GENEL

Gediz alarm veriyor: Sanayi ve tarım atıkları İzmir Körfezi’ni zehirliyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi, Gediz Nehri’ndeki kirliliği durdurmak için bilimsel bir seferberlik başlattı. Ege Üniversitesi iş birliğiyle hazırlanan raporlar, nehrin kaynağından temiz çıkmasına rağmen İzmir Körfezi’ne ulaşana kadar tonlarca ağır metal ve kimyasal atıkla dolduğunu, bu durumun hem denizi hem de gıda güvenliğini tehdit ettiğini ortaya koyuyor.

Abone Ol

Ege’nin can damarı olan Gediz Nehri, son yıllarda sanayi tesislerinin kontrolsüz deşarjları ve bilinçsiz tarımsal ilaçlama nedeniyle adeta bir atık kanalına dönüştü. İzmir Büyükşehir Belediyesi, kirliliğin boyutlarını verilerle ispatlamak amacıyla Gediz’in İzmir’e giriş noktası olan Emiralem Boğazı’ndan denize döküldüğü noktaya kadar 7 farklı istasyonda düzenli su analizleri gerçekleştiriyor.

Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Kurucu öncülüğünde yürütülen çalışmaya, nehrin büyük bölümüne ev sahipliği yapan Manisa Büyükşehir Belediyesi de aylık raporlarıyla destek veriyor. İki komşu kentin güçlerini birleştirmesiyle, Gediz’in 400 kilometrelik yolculuğu boyunca hangi noktada, hangi kirleticiyle zehirlendiği ilk kez bu kadar kapsamlı bir şekilde haritalandırılıyor.

Tonlarca azot ve ağır metal körfeze akıyor

Kasım ayından bu yana yapılan üç aylık ölçümler, durumun vahametini gözler önüne serdi. Analiz sonuçlarına göre, özellikle kış aylarında tonlarca azot ve fosfor nehir sularıyla birlikte İzmir Körfezi’ne taşınıyor. Bu besin elementleri denizdeki oksijeni tüketerek "ötrofikasyon" denilen alg patlamalarına ve trajik balık ölümlerine yol açıyor.

Kirliliğin tek kaynağı tarımsal gübreler de değil. Sanayi tesislerinden nehre karıştığı tespit edilen alüminyum, brom, kadmiyum, demir ve çinko gibi ağır metaller, sucul yaşamı bitirme noktasına getiriyor. Prof. Dr. Kurucu, Gediz’in kaynağından pırıl pırıl çıktığını ancak Uşak ve Manisa üzerindeki sanayi bölgelerini geçtikten sonra İzmir’e "ölü bir su" olarak ulaştığını vurguluyor.

Sadece deniz değil gıda güvenliği de risk altında

Gediz’deki kirlilik sadece körfezdeki koku sorunu veya görsel kirlilikle sınırlı kalmıyor. Nehrin suları, bölgedeki devasa tarım arazilerinin sulanmasında kullanılıyor. Kirli suyla sulanan toprakların uzun vadede çoraklaşma tehlikesiyle karşı karşıya olduğu uyarısında bulunan uzmanlar, ağır metallerin bitkiler aracılığıyla gıda zincirine dahil olabileceğine dikkat çekiyor.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın konuyu kararlılıkla takip ettiğini belirten yetkililer, suyun kalitesindeki düşüşün doğrudan halk sağlığını ve gıda güvenliğini tehdit ettiğini ifade ediyor. Gediz havzasındaki hayvancılık tesislerinin atıklarını doğrudan yan derelere bırakması da kirlilik yükünü artıran bir diğer önemli faktör olarak raporda yer alıyor.

Mücadele için yıllık analiz raporu bekleniyor

İzmir ve Manisa’nın koordineli yürüttüğü bu çalışmalar, bir yıllık sürecin sonunda bütünleşik bir rapora dönüştürülecek. Bu rapor, Gediz’in temizlenmesi için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı başta olmak üzere ilgili tüm karar vericilere sunulacak bir yol haritası niteliği taşıyacak.

Gediz’in eski yatağı olan ve iç körfeze ulaşan Ağıl Deresi’nin de 10 farklı noktadan izlenmeye başlanması, denetim ağının ne kadar genişletildiğini gösteriyor. "Sağlıklı Körfez" hedefinin ancak Gediz’in temizlenmesiyle mümkün olacağını belirten Prof. Dr. Kurucu, "İzmir havzanın en sonunda yer aldığı için kirliliğin acısını en çok çeken ilimiz. Herkesin elini taşın altına koyması ve bu iyileştirme çalışmalarında hızlı adımlar atılması gerekiyor," diyerek kritik bir çağrıda bulundu.