SPOR

Cicibaş'tan borç isyanı

Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi'nde son haftalarda aldığı üst üste yenilgilerle düşme korkusunu yakından hisseden Karşıyaka'da, Kulüp Başkanı Aygün Cicibaş sessizliğini bozarak yaşanan krizin faturasını geçmiş dönemlere kesti. Kulübün mali yapısını düzeltmek adına mütevazı bir kadro kurduklarını ancak şanssızlıklar ve cezalar yüzünden hareket alanlarının daraldığını vurgulayan Cicibaş, camianın takımı yalnız bıraktığını belirterek destek çağrısında bulundu.

Abone Ol

Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi'nde fırtınalı günler geçiren ve üst üste yaşadığı altı mağlubiyetin ardından ligin bitimine sekiz hafta kala kendisini tehlikeli sularda bulan Karşıyaka, parke üzerindeki sportif sonuçlardan ziyade kulislerdeki mali krizle çalkalanıyor. Takımın düşme hattı içerisine girmesiyle birlikte okların hedefine yerleşen Başkan Aygün Cicibaş, kamuoyunda yükselen eleştirilere oldukça çarpıcı ve şeffaf yanıtlar verdi. Göreve geldikleri ilk günden itibaren en büyük mesailerini geçmiş yönetimlerden miras kalan ağır borç yükü ile mücadeleye ayırdıklarını ifade eden kulübün bir numaralı ismi, ellerini kollarını bağlayan finansal tabloların takımın mevcut durumuna doğrudan etki ettiğini anlattı. Yine de ligde kalma umutlarının son derece güçlü olduğunu ve teslim bayrağını çekmediklerini belirten başkanın bu dürüst açıklamaları, yeşil-kırmızılı camiada geniş bir yankı uyandırdı.

Geleceği ipotek altına almayan gerçekçi bir yol haritası

Göreve başlarken oluşturdukları stratejinin tamamen ayakları yere basan ve kulübün mali bağımsızlığını merkeze alan bir vizyon taşıdığını aktaran tecrübeli spor adamı, taraftara hayal satmadıklarını vurguladı. Sezon başı planlamasını tamamen başantrenörün raporları ve kulübün ödeyebileceği rakamlar doğrultusunda yaptıklarının altını çizen başkan, asıl gayelerinin İzmir temsilcisinin geleceğine yeni bir ipotek koymamak olduğunu belirtti. Kısıtlı imkanlara rağmen ligde tutunabilecek ve sezonu onuncu veya on birinci sırada tamamlayabilecek bir kadro mühendisliği için yola çıktıklarını söyleyen yönetim, sportif şampiyonluklardan ziyade sürdürülebilir bir basketbol şubesi yaratmayı ana hedef olarak belirlemişti.

Parkedeki hesaplar şanssızlıklar ve cezalarla bozuldu

Kağıt üzerinde son derece doğru görünen planların sahaya yansımamasının ardındaki sebepleri de tüm çıplaklığıyla paylaşan başkan, kurdukları kadroda geçmişte NBA şampiyonluğu tatmış, istatistikleri göz dolduran oyun kurucular ve ligin kalburüstü uzunlarının yer aldığını hatırlattı. Ancak sezon ilerledikçe baş gösteren talihsiz sakatlıklar ve takım içi kimyanın bir türlü uyuşmaması, yeşil-kırmızılıları zor bir girdabın içine çekti. Hedeflerinin köklü altyapı kültürünü yok etmek değil, aksine kulübü özüne, yani fabrika ayarlarına döndürmek olduğunu dile getiren kulüp başkanı, geleceğin teminatı olarak gördükleri genç yetenekleri de bu süreçte sisteme entegre etmeyi planladıklarını anlattı. Ne var ki, diğer rakipler sezon ortasında kadrolarına taze kan pompalarken, İzmir ekibi masada biriken FIBA dosyaları ve bitmek bilmeyen transfer yasağı engelleri yüzünden bu hamleleri yapmaktan mahrum kaldı. Ayrılan oyuncuların yerini doldurmak için büyük çaba harcadıklarını, hatta geçen sezon Denizli temsilcisini tek başına ipten alan oyun kurucuyu kadroya kattıklarını belirten yönetim, benzer seviyedeki hiçbir takımın bu fırsatı geri çevirmeyeceğini dile getirdi.

Yabancı oyuncu bütçesi geçmişin tek bir yıldızına eşit

Mali disiplin konusundaki kararlılıklarını rakamlarla da destekleyen kulüp başkanı, takımın mevcut yabancı rotasyonuna harcanan toplam paranın sadece 840 bin dolar olduğunu açık yüreklilikle duyurdu. Bu mütevazı rakamın, geçtiğimiz sezon formayı terleten tek bir yabancı oyuncunun, Erick McCollum'un primlerle birlikte aldığı yıllık ücrete denk geldiğini hatırlatan başkan, aradaki devasa ekonomik uçurumu gözler önüne serdi. Uluslararası arenadaki cezalar ve iç piyasadaki yasakların transfer pazarında adeta ellerini kelepçelediğini söyleyen yönetici, teknik heyet değişikliklerinin de bu çaresizlikten doğduğunu aktardı. Hiçbir oyuncunun keyfi olarak alınmadığını, kararların tamamen teknik heyetin onayı ve yönetimin mali filtrelerinden geçerek alındığını belirten başkan, "Mevcut şartlar altında getirilebilecek en iyi isimleri getirdik. Sonuçlar kötü gidince faturanın başkana kesilmesi bu işin doğasında var. Ancak herkesin unutmaması gereken altın kural şudur; ne kadar bütçe, o kadar köfte" sözleriyle spor ekonomisinin acı gerçeğini özetledi.

Vefasızlığa isyan ve tribünlere son çağrı

Açıklamalarının son bölümünde camianın önde gelenlerine, eski destekçilere ve küskün taraftarlara sitem dolu kelimelerle seslenen başkan, kulübü bu darboğaza sokan asıl zihniyetin "Bizden sonrası tufan" anlayışı olduğunu savundu. Yıllarca sürdürülen "Bütçede olmayan paralarla yıldızlar alalım, borcu bir sonraki yönetime devredelim" alışkanlığının faturasını bugün kendilerinin ödediğini belirten yönetici, geçmişin o şatafatlı günlerinde taşın altına elini koyanların bugün ortadan kaybolduğuna dikkat çekti. Eski dönemlerdeki dev sponsorluk alışkanlıklarının bitmesiyle birlikte kongrelerde başkan adayı bile çıkmadığını hatırlatan tecrübeli isim, verdikleri sözleri tutmayanlara adeta isyan etti. Karşıyaka'nın küme düşmesini bekleyecek kadar gözü dönmüş kişilerin bile ortaya çıktığını, kombine satışlarının durduğunu, destek sözü verenlerin telefonları açmadığını ve randevu taleplerini geri çevirdiğini büyük bir hayal kırıklığıyla anlatan kulüp başkanı, "Bizi eleştirenler bilsin ki, bu kulübü bu karanlık noktaya getirenler biz değiliz, utanması gerekenler de onlardır. Biz elimizdeki kısıtlı imkanlarla bir enkazı kaldırmaya çalıştık" dedi. Her şeye rağmen mücadelenin bitmediğini ve ligde kalmak için son saniyeye kadar savaşmaya devam edeceklerini vurgulayan başkan, gerçek taraftarları armaya sahip çıkmaya davet etti.