<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Dokuz Eylül - Güncel İzmir Haberleri</title>
    <link>https://dokuzeylul.com</link>
    <description>izmir haberleri, İzmir son dakika haber, ekonomi, siyaset, magazin, bölgesel, spor, turizm, etkinlik, tarih, bilim, teknoloji ve güncel izmir haberler</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://dokuzeylul.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>© 2026 - Yayınlanan haber ve fotoğrafların tüm hakları İGC - 9 Eylül Medya grubuna aittir.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 19 Jun 2026 05:05:11 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA["Şişman diyetisyen" dediler, 36 kilo verip herkesi şaşırttı!]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/sisman-diyetisyen-dediler-36-kilo-verip-herkesi-sasirtti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/sisman-diyetisyen-dediler-36-kilo-verip-herkesi-sasirtti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi’nde görev yapan Diyetisyen Dilara Demirkan, çocukluğundan beri mücadele ettiği fazla kilolarından inat ve disiplinle kurtuldu. Kendisine "Kelin ilacı olsa başına sürer, sen diyetisyen olamazsın" diyenlere aldırış etmeyerek 16 ayda 97 kilodan 61 kiloya düşen Demirkan, şimdi hastalarına kendi başarı hikayesiyle ilham veriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Toplumdaki kalıplaşmış yargıları yıkan ve azmiyle takdir toplayan bir başarı hikayesi İzmir’den geldi. İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi’nde görevli Diyetisyen Dilara Demirkan, 16 ay gibi bir sürede tam 36 kilo vererek adeta küllerinden yeniden doğdu.</p>

<p>Geçmişte kiloları nedeniyle mesleğini yapamayacağını iddia edenlerin eleştirilerine maruz kalan Demirkan, bugün kendisini "Burada şişman bir diyetisyen vardı, nerede?" diye soran eski hastalarına gülümseyerek "O bendim" yanıtını veriyor.</p>

<h3>"Babam diyetisyenlere para ödemesin diye bu bölümü seçtim"</h3>

<p>Fazla kilolarla çok küçük yaşlarda tanıştığını ve yıllarca süren bir kısır döngünün içinde kaldığını belirten Dilara Demirkan, meslek seçimi ve yaşadığı zorlukları şu sözlerle aktardı:</p>

<p>"Her yaz diyetisyene gider, birkaç ay diyet yapardım. Ancak kış geldiğinde eski beslenme düzenime geri dönerdim. Bu döngü yıllarca sürdü. Üniversite yıllarında önce gıda teknolojisi eğitimi aldım. Babamın yıllardır diyetisyenlere para ödediğini görünce kendi kendime 'Seni bu dertten kurtaracağım' dedim ve Beslenme ve Diyetetik bölümünü tercih ettim. Ancak bu kararıma çevremden olumsuz tepkiler geldi. 'Kelin ilacı olsa başına sürer', 'Sen diyetisyen olamazsın' diyenler oldu."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Ne ameliyat ne iğne: Başarının sırrı irade</h3>

<p>Tiroid sorunlarının baş göstermesi üzerine hayatında radikal bir değişim kararı aldığını dile getiren Demirkan, zayıflama sürecinde hiçbir tıbbi müdahaleye başvurmadığının altını çizdi. Popüler zayıflama yöntemleri yerine tamamen kendi programına sadık kaldığını belirten Demirkan, yaşadığı zorlu anları şu cümlelerle ifade etti:</p>

<p>"Ne mide ameliyatı oldum ne mide balonu yaptırdım ne de zayıflama iğnesi kullandım. Kendi hazırladığım beslenme programına sadık kaldım ve düzenli olarak spor yaptım. Bir gece sadece salçalı makarna yemek istediğim için ağlayarak uyudum. Evde makarna da yoğurt da vardı. İstesem kalkıp yiyebilirdim. Ama kendime bir söz vermiştim. Yemedim ve uyudum. Ertesi sabah programıma kaldığım yerden devam ettim. 'Artık yapamıyorum' dediğim çok zaman oldu. Ancak ailem, arkadaşlarım ve doktor meslektaşlarım bana sürekli destek verdi. Bazen insanın yanında kendisine inanan insanların olması her şeyden daha önemli."</p>

<h3>"Zayıflama iğneleri uzman hekim kontrolünde olmalı"</h3>

<p>Son dönemde adeta bir çılgınlığa dönüşen zayıflama iğnelerine de değinen deneyimli diyetisyen, bu tür ilaçların kulaktan dolma bilgilerle veya eczaneden doğrudan alınarak kullanılmaması gerektiğini ifade etti. Demirkan, bu konudaki bilimsel yaklaşımını şu sözlerle dile getirdi:</p>

<p>“Bu yöntemlere karşı değiliz. Ancak kişilerin bu ilaçları eczaneden temin ederek kendi başlarına kullanmalarını doğru bulmuyoruz. Öncelikle kan tahlilleri yapılmalı, kişinin sağlık geçmişi ayrıntılı şekilde değerlendirilmeli ve tedavi süreci uzman hekimler tarafından planlanmalıdır. Ayrıca bu süreç, diyetisyenlerin yürüteceği beslenme takibiyle desteklenmelidir. Ben ise ailemde bulunan bazı kanser öyküleri ve yaşadığım tiroid sorunları nedeniyle bu yöntemlerden uzak durmayı tercih ettim."</p>

<h3>"Asıl zor olan kilo vermek değil, korumak"</h3>

<p>Diyetisyenlik mesleğinin sadece zayıflatmaktan ibaret olmadığını; diyabet, kolesterol, gut hastalarının yanı sıra yoğun bakım hastalarının da beslenme programlarını yönettiklerini hatırlatan Demirkan, kilo vermek isteyenlere altın değerinde bir tavsiyede bulundu.</p>

<p>Hedef kiloya ulaşıldığında sürecin bitmediğini, aksine en kritik dönemin başladığını belirten Demirkan, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>"İnsanlar hedef kiloya ulaştıklarında sürecin bittiğini düşünüyor. Oysa asıl süreç bundan sonra başlıyor. Ben bugün dikkat etmeyi bıraksam verdiğim kiloların önemli bir kısmını geri alabilirim. Ameliyat, mide balonu ya da zayıflama iğnesi kullanan kişiler için de durum farklı değil; beslenme düzeni değiştirilmediği sürece verilen kilolar geri dönebiliyor. Önemli olan sürdürülebilir bir yaşam tarzı oluşturmak. Diyet ve spor, emek isteyen ama süreklilik gerektiren süreçlerdir. Ömür boyu sürdürülebilecek sağlıklı alışkanlıklar kazanmaktır. Benim bu süreçte öğrendiğim en önemli şey de bu oldu."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>haber merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>İZMİR GÜNCEL, SAĞLIK</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/sisman-diyetisyen-dediler-36-kilo-verip-herkesi-sasirtti</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 11:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/9-eylul-2026-06-15t110705122.png" type="image/jpeg" length="69380"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Prof. Dr. Haberal’dan 100 yıllık mirasa sahip çıkan adım: Organ da takarım, fırıncılık da yaparım]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/prof-dr-haberaldan-100-yillik-mirasa-sahip-cikan-adim-organ-da-takarim-firincilik-da-yaparim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/prof-dr-haberaldan-100-yillik-mirasa-sahip-cikan-adim-organ-da-takarim-firincilik-da-yaparim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünyaca tanınan bilim insanı Prof. Dr. Mehmet Haberal, baba mesleği olan fırıncılığı Başkent Üniversitesi’nde yaşatmaya devam ediyor. Karadeniz’in geleneksel lezzetleri arasında yer alan Pazar simidi, odun ateşinde pide ve pelekide pişirilen mısır ekmeği, Haberal’ın öncülüğünde yeniden hayat buluyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünyanın önde gelen cerrahlarından biri olarak tanınan Prof. Dr. Mehmet Haberal, sağlık ve eğitim alanındaki başarılarının yanı sıra baba mesleği olan fırıncılığa verdiği önemle de dikkat çekiyor. Başkent Üniversitesi’nin kurucusu olan Haberal, yıllardır sürdürdüğü geleneksel üretim anlayışıyla Karadeniz’in köklü lezzetlerini yeni nesillere aktarmaya devam ediyor.</p>

<p>Başkent Üniversitesi kampüsünde kurulan özel üretim alanlarında hazırlanan Pazar simidi, odun ateşinde pişirilen pideler ve son olarak geleneksel yöntemlerle yapılan mısır ekmeği, hem öğrenciler hem de ziyaretçiler tarafından ilgi görüyor.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 14 At 10.23.36 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="466" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-14-at-102336-1.jpeg" width="800" /></p>

<h2><strong>Baba mesleğini üniversiteye taşıdı</strong></h2>

<p>Rize’nin Pazar ilçesine özgü lezzetlerden biri olan Pazar simidi, Prof. Dr. Mehmet Haberal’ın öncülüğünde yıllardır Başkent Üniversitesi’nde üretiliyor.</p>

<p>Karadeniz kültürünün önemli simgeleri arasında yer alan bu özel simit, geleneksel tariflere sadık kalınarak hazırlanıyor. Haberal’ın zaman zaman üretim sürecine bizzat katılması ise dikkat çekiyor.</p>

<p>Odun ateşinde pişirilen pideler de üniversite kampüsünün önemli geleneklerinden biri haline gelirken, özellikle ramazan ayında büyük ilgi görüyor.</p>

<h2><strong>Şimdi de pelekide mısır ekmeği üretiliyor</strong></h2>

<p>Başkent Üniversitesi’nde yaşatılan geleneksel lezzetlere son olarak pelekide mısır ekmeği eklendi.</p>

<p>Karadeniz kültüründe önemli bir yere sahip olan peleki, oyularak hazırlanan özel taşlardan oluşan geleneksel bir pişirme yöntemi olarak biliniyor. Geçmişte fırın bulunmayan dönemlerde kullanılan bu yöntem, bugün yeniden hayat buluyor.</p>

<p>Prof. Dr. Haberal’ın girişimiyle hazırlanan mısır ekmekleri, yüzlerce yıllık bir geleneği günümüze taşıyor.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 14 At 10.23.36 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-14-at-102336-2.jpeg" width="738" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Peleki geleneği yeniden hayat buluyor</strong></h2>

<p>Karadeniz bölgesinin unutulmaya yüz tutmuş geleneklerinden biri olan peleki, açık ateşte ekmek pişirmeye olanak sağlayan özel oyma taşlar için kullanılan bir isim olarak biliniyor.</p>

<p>Geçmişte köy yaşamının önemli parçalarından biri olan bu yöntem, günümüzde nadiren uygulanıyor. Başkent Üniversitesi’nde başlatılan çalışma sayesinde peleki kültürü yeniden görünür hale gelirken, geleneksel mısır ekmeği de özgün yöntemiyle üretilmeye devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Bülteni</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/prof-dr-haberaldan-100-yillik-mirasa-sahip-cikan-adim-organ-da-takarim-firincilik-da-yaparim</guid>
      <pubDate>Sun, 14 Jun 2026 12:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/ismail-ari-ile-birlikte-tum-gazetecilere-mesaj-arastirmaci-gazetecilik-tutuklaniyor-37.png" type="image/jpeg" length="36269"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çocuklarda obezite ve erken ergenlik tuzağı: Yanlış beslenme gelişim döngüsünü bozuyor]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/cocuklarda-obezite-ve-erken-ergenlik-tuzagi-yanlis-beslenme-gelisim-dongusunu-bozuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/cocuklarda-obezite-ve-erken-ergenlik-tuzagi-yanlis-beslenme-gelisim-dongusunu-bozuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir Dr. Behçet Uz Çocuk Hastalıkları Hastanesi uzmanları, çocuk ve ergenlerde hızla artan obezite ve yeme bozukluklarına karşı anne babaları uyardı. Hatalı beslenme tarzının hormon dengesini altüst ederek çocukları 5-6 yaşında ergenlik travmasıyla baş başa bıraktığını belirten uzmanlar, kalıcı çözümün geçici diyet listelerinde değil, ailece benimsenecek sürdürülebilir bir yaşam modelinde olduğunu vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çocukluk çağının en büyük küresel tehditlerinden biri haline gelen fazla kilo problemi, modern dünyada sadece estetik bir kaygı olmaktan çıkarak ciddi gelişimsel bozuklukların tetikleyicisine dönüştü. Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) İzmir Tıp Fakültesi Dr. Behçet Uz Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesinde görev yapan uzmanlar, polikliniklere başvuran çocuk ve ergenlerde <strong>yeme bozuklukları ve obezite tehlikesine</strong> dair çok çarpıcı veriler paylaştı. Geleneksel olarak yetişkin hastalığı şeklinde kodlanan metabolik rahatsızlıkların artık anaokulu yaşındaki çocukların kapısını çaldığını belirten uzmanlar, bu durumun biyolojik süreçleri doğrudan sabote ettiğini ifade ediyor.</p>

<p>Klinik gözlemler doğrultusunda çarpıcı uyarılarda bulunan Uzman Psikolog Sibel Özgür Vatansever, paketli gıdaların ve hareketsiz yaşamın getirdiği yağlanmanın doğrudan endokrin sistemi vurduğunu açıkladı. Vatansever, "Sağlıksız beslenme ve kilo alımı, hormonların ve dolayısıyla gelişim döngülerinin bozulmasına yol açıyor. <strong>Hormonal bozulmayla birlikte çocuk çok küçük yaşta ergenliğe giriyor.</strong> Henüz oyun çağında olan, 5 ya da 6 yaşındaki bir çocuğun vücudunda ergenlik belirtilerinin olması, onun zihinsel dünyası için çok korkutucu ve travmatik bir durum haline gelebiliyor. Psikolojik destek sürecinde çocukların bu erken büyüme kaygılarıyla da yoğun bir şekilde çalışıyoruz" diyerek tehlikenin fiziki boyutunun ötesindeki psikolojik tahribata dikkat çekti.</p>

<h2>Koşullu sevgi gören çocuklarda beden imajı kırılıyor</h2>

<p>Hastaneye başvuran çocukların ortak paydasında akranları tarafından maruz kaldıkları dışlanma ve psikolojik baskı yatıyor. Fazla kiloya sahip çocukların tedavi odalarında en çok bedensel kısıtlılıklardan ve sosyal zorbalıklardan şikayet ettiğini dile getiren Vatansever, sorunun kökeninde aile içi iletişim modellerinin yer aldığını savundu. Kliniğe gelen çocukların "Merdiven çıkarken çok zorlanıyorum" cümlesinin hemen ardından okulda kilolarıyla dalga geçildiğini hıçkırıklarla anlattığını aktaran uzman, burada asıl yıkıcı etkenin kilo parametresi değil, çocuğun kendi öz şefkatini kaybetmesi olduğunu söyledi.</p>

<p>Duygusal yeme atağı yaşayan çocuklara kilonun bir amaç değil, sadece yanlış giden süreçlerin bir sonucu olduğunu fark ettirmeye çalıştıklarını belirten Vatansever, ebeveyn tutumlarına yönelik şu eleştiriyi getirdi: "<strong>Koşulsuz sevgi ve kabul gören bir çocuğun beden imajıyla sorunu olmaz.</strong> Ancak sadece ders başarısıyla, uslu durmasıyla ya da dış görünüşüyle yani koşullu kabul görmüş çocuklarda yeme bozuklukları ve kendini sevmeme eğilimi baş gösteriyor."</p>

<h2>Paket gıdalar ve kontrolsüz ekran süreleri sistemi sabote ediyor</h2>

<p>Çocuklardaki aşırı kilo alımı ya da tam tersi ani kilo kayıplarının tek başına bir iştah problemi olarak görülemeyeceğini, bunun aslında yanlış kurgulanmış bir aile içi yaşam düzeninin faturası olduğunu vurgulayan psikiyatri servisi, multidisipliner bir tedavi modeli uyguluyor. Bir çocukta kronik bir kilo sorunu baş gösterdiyse arka planda mutlaka uyku kalitesizliği, denetlenemeyen ekran süresi ve aşırı paketli gıda tüketiminin de bir paket program olarak yer aldığını ifade eden uzmanlar, çocukların ellerinde cips ve asitli içeceklerle tablet karşısında saatlerce vakit geçirdiğini, ev içi sosyal sorumluluklara dahil edilmediğini ve ailelerin bir süre sonra evlatlarına söz geçiremez hale geldiğini belirtiyor.</p>

<p>Hastanede yürütülen tedavi protokollerinde doğrudan terazi üzerindeki kiloyu hedef almadıklarını söyleyen Vatansever, bütünsel yaklaşımı şu sözlerle özetledi: "Öncelikle uyku düzenini sağlar, hücresel yenilenmeyi başlatan melatonin hormonunun önemini anlatır, ekran süresini kısıtlarız. Yaş gruplarına göre strateji belirleriz; 0-7 yaş grubunda tamamen aileyle, 7-14 yaş arasında çocuk ve aileyle ortak, 14 yaş sonrasında ise ergenlerin kendi iradeleri ön planda olduğu için bireysel çalışırız. Çocuk hayatına bu disiplini uyarlayıp kendi bedeni üzerinde söz sahibi olduğunda, yaşadığı başarı tatminiyle birlikte öz güveni de yerine geliyor."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Kliniklerde en sık karşılaşılan gizli salgın obezite</h2>

<p>Toplumda yeme bozukluğu denildiğinde akla ilk olarak televizyon dizilerinde ya da sosyal medyada sıkça işlenen 'aşırı zayıflık arzusu', manken hastalığı olarak bilinen anoreksiya veya seçici beslenme sendromlarının geldiğini belirten hastane diyetisyenleri, sahada karşılaştıkları gerçeğin çok daha farklı ve vahim olduğunu bildirdi. Yaklaşık 2 yıldır ilgili kurumda binlerce çocuk hastayı muayene eden Diyetisyen Aliye Güç, klinik gerçekliğin tamamen obezite ekseninde yoğunlaştığını açıkladı.</p>

<p>Nispeten nadir de olsa aşırı zayıf görünme isteğiyle başvuran ergen vakalarla karşılaştıklarını ancak çocuk ve ergenlerde en sık gördüklerimiz yeme bozukluğu tablosunun fazla enerji alımına bağlı olarak gelişen obezite vakaları olduğunu söyleyen Güç, modern yaşam alışkanlıklarını suçladı. Bu metabolik patlamanın altında tek bir neden olmadığını fakat pandemi dönemiyle başlayan ve sonrasında da kalıcı hale gelen evde geçirilen sürenin artması, fiziksel aktivitenin dramatik şekilde azalması ve dijital online yemek uygulamalarının yaygınlaşmasının fast food ile paketli gıdaya erişimi çocukların tek bir tıkıyla mümkün kıldığını aktardı.</p>

<h2>Sürdürülebilir alışkanlıklar için ebeveynlerin rol model olması şart</h2>

<p>Kilo yönetimi süreçlerinde ailelerin ve çocukların en çok düştüğü yanılgıların başında, zayıflamayı hayatın belli bir döneminde uygulanıp ardından terk edilecek bir ceza programı olarak görmek geliyor. <strong>Kilo vermenin önündeki en büyük engellerden biri, sağlıklı beslenmenin toplumda kısa süreli ve geçici bir diyet listesi olarak algılanmasıdır</strong> diyen Diyetisyen Aliye Güç, internet ortamında yayılan bilimsel temelden uzak hızlı kilo verme vaatlerinin çocuklarda çok büyük bir motivasyon kaybı ve bıkkınlık yarattığını ifade etti. Kronik stres, yoğun okul ve sınav temposu, yetersiz saf su tüketimi ve uykusuzluğun da yağ yakım mekanizmalarını bloke ettiğini anlatan Güç, çözümün çocukların hayatına katı yasaklar koymak değil, doğru alışkanlıklar edindirmek olduğunu savundu.</p>

<p>Çocukların kendilerine söylenen teorik nasihatleri değil, anne babalarının günlük hayatta bizzat uyguladığı pratik davranışları kopyaladığını hatırlatan tecrübeli diyetisyen, "Bu yüzden anne ve babaların mutfakta iyi birer rol model olması gerekir. Özellikle akran zorbalığının çok yoğun yaşandığı 12-17 yaş arası ergenlik döneminde çocukların beden algısı son derece kırılganlaşıyor. Daha küçük yaşlarda ise okullardaki kantinlerde satılan abur cubur, kalitesiz yağlarla yapılan kızartma ve hamur işi tüketimi obeziteyi doğrudan körüklüyor" dedi.</p>

<h2>Dünya Sağlık Örgütü standartlarında haftalık bir kilo hedefi</h2>

<p>Tedavi merkezinde çocuklara yönelik uygulanan beslenme programları, katı kurallardan oluşan dikte listeler yerine çocukların da onayının alındığı interaktif bir süreçle yürütülüyor. Listeleri çocuklarla karşılıklı konuşarak, onların çok sevdikleri besinleri tamamen hayatlarından çıkarmadan, porsiyon kontrolü dahilinde kademe kademe sisteme dahil ederek hazırladıklarını belirten Aliye Güç, gelişim çağındaki bir bireyin vermesi gereken sağlıklı kilo sınırlarını da net bir dille çizdi.</p>

<p>Gelişme dönemindeki çocukların çok hızlı zayıflatılmasının kas kaybına ve boy uzamasının durmasına yol açabileceği uyarısında bulunan Güç, "Dünya Sağlık Örgütü'nün resmi önerisi doğrultusunda çocuk hastalarımızda haftalık yarım ila 1 kilo arasında bir kayıp hedefliyoruz. Aylık rutin kontrollerde ise hastalarımızın sağlıklı ve dengeli bir şekilde 2 ile 4 kilo arasında zayıflamalarını bekliyoruz" diyerek ani ve şok zayıflama vaat eden popüler akımlardan ailelerin kesinlikle uzak durması gerektiğinin altını çizdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/cocuklarda-obezite-ve-erken-ergenlik-tuzagi-yanlis-beslenme-gelisim-dongusunu-bozuyor</guid>
      <pubDate>Sun, 14 Jun 2026 12:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/unnamed-84.jpg" type="image/jpeg" length="91387"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık için pedal çevirdiler: İzmir sokaklarında bağımlılığa karşı büyük buluşma]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/saglik-icin-pedal-cevirdiler-izmir-sokaklarinda-bagimliliga-karsi-buyuk-bulusma</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/saglik-icin-pedal-cevirdiler-izmir-sokaklarinda-bagimliliga-karsi-buyuk-bulusma" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir'de sağlıklı yaşam kültürünü yaygınlaştırmak ve bağımlılıklardan uzak bir gelecek inşa etmek amacıyla düzenlenen 13. Geleneksel Yeşilay Bisiklet Turu, yüzlerce bisikletlinin katılımıyla gerçekleştirildi. Kordon boyunu rengarenk görüntülere sahne eden etkinlikte, yediden yetmişe çok sayıda İzmirli daha temiz ve hareketli bir yaşam için hep birlikte pedal çevirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kent kültürünün ve sosyal sorumluluk projelerinin en dinamik merkezlerinden biri olan İzmir, hafta sonuna oldukça hareketli ve anlamlı bir spor organizasyonuyla başladı. Son yıllarda artan hareketsiz yaşam tarzına ve dijital bağımlılıklar başta olmak üzere her türlü zararlı alışkanlığa karşı farkındalık oluşturmayı hedefleyen topluluklar, körfezin eşsiz manzarası eşliğinde bir araya geldi. Türkiye genelinde eş zamanlı olarak yürütülen küresel bir hareketin parçası olarak, <strong>İzmir'de Yeşilay'ın organizasyonunda sağlıklı yaşam için pedal çevrildi</strong> ve kent sakinlerine spora dayalı bir yaşam modelinin önemi bizzat sokaklarda uygulamalı olarak gösterildi.</p>

<p>Etkinliğin start noktası olan tarihi Alsancak Vapur İskelesi önü, sabahın erken saatlerinden itibaren her yaştan bisiklet tutkununun akınına uğradı. Kendi koruyucu ekipmanları, rengarenk formaları ve Türk bayraklarıyla alanı dolduran topluluk, İzmir sokaklarında adeta bir festival havası estirdi. Katılımcı profili incelendiğinde sadece profesyonel bisiklet kulüplerinin değil; ailelerin, çocukların, üniversite öğrencilerinin ve sivil toplum gönüllülerinin de yoğun bir sahiplenme duygusuyla meydanda yer aldığı görüldü. <strong>Organizasyona katılan yaklaşık 300 bisikletli, Alsancak Vapur İskelesi önünde bir araya geldi</strong> ve ilk andan itibaren kentin en işlek caddelerinden birini adeta bir açık hava şölenine dönüştürdü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="A A 20260614 41668208 41668207 I Z M I R D E Y E S I L A Y I N O R G A N I Z A S Y O N U N D A S A G L I K L I Y A S A M I C I N P E D A L C E V R I L D I" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/a-a-20260614-41668208-41668207-i-z-m-i-r-d-e-y-e-s-i-l-a-y-i-n-o-r-g-a-n-i-z-a-s-y-o-n-u-n-d-a-s-a-g-l-i-k-l-i-y-a-s-a-m-i-c-i-n-p-e-d-a-l-c-e-v-r-i-l-d-i.jpg" width="1200" /></p>

<h2>Genç nesiller halk oyunları gösterisiyle meydanı coşturdu</h2>

<p>Turun resmi olarak başlamasından önce organizasyon komitesi tarafından katılımcıların motivasyonunu artırmak ve kültürel değerleri ön plana çıkarmak adına özel bir sahne programı hazırlandı. Ege Bölgesi'nin köklü tarihini ve estetiğini yansıtan koreografilerle sahne alan genç yetenekler, meydandaki kalabalığa unutulmaz anlar yaşattı. <strong>Tur öncesi ortaokul öğrencilerinin halk oyunları gösterisinin ardından konuşan Yeşilay İzmir Şube Başkanı Ömer Yahşi</strong>, bağımlılık türlerinin her geçen gün çeşitlendiği modern dünyada, gençlerin zihinsel ve fiziksel gelişimini korumanın tek yolunun onları sanatsal ve sportif faaliyetlerle buluşturmaktan geçtiğini ifade etti.</p>

<p>Şube Başkanı Yahşi, yaptığı konuşmada sivil toplum kuruluşlarının yerel yönetimlerle ve halkla kurduğu bağın önemine dikkat çekti. Bisikletin sadece çevre dostu bir ulaşım aracı olmadığını, aynı zamanda bireysel sağlığı koruyan ve toplumsal kaynaşmayı sağlayan bir yaşam felsefesi olduğunu vurgulayan Yahşi, Yeşilay olarak <strong>gençleri sporla buluşturmak ve bisiklet kullanmalarını yaygınlaştırmak için çaba sarf ettiklerini belirtti</strong>. Gelecek vizyonlarında tütün, alkol, madde ve ekran bağımlılığı ile mücadelenin temel saç ayağını sporun oluşturduğunu kaydeden başkan, İzmir halkının bu davete gösterdiği yoğun ilgiden dolayı büyük gurur duyduklarını da sözlerine ekledi.</p>

<p><img alt="A A 20260614 41668208 41668206 I Z M I R D E Y E S I L A Y I N O R G A N I Z A S Y O N U N D A S A G L I K L I Y A S A M I C I N P E D A L C E V R I L D I" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/a-a-20260614-41668208-41668206-i-z-m-i-r-d-e-y-e-s-i-l-a-y-i-n-o-r-g-a-n-i-z-a-s-y-o-n-u-n-d-a-s-a-g-l-i-k-l-i-y-a-s-a-m-i-c-i-n-p-e-d-a-l-c-e-v-r-i-l-d-i.jpg" width="1200" /></p>

<h2>Alsancak iskelesinden tarihi konak meydanına uzanan güzergah</h2>

<p>Yapılan konuşmaların ve ısınma hareketlerinin tamamlanmasının ardından, emniyet güçlerinin ve motorlu zabıta ekiplerinin geniş güvenlik önlemleri altında büyük yürüyüş ve sürüş start aldı. Kordon boyunun muazzam atmosferinde, denizin hemen kenarında oluşturulan uzun bisiklet konvoyu, çevredeki vatandaşların alkışları ve tezahüratları eşliğinde ilerledi. <strong>Vapur İskelesi'nden başlayan bisiklet turu, Konak Atatürk Meydanı'nda sona erdi</strong> ve yaklaşık 4 kilometrelik sahil şeridi boyunca pedal çeviren sporcular, trafikte bisikletlilere saygı gösterilmesi gerektiği yönünde de güçlü bir kentsel mesaj vermiş oldu.</p>

<p>Turun bitiş noktası olarak belirlenen tarihi Konak Meydanı'nda ise sporcuları aileleri ve diğer sivil toplum temsilcileri karşıladı. Yol boyunca sergilenen disiplin ve toplu sürüş kuralları sayesinde herhangi bir kaza ya da olumsuzluk yaşanmadan tamamlanan organizasyon, İzmir'in spor kenti kimliğini bir kez daha pekiştirdi. <strong>İzmir'de sağlıklı yaşam kültürünü yaygınlaştırmak ve bağımlılıklardan uzak bir gelecek mesajını güçlendirmek amacıyla 13. Geleneksel Yeşilay Bisiklet Turu gerçekleştirildi</strong> ve varış noktasında kurulan etkinlik çadırlarında katılımcılara sağlıklı ikramlar yapılarak broşürler dağıtıldı. Etkinliğin önümüzdeki yıllarda daha da genişleyen bir parkur ve daha yüksek bir katılımcı sayısıyla geleneksel yapısını koruyarak devam edeceği açıklandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK, İzmir</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/saglik-icin-pedal-cevirdiler-izmir-sokaklarinda-bagimliliga-karsi-buyuk-bulusma</guid>
      <pubDate>Sun, 14 Jun 2026 10:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/haber-foto11-20-3.jpg" type="image/jpeg" length="88360"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Başı ağrıyan acile koşuyor]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/basi-agriyan-acile-kosuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/basi-agriyan-acile-kosuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Haleon ve Ipsos Türkiye iş birliğiyle gerçekleştirilen Türkiye Öz Bakım Haritası Araştırması, toplumun sağlık hizmetlerine yaklaşımındaki çarpıcı refleksleri gözler önüne serdi. Araştırmaya göre her iki kişiden biri hafif semptomlarda bile acil servisleri hızlı bir çıkış yolu olarak görürken, sağlık bilgisi edinmede yapay zekanın rolü katlanarak artıyor. Ruh sağlığı önemsenmesine rağmen profesyonel destek oranının son derece düşük kalması ise sistemdeki yapısal tıkanıklığı özetliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>Türkiye genelinde bireylerin kendi sağlıklarını yönetme becerilerini ve tıp sistemini kullanma alışkanlıklarını ölçen kapsamlı bir <strong>araştırma</strong>, sağlık okuryazarlığı ile hastane pratikleri arasındaki derin çelişkiyi ortaya koydu. Tüketici sağlığı şirketi Haleon'un Ipsos Türkiye iş birliğiyle gerçekleştirdiği "Türkiye Öz Bakım Haritası Araştırması", vatandaşların modern tıp kanalları, teknolojik imkanlar ve koruyucu <strong>sağlık</strong> uygulamaları arasında nasıl bir denge kurmaya çalıştığına ışık tutuyor. Doğrudan Türkiye genelini temsil eden 2 bin 8 kişinin katılımıyla yapılan anketler ve eczacılarla yürütülen derinlemesine görüşmeler, birinci basamak sağlık hizmetlerinin tıkandığı noktaları net bir şekilde deşifre ediyor.</p>

<h2>Her iki kişiden biri acil servisleri hızlı çözüm noktası olarak görüyor</h2>

<p>Araştırma verilerinde en dikkat çekici ve kamusal sağlık yönetimini doğrudan ilgilendiren başlık, acil servislerin kullanım amaçlarındaki sapma oldu. Katılımcıların yüzde 50'si karşılaştıkları sağlık sorununun niteliğine, derinliğine veya ciddiyetine bakmaksızın doğrudan acil servise başvurabileceğini belirtti. Toplumun yarısı tarafından hafif rahatsızlıklarda dahi acil servislerin bir "hızlı çözüm noktası" olarak algılanması, triyaj kademelerini felç eden en temel faktör olarak öne çıkıyor. Bu durum, acil servislerin birincil ve hayati işlevinin dışına çıkmasına yol açarken, poliklinik randevusu alamayan veya sıra beklemek istemeyen hastaların yarattığı yoğunluk nedeniyle genel <strong>sağlık</strong> sistemi üzerindeki yükün katlanarak artmasına neden oluyor.</p>

<h2>Sağlık bilgisini sorgulamada yapay zekanın payı yarıya ulaştı</h2>

<p>Geleneksel doktor-hasta ilişkisi dijitalleşmenin getirdiği yeni nesil danışma mekanizmalarıyla kabuk değiştiriyor. Araştırmaya göre Türkiye'de sağlık konusunda en güvenilir bilgi kaynakları yüzde 84 ile doktorlar ve yüzde 79 ile eczacılar olmaya devam ediyor. Ancak bu geleneksel güven oranlarına tezat oluşturacak biçimde, katılımcıların yaklaşık yarısı sağlık bilgisine ulaşmak için modern <strong>yapay zekâ</strong> araçlarından yararlandığını itiraf ediyor. Dijital asistanları ve algoritma tabanlı sistemleri kullanan vatandaşlar, en çok hastalık ve semptom yorumlama, uyku ve beslenme önerileri alma ile alternatif tedavi seçeneklerini <strong>araştırma</strong> amacıyla arama motorlarının ötesine geçerek bu yeni nesil araçlara başvuruyor. Bu durum, dijitalleşen dünyada bireylerin hekime gitmeden önce bir ön eleme mekanizması kurmaya çalıştığını gösteriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Ruh sağlığı önemseniyor fakat profesyonel destek göz ardı ediliyor</h2>

<p>Toplumun zihinsel refahı ve psikolojik dayanıklılığı söz konusu olduğunda, farkındalık düzeyi ile eyleme geçme pratiği arasında ciddi bir uçurum gözleniyor. Araştırma kapsamında katılımcıların yüzde 84'ü ruh sağlığının genel yaşam kalitesi için çok önemli olduğunu açıkça beyan ederken, bu alanda uzman bir psikolog veya psikiyatrdan profesyonel destek alanların oranı yalnızca yüzde 26'da kalıyor. Toplumun yüzde 44'ü günlük stres düzeyini "yüksek" veya "tahammül edilemez" olarak tanımlasa da bu kronik gerilimi klinik olarak çözülmesi gereken bir sağlık sorunu yerine, hayatın kaçınılmaz ve olağan bir parçası olarak görmeyi tercih ediyor. Ekonomik ve sosyolojik bariyerlerin de etkisiyle ruhsal iyilik hali, teoride kabul gören ancak pratikte profesyonel bir yatırıma dönüştürülmeyen bir alan olarak kalıyor.</p>

<h2>Koruyucu sağlık uygulamalarında en yaygın refleks su tüketimi oldu</h2>

<p>Bireylerin hastalıklardan korunmak ve vücut dirençlerini yüksek tutmak adına son bir ay içinde en sık başvurduğu pratik öz bakım davranışları incelendiğinde, listenin başında temel yaşam kaynakları yer alıyor. Türk toplumunun günlük yaşam akışında en düzenli uyguladığı öz bakım davranışı, günlük su tüketimine dikkat etmek olarak kayıtlara geçti. Bunu sırasıyla dengeli beslenmeye özen göstermek ve gün içinde düzenli yürüyüşler yapmak takip etti. Öte yandan dehidrasyon ve metabolik dengenin korunması adına yürütülen bu pratik çabaların yanı sıra, toplumun ortalama uyku süresi ise biyolojik sınırların ideal alt sınırı olan 7 saat olarak ölçüldü. Koruyucu uygulamaların popülerliği artsa da bunun hastane yükünü azaltacak seviyede sistemli bir bilince dönüşmediği görülüyor.</p>

<p>Etiket: Türkiye Öz Bakım Haritası Araştırması, acil servis yoğunluğu, sağlık sistemi yükü, yapay zekâ sağlık, Haleon Ipsos araştırma, ruh sağlığı desteği, koruyucu sağlık, su tüketimi, tıp dünyası, toplumsal sağlık alışkanlıkları</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/basi-agriyan-acile-kosuyor</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 17:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/haber-foto11-15-4.jpg" type="image/jpeg" length="76904"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Renklerin gücüyle kansere meydan okuyan çocuklardan büyüleyici sergi]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/renklerin-gucuyle-kansere-meydan-okuyan-cocuklardan-buyuleyici-sergi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/renklerin-gucuyle-kansere-meydan-okuyan-cocuklardan-buyuleyici-sergi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir Dr. Behçet Uz Çocuk Hastanesi'nde onkoloji servisinde tedavi gören minik savaşçılar, zorlu kemoterapi seansları arasında hastane sınıfında tuvale döktükleri hayallerini muazzam bir sergiyle taçlandırdı. Atık malzemelerin ve renklerin şifalı gücüyle moral bulan kanser hastası çocukların ve onlara eşlik eden annelerinin zorlu tedavi mücadelesi, hastane koridorlarında açılan sergiyle umuda dönüştü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hastanelerin soğuk koridorları ve ağır tedavi odaları, bu kez hayata tutunma azminin, çocuksu saflığın ve renklerin estetik zaferine sahne oldu. İzmir'de çocuk sağlığı ve cerrahisi alanında köklü bir kurumsal hafızaya sahip olan sağlık merkezinde, en ağır teşhislerle mücadele eden minik yüreklerin gösterdiği bu sanatsal direniş, tıp dünyasının sadece ilaçlarla değil, sevgi ve moralle de şifa dağıttığını bir kez daha kanıtladı. Beyaz önlüklerin ve serum askılarının gölgesinde yeşeren bu görsel şölen, izleyen her yetişkinin gözlerini doldururken, geleceğe dair sarsılmaz bir inancın da manifestosu haline geldi.</p>

<h2>Hastane sınıfında üretilen eserler takdir topladı</h2>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) İzmir Tıp Fakültesi Dr. Behçet Uz Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde tedavi gören onkoloji hastası çocuklar, hastane sınıfında yaptıkları resimleri görkemli bir törenle sergiledi. Tedavi süreçlerinin zorluğunu renklerle aşan çocukların sergisi, hastane personeli ve ziyaretçiler tarafından büyük beğeni topladı.</p>

<p>Kanser tedavisi gören Kahramanlar Mustafa Öğütveren İlkokulu'na bağlı Dr. Behçet Uz Hastane sınıfı öğrencileri, kemoterapi seansları arasında, kimi zaman hastane odalarında kimi zaman da hastane sınıfında yaptıkları resimlerle moral buldu. Çocukların hayal dünyasını yansıtan eserler büyük ilgi görürken, duygusal anların yaşandığı açılış töreninde minik ressamlara katılım sertifikaları ile birlikte moral hediyeleri takdim edildi.</p>

<h2>Başhekim Orbatu: "Çocuklarımızın geleceğe dair düşünceleri bizleri umutlandırıyor"</h2>

<p>Sergiyi ziyaret eden ve çocuklarla yakından ilgilenen SBÜ İzmir Tıp Fakültesi Dr. Behçet Uz Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Dilek Orbatu, sanatın iyileştirici gücüne vurgu yaptı. Her yıl bu özel anı iple çektiklerini belirten Doç. Dr. Orbatu, şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>"Her sene hastane sınıfımızın yaptığı eserleri izlemek, hocalarımızın ve kardeşlerimizin sevgi dolu yüreklerinden çıkan resimleri görmek hepimizi çok duygulandırıyor. Sanata değer vermek ve sevdirmek için elimizden geleni yapıyoruz. Tedavi sırasında bu etkinliklere zaman ayırmak çok yararlı oluyor; çocukların hayal dünyası genişliyor. Onların geleceğe dair düşüncelerini görünce bizler de umutlanıyoruz. Bu süreçte birlikte yürümüş oluyoruz."</p>
</blockquote>

<h2>Gönüllü öğretmen tuvalet kağıdı rulolarından sanat üretti</h2>

<p>Çiğli Fen Lisesi'nden emekli olduktan sonra son 3 yıldır hastanede gönüllü olarak görev yapan resim öğretmeni Serpil Subaşı, sergilenen işlerin arka planındaki büyük emeği ve lojistik zorlukları anlattı. 27 yıllık meslek hayatının ardından buradaki çocuklara can suyu olmaya çalıştığını belirten Subaşı, rekreasyon çalışmalarının detaylarını paylaştı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Atık Malzemelerle Rekreasyon:</strong> Bu yıl kağıt karton işleri, tuval üzerine resimler, seramik çalışmaları ve atıklardan rekreasyonlar ürettiklerini belirten tecrübeli öğretmen, malzeme sıkıntısını gelen yardımlarla, akrilik boyalarla ve tuvalet kağıdı rulolarıyla aştıklarını söyledi.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>15 Dakikalık Sabır Döngüsü:</strong> Çocukların kemoterapi almaları nedeniyle odalarına ilk gittiğinde isteksiz olabildiklerini ancak renkleri görünce motive olduklarını aktaran Subaşı, "Yoruldukları için çalışmaları çok uzun tutamıyoruz, 15-20 dakika çalışabiliyoruz. Arada ben de yardımcı olup resimleri onlarla tamamlıyorum. Bu yüzden bazen bir eserin bitmesi 4 ayı bulabiliyor" dedi.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Annelere Can Suyu:</strong> Sürecin yeni teşhis konulan anneler için çok yıpratıcı olduğunu ifade eden Subaşı, odalarda müzik açarak annelere yönelik de resim çalışmaları yaptıklarını ve bu yolla onlara moral ve motivasyon sağladıklarını vurguladı.</p>
 </li>
</ul>

<h2>Minik Yahya Kemal ve İbrahim Ege'nin lösemiye karşı duruşu</h2>

<p>Sergide eseri bulunan 7 yaşındaki Yahya Kemal Can'ın annesi Elif Can, Denizli'den sevk edilerek geldikleri hastanedeki zorlu süreci gözyaşlarıyla özetledi. Geçtiğimiz mart ayında, Ramazan Bayramı'na sadece bir gün kala oğluna lösemi teşhisi konulduğunu, hastalığın lenf bezlerine, akciğere, karaciğere ve dalağa bulaştığını söyleyen anne Can, "Dünyam yıkılmıştı, 5 gün yoğun bakımda kaldık. Çok şükür 3 ayda toparlandı. Hastanede zaman hiç geçmiyor. Yahya bu hasta haliyle bile bu resmi yaptı" dedi. Kuş resmi çizen minik Yahya Kemal ise, "Resim yapmak çok güzel. Aslında en sevdiğim ders Matematik. Burada bir kuş çizdim. Öğretmenim bana gösterdi, ikimiz birlikte yaptık" diye konuştu.</p>

<p>İlk teşhisi 2023 yılının mart ayında konulan ve iki yıllık tedavinin ardından bu eylülde, tam okulların açılmasına bir hafta kala hastalığı nükseden 8 yaşındaki İbrahim Ege Teke'nin annesi Gülşah Teke de hastane sınıfının önemine dikkat çekti. Oğlunun nüks haberiyle çok üzüldüğünü ancak resim öğretmeninin bu acıyı bastırdığını söyleyen anne Teke, "Çocukların ağrıları, acıları çok fazla oluyor. Bizim bazen gücümüz kalmıyor; işte o anlarda öğretmenlerimiz ve hemşirelerimiz hem çocuklarımıza hem de bize güç ve destek veriyor. İbrahim'in aslında resme hiç yeteneği yoktu, tamir işlerini severdi ama öğretmenimiz ona resmi sevdirdi" dedi. Sergisi için Örümcek Adam ve kuş resmi yapan İbrahim Ege ise renklerin dünyasında mutlu olduğunu ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK, İzmir</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/renklerin-gucuyle-kansere-meydan-okuyan-cocuklardan-buyuleyici-sergi</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 11:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/haber-foto11-2026-06-10t110545126.jpg" type="image/jpeg" length="98617"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Şarkıcı Çelik çöp toplarken görüntülendi]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/sarkici-celik-cop-toplarken-goruntulendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/sarkici-celik-cop-toplarken-goruntulendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sosyal sorumluluk projeleriyle adından söz ettiren şarkıcı Çelik, Samsun’da geçimini çöp toplayarak sağlayan bir kadına destek olmak için kimliğini gizleyip sokaklara çıktı. Gösterişten uzak bu davranış, çevredeki vatandaşların takdirini topladı. O anlar kameraya yansıdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İhtiyaç sahiplerine yaptığı yardımlarla sık sık gündeme gelen şarkıcı <strong>Çelik</strong>, bu kez Samsun’da anlamlı bir dayanışma örneği sergiledi. Ünlü sanatçı, geçimini atık kağıt toplayarak sağlayan bir kadına destek olmak amacıyla sahneden sokaklara indi. İddiaya göre Çelik, İlkadım ilçesinde yaşayan ve yaşamını geri dönüşüm malzemeleri toplayarak sürdüren <strong>Serpil Hanım</strong>’a yardım etmek için kimliğini gizleyerek sokaklara çıktı. Bir süre kağıt toplayarak Serpil Hanım’ın yükünü hafifletmeye çalışan sanatçının bu davranışı çevredeki vatandaşlar tarafından fark edildi.</p>

<p><img alt="718068810 1505615404911548 3423064384614042507 N" class="detail-photo img-fluid" height="276" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/718068810-1505615404911548-3423064384614042507-n.jpg" width="490" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Sosyal medyada büyük ilgi</strong></p>

<p>Sessiz ve gösterişten uzak yardım, sosyal medyada kısa sürede ilgi gördü. Çelik’in ihtiyaç sahipleriyle kurduğu dayanışma ve empati, birçok kişi tarafından takdirle karşılandı. Daha önce konser gelirleriyle mahalle bakkallarındaki veresiye borçları kapatarak gündeme gelen sanatçı, bu kez de Samsun’da toplumsal dayanışmanın önemini hatırlattı. Çelik, sosyal sorumluluk çalışmalarıyla adından söz ettirmeye devam ediyor.</p>

<p><img alt="Ekran Görüntüsü 2026 06 09 223946" class="detail-photo img-fluid" height="725" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-09-223946.jpg" width="512" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AJANSLAR</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>MAGAZİN, SAĞLIK, YAŞAM</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/sarkici-celik-cop-toplarken-goruntulendi</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 22:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/9-eylul-2026-06-09t224207529.png" type="image/jpeg" length="83758"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yasemin Yalçın’ın eşinden kötü haber]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/yasemin-yalcinin-esinden-kotu-haber</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/yasemin-yalcinin-esinden-kotu-haber" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tiyatro ve televizyon dünyasının sevilen isimlerinden İlyas İlbey’in karaciğerinde tümör tespit edildi. Tedavi süreci devam ederken, kızı Eylül İlbey babasının sağlık durumuyla ilgili açıklama yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tiyatro ve televizyon dünyasının sevilen isimlerinden İlyas İlbey’in sağlık durumu hayranlarını endişelendirdi. Ünlü sanatçının karaciğerinde tümör tespit edildiği öğrenildi. Tedavi sürecinde doktor gözetiminde olan İlbey’in sağlık gelişmeleri yakından takip ediliyor. Bu üzücü haberin ardından açıklama kızı Eylül İlbey’den geldi. Eylül İlbey, babasının tedavisinin devam ettiğini belirterek, “Hâlâ hastanedeyiz, tamamen toparlayana kadar kalacağız. Her şey yoluna girecek inşallah” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Itilmiskakilmisjpg I Z Wi R 4M V0Yh U J Q19Gaqw" class="detail-photo img-fluid" height="360" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/itilmiskakilmisjpg-i-z-wi-r-4m-v0yh-u-j-q19gaqw.jpg" width="480" /></p>

<p>Aile, sevenlerinden dua ve destek beklediklerini ifade ederken, İlyas İlbey’in sağlık durumunun titizlikle izlendiği vurgulandı. Sanatseverler, İlbey’in kısa sürede sağlığına kavuşması için iyi dileklerini iletiyor.</p>

<p><img alt="Saveclipapp61995148618068676983182614683736114890855082Njpg H N Ymy D L2 U S O F We F Qwj M7 Q" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/saveclipapp61995148618068676983182614683736114890855082njpg-h-n-ymy-d-l2-u-s-o-f-we-f-qwj-m7-q.jpg" width="1080" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AJANSLAR</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL, MAGAZİN, SAĞLIK</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/yasemin-yalcinin-esinden-kotu-haber</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 23:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/chatgpt-image-8-haz-2026-23-39-22.png" type="image/jpeg" length="67590"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Pamucak Sahili’nde kene alarmı: Vatandaştan ilaçlama çağrısı]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/pamucak-sahilinde-kene-alarmi-vatandastan-ilaclama-cagrisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/pamucak-sahilinde-kene-alarmi-vatandastan-ilaclama-cagrisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir’in Selçuk ilçesindeki Pamucak Sahili’nde kene görüldüğü iddia edildi. Vücuduna kene tutunan bir vatandaş hastaneye başvururken, bölgede inceleme ve ilaçlama yapılması istendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1></h1>

<p>İzmir’in Selçuk ilçesinde yaz aylarında yoğun ilgi gören <strong>Pamucak Sahili</strong>, kene iddiasıyla gündeme geldi. Sahili ziyaret eden bir vatandaş, vücuduna tutunan keneyi erken fark ederek çıkardığını, ardından tedbir amaçlı hastaneye başvurduğunu belirtti.</p>

<h2>Sahilde kene görüldüğü öne sürüldü</h2>

<p>Edinilen bilgiye göre olay, Selçuk ilçesindeki Pamucak Sahili’nde yaşandı. Sahilde vakit geçiren bir vatandaş, vücuduna kene tutunduğunu fark etti. Keneyi kısa sürede çıkaran vatandaş, herhangi bir sağlık riski oluşmaması için <strong>Kuşadası Devlet Hastanesi’ne</strong> başvurdu. Selçuk Haber'de çıkan habere göre hastanede gerekli kontrollerin yapıldığını belirten vatandaş, tedbir amacıyla gözlem altına alındığını ifade etti. Olayın ardından sahilde çekildiği belirtilen görüntülerde ise kumluk alanda kene görüldüğü iddia edildi.</p>

<h2>Aileler ve çocuklar için uyarı</h2>

<p>Yaz sezonunun başlamasıyla birlikte Pamucak Sahili’nin özellikle aileler, çocuklar ve tatilciler tarafından yoğun şekilde kullanıldığına dikkat çeken vatandaşlar, bölgede inceleme yapılmasını istedi. Sahilde kene görülmesi ihtimalinin halk sağlığı açısından risk oluşturabileceğini belirten vatandaş, yetkililere çağrıda bulundu.</p>

<p>Vatandaşlar, bölgenin kontrol edilmesini, gerekli görülmesi halinde ilaçlama ve temizlik çalışmalarının başlatılmasını talep etti. Özellikle çocukların kumluk alanlarda uzun süre vakit geçirdiğine dikkat çekilerek, sahile gelenlerin daha dikkatli olması gerektiği vurgulandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Uzmanlardan dikkatli olun çağrısı</h2>

<p>Uzmanlar, kene ile temas edilmesi durumunda vatandaşların paniğe kapılmadan en kısa sürede sağlık kuruluşuna başvurması gerektiğini hatırlatıyor. Kenelerin elle ezilmemesi, vücutta fark edilmesi halinde bilinçsiz müdahaleden kaçınılması ve sağlık ekiplerinden destek alınması önem taşıyor. Açık alanlarda, sahil çevrelerinde, otluk ve kumluk bölgelerde vakit geçiren vatandaşların vücut kontrolü yapması öneriliyor. Özellikle çocukların sahilden döndükten sonra dikkatlice kontrol edilmesi gerektiği belirtiliyor. Pamucak Sahili’nde yaşandığı öne sürülen olay sonrası gözler yetkililerin yapacağı incelemeye çevrildi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AJANSLAR</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>İZMİR GÜNCEL, SAĞLIK</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/pamucak-sahilinde-kene-alarmi-vatandastan-ilaclama-cagrisi</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 00:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/9-eylul-2026-06-08t001020044.png" type="image/jpeg" length="38022"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Buca'ya şehir hastanesi geliyor]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/bucaya-sehir-hastanesi-geliyor-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/bucaya-sehir-hastanesi-geliyor-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir Amerikan Hastanesi'nin resmi açılış töreninde konuşan Vali Süleyman Elban, kentin sağlık altyapısını güçlendirecek dev bir yatırımın müjdesini verdi. İzmir'deki toplam hastane sayısının 64'e ulaştığını belirten Elban, Buca ilçesinde mevcut şehir hastanesinin kapasitesine ve büyüklüğüne sahip yeni bir şehir hastanesi için proje çalışmalarının resmen başladığını duyurdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ege Bölgesi'nin nüfus ve ekonomik açıdan en büyük metropolü olan İzmir, hem kamu yatırımları hem de özel sektör teşebbüsleri ile sağlık alanındaki kurumsal kapasitesini genişletmeye devam ediyor. Kent genelinde artan nüfus yoğunluğu ve modern sağlık tesislerine yönelik talep, mevcut altyapının yenilenmesini ve yeni entegre sağlık kampüslerinin planlanmasını zorunlu kılıyor. Sektör temsilcileri ile mülki idare amirlerinin katılımıyla gerçekleştirilen son açılış organizasyonunda, kentin yakın gelecekteki sağlık planlamalarına dair resmi veriler ve hedefler ilk ağızdan kamuoyuyla paylaşıldı.</p>

<h2>Nüfusun yoğun olduğu Buca ilçesine yeni kampüs geliyor</h2>

<p>Amerikan Hastanesi açılış töreninde idari ve sektörel temsilciler tarafından en çok dikkat çeken bölüm, kentin en yüksek nüfus oranına sahip ilçelerinden biri olan Buca'ya yönelik yapılan yeni dev tesis açıklaması oldu. Kent merkezindeki hasta yoğunluğunu dengeli bir şekilde dağıtmayı hedefleyen projenin ilk adımları resmen atıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mevcut entegre sağlık kampüsünün büyüklüğüne ve hizmet çeşitliliğine atıfta bulunan Vali Süleyman Elban, Buca bölgesinde inşa edilmesi planlanan yeni tesisin müjdesini şu sözlerle kamuoyuna duyurdu: "İnanı olarak yine mevcut şehir hastanemizin büyüklüğüne de kapasitesinde proje çalışmaları başladığında inşallah bu cihada yeni bir şehir hastanesi geliyor". Yatırım planlaması kapsamında, kurulacak yeni <strong>şehir hastanesi</strong> için zemin etütleri, mimari tasarımlar ve arazi tahsisi gibi ön hazırlık ve proje çalışmalarına ilgili teknik birimler tarafından başlandığı resmi olarak doğrulanmış oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK, İzmir</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/bucaya-sehir-hastanesi-geliyor-1</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 16:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/haber-foto11-2026-06-05t163228754.jpg" type="image/jpeg" length="64848"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Süper El Nino alarmı: Dünya yeni sıcaklık rekorlarına hazırlanıyor]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/super-el-nino-alarmi-dunya-yeni-sicaklik-rekorlarina-hazirlaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/super-el-nino-alarmi-dunya-yeni-sicaklik-rekorlarina-hazirlaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Küresel ısınmanın etkileri derinleşirken, bilim insanları “Süper El Nino” olasılığına dikkat çekiyor. Uzmanlara göre güçlü El Nino koşulları, dünya genelinde sıcaklık rekorlarını, kuraklıkları, selleri ve aşırı hava olaylarını artırabilir. Türkiye için ise doğrudan ve güçlü bir El Nino etkisi beklenmiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünya, iklim krizinin etkilerini her geçen yıl daha sert hissederken, bilim insanlarından yeni bir Süper El Nino uyarısı geldi. Pasifik Okyanusu’ndaki deniz yüzeyi sıcaklıklarının yükselmesiyle ortaya çıkan El Nino koşullarının, küresel ölçekte aşırı hava olaylarının görülme ihtimalini artırabileceği belirtiliyor.</p>

<p>İstanbul Teknik Üniversitesi Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yurdanur Ünal, küresel ısınmanın üzerine güçlü bir El Nino etkisinin eklenmesi halinde iklim sisteminin çok daha kırılgan hale geldiğini söyledi.</p>

<h2>Dünya yeni bir sıcak dalgasına giriyor</h2>

<p>Bilim insanları, bu yılın ikinci yarısından itibaren Pasifik Okyanusu’nda güçlü El Nino koşullarının gelişme ihtimalinin arttığını değerlendiriyor.</p>

<p>Dünya Meteoroloji Örgütü’nün tahminlerine göre El Nino hava olayının haziran-ağustos döneminde gerçekleşme olasılığı oldukça yüksek. Sürecin kasım ayına kadar devam etme ihtimalinin de güçlü olduğu ifade ediliyor.</p>

<p>Uzmanlar, özellikle sanayi öncesi döneme göre küresel sıcaklıkların 2 derece ve üzerine çıkması halinde sıcak hava dalgaları, kuraklık, sel ve aşırı yağış gibi olayların daha sık görülebileceğine dikkat çekiyor.</p>

<h2>El Nino sadece okyanusları ısıtmıyor</h2>

<p>El Nino, tropikal Pasifik Okyanusu’nun orta ve doğu kesimlerinde deniz yüzeyi sıcaklıklarının normalin üzerine çıkmasıyla oluşan doğal bir iklim olayı olarak biliniyor.</p>

<p>Normal şartlarda ekvatoral bölgede etkili olan alize rüzgarları sıcak yüzey sularını Batı Pasifik’e taşırken, El Nino döneminde bu rüzgarlar zayıflıyor. Böylece sıcak sular doğuya doğru yayılıyor ve Pasifik’teki sıcaklık dengesi değişiyor.</p>

<p>Ancak bu değişim yalnızca okyanusla sınırlı kalmıyor. Atmosfer dolaşımı da etkileniyor ve dünyanın farklı bölgelerinde hava olaylarının karakteri değişebiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Aşırı hava olayları daha görünür hale geliyor</h2>

<p>Prof. Dr. Yurdanur Ünal’a göre El Nino, tek başına her zaman yıkıcı sonuçlar doğurmasa da mevcut iklim değişikliği koşullarıyla birleştiğinde riskleri artırıyor.</p>

<p>Güçlü El Nino dönemlerinde kuraklık, aşırı yağış, sel, sıcak hava dalgaları ve fırtına gibi olayların görülme ihtimali yükseliyor. Daha sıcak atmosferin daha fazla su buharı taşıması da yağış anomalilerinin daha belirgin hale gelmesine neden oluyor.</p>

<p>Bu nedenle uzmanlar, El Nino’nun yalnızca sıcaklık artışı olarak değil, geniş etkileri olan küresel bir iklim değişkenliği olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.</p>

<h2>Süper El Nino ne anlama geliyor</h2>

<p>El Nino olayları şiddetine göre sınıflandırılıyor. Deniz yüzeyi sıcaklıklarının normal değerlerin 2 derece ve üzerine çıktığı dönemler, bilim dünyasında “çok kuvvetli El Nino” ya da Süper El Nino olarak adlandırılıyor.</p>

<p>1982-1983, 1997-1998 ve 2015-2016 dönemlerinde yaşanan güçlü El Nino olayları bu kategoriye örnek gösteriliyor.</p>

<p>Prof. Dr. Ünal, sera gazı kaynaklı ısınmanın zaten dünyayı her yıl biraz daha sıcak hale getirdiğini belirterek, buna güçlü bir El Nino eklendiğinde sıcaklık rekorlarının arka arkaya gelebileceğini ifade ediyor.</p>

<h2>Son yıllardaki rekorların nedeni yalnızca El Nino değil</h2>

<p>Küresel sıcaklıklarda son yıllarda görülen rekor seviyeler, yalnızca El Nino ile açıklanmıyor.</p>

<p>Uzmanlara göre asıl belirleyici faktör, insan kaynaklı sera gazı salımlarının neden olduğu uzun dönemli küresel iklim değişikliği. El Nino ise bu mevcut ısınmanın üzerine eklenerek sıcaklıkların daha da yükselmesine yol açabiliyor.</p>

<p>2016 yılı çok güçlü bir El Nino yılı olarak kayıtlara geçmişti. Ancak sonrasında 2023, 2024 ve 2025 gibi yılların da yüksek sıcaklıklarla öne çıkması, iklim krizinin kalıcı etkisini gözler önüne serdi.</p>

<h2>Etki gelecek kışa kadar sürebilir</h2>

<p>Uzman değerlendirmelerine göre El Nino koşullarının yılın ilerleyen dönemlerinde güçlenmesi ve gelecek kışa kadar etkisini sürdürmesi mümkün görünüyor.</p>

<p>Küresel sıcaklıklar üzerindeki en belirgin etkinin ise çoğu zaman El Nino’nun geliştiği yıldan sonraki süreçte ortaya çıktığı belirtiliyor.</p>

<p>Bu nedenle bilim insanları, önümüzdeki aylarda sıcaklık rekorları, kuraklık ve ani hava olayları açısından daha dikkatli olunması gerektiğini belirtiyor.</p>

<h2>Türkiye için doğrudan güçlü etki beklenmiyor</h2>

<p>El Nino’nun Türkiye üzerindeki etkisine ilişkin değerlendirmelerde ise daha temkinli bir tablo çiziliyor.</p>

<p>Prof. Dr. Ünal’a göre Türkiye iklimi ile El Nino arasında güçlü ve doğrudan bir bağlantı bulunmuyor. Türkiye’deki sıcaklık ve yağış değişimlerinde daha çok Kuzey Atlantik Salınımı ile bölgesel atmosferik süreçler etkili oluyor.</p>

<p>Bu nedenle her El Nino döneminde Türkiye’de belirgin ve istatistiksel olarak tutarlı bir sıcaklık ya da yağış değişimi görülmesi beklenmiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK, YAŞAM</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/super-el-nino-alarmi-dunya-yeni-sicaklik-rekorlarina-hazirlaniyor</guid>
      <pubDate>Thu, 04 Jun 2026 12:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/2fe78ce1-57c4-419c-b489-843d06d14da6.png" type="image/jpeg" length="10470"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İzmir Tabip Odası Başkanı Ergör’den CİMER tepkisi: Şiddette yönetimin kışkırtması var!]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/izmir-tabip-odasi-baskani-ergorden-cimer-tepkisi-siddette-yonetimin-kiskirtmasi-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/izmir-tabip-odasi-baskani-ergorden-cimer-tepkisi-siddette-yonetimin-kiskirtmasi-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir Tabip Odası Başkanı Ergör, sağlıkta şiddette yönetimin de payı var” diyerek, SABİM ve CİMER üzerinden kolaylaşan şikâyet kültürünün hekim-hasta ilişkisini zedelediğini savundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>SEMİ TEKTAŞ/</strong>İzmir Tabip Odası’nda seçimleri kazanan İzmir Çağdaş Hekim Grubu ile birlikte başkanlık koltuğuna oturan Prof. Dr. Gül Ergör, seçimlere yönelik değerlendirmede bulunarak, “Ekibimiz çok çalıştı seçim sürecinde, sahada çok gezdiler. Büyük hastanelere gidiliyor ama küçük polikliniklerine, sağlık kuruluşlarına, muayenehanelere ziyaretler yaptılar. Yeni üyeler de kaydedildi. Seçim katılımı da arttı, hekim dayanışması grubundaki arkadaşlarımız da çalışmışlar, onlar da oylarını artırdı, biz de artırdık. Bizim oyumuz biraz daha fazla arttığı için 4’e 3 biz öne geçtik bu defa. Ben de en çok oy alacağımı planlamamıştım, hatta seçim öncesi kim başkan olacak, ben o sorumluluğu almasam mı diye düşünüyordum. Ancak sonuçları gördükten sonra bize bu görev verildi, kaçmak yok diyorsunuz. Çağdaş hekim yeni bir oluşum İzmir’de, hekim dayanışması ve diğer demokratik katılımcı hekimler uzun yıllardır İzmir Tabip Odası tarihinde var. Bu gençlere şevk verdi, çalışınca, örgütlenince başarı geliyor, kolektif sevinç yaşamak çok güzel. Ülkenin umuda, değişime ihtiyacı var” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>“Türkiye’nin sorunu”</strong></h2>

<p>Odanın yeni dönemde hedeflerinin ne olacağını anlatan Ergör, “Hedeflerimiz daha sahiplenilen bir Tabip Odası, daha güçlü bir Tabip Odası. Çünkü Tabip Odası güçlenirse hekim sorunlarıyla daha iyi başa çıkar. Hekimlerin, sağlık sisteminin ve sağlık camiasının çok ciddi sorunları var. Bunlarla başa çıkabilmek için örgütlü olmak çok önemli. Tabip Odası da örgütlenmenin ada adresi. Son yıllarda gençlerde sendikalara üyelikler var, bizim zamanımızda sendikalar yoktu. Mezun olunca Tabip Odası’na kayıt olurduk ancak odaların sakıncalı yerler olduğu görüşünün yayılması ve alternatif örgütlenmeler genç hekimleri bu örgütlenmeden uzaklaştırdı. Ne kadar çok üyemiz artarsa o kadar mutlu olacağız. Bu sadece İzmir’in değil tüm Türkiye’nin sorunu. Türk Tabip Birliği Anayasal bir kuruluş, yaşaması ve güçlü olması çok önemli. Ne kadar güçlü olursanız yöneticilere sesinizi o kadar güçlü duyurabilirsiniz. Şimdi ‘Siz kaç kişiyi temsil ediyorsunuz’ diyebiliyorlar. Daha büyük katılım için hekimlerin güvenini kazanmak zorundayız” ifadelerini kullandı.</p>

<h2><strong>“Sağlık sistemi siyasetten ayrı düşünülemez”</strong></h2>

<p>“Üye hekimlerimizden küsen, odaya gelmeyenler var” diyen Ergör, “Son 10 yılın en büyük eleştirisi ‘Tabip Odası bizim haklarımızla ilgilenmiyor, siyasetle ilgileniyor’ idi. Bunun değişmesi Türk Tabipler Birliği Konseyi, odalar çalışıyoruz. Bizim burada asıl bulunma sebebimiz hekimler için çalışmak. Tabi ki sağlık sistemini siyasetten ayrı düşünmek mümkün değil, tabi ki görüşlerimiz oluyor, eleştirilerimiz oluyor ama hekim özlük hakları, etik hekimlik yapabilme ve halkın sağlığını korumak paralelinde olmalı. Buna dikkat edeceğiz” açıklamasında bulundu.</p>

<h2><strong>“Sağlıkta şiddette yönetimin kışkırtması var”</strong></h2>

<p>Son yıllarda artan “Sağlıkta şiddet” olaylarına ilişkin de soruları yanıtlayan Ergör, “Şiddet son yılların ciddi sorunu, ülkenin genel sosyolojik yapısıyla ve yıllardır olan olumsuz değişimlerle de ilgili bir durum. Sadece sağlıkta değil, eğitimde ve başka alanlarda da bu oluyor. Bu durum çalışanların moralini bozuyor, genç hekimler meslekten uzaklaşıyor, branş seçerken şiddetin en az olabileceği branşlar olsun diye düşündürüyor. Acil, cerrahi, yoğun bakım olmasın diye düşündürüyor. Bu çok üzücü bir durum. Bunun için yasal değişiklikler öneriyor odalar ve hekimler ama ben ne kadar yasal düzenleme yapılsa da şiddetin önüne çok geçilebileceğini düşünmüyorum, toplumsal değişim gerekiyor. Ceza alsa da onu göze alıyor. Sağlık hizmetinde bazı kısıtlamaların gelmesi konuşuluyor ama bu da Anayasal haklarımız olarak sağlık hakkından insanları yasaklamak ve bu da olacak bir şey değil. Zor bir konu ama dediğim gibi sadece sağlık alanında olmuyor. Yönetimin kışkırtması da var aslında, hemen şikâyet edebilirsiniz, şikayet etmeyi kolay hale getiren SABİM, CİMER gibi alanlar var. Bunlar karşıdaki kişiye saygıyı azaltan, şikayet etmeye değecek değmeyecek her şeyi şikâyet eden bir toplum var karşımızda. Bunun yanında da hekimlerde de korku var; fazladan beyaz kod, yani her tartışmayı ‘Bu bir şiddete dönüşebilir’ kısmı… Karşımızdaki kişi üzgün, kızgın olabilir, onu yatıştırabilme becerileri yerine hemen beyaz kod verelim… Bu gençlerdeki ‘Şiddete uğrayabilirim’ korkusu ve kötü bir sarmal. Bunun kırılması lazım, biraz yasal önlemlerle ama daha çok toplumun eğitimi, yönetim biçimi kapsamında değişiklikler gerekiyor” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>SEMİ TEKTAŞ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK, İzmir</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/izmir-tabip-odasi-baskani-ergorden-cimer-tepkisi-siddette-yonetimin-kiskirtmasi-var</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 12:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/semi-tektas-15.png" type="image/jpeg" length="51758"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sigarayı bırakmak isteyenlerin sayısı arttı: 75 bin başvuru]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/sigarayi-birakmak-isteyenlerin-sayisi-artti-75-bin-basvuru</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/sigarayi-birakmak-isteyenlerin-sayisi-artti-75-bin-basvuru" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı'nın tütünle mücadele kapsamında yürüttüğü sigara bırakma hizmetlerine ilgi artıyor. Bu yılın ilk dört ayında sigara bırakma polikliniklerine 75 bin 184 kişi başvururken, muayene sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 53,6 yükseldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünya Tütünsüz Günü dolayısıyla paylaşılan verilere göre, Sağlık Bakanlığı'nın tütün bağımlılığıyla mücadele çalışmaları kapsamında yürüttüğü hizmetlerden yararlanan kişi sayısında artış yaşandı. Bakanlığın dijital ve saha temelli uygulamalarıyla sigarayı bırakmak isteyen vatandaşlara farklı kanallardan destek veriliyor.</p>

<p>Bakanlık tarafından yürütülen "Online Sigara Bırakma Hizmeti" kapsamında vatandaşlar evlerinden veya iş yerlerinden görüntülü görüşmeyle uzman desteği alabiliyor. Hizmet çerçevesinde kişiye özel bırakma planı hazırlanırken, düzenli takip yapılıyor ve gerekli durumlarda yüz yüze poliklinik hizmetine yönlendirme sağlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kamu kurumlarında uygulanan "Yerinde Sigara Bırakma Danışmanlığı" hizmetiyle de çalışanlara tütün ürünlerinin zararları ve bırakma yöntemleri hakkında eğitim veriliyor.</p>

<h2>832 bin kişiye ulaşıldı</h2>

<p>Tütün kullanımının zararlarına ilişkin farkındalığı artırmak amacıyla hayata geçirilen Tütünle Mücadele Timleri ve Mobil Sigara Bırakma Poliklinikleri de çalışmalarını sürdürüyor. Son bir yılda saha ekipleri tarafından 832 bin 873 kişiye ulaşılırken, 331 bin 984 kişi ALO 171 Sigara Bırakma Danışma Hattı'na yönlendirildi. Mobil poliklinikler ve saha ekipleri aracılığıyla ise 213 bin 443 vatandaşa danışmanlık hizmeti sunuldu.</p>

<p>Verilere göre 2024 yılında sigara bırakma polikliniklerine 81 bin 616 kişi başvururken toplam 150 bin 467 muayene gerçekleştirildi. 2025 yılında başvuru sayısı yüzde 112 artışla 173 bin 32'ye, toplam muayene sayısı ise 223 bin 993'e yükseldi.</p>

<p>2026 yılının ilk dört ayında ise 75 bin 184 kişi sigara bırakma polikliniklerine başvurdu. Aynı dönemde 105 bin 698 muayene yapılırken, muayene sayısında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 53,6 artış kaydedildi.</p>

<h2>Her yıl 8 milyondan fazla kişi hayatını kaybediyor</h2>

<p>Dünya Sağlık Örgütü, tütünü önlenebilir ölümlerin en önemli nedenlerinden biri olarak tanımlıyor. Dünya genelinde her yıl 8 milyondan fazla kişi tütüne bağlı nedenlerle yaşamını yitirirken, bu ölümlerin yaklaşık 1,6 milyonu pasif içicilikten kaynaklanıyor.</p>

<p>Sigaranın kalp-damar hastalıkları, kanser ve kronik solunum yolu hastalıkları başta olmak üzere birçok sağlık sorunuyla doğrudan bağlantılı olduğu belirtilirken, tüm akciğer kanseri ölümlerinin yüzde 85'inden sigaranın sorumlu tutulduğu ifade ediliyor. Tütün ürünlerinin yalnızca insan sağlığını değil çevreyi de ciddi şekilde etkilediğine dikkat çekiliyor. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre sigara üretimi için her yıl yaklaşık 600 milyon ağaç kesiliyor. Çevreye bırakılan yaklaşık 4,5 trilyon sigara izmariti ise su kaynaklarını ve ekosistemleri tehdit ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/sigarayi-birakmak-isteyenlerin-sayisi-artti-75-bin-basvuru</guid>
      <pubDate>Sat, 30 May 2026 12:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/05/a-a-20260530-41531080-41531079-s-i-g-a-r-a-y-i-b-i-r-a-k-m-a-k-i-c-i-n-4-a-y-d-a-75-b-i-n-d-e-n-f-a-z-l-a-k-i-s-i-d-e-s-t-e-k-a-l-d-i.jpg" type="image/jpeg" length="40243"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Reha Muhtar’tan kötü haber: Hastaneye kaldırıldı! 'Dualarınızı esirgemeyin...']]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/reha-muhtartan-kotu-haber-hastaneye-kaldirildi-dualarinizi-esirgemeyin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/reha-muhtartan-kotu-haber-hastaneye-kaldirildi-dualarinizi-esirgemeyin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Televizyoncu Reha Muhtar, Bodrum’da dün akşam saatlerinde yaşadığı rahatsızlığın ardından hastaneye kaldırıldı. Sağlık durumu yakından takip edilen Reha Muhtar’la ilgili Deniz Uğur’dan açıklama geldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türk televizyonculuk tarihinin bir dönemine damgasını vuran Reha Muhtar, Bodrum'da dün akşam saatlerinde yaşadığı rahatsızlığın ardından hastaneye kaldırıldı. Ambulansla hastaneye kaldırılan Reha Muhtar’a, ilk kontrollerin ardından kalp yetmezliği teşhisi konuldu. Hastaneye yatırılan Reha Muhtar’ın tedavisinin sürdüğü ve doktorlar tarafından sağlık durumunun yakından takip ettiği belirtildi. Reha Muhtar’la ilgili Deniz Uğur'dan açıklama geldi:</p>

<p><img alt="Reha Muhtar Hastanelik Oldu 4 Qwgb" class="detail-photo img-fluid" height="675" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/05/reha-muhtar-hastanelik-oldu-4-qwgb.jpg" width="1200" /></p>

<p>“Çanakkale'deki yazlığımızdayken Reha Muhtar'ın Bodrum'da hastaneye kaldırıldığı haberini aldık” diyen Deniz Uğur, şu ifadeleri kullandı: “Çocuklarımız Mina ve Poyraz'ın babalarının sağlık durumunu takip etmeleri ve yanında olmaları amacıyla hastaneye doğru yolculuk halindeyiz. Hayırlı dualarınızı esirgememenizi diliyoruz.”</p>

<p><img alt="Reha Muhtar Hastanelik Oldu 7 Nsa6" class="detail-photo img-fluid" height="991" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/05/reha-muhtar-hastanelik-oldu-7-nsa6.jpg" width="639" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AJANSLAR</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL, SAĞLIK</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/reha-muhtartan-kotu-haber-hastaneye-kaldirildi-dualarinizi-esirgemeyin</guid>
      <pubDate>Fri, 29 May 2026 23:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/05/chatgpt-image-29-may-2026-23-56-40.png" type="image/jpeg" length="78955"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kurban Bayramı'nda "diyetim bozuldu" psikolojisine dikkat: Uzmanlardan kritik beslenme uyarıları]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/kurban-bayraminda-diyetim-bozuldu-psikolojisine-dikkat-uzmanlardan-kritik-beslenme-uyarilari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/kurban-bayraminda-diyetim-bozuldu-psikolojisine-dikkat-uzmanlardan-kritik-beslenme-uyarilari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaklaşan Kurban Bayramı öncesinde uzmanlar, uzun tatil dönemlerinde yapılan kontrolsüz beslenme hatalarına karşı önemli uyarılarda bulundu. Bayram sonrası tartıda görülen ani kilo artışlarının büyük bölümünün yağ değil ödem olduğunu belirten uzmanlar, bir öğün kaçtı diye tüm düzeni bırakmanın asıl tehlikeyi oluşturduğunu vurguluyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr">Milyonlarca insan Kurban Bayramı'nın getirdiği manevi coşku ve kurulan geniş aile sofraları için gün sayarken, beslenme alışkanlıklarında yapılacak ani değişiklikler sağlık sorunlarını da beraberinde getirebiliyor. Genellikle "Bayramda dilediğim gibi yerim, bayramdan sonra diyete başlarım" düşüncesinin toplumda hakim olduğunu belirten İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi Diyetisyeni Dilara Demirkan, asıl tehlikenin fazla yemekten ziyade kişilerin içine düştüğü suçluluk psikolojisi olduğunu ifade ediyor. Bir dilim baklava tüketmenin tek başına kilo aldırmayacağını, asıl kilo artışına kontrolün tamamen elden bırakılmasının yol açtığını söyleyen Demirkan, sindirim sistemini zorlayan geleneksel hatalardan vazgeçilmesi gerektiğinin altını çiziyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2 dir="ltr">​En büyük hata fazla yemek değil öğün atlamak</h2>

<p dir="ltr">​Bayram günlerinde sabah heyecanı ve ikramların yoğunluğu nedeniyle birçok vatandaşın beslenme saatleri altüst oluyor. Toplumda sıklıkla yapılan en büyük yanlışların başında, akşam saatlerinde tüketilecek ağır et yemeklerini düşünerek gün boyu aç kalmak geliyor. Bu durumun akşam saatlerinde tıkınırcasına beslenme modelini tetiklediğini belirten uzmanlar, Kurban Bayramı boyunca et tüketiminin akşam yerine daha çok öğle öğününe kaydırılmasını tavsiye ediyor. Akşam saatlerinde ise sindirimi rahatlatmak adına daha çok sebze ağırlıklı ve hafif menülerin tercih edilmesi, mideyi yormamak adına büyük önem taşıyor.</p>

<h2 dir="ltr">​Kurban eti kesilir kesilmez tüketilmemeli</h2>

<p dir="ltr">​Kurban ibadetinin ardından sofralara gelen taze etlerin pişirilme ve dinlendirilme süreçleri de sağlık açısından kritik bir eşik oluşturuyor. Yeni kesilen hayvanların etinde halk arasında "ölüm sertliği" olarak bilinen bir durumun meydana geldiğini hatırlatan uzmanlar, etin kesildiği gibi ocak ya da ızgaraya götürülmesinin hem çiğnemeyi zorlaştırdığını hem de sindirim sistemine aşırı yük bindirdiğini ifade ediyor. Bu olumsuzlukların önüne geçebilmek için etin en az 12 saat boyunca, çok sıcak olmayan serin bir ortamda dinlendirilmesi gerekiyor. Ayrıca, et henüz kendi iç sıcaklığını korurken ve sıcakken direkt buzdolabına kaldırılmasının da bakteriyel riskler açısından doğru bir yaklaşım olmadığı belirtiliyor.</p>

<h2 dir="ltr">​Bayram sonrası görülen iki üç kilo çoğu zaman yağ değil</h2>

<p dir="ltr">​Birçok kişinin bayram tatilinin ardından tartıya çıktığında büyük bir panik yaşadığı bilinmektedir. Kısa sürede görülen 2-3 kiloluk hızlı artışların aslında doğrudan bir <strong>yağ kazanımı</strong> olmadığını söyleyen Diyetisyen Dilara Demirkan, bu durumun temel sorumlusunun vücutta biriken ödem olduğunu belirtiyor. Bayram ziyaretlerinde ikram edilen pilav, baklava, börek gibi hamur işleriyle birlikte <strong>karbonhidrat tüketimi</strong> tavan yapıyor. Vücuttaki glikojen depoları dolduğunda ve buna artan tuz tüketimi de eklendiğinde vücudun hızla su tutmaya başladığını ifade eden Demirkan, tartıdaki ani değişimlerin paniğe yol açmaması gerektiğini vurguluyor.</p>

<h2 dir="ltr">​Sert detokslar yerine beslenmede denge kurulmalı</h2>

<p dir="ltr">​Tartıdaki artışı görür görmez kulaktan dolma bilgilerle yapılan ağır ve cezalandırıcı detoks programları, uzmanlar tarafından kesinlikle önerilmiyor. Yasaklar koyarak beslenmeyi kısıtlamak yerine sürdürülebilir bir modelin benimsenmesi gerektiği aktarılıyor. Protein, yağ ve karbonhidrat dengesi yeniden sağlandığında insan vücudunun kısa sürede kendi doğal formuna ve kilosuna kavuşacağı hatırlatılıyor. Önemli olanın bir günlük kaçamağın ardından tamamen pes etmek değil, ertesi gün normal ve dengeli beslenme rutinine kararlılıkla geri dönebilmek olduğu ifade ediliyor.</p>

<h2 dir="ltr">​Yemek sonrası çay ve kahve şişkinlik yapabiliyor</h2>

<p dir="ltr">​Türk kültürünün vazgeçilmez bir parçası olan yemek sonrası çay ve kahve ikramları, bayramda normalin çok üzerine çıkabiliyor. Toplumda bu içeceklerin hazmı kolaylaştırdığına dair yaygın bir inanış olsa da, fazla tüketilen çay ve kahvenin tam tersine mide yanması, reflü ve ciddi <strong>hazımsızlık sorunları</strong> yarattığı belirtiliyor. Ağır et yemeklerinin hemen ardından mideyi daha da yoracak bu kafeinli içecekler yerine; hazmı gerçekten destekleyecek sade soda, ayran veya direkt olarak temiz su gibi hafif alternatiflere yönelinmesi tavsiye ediliyor.</p>

<h2 dir="ltr">​Günlük su tüketiminde on iki bardağın altına düşmeyin</h2>

<p dir="ltr">​Sıvı alımı ile su tüketiminin birbirine karıştırılması bayramda yapılan bir diğer büyük hata olarak öne çıkıyor. Gün boyunca içilen çorba, çay, kahve veya kefir gibi sıvıların suyun yerini asla tutmayacağını belirten uzmanlar, özellikle içilen her bardak kafeinli içecek için vücuttan atılan suyu yerine koymak adına ekstra bir bardak daha su içilmesi gerektiğini söylüyor. Bayram süresince günlük <strong>su tüketimi</strong> seviyesinin en az 2 ila 2,5 litre arasında olması ve günde 10-12 bardak sınırının altına kesinlikle düşülmemesi gerektiği önemle hatırlatılıyor.</p>

<h2 dir="ltr">​Rafine şeker içermeyen sağlıklı alternatifler geliştirilebilir</h2>

<p dir="ltr">​Bayramın neşesi olan tatlı ritüelini tamamen ortadan kaldırmak yerine, mutfakta daha sağlıklı ve doğal içerikli alternatifler üretmek mümkün. Klasik şerbetli tatlıların yaratacağı ani kan şekeri dalgalanmalarından korunmak için <strong>rafine şekersiz tatlı</strong> tarifleri öneriliyor. Örneğin; sıcak suda yumuşatılıp çekirdekleri çıkarılan hurmaların içerisine yulaf kepeği, ceviz, badem veya fındık eklenerek, az miktarda tahin ya da fıstık ezmesiyle rondodan geçirilmesiyle harika atıştırmalıklar elde edilebiliyor. Hazırlanan bu besleyici karışım küçük toplar haline getirilip Hindistan cevizine bulanarak hem göze hem de damağa hitap eden sağlıklı ikramlara dönüştürülebiliyor.</p>

<h2 dir="ltr">​Bir tek öğünle hiçbir diyet tamamen bozulmaz</h2>

<p dir="ltr">​Beslenme danışmanlığında en sık karşılaşılan psikolojik bariyer, kişilerin tek bir hatalı öğünün ardından "her şey bitti" diyerek tüm sağlıklı beslenme çabasını çöpe atmasıdır. Oysa insan metabolizmasının mükemmel bir esnekliğe sahip olduğunu belirten diyetisyenler, sürdürülebilir bir yaşam için kusursuz beslenmenin değil, istikrarlı olmanın önemli olduğunu söylüyor. Bir öğünde ipin ucu kaçmış olsa bile, yapılması gereken tek şey bir sonraki öğünde protein ve sebze dengesini gözeterek normal düzene kaldığı yerden devam etmektir. Asıl sorunun kaçamak yapmak değil, o kaçamağın ardından sağlıklı alışkanlıklardan tamamen vazgeçmek olduğu gerçeği unutulmamalıdır.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>BÜLTEN</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK, İzmir</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/kurban-bayraminda-diyetim-bozuldu-psikolojisine-dikkat-uzmanlardan-kritik-beslenme-uyarilari</guid>
      <pubDate>Tue, 26 May 2026 09:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/05/dilara-demirkan.jpg" type="image/jpeg" length="65788"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[25 Mayıs eczaneler açık mı, kapalı mı olacak? 25 Mayıs Pazartesi günü eczane çalışıyor mu, yarım gün mü?]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/25-mayis-eczaneler-acik-mi-kapali-mi-olacak-25-mayis-pazartesi-gunu-eczane-calisiyor-mu-yarim-gun-mu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/25-mayis-eczaneler-acik-mi-kapali-mi-olacak-25-mayis-pazartesi-gunu-eczane-calisiyor-mu-yarim-gun-mu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kurban Bayramı yaklaşırken vatandaşların en çok araştırdığı başlıklardan biri eczanelerin çalışma düzeni oldu. 25 Mayıs Pazartesi günü eczanelerin açık olup olmayacağı merak edilirken, arife günü öncesindeki son tam mesai detayı netleşti]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kurban Bayramı’na kısa süre kala milyonlarca vatandaş sağlık ve ilaç işlemlerini tamamlamak için plan yapmaya başladı. Özellikle kronik hastalar, düzenli ilaç kullananlar ve reçete işlemlerini son güne bırakmak istemeyenler, “25 Mayıs’ta eczaneler açık mı?” sorusuna yanıt arıyor.</p>

<p>Bayram dönemlerinde kamu kurumları ve sağlık kuruluşlarının çalışma saatlerinde değişiklik yaşanması nedeniyle eczanelerin mesai düzeni her yıl olduğu gibi bu yıl da gündemin üst sıralarında yer aldı.</p>

<p>26 Mayıs Salı gününün Kurban Bayramı arifesi olması nedeniyle vatandaşların büyük bölümü alışverişlerini ve sağlık işlemlerini 25 Mayıs Pazartesi günü tamamlamayı planlıyor.</p>

<h2><strong>25 Mayıs Pazartesi günü eczaneler normal mesai yapacak</strong></h2>

<p>25 Mayıs 2026 Pazartesi günü resmi tatil kapsamında değerlendirilmiyor. Bu nedenle Türkiye genelindeki eczaneler, normal çalışma düzeni içerisinde hizmet vermeye devam edecek.</p>

<p>Sabah saatlerinden itibaren açık olacak eczanelerde reçete işlemleri, ilaç temini ve danışmanlık hizmetleri normal mesai saatleri boyunca sürdürülecek. Özellikle bayram öncesi yoğunluk nedeniyle birçok eczanede gün içerisinde hareketlilik yaşanması bekleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzmanlar, vatandaşların son gün yoğunluğundan etkilenmemek için ilaç ihtiyaçlarını mümkün olduğunca erken saatlerde karşılamasını öneriyor.</p>

<p><img alt="Bayramda Eczaneler Acik Mi Ramazan Bayrami Pazar Gunu Idrak Edilecek 1742891161712 1" class="detail-photo img-fluid" height="513" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2025/03/bayramda-eczaneler-acik-mi-ramazan-bayrami-pazar-gunu-idrak-edilecek-1742891161712-1.jpg" width="750" /></p>

<h2><strong>Arife günü yarım gün uygulaması başlayacak</strong></h2>

<p>Bayram öncesindeki en önemli değişiklik ise 26 Mayıs Salı günü uygulanacak. Kurban Bayramı arifesine denk gelen bu tarihte kamu kurumlarında olduğu gibi birçok sağlık kuruluşunda da yarım gün mesai sistemi uygulanacak.</p>

<p>Eczanelerin önemli bölümünün öğle saatlerine kadar hizmet vermesi, öğleden sonra ise yalnızca nöbetçi eczaneler üzerinden işlem yapılması bekleniyor. Bu nedenle vatandaşların reçete ve ilaç işlemlerini 25 Mayıs Pazartesi günü tamamlaması tavsiye ediliyor.</p>

<p>Özellikle sürekli ilaç kullanan hastaların, bayram süresince yaşanabilecek yoğunluğu göz önünde bulundurarak önceden hazırlık yapmasının önem taşıdığı belirtiliyor.</p>

<h2><strong>Bayram boyunca sadece nöbetçi eczaneler hizmet verecek</strong></h2>

<p>27 Mayıs Çarşamba günü başlayacak Kurban Bayramı boyunca standart eczaneler kapalı olacak. Bayram süresince hizmet yalnızca il ve ilçelerde belirlenen nöbetçi eczaneler aracılığıyla sürdürülecek.</p>

<p>Vatandaşlar bulundukları bölgedeki nöbetçi eczaneleri, il sağlık müdürlüklerinin internet siteleri, eczacı odalarının duyuruları ve mobil uygulamalar üzerinden öğrenebilecek.</p>

<p>Bayram dönemlerinde özellikle ağrı kesici, ateş düşürücü, tansiyon ve kronik hastalık ilaçlarına yönelik talebin arttığı belirtilirken, sağlık uzmanları ilaç stoklarının son güne bırakılmaması gerektiğini vurguluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/25-mayis-eczaneler-acik-mi-kapali-mi-olacak-25-mayis-pazartesi-gunu-eczane-calisiyor-mu-yarim-gun-mu</guid>
      <pubDate>Mon, 25 May 2026 12:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2025/06/bugun-eczaneler-acik-mi-kapali-mi-kurban-bayramini-4gunu-eczanelerin-hizmet-durumu-gundeme-geldi-17494636563061.jpg" type="image/jpeg" length="16580"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yeşilçam’ın usta oyuncusu Kadir İnanır entübe edildi]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/yesilcamin-usta-oyuncusu-kadir-inanir-entube-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/yesilcamin-usta-oyuncusu-kadir-inanir-entube-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Geçtiğimiz hafta rahatsızlanarak hastaneye kaldırılan ve zatürre teşhisiyle yoğun bakıma alınan Yeşilçam'ın usta sanatçısı Kadir İnanır entübe edildi. Hayat arkadaşı Jülide Kural, usta oyuncunun akciğerinde tümör tespit edildiğini açıklayarak durumun riskli olduğunu belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yeşilçam'ın unutulmaz isimlerinden, Türk sinemasının usta oyuncusu Kadir İnanır’ın sağlık durumuna ilişkin hayranlarını derinden üzen bir gelişme yaşandı. Geçtiğimiz hafta 14 Mayıs'ta aniden rahatsızlanarak hastaneye kaldırılan 77 yaşındaki sanatçıya, yapılan detaylı tetkiklerin ardından zatürre teşhisi konulmuştu. O günden bu yana tedavisi yoğun bakım ünitesinde devam eden Kadir İnanır'ın, bugün doktor kararıyla entübe edildiği öğrenildi.</p>

<p><img alt="Kadir Inanir Saglik Durumu 1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2024/07/kadir-inanir-saglik-durumu-1.webp" width="1280" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>JÜLİDE KURAL'DAN İLK AÇIKLAMA: "AKCİĞERİNDE TÜMÖR GÖRÜLDÜ"</strong><br />
Usta sanatçının sağlık durumuyla ilgili ilk acı açıklamayı, hayat arkadaşı Jülide Kural yaptı. Kural, sürecin ciddiyetini koruduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: "Maalesef Kadir biraz önce entübe edildi. Akciğerde zatürrenin altında bir tümör görüldü. Hekimlerimiz daha rahat müdahale etmek, acı çekmemesini sağlamak ve kontrollü bir tedavi süreci yürütmek için entübe edilmesine karar verdi. Elbette çok riskli bir durumla karşı karşıyayız. Söyleyeceklerim bu kadar. İnşallah güzel haberlerini alırız."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AJANSLAR</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>MAGAZİN, SAĞLIK</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/yesilcamin-usta-oyuncusu-kadir-inanir-entube-edildi</guid>
      <pubDate>Thu, 21 May 2026 23:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/05/chatgpt-image-21-may-2026-23-51-49.png" type="image/jpeg" length="41647"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cengiz Bozkurt korkuttu]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/cengiz-bozkurt-korkuttu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/cengiz-bozkurt-korkuttu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sanatçı Cengiz Bozkurt, Ankara turnesi sırasında sahnede aşil tendonunun koptuğunu duyurdu. İstanbul'da başarılı bir ameliyat geçiren sanatçı, sağlık durumunun iyi olduğunu belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sanatçı Cengiz Bozkurt, başrollerini Selçuk Yöntem ve Zuhal Olcay ile paylaştığı "Don Quixote" (Don Kişot) müzikalinde bir sakatlık yaşadı. Bozkurt, sosyal medyada yaptığı açıklamada, gösteri sırasında aşil tendonunun koptuğunu söyledi. İstanbul'a dönünce ameliyat olan sanatçı, sağlık durumuna dair konuştu.</p>

<p><img alt="Cengiz Bozkurt Sahnede Sakatlandi A 1Dte" class="detail-photo img-fluid" height="528" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/05/cengiz-bozkurt-sahnede-sakatlandi-a-1dte.webp" width="528" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>'AŞİL TENDONUM KOPTU'</strong><br />
Cengiz Bozkurt, paylaşımında şu ifadeleri kullandı: "Ankara turnemiz sırasında, sahnedeki birinci perdenin sonuna doğru aşil tendonum koptu. İstanbul'a döner dönmez ameliyat oldum, gayet iyiyim. Hem geçmiş olsun mesajlarına hem de bu durumu anlayışla karşılayan kıymetli Ankara seyircisine çok teşekkür ederim."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AJANSLAR</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>MAGAZİN, SAĞLIK</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/cengiz-bozkurt-korkuttu</guid>
      <pubDate>Wed, 20 May 2026 21:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/05/sahnede-sakatlik-yasayan-cengiz-bozkurt-ameliyat-oldu-o2qx.webp" type="image/jpeg" length="45398"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Haluk Levent yoğun bakıma alındı!]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/haluk-levent-yogun-bakima-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/haluk-levent-yogun-bakima-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>Ünlü şarkıcı Haluk Levent'ten gelen son haber sevenlerini üzdü. Levent, Eskişehir konseri sonrası AFAD ile toplantı için yola çıktı. Fenalaşan sanatçı, Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi'ne kaldırıldı. Hürriyet'ten İsmail Bayrak'ın haberine göre ilk müdahalenin ardından mide kanaması geçirdiği anlaşılan Haluk Levent yoğun bakıma alındı. 57 yaşındaki Haluk Levent'in hastanedeki tedavisi sürüyor. Sanatçının sevenleri, sağlık durumu hakkında hastaneden ve menajerinden gelecek iyi haberi bekliyor.</p>

<p><img alt="haluk levent" class="detail-photo img-fluid" height="555" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2023/03/haluk-levent.jpeg" width="990" /></p>

<p><strong>HALUK LEVENT KİMDİR?</strong></p>

<p>Sanatçı, 26 Kasım 1968 tarihinde Adana'nın Yüreğir ilçesindeki Yamaçlı mahallesinde dünyaya geldi. İlkokulu Sabancı İlköğretim Okulunda okudu. Adana Atatürk Lisesinden mezun oldu. Sonra sırasıyla Karadeniz Teknik Üniversitesi Orman Mühendisliği, Ankara Üniversitesi Kastamonu Meslek Yüksek Okulu Bilgisayar Programcılığı, Orta Doğu Teknik Üniversitesi Fizik Bölümü ve Ankara Üniversitesi Muhasebe bölümünde kısa zamanlar öğrencilik yaptı.</p>

<p><img alt="Haluk Levent Konser Sonrasi Hastaneye Kaldirildi" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2025/09/haluk-levent-konser-sonrasi-hastaneye-kaldirildi.jpg" width="1280" /><br />
1998 Eylül'ünde Yine Ayrılık albümünü çıkarttı ve askere gitti. Bütün Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da konserler verdi. 1999 depreminin ardından İzmit'te kurulan çadır kentlerde bizzat çalışıp çadırlar kurdu. Depremzedeler yararına konserler verdi. Askerdeyken izin günlerinin hepsini stüdyoda geçirdi. Ayrıca ikinci deneme kitabı olan Moritos'un Düşleri'ni yayımladı. Türkiye'de en çok konser veren sanatçıların başında gelen Haluk Levent, bu konserlerin çok önemli bir kısmından para almamış, konserin gelirini ihtiyacı olan hastalara vakfetmiştir. Yardımsever Rock’çı tanımının yakıştırılması bu sebeptendir. Haluk Levent, Ela adında bir kız çocuğuna sahiptir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AJANSLAR</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL, SAĞLIK</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/haluk-levent-yogun-bakima-alindi</guid>
      <pubDate>Wed, 20 May 2026 20:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/05/9-eylul-2026-05-20t204039143.png" type="image/jpeg" length="43721"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık raporlarında yeni dönem]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/saglik-raporlarinda-yeni-donem</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/saglik-raporlarinda-yeni-donem" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[‘Sağlık Raporları Yönetmeliği’ Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>‘Sağlık Raporları Yönetmeliği’ Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Düzenleme ile sağlık raporlarının düzenlenme süreçlerine ilişkin kurallar belirlenirken sahada uygulama birliği hayata geçirildi. Yönetmelik kapsamında tüm raporların başvuru sürecinde yazılı dilekçe ve benzer uygulamaların sona erdirildiği yönetmeliğe göre başvuru süreçleri bundan sonra e-Nabız üzerinden kişisel beyan formunun doldurulmasıyla başlatılacak. Ayrıca düzenleme ile; ‘tek hekim raporları’ öncesinde bir karar destek sistemi oluşturuldu. Tanı, ilaç ve malzeme kullanımı ile ilgili kişisel beyan sorularına verilen yanıtlara göre sistem bir değerlendirmede bulunacak. Bu kapsamda; Kişinin sağlık raporu başvurusunda engel bir tanı, ilaç kullanımı ya da sağlık sorunu beyanı yoksa E-Nabız üzerinden ‘Sağlık Durum Belgesi’ düzenlenebilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="0X0 Evlilik Icin Saglik Raporu Nasil Alinir Nikah Icin Saglik Raporu Nereden Alinir Kac Gunde Cikar Ve Gerekli Tes 1671535330528" class="detail-photo img-fluid" height="465" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2024/07/0x0-evlilik-icin-saglik-raporu-nasil-alinir-nikah-icin-saglik-raporu-nereden-alinir-kac-gunde-cikar-ve-gerekli-tes-1671535330528.webp" width="700" /></p>

<p><strong>Kişinin beyanıyla e-Nabız bilgilerinin eşleşmediği durumlarda sağlık raporu için hekime yönlendirme yapılacak.</strong><br />
Lisansa tabi olmayan sporlar ve sosyal aktiviteler için de rapor düzenlenmesine gerek kalmadan e-Nabız üzerinden ‘Sağlık Durum Belgesi’ alması mümkün olabilecek. Düzenlemede 2 temel sağlık kurulu tanımlandı Yönetmelikte ‘durum bildirir sağlık kurulu raporu’ süreçleri de yeniden tanımlandı; tam teşekküllü sağlık kurulu ve 3 hekimli sağlık kurulu olmak üzere 2 temel sağlık kurulu oluşturuldu. Bu kapsamda; vatandaşların sağlık kurulu raporu alma süreçleri kolaylaştırıldı; Bakanlık tarafından belirlenen istisnalar dışında raporların 3 hekim tarafından düzenlenebilmesine de imkan tanındı.</p>

<p><img alt="Yarin Eczaneler Saglik Ocaklari Ve Hastaneler Kapali Mi Acik Mi 31 Aralik Saglik Kuru 3273707" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2025/12/yarin-eczaneler-saglik-ocaklari-ve-hastaneler-kapali-mi-acik-mi-31-aralik-saglik-kuru-3273707.webp" width="1280" /></p>

<p><strong>Hastanelerde ‘rapor başvuru merkezi’ kurulacak</strong><br />
Ayrıca, 2’nci ve 3’üncü basamak sağlık hizmetlerinde sağlık raporu işlemlerinin tek bir noktadan başlatılması, takip edilmesi ve sonuçlandırılması sağlandı ve kişilerin hastanede devam eden rapor süreçlerine ilişkin bilgiye kolay erişimi mümkün hale getirildi. Bu amaçla; sağlık kurumlarında ‘Rapor Başvuru Merkezleri’ oluşturulacak ve süreç bu merkezler üzerinden takip edilebilecek.</p>

<p><img alt="Yapay Zeka Acil Servis Tanılarında Doktorları Geçti" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/05/yapay-zeka-acil-servis-tanilarinda-doktorlari-gecti.png" width="1280" /></p>

<p><strong>Sağlık kurulu rapor süreçleri kolaylaştırıldı</strong><br />
Bakanlık tarafından belirlenen sağlık raporu formatları dışında başka bir formatta rapor düzenlenmesinin de önüne geçildi. Raporların ilgili kişiler tarafından daha kolay değerlendirilmesi sağlanmış ve ülke standardı oluşturuldu. Raporlara İngilizce dil desteği eklenerek uluslararası kullanım imkanı da sağlandı. Düzenlemeyle ayrıca; 50’den az çalışanı bulunan ve az tehlikeli iş yerlerinde çalışacak olan kişilerin işe giriş raporlarının, Çalışan Sağlığı Merkezi (ÇAŞMER), aile hekimleri ve diğer kamu sağlık hizmeti sunucularında görevli tüm hekimler tarafından düzenlenebilmesinin de önü açıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AJANSLAR</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/saglik-raporlarinda-yeni-donem</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 18:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2025/03/doktor-5.webp" type="image/jpeg" length="84885"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
