DÜNYA

Atina'da kızıl ufuklar: Afrika tozu komşuyu vurdu!

Yunanistan'ın başkenti Atina, hafta sonuna Afrika kıtasından kopup gelen yoğun çöl tozunun esareti altında girdi. Lodos rüzgarlarının Akdeniz üzerinden taşıdığı tonlarca ince kum tanesi, gökyüzünü distopik bir sarı renge boyarken, günlük hayatı durma noktasına getirdi. Uzmanlar, tarihi Akropolis'in bile silüetini gizleyen bu doğa olayı karşısında, kronik solunum yolu hastalarını dışarı çıkmamaları konusunda acil olarak uyardı.

Abone Ol

Yunanistan'ın kalbi Atina, son yılların en yoğun meteorolojik olaylarından birine sahne oluyor. Kuzey Afrika'nın uçsuz bucaksız çöllerinden havalanan ve Akdeniz'i aşarak Avrupa kıtasına ulaşan Afrika tozu, komşu ülkenin başkentinde hayatı adeta felç etti. Günün ilk ışıklarıyla birlikte etkisini hissettirmeye başlayan güçlü lodos rüzgarları, beraberinde taşıdığı tonlarca ince partikülü şehrin üzerine adeta bir kabus gibi çöktürdü. Alışılmışın dışındaki bu atmosferik olay, gökyüzünün o tanıdık mavisini saatler içerisinde mat ve ürkütücü bir sarıya dönüştürdü. Meteoroloji uzmanları, güneyli hava akımlarının taşıdığı bu partikül yoğunluğunun mevsimsel bir hava olayının parçası olduğunu belirtse de, rüzgarın şiddetinin ve toz konsantrasyonunun bu denli yüksek olmasının nadir rastlanan bir durum olduğunun altını çiziyor. Sokaklardaki araçların, binaların balkonlarının ve parkların üzerini ince bir kızıl tabaka kaplarken, vatandaşlar güne adeta farklı bir gezegende uyanmışçasına büyük bir şaşkınlık ve panik içerisinde başladı.

Tarihin kalbi silik bir gölgeye dönüştü

Bu devasa toz bulutunun yarattığı görsel tahribatın en çarpıcı yansıması ise şüphesiz şehrin simgesi olan, dünyaca ünlü tarihi bölgelerde yaşandı. Antik çağlardan bu yana milyonlarca turistin ziyaret ettiği, Atina'nın kültürel gurur kaynağı Akropolis tapınağı, yoğun çöl kumlarının havada asılı kalması nedeniyle görüş mesafesinin dramatik bir şekilde düşmesinden nasibini aldı. Şehrin hemen her noktasından ihtişamla görülebilen bu paha biçilmez tarihi miras, sarı ve puslu örtünün ardında adeta silik bir gölgeye, hayalet bir yapıya dönüştü. Şehri ziyaret eden turistler ve fotoğraf tutkunları, anıtı görüntülemek için büyük çaba sarf etse de, yoğun sis benzeri toz bulutu net kareler yakalamayı tamamen imkansız hale getirdi. Şehir merkezindeki otoyollarda ve ana arterlerdeki trafik akışı da bu olumsuz durumdan etkilendi; sürücüler görüş mesafesinin zaman zaman tehlikeli seviyelere inmesi nedeniyle araçlarının farlarını gündüz saatlerinde dahi açık tutmak zorunda kalarak yollarına dikkatle devam etti.

Hastanelerin acil servislerinde yoğunluk endişesi

Gökyüzündeki bu distopik manzaranın ardında, insan sağlığını doğrudan ve ciddi şekilde tehdit eden sinsi bir tehlike yatıyor. Havadaki partikül miktarının belirlenen güvenli sınırların katbekat üzerine çıkmasıyla birlikte, dışarıda normal bir şekilde nefes almak bile oldukça zorlu bir eylem haline geldi. Özellikle astım, KOAH ve benzeri kronik solunum sıkıntısı çeken hastalar için bu sarı sis, kelimenin tam anlamıyla hayati bir risk taşıyor. Sağlık yetkilileri, bakanlık temsilcileri ve göğüs hastalıkları uzmanları, peş peşe yaptıkları acil durum açıklamalarıyla yaşlıların, çocukların ve kronik solunum yolu rahatsızlığı bulunan bireylerin kesinlikle kapalı alanlarda kalmaları, mecburen dışarı çıkmak zorunda olanların ise mutlaka yüksek korumalı özel filtreli maskeler kullanmaları gerektiğini vurguladı. Havada asılı kalan ince toz partiküllerinin solunum yoluyla akciğerlerin en derin noktalarına kadar ulaşabilme kapasitesi, önümüzdeki günlerde hastanelerin acil servislerinde ve polikliniklerinde yaşanabilecek olası bir hasta yoğunluğu endişesini de beraberinde getirdi.

Çöl rüzgarları adalara kadar uzandı

Başkenti adeta boğucu ve kasvetli bir fanusun içine hapseden bu olağanüstü doğa olayı, etkisini sadece Atina'nın coğrafi sınırlarıyla kısıtlı tutmadı. Meteorolojik haritaların gün boyu kırmızı alarm verdiği Yunanistan genelinde, güneyli rüzgarların rotası üzerindeki birçok kritik bölge de benzer bir kaderi yaşadı. Ülkenin güney kesimlerinde tam anlamıyla meteorolojik bir hakimiyet kuran çöl tozu, turizmin ve yerel yaşamın kalbinin attığı Mora Yarımadası boyunca ağır etkisini hissettirdi. Aynı şekilde Ege Denizi'nin incileri konumundaki muhteşem doğasıyla bilinen Kiklad Adaları ve coğrafi konumu itibarıyla rüzgarlara oldukça açık olan büyük Eğriboz Adası da bu sarı esaretten kaçamadı. Adalardaki o meşhur beyaz badanalı evlerin üzerine çöken kızıl toz tabakası, bölge halkının günlük işlerini aksatırken, deniz ulaşımında ve feribot seferlerinde de zaman zaman aksamalara, görüş düşüklüğü kaynaklı rötarlara yol açma potansiyeli taşıyor. Uzmanlar, lodos rüzgarının yön değiştirmesi ve beklenen bahar sağanaklarının gelmesiyle birlikte atmosferin bu yükten temizleneceğini öngörse de, şu an için tüm ülke bu sarı örtünün altında hayatı idame ettirmenin yollarını arıyor.