HEDEFLERİNE ULAŞANLAR HEDEFLERİ HAYAL OLANLAR

Abone Ol

Bugün 29 Ağustos 2025 Cuma…

Yarın 30 Ağustos…

Üç gün önce takvimler 26 Ağustos Çarşamba'yı gösteriyordu.

Yani Türk ordusunun, işgalci Yunan birliklerine karşı başlattığı Büyük Taarruz’ un 103'ncü yılı idi…

Mustafa Kemal Paşa’nın emriyle 26 Ağustos’ta başlayan ve 30 Ağustos zaferiyle sonuçlanan "Büyük Taarruzu" gazetemizin sayfalarında geniş şekilde çeşitli kalemlerden okudunuz, okuyacaksınız…

Dünya tarihine altın harflerle “Büyük kumandan” diye yazılan Mustafa Kemal Paşa hedeflerine sonuna kadar ulaşarak kalbi

mizde taht kurmuştur.

Daha sonra 29 Ekim 1923' te ilan ettiği Cumhuriyetimizi gençlere emanet etmiştir. İşte Teslim ettiği Cumhuriyetimizin 102’nci yılına bu duyguyla, kısacası “Hedefine ulaşanların” duygusuyla girmek için gün saymaya başladık…

* * *

Aslına bakarsanız bilgisayarımın başına geçip yazıma şöyle girecektim:

Hedeflerine ulaşanlar ve hedefleri hayal olanlar…

Öyle ya iktidar, muhalefetle her gününü zıtlaşarak geçiriyor. CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in, İstanbul'un kalbi Beyoğlu'nda 50. Meydan buluşmasında başta Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu olmak üzere birçok belediye başkanını çeşitli sebeplerden içeri attırılmasını delileriyle anlatması büyük tepkilere yol açtı. Tabii ki, Anadolu'nun çeşitli illerinde yaptığı mitinglerdeki tepkileri ile de iktidarı "sandık başına" çağırıyordu.

Özellikle açlık ve yoksulluk sınırında olan vatandaşların çarşı- pazarda kendilerine uzatılan mikrofonlara derin bir "OF" çekmesi içler acısı idi...

OF! OF!

Bu "OF" Karadeniz'de Trabzon'un şirin ilçesi OF değil, vatandaşın ocağına düşen yangının yürekleri parçalayan sesi idi.

Hele ünlü "Of Aman Nalan" şarkı sözleri ise başka bir anlatım şekli idi!

Muhalefette meydanlarda "OF" çekenlere şu mesajı veriyor:

"Sandık gelecek, derler bitecek!"

Çiftçi tarladaki mahsulünün karşılığını alamadığı için, ürünü tarlasında imha ettiğini, yazılı-sözlü-görüntülü basına acı acı ifade ediyor.

Pazar yerlerinde birçok vatandaş, akşamı gözlüyor, atılan meyve ve sebzeyi ucuza ya da , bedavaya alıp evine götürmeyi tercih ediyor...

Bakalım, sandık gelecek, dertler bitecek mi?

Hele memur ve memur emeklileri sendikası beklediği zamları alamayınca işler yine kör düğüme döndü.

Bekleyip göreceğiz; bu kördüğümü kimin kılıcı kesecek?

Zor dostlar, zor. Hem de çok zor!

Hoş! "Ekranlara da yansıyan kılıçlar" görmedik mi?

Ne oldu? Kınlarına sokulmadı mı?

Oysaki, "işleyen demir pas tutmaz" demiyor muyuz?

***

İsterseniz, bir de Nisan yağmuru gibi kısa süren şu hayatımızdan ve de benim mesleki ömrümden de bahse konu aldığım notlardan da söz ederek yazımın son bölümüne geçeyim...

Evet yaş 88. Dante gibi "yolun yarısını" aşmış, yani 78 yıldır "kalemimle, kâğıdı" buluşturmaya çalışıyorum.

Bu arada yine mesleki yaşantım içinden aldığım kitaplığımın köşesine yerleştirdiğim şu sözü de sizlerle paylaşayım:

"Kâğıdın kalemde gözü yoksa, ne yazsanız boş!"

Bir de "kader" ve "kalite" meselesi var değil mi?

Ona ait şu notlarımı eklemek isterim:

"Kalemin yazdığını silersin , kaderin yazdığını asla!"

"İnsan kendini biliyorsa, kimin ne dediği çok da önemli değil.

Tabii ki, sütunumda "Hız sınırını" da aşmak istemem!

Öyle sizlerle diğer yazılarımda buluşmayı umut ederek buna da bir not düşeyim:

Değerli dostlar, Bakan ve de Ulaştırma Bakanı değilim ki, hız sınırını aşıp 225 kilometre ile seyredeyim.

Hadi, sağlıcakla kalın, yarın 30 Ağustos Zafer Bayramınızı doya doya kutlayın.