MAGAZİN

A.B.İ. dizisi gerçek mi? İlk bölüm sonrası ortaya çıkan Gülseren Budayıcıoğlu detayı tartışma yarattı

Kenan İmirzalıoğlu ve Afra Saraçoğlu’nu buluşturan A.B.İ., ilk bölümüyle reytingleri sallarken izleyicinin aklında tek bir soru bıraktı: Bu hikâye gerçek mi? Sosyal medyada dolaşan “Gülseren Budayıcıoğlu bağlantısı” iddiası tartışmayı büyüttü.

Abone Ol

OGM Pictures imzalı A.B.İ., 13 Ocak’ta ekranlara çıkan ilk bölümüyle sadece reytinglerde değil, sosyal medyada da gündemi ele geçirdi. Hancıoğlu ailesinin karanlık sırları etrafında şekillenen hikâye, güçlü oyuncu kadrosu ve sert dramatik tonu nedeniyle izleyiciyi ikiye böldü. Bir kesim diziyi “yılın en çarpıcı işi” olarak överken, bir başka kesim hikâyenin tanıdık geldiğini ve Gülseren Budayıcıoğlu evrenini andırdığını savundu.

Bu tartışma kısa sürede “A.B.İ. gerçek bir hikâyeden mi uyarlandı?” sorusunu gündeme taşıdı.

Gülseren Budayıcıoğlu iddiası nereden çıktı?

Dizinin ilk bölümünde kullanılan bazı dramatik yapıların ve karakter çözümlemelerinin, daha önce Budayıcıoğlu’nun kaleme aldığı gerçek hayat hikâyelerinden uyarlanan dizileri çağrıştırması, sosyal medyada bu iddiayı güçlendirdi. Özellikle aile içi travmalar, bastırılmış sırlar ve kuşaklar arası çatışmaların işlenişi, izleyicilerin bir kısmında “bu bir terapi hikâyesi mi?” sorusunu doğurdu.

Ancak yapım ekibine yakın kaynaklar ve diziye dair resmi bilgiler, A.B.İ.’nin doğrudan Gülseren Budayıcıoğlu’na ait bir hikâyeden uyarlanmadığını ortaya koyuyor. Dizi, gerçek bir olaydan değil, özgün bir senaryo üzerinden ilerliyor.

A.B.İ.’nin ilk bölümüyle birlikte izleyicinin bir kısmı, anlatının tonu ve karakterlerin “yaşanmışlık hissi” veren detayları nedeniyle hikâyenin gerçek bir olaydan uyarlandığını düşünmeye başladı. Bu noktada sosyal medyada hızlıca yayılan iddia şu oldu: “Dizi, Gülseren Budayıcıoğlu’nun hikâyelerinden biri olabilir.”

Ancak bugün itibarıyla kamuya açık, doğrulanmış bilgiler dizinin bu iddiayla doğrudan bağını kurmuyor. Dizinin resmi sayfalarında ve tanıtım metinlerinde hikâyenin Budayıcıoğlu’na ait olduğuna dair bir ifade bulunmuyor. Yapım, izleyiciye “Hancıoğlu ailesi” etrafında gelişen, sırların ve güç ilişkilerinin aile bağlarını nasıl zehirlediğini anlatan bir aile draması olarak sunuluyor.

Buradaki kritik ayrım şu: Bir yapım “gerçek hayattan esinlenmiş” hissi verebilir; bu, hukuken ve editoryal olarak “gerçek bir olaya dayanıyor” demek değildir. Budayıcıoğlu iddiası da tam olarak bu gri alanda dolaşıyor: İzleyici yorumlarıyla büyüyen, ama resmi kaynaklarla teyit edilmemiş bir söylenti.

Dizi ne anlatıyor, resmi bilgiler ne söylüyor?

Resmi tanıtım özetine göre A.B.İ., kan bağlarının tek başına yetmediği; güç, korku ve çıkar ilişkilerinin aile içindeki dengeleri belirlediği bir dünyaya odaklanıyor. Hikâyenin merkezinde, doğduğu aileden uzun yıllar uzak kalmış ve mesleğinde başarılı bir cerrah olan Doğan karakteri yer alıyor. Doğan’ın kardeşinin düğünü için memlekete dönmesi, geride kaldığı sanılan sırların yeniden açılmasına ve aileyle yüzleşmeye uzanan bir kırılma yaratıyor.

Bu anlatı omurgası, “belgesel gerçekliği” değil; daha çok klasik dramatik yapıların güncel bir yorumu: aile içi iktidar mücadelesi, bastırılmış travmalar, geçmişin bugünü zehirlemesi ve “ait olma” gerilimi. Zaten dizinin yapım şirketi OGM Pictures’ın son yıllarda öne çıkan işleri de, geniş izleyiciye ulaşan yüksek dramatik tansiyonlu aile hikâyeleriyle biliniyor.

Resmi kaynakların paylaştığı künyede dizinin yapımının OGM Pictures olduğu belirtilirken, senaryo ekibinde Eylem Canpolat, Deniz Gürlek, Melih Özyılmaz ve Melek Seven isimleri yer alıyor; yönetmen koltuğunda ise Şenol Sönmez bulunuyor.

Reytingler güçlü başladı, yorumlar ikiye bölündü

Dizi daha ilk bölümden “çok konuşulan” işlere özgü bir tablo üretti: Bir kesim, atmosferi ve oyunculukları öne çıkarıp hikâyeyi merakla takip edeceğini söylerken; bir kesim de anlatının sertliğini ve aile içi karanlık tonunu eleştirdi.

Yayın sonrası paylaşılan reyting haberlerinde A.B.İ.’nin ilk bölümde Tüm Kişiler’de 9,81, AB’de 7,37, 20+ABC1’de 9,98 gibi sonuçlarla zirveye yerleştiği aktarıldı. (Bu veriler, reyting derlemeleri/haberleri olarak basına yansıyan rakamlardır.)

Tam da bu güçlü başlangıç, “gerçek hikâye mi?” tartışmasını büyüten unsurlardan biri oldu. Çünkü reytingi hızlı yükselen dizilerde izleyici, hikâyenin arka planını daha çok kurcalıyor; özellikle de son dönemde “gerçek olay/gerçek kişi” merakı sosyal medyada ciddi etkileşim üretiyor.

Toparlarsak: A.B.İ. için “Gülseren Budayıcıoğlu hikâyesi” denmesi şimdilik doğrulanmış bir bilgi değil. Resmi tanıtım ve künye metinleri diziyi, belirli bir gerçek olaya/kişiye bağlamadan; aile dramı ve sırlar ekseninde konumlandırıyor.