TEKNOLOJİ

Çipteki Beyin Hücreleri DOOM Oynamayı Öğrendi!

Cortical Labs'in ürettiği çipteki 200 bin canlı beyin hücresi, ekrana bakmadan sadece elektrik sinyalleriyle DOOM oynamayı başardı.

Abone Ol

Bir video oyunu oynarken gözlerimizle ekranı takip eder, ellerimizle de karakteri yönlendiririz. Peki ya gözünüz ve elleriniz olmasaydı? Avustralya'daki Cortical Labs araştırmacıları, laboratuvarda ürettikleri yaklaşık 200 bin insan beyin hücresini küçük bir çipin üzerine yerleştirdi ve onlara efsanevi 1993 yapımı nişancı oyunu DOOM'u oynamayı öğretti.

Bu inanılmaz araştırma verilerini incelediğimizde, olayın aslında kusursuz bir "iletişim" becerisi olduğunu gördük. Hücrelerin gözü yok, dolayısıyla ekrandaki canavarları veya labirentleri görmüyorlar. Bunun yerine oyunu kelimenin tam anlamıyla "hissediyorlar".


Elektrikle Konuşan Hücreler

Üzerinde binlerce minik kablo (elektrot) bulunan 'CL1' isimli özel bir çip hayal edin. Bilim insanları, DOOM oyunundaki düşmanların nerede olduğunu ve tehlikenin ne kadar yaklaştığını hücrelere anlatmak için bu kablolardan hafif elektrik sinyalleri gönderiyor.

Hücreler bu elektriği aldığında tehlikeyi seziyor ve kendi aralarında elektrikle fısıldaşarak bir karar veriyorlar. Verdikleri bu ortak tepki, oyundaki karakterin hareket etmesini veya ateş etmesini sağlıyor. Örneğin hücreler kendi aralarında "A" ritminde bir sinyal üretirse karakter silahını ateşliyor, "B" ritminde üretirse sağa doğru kaçıyor. Yani bu akıllı çip, canlı hücreler için hem göz hem de klavye görevi görüyor.


Neden Oynuyorlar?

Akla gelen ilk soru şu: Bir hücre kümesi neden oyun oynamakla uğraşsın ki? Gözlemlerimiz gösteriyor ki bunun cevabı doğanın en temel kurallarında saklı: Canlılar karmaşadan nefret eder, huzur ve düzen ister.

Araştırma ekibi hücreleri eğitmek için çok akıllıca bir sistem kullanıyor. Eğer hücreler doğru zamanda ateş edip karakteri hayatta tutmayı başarırlarsa, onlara çok düzenli, pürüzsüz ve "huzur verici" bir elektrik sinyali gönderiliyor. Ancak karakter hasar alır veya ölürse, radyodaki cızırtı gibi karmaşık, gürültülü ve rahatsız edici bir elektrik atımı veriliyor. Hücreler bu sinir bozucu cızırtıdan kurtulmak için çok kısa sürede hayatta kalmayı, yani oyunu kurallarına göre oynamayı öğreniyor.

Açık konuşmak gerekirse, bu hücreler şu an bir e-spor şampiyonu değil; hayatında hiç bilgisayar görmemiş bir acemi gibi oynuyorlar. Ancak dünyanın dört bir yanındaki devasa bilgisayarlar yapay zekayı eğitmek için şehirlerin harcadığı kadar elektrik tüketirken; bu minik beyin hücreleri aynı öğrenme işini sadece bir damla enerjiyle başarıyor.

Laboratuvardaki bu DOOM macerası, gelecekte bilgisayarlarımızı fişe takmak yerine onlara "iyi bakacağımız" canlı teknoloji çağının kapılarını sonuna kadar aralıyor.