<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Dokuz Eylül - Güncel İzmir Haberleri</title>
    <link>https://dokuzeylul.com</link>
    <description>izmir haberleri, İzmir son dakika haber, ekonomi, siyaset, magazin, bölgesel, spor, turizm, etkinlik, tarih, bilim, teknoloji ve güncel izmir haberler</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://dokuzeylul.com/rss/topragin-sesi" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>© 2026 - Yayınlanan haber ve fotoğrafların tüm hakları İGC - 9 Eylül Medya grubuna aittir.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 18 Aug 2026 00:45:16 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/rss/topragin-sesi"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Kurumsal Hayatı Bırakıp Urla’da Çiftlik Kurdular]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/kurumsal-hayati-birakip-urlada-ciftlik-kurdular</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/kurumsal-hayati-birakip-urlada-ciftlik-kurdular" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şehir hayatı ve kurumsal kariyerlerini geride bırakan Mustafa Mesut İlter ile Filiz İlter çifti, İzmir’in Urla ilçesinde sürdürülebilir ve topraksız tarım odaklı bir çiftlik kurdu. Kendi ürettikleri meyveleri doğayla uyumlu yöntemlerle yetiştiren çift, teknoloji ile geleneksel birikimi harmanlayarak bölgeye örnek oluyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uzun yıllar enerji ve finans gibi farklı kurumsal sektörlerde üst düzey yöneticilik yapan kimya mühendisi <strong>Mustafa Mesut İlter</strong> ve mali müşavir eşi <strong>Filiz İlter</strong>, şehir temposunu geride bırakarak 2022 yılında İzmir'in Urla ilçesinde tarımsal üretime yöneldi. Topraksız tarım teknolojilerini merkeze alarak çiftlik kuran çift; yaban mersini, frambuaz, böğürtlen ve çilek olmak üzere 4 farklı türde "berry" üretimi yapmaya başladı.</p>

<p>Çilekleri serada, diğer meyve türlerini ise açık alanda yetiştiren çift, üretim süreçlerinin tamamında sürdürülebilir ve doğa dostu yöntemler tercih ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Yağmur Suyu Toplama Ve Güneş Enerjisi İle Tam Otomasyon</h2>

<p>Mali müşavir Filiz İlter, uzun süredir kurdukları çiftlik hayalini modern teknolojilerle geride bırakarak hayata geçirdiklerini ifade etti. İlter, kurdukları sistem hakkında şu bilgileri verdi:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Sürdürülebilir Altyapı:</strong> Çiftliğe drenaj hatları kurularak yağmur suları depolanıyor. Atıklar toprağa gömülerek organik madde miktarı artırılıyor. Yakın zamanda depoların üzerine güneş enerjisi panellerinin kurulması hedefleniyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Tam Otomasyon Ve Ar-Ge:</strong> Üretim süreçlerinin tamamı otomasyonla kontrol edilirken, bünyelerindeki Ar-Ge serasında farklı bitki türlerinin yetiştirilme imkanları araştırılıyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Kendin Topla Deneyimi:</strong> Çiftlik aynı zamanda ziyaretçilere meyveleri dalından toplama imkanı sunarak üretimin değerini deneyimletmeyi amaçlıyor.</p>
 </li>
</ul>

<h2>"Kurumsal Birikimimizi Modern Tarıma Aktardık"</h2>

<p>46 yıllık aktif çalışma hayatının ardından emeklilik döneminde toprağa yöneldiğini belirten kimya mühendisi Mustafa Mesut İlter, beyaz yakalı hayatı bırakma kararlarının ardındaki felsefeyi anlattı.</p>

<p>Öğrenme sürecinin devam ettiğini vurgulayan İlter, <i>"Yavaşla, sakin ol, doğayla iç içe ol"</i> mottosuyla hareket ettiklerini ve çevreye örnek oluşturacak katma değerli bir üretim modeli kurmayı hedeflediklerini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>haber merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>İZMİR GÜNCEL, TOPRAĞIN SESİ, Urla</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/kurumsal-hayati-birakip-urlada-ciftlik-kurdular</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Jul 2026 11:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/07/9-eylul-2026-07-25t113827336.png" type="image/jpeg" length="57418"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ege’nin tescilli acısında büyük mesai]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/egenin-tescilli-acisinda-buyuk-mesai</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/egenin-tescilli-acisinda-buyuk-mesai" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir'in Torbalı ilçesinde kendine has aroması ve ağızda iz bırakan lezzetiyle tescillenen Arslanlar biberinde yıllık hasat maratonu başladı; nisan ayında toprakla buluşan ata tohumları, aralık ayı sonuna kadar 200 üreticinin geçim kaynağı olmayı sürdürecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ege Bölgesi'nin en verimli ovalarına ev sahipliği yapan İzmir'in Torbalı ilçesinde, kentin gurur kaynakları arasında yer alan <strong>Arslanlar biberi</strong> için beklenen toplama dönemi resmen başladı. Yaklaşık <strong>500 dönümlük alanda</strong> sürdürülen yetiştiricilik faaliyetleri, bölgedeki yüzlerce tarım işçisine ve yerel üreticiye önemli bir istihdam kapısı aralıyor. Nisan ayının ortasında titizlikle toprağa ekilen fideler, haziran ayı itibarıyla ilk ürünlerini vermeye başlarken, tarlalardaki bu yoğun çalışma temposunun hava şartlarına bağlı olarak aralık ayının son günlerine kadar aralıksız devam etmesi planlanıyor. Yaz sıcaklarının hissedildiği bölgede, sabahın ilk ışıklarıyla birlikte tarlalara giren tarım işçileri, günün en verimli saatlerinde topladıkları tonlarca ürünü kasalara yükleyerek Ege Bölgesi'nin dört bir yanındaki hallere ve pazarlara sevk edilmek üzere hazır hale getiriyor.</p>

<h2>Rumeli'den getirilen 130 yıllık ata tohumunun mirası</h2>

<p>Torbalı’nın ilk, İzmir genelinin ise 35’inci tescilli değeri olan bu özel türün tarihi geçmişi oldukça köklü bir hikayeye dayanıyor. Bölgedeki üretimin tarihsel gelişimine dikkat çeken <strong>Torbalı Ticaret Odası Başkanı Abdulvahap Olgun</strong>, Arslanlar Mahallesi'ne özgü bu ürünün toprakla buluşma serüveninin yaklaşık 130 yıl öncesine dayandığını vurguladı. Mübadele döneminde Rumeli’den göç eden köylülerin yanlarında getirdiği ve halk arasında <strong>Yörük biberi</strong> olarak bilinen tohumların zamanla köyün mikroklilmasına uyum sağladığını belirten Olgun, bu ürünün zaman içerisinde mahalleyle özdeşleşerek Arslanlar adını aldığını kaydetti. Ürünün resmi olarak <strong>coğrafi işaret</strong> tescili almasının ardından çiftçilerin dikim iştahının arttığını ifade eden Olgun, tescil sonrası üretim alanlarında gözle görülür bir genişleme yaşandığını dile getirdi. Biberin günümüzde sadece ev içi sofralık tüketimle sınırlı kalmadığını belirten yetkililer; Ege mutfağının vazgeçilmezi olan pide, lahmacun ve kebap restoranlarında da ana garnitür olarak yoğun talep gördüğünü aktardı.</p>

<h2>Mideyi yakmayan doğal acılık Urfa isotuna rakip oluyor</h2>

<p>Ürünün karakteristik özelliklerini değerlendiren Ticaret Odası Başkanı Abdulvahap Olgun, Arslanlar bölgesinin kendine has toprak yapısı ve nem oranının başka hiçbir ovada yakalanamadığını vurguladı. Torbalı sınırları içerisindeki Subaşı, Çaybaşı veya Pancar gibi farklı ovalarda aynı verim ve tadın elde edilemediğini hatırlatan Olgun, rakip acı biber türlerine de dostane bir göndermede bulundu. Türkiye'de acı denildiğinde akla ilk gelen <strong>Urfa isotu</strong> ile kendi ürünlerini kıyaslayan Olgun, Arslanlar biberinin acısının dudak ve ağız içinde hissedildiğini, mide kramplarına veya sindirim rahatsızlıklarına yol açmadığını ifade etti. Bu kendine özgü aromatik yapının Avrupa'daki gastronomi ve gıda sektörünün de dikkatini çektiğini belirten Olgun, İtalyan sanayicilerin bu biberi işleyerek özel soslara dönüştürmek amacıyla bölgeyle temas kurmak istediğini söyledi. Bu yılki <strong>rekolte</strong> beklentilerinin yağışların etkisiyle geçen seneye kıyasla çok daha verimli seyrettiği kaydedildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Üreticiler ürünün kalitesinden ve pazar fiyatlarından memnun</h2>

<p>Yıllardır kendi toprağında ata tohumlarıyla üretim yapan 68 yaşındaki üretici Fuat Aslanlar, babadan kalma yöntemlerle tohum alma geleneğini sürdürdüklerini dile getirdi. Tarlasında 6 dönümlük bir alanda ekim yaptığını belirten kıdemli üretici, ürünün tarla çıkış fiyatının kilogram başına <strong>50 lira</strong>, semt pazarlarındaki satış fiyatının ise <strong>80 lira</strong> bandında seyrettiğini ve bu rakamların üreticiyi tatmin ettiğini ifade etti. Bölgedeki bir diğer genç üretici olan 28 yaşındaki Oktay Sert ise yaklaşık <strong>25 dekara yakın</strong> alanda üretim gerçekleştirdiklerini söyledi. Hem acılık oranı hem de kurutulmaya elverişli yapısı nedeniyle tüccarın ve tüketicinin Arslanlar türünü öncelikli olarak tercih ettiğini vurgulayan Sert, bölgedeki yeraltı su kaynaklarının bu yıl dolup taşması sayesinde sezonda 3 ton civarında yüksek bir rekolte yakalamayı hedeflediklerini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>TOPRAĞIN SESİ, İzmir, Torbalı</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/egenin-tescilli-acisinda-buyuk-mesai</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 10:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/07/haber-foto11-2026-07-22t103404399.jpg" type="image/jpeg" length="36824"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ege'de ilk: Tropikal meyveler üretilecek]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/egede-ilk-tropikal-meyveler-uretilecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/egede-ilk-tropikal-meyveler-uretilecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aydın'ın Nazilli ilçesinde modern tarım teknolojileri ve telli terbiye sistemiyle kurulan 100 dönümlük serada tropikal meyve üretimi başladı. Ege Bölgesi'nde bir ilk olma özelliği taşıyan serada, özel tül ve LED ışıklandırma sistemleri sayesinde yıllık ortalama 60 ton ejder ve avokado hasat edilerek Avrupa'ya ihraç ediliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Geleneksel tarım ürünleriyle bilinen Aydın sarp dağların ve verimli ovaların ortasında, dünya gıda trendlerini değiştirecek devasa bir teknolojik yatırıma ev sahipliği yapıyor. Tarımsal inovasyonun kentsel ve bölgesel kalkınmadaki rolünü kanıtlayan bu hamle, incir ve zeytiniyle ünlü bölgeye yepyeni bir ticari kimlik kazandırıyor. Nazilli ilçesinde faaliyete geçen modern tesis, siber altyapısı ve iklimlendirme tüzükleriyle Türkiye'nin dış ticaret hacmine doğrudan katkı sunmaya başladı. Yatırımcıların ve ziraat otoritelerinin yakından takip ettiği proje, Ege Bölgesi'nin mikroklima alanlarının doğru kullanıldığında nasıl birer üretim üssüne dönüşebileceğini gösteriyor.</p>

<p>Bölgedeki ürün çeşitliliğini artırmak ve katma değeri yüksek gıda ihracatını desteklemek amacıyla kurulan <strong>100 dönümlük</strong> dev tesiste, toprak yapısından sulama otomasyonuna kadar her detay siber sistemlerle kontrol ediliyor. Akdeniz kıyı şeridindeki yoğun nemli seraların aksine, Aydın'ın iç kesimlerindeki kuru ve sert hava dalgalarını absorbe edecek mühendislik çözümleriyle donatılan bu alanda, geleceğin tarım tüzüğü yazılıyor. Yerli mühendislerin koordineli çalışmasıyla hayata geçirilen tesis, bölge çiftçisine de geleneksel tarımın dışına çıkarak küresel pazarlara açılma konusunda ilham veriyor.</p>

<h2>Aşırı sıcaklara karşı özel geliştirilen koruma kalkanı</h2>

<p>Aydın şeridinde yaz aylarında tescil edilen ekstrem hava sıcaklıkları ve yoğun güneş ışınları, hassas fidanların hücresel yapısına zarar vererek üretim verimliliğini düşüren en büyük engellerin başında geliyor. Bu lojistik ve doğal bariyeri aşmak adına serada, Türkiye'de sadece birkaç büyük tesiste uygulanan çok özel bir mimari tasarım tercih edildi. <strong>Telli terbiye sistemi</strong> adı verilen bu yerleşim tüzüğü, bitkilerin gövde anatomisini destekleyerek dalların dağınık büyümesini engelliyor ve homojen bir güneş dağılımı sağlıyor.</p>

<p>Üretim sahasındaki teknik detayları aktaran Ziraat Mühendisi Muhammed Kömür, bölgenin agro-ekonomik haritasını değiştiren bu sistemin avantajlarını anlattı. Ağaçlarda güneş yanıklığı oluşmasını engellemek adına geliştirdikleri koruma kalkanına dikkat çeken Kömür, "Burada 25 bin metrekarelik alanda ejder meyvesi, 68 bin metrekarelik alanda ise avokado yetiştiriyoruz. Anavatanı Orta ve Güney Amerika olan <strong>ejder meyvesi</strong> varyasyonlarını sera koşullarında Ege iklim kuşağuna adapte ettik. Seramızda kırmızı, pembe, mor ve beyaz olmak üzere dört çeşit ejder meyvesi var. C vitamini, lif ve antioksidan değeri oldukça yüksek olan bu meyveler, özellikle sindirim sistemi sorunu yaşayanlar için çok faydalı. Aydın Nazilli bölgesinde fidan yetiştirirken ağaçlar aşırı sıcaklığa maruz kalıyor. Bu yüzden doğru budama yönlendirmesi yapmak adına bu tüzüğü seçtik. Üzerindeki <strong>özel tül</strong> yapısı da bitkileri güneşe karşı koruyarak meyve yanıklığını engelliyor. Kışın kırağıya karşı koruma sağlarken, içeride tropikal bir nem ortamı oluşturuyor. Biz burada güneş şiddeti fazla, nem düşük olduğu için bu sistemi kurduk ve bölgede bu yöntemi uygulayan ilk üreticiyiz" dedi. Tomurcuktan meyveye dönüşümün 45-50 gün sürdüğünü belirten Kömür, ağustos ayının ilk haftasında başlayacak hasat için hazırlıkların sürdüğünü söyledi.</p>

<h2>Uluslararası sertifikalı ürünler Avrupa marketlerine gidiyor</h2>

<p>Serada üretilen egzotik meyvelerin kalitesi, küresel gıda tüzüklerine ve sağlık standartlarına tam uyum sağladığını gösteren uluslararası belgelerle mühürlenmiş durumda. Tüketici sağlığını koruyan ve sürdürülebilir tarımı garanti altına alan <strong>Global Gap sertifikası</strong> sayesinde, Nazilli tarlalarından toplanan ürünler hiçbir gümrük engeline takılmadan dünya metropollerindeki raflarda yerini alıyor.</p>

<p>Hedeflenen ciro ve lojistik sevkiyat ağlarına dair güncel verileri paylaşan mühendislik kadrosu, bu yıl seradan rekor bir rekolte beklediklerini açıkladı. Ejder meyvesinde bu seneki hasat hedeflerinin 25 bin metrekarelik parselde <strong>60 ton</strong> civarında olduğunu bildiren yetkililer, henüz 3-4 yaşlarında olan avokado ağaçlarından da yaklaşık 100 bin adet ürün almayı planlıyor. Hasat edilen üst segment meyvelerin büyük bir kısmının profesyonel aracı lojistik firmaları vasıtasıyla Almanya ve İspanya gibi Avrupa'nın lider pazarlarına sevk edildiği, tam kapasiteye henüz ulaşmayan avokado grubunun ise iç pazardaki gurme mağazalarda tescilli marka adı altında tüketicilere sunulduğu aktarıldı.</p>

<h2>Özel tasarlanan ışık dalgalarıyla hasat takvimi esnetiliyor</h2>

<p>Tarım 4.0 felsefesinin en somut örneklerinden biri olan ve bitki fizyolojisini siber yöntemlerle manipüle eden teknolojiler de seranın verimlilik katsayısını yukarı çekiyor. Doğal güneş ışığının yetersiz kaldığı veya bitkinin gelişim evrelerine göre ihtiyaç duyduğu spektrumların yapay olarak simüle edildiği tesiste, elektrik-elektronik mühendisliği ile tarım bilimi ortak bir potada eriyor.</p>

<p>Seranın teknolojik altyapısını yöneten Elektrik Elektronik Mühendisi İlay Ülker, üretimde kullandıkları <strong>LED ışıklandırma</strong> teknolojisinin tarımsal çıktılar üzerindeki mucizevi etkilerini bilimsel dökümlerle açıkladı. Farklı ışık dalga boylarının bitkisel hormonlar üzerindeki etkisini tescil ettiklerini belirten Ülker, "LED sistemi sıfırdan bir çiçeklenme sağlamaz ancak mevcut meyve veren seralarda hasat süresini uzatır; meyvenin gelişimini, lezzetini, iriliğini ve şeker oranını doğrudan etkiler. Serada mavi, kırmızı ve gün ışığı LED'lerini karışık olarak veriyoruz. Mavi LED'ler gövde büyümesini desteklerken, kırmızı LED'ler çiçeklenmeyi sağlıyor. Işıklar 24 saat boyunca açık kalmıyor. Gece saat 22.00 ile 02.00 arasında, yani günde yaklaşık 4-4,5 saat çalışması verimlilik için yeterli oluyor. Normalde temmuz ortasında başlayacak hasat süresini bu yöntemle 15-20 gün erkene çekebildiğiniz gibi, sezon sonunda da 15-20 gün kadar uzatabiliyorsunuz. Bu da bilimsel verilere göre <strong>verimi yüzde 20</strong> oranında artıran bir sistem" şeklinde konuştu.</p>

<h2>Yapay zeka destekli tam otomasyonlu tarım hedefleniyor</h2>

<p>Türkiye'de tropikal meyve yetiştiriciliği tüzüğünün henüz yeni yerleşmeye başladığını ancak yakalanan ivmenin umut verici olduğunu dile getiren teknik ekip, geleceğe yönelik makro hedeflerini de paylaştı. Bu yıl seranın belirli bir bölümünde gerçekleştirilen demo çalışmalarından tescilli olarak maksimum başarı elde edilmesi, yatırımcı grubun kentsel otomasyon bütçesini büyütmesini sağladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Önümüzdeki üretim dönemlerinde, seradaki tüm sulama, gübreleme, tül açma ve LED aktivasyon süreçlerinin siber algoritmalar ve <strong>dijital otomasyon</strong> sistemleriyle entegre edilmesi planlanıyor. İlerleyen yıllarda bu sistemi daha profesyonel, daha büyük alanlarda uygulayacaklarını ifade eden uzmanlar, yapay zekanın tarımsal lojistikteki gücünü arkalarına alarak Ege'yi tropikal meyve ihracatında lider konuma getirmeyi amaçlıyor. Telli terbiye sisteminin sağladığı homojen büyüme avantajı ve teknolojik altyapının gücüyle, Nazilli'deki bu tesis Türkiye'nin tarımsal dış ticaret geleceğine yön vermeye devam edecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>TOPRAĞIN SESİ, Aydın</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/egede-ilk-tropikal-meyveler-uretilecek</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 10:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/07/haber-foto11-2026-07-12t105721519.jpg" type="image/jpeg" length="84332"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
