Türkiye’nin en kalabalık üçüncü şehri olan ve özellikle sabah saatlerinde yaşanan trafik yoğunluğuyla sürücülerin kabusu haline gelen İzmir, 2026 yılının ilk sabahına şaşırtıcı bir sakinlikle uyandı. Yılbaşı gecesi yapılan kutlamaların ve geç saatlere kadar süren eğlencelerin ardından kent, adeta derin bir uykuya daldı. Resmi tatil olmasını fırsat bilen İzmirlilerin evlerinde dinlenmeyi tercih etmesiyle birlikte, kentin ana ulaşım aksları tarihinin en boş günlerinden birini yaşadı. Hafta içi her gün binlerce aracın tampon tampona ilerlediği, korna seslerinin eksik olmadığı caddeler, yerini kuş cıvıltılarına ve rüzgarın sesine bıraktı. Yeşil renge bürünen trafik haritası, yollarda olan az sayıdaki sürücünün yüzünü güldürdü.
Megakentin sokaklarında alışılmadık sakinlik
Günün ilk ışıklarıyla birlikte sokağa çıkanlar, İzmir’in o bildik, kaotik yüzü yerine huzurlu bir manzarayla karşılaştı. Özellikle işe gidiş ve okul servislerinin yarattığı sabah stresi, yılın ilk günü yerini büyük bir rehavete bıraktı. Kentin kuzey ve güney aksını birbirine bağlayan ana damarlarda trafik akışı kesintisiz bir şekilde sağlandı. Normal şartlarda sabah saat 08.00 ile 09.00 arasında adım atmanın bile zor olduğu güzergahlar, adeta birer yarış pisti ferahlığına kavuştu. İzmir genelindeki bu tenhalık, sadece ana yollarda değil, ara sokaklarda ve semt merkezlerinde de hissedildi. Toplu taşıma araçlarının da sakin olduğu gözlenirken, duraklarda bekleyen az sayıda vatandaş tatil gününün tadını çıkardı.
Kronik tıkanıklık noktalarında rüzgar esiyor
İzmir trafiği denilince akla ilk gelen ve sürücülerin en çok zaman kaybettiği noktaların başında gelen Altınyol, bu sabah bambaşka bir kimliğe büründü. Bayraklı ile Konak’ı birbirine bağlayan bu kritik hatta araçlar, fren yapmadan ilerleme şansı buldu. Benzer bir tablo, kentin bir diğer önemli ulaşım koridoru olan Mustafa Kemal Sahil Yolu üzerinde de yaşandı. Deniz kenarından süzülerek giden araçlar, manzaranın keyfini trafik stresi yaşamadan sürdü.
Öte yandan, kentin en yoğun nüfuslu ilçelerinden biri olan Buca giriş ve çıkışlarında da durum farksızdı. Özellikle sabah ve akşam saatlerinde kilitlenen Buca tünel bağlantıları ve çevreyolu katılımları, yılın ilk gününde en rahat saatlerini yaşadı. Sürücüler, kilometrelerce uzayan araç kuyrukları yerine, önlerinin açık olduğu yollarda seyretmenin konforunu yaşadı. Trafik polisleri ve belediye ekipleri, yolların boş olmasını fırsat bilerek denetimlerini sürdürürken, herhangi bir olumsuzluk yaşanmaması için önlemlerini aldı.
Gece mesaisinin yorgunluğunu atan kent uyanamadı
Bu olağanüstü sakinliğin arkasındaki en büyük etken, şüphesiz ki yılbaşı kutlamalarının geç saatlere kadar sürmesi oldu. Eğlence mekanlarının ve ev partilerinin sabahın ilk ışıklarına kadar devam etmesi, İzmirlilerin güne geç başlamasına neden oldu. Resmi tatil nedeniyle kamu kurumlarının, okulların ve birçok özel iş yerinin kapalı olması da trafik akışı üzerindeki yükü tamamen kaldırdı. Sadece zorunlu hizmetleri yürütenler ve acil işi olanların trafiğe çıktığı görüldü. Meteorolojik olarak kapalı ve serin bir havanın hakim olduğu kentte, vatandaşların açık hava aktiviteleri yerine evlerinde vakit geçirmeyi tercih etmesi de yolların boş kalmasında etkili oldu.
Öğleden sonra kısmi hareketlilik beklentisi
Sabah saatlerinde yaşanan bu "hayalet şehir" görüntüsünün, öğleden sonra yerini kısmi bir hareketliliğe bırakması bekleniyor. Öğle saatlerine doğru uyanan vatandaşların, akraba ziyaretleri veya alışveriş merkezlerine gitmek üzere yola çıkmasıyla birlikte ana arterlerdeki araç sayısında artış yaşanabileceği öngörülüyor. Ancak trafik uzmanları, gün boyu herhangi bir tıkanıklık yaşanmayacağını ve İzmirlilerin 1 Ocak’ı trafik çilesi çekmeden tamamlayacağını tahmin ediyor. Yılın geri kalanında bu manzarayı görmenin zor olacağını bilen sürücüler ise boş yolların tadını doyasıya çıkardı.