<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Dokuz Eylül - Güncel İzmir Haberleri</title>
    <link>https://dokuzeylul.com</link>
    <description>izmir haberleri, İzmir son dakika haber, ekonomi, siyaset, magazin, bölgesel, spor, turizm, etkinlik, tarih, bilim, teknoloji ve güncel izmir haberler</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://dokuzeylul.com/rss/yerel" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>© 2026 - Yayınlanan haber ve fotoğrafların tüm hakları İGC - 9 Eylül Medya grubuna aittir.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 13 May 2026 16:54:50 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/rss/yerel"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[İzmir iş dünyasında acı kayıp: Vedat Özyavru yaşamını yitirdi]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/izmir-is-dunyasinda-aci-kayip-vedat-ozyavru-yasamini-yitirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/izmir-is-dunyasinda-aci-kayip-vedat-ozyavru-yasamini-yitirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir sanayisinin ve enerji sektörünün saygın isimlerinden Vedat Özyavru, bir süredir mücadele ettiği amansız hastalığa yenik düşerek hayatını kaybetti. EBSO ve EGİAD gibi köklü kurumlarda önemli görevler üstlenen, Çakmaktepe Enerji’nin kurucu ortaklarından olan Özyavru, Alsancak Hocazade Camii’nde düzenlenecek törenle son yolculuğuna uğurlanacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir ve Ege sanayisinin köklü temsilcilerinden biri olan Vedat Özyavru’nun vefat haberi, iş dünyasına derin bir hüzün bıraktı. <strong>Ege Bölgesi Sanayi Odası</strong> (EBSO) bünyesinde 2005 ile 2013 yılları arasında <strong>Meclis Üyeliği</strong> görevini yürüten Özyavru, sektördeki tecrübesi  ile tanınıyordu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>İş dünyasından taziye mesajları yağdı</h2>

<p>Özyavru’nun vefatının ardından EBSO tarafından yayımlanan taziye mesajında, merhumun odaya ve sanayi camiasına sunduğu katkılar vurgulandı. EBSO Meclis Başkanı H. İbrahim Gökçüoğlu ve Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar imzasıyla paylaşılan ilanda, "<strong>Vedat Özyavru’nun</strong> vefatını üzüntüyle öğrenmiş bulunuyoruz. Merhuma Allah’tan rahmet, kederli ailesine ve EBSO camiasına sabır ve başsağlığı dileriz" ifadelerine yer verildi. </p>

<h2>Hocazade Camii’nden son yolculuğuna uğurlanacak</h2>

<p>Merhum Vedat Özyavru’nun cenaze programı da netleşti. Sevilen sanayicinin naaşı, <strong>yarın (Perşembe)</strong> Alsancak Hocazade Camii’nde öğle namazına müteakip kılınacak cenaze namazının ardından toprağa verilecek. Ailesi, dostları ve İzmir iş dünyasının temsilcilerinin katılacağı törenle son yolculuğuna uğurlanacak olan Özyavru’nun taziyeleri, cami avlusunda ve aile evinde kabul edilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, İzmir</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/izmir-is-dunyasinda-aci-kayip-vedat-ozyavru-yasamini-yitirdi</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 16:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/05/chatgpt-image-13-may-2026-16-36-23.png" type="image/jpeg" length="31650"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İzmir Büyükşehir’e 38 milyon avroluk kredi için komisyon onayı]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/izmir-buyuksehire-38-milyon-avroluk-kredi-icin-komisyon-onayi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/izmir-buyuksehire-38-milyon-avroluk-kredi-icin-komisyon-onayi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya Bankası finansmanlı “İklim ve Afete Dayanıklı Şehirler Projesi” kapsamında İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin İller Bankası’ndan 38 milyon avro kredi kullanmasına ilişkin Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu oybirliğiyle uygun bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünya Bankası finansmanıyla yürütülen “İklim ve Afete Dayanıklı Şehirler Projesi” kapsamında, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin İller Bankası A.Ş.’den 38 milyon avro kredi kullanmasına ilişkin Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu oybirliğiyle uygun bulundu.</p>

<h2>Başkanlık makamına yetki verilecek</h2>

<p>Komisyon raporuna göre, söz konusu krediyle ilgili Alt Kredi Anlaşması ve ekleri ile gerekli diğer belgelerin imzalanması için İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı’na yetki verilmesi benimsendi. Yetki kapsamında, kredinin teminatı olarak kabul edilen proje gelirleri ve diğer gelirlerin teminat gösterilmesine ilişkin işlemler de yer aldı.</p>

<h2>Teminat hesabı da kapsamda</h2>

<p>Raporda ayrıca, gösterilen teminatların yetersiz kalması halinde diğer borçlandırıcı işlemlerin yapılması, Teminat Hesabı oluşturulması, kredinin kullanılması ve krediye dair her türlü iş ve işlemin yürütülmesi konusunda da belediye başkanının yetkili kılınmasının uygun bulunduğu belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Amaç kenti daha dirençli hale getirmek</h2>

<p>Böylece İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin, iklim değişikliği ve afet risklerine karşı kentin dayanıklılığını artırmayı hedefleyen proje kapsamında dış finansman kullanımına yönelik önemli bir idari adımı daha tamamlanmış oldu.</p>

<p><strong>İlgili önerge ise şöyle,</strong></p>

<blockquote>
<p>Finansmanı Dünya Bankası tarafından karşılanan ve İller Bankası A.Ş. tarafından yürütülen “İklim ve Afete Dayanıklı Şehirler Projesi” kapsamında, önergede belirtilen tespit ve kabul edilen esas ve şartlara göre Belediyemizce İller Bankası’ndan 38.000.000 Avro tutarında kredi alınmasıyla ilgili Alt Kredi Anlaşması ve ekleri ile diğer gerekli belgeleri imzalamaya, kredinin teminatı olarak gösterilmesi kabul edilmiş olan proje gelirlerinin ve diğer gelirlerin teminat olarak gösterilmesine ilişkin iş ve işlemleri gerçekleştirmeye, gösterilen teminatların yetersiz kalması halinde diğer borçlandırıcı işlemleri yapmaya ve Teminat Hesabı oluşturulması, kredinin kullanılması ve kredi için her türlü iş ve işlemleri yapmaya İzmir Büyükşehir Belediye Başkanının yetkili kılınması hususlarının oybirliği ile uygun bulunduğuna ilişkin Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu.<br />
(Dış İlişkiler Dai. Bşk. E. 2956823)</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>SEMİ TEKTAŞ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>İZMİR GÜNCEL, İzmir</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/izmir-buyuksehire-38-milyon-avroluk-kredi-icin-komisyon-onayi</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 15:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/05/9-eylul-56-5.png" type="image/jpeg" length="16821"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Buca Belediyesi’nde memur emekçilerinin isyanı]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/buca-belediyesinde-memur-emekcilerinin-isyani</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/buca-belediyesinde-memur-emekcilerinin-isyani" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Buca Belediyesi’nde memur emekçileri, 7 aydır ödenmeyen sosyal denge tazminatları ve toplu sözleşmede yapılan tek taraflı düşüş nedeniyle ayağa kalktı. Tüm Yerel-Sen İzmir 2 No’lu Şube Başkanı Bekar, yaşananların yalnızca ücret sorunu değil, sendikal haklara ve örgütlü mücadeleye dönük açık bir müdahale olduğunu söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>SEMİ TEKTAŞ/</strong> Buca Belediyesi’nde memur emekçilerinin aylardır süren hak kaybı tepkileri büyüyor. Verilen ödeme planına rağmen sosyal denge tazminatlarının 7 aydır yatırılmadığını belirten sendika temsilcileri, idarenin kendi imzasını taşıyan taahhütlere dahi uymadığını vurguladı. Emekçilerin anayasal haklarını kullanarak sesini yükseltmesinin ardından bu kez de toplu iş sözleşmesinde tek taraflı düşüşe gidildiğini ifade eden Tüm Yerel-Sen İzmir 2 No’lu Şube Başkanı Murat Bekar, Buca’da yaşananların yalnızca belediye çalışanlarının değil, tüm emekçilerin ortak sorunu olduğunu söyledi.</p>

<h2>"Alın teri yok sayıldı"</h2>

<p>Buca Belediyesi’nde çalışan memur emekçileri, uzun süredir biriken hak kayıpları nedeniyle tepkili. Sendikanın açıklamasına göre, daha önce duyurulan ödeme planına rağmen sosyal denge tazminatları 7 aydır ödenmedi. Bu durumun, emekçilerin ekonomik olarak daha da sıkışmasına yol açtığını belirten sendika, belediye yönetiminin verdiği sözü tutmadığını ve çalışanların emeğinin görmezden gelindiğini savundu.</p>

<p>Açıklamada, yaşanan tablonun artık katlanılamaz bir noktaya geldiği vurgulanırken, emekçilerin yalnızca maaşlarını değil, toplu sözleşmeyle güvence altına alınmış haklarını da kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya bırakıldığı ifade edildi.</p>

<h2>"Hak arayana sözleşme darbesi"</h2>

<p>Sendika yönetimi, memur emekçilerinin anayasal ve demokratik haklarını kullanarak meşru biçimde seslerini yükselttiğini, buna karşın idarenin talepleri dinlemek yerine farklı bir yola başvurduğunu belirtti. Açıklamaya göre, belediye yönetimi, imza altına alınmış toplu iş sözleşmesinde tek taraflı ve keyfi biçimde düşüşe gitti.</p>

<p>Bu adımın yalnızca hukuki değil, aynı zamanda siyasal bir tercih olduğuna dikkat çeken sendika, kazanılmış hakların masa başında budanamayacağını vurguladı. Emekçilerin yıllar süren mücadeleyle elde ettiği hakların, idarenin tek taraflı kararıyla ortadan kaldırılamayacağı ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>“Sorumlu emekçiler değil”</h2>

<p>Tüm Yerel-Sen İzmir 2 No’lu Şube Başkanı Murat Bekar, süreçte yaşanan mağduriyetin sorumlusunun emekçiler olmadığını söyledi. Bekar, asıl sorumluluğun verdiği sözleri yerine getirmeyen ve kendi imzasını taşıyan sözleşmeye dahi sadık kalmayan yönetim anlayışında olduğunu dile getirdi.</p>

<p>Sendika cephesi, Buca’da yaşananların yalnızca yerel ölçekte bir çalışma yaşamı sorunu olarak görülemeyeceğini de vurguladı. Açıklamada, bunun emeğe, sendikal haklara ve örgütlü mücadeleye dönük açık bir müdahale olduğu belirtildi.</p>

<h2>"Mücadele sürecek"</h2>

<p>Buca Belediyesi emekçileri, yaşanan hak kayıpları karşısında geri adım atmayacaklarını ilan etti. Sendika, mağduriyet giderilene, sosyal denge tazminatları ödenene ve kazanılmış haklar eksiksiz biçimde teslim edilene kadar mücadelenin süreceğini duyurdu.</p>

<p>Birlik ve dayanışma vurgusunun öne çıktığı açıklamada, örgütlü mücadelenin büyüyerek devam edeceği ifade edildi. Buca’daki memur emekçileri, belediye yönetimini hukuksuz uygulamalardan vazgeçmeye ve çalışanların taleplerine kulak vermeye çağırdı.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>SEMİ TEKTAŞ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>EMEĞİN SESİ, İzmir, Buca</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/buca-belediyesinde-memur-emekcilerinin-isyani</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 13:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/05/9-eylul-2026-05-13t134501511.png" type="image/jpeg" length="68500"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aşırı tuz sadece tansiyonu değil doğrudan hücreleri vuruyor]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/asiri-tuz-sadece-tansiyonu-degil-dogrudan-hucreleri-vuruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/asiri-tuz-sadece-tansiyonu-degil-dogrudan-hucreleri-vuruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden Nefroloji Uzmanı Dr. Orçun Ural, tuz tüketimine dair ezber bozan bir uyarıda bulundu. Tuzun sadece yüksek tansiyon hastaları için risk taşımadığını belirten Dr. Ural, sodyumun böbrek hücrelerine doğrudan saldırarak kronik hastalıkların temelini attığını vurguladı: "Böbrekleriniz size küsmeden tuza veda edin."]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünya Tuza Dikkat Haftası kapsamında önemli açıklamalarda bulunan Nefroloji Uzmanı <strong>Doktor Orçun Ural</strong>, yemeğin tadına bakmadan tuzluğa uzanmanın ardındaki bilimsel gerçeğe ışık tuttu. Bu alışkanlığın basit bir damak tadı tercihi olmadığını ifade eden Dr. Ural, tuz tüketiminin beyinde dopamin salınımını tetikleyerek bir "ödül mekanizması" yarattığını belirtti. Özellikle stresli anlarda vücudun geçici bir rahatlama hissi için tuzlu gıdalara yöneldiğini vurgulayan Dr. Ural, "Vücudumuzun günlük sodyum ihtiyacı aslında 1 gramın altındadır. Bunun üzerindeki her miktar, damak tadımızın bize oynadığı bir oyundur" dedi.</p>

<h2>Böbrek filtrelerinde geri dönüşü olmayan sertleşme riski</h2>

<p>Vücudun doğal arıtma tesisi olan böbreklerin, kandaki aşırı tuzu dengelemek için yoğun bir mesai harcadığına dikkat çekildi. Bu süreçte yaşanan <strong>Glomerüler hiperfiltrasyon</strong>, böbreğin temel işlevsel birimleri olan nefronları aşırı yorarak zamanla sertleşmelerine yol açıyor. Dr. Orçun Ural, böbrek hastalıklarının en tehlikeli yanının "sessiz ilerlemesi" olduğunu hatırlatarak, "Sağlıklı hissetmeniz, hasar oluşmadığı anlamına gelmez. Belirtiler ortaya çıktığında genellikle iş işten geçmiş oluyor" uyarısında bulundu.</p>

<h2>Tansiyonunuz normal olsa bile risk altındasınız</h2>

<p>Toplumdaki en büyük yanılgılardan biri, tuzun sadece tansiyon hastalarına zarar verdiği düşüncesidir. Ancak tıbbi veriler, kan basıncı normal olan bireylerde bile <strong>aşırı tuz</strong> tüketiminin böbrek dokusuna doğrudan zarar verdiğini kanıtlıyor. Damar sağlığından bağımsız olarak hücre seviyesinde tahribat yaratan sodyum, kronik böbrek yetmezliği gibi geri dönüşü olmayan süreçleri tetikleyebiliyor. Dr. Ural, bu noktada vatandaşları "Tansiyonum düşük, tuz yiyebilirim" rahatlığından kaçınmaya çağırıyor.</p>

<h2>Market raflarındaki gizli sodyum tehlikesi</h2>

<p>Tuzla mücadelenin sadece sofradaki tuzluğu kaldırmakla bitmediğini belirten uzmanlar, asıl savaşın market raflarında verilmesi gerektiğini vurguluyor. Ekmekten "sağlıklı" olduğu iddia edilen paketli atıştırmalıklara kadar pek çok üründe <strong>gizli sodyum</strong> bulunduğunu ifade eden Dr. Ural, bilinçli tüketiciliğin önemine değindi. Çözümün basit ama disiplin gerektirdiğini söyleyen Ural, etiket okuma alışkanlığının kazanılmasının böbrek sağlığı için hayati bir koruma kalkanı olduğunu belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Damak tadını eğitmek için 21 gün kuralı</h2>

<p>Böbrekleri korumak ve geleceği "salamura" etmemek için damak tadının yeniden eğitilmesi mümkün. Dr. Orçun Ural, tat reseptörlerinin yenilenmesi için 21 günlük bir sürenin yeterli olduğunu ifade etti. Bu süreçte tuzun kademeli olarak azaltılıp yerine taze baharatlar, limon ve doğal aromaların eklenmesi öneriliyor. 3 haftanın sonunda yiyeceklerin gerçek tadının alınmaya başlanacağını belirten Dr. Ural, "Bugün o tabağa eklemediğiniz bir tutam tuz, yarın sizi diyaliz makinelerinden uzak tutan sağlıklı bir ömür olarak geri dönecek" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kazim Bozkurt</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK, İzmir</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/asiri-tuz-sadece-tansiyonu-degil-dogrudan-hucreleri-vuruyor</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 13:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/05/u-z-m-a-n-i-n-d-a-n-u-y-a-r-i-b-o-b-r-e-k-l-e-r-i-n-i-z-s-i-z-e-k-u-s-1308359-388951.jpg" type="image/jpeg" length="92978"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Karşıyaka’dan Mesut Sancak’a teşekkür ziyareti]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/karsiyakadan-mesut-sancaka-tesekkur-ziyareti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/karsiyakadan-mesut-sancaka-tesekkur-ziyareti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Karşıyaka, Basketbol Süper Ligi’nde ligde kalınan kritik süreçte takıma önemli destek veren Mesut Sancak’a teşekkür ziyaretinde bulundu. Yeşil-kırmızılı camiada, bu buluşma hem zorlu sezonun ardından verilen desteğin karşılığı hem de yeni sezon öncesi umutları artıran bir gelişme olarak yorumlandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Basketbol Süper Ligi’nde sezonun en kritik virajlarından birini son anda dönen Karşıyaka, ligde kalma sürecinde takıma maddi ve manevi katkı sağlayan Folkart Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Sancak’ı ziyaret etti. Bursaspor karşısında alınan kritik galibiyetle ligde tutunmayı başaran yeşil-kırmızılı ekipte, bu ziyaret camiada dikkat çeken bir buluşma oldu.</p>

<p>Kulübe ligin son haftalarında maaş ödemeleri ve primler için toplam 18 milyon TL destek veren Sancak’ın, ligde kalma başarısının ardından takıma 200 bin dolar prim sağladığı belirtildi. Bu katkının, sezonun en sıkıntılı döneminde takımın ayakta kalmasında önemli rol oynadığı değerlendirildi.</p>

<h2>Zor günlerin ardından gelen vefa</h2>

<p>Karşıyaka Başkanı Aygün Cicibaş, Başantrenör Ahmet Kandemir, takım kaptanı Mert Celep, eski başkan İlker Ergüllü ve eski yöneticilerden Bülent Kural, Mesut Sancak’a teşekkür ziyareti gerçekleştirdi. Ziyaret, kulübün yalnızca saha içinde değil, saha dışında da dayanışmayla ayakta kaldığını gösteren bir adım olarak öne çıktı.</p>

<p>Özellikle ekonomik açıdan zor bir dönemden geçen Karşıyaka’da, son haftalarda gelen bu destek hem oyuncuların moralini yükseltti hem de takımın kritik maçlara daha sağlam hazırlanmasına katkı sundu. Bu nedenle camiada, verilen desteğin sadece maddi değil, psikolojik açıdan da önemli olduğu görüşü öne çıktı.</p>

<h2>Sponsorluk beklentisi yeniden gündemde</h2>

<p>Ziyaretin ardından Karşıyaka çevresinde en çok konuşulan başlıklardan biri de yeni sezon için sponsorluk ihtimali oldu. Son iki yıldır ana sponsor desteği bulmakta zorlanan kulüpte, Mesut Sancak’ın yeni dönemde daha kalıcı bir rol üstlenebileceği yönündeki beklentiler arttı. Henüz resmi bir gelişme olmasa da, bu temas camiada yeni sezon adına olumlu bir işaret olarak değerlendirildi. Karşıyaka’nın daha güçlü bir yapılanmayla yola devam edebilmesi için kalıcı destek arayışı büyük önem taşıyor.</p>

<h2>Sancak’tan dikkat çeken mesaj</h2>

<p>Ziyaretin ardından bir paylaşım yapan Mesut Sancak, takımın gösterdiği mücadeleye vurgu yaptı. Sancak, Karşıyaka ekibinin inançlı duruşuna ve elde edilen başarıya dikkat çekerken, kulübe başarı dileğinde bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu mesaj, yeşil-kırmızılı camiada olumlu karşılandı. Ligde kalma sevincinin ardından gelen teşekkür ziyareti ve yapılan açıklamalar, Karşıyaka’da yeni sezon öncesi moral yükselten gelişmeler arasında yer aldı</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>İZMİR GÜNCEL, Karşıyaka</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/karsiyakadan-mesut-sancaka-tesekkur-ziyareti</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 12:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/05/1308092.jpg" type="image/jpeg" length="85346"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Efes’in kalbinde zamana cerrahi müdahale: İki bin yıllık sütunlar taş hastanesinde diriliyor]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/efesin-kalbinde-zamana-cerrahi-mudahale-iki-bin-yillik-sutunlar-tas-hastanesinde-diriliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/efesin-kalbinde-zamana-cerrahi-mudahale-iki-bin-yillik-sutunlar-tas-hastanesinde-diriliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[UNESCO Dünya Miras Listesi’ndeki Efes Antik Kenti, "Geleceğe Miras Sonsuz Efes" projesiyle tarihinin en kapsamlı restorasyon süreçlerinden birini yaşıyor. Antik kentin Stadyum Caddesi üzerinde kurulan ve "taş hastanesi" olarak adlandırılan özel alanda, yüzyıllardır toprak altında kalan ve afetlerle parçalanan binlerce yıllık mimari bloklar, uzman arkeolog ve restoratörlerin hassas dokunuşlarıyla yeniden ayağa kaldırılıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Efes Antik Kenti’nde yürütülen kazı ve restorasyon çalışmaları, tarihin tozlu sayfalarını gün ışığına çıkarmaya devam ediyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın öncülüğünde yürütülen projede, depremler, yangınlar ve doğal afetler sonucu yıkılan <strong>antik sütunlar</strong>, kaideler ve mimari parçalar için özel bir rehabilitasyon merkezi oluşturuldu. "Taş hastanesi" adı verilen bu bölümde, milim milim taranan taş bloklar, tıpkı bir hastanın ameliyat edilmesi gibi titiz bir süreçten geçiriliyor. Pamukkale Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Proje Koordinatörü Prof. Dr. Bahadır Duman’ın liderliğindeki uzman ekip, cansız varlıkların tarihsel hafızasını korumak için ileri teknoloji yöntemler kullanıyor.</p>

<p><img alt="A A 20260513 41365751 41365734 E F E S I N T A S H A S T A N E S I N D E 2 B I N Y I L L I K S U T U N L A R A H A S S A S D O K U N U S" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/05/a-a-20260513-41365751-41365734-e-f-e-s-i-n-t-a-s-h-a-s-t-a-n-e-s-i-n-d-e-2-b-i-n-y-i-l-l-i-k-s-u-t-u-n-l-a-r-a-h-a-s-s-a-s-d-o-k-u-n-u-s.jpg" width="1200" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>2500 yıllık Stadyum Caddesi yeniden gün yüzüne çıkıyor</h2>

<p>Antik dönemin en işlek güzergahlarından biri olan ve yaklaşık 2500 yıl boyunca aktif kullanılan Stadyum Caddesi, restorasyon çalışmalarının odak noktasını oluşturuyor. Geçmişte Efeslilerin yıkılan parçaları bazen kaideleri başlık yaparak, bazen de sütunları ters çevirerek onardığı caddede, bugünün uzmanları <strong>minimum müdahale</strong> ilkesiyle hareket ediyor. Cadde üzerinde tespit edilen 130’a yakın sütun ve kaidenin yüzde 60’ının restorasyonu tamamlanmış durumda. Taşların üzerine işlenen Latince ve Grekçe yazıtların Türkçe ve İngilizce çevirileri de yapılarak, ziyaretçilerin antik çağın sosyal ve siyasi yapısını daha iyi kavraması hedefleniyor.</p>

<p><img alt="A A 20260513 41365751 41365737 E F E S I N T A S H A S T A N E S I N D E 2 B I N Y I L L I K S U T U N L A R A H A S S A S D O K U N U S" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/05/a-a-20260513-41365751-41365737-e-f-e-s-i-n-t-a-s-h-a-s-t-a-n-e-s-i-n-d-e-2-b-i-n-y-i-l-l-i-k-s-u-t-u-n-l-a-r-a-h-a-s-s-a-s-d-o-k-u-n-u-s.jpg" width="1200" /></p>

<h2>Bilimsel titizlikle yürütülen belgeleme ve konservasyon süreci</h2>

<p>Taş hastanesindeki süreç, her bir parçanın en ince ayrıntısına kadar taranması ve dijital ortamda çizimlerinin yapılmasıyla başlıyor. Belgeleme işleminin ardından restoratörler, jeologlar, mimar ve mühendislerden oluşan yaklaşık 250 kişilik dev ekip, <strong>mekanik ve kimyasal temizlik</strong> aşamasına geçiyor. Parçalanmış bloklar, aslına uygun malzemelerle sağlamlaştırılarak birleştiriliyor. Bu disiplinlerarası çalışma, Efes’in mimari bütünlüğünü bozmadan, antik kentin özgün dokusunu koruyan bir mühendislik harikasına dönüşüyor.</p>

<p><img alt="A A 20260513 41365751 41365741 E F E S I N T A S H A S T A N E S I N D E 2 B I N Y I L L I K S U T U N L A R A H A S S A S D O K U N U S" class="detail-photo img-fluid" height="899" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/05/a-a-20260513-41365751-41365741-e-f-e-s-i-n-t-a-s-h-a-s-t-a-n-e-s-i-n-d-e-2-b-i-n-y-i-l-l-i-k-s-u-t-u-n-l-a-r-a-h-a-s-s-a-s-d-o-k-u-n-u-s.jpg" width="1200" /></p>

<h2>Efes’te ziyaretçileri yepyeni bir gezi rotası bekliyor</h2>

<p>Restorasyon çalışmalarının tamamlanmasıyla birlikte Efes’e gelen turistler, daha önce görmedikleri tamamen yeni bir güzergahla karşılaşacak. Stadyum Caddesi ile başlayan bu dönüşüm, antik tiyatro ve <strong>Liman Caddesi</strong>’ne kadar uzanacak. Yıl sonuna kadar bitirilmesi hedeflenen bu çalışmalarla, Efes’in "Küçük Asya’nın başkenti" unvanı pekiştirilecek. Ziyaretçiler, Roma hamamlarından liman kapılarına kadar geniş bir alanda yapılan <strong>anastilosis bazlı restorasyon</strong> sayesinde, antik kentin ihtişamını çok daha net bir şekilde gözlemleyebilecek.</p>

<p><img alt="A A 20260513 41365751 41365746 E F E S I N T A S H A S T A N E S I N D E 2 B I N Y I L L I K S U T U N L A R A H A S S A S D O K U N U S" class="detail-photo img-fluid" height="899" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/05/a-a-20260513-41365751-41365746-e-f-e-s-i-n-t-a-s-h-a-s-t-a-n-e-s-i-n-d-e-2-b-i-n-y-i-l-l-i-k-s-u-t-u-n-l-a-r-a-h-a-s-s-a-s-d-o-k-u-n-u-s.jpg" width="1200" /></p>

<h2>Liman Caddesi’nin kapıları geleceğe açılıyor</h2>

<p>Projenin bir sonraki kritik aşaması, antik kentin denize açılan kapısı olan Liman Caddesi olacak. Cadde zeminindeki kaplamaların ve sütunların onarımı sürerken, Orta Liman Kapısı için de koruma kurullarından gerekli izinler alındı. Bu bölgede yapılacak çalışmalarla Efes’in denizle olan tarihsel bağlantısı daha görünür kılınacak. Prof. Dr. Bahadır Duman’ın vurguladığı üzere, ziyaretçiler Efes’e daha önce defalarca gelmiş olsalar bile, bu restorasyonlar sayesinde kentin daha önce keşfedilmemiş hikayelerine ve mimari zenginliklerine tanıklık edecekler.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT, İzmir, Selçuk</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/efesin-kalbinde-zamana-cerrahi-mudahale-iki-bin-yillik-sutunlar-tas-hastanesinde-diriliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 12:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/05/chatgpt-image-13-may-2026-12-50-17.png" type="image/jpeg" length="36670"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Karşıyaka’nın sultanları kupayla mutfağa girdi]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/karsiyakanin-sultanlari-kupayla-mutfaga-girdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/karsiyakanin-sultanlari-kupayla-mutfaga-girdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Karşıyaka Belediyesi iştiraki Kent A.Ş bünyesinde faaliyetlerini sürdüren Cordelion Mutfak Sanatları Merkezi, İzmir Şampiyonu olan Karşıyaka Spor Kulübü Genç Kızlar Voleybol Takımı’nı konuk etti. Şampiyonluk kupasıyla mutfak atölyesine katılan genç sporcular, tüm takımın imzaladığı formayı merkeze hediye etti. Belediye Başkanı Yıldız Ünsal, “Karşıyaka’nın sultanlarını kutluyor, bizlere yaşattıkları gurur için teşekkür ediyorum” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Karşıyaka Belediyesi, İzmir’de düzenlenen Genç Kızlar Voleybol Şampiyonası’nda rakiplerini mağlup ederek kürsünün zirvesine çıkan Karşıyaka Spor Kulübü Genç Kızlar Voleybol Takımı’nı Cordelion Mutfak Sanatları Merkezi’nde ağırladı. Kentin gururu olan şampiyon sporcular, mutfak atölyesine katılarak başarılarını kutladı. Önlüklerini giyip mutfak tezgahlarının başına geçen voleybolcular, sahada sergiledikleri başarıyı mutfaktaki yetenekleriyle birleştirerek keyifli anlar yaşadı. Karşıyaka’nın şampiyon kızları, kazandıkları kupayı da yanlarında getirerek başarılarını kentin gastronomi durağında taçlandırdı. Ayrıca, Karşıyaka Genç Kızlar Voleybol Takımı, tüm oyuncuların imzaladığı formayı Cordelion Mutfak Sanatları Merkezi’ne hediye etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="1 (7)-14" class="detail-photo img-fluid" height="1064" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/05/1-7-14.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>“GURUR DUYUYORUZ”</strong></p>

<p>Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal, “Genç Kızlar Voleybol Şampiyonası’nda kupayı göğüsleyerek kentimize büyük bir gurur yaşatan Karşıyaka Spor Kulübü Genç Kızlar Voleybol Takımı’nı ve teknik ekibimizi yürekten kutluyorum. Genç sporcularımızın bu azmi ve başarısı, Karşıyaka’nın spor kenti kimliğini bir kez daha zirveye taşımıştır. Takımımızın nazik ziyareti ve bizlere hediye ettikleri o kıymetli imzalı forma için de her birine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Karşıyaka Belediyesi olarak, sporun ve sporcumuzun her zaman yanında olmaya, bu başarı hikayelerini birlikte yazmaya devam edeceğiz” diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>BÜLTEN</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>İZMİR GÜNCEL, SPOR, Karşıyaka</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/karsiyakanin-sultanlari-kupayla-mutfaga-girdi</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 12:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/05/1-1-34.jpeg" type="image/jpeg" length="62425"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bornova’ya 325 yeni çöp konteyneri!]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/bornovaya-325-yeni-cop-konteyneri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/bornovaya-325-yeni-cop-konteyneri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bornova Belediyesi, ilçedeki temizlik hizmetlerini güçlendirmek amacıyla 325 adet 1100 litrelik yeni plastik çöp konteynerini hizmete aldı. Eski konteynerlerin yerine yerleştirilen yeni nesil konteynerlerle hem kapasite hem de hijyen artırıldı. Başkan Ömer Eşki, Bornova’nın temiz ve sağlıklı bir çevreye kavuşması için ekiplerin 7 gün 24 saat çalıştığını belirterek, modern temizlik altyapısını güçlendirmeye devam edeceklerini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>Temizlik İşleri Müdürlüğü Şantiyesi’nde montajı tamamlanan konteynerler, ilk etapta Evka-3 ve Küçükpark bölgelerinde eskiyen ve daha küçük hacimli konteynerlerin yerine yerleştirildi. Bornova’nın artan nüfusu, yoğun sosyal yaşamı ve hareketli kent yapısına uygun olarak hayata geçirilen çalışma sayesinde hem atık kapasitesi artırıldı hem de çevre temizliğinde daha modern bir altyapı oluşturuldu.</p>

<p><strong>“Bornova’ya yakışan temizliği sağlamakta kararlıyız”</strong></p>

<p>Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, ilçenin temizliği için gece gündüz çalışan ekiplere teşekkür ederek, “Bornova, üniversiteleri, sanayi bölgeleri, ticaret merkezleri ve yoğun yaşam alanlarıyla İzmir’in en hareketli ilçelerinden biri. Biz de bu yoğunluğa yakışan modern ve güçlü bir temizlik altyapısı oluşturmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Yeni nesil konteynerlerimizle hem görüntü kirliliğini azaltacak hem de vatandaşlarımıza daha hijyenik bir çevre sunacağız. Temiz, sağlıklı ve yaşanabilir bir Bornova için ekiplerimiz 7 gün 24 saat sahada olmaya devam edecek.” diye konuştu.</p>

<p><strong>45 Mahallede aralıksız temizlik mesaisi</strong></p>

<p>Bornova Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü ekipleri, ilçedeki 45 mahallede bulunan 4 bin 2 sokak ve 17 sanayi sitesinde düzenli temizlik çalışması yürütüyor. İlçede temizlik hizmetleri; 07.00-15.00, 15.00-23.00 ve 23.00-07.00 olmak üzere üç vardiya halinde, günün 24 saati kesintisiz sürdürülüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Her gün 10 bin 186 çöp konteynerinden atık toplanırken, ortalama 650 ton evsel atık ve 35 ton hacimli atık bertaraf ediliyor. Ana arterler ve sokaklar, saha personeliyle birlikte 10 süpürge aracı tarafından temizlenirken; Küçükpark ve Süvari Caddesi gibi yoğun bölgelerde “çöp taksi” hizmeti de veriliyor.</p>

<p><img alt="Y Z C 4634 2" class="detail-photo img-fluid" height="917" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/05/y-z-c-4634-2.jpg" width="1376" /></p>

<p><strong>320 personel, 70 araçlık dev ekip</strong></p>

<p>Bornova genelindeki temizlik çalışmaları, 320 personel ve 70 araçtan oluşan güçlü bir ekip tarafından yürütülüyor. Ayrıca ibadethanelerde düzenli temizlik yapılırken, vidanjör hizmetleriyle de ilçenin ihtiyaçlarına hızlı müdahale ediliyor.</p>

<p>Yeni konteyner uygulamasının önümüzdeki süreçte Bornova’nın farklı mahallelerinde de yaygınlaştırılması planlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>BÜLTEN</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>İZMİR GÜNCEL, Bornova</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/bornovaya-325-yeni-cop-konteyneri</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 12:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/05/a-r-k-0450-2.jpg" type="image/jpeg" length="76651"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İzmir’de özel çocuklardan renkli mesaj: "Biz toplumda var olmayı seçiyoruz"]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/izmirde-ozel-cocuklardan-renkli-mesaj-biz-toplumda-var-olmayi-seciyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/izmirde-ozel-cocuklardan-renkli-mesaj-biz-toplumda-var-olmayi-seciyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Engelliler Haftası kapsamında İzmir’de bir araya gelen Down sendromlu çocuklar ve aileleri, Yakaköy’de düzenlenen örgü defilesiyle farkındalık yarattı. Etkinlikte toplumdaki ön yargılara dikkat çeken Dernek Başkanı Hürriyet İyidoğan, "Biz ne kadar göz önünde olursak ön yargılar o kadar azalıyor" diyerek toplumsal kabulün önemini vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir’in huzurlu noktalarından biri olan Yakaköy Mesire ve Piknik Alanı, Engelliler Haftası’nda anlamlı bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. Temiz Kalpler Down Sendromu Derneği, bir özel eğitim kurumu ve bir örgü firmasının iş birliğiyle gerçekleştirilen organizasyon, <strong>Down sendromlu çocuklar</strong> ve ailelerinden oluşan yaklaşık 200 kişilik bir grubu bir araya getirdi. Doğanın kucağında gerçekleşen etkinlikte, sadece insanlar değil, ağaçlar da rengarenk örgü ürünleriyle süslendi. Sevgiyle ilmek ilmek örülen ürünlerin sergilendiği etkinlikte, özel çocuklar kendileri için hazırlanan stantlarda ve aktivitelerde unutulmaz bir gün geçirdi.</p>

<h2>Podyumda ön yargıları yıkan özel defile</h2>

<p>Günün en dikkat çekici anlarından biri, çocukların ve ailelerin katılımıyla düzenlenen örgü defilesi oldu. Kendi emeklerini ve tasarım ürünleri podyumda sergileyen çocuklar, izleyenlerden büyük alkış topladı. Etkinlik kapsamında yapılan çekilişlerle hediyelerin dağıtılması neşeyi ikiye katlarken, Down sendromlu bireylerin hayatın her alanında ne kadar yetenekli ve katılımcı olabileceği bir kez daha kanıtlandı. <strong>Temiz Kalpler Down Sendromu Derneği Başkanı Hürriyet İyidoğan</strong>, masaların kurulduğu, örgülerin sergilendiği ve samimi bir atmosferin hakim olduğu bu buluşmanın, çocukların özgüveni için paha biçilemez olduğunu ifade etti.</p>

<p><img alt="D O W N S E N D R O M L U C O C U K L A R O R G U D E F I L E L I E T 1308315 388938" class="detail-photo img-fluid" height="4000" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/05/d-o-w-n-s-e-n-d-r-o-m-l-u-c-o-c-u-k-l-a-r-o-r-g-u-d-e-f-i-l-e-l-i-e-t-1308315-388938.jpg" width="3000" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Gizlenmeyi değil toplumun içinde olmayı seçiyoruz</h2>

<p>Etkinliğin asıl mesajı ise toplumdaki "görünmez duvarları" yıkmak üzerineydi. Dernek Başkanı İyidoğan, Down sendromlu çocukların ve ailelerinin zaman zaman toplumda "ikinci sınıf" muamelesi gördüğünden ve dışlandığından yakındı. Ancak Yakaköy’deki atmosferin bu algıyı kırdığını belirten İyidoğan, "Biz toplumda var olmayı seçiyoruz çünkü gizlenemeyecek derecede özel çocuğumuz var" dedi. <strong>Toplumsal kabul</strong> sürecinin ancak daha fazla görünürlükle mümkün olacağını vurgulayan İyidoğan, insanların "zarar verme korkusuyla" kendilerinden uzak durmasının büyük bir yanılgı olduğunu dile getirdi.</p>

<h2>Toplumu değiştirmek için el ele verdiler</h2>

<p>İyidoğan, bu tür etkinliklerin sadece eğlence amaçlı olmadığını, aynı zamanda bir zihniyet dönüşümü hedeflediğini belirtti. Piknik alanındaki diğer vatandaşların, özel çocuklarla dans etmesi, el ele yürümesi ve annelerin hazırladığı yiyecekleri paylaşması, <strong>ön yargıların azalması</strong> yolunda atılan büyük bir adım olarak nitelendirildi. "Biz kendimizi değiştirmiyoruz, toplum bizi biz olarak kabul ediyor ama toplumu değiştirmemiz gerektiğine inanıyorum" diyen İyidoğan, bu buluşmaya katılanların artık özel çocuklara karşı daha dikkatli ve sevgi dolu bir dil kullanacağına inandığını söyledi.</p>

<h2>Zarar veren değil sevgi sunan bir dünya</h2>

<p>Yakaköy'deki buluşma, kaba tabirlerin ve dışlayıcı tavırların yerini empati ve neşeye bıraktığı bir gün olarak hafızalara kazındı. Down sendromlu bireylerin çevrelerine zarar vermediğini, aksine sevgiyle toplumu güzelleştirdiklerini ifade eden aileler, İzmir halkından daha fazla dayanışma ve kabul beklediklerini yineledi. Engelliler Haftası'nın ruhuna uygun şekilde gerçekleştirilen bu <strong>farkındalık etkinliği</strong>, İzmir’in hoşgörü iklimine yakışan bir tabloyla sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL, İzmir</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/izmirde-ozel-cocuklardan-renkli-mesaj-biz-toplumda-var-olmayi-seciyoruz</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 11:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/05/d-o-w-n-s-e-n-d-r-o-m-l-u-c-o-c-u-k-l-a-r-o-r-g-u-d-e-f-i-l-e-l-i-e-t-1308314-388938.jpg" type="image/jpeg" length="61984"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İklim krizi kapıda: Türkiye’de Karadeniz, Akdenizleşme yolunda ilerliyor]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/iklim-krizi-kapida-turkiyede-karadeniz-akdenizlesme-yolunda-ilerliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/iklim-krizi-kapida-turkiyede-karadeniz-akdenizlesme-yolunda-ilerliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ege Üniversitesi’nde düzenlenen iklim konferansında konuşan Prof. Dr. Levent Kurnaz, Türkiye’nin geleceğine dair çarpıcı uyarılarda bulundu. Yüzyılın sonunda Karadeniz’de Akdeniz ikliminin hakim olacağını öngören uzmanlar, artan sıcaklıklar ve hızla azalan su kaynakları karşısında tarımsal üretimin ve bireysel önlemlerin hayati önem taşıdığını vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ge Üniversitesi Çevre Sorunları Uygulama ve Araştırma Merkezi (ÇEVMER) ile Fen Fakültesi iş birliğinde düzenlenen "Türkiye'de İklim Değişikliği Bizi Nereye Götürüyor?" başlıklı konferans, korkutucu gerçekleri bir kez daha gündeme taşıdı. Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Merkezi Müdürü <strong>Prof. Dr. Levent Kurnaz</strong>, bu yüzyılın sonunda Türkiye’nin iklim haritasının tamamen değişeceğini öngördüklerini belirtti. Kurnaz’ın aktardığı senaryoya göre; Kırklareli, Sinop ve Rize gibi kuzey şehirleri, gelecekte Muğla, Adana ve Urfa’nın sahip olduğu sıcak iklim özelliklerini yaşayacak. Bu köklü değişim, sadece hava sıcaklıklarını değil, bölgenin tüm ekosistemini ve tarımsal yapısını da kökten sarsma potansiyeline sahip.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Kutuplardaki enerji akışı bozuluyor tarım ürünleri tehdit altında</h2>

<p>İklim sistemindeki mekanizmaların nasıl bozulduğunu bilimsel bir çerçeveyle açıklayan Prof. Dr. Kurnaz, Ekvator’dan kutuplara doğru olan enerji akışının önemine dikkat çekti. Hava ve su yoluyla sağlanan bu dengenin, kutuplardaki yüksek basıncın azalmasıyla sekteye uğradığını belirten Kurnaz, bozulan rüzgâr formlarının <strong>don olayları</strong> üzerindeki etkisine değindi. Sıcaklık farklarının artmasıyla yaşanan bu ani meteorolojik olaylar, tarımsal üretimi doğrudan vurarak gıda güvenliğini tehlikeye atıyor. Uzmanlar, doğanın dengesindeki bu bozulmanın çiftçilerin ürün desenlerini ve hasat dönemlerini öngörülemez hale getirdiğini vurguluyor.</p>

<p><img alt="++Prof Dr Levent Kurnaz" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/05/prof-dr-levent-kurnaz.jpg" width="1920" /></p>

<h2>Cumhuriyet’ten bugüne kişi başı su miktarı dramatik şekilde düştü</h2>

<p>Türkiye’nin en büyük krizlerinden biri olan su kıtlığı, konferansın en çarpıcı başlıkları arasında yer aldı. Cumhuriyet’in ilk yıllarında kişi başına düşen yıllık su miktarı 8 bin metreküp civarındayken, günümüzde bu rakamın 1.420 metreküpe kadar gerilediği açıklandı. <strong>Artan nüfus</strong> ve kontrolsüz tüketimin bu düşüşte büyük payı olduğunu belirten Prof. Dr. Kurnaz, suyun artık en stratejik kaynak haline geldiğini ifade etti. İzmir özelinde de bir örnek veren Kurnaz, 30 yıl önce kentte görülen en yüksek sıcaklık ortalamalarının 32 dereceden 36 derecelere yükseldiğini, standart sapmanın ise çok daha şiddetli sıcak hava dalgalarına yol açtığını kaydetti.</p>

<h2>Sürdürülebilir üretim ve bireysel önlemler tek çıkış yolu</h2>

<p>İklim krizinin sadece devletlerin politikalarıyla değil, bireylerin ve üreticilerin yaklaşımlarıyla da göğüslenebileceği vurgulandı. Prof. Dr. Kurnaz, kaynakların verimli ve <strong>sürdürülebilir kullanımı</strong> konusunun artık bir tercih değil, zorunluluk olduğunu hatırlattı. Tarımsal üretimi artırmak için modern tekniklerin benimsenmesi, su tasarrufu sağlayan yöntemlerin yaygınlaştırılması ve bireysel karbon ayak izinin düşürülmesi, gelecek nesillerin yaşayacağı felaketi hafifletmek adına kritik rol oynuyor. Etkinliğin sonunda katılımcıların sorularını yanıtlayan Kurnaz, her türlü kötü senaryoya karşı bugünden hazırlıklı olunması gerektiği mesajını verdi.</p>

<p><img alt="++Prof Dr Ali Kılınç" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/05/prof-dr-ali-kilinc.jpg" width="1920" /></p>

<h2>Bilim dünyası iklim risklerine karşı uyarılarını sıklaştırıyor</h2>

<p>Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen ve yoğun katılımın gözlendiği etkinlik, akademik dünyanın iklim krizini ne denli yakından takip ettiğini gösterdi. ÇEVMER Müdürü Prof. Dr. Ali Kılınç, konferansın sonunda Prof. Dr. Levent Kurnaz’a değerli katkıları için plaket takdim ederken, üniversite çatısı altında bu tür bilinçlendirme çalışmalarının devam edeceği sinyalini verdi. Uzmanlar, iklim değişikliğinin bir gelecek sorunu değil, bugünün gerçeği olduğu konusunda hemfikir olarak, toplumsal farkındalığın artırılması çağrısında bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>BÜLTEN</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL, İzmir</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/iklim-krizi-kapida-turkiyede-karadeniz-akdenizlesme-yolunda-ilerliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 11:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/05/prof-dr-levent-kurnaz-prof-dr-ali-kilinc.jpg" type="image/jpeg" length="87802"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hemşireler Haftası’nda şiddet isyanı: Münferit değil, sistematik!]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/hemsireler-haftasinda-siddet-isyani-munferit-degil-sistematik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/hemsireler-haftasinda-siddet-isyani-munferit-degil-sistematik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir’de bir hemşireye yönelik saldırının ardından sağlık emekçileri ayağa kalktı. Sendikalar, sağlıkta şiddetin artık “münferit” değil sistematik hale geldiğini belirterek, caydırıcı cezalar ve etkin güvenlik önlemleri çağrısı yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>SEMİ TEKTAŞ/</strong>İzmir’de Buca Seyfi Demirsoy Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görev yapan bir hemşireye yönelik saldırı, sağlıkta şiddet tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Sağlık emekçileri, özellikle Hemşireler Haftası’nda yaşanan olayın kabul edilemez olduğunu vurgularken, mevcut yasaların caydırıcı olmaktan uzak olduğunu savundu. Sendika temsilcileri, sağlık çalışanlarına yönelik saldırıların “cezasızlık algısı” nedeniyle her geçen gün arttığını belirterek, hükümete ve Sağlık Bakanlığı’na acil önlem çağrısında bulundu.</p>

<h2>Doğruyol: Kamu hizmetlerinden mahrum bırakılmalı</h2>

<p>Sağlıkta şiddetin önüne geçmek için caydırıcı yaptırımların uygulanması gerektiğini ifade eden Birlik Sağlık-Sen Genel Başkanı Ahmet Doğruyol, “Sağlıkta şiddetle ilgili bugüne kadar etkin bir önlem alınmadı. Mevcut hükümetin ve Sağlık Bakanlığı yetkililerinin de sağlıkta şiddeti önlemeye yönelik yeterli bir çaba ortaya koymadığını düşünüyoruz. Yıllardır söylediğimiz gibi, sağlık çalışanına şiddet uygulayan kişilere yönelik caydırıcı yaptırımların hayata geçirilmesi gerekiyor. Örneğin sağlıkta şiddet uygulayan bir kişi, karakola girip kısa süre sonra serbest bırakılmamalı. Görev başındaki polis memuruna ya da adliye personeline yönelik bir saldırıda nasıl ciddi yaptırımlar uygulanıyorsa, sağlık çalışanına şiddet uygulayan kişiler için de aynı kararlılık gösterilmeli. Bu kişilerin mutlaka gözaltına alınması ve kamu hizmetlerinden belirli sürelerle mahrum bırakılması gerektiğini düşünüyoruz” diye konuştu.</p>

<h2>“Sağlık çalışanları ‘Beyaz Kodu’ kullanmak istemiyor</h2>

<p>‘Beyaz Kod’ uygulamasının şiddetin önüne geçmediği eleştirisinde bulunan Doğruyol, “Bu süre 3 ay, 5 ay ya da 6 ay olabilir. Özellikle sağlık hizmetlerinden yararlanırken belirli yaptırımların uygulanması caydırıcılık açısından önemlidir. Bugün “Beyaz Kod” uygulaması var ancak sağlık çalışanları çoğu zaman bu sistemi kullanmak istemiyor. Çünkü Beyaz Kod verildiğinde sağlık çalışanı mahkeme kapılarında sürünmek zorunda kalıyor. Sürekli adliyeye gidip geliyorlar ve sonuçta etkili bir yaptırım çıkmadığı için şiddet uygulayan kişiler de cezasız kaldığını düşünüyor. Çoğu zaman hükmün açıklanmasının geri bırakılması gibi kararlarla süreç sonuçlanıyor ve bu durum cezaların caydırıcılığını tamamen ortadan kaldırıyor. Sağlıkta şiddeti gerçekten önlemek istiyorsak önce samimi olmak zorundayız. Bir önceki Sağlık Bakanı da yeni uygulamalar getirileceğini söylemişti ancak hayata geçirilen sistemlerin mevcut uygulamalardan çok da farklı olmadığı görüldü. Bazı hastanelerin girişlerine X-ray cihazları yerleştirildi fakat oradaki güvenlik görevlilerinin vatandaşı arama yetkisi bulunmuyor. Eğer bir uygulama yapılacaksa bunun göstermelik değil, gerçekten etkili olması gerekir” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><img height="340" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/05/ahmet-dogruyol-1-1.jpg" width="640" /></p>

<h2>“’Benden olan ceza almaz’ anlayışı hâkim”</h2>

<p>Kamu alanlarına siyasetin girmesine tepki gösteren Doğruyol, “Sağlıkta şiddeti önlemenin en önemli yolu, kamu hizmetlerinden mahrum bırakma ve cezaların etkin şekilde uygulanmasıdır. Çünkü bugün ülkemizin en büyük ihtiyaçlarından biri de adalettir. Maalesef toplumda “benden olan ceza almaz” anlayışı giderek yaygınlaşıyor. Bu durum bazen siyasi partilerde, bazen de devletin farklı bürokratik yapılarında karşımıza çıkıyor. Birilerinin yaptığı hırsızlık ve adaletsizlik görünürken, başkalarının yaptıkları görmezden geliniyorsa en büyük sorun burada başlıyor. Öncelikle bu ülkede adaletin tam anlamıyla tesis edilmesi gerekiyor. Tüm vatandaşların hukuk karşısında eşit olması şart. Bu sağlanamazsa ülkenin daha büyük bir kaos ortamına sürüklenmesi kaçınılmaz hale gelir. Umarız böyle bir tablo yaşanmaz ancak mevcut gidişat endişe veriyor. Ayrıca kamu kurumlarının siyasi gösteri alanına dönüştürülmesi de doğru değil. Hastaneler başta olmak üzere tüm kamu kurumları 85 milyonun ortak kurumlarıdır. Bir kişi bir hastaneye girdiğinde “Ben şu partiliyim”, “Ben filanca kişinin yakınıyım” diyorsa, orada ciddi bir sorun var demektir” diyerek sözlerini tamamladı.</p>

<h2>Erdinç: Münferit olmaktan çıktı</h2>

<p>Sağlık çalışanlarına yönelik şiddet artık münferit bir olay olmaktan çıktığını ifade eden Hemşireler ve Tüm Sağlık Profesyonelleri Sendikası (HEPSEN) İzmir 3 Nolu Şube Başkanı Yusuf Erdinç, “Sağlık çalışanlarına yönelik şiddet artık münferit bir olay olmaktan çıkmış; toplumsal bir cinnet halinin ve “cezasızlık” algısının sonucu olarak sistematik bir boyuta ulaşmıştır. Şifa dağıtmak için uykusuz geceler geçiren, ailesinden ve canından fedakârlık eden sağlık emekçilerimize kalkan her el, aslında toplumun vicdanına ve ortak geleceğine kalkmıştır. “Hiçbir siyasi kimlik, hiçbir makam veya aidiyet; bir kamu görevlisine şiddet uygulamanın, onu tehdit etmenin kalkanı olamaz. Kanunlar önünde herkes eşittir ve bu saldırının failleri en ağır şekilde cezalandırılmalıdır.” HEPSEN Sendikası olarak açıkça ifade ediyoruz: Sağlıkta şiddet yasasının kağıt üzerinde kalmasına, şiddet uygulayanların “arka kapıdan” salıverilmesine tahammülümüz kalmamıştır. Meslektaşımızın başına inen o çöp kovası, tüm sağlık camiasının onuruna indirilmiştir” diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img height="2048" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-13-at-112727-am.jpeg" width="1366" /></p>

<h2>Siyaset tepkisi</h2>

<p>Buca Seyfi Demirsoy Eğitim Araştırma Hastanesi’nde bir hemşireye yapılan saldırı hakkında konuşan Erdinç, “Yetkililere sesleniyoruz: Hastanelerimizi güvenli çalışma alanları haline getirmek için daha kaç canımızı feda etmemiz gerekiyor? Caydırıcı yasalar ve etkin güvenlik önlemleri derhal hayata geçirilmelidir. Sağlık çalışanlarına el kaldıranların, adalet önünde hesap vermeden toplum içine karışmasına izin verilmemelidir. Telefonda da bahsettiğim gibi acil servislerde triaj renklendirmesi uygulanıyor. Bunun fotoğrafını da konunun daha net anlaşılması adına size attım. Acil servise ateşi olan bir çocuk geliyor. Aslında baktığınızda ateşi olan çocuk “yeşil alan” hastasıdır. Yani beklemesinde sakınca olmayan hastalar arasında değerlendirilir. Ancak hasta yakını, “Benim çocuğumun ateşi var” diyerek hemşireye tepki gösteriyor ve “Neden beni kırmızı alanda ya da sarı alanda değil de burada bekletiyorsunuz?” diyerek hemşirenin üzerine çöp kovası fırlatıyor. Bunun üzerine diğer hasta yakınları da kendi hastalarının öncelikli olduğunu söyleyerek hemşirenin üzerine yüklenmeye çalışıyor. Ardından bir hasta yakını, AK Parti’den tanıdıkları olduğunu ifade ederek bu konuyu gündeme taşıyacağını, kendilerine öncelik verilmesi gerektiğini söyleyen ifadeler kullanıyor. Dediğim gibi bu durumlarda hemşireler hep ön planda tutuluyor. Sağlık çalışanları adeta danışma personeli gibi görülüyor. Sistemde yaşanan sorunların sorumlusu da hemşirelermiş gibi davranılıyor. Bugün aynı zamanda Hemşireler Günü, 12-18 Mayıs tarihleri ise Hemşireler Haftası. Böyle bir olayın tam da Hemşireler Haftası’nda yaşanması hemşireler açısından ayrıca üzücü” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<h2>“Mevcut yasalar yetersiz”</h2>

<p>Erdinç, “Sağlık çalışanlarının omuzlarındaki yük artık kanayan bir yara haline geldi. Sadece hemşireler değil; hekimler, ebeler, teknikerler ve birçok sağlık emekçisi de benzer şiddet olaylarına maruz kalıyor. Sağlıkta şiddet artık sektörün kanayan yarası olmuş durumda ve bunun önüne bir türlü geçilemiyor. Bunun en önemli nedenlerinden biri de mevcut yasaların yetersiz kalması. Sağlıkta şiddete yönelik yeterince ağır yaptırımlar bulunmuyor. Verilen cezalar çoğu zaman para cezasına çevriliyor. Üstelik bu para cezaları da kişiyi caydıracak düzeyde olmuyor. Bu nedenle bazı kişiler, sağlık çalışanına şiddet uygulamayı kendilerinde hak görebiliyor” diyerek sözlerini tamamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>SEMİ TEKTAŞ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>EMEĞİN SESİ, İZMİR GÜNCEL, Buca</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/hemsireler-haftasinda-siddet-isyani-munferit-degil-sistematik</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 11:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/05/semi-tektas-7-2.png" type="image/jpeg" length="90328"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Balçova Metro'da yürek burkan intihar!]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/balcova-metroda-yurek-burkan-intihar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/balcova-metroda-yurek-burkan-intihar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir’in Balçova ilçesinde bulunan Dokuz Eylül Üniversitesi Metro İstasyonu’nda akşam saatlerinde yürek yakan bir olay yaşandı. Raylara atlayan 23 yaşındaki genç, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamazken, metro seferlerinde aksamalar yaşandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Görgü tanıklarının ifadelerine göre, istasyon peronunda bekleyen 23 yaşındaki bir genç, metronun yaklaştığı sırada aniden <strong>raylara atlayarak</strong> yaşamına son verdi. Olayın hemen ardından istasyon yetkilileri ve çevredekiler durumu acil servis ekiplerine bildirdi. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda sağlık, itfaiye ve emniyet ekibi sevk edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Ekiplerin müdahalesi sonuç vermedi</h2>

<p>Olay yerine kısa sürede ulaşan sağlık ekiplerinin yaptığı ilk incelemede, raylara atlayan gencin olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. İtfaiye ekiplerinin çalışmasıyla rayların arasından çıkarılan cenaze, savcılık incelemesinin ardından adli tıp kurumuna kaldırıldı. Hayatını kaybeden gencin kimliği ve bu kararı almasına neden olan sebepler henüz netlik kazanmazken, olay istasyonda bulunan diğer yolcular arasında büyük bir şok ve üzüntü yarattı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL, İzmir, Balçova</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/balcova-metroda-yurek-burkan-intihar</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 11:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/05/balcova2024-12.jpg" type="image/jpeg" length="60808"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İzmir Tabip Odası Başkanı Ergör’den “özel hastane” değerlendirmesi: Kamuda hasta, özelde müşteri!]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/izmir-tabip-odasi-baskani-ergorden-ozel-hastane-degerlendirmesi-kamuda-hasta-ozelde-musteri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/izmir-tabip-odasi-baskani-ergorden-ozel-hastane-degerlendirmesi-kamuda-hasta-ozelde-musteri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Gül Ergör, toplumda oluşan “özel hastaneler daha iyi ilgileniyor” algısı hakkında, kamuda hastaların müşteri olarak görülmediğini ancak mevcut sistemin hem hastaları hem de hekimleri yıprattığını söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>SEMİ TEKTAŞ/</strong>İzmir Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Gül Ergör, “Kamu hastanesi mi, özel hastane mi?” tartışmalarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Özel hastanelerin daha iyi hizmet verdiğine yönelik algının doğru olmadığını ifade eden Ergör, sağlık hizmetinin temel olarak kamu tarafından sunulması gerektiğini kaydetti.</p>

<h2>“Sağlık hizmeti kamu eliyle verilmeli”</h2>

<p>Sağlık hizmetinin ticari bir alan haline getirilmemesi gerektiğini belirten Ergör, “Bunun tek bir cevabı yok. Tabii ki sağlık kamu eliyle verilmesi gereken bir hizmet. Kamu her şeyi en iyi şekilde vermeli. Yıllar önce Finlandiya’daki bir kamu hastanesinde, ‘Özel hastaneden bunun ne farkı var?’ diye sormuştum. Onlar da, ‘Orada prenses gibi davranılıyor, burada insan gibi davranılıyor’ demişlerdi” ifadelerini kullandı.</p>

<h2>“Özelde kar amaçlı hizmet var”</h2>

<p>Türkiye’de sağlık çalışanlarının iş yükünün çok fazla olduğunu belirten Ergör, “Bizim ülkemizde böyle olamıyor çünkü herkesin işi çok fazla. Özelde de işin doğru yapıldığından emin olmak zor oluyor çünkü orada kar amaçlı bir hizmet var. Bu nedenle bazı fazla tetkik ve işlemlerin yapıldığını biliyoruz. Çıkan faturalar da ağır oluyor” dedi.</p>

<h2>“Gereksiz tetkikler hastaya zarar verebilir”</h2>

<p>Sağlıkta gereksiz taramaların hastalara zarar verebileceğini ifade eden Ergör, “Burada küçük bir şey görüldü, ‘Hadi bunun biyopsisini yapalım’, ‘MR çekilsin’ deniliyor. Bunlar hastaya da stres oluyor, sonunda gereksiz tanılar konulabiliyor. Bu nedenle insanların sağlığı da zarar görebiliyor. O yüzden ‘Özel iyidir, kamu kötüdür’ demek doğru değil” açıklamasında bulundu.</p>

<h2>“Kamuda hasta müşteri olarak görülmüyor”</h2>

<p>Kamuda şartların iyi olmadığını ancak hastaların ticari bir unsur gibi değerlendirilmediğini belirten Ergör, “Kamuda evet şartlar iyi değil ama en azından karşısındakiler o hastayı müşteri olarak görmüyorlar. İnsanlar zaman darlığı nedeniyle tekrar gelmek zorunda kaldıklarını, uzun süre beklediklerini söylüyorlar ama bunu sistemin düzeltmesi lazım. İnsanları seçim yapmak zorunda bırakmaması gerekiyor” diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>“Bu sistemden şirketler kazanıyor”</h2>

<p>Mevcut sağlık sisteminin özel sektörü beslediğini savunan Ergör, “Sistem, parayı özel sektöre devretmek ve ilaç, malzeme, cihaz satan kurumlara aktarmak için yürütülüyor. Hastalar da memnun değil, hekimler de memnun değil. Kim memnun? Her yapılan işlemden para kazanan şirketler memnun” dedi.</p>

<h2>“İnsanlar özele mecbur bırakılıyor”</h2>

<p>Devlet hastanelerindeki yoğunluk nedeniyle vatandaşların özel hastanelere yöneldiğini belirten Ergör, “Devlette beklemeyeyim diye özele giden insanlar yine özel sistemi memnun etmiş oluyorlar. Ancak özeller de gerçek anlamda özel değil. Devlet desteği olmadan ayakta duramazlar. Türkiye’de insanların büyük bölümü asgari ücretle çalışıyor. İnsanların özeli besleyebilecek ekonomik gücü yok. Tamamen insanları köşeye sıkıştırarak özeli kalkındırmaya çalışan bir sistem var” ifadelerini kullandı.</p>

<h2>“Hastalar da hekimler de memnun değil”</h2>

<p>Sağlık sistemindeki yoğunluğun artık hastaları da memnun etmediğini dile getiren Ergör, “Bir dönem insanlara ‘Bol bol başvurabilirsiniz’ denilerek memnuniyet oluşturuldu ama şimdi hastalar da memnun değil. Çünkü çok başvurudan dolayı uzun sıralar oluşuyor. Tanılar atlanabiliyor, yanlış işlemler yapılabiliyor. Hem hekimleri tüketerek hem de insanların tanı ve tedavilerini geciktirerek bu iş yürümez” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>SEMİ TEKTAŞ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK, İzmir</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/izmir-tabip-odasi-baskani-ergorden-ozel-hastane-degerlendirmesi-kamuda-hasta-ozelde-musteri</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 11:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/05/semi-tektas-6-2.png" type="image/jpeg" length="35431"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İklim krizine ihracat kalkanı]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/iklim-krizine-ihracat-kalkani</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/iklim-krizine-ihracat-kalkani" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Küresel iklim değişikliğinin tarımsal rekolteyi vurduğu zorlu bir dönemde Türkiye, üretici ve ihracatçı arasındaki güçlü iş birliğiyle tarım ihracatını 36,5 milyar dolara taşıdı. Ege Bölgesi'nin 7,5 milyar doları aşan katkısıyla lokomotif görevi üstlendiği sektörde, 2025 yılındaki doğal afetlere rağmen pazarlama stratejileriyle büyüme sürdürüldü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünyanın gıda ambarı olarak kabul edilen Anadolu toprakları, iklim krizinin getirdiği tüm zorluklara rağmen üretim gücünü korumaya devam ediyor. Türkiye’nin <strong>tarım ürünleri ihracatı</strong>, son bir yıllık dönemde yüzde 1,3’lük bir ivme yakalayarak 36 milyar 173 milyon dolardan 36 milyar 654 milyon dolara yükseldi. Türk çiftçisinin 24 milyon hektarlık devasa bir alanda gerçekleştirdiği 137 milyon tonluk bitkisel üretim, ihracatçıların global pazarlama yetenekleriyle birleşince ortaya tarihi bir başarı tablosu çıktı. 2025 yılında tarım sektörü genel toplamda yüzde 8,8 oranında bir daralma yaşasa da, dış ticaret kanallarının açık tutulması ve talebin doğru yönetilmesi sayesinde ihracat artış trendini korumayı başardı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Ege Bölgesi tarım ihracatında Türkiye’nin liderliğini perçinliyor</h2>

<p>Türkiye’nin tarım ürünleri ihracatından tek başına yüzde 22 pay alan Ege Bölgesi, bu alandaki liderliğini 7,5 milyar doları aşarak tescilledi. Ege İhracatçı Birlikleri (EİB) verilerine göre bölge ihracatı, yüzde 1’lik artışla 7 milyar 532 milyon dolar seviyesine ulaştı. Kuru meyveden zeytinyağına, su ürünlerinden tıbbi ve aromatik bitkilere kadar geniş bir yelpazede üretim yapan Ege, özellikle katma değerli ürün gruplarıyla dikkat çekiyor. EİB Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, bölgedeki başarının temelinde çiftçiler ile ihracatçılar arasında yakalanan kusursuz uyumun yattığını belirterek, önümüzdeki 5 yıl içinde İzmir’de kurulan <strong>tarıma dayalı ihtisas organize sanayi bölgeleri</strong> sayesinde 10 milyar dolarlık ihracat hedefine ulaşacaklarını vurguladı.</p>

<h2>Doğal afetlere karşı modern tarım ve sigorta stratejisi</h2>

<p>2025 yılının bahar aylarında 38 ilde etkili olan soğuk hava, dolu ve don olayları tarımsal üretime ciddi zararlar verdi. Ancak bu olumsuz tabloya rağmen ihracatta artı değerde kalınması, Türk tarımının krizlere karşı direncini kanıtladı. Uzmanlar, iklim krizinin etkilerini minimize etmek adına <strong>tarım sigortası</strong> uygulamasının hayati önem taşıdığına dikkat çekiyor. Üretimin sürdürülebilirliği için tarımsal faaliyetlerin kademeli olarak örtü altına alınması ve modern tekniklerin kullanılması, önümüzdeki dönemin en stratejik başlıkları arasında yer alıyor. Özellikle tütün, zeytin ve kuru meyve gibi Türkiye’nin dünya lideri olduğu ürünlerde, <strong>kaliteli ve güvenilir üretim</strong> standartlarının korunması dış pazardaki rekabet gücünü artırıyor.</p>

<h2>Türkiye pek çok stratejik üründe dünya kürsüsünün zirvesinde</h2>

<p>Türkiye, bugün fındıktan kiraza, incirden kayısıya, levrekten çipuraya kadar pek çok üründe dünya üretim ve ihracat liderliğini kimseye bırakmıyor. Su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörü 4 milyar dolar eşiğini aşarken, zeytinyağı ve sofralık zeytin üretiminde Türkiye küresel bir güç haline geldi. Özellikle <strong>zeytin ve zeytinyağı</strong> sektöründe "Ölmez Ağaç" mirasına sahip çıkan çiftçiler, Türkiye'yi zeytinyağı üretiminde dünya ikinciliğine taşıdı. Tütün sektöründe ise oryantal tütün liderliğinin yanına Sun-Cured Virginia gibi yeni türlerin eklenmesiyle üretim kapasitesi 100 bin tonun üzerine çıktı. Bu devasa üretim gücü, Anadolu'nun sadece kendi insanını doyurmakla kalmayıp, dünyayı besleyen stratejik bir aktör olduğunu bir kez daha kanıtladı.</p>

<h2>Genç girişimciler ve teknoloji odaklı üretimle yeni dönem başlıyor</h2>

<p>Tarımda sürdürülebilir büyümenin anahtarı, teknoloji kullanımı ve genç neslin sektöre adaptasyonunda yatıyor. "Üçüncü Kuşak Tarım Girişimciliği" gibi projelerle ziraat mühendisliği öğrencileri ve genç girişimciler üretim sahalarına çekiliyor. Kalıntı haritalarının çıkarılmasına yönelik <strong>pestisit izleme projeleri</strong> ve tohum ıslah çalışmaları, Türk tarım ürünlerinin uluslararası standartlarda "en güvenilir" etiketiyle yer almasını sağlıyor. 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü vesilesiyle vurgulanan birlik mesajları, toprağı emekle buluşturan çiftçinin alın terinin, dünya pazarlarında en yüksek değerle karşılık bulması için yürütülen mücadelenin devam edeceğini gösteriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>BÜLTEN</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, İzmir</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/iklim-krizine-ihracat-kalkani</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 10:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/05/1778651793-1715587088-1652356202-1644472238-adobe-stock-81944758.jpeg" type="image/jpeg" length="73949"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bayındır’da boya yaparken fenalaştı: 65 yaşındaki işçi hayatını kaybetti]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/bayindirda-boya-yaparken-fenalasti-65-yasindaki-isci-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/bayindirda-boya-yaparken-fenalasti-65-yasindaki-isci-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir’in Bayındır ilçesinde boya işi yaptığı sırada kalp krizi geçiren 65 yaşındaki Halil Şanlıtepe yaşamını yitirdi. Huzurevinde kaldığı öğrenilen Şanlıtepe’nin ölümü yakınlarını yasa boğdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir’in Bayındır ilçesinde meydana gelen olayda, boya işi yaptığı sırada fenalaşan 65 yaşındaki Halil Şanlıtepe hayatını kaybetti.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre Şanlıtepe, bir binada boya çalışması yaptığı sırada aniden rahatsızlandı. Çevrede bulunanların ihbarı üzerine olay yerine sağlık ekipleri sevk edildi. İlk belirlemelere göre kalp krizi geçirdiği değerlendirilen Şanlıtepe’ye sağlık ekipleri müdahalede bulundu. Ancak yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.</p>

<h2>Huzurevinde kaldığı öğrenildi</h2>

<p>Aslen Ispartalı olduğu öğrenilen Halil Şanlıtepe’nin İzmir’de bir huzurevinde yaşadığı, zaman zaman boya işlerinde çalışarak geçimini sağlamaya çalıştığı belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şanlıtepe’nin yaşamını yitirdiği haberi sevenlerini ve yakın çevresini yasa boğarken, olayla ilgili inceleme başlatıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EMEĞİN SESİ, İzmir, Bayındır</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/bayindirda-boya-yaparken-fenalasti-65-yasindaki-isci-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 10:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/05/9-eylul-2026-05-13t105207195.png" type="image/jpeg" length="48443"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İZSU’dan Bayraklı’ya dev altyapı hamlesi: 150 milyonluk dönüşüm]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/izsudan-bayrakliya-dev-altyapi-hamlesi-150-milyonluk-donusum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/izsudan-bayrakliya-dev-altyapi-hamlesi-150-milyonluk-donusum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İZSU Genel Müdürlüğü, Bayraklı’da 6 mahalleyi kapsayan 35 kilometrelik içme suyu hattını yeniliyor. Yaklaşık 150 milyon liralık yatırımla yürütülen proje kapsamında 2 bin 500 branşman hattı da değiştirilerek bölgenin altyapısı baştan sona güçlendiriliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğü, Bayraklı’da içme suyu altyapısını güçlendirmek için kapsamlı bir yenileme çalışması başlattı. Eskiyen şebekeler nedeniyle su arızalarının yoğun yaşandığı mahallelerde yürütülen proje ile eskiyen hatlar tamamen yenilenerek kentin altyapısı daha dayanıklı hale getiriliyor. İZSU’nun Bayraklı’da yürüttüğü çalışmalar, Şehir Hastanesi güzergâhında yer alan ve eskiyen altyapı nedeniyle sorunlarının yoğun olduğu bölgeleri kapsıyor. Çiçek, Çay, Muhittin Erener, Cengizhan ve Refik Şevket İnce Mahalleleri’nde sürdürülen çalışmalarla toplam 35 kilometrelik içme suyu hattı yenileniyor. Proje kapsamında ayrıca 2 bin 500 branşman hattı da yenilenerek bölgenin altyapısı baştan sona modernize ediliyor.<br />
<br />
<strong>Zorlu koşullarda aralıksız çalışma</strong><br />
Çalışmaların nisan ayında başladığını belirten İZSU Merkez Bölge Teknik Şube Müdürü Ümit Doğdu, “150 milyon liralık yatırımla toplamda 35 kilometre ve 2 bin 500 haneye hitap eden altyapı şebeke yenileme çalışmalarımız tüm hızıyla devam ediyor. Sabah saatlerinden başlayıp geç saatlere kadar bölgenin eğimli ve engebeli arazisinde altyapıyı yeniliyoruz” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Image-5288" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/05/image-5288.jpeg" width="1600" /><img alt="9 Eylül 4-65" class="detail-photo img-fluid" height="1440" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/05/9-eylul-4-65.png" width="2560" /><br />
<br />
<strong>25 yıllık hatlar yenileniyor</strong><br />
Bölgede eskiyen alt yapıya dikkat çeken Doğdu, “Mevcut şebeke hattımız HDPE boru dediğimiz ve 25 yıldan daha eski sürede döşenmiş hatlardan oluşuyor. Ekonomik ömrünü yitirmiş boruları çok daha uzun ömürlü ve yüksek kalitede borularla yeniliyoruz. Bölgenin eğimli olması nedeniyle basınçların bazı sokaklarda yüksek olması ve artık tamiri mümkün hale gelmeyen arızalarla karşı karşıya kalıyorduk. Bu da bölgedeki kayıp kaçak oranımızın fazla olmasına neden oluyordu. Şimdi bu çalışma ile artık bölgede yaşanan su arızaları ve basınç sorunları büyük ölçüde ortadan kaldırılmış olacak” diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>BÜLTEN</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>İZMİR GÜNCEL, Bayraklı</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/izsudan-bayrakliya-dev-altyapi-hamlesi-150-milyonluk-donusum</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 09:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/05/9-eylul-4-65.png" type="image/jpeg" length="58768"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DTO Meclisi’nde ‘Büyükşehir’e’ tepki: Siz kimin limanını kapatıyorsunuz!]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/dto-meclisinde-buyuksehire-tepki-siz-kimin-limanini-kapatiyorsunuz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/dto-meclisinde-buyuksehire-tepki-siz-kimin-limanini-kapatiyorsunuz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir Deniz Ticaret Odası Meclisinde, İZDENİZ Genel Müdürü Marım ile Erşen arasında sert tartışmalar yaşandı. Marım, körfezi kirleten gemilerin tespiti için direkler dikilerek uzun menzilli kameralara ihtiyaç olduğunu dile getirirken, Erşen ise, “Algı yaratmayın, neyi yakalayamıyorsunuz, Aliağa’da nasıl yakalıyorlar, kimin limanını kapatıyorsunuz” diye tepki gösterdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>SEMİ TEKTAŞ/İ</strong>zmir Deniz Ticaret Odası’nın Mayıs Ayı Meclisi’nde İZDENİZ Genel Müdür Gökhan Marım ile Deniz Ticaret Odası Üyesi Osman Hakan Erşen arasında çok sert tartışmalar yaşandı. Körfezin temizliğine ilişkin Büyükşehir Belediyesinin çalışmalarına yönelik bilgi veren Genel Müdür Marım, körfezi kirleten gemilerin dronlarla tespit edildiğini kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Marım: “Bakanlığa başvurduk”</h2>

<p>Marım, Bakanlığa da körfezin çevresine direkler dikilmesi ve uzun menzilli kameralarla gözlem yapılması için başvuruda bulunulduğunu anlatarak, “Bu Antalya’daki sistem, o sistemde körfezin etrafında yaklaşık 28 tane direk konulması ve 14 kilometre menzilli kameralar konularak sürekli körfezin mobesesinin oluşturulması planlanıyor. Bu konuda başkanımız (Cemil Tugay) istekli ve dirayetli, yetki olsa da olmasa da yapacağız şeklinde talimat veriyor. Bununla ilgili çalışmalar ihale aşamasında, tamamlanmak üzere. Biz Bakanlığa bu istekle de talepte bulunduk. Liman Başkanlığı ekibimizle de bazen tartışıyoruz, tam dökerken ya da deşarj sırasında kanıtlayamadığınız sürece kimseyi suçlayamıyoruz. Kanıtlarsak ceza kesmeniz yasal olarak da mümkün oluyor” dedi.</p>

<h2>Erşen: “Neyi yakalayamıyorsunuz!”</h2>

<p>Deniz Ticaret Odası Üyesi Erşen ise İZDENİZ Genel Müdürü Marım'a tepki göstererek, “Bütün botlar fıldır fıldır geziyor limanda neyi yakalayamıyorlar, kim deşarj etmiş de yakalayamıyorlar. Burada bu kadar insanın aklıyla dalga geçmenin alemi yok. Ben şaşırdım kendimi, deliyim ya denize su bastım gemi kaptanı olarak, açtım bastım. Nereye gidecek o su! Geminin dibine gelecek. Nasıl yakalıyorlar Aliağa’da, nasıl yakalıyorlar başka yerlerde! Algıya gerek yok! 15 tane haber var, ‘Vatan hainleri!’ diye, kim vatan haini! Hangi denizci vatan haini, lütfen algı yok. Burada herkes eğitimli. Denizci denizciliğini, belediyeci belediyeciliğini yapacak. Biz yapıyor muyuz onun bunun işini. Ben 42 senedir bu denizden ekmek yiyorum, kimin limanını kapatıyorsunuz siz ya” çıkışında bulundu.</p>

<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allow="autoplay; fullscreen" allowfullscreen="" frameborder="0" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" scrolling="no" src="https://dokuzeylul.com/vidyome/embed/319770" webkitallowfullscreen=""></iframe></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>SEMİ TEKTAŞ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>İZMİR GÜNCEL, İzmir</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/dto-meclisinde-buyuksehire-tepki-siz-kimin-limanini-kapatiyorsunuz</guid>
      <pubDate>Tue, 12 May 2026 16:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/05/9-eylul-2026-05-12t165604658.png" type="image/jpeg" length="87175"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“İran–ABD–İsrail hattındaki gerilim küresel deniz ticaretini doğrudan etkiliyor"]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/iran-abd-israil-hattindaki-gerilim-kuresel-deniz-ticaretini-dogrudan-etkiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/iran-abd-israil-hattindaki-gerilim-kuresel-deniz-ticaretini-dogrudan-etkiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Meclis toplantısında konuşan Başkan Öztürk, “İran–ABD–İsrail hattında yeniden yükselen tansiyon, küresel deniz ticaretini ve enerji taşımacılığını doğrudan etkileyen yeni bir belirsizlik dönemini beraberinde getiriyor” dedi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>SEMİ TEKTAŞ/</strong>İMEAK Deniz Ticaret Odası Mayıs Ayı Olağan Meclis Toplantısı Meclis Başkanı Argun Gündüç idaresinde gerçekleştirildi. Sektör hakkında önemli mesajlar veren Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Öztürk, Ortadoğu’da yaşanan gerilimin deniz ticaretini doğrudan etkilediğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>“Ortadoğu’daki gerilim deniz ticaretini doğrudan etkiliyor”</h2>

<p>Ortadoğu’daki gerilimin deniz ticaretinde ve enerji taşımacılığında doğrudan etkileyen yeni bir belirsizlik yarattığını ifade eden Öztürk, “İran–ABD–İsrail hattında yeniden yükselen tansiyon, küresel deniz ticaretini ve enerji taşımacılığını doğrudan etkileyen yeni bir belirsizlik dönemini beraberinde getiriyor. Hürmüz Boğazı çevresinde artan güvenlik riskleri, Kızıldeniz ve Babülmendep hattında Husilerin sürdürdüğü saldırılar ile yeniden yükselişe geçen deniz korsanlığı faaliyetleri, dünya ticaretinin en kritik güzergâhlarında alarm seviyesini artırmış durumda. Sektör temsilcileri, artık denizciliğin yalnızca ticari bir faaliyet olmadığını, doğrudan jeopolitik risklerle iç içe geçmiş stratejik bir alan haline geldiğini vurguluyor. Özellikle İran ile ABD arasındaki diplomatik temasların yeniden tıkanması ve tarafların birbirlerinin tekliflerini reddettiğine yönelik iddialar, piyasalarda yeni bir kriz beklentisini güçlendirdi” diye konuştu.</p>

<h2>“Sadece bölgeyi değil dünyayı etkiliyor”</h2>

<p>“Körfez’de yaşanan gerilim yalnızca bölgeyi değil, dünyanın farklı noktalarındaki lojistik dengeleri de etkiliyor” diyen Öztürk, “Çin ve Uzak Doğu ülkelerinin enerji tedarikinde yaşanan yön değişikliği nedeniyle Amerika’dan yapılan sevkiyatların arttığı, bunun da Panama Kanalı’ndaki gemi trafiğini ciddi biçimde yükselttiği belirtiliyor. Sektör kaynakları, Panama Kanalı’nda beklemeden geçiş için bazı gemilerden 4 milyon dolara varan ek ücretler talep edildiğini ifade ediyor. Şu ana kadar 40’tan fazla geminin sıra beklemeden geçiş yapmak için yüksek ücret ödemeyi kabul ettiği konuşuluyor. Bu tablo, küresel krizlerin artık yalnızca yaşandığı coğrafyayı değil, dünyanın diğer ucundaki lojistik koridorlarını da etkilediğini gözler önüne seriyor. Dünya petrol ticaretinin önemli bir kısmının halen Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleşmesi, bölgedeki her askeri veya siyasi gerilimi doğrudan enerji piyasalarına taşıyor. Tanker piyasalarında sigorta maliyetleri yükselirken, gemi yakıt fiyatlarında da sert dalgalanmalar yaşanıyor” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><strong>Öztürk’ün konuşmasının satırbaşları şöyle;</strong></p>

<h2>“AIS cihazları kapatılıyor”</h2>

<p>Sektör temsilcileri, bazı gemilerin güvenlik gerekçesiyle AIS (Otomatik Tanımlama Sistemi) cihazlarını kapatmaya başladığını belirtiyor. Bu durumun, deniz güvenliği açısından ciddi riskler doğurabileceği ifade edilirken, “gizlenme” veya “rotayı saklama” eğilimlerinin arttığına dikkat çekiliyor. Uzmanlara göre dünya denizciliği artık yalnızca yük taşıma kapasitesi veya ticari hacim üzerinden değerlendirilmiyor. Enerji güvenliği, siber tehditler, karbon regülasyonları, tedarik zinciri güvenliği ve askeri riskler sektörün temel gündem maddeleri arasında yer alıyor. Türk sahipli filolar açısından da risk yönetimi, alternatif rota planlaması ve güvenlik stratejileri önümüzdeki dönemin en kritik başlıkları arasında görülüyor. Sektörde yaşanan gelişmelerin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda insani ve stratejik sonuçlar doğurabileceği değerlendirmesi yapılıyor.</p>

<h2>“Küresel enflasyon etkilenebilir”</h2>

<p>Petrol fiyatlarındaki yükseliş eğilimi sürerken, uluslararası piyasalarda “yeni bir bölgesel kriz daha mı derinleşiyor?” sorusu yüksek sesle sorulmaya başlandı. Uzmanlar, Hürmüz’de yaşanabilecek olası bir askeri gerilimin yalnızca enerji piyasalarını değil, küresel enflasyon ve tedarik zincirlerini de yeniden sarsabileceği uyarısında bulunuyor.</p>

<h2>“Hantavirüs endişe yaratıyor”</h2>

<p>Küresel denizcilik sektöründe jeopolitik gerilimlerin yarattığı belirsizlik sürerken, kruvaziyer turizmini tedirgin eden yeni bir gelişme daha gündeme geldi. Sektör temsilcileri, kruvaziyer rotalarında yaşanan belirsizliklerin yanı sıra, “Diamond Princess” adlı gemide ortaya çıkan Hantavirüs vakalarının yeniden endişe yarattığını belirtti. Yapılan değerlendirmelerde, kruvaziyer programlarının aylar öncesinden planlandığına dikkat çekilerek, şu aşamada sektörün “bekle-gör” pozisyonunda olduğu ifade edildi. Bölgedeki gelişmelere göre bazı limanların program dışı bırakılabileceği, yeni rotaların ise yeniden şekillendirilebileceği kaydedildi.</p>

<h2>“Türkiye’nin konumu ne olacak”</h2>

<p>Sektörde en çok konuşulan başlıklardan birinin Türkiye’nin olası risk haritasındaki konumu olduğu belirtilirken, “Türkiye bölgenin içinde mi sayılacak, yoksa ayrı mı değerlendirilecek?” sorusunun gündemde kalmaya devam edeceği ifade edildi. Özellikle Orta Doğu’daki gerilimler ve Doğu Akdeniz hattındaki gelişmelerin, kruvaziyer şirketlerinin liman planlamalarını doğrudan etkileyebileceği vurgulandı. Son günlerde en dikkat çekici gelişmelerden biri ise Diamond Princess adlı kruvaziyer gemisinde ortaya çıkan Hantavirüs vakaları oldu. Açıklamalarda, gemide ciddi bir salgın yaşandığı ve ilk belirlemelere göre 5-6 kişinin hayatını kaybettiği ifade edildi. Salgının ortaya çıkmasının ardından gemide bulunan yolcuların büyük bölümünün farklı ülkelere dağıldığı belirtilirken, bazı kişilerin karantinaya alındığı aktarıldı. Gemide Türk vatandaşlarının da bulunduğu öğrenildi. Sektör temsilcileri, sürecin uluslararası sağlık otoriteleri tarafından nasıl yönetileceğini yakından takip ettiklerini söyledi. Hantavirüs vakalarının ardından kruvaziyer şirketlerinin hisse senetlerinde sert düşüşler yaşandığına dikkat çekilirken, piyasalardaki ilk reaksiyonun sektördeki kaygıyı artırdığı ifade edildi. Denizcilik çevreleri, hem sağlık riskleri hem de jeopolitik belirsizliklerin kruvaziyer turizmi üzerinde yeni bir baskı oluşturabileceğini değerlendiriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>SEMİ TEKTAŞ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, İzmir</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/iran-abd-israil-hattindaki-gerilim-kuresel-deniz-ticaretini-dogrudan-etkiliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 12 May 2026 16:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/05/9-eylul-2026-05-12t161042047.png" type="image/jpeg" length="72355"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Buca'da emekçilerden meydan çağrısı: “İmza namustur, hakkımızı verin”]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/bucada-emekcilerden-meydan-cagrisi-imza-namustur-hakkimizi-verin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/bucada-emekcilerden-meydan-cagrisi-imza-namustur-hakkimizi-verin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Buca Belediyesi çalışanları, toplu iş sözleşmesinden doğan haklarının ödenmediğini belirterek Cuma günü yapılacak buluşma öncesi sert mesaj verdi. Belediye emekçileri, “Biz yoksak hizmet de yok” diyerek eyleme kitlesel katılım çağrısında bulundu]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>SEMİ TEKTAŞ/</strong>Buca Belediyesi’nde çalışan emekçilerin hak arayışı büyüyor. Belediye çalışanları adına yapılan açıklamada, toplu iş sözleşmesinden doğan hakların hâlâ çalışanların hesaplarına yatırılmadığı belirtilirken, Cuma günü gerçekleştirilecek buluşma öncesi güçlü bir birlik çağrısı yapıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Birlik Yerel-Sen Temsilcisi Öznur Alagöz imzasıyla yayımlanan açıklamada, belediye çalışanlarının artık yalnızca maaş değil, verilen sözlerin tutulmasını istediği vurgulandı. Açıklamada kullanılan sert ifadeler ise dikkat çekti.</p>

<h2><strong>"Günlerdir hak nöbeti tutuyoruz"</strong></h2>

<p>Buca Belediyesi emekçilerine hitaben yapılan çağrıda, belediye çalışanlarının günlerdir hak nöbeti tuttuğu ifade edildi. Açıklamada, imza altına alınmış hakların çalışanlara ödenmemesine tepki gösterilirken, emekçilerin iradesinin görmezden gelinemeyeceği belirtildi.</p>

<p>“Bugün Buca Belediyesi’nde sadece bir kalabalık değil, bir iradeyiz” ifadelerinin kullanıldığı açıklamada, çalışanların masada kazanılmış haklarının artık uygulamaya geçirilmesini istediği kaydedildi.</p>

<p>Belediye hizmetlerinin görünmeyen kahramanlarının çalışanlar olduğu vurgulanan açıklamada, “Bizler Buca’nın temizliğini yapan, parklarını yeşerten, yollarını düzenleyen emekçileriz. Biz yoksak Buca yok, hizmet yok” denildi.</p>

<h2><strong>“Sosyal belediyecilik sloganla olmaz”</strong></h2>

<p>Açıklamada belediyecilik anlayışına da gönderme yapıldı. “Sosyal belediyecilik” kavramının yalnızca söylemle değil, çalışanların yaşam koşullarıyla ölçülmesi gerektiği ifade edildi.</p>

<p>Çalışanlar, ekonomik kriz ve yükselen hayat pahalılığı karşısında maaşların eridiğini, ödenmeyen hakların ise her geçen gün daha büyük mağduriyet yarattığını dile getirdi.</p>

<p>Özellikle enflasyon karşısında alım gücünün düştüğüne dikkat çekilen açıklamada, “Ödenmeyen her kuruşumuz her geçen gün eriyor. Bizim sabrımız tükendi, mutfaktaki yangın büyüdü” sözleri öne çıktı.</p>

<h2><strong>Gözler Cuma gününe çevrildi</strong></h2>

<p>Buca’daki hareketliliğin odağında ise Cuma günü gerçekleştirilecek program yer alıyor. CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in ilçeye geleceğinin hatırlatıldığı açıklamada, belediye çalışanlarının o gün geniş katılımlı bir şekilde alanda olacağı duyuruldu.</p>

<p>Sendika temsilcileri, amaçlarının gerilim yaratmak değil, seslerini duyurmak olduğunu vurguladı. Açıklamada, “Şatafatlı açılışlar yapılabilir ancak en büyük açılış emekçinin hakkına açılan kapıdır” ifadeleri kullanıldı.</p>

<p>Belediye çalışanlarının pankart ve dövizlerle alanda olacağı belirtilirken, taleplerin temelinde yalnızca hak arayışı olduğu kaydedildi.</p>

<h2><strong>“İmza namustur”</strong></h2>

<p>Emekçiler, masada atılan imzaların yalnızca formalite olmadığını belirterek, sözleşmelerin uygulanmasını talep etti. “Toplu İş Sözleşmesi bir lütuf değil, alın terimizin hukuki karşılığıdır” denilen açıklamada, masada atılan imzaların emekçinin mutfağına katkı sunması gerektiği ifade edildi. Sendika temsilcileri, belediye yönetimine çağrıda bulunarak çalışanların haklarının daha fazla geciktirilmemesini istedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>SEMİ TEKTAŞ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>İZMİR GÜNCEL, Buca</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/bucada-emekcilerden-meydan-cagrisi-imza-namustur-hakkimizi-verin</guid>
      <pubDate>Tue, 12 May 2026 14:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/05/9-eylul-54-3.png" type="image/jpeg" length="32082"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[LÖSEV gönüllüleri Çeşme’de iyilik için koştu]]></title>
      <link>https://dokuzeylul.com/losev-gonulluleri-cesmede-iyilik-icin-kostu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://dokuzeylul.com/losev-gonulluleri-cesmede-iyilik-icin-kostu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çeşme Yarı Maratonu’nda parkura çıkan LÖSEV gönüllüleri, lösemili çocukların eğitim bursuna destek olmak için ter döktü. “Biz Koşalım Onlar Okusun” sloganıyla gerçekleşen dayanışma koşusunda gönüllüler dört farklı kategoride madalya kazanarak anlamlı başarıya imza attı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir’in gözde turizm merkezlerinden Çeşme, bu kez yalnızca spor heyecanına değil, anlamlı bir dayanışma hikâyesine de ev sahipliği yaptı. Bu yıl dördüncüsü düzenlenen Salomon Çeşme Yarı Maratonu’nda parkura çıkan LÖSEV gönüllüleri, lösemili çocukların eğitimine destek olmak amacıyla kilometrelerce koştu. “Biz Koşalım Onlar Okusun” sloganıyla gerçekleşen etkinlikte sporcular, yalnızca derece için değil çocukların geleceği için mücadele etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Farklı yaş grupları ve parkurlarda yarışan gönüllüler, hem farkındalık yarattı hem de eğitim bursu fonuna önemli katkı sağladı. Yarış boyunca ortaya çıkan dayanışma görüntüleri, organizasyonun sporun çok ötesinde bir anlam taşıdığını gözler önüne serdi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 05 12 At 14.17.51 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-12-at-141751-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Çeşme’de adımlar bu kez çocuklar için atıldı</strong></h2>

<p>Hafta sonu Çeşme sokaklarında düzenlenen yarı maraton, sporcuların performanslarının yanı sıra sosyal sorumluluk mesajlarıyla da dikkat çekti. LÖSEV çatısı altında bir araya gelen gönüllüler, bireysel sporcular ve destekçiler, lösemili çocukların eğitim hayatına katkı sunabilmek için parkura çıktı.</p>

<p>Etkinlik öncesinde dijital platformlar üzerinden bağış kampanyaları oluşturan gönüllüler, ailelerinin ve çevrelerinin desteğiyle önemli miktarda kaynak topladı. Toplanan bağışların doğrudan çocukların eğitim burslarına aktarılacağı belirtildi.</p>

<p>Katılımcılar, her adımın bir çocuğun eğitimine umut olduğunu ifade ederken, maraton boyunca sık sık dayanışma mesajları verildi.</p>

<h2><strong>Maraton alanında umut buluşması yaşandı</strong></h2>

<p>Yarış alanında kurulan LÖSEV çadırı, gün boyunca etkinliğin en yoğun noktalarından biri oldu. Sporcular yarış öncesi hazırlıklarını burada tamamlarken, yarış sonrası da aynı noktada bir araya gelerek dayanışmanın parçası oldu.</p>

<p>Çadırda gönüllüler, bağışçılar, tedavi sürecini tamamlayan çocuklar ve aileleri buluştu. Özellikle lösemiyi yenmiş çocukların etkinlikte yer alması duygusal anların yaşanmasına neden oldu. Aileler, çocuklarının eğitim yolculuğuna verilen desteğin kendileri için büyük anlam taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Etkinlik boyunca yapılan bilgilendirme çalışmalarıyla hem lösemi konusunda farkındalık oluşturuldu hem de eğitim desteğinin önemi anlatıldı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 05 12 At 14.17.52" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-12-at-141752.jpeg" width="900" /></p>

<h2><strong>Madalyalar iyilik hareketine geldi</strong></h2>

<p>Çeşme’de düzenlenen yarı maratonda parkura çıkan gönüllü sporcular, başarılarıyla da dikkat çekti. Farklı kategorilerde yarışan sporcular, önemli dereceler elde ederek iyilik koşusunu madalyalarla taçlandırdı.</p>

<p>10K Erkekler Genel Klasman birinciliğini Kerem Can Çelik elde ederken, Ata Yahşi Spor Kulübü sporcusu Kerem Baybatur, 21K Erkekler 18-34 Yaş Kategorisi’nde zirveye çıktı.</p>

<p>Dokuz Eylül Üniversitesi Spor Bilimleri öğrencisi Ali Tuna Yağcılar, 10K Erkekler Yaş Kategorisi’nde birincilik elde ederken, 5K Kadınlar kategorisinde şampiyonluk ipini yine Dokuz Eylül Üniversitesi Spor Bilimleri öğrencisi Ravza Akman göğüsledi.</p>

<p>Elde edilen başarılar, maratonun yalnızca sportif değil aynı zamanda sosyal dayanışma açısından da güçlü bir organizasyon olduğunu ortaya koydu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Bülteni</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>İZMİR GÜNCEL, Çeşme</category>
      <guid>https://dokuzeylul.com/losev-gonulluleri-cesmede-iyilik-icin-kostu</guid>
      <pubDate>Tue, 12 May 2026 14:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-12-at-141751.jpeg" type="image/jpeg" length="79792"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
