Canavarlaşan İnsanlık

Abone Ol

İnsanlar arasındaki kavgalar, insanlığın kaçınılmazı mıdır? İnsanlar niçin canavarlaşır? Netanyahu, önce Filistin’e canavarca saldırdı, çor çocuk demedi yıktı viran eyledi. Şimdi de İran’a, ABD ile birlikte neden canavarca saldırıyor? ABD başkanı Trump Venezuela baskınından sonra İran’a yüklendi. Gözü bir yandan Grönland’da. Bir sonrası için Küba diyen var. Hatta geçmişten ders almamışçasına Türkiye diyen zavallılar da çıkıyor. Emperyal güç olmanın gölgesine sığınarak durmadan canavarca sağa sola saldırılar artıyor. Geçmişin sömürgeci zihniyeti sanki yeniden hortladı. İnsanları ve ülkeleri köle yapan zihniyet, bugün teknoloji atının sırtına binerek daha korkunç biçimde üstümüze geliyor. Bu kavga insanlığın kaderi; ya da vahşi kapitalizmin kaçınılmazı mıdır? Yoksa bazı insanların canavarlaşması veya zavallılığı mıdır?

Filozof Friedrich Nietzsche ”Böyle Buyurdu Zerdüşt” kitabında, yaşamın iyi seyretmesi için, yaşam oyununun iyi oynanması; iyi oyun için de iyi oyuncular gerektiğini vurgular. Nietzsche’nin aradığı, “üstinsan” kendinden sonrayı, öteyi yaratmak isteyip, böylece yok olan insandır. Ne var ki, canlı olan her şeyde, her yerde var olan itaat etme gerçeği, bir yaşama isteği değil; içgüdüsel bir güç isteğidir. Güce inanan ve itaat eden kendi olmaktan çıkar ve canavarlaşabilir. Varoluşcu Martin Heidegger’e göre “var olmak, kendin olmaktır”. Bu nedenle kendi olamayan, asla üstinsan olamaz.

****

Gerçekten de “Zihniyet Devrimi İçin Bilinçli Düşünmeyi Öğrenmek” kitabımda ele aldığım gibi; güç olgusu, sıradan insanın günlük yaşamında çok etken bir unsurdur. Zira güç yoğunlaşması ve gücün işlevi olan emirlere muhatap olanlar, zoraki olarak itaat etmek durumunda kalır. Bu güç olgusu, bazen bir inançtan, bir üst otoriteden, bir kişiden, bir kurumdan, bazen de bir kural, kavram ve alışkanlığın içeriğinden kaynaklanabilir. İnsanı sürekli kontrol altında tutan güç olgusu, toplumsal süreçte birikimli bir iç dinamiğe sahiptir. Kişisel yetenek ve güç kendini aşınca organize güçle; organize güç kendini aşınca ekonomik güçle ve ekonomik güç kendini aşınca politik güçle bütünleşen bir iç dinamiğe sahiptir. Kar topu misli giderek güçlenir. İnsanlar genellikle bu birikimli etkinin cazibesi içinde kendi olmak yerine kibir ve ihtirasa kapılmaktan kendini kurtaramaz. Yaşam ve güç arayışının birikimleri içinde edinilen davranış kalıpları, insan beynin parçalı bütünselliği içinde, limbik sistemin bir parçası olan hipokampusda depolanırlar. Bunlar yaşam sorunlarının çözümünde işe yaradığı görüldükçe kalıplaşan ve kayıt altına alınan ve benzer durumlar için hazırda bekleyen davranış kalıpları olarak şekillenirler. İhtiyaç oldukça çağrışımsal olarak tetikleme ile devreye alınırlar. Limbik beyinde kayıtlı olarak hazırda bekleyen bu kalıpların bir kısmı genetik ve bir kısmı sonradan öğrenilmiş değişmez kalıplardır. Limbik beyin duyguların ve sosyal dayanışmanın merkezi olarak tüm memeli hayvanlarda ve insanda benzer işlev olarak; yaşam olaylarına duygusal-tepkisel cevaplar üretmek için vardır.

****

İnsanlarda, limbik beyinden sonra evrimleşen neokorteks, üst beyin olarak sadece insanda bulunur. Nöro bilimin babası sayılan Gazzaniga’ya göre neokorteks, sadece insana özgü olarak, geçmişi değerlendirip geleceği planlama işlevi nedeniyle özel bir bilinç ve karar verme organıdır. Var olmayanı hayal etme, düşünme, strateji geliştirme, idrak, empati ve uygun davranışı seçme, uygunsuz olanı ketleme, kural öğrenme, kurala uyma, vicdani davranış ve uygun olanı belirleme işlevleri, ön alın loplarının eseridir. Ne var ki, neokorteksin bu işlevleri yeni nöro-bilime göre öğrenilmemiş ve öğrenilmediği için kullanılmıyor olabilir. Bu durumda insan davranışları limbik beynin, yani memeli beynin değişmez kalıpları ile sınırlı kalır ve bu yüzden ölümüne savunulan; gerektiğinde canavarca kullanılan kalıp davranışlar üretirler. Başka insan ve uluslara hükmetmek isteyen emperyal güç ve uluslar, günümüz küresel yeniden yapılaşma sürecinin yarattığı kuralsızlaşma döneminde, sadece kendi varoluş ve çıkarları için, mahalle kabadayısı keyfiliğinin güç yoğunlaşması ve güç zehirlenmesi olgusunu canavarca yaşamaktan zevk alabilirler. Tarihte bu olgu çok kez yaşandı. Birkaç örnek: İngiliz sömürgeciliği, bu yüzden Hintli dokuma ustalarının ellerini kestirdi. Hitler bu yüzden insanlığı felakete sürükledi. Stalin bu yüzden istemediği insan gruplarını Sibirya’ya sürdü. Bugünün uygarlık ve insanlık dışı canavarlıkları, en sert biçimde ABD ve İsrail’in son eylemlerinde gözleniyor.