EKONOMİ

İran-İsrail-ABD savaşı Türk savunma sanayi hisselerine yaradı

İran, İsrail ve ABD arasındaki gerilim Türk Savunma sanayisi hisselerine yukarı bir ivme kazandırdı. 3 savunma sanayi şirketi de haftaya yükseliş ile başladı

Abone Ol

DOKUZ EYLÜL/Borsa İstanbul’da savunma sanayi hisseleri haftaya yükselişle başladı. Orta Doğu’da tırmanan İran-İsrail-ABD gerilimi, küresel piyasalarda risk algısını artırırken savunma sektörüne yönelik talebi de beraberinde getirdi. Jeopolitik tansiyonun yükselmesi, yatırımcıların savunma şirketlerine yönelmesine neden oldu.

ASELSAN’da pozitif artış

Bu gelişmelerin etkisiyle başta ASELSAN (ASELS) olmak üzere sektörde alım ağırlıklı bir seyir izlendi. Hisse gün içinde önceki kapanışın üzerine çıkarak pozitif bölgede işlem gördü.

Savunma ve uzay teknolojileri alanında faaliyet gösteren SDT Uzay ve Savunma Teknolojileri (SDTTR) hissesi de yükseliş eğilimine katıldı. Benzer şekilde Altınay Savunma Teknolojileri (ALTNY) paylarında da gün içi artış dikkat çekti.

Küresel savaş savunma sanayisini etkiledi

Analistler, Orta Doğu’da artan askeri hareketlilik ve olası bölgesel çatışma riskinin savunma harcamalarını artırabileceği beklentisinin fiyatlamalara yansıdığını belirtiyor. Özellikle İran, İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri arasındaki gerilimin küresel savunma sanayi şirketlerinde olduğu gibi Türkiye’deki firmalara da dolaylı pozitif yansıdığı ifade ediliyor.

Uzmanlar, savunma şirketlerinin güçlü sipariş portföyü ve ihracat kabiliyetinin orta vadede destekleyici olduğunu vurgularken, jeopolitik başlıklara bağlı olarak kısa vadeli dalgalanmaların sürebileceği uyarısında bulunuyor.

Gözler önümüzdeki günlerde

Orta Doğu’daki gelişmelerin gölgesinde Borsa İstanbul’da savunma sanayi hisseleri yükseliş yönlü bir görünüm sergiliyor. Piyasalarda gözler hem bölgeden gelecek haberlere hem de küresel diplomatik adımlara çevrilmiş durumda.

TAYFUN füzeleri

Roketsan tarafından geliştirilen Tayfun füze sistemi, Türkiye’nin yerli ve milli imkânlarla ürettiği en uzun menzilli kısa menzilli balistik füze (SRBM) olarak savunma envanterindeki yerini güçlendiriyor. İlk etapta 500 kilometreyi aşan menzile sahip olan sistemin, geliştirilen Blok 4 versiyonuyla 800 ila 1000 kilometrenin üzerine çıktığı belirtiliyor. Mach 5’i aşan hipersonik hızı sayesinde hava savunma sistemlerini aşma kabiliyeti bulunan Tayfun, yüksek manevra yeteneği ve gelişmiş güdüm sistemiyle stratejik hedeflere karşı caydırıcı bir güç unsuru olarak öne çıkıyor. Yaklaşık 10 metre uzunluğa ve 7 tonun üzerinde ağırlığa sahip olduğu ifade edilen füze sisteminin, hava savunma unsurları, komuta-kontrol merkezleri ve kritik altyapılara yönelik hassas vuruş kapasitesi bulunduğu bildiriliyor. Tayfun’un 2025 yılı itibarıyla seri üretim ve envantere teslim süreçlerinin sürdüğü kaydediliyor.

ATAMACA füzeleri

Roketsan tarafından geliştirilen ATMACA, Türk Deniz Kuvvetleri’nin modern harekât ihtiyaçlarına yönelik olarak tasarlanan yerli ve milli, yüksek hassasiyetli ve 250 kilometrenin üzerinde menzile sahip bir gemisavar füze sistemi olarak öne çıkıyor. Düşük radar izi ve su sathına yakın uçuş (sea-skimming) kabiliyeti sayesinde tespit edilmesi zor olan ATMACA, gelişmiş üç boyutlu görev planlama özellikleriyle hedeflerini yüksek vuruş gücüyle imha edebiliyor. Aktif radar arayıcı başlık, Küresel Konumlama Sistemi (KKS), Ataletsel Navigasyon Sistemi (ANS) ve radar altimetreyle tam otonom görev yapabilen füze, veri bağı üzerinden hedef güncelleme, yeniden saldırı ve görev iptal yetenekleriyle operasyonel esneklik sağlıyor. 220 kilogramlık yüksek patlayıcılı harp başlığı taşıyan ATMACA; su üstü gemileri, denizaltılar (kapsüllü sistem) ve F-16 savaş uçaklarından ateşlenebiliyor. ABD yapımı Harpoon füzelerinin yerini almak üzere envantere giren sistemin test süreçlerini başarıyla tamamladığı bildiriliyor.

BORA Füzeleri

Roketsan tarafından geliştirilen ATMACA, Türk Deniz Kuvvetleri’nin modern harekât ihtiyaçlarına yönelik olarak tasarlanan yerli ve milli, yüksek hassasiyetli ve 250 kilometrenin üzerinde menzile sahip bir gemisavar füze sistemi olarak öne çıkıyor. Düşük radar izi ve su sathına yakın uçuş (sea-skimming) kabiliyeti sayesinde tespit edilmesi zor olan ATMACA, gelişmiş üç boyutlu görev planlama özellikleriyle hedeflerini yüksek vuruş gücüyle imha edebiliyor. Aktif radar arayıcı başlık, Küresel Konumlama Sistemi (KKS), Ataletsel Navigasyon Sistemi (ANS) ve radar altimetreyle tam otonom görev yapabilen füze, veri bağı üzerinden hedef güncelleme, yeniden saldırı ve görev iptal yetenekleriyle operasyonel esneklik sağlıyor. 220 kilogramlık yüksek patlayıcılı harp başlığı taşıyan ATMACA; su üstü gemileri, denizaltılar (kapsüllü sistem) ve F-16 savaş uçaklarından ateşlenebiliyor. ABD yapımı Harpoon füzelerinin yerini almak üzere envantere giren sistemin test süreçlerini başarıyla tamamladığı bildiriliyor.