İZMİR GÜNCEL

CHP’li vekiller Meslek Fabrikası önünde nöbette: “Amaç belediyeyi zayıflatmak”

Başkan Cemil Tugay’ın bina içine alınmadığına dikkat çeken Deniz Yücel, “Gelinen nokta ne yazık ki üzücü ve tatsız. Dün Cemil Başkan detaylı bir açıklama yaptı ve bir direniş, bir nöbet başlattı. Biz de bu nöbete destek olmak için buradayız. Tamamen hukuk dışı bir süreçle karşı karşıyayız. Yargılama devam ederken, mahkeme esas hakkında nihai kararını vermeden, dayanaksız bir şekilde yüzlerce polis marifetiyle burası işgal edildi. Seçilmiş Büyükşehir Belediye Başkanı’nı içeri almadılar" dedi

Abone Ol

SEMİ TEKTAŞ/Meslek Fabrikası’nın ablukaya alındığı ilk saatlerden itibaren bina önünde nöbet tutan CHP İzmir Milletvekilleri Deniz Yücel ve Yüksel Taşkın, direnişlerini sürdürüyor. Vekiller, uygulanan tahliye yönteminin kötü niyetli olduğunu savunarak, sürecin İzmir Büyükşehir Belediyesi’ni zayıflatmayı ve hizmet edemez hale getirmeyi amaçladığını ifade etti.

Yücel, tesisin geçmişte Aziz Kocaoğlu döneminde restore edildiğini hatırlatarak, “Buraya ciddi yatırımlar yapıldı. Gençlerin meslek kazanması için eğitimler veriliyor ve burada eğitim alan birçok genç istihdama katıldı” ifadelerini kullandı.

“Tek kelimeyle kötü niyet”

Sürecin arkasında kötü niyet olduğunu vurgulayan Yücel, “Amaç İzmir Büyükşehir Belediyesi’ni zayıflatmak. Ne yazık ki hukuk da bu organize kötülüğün bir aracı haline getirilmiş durumda. CHP örgütleri, sivil toplum kuruluşları ve duyarlı vatandaşlarla birlikte bu direnişi sürdüreceğiz” diye konuştu.

“Sonuç ne olursa olsun kararlıyız”

Direnişten vazgeçmeyeceklerini belirten Yücel, “Burada bir emek, bir tarih ve gençlerin geleceği var. İzmir’in geleceği söz konusu. Bu nedenle bu kötü niyete asla teslim olmayacağız” dedi.

AK Partili vekillere üslup eleştirisi

AK Partili milletvekillerinin kullandığı dili de eleştiren Yücel, “Bir vekile yakışır üslupla konuşmalarını tavsiye ederim. İzmir ve İzmir Büyükşehir Belediyesi birer semboldür. Bu sembole zarar vermek için çirkin bir dil kullanılıyor. Oysa onları da bu göreve getiren İzmirlilerdir; bu sorumluluğu hatırlamalılar” ifadelerini kullandı.

“Bu süreç genel tablodan bağımsız değil”

Yüksel Taşkın ise yaşananların yalnızca İzmir’e özgü olmadığını belirterek, “Bu süreç Türkiye genelinde seçilmişlere yönelik müdahalelerden bağımsız değil. Atanmışlarla seçilmişler arasındaki gerilim ve seçim süreçlerine müdahale tartışmalarıyla benzerlik taşıyor” dedi.

Hukuki sürece zaman tanınmadığını savunan Taşkın, “Yürütmeyi durdurma kararları alınıyor ancak tekrar iptal ettiriliyor. Burada ısrarcı bir irade var. Bu süreci yöneten odakların İzmir’e sevgi ve saygı duymadığı açık” diye konuştu.

“Burası bir sosyal hizmet alanı”

Meslek Fabrikası’nın geçmişte un fabrikası olduğunu hatırlatan Taşkın, “Mustafa Kemal Atatürk döneminde belediyeye devredilen bu alan, 2008-2009 sürecinde yapılan yatırımlarla meslek edindirme merkezine dönüştürüldü. Burası bir sosyal politika ve hizmet alanıdır. Bu şekilde el konulması İzmir halkına büyük bir saygısızlıktır” ifadelerini kullandı.

“AK Partili vekillerin çoğu sessiz”

AK Partili bazı milletvekillerinin sürece dair yorum yapmaktan kaçındığını öne süren Taşkın, “İzmir’deki AK Partili vekillerin bir kısmı bu tartışmalara hiç girmiyor. Sadece birkaç ismin aktif olduğunu görüyoruz. Diğerlerinin İzmir halkının güçlü hafızasından ve demokrasi bilincinden çekindiğini düşünüyorum” dedi.