinlendiren rüzgarını arkamıza alarak, Türk sanat müziğinin en naif, en duru seslerinden biri olan Melihat Gülses ile bir araya geldik. Sahne ışıklarının altındaki o devleşen duruşunun aksine, karşınızda hayatı bir bilge gibi tevekkülle göğüsleyen, gözlerinin içi parlayan bir cumhuriyet sanatçısı var. Akşehir’de başlayan, babasını ikna edip konservatuvara uzanan ama tam da hayallerine kavuşmuşken sesini kaybetme trajedisiyle sarsılan bir yaşam onunki... Küllerinden yeniden doğan, şöhretin geçici parıltılarına değil sanatın kalıcılığına inanan Melihat Gülses ile dününü, bugününü, 42 yıllık müzikal evliliğini ve müzikteki "görsel" gürültüyü konuştuk.</p>

<p><img alt="E K R A N N2" class="detail-photo img-fluid" height="786" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/e-k-r-a-n-n2.png" width="1149" /></p>

<p><strong>- Melihat Hanım, öncelikle İzmir’e hoş geldiniz. Nasılsınız, iyi misiniz?</strong></p>

<p>Çok teşekkür ederim, iyiyim. Her şey güzel. İzmir’deyim, burada olmaktan da büyük mutluluk duyuyorum.</p>

<p><strong>"BÜYÜK BİR HAYAL KIRIKLIĞI YAŞADIM, SESİM YOKTU..."</strong></p>

<p><strong>- Henüz yolun çok başındayken, konservatuvar yıllarının ardından TRT dönemi başlarken sesinizi kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kaldınız. O süreci ve sesinizi yeniden bulma yolculuğunuzu anlatır mısınız?</strong></p>

<p>Valla tabii ki zor bir dönemdi o benim için. Konservatuvarda öğrenciyken düşünebiliyor musunuz; hayalleriniz var, idealleriniz var... Birçok şeye düş kurarken birden bunu gerçekleştirebileceğiniz sesinizin olmadığını fark ediyorsunuz. Dolayısıyla gerçekten büyük bir sukutuhayale, hayal kırıklığına uğradım. Büyük bir sıkıntı yaşadım. Neticesinde yaklaşık bir, bir buçuk sene Güzin Gürel Hocam ile çalışarak tekrar sesimi o zararlı olan yerden, yani gırtlaktan tamamen okuyarak –ki zaten o hale geldiği için kaybetmiştim– kurtardım. Sesimi yeniden kazandım ve ondan sonra da radyonun açmış olduğu sınavlara girdim. Radyoyu kazanarak, artık her şeyin kıymetini çok daha iyi bilerek yoluma devam ettim.</p>

<p><strong>- Bu büyük mücadelenin ardından adınızdan söz ettirirken, dönemin efsanevi gazinocusu Fahrettin Aslan’dan büyük bir teklif aldınız ama reddettiniz. Şu an olsa tekrar reddeder misiniz? O dönem için çok cesur bir hamle değil miydi?</strong></p>

<p>Tabii ki, şu an olsa yine reddederim. Ben gazino programlarına falan çok sıcak bakan biri değilim. Ancak çok kaliteli, çok doğru yerlerde bu tür teklifleri değerlendirerek kabul edebiliyorum. O dönem gazeteciler bile sahne için can atarken ben duruşumu bozmadım.</p>

<p><img alt="12 2022 06122922 Gulses1 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="571" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/12-2022-06122922-gulses1-1.jpg" width="750" /></p>

<p><strong>"KİMSENİN YERİNİ ALMADIM, KİMSE DE BENİM YERİMİ DOLDURAMAZ"</strong></p>

<p><strong>- Müzikal kariyeriniz hep bir sonraki nesle "miras bırakma" gayesiyle şekillendi. Bugün dönüp baktığınızda "Benden sonra yerimi doldurabilecek biri var" diyor musunuz?</strong></p>

<p>Herkesin yeri ayrı. Herkesin farklı güzellikte yönleri var. Ben yerimi birine bırakmak ya da bırakmamak için kimsenin yerini almadım kendi mesleğimde. Sadece çok özel hocalardan ders aldım. Onlar benim için çok kıymetliydi ve onların yerini hiçbir zaman dolduramayız. Bizim yerimizi de dolduramazlar. Söylediğim gibi bir Tülin Korman, bir Bekir Sıdkı Sezgin, bir Alâeddin Yavaşca, bir İnci Çayırlı ve daha niceleri... Bir Meral Uğurlu mutlaka çok özel kişilerdi ve ben hepsinden çok faydalanarak yetiştim. Dolayısıyla bizim tek derdimiz; yeter ki gelecek nesillere hem kendi müziğimizi öğretmek konusunda faydamız olsun hem de gelecekte sanatçı olma adayı olan gençlere doğru örnek olabilelim. Bu ülkenin sanatçısının nasıl olması gerektiği konusunda onlara bir fikir verebilmek adına bugünkü duruşumuz çok önemli.</p>

<p><img alt="Thumbs B C Ba3Eb79Dae19E5C203Dad85D69F09C02" class="detail-photo img-fluid" height="489" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/thumbs-b-c-ba3eb79dae19e5c203dad85d69f09c02.jpg" width="864" /></p>

<p><strong>"GENÇLER DUYMADIKLARI MÜZİĞİ NASIL SEVSİNLER?"</strong></p>

<p><strong>- Dijital gürültünün tam ortasındayız. Gençler artık Müzeyyen Senar’ı, Münir Nurettin Selçuk’u tanımıyorlar. Gençler bugün doğru şarkıyı nasıl bulup dinleyecek? Duysalar severler mi sizce?</strong></p>

<p>Tanımazlar tabii. Duymadıkları bir şeyi nasıl tanıyacaklar? Ama duysalar elbette ki çok severler. Bunun bir sırası var: Önce çocuk doğduğu zaman evde o müziğin dinlenilmesi gerekiyor. Aslında Türk müziği de böyledir; bir ezanla kulağına fısıldanır ve çocuk doğduğu andan itibaren, bebekken bile evin içinde bu müziği duymalıdır. Aslında her müziği dinlemeli ama temiz müzik, kurallı müzik dinlemeli; gürültü anlamı taşıyan müzik değil. Bunların dinletilmesi çocuk için çok önemli. Büyüdükçe zaten o kendi kültürünün içindeki bu müziğin farkına varacaktır. Onu yavaş yavaş da olsa dinlemeye başlayacaktır. Belki daha güncel şarkılarla, belki gençlere yönelik hazırlanmış modern eserlerle başlar, sonra da tabii ki klasik sanatkarların seslendirdiği eserlere geçer. Önce onu bir sevdirmek gerekiyor, ondan sonra bırakamazlar zaten.</p>

<p><strong>- Necip Gülses ile hem hayatı hem de sanatı paylaşıyorsunuz. Evde ve işte sürekli beraber olmak ilişkiyi nasıl etkiliyor?</strong></p>

<p>Bana 42 yıllık evliliğimizi soruyorsanız; işte de hep beraber olduk. Bu paylaşım aslında çok güzel bir alışveriş. Zaman zaman münakaşalar ediyoruz tabii; o "böyle olması gerekiyor" diyor, ben "hayır böyle olmalı" diyorum. Fikirlerimizde farklılıklar doğabiliyor. Ama neticede bir yerde aklın yolunu izleyerek hangisinin doğru olduğuna ikna olursak onu yapıyoruz. Konser projeleri, konser repertuarı, her şey... Bugüne kadar hatta birçok albümümün, belki de hepsinin müzik yönetmenliğini Necip Bey yaptı. Aslında hakikaten çok özel bir isim; hem tamburi, hem bestekar, hem ressam... Kızım (Neva) da bugün konserde zaten klasik kemençe çalacak. Kızımızla da beraberiz. Hele torun olduktan sonra artık bizim evdeler, hep birlikte yaşıyoruz. Güzel bir netice doğuyor yani.</p>

<p><strong>"TEVEKKÜL EDEN BİRİYİM, FOBİM YOK"</strong></p>

<p><strong>- Sahne ışıkları kapandığında korkularınız var mıdır? Örneğin deprem veya yalnızlık gibi fobileriniz var mı?</strong></p>

<p>Hayır, hayır... Hiç öyle fobi anlamında büyük korkularım yok. Biraz tevekkül eden biriyim herhalde. Allah'ım hiç nasip etmesin öyle büyük korkuları hissedebileceğim o kötü olayları, kimseye nasip etmesin. Ama öyle bir fobim yok yani, bildiğim bir şey yok. Yaşamadan da insan bazı şeyleri bilemeyebilir. Benim fobilerim değil ama hobilerim çoktur.</p>

<p><strong>- Nedir peki o hobiler?</strong></p>

<p>Çiçeklerim... Bahçem ve çiçeklerim benim için her zaman çok özeldir. Zaten işime aşık biriyim, hayatımın her anında müzik var. Bunun yanında çocuklarım, evim, evimin dekorasyonu ve düzenlenmesi benim için evde vakit geçirirken büyük bir keyiftir. İlk aklıma gelenler bunlar.</p>

<p><strong>- Bundan 50-60 yıl sonra nasıl hatırlanmak istersiniz?</strong></p>

<p>Nasıl bir iz bıraktıysam öyle hatırlanacağım. Ben bunu bugünden bilemem ama şu anda çok seviliyorsam elbette ki gelecekte de güzel hatırlanacağım. Son geldiğimiz noktaya kadar eğer bu saygın çizgide gelebildiysek Allah bu güzel yolu bize nasip etmiş demektir. Biz de ona uygun, aldığımız eğitime yakışır bir sanatkar olarak var olduysak, elbette sonrasında da güzel anılırız.</p>

<p><strong>- Sizden önceki neslin, örneğin Zeki Müren’in müziği doğru icra ettiğini düşünüyor musunuz?</strong></p>

<p>Şimdi kimse için olumsuz bir şey söylememe gerek yok, herkese saygım sevgim var. Bizden önceki müzik dediğinizde bu saydığınız isimler sahne sanatçıları... Ama aslında bu işin gerçek hocaları, gerçek ekol isimleri az önce de söylediğim gibi Alâeddin Yavaşcalar, Bekir Sıdkı Sezginlerdir. İlk aklıma gelenler bunlar. Ama tabii ki ben Zeki Müren’in de Müzeyyen Senar’ın da bütün kayıtlarını dinledim. Canlı olarak çoğuna yetişemedim ama o kayıtlardan feyzalarak kendimi bulmaya çalıştım. Dinlediğim, öğrendiğim her türlü üslubu harmanladım ve neticede "Melihat Gülses" ortaya çıktı, kendim oldum. Onun için onların her biri tabii ki çok özel ve kıymetli. Özellikle Zeki Müren'in radyo döneminde, radyo bantlarında yaptığı o ilk kayıtlar benim için çok değerlidir.</p>

<p><img alt="3Cr37 Melihat (1)" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/3cr37-melihat-1.png" width="914" /></p>

<p><strong>"HERKES EN ÜST PERDEDEN BAĞIRIYOR, BİZ SANATÇILAR BUNA ÖNCÜLÜK ETMEMELİYİZ"</strong></p>

<p><strong>- Günümüz sanatçılarının bir kısmı agresiflikle, polemiklerle ön plana çıkmaya çalışıyor. Siz veya Emel Sayın gibi naif kalabilen isimler ise azınlıkta. Bu agresifleşen yapıyı nasıl değerlendiriyorsunuz?</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu agresiflik derken kastınız kavga gürültü mü yoksa bağırarak şarkı söylemek mi? Eğer ikisiyse; bunlar tamamen hakikaten bizim kültürümüze ve sanatımıza uygun olmayan şeyler. Çünkü zaten dışarıda herkes en üst perdeden bağırarak konuşuyor. Biz sanatkarlar buna öncülük etmemeliyiz. Öncelikle karşılıklı sevgi, saygı ve huzur içinde hayatımızı idame ettirmek zorundayız ve topluma örnek olmalıyız. Bu, şarkı söylerken bile böyledir; üst perdeden okumaya, bağırmaya gerek yok. Müzik sağlıklı olmalı, ruha gitmeli. Şu anda hissettiğin, etkilendiğin, sözlerini kalbinde bulduğun bir şey olmalı müzik; hangi tür olursa olsun. Dolayısıyla ne bağırıp çağırmak ne de kavgayla, gürültüyle birbirine sataşarak yol almak doğru bir yöntem değil.</p>

<p><strong>- Yeni nesilde sesin yerini görsellik mi aldı sizce?</strong></p>

<p>Şöyle; tabii ki önce gerçekten ortaya bir sanat konulmalı, sonra görsellik gelmeli. Şöhret, para, görsellik... Bunlar sanattan sonra gelebilecek şeylerdir. Eğer siz müzik camiasının içinde o doğru olan köklü radyo ve TRT üslubunun içinde kalıcı bir yer edinebilirseniz, ondan sonra bütün bu görsellik unsurları da yanına eklenirse tadından yenmez. Görsellik sahne için her zaman önemlidir tabii ki ama öncelik her zaman sanatınız olmalıdır.</p>

<p><strong>- Hayatınız bir film olsa adının ne olmasını isterdiniz?</strong></p>

<p>Benim hayatım bir roman gibi aslında... Akşehir’de Nasreddin Hoca’nın torunu olarak orada doğmuşum. Oradan babamın memuriyeti sebebiyle şehir şehir göçmüşüz. Sonra İstanbul’a gelmişiz, konservatuvarı kazanmışım ama babam önce göndermemiş. Sonra babamı ikna etmişim, bu sefer de sesimi kaybetmişim... Dolayısıyla öyle bir hikaye ki aslında... Ama filmin ismini hiç düşünmedim. Sence ne olabilir?</p>

<p><strong>- Bence sadece adınız yeterli: "Melihat"...</strong></p>

<p><i>(Gülüyor)</i> Mehmet Barlas rahmetli bir gün demişti ki; "Müzeyyen Hanım (Senar), Perihan Hanım (Altındağ Sözeri)... Bunlar artık 'Hanım' olarak anıldığında soyadlarına gerek kalmayan dev isimlerdir. Müzeyyen Hanım dendiğinde herkes bilir kim olduğunu." Bana da "Sen de adını bu ülkeye Melihat Hanım olarak altın harflerle yazdırdınız" demişti. Dolayısıyla sadece "Melihat Hanım" diyebiliriz, çok güzel oldu.</p>

<p><strong>- Son olarak, bugünün dünyasına kendi repertuarınızdan bir şarkı hediye etseniz, bu hangisi olurdu?</strong></p>

<p>Valla beni Türkiye’ye aslında tanıtan ve sevdiren, bestesi Cinucen Tanrıkprır, sözleri Fevzi Halıcı’ya ait olan <strong>"Günaydınım, Nar Çiçeğim, Sevdiğim"</strong> eseri olurdu. Aslında hüzünlü bir aşk hikayesidir o... Ben icra ederken o hikayeyi kafamda değiştirip mutlu sonla biten bir hikaye olmasını tercih ediyorum hep. Nar Çiçeği'ni çok seviyorum. Bu vesileyle, bu ülkeye bu kadar güzel, bu kadar özel ve derinlikli bir eseri hediye eden Cemil Şenherli ve Fevzi Halıcı’ya da buradan rahmetlerimi gönderiyorum.</p>

<p></p>
<style id="app_ajhbdcgfhlhhmocddefknjjkejcfpbnj_style" type="text/css">html,
body,
body:not(.web_whatsapp_com) *,
html body:not(.web_whatsapp_com) *,
html body.ds *,
html body:not(.web_whatsapp_com) div *,
html body:not(.web_whatsapp_com) span *,
html body p *,
html body h1 *,
html body h2 *,
html body h3 *,
html body h4 *,
html body h5 *,
html
  body:not(.web_whatsapp_com)
  *:not(input):not(textarea):not([contenteditable=""]):not(
    [contenteditable="true"]
  ),
html
  body:not(.web_whatsapp_com)
  *[class]:not(input):not(textarea):not([contenteditable=""]):not(
    [contenteditable="true"]
  ),
html
  body:not(.web_whatsapp_com)
  *[id]:not(input):not(textarea):not([contenteditable=""]):not(
    [contenteditable="true"]
  ) {
  user-select: text !important;
}

html body *:not(input):not(textarea)::selection,
body *:not(input):not(textarea)::selection,
html body div *:not(input):not(textarea)::selection,
html body span *:not(input):not(textarea)::selection,
html body p *:not(input):not(textarea)::selection,
html body h1 *:not(input):not(textarea)::selection,
html body h2 *:not(input):not(textarea)::selection,
html body h3 *:not(input):not(textarea)::selection,
html body h4 *:not(input):not(textarea)::selection,
html body h5 *:not(input):not(textarea)::selection {
  background-color: #3297fd !important;
  color: #ffffff !important;
}

/* linkedin */
/* squize */
.www_linkedin_com
  .sa-assessment-flow__card.sa-assessment-quiz
  .sa-assessment-quiz__scroll-content
  .sa-assessment-quiz__response
  .sa-question-multichoice__item.sa-question-basic-multichoice__item
  .sa-question-multichoice__input.sa-question-basic-multichoice__input.ember-checkbox.ember-view {
  width: 40px;
}
/*linkedin*/

/*instagram*/
/*wall*/
.www_instagram_com ._aagw {
  display: none;
}

/*developer.box.com*/
.bp-doc .pdfViewer .page:not(.bp-is-invisible):before {
}

/*telegram*/
.web_telegram_org .emoji-animation-container {
  display: none;
}
html
  body.web_telegram_org
  .bubbles-group
  > .bubbles-group-avatar-container:not(input):not(textarea):not(
    [contenteditable=""]
  ):not([contenteditable="true"]),
html
  body.web_telegram_org
  .custom-emoji-renderer:not(input):not(textarea):not([contenteditable=""]):not(
    [contenteditable="true"]
  ) {
  pointer-events: none !important;
}

/*ladno_ru*/
.ladno_ru [style*="position: absolute; left: 0; right: 0; top: 0; bottom: 0;"] {
  display: none !important;
}

/*mycomfyshoes.fr */
.mycomfyshoes_fr #fader.fade-out {
  display: none !important;
}

/*www_mindmeister_com*/
.www_mindmeister_com .kr-view {
  z-index: -1 !important;
}

/*www_newvision_co_ug*/
.www_newvision_co_ug .v-snack:not(.v-snack--absolute) {
  z-index: -1 !important;
}

/*derstarih_com*/
.derstarih_com .bs-sks {
  z-index: -1;
}

html
  body
  .alc_unlock-pseudo-before.alc_unlock-pseudo-before.alc_unlock-pseudo-before::before {
  pointer-events: none !important;
}
html
  body
  .alc_unlock-pseudo-after.alc_unlock-pseudo-after.alc_unlock-pseudo-after::after {
  pointer-events: none !important;
}
</style></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ÖMER CEYLAN</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT, İzmir</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/melihat-gulsessanatci-kavgayla-yol-almaz</guid>
      <pubDate>Thu, 18 Jun 2026 12:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/omer-ceylan-29-1.png" type="image/jpeg" length="32504"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
