Türkiye genelinde giderek derinleşen ekonomik krizin yansımaları, yerelde kamu arazilerinin satışlarıyla kendini göstermeye devam ediyor. Son olarak Resmi Gazete üzerinden yayımlanan kararla İzmir'in Efes Selçuk ilçesinde büyük bir tartışmanın fitili ateşlendi.
Konuyla ilgili açıklama yapan CHP Efes Selçuk İlçe Başkanı İpek Onbaşıoğlu, “Resmi Gazete’de yayınlanan Cumhurbaşkanı kararıyla Türkiye genelinde mülkiyeti devlete ait 55 adet hazine taşınmazı daha özelleştirilecek. Özelleştirilecek yerler arasında ilçemizdeki devlet hastanesi de bulunuyor” dedi.
Hükümetin ekonomi politikalarını eleştiren Onbaşıoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bugün geldiğimiz noktada uzun yıllardır yandaşlara peşkeş çekmek suretiyle devlet kaynaklarını heba eden ya da bir avuç azınlık ile paylaşarak halkı yoksullaştırmayı tercih eden AKP Hükümeti öylesine bir çıkmaza girmiş durumda ki, resmen gözünün gördüğü her toprak parçasını, her yapıyı satışa çıkarmak için hazırlanıyor. Bugüne kadar çeyrek asra yaklaşan iktidarı boyunca milyarlarca dolarlık özelleştirme yapan iktidar yandaş müteahhitlere, kaynak aktarmaktan düşünmeye fırsat bulamadığı vatandaş giderek yoksullaşırken açığı kapatmak için ilçemizde yer alan devlet hastanesi de satışa çıkartacak.”
Yeni hastane bitmeden eskisini satma telaşı
Efes Selçuk halkının uzun zamandır tamamlanmasını beklediği yeni devlet hastanesi binası henüz bitmemişken, mevcut arazinin satış listesine konulması "yangından mal kaçırma" olarak nitelendirildi. Onbaşıoğlu, zamanlamaya dikkat çekerek şu soruyu sordu:
“İzmir’de otoyollar, İstanbul’a köprüler derken Selçuk’taki devlet hastanesine kadar durum düşmüş durumda olan bir anlayış var. Üstelik Selçuk’ta yapımı devam eden devlet hastanesi henüz bitmemiş durumda değilken, yangından mal kaçırır gibi böyle bir satışa çıkılması ile ilgili bir açıklama bekliyoruz. Bu özelleştirmeden mağduriyetin önüne nasıl geçilecek?”
Yoksulluk düzenini halkçı politikalarla yıkacağız
Sürecin genel ekonomik çöküşün bir yansıması olduğunu savunan Onbaşıoğlu, halkın bu düzene mahkum olmadığını belirtti:
“Ne devletin kaynaklarının peşkeş çekildiği düzene ne de giderek artan yoksullaşmaya hiçbir vatandaşımız katlanmak zorunda değil. Bu halk açlığa, sefalete, yoksulluğa mahkûm değil. Bu düzeni değiştirecek olan halkı esas alan ekonomi politikalarıdır. Bu yoksulluk düzenini değiştirecek olan halkın iktidarıdır, yani Cumhuriyet Halk Partisi’dir.”