POLİS / ADLİYE

Ayşe Barım karar duruşması için adliyede

Gezi Parkı eylemlerine ilişkin davada “hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçlamasıyla yargılanan menajer Ayşe Barım, hakkında ağırlaştırılmış müebbet talep edilen davanın karar duruşması için İstanbul Adalet Sarayı’na geldi.

Abone Ol

Gezi Parkı olaylarına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında yargılanan menajer Ayşe Barım’ın davasında bugün karar çıkması bekleniyor. Barım, sabah saatlerinde duruşmanın görüleceği İstanbul Adalet Sarayı’na geldi. Barım hakkında, “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ni ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs” suçlamasıyla 22 yıl 6 aydan 30 yıla kadar hapis istemiyle açılan dava sürerken, savcılık esasa ilişkin mütalaasında cezanın ağırlaştırılmış müebbet olarak belirlenmesini talep etti.

Tahliye, itiraz ve yeniden tutuklama süreci

Dava sürecinde mahkeme daha önce ara karar açıklayarak Barım’ın adli kontrol şartıyla tahliyesine hükmetmiş, 1 Ekim’de cezaevinden çıkan Barım hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tahliye kararına itiraz etmişti.

İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nin itirazı reddetmesi üzerine dosya bir üst mahkemeye taşınmış, İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi itirazı kabul ederek Barım’ın yeniden tutuklanmasına karar vermişti.

Tutuklama kararının ardından hastaneye kaldırılan Barım için Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan raporda, tedavisinin hastane koşullarında sürdürülmesi gerektiği ve cezaevi şartlarının uygun olmadığı yönünde görüş bildirilmişti. Ancak mahkeme süreci devam etti.

Savcılığın mütalaasında ağır suçlama

Savcılık tarafından sunulan esasa ilişkin mütalaada, Barım’ın “cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ni ortadan kaldırmaya veya görevlerini kısmen ya da tamamen engellemeye teşebbüs” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi.

Mütalaada, Gezi davasının firari sanıklarından Mehmet Ali Alabora ile Barım arasında geçtiği belirtilen iki ayrı tape kaydına yer verildi. Söz konusu kayıtlarda, Gezi eylemleri sürecinde yayımlanması planlanan bir bildiriyle ilgili görüş alışverişinin bulunduğu, Barım’ın bildirinin yayımlanmaması yönünde irade ortaya koyduğunun ileri sürüldüğü aktarıldı. Ayrıca mütalaada, Barım’ın danışılan ve onayı alınan kişi konumunda olduğu, süreci destekleyerek eylemlerin yayılmasına katkı sağladığı ve şirketine bağlı sanatçılar üzerinden eylem çağrıları yapıldığı iddialarına yer verildi.