SELİN YILDIRIM- İzmir’in hentboldaki köklü geleneği, altyapıdan yetişen genç yeteneklerle meyvelerini vermeye devam ediyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü forması giyen üç başarılı oyuncu, gösterdikleri azim ve yetenekle milli takım teknik heyetinin radarına girdi. Yaşları henüz 16 olmasına rağmen sahadaki duruşları ve oyun zekalarıyla dikkat çeken Nisa Nur, Eda ve Zehra, yaklaşan kamp süreci öncesinde oldukça heyecanlı ve kararlı. Hentbol branşının zorluklarını "savaşmak" ve "akıl oyunları" olarak tanımlayan genç sporcular, İzmir'in adını uluslararası arenada duyurmaya hazırlanıyor.
Ailem gurur duydu
Ay-Yıldızlı bayrağı temsil etme gururunun tarif edilemez olduğunu belirten genç hentbolcular, davet haberini aldıkları anı hayatlarının dönüm noktası olarak görüyorlar. Sol oyun kurucu mevkiinde görev yapan 1.86'lık dev yetenek Nisa Nur Ayaz, haberi aldığı anı "Aile ortamındaydık, bir anda söyledim ve herkes gurur duydu" sözleriyle anlatırken, pivot mevkiinin parlayan ismi Eda Ay ise ilk müjdeyi annesine verdiğini dile getirdi. Orta oyun kurucu Zehra Nur Damar için de durum farksız; ailesinin her zaman arkasında olduğunu ve bu davetin onların desteğinin bir sonucu olduğunu ifade etti. Milli takım kampı, bu üç genç için sadece bir antrenman süreci değil, aynı zamanda ülkemizi temsil etme yolundaki ilk büyük adım anlamını taşıyor.
Türkiye Şampiyonası'nda namağlup ilerlerken karşılaştıkları zorluklar, bu gençlerin karakterini de şekillendirmiş. Özellikle İspanya ve Romanya maçlarının kendileri için büyük bir tecrübe olduğunu ifade eden oyuncular, savunma disiplininin ve takım oyununun önemine dikkat çekti. Nisa Nur Ayaz, hentbolun sadece güç değil, aynı zamanda yüksek bir zekâ gerektirdiğini savunurken; Eda Ay, başarının anahtarının pes etmemek ve takım arkadaşlarıyla kurulan güçlü bağ olduğunu belirtti. Zehra Nur Damar ise yaşadığı ağır diz sakatlığına rağmen parkelere olan tutkusu sayesinde nasıl hızla geri döndüğünü anlatarak, sporun sadece fiziksel değil, mental bir dayanıklılık işi olduğunu kanıtladı.
Moral bozmak yok
Her sporcunun sahaya çıkmadan önce kendine has bir dünyası var. Genç yeteneklerin ritüelleri ise oldukça ilgi çekici. Nisa Nur Ayaz, uğur getirdiğine inandığı için mutlaka kapı tarafına oturduğunu söylerken, Zehra Nur Damar sağ elinin baş parmaklarını sararak kendini güvende hissettiğini ifade etti. Eda Ay ise herhangi bir fiziksel totem yerine, maç boyu kendiyle konuşarak motivasyonunu en üst seviyede tutmaya çalıştığını belirtti. Kritik anlarda birbirlerine verdikleri "Hadi kızlar, savunmayı sert yapalım, moral bozmak yok" destekleri, İzmir ekibinin başarısının altındaki takım ruhu gerçeğini bir kez daha gözler önüne seriyor.
Hakemler bakış açısını değiştirsin!
Hentbolun Türkiye’deki gelişimi üzerine konuşan Nisa Nur Ayaz, özellikle oyunun doğasındaki sertliğin engellenmesine tepki gösterdi. Türkiye’deki hakem yönetimlerini eleştiren genç yetenek, "Hentbol sert bir oyun ve maalesef burada buna izin verilmiyor. Hakemlerin bu bakış açısının kesinlikle değişmesi gerekiyor" dedi. Yurt dışındaki maçlarda çok daha sert ve dirençli bir oyun oynandığını vurgulayan Ayaz, Türkiye’deki yönetim standartlarının uluslararası seviyeye taşınması gerektiğini sert bir dille ifade etti. Hentbolun bir "savaşma oyunu" olduğunu belirten milli sporcu, oyunun karakterini bozan müdahalelerin gelişimi engellediğini dile getirdi.
İnsanlar hentbolu bilmiyor!
Genç sporcular, hentbolun Türkiye'de hak ettiği değeri görüp görmediği konusunda ise oldukça net bir duruş sergiliyor. Hentbolun futboldan veya diğer popüler branşlardan daha az ilgi görmesinden şikayetçi olan milli adayları, sporun daha çok tanıtılması gerektiğini düşünüyor. Zehra ve Eda, Avrupa’daki hentbol kültürünün Türkiye’de de hâkim olması gerektiğini savunurken, "İnsanlar bu sporu henüz yeterince tanımıyor, daha çok göz önünde olmalıyız" dedi. Avrupa hedefi olan genç kızlar, beş yıl sonra kendilerini Şampiyonlar Ligi sahalarında veya Olimpiyat arenalarında görmeyi hayal ettiklerini ifade etti.
Hentbola yeni başlamak isteyen kız çocuklarına da ilham veren İzmirli sporcuların mesajı ortak: "Hırs, çalışma ve güven." Hentbolun sert ve zor bir spor olduğunu kabul eden yetenekler, ilk başarısızlıkta pes etmemenin ve sürekli kuvvet çalışması yapmanın önemini vurguladı. Kendi güçlü yönlerini geliştirmek için milli takım kampını bir fırsat olarak gören ekip, özellikle savunma teknikleri ve kaleciyle olan birebir mücadelelerde uzmanlaşmak istediklerini belirtti. İzmir’in bu üç genci, sadece birer sporcu değil, aynı zamanda geleceğin güçlü Türk kadın sporcusu profilinin en canlı örnekleri olarak parlıyor.