Levant’ın yıldızı, ilklerin şehri İzmir için, sayın Günver Güneş “modern sporların İzmir’e girişi” isimli kitabında şöyle diyor;
“İzmir’de yaşayan insanlar hangi topluma mensup olursa olsun genelde çok rahat ve sakin bir yaşam sürdürmüşlerdir. Bu birlikteliğin ve kültürel zenginliğin sonucu İzmir tüm Osmanlı şehirlerinin en batılısı en moderni olarak yükselirken birçok sosyal, siyasal ve kültürel etkinliğe de öncülük etmiştir. O yüzden modern sporların ilk kez imparatorluk içinde bu şehirde görülmesi yadırganmamalı, sürpriz sayılmamalıdır.”
Ve sonra da kitabında İzmir’imizin ilklerinden, Osmanlıya ilk kez gelen modern sporların nasıl İzmir’de öncelikle Levantenler, Ermeniler, Rumlar tarafından, sonra da Türkler tarafından düzenlenen yarışmalarla ülkemize girdiğinden söz ediyor. 1850–1922 yılları arasındaki spor etkinliklerinden söz ediyor.
*
Sporla yakın tarihimizle ilgilenenlere bu kitabı önerirken, İstanbul’un İzmir kıskançlığını bir kez daha gözler önüne serildiğini, modern sporların ilk görüldüğü şehir İzmir olmasına rağmen, nasılda İstanbul’a mal edilmek istendiğini hayretle göreceklerdir.
Örneğin Osmanlı imparatorluğunun, çeşitli kentleri içinde at yarışları etkinliklerinin başlaması şerefi İzmir’imize aittir. 1840’lı yıllarda belli bir program olmaksızın başlayan at yarışlarının, resmi olarak ilk kez 1849 yılında Sultan Abdülmecid’in İzmir ziyareti sırasında programlı olarak İzmirli Levanten ailelerce yapıldığı kayıtlarda vardır. Hatta Sultan Abdülmecid ecnebilerin arasında neden Türkler de yok diye kızarak, her sene İzmir koşuları için hazineden kaynak aktarılmasını sağlamış, mevcut at yarış programlarına “Sultan koşusu” adı altında bu koşu da ilave edilmiştir. Sultan koşusu Osmanlı hanedanlığının kaldırıldığı tarihe kadar sürdürülmüştür. 1850 yılında İzmir’e gelen ünlü Fransız şair Lamartine’nin karısının büyük bir bağışı ile İzmir’in ilk hipodromu inşa edilmiştir. Türkler 1885 yılında at yarışlarında ilk kez boy göstermiş sonrası da ilerleyen yıllarda Türk yarışçıları hakim olmuşlardır.
*
Yine bir ilk 1885 yılında Osmanlının şeytan icadı dediği “şeytan arabası” yarışmaları İzmir’de yapılmıştır. “Volespit” denen ilk bisiklet yarışları da önceleri atletizm müsabakalarından sonra yapılmasına başlanmış, sonrası resmen başlı başına Osmanlı devletinde ilk bisiklet yarışları 23 Nisan 1893’de Bornova da düzenlenmiştir.
Yine Türkiye’de ilk atletizm yarışlarının İzmir’de yapıldığını biliyoruz. 1892 yılında Buca’da at koşu pistinde “insan koşusu” adı altında ahaliye duyurulan bu yarış ilk atletizm yarışması olarak bilinmektedir. Sonra giderek atletizm tüm dalları içerecek şekilde gelişmiştir.
*
Ülkemizin güreş, cirit, okçuluk gibi geleneksel sporlarının ötesinde modern sporların (atletizm, bisiklet, at yarışları, tenis vs.) Türkiye’ye ilk giriş kapısı İzmir’imiz olmuştur.
İzmir’imiz bu özelliğini bir spor müzesi ile taçlandırılmasının gereğine inananlardanım. Böylesi bir çalışmanın Apikam tarafından yapıldığını biliyorum. Ancak maddi olanaksızlıklar nedeni ile maalesef gerçekleştirilemedi.
*
İlklerin şehri İzmir’imiz bir spor müzesini hakkediyor. Büyükşehir belediye başkanımızı, İZVAK’ı, milli olimpiyat komitesine seçilen eski futbol federasyon başkanımız sayın Mahmut Özgener’i ve de tabii ki İzmirli sporseverleri, İzmir spor müzesini elbirliğiyle gerçekleştirmeye çağırıyorum.
Kulüplerimizin kendi müzelerinde sergiledikleri değerleri de bu müzede birleştirerek, halkımıza tüm bu değerleri tek merkezde sunmak mükemmel olacaktır kanımca.
Haydi İzmir, haydi İzmirli spor severler.