DOĞANIN SESİ

CHP’li Arslan'dan ‘kaçak gemi’ açıklaması: Bu gemi geldiği gibi gidecek!

Urla Demircili Koyu'nda, birinci derece arkeolojik sit alanında kaçak olarak sökülmeye çalışılan gemi hakkında açıklama yapan CHP’li Arslan, “Çevremizi kurban etmenize tahammülümüz yok. Bu gemi geldiği gibi gidecek!” dedi

Abone Ol

İzmir’in Urla ilçesindeki Demircili Koyu, birinci derece arkeolojik sit alanı olmasına rağmen, bölgedeki hurda “Gökbey” gemisinin kaçak olarak sökülmeye çalışıldığı ortaya çıktı. CHP İzmir Milletvekili Ednan Arslan konuyu Meclis’e taşıyarak, gemideki yüksek miktarda asbest ve tehlikeli atık nedeniyle hem çevre hem de insan sağlığının tehlikede olduğunu ifade etti. Arslan, daha sonraki süreçte STK’lar ile beraber alanı ziyarete gitti. Arslan, burada yaptığı açıklamada, “Bu gemi geldiği gibi gidecek!” dedi.

“Tahammülümüz yok”

Konuyu Meclis’e taşıdıklarını ifade eden Arslan, “Urla Demircili Koyu'nda, birinci derece arkeolojik sit alanında kaçak olarak sökülmeye çalışılan gemi ile ilgili geçtiğimiz hafta Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'a vatandaşlarımızın sorunlarını önerge olarak verdik. Konu İzmir Körfezi olunca kendi sorumluluğunu Belediyelerimize atanlar, gelsinler burada vatandaşın sorularını cevaplasınlar. Çevremizi kurban etmenize tahammülümüz yok. Bu gemi geldiği gibi gidecek!” diye konuştu.

“Güçlü bir ses çıkarmaya ihtiyaç var”

Gelecek hafta yapılacak olan eyleme katılım çağrısı yapan Arslan, “Sizin sorduğunuz soruları topladık ve bu soruları bakanlığa ilettik. Ancak buradan İzmirli hemşerilerimize de bir çağrı yapmak istiyorum: Siz yazın Demirci Koyu’nda yüzmeye gelmeyecek misiniz? Çocuklarınızı buraya getirmeyecek misiniz? Yazın çocuklarınızla ve ailenizle bu koylardan güven içinde yararlanmak istiyorsanız, bugünden sesinizi yükseltmeye ihtiyaç var. Önümüzdeki hafta sizleri de buraya davet ediyoruz. Güçlü bir ses çıkarmaya ihtiyaç var. Geçmişte Sao Paulo adlı bir gemi vardı. Brezilya’dan yola çıkmıştı. Ben o süreci yakından takip ettim. Gemi, Aliağa’daki gemi söküm merkezine gelecekti ve içinde nükleer kalıntı bulunduğuna dair istihbarat almıştık. Oluşturduğumuz kamuoyu baskısıyla o gemi Aliağa’ya yanaşamadan geldiği yere geri gönderildi. O gün kıyılarımızı koruduk, bugün de koruyacağız” diye konuştu.

“Bu izni kim verdi”

Arslan, “Burası birinci derece arkeolojik sit alanı. Siz burada ağaç dikemezsiniz ama gemi sökeceksiniz, öyle mi? Bu nasıl olacak? Burası tersane mi? Ülkemizde gemi söküm faaliyetleri nasıl yapılır? Lisanslı tesislerde ve limanlar tarafından gerçekleştirilir. Aliağa’da bir gemi söküm merkezimiz var. Ancak oraya da her istediğiniz gemiyi getiremezsiniz. Deniz ekolojisini bozup bozmayacağı, çevreye zarar verip vermeyeceği pek çok bilimsel raporla değerlendirilir; ancak ondan sonra söküm yapılabilir. Ama siz, ağaç bile dikilemeyen bir yerde bu gemiyi sökeceksiniz. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Sayın Murat Kurum’a da sesleniyorum: İzmir’le ilgili bol keseden konuşuyorsunuz. Körfez temizliğini Cumhuriyet Halk Partili belediyelerin üzerine yıkıyorsunuz. Burası da sizin sorumluluğunuzda. Gelin buraya, kaçmayın. Bakanlığınızın yalnızca şehircilik ve imar kısmı yok; çevre de var. Bu insanların sağlıklı bir çevrede yaşama hakkı var. O hâlde çıkın ve açıklayın: Bu geminin burada ne işi var? Nasıl geldi? Hangi izinle burada duruyor? Bu izni kim verdi? Nasıl yüzerek buraya kadar geldi? Gelin ve bunları burada cevaplayın” değerlendirmesinde bulundu.

Mücadeleye devam çağrısı

Mücadeleye devam çağrısında bulunan Arslan “Bakanlığın sadece şehircilik kısmıyla değil, çevre tarafıyla da ilgilenin. Biz bu bakanlığı tanıyoruz. Nereden tanıyoruz? Akbelen Ormanları’ndan tanıyoruz. Kaz Dağları’ndan tanıyoruz. Çevre konusundaki sicillerini biliyoruz. Orada da karşılarında durduk, burada da duracağız. Bu işin peşini bırakmayacağız.

Milletvekili arkadaşlarımızla birlikte Ankara’da soru önergeleri vererek, basın açıklamaları yaparak ve sizlerle burada omuz omuza mücadele ederek, o güzel çocukların yazdığı gibi, bu gemi geldiği gibi gidecek. Geldiği gibi gidecek “diyerek sözlerini tamamladı.