İZMİR GÜNCEL

İzmir'de pencereden sokağa taşan dostluk

İzmir'in Karabağlar ilçesinde her sabah sokakları temizleyen 52 yaşındaki Mahmut Yıldırım ile üç yaşındaki Ayşe Nisa Akçay arasında pencereden el sallamayla başlayan iletişim, karşılıklı sevgi gösterileri ve hediyeleşmelerle sımsıcak bir dostluğa dönüştü. Dört erkek çocuk babası şoförün kız çocuğu hasretini dindiren bu özel bağ, görenlerin içini ısıtıyor.

Abone Ol

İzmir kentinin en hareketli ve kalabalık yerleşim yerlerinden biri olan Karabağlar ilçesi, son günlerde masalları andıran sımsıcak bir insanlık hikayesine ev sahipliği yapıyor. Hayatın bitmek bilmeyen koşturmacası içerisinde genellikle fark edilmeyen ya da sıradan bir rutin olarak görülen temizlik hizmetleri, bu kez kocaman bir kalbe ve minik bir tebessüme dokunarak bambaşka bir anlam kazandı. Her sabah görevli olduğu güzergahta direksiyon sallayan 52 yaşındaki çöp kamyonu şoförü Mahmut Yıldırım, Yunusemre Mahallesi sınırları içerisinden geçerken hiç beklemediği, yorucu hayatına neşe katan bir sürprizle karşılaştı. Sokağın gürültüsü ve ağır bedensel işin yorgunluğu arasında, bir evin penceresinden kendisine heyecanla bakan üç yaşındaki Ayşe Nisa Akçay, bu zorlu mesleğin en güzel ve en saf motivasyon kaynağı haline geldi. İkilinin arasındaki bu masum pencere dostluğu, zamanla gelişerek mahalle sakinlerinin de yüzünde tebessüm oluşturan devasa bir sevgi yumağına dönüştü.

Sadece bir el sallamayla başladı

Günün erken saatlerinde sokak aralarına giren devasa temizlik araçları, çoğu zaman yetişkinler için sadece bir gürültü kaynağı olsa da, çocukların hayal dünyasında adeta birer kahramanlık simgesi gibi algılanabiliyor. Yaklaşık üç ay kadar önce, yine sıradan bir mesai gününde sokağa giren Mahmut usta, gözlerini apartmanlara çevirdiğinde kendisine kocaman gülümseyen o minik yüzle ilk göz temasını kurdu. Haydar ve Arzu Akçay çiftinin ikinci çocuğu olan minik Ayşe, dışarıdan gelen motor sesini duyar duymaz adeta mutfak camına koşarak hayata dahil olmak istiyordu. İlk başlarda sadece çekingen ve ufak bir el sallamayla başlayan bu sabah rutini, şoförün de aynı sıcaklıkla ve kocaman bir gülümsemeyle karşılık vermesi üzerine günlük, vazgeçilmez bir ritüele dönüştü. Zaman ilerledikçe bu basit selamlaşmalar, parmaklarla yapılan kalp işaretlerine, havaya atılan öpücüklere ve kelimelere asla ihtiyaç duymayan derin bir iletişim diline evrildi.

Dört erkek babasının dindirilemeyen kız çocuğu hasreti

Mesleğinin getirdiği tüm fiziksel zorluklara rağmen her sabah o sokağa büyük bir hevesle girmesinin altında yatan çok daha duygusal ve derin bir sebep bulunuyor. Evli ve dört erkek evlat sahibi olan elli iki yaşındaki Mahmut usta, yıllardır içinde ukde kalan kız çocuğu sevgisini, camın ardındaki bu küçük dostuyla gidermeye başladı. Temizlik araçlarının mahalledeki çocukların her zaman ilgisini çektiğini ve çocukları sokaklarda yoldaş olarak gördüklerini belirten deneyimli şoför, minik kızla aralarındaki sempatinin tamamen doğal bir akışla geliştiğini ifade ediyor. "Bir kız çocuğu içimde hep hasret kalmıştı" diyen usta şoför, o sokağa her girdiğinde artık gözünün istemsizce o camı aradığını ve o minik yüzü görmeden edemediğini dile getiriyor. Onu perdenin arkasında kendisini beklerken gördüklerinde tüm ekibin neşe içinde, çok daha mutlu ve motive bir şekilde çalıştığını anlatan Yıldırım, çocuklardan gelen bu karşılıksız ve çıkarsız sevginin dünyadaki hiçbir maddi değerle veya makamla ölçülemeyeceğini vurguluyor.

Şoför amca gelince ona el sallıyorum, kalp yapıyorum

Zamanla sadece uzaktan uzağa selamlaşmakla yetinemeyen bu tatlı ikili, birbirlerine olan kocaman sevgilerini somutlaştırmak için harekete geçti. Minik dostunu adeta kendi torunu, kendi evladı gibi bağrına basmak isteyen ancak ailesiyle tanışmadığı için başlarda haklı olarak çekimser kalan şoför amca, Akçay ailesiyle yolları kesişip tanışma fırsatı bulduktan sonra bu eşsiz bağı bir adım daha ileri taşıdı. Ayşe Nisa'ya minik, şirin bir çanta hediye ederek onu ne kadar önemsediğini gösteren Mahmut ustaya, küçük kızın ve ailesinin yanıtı da aynı zarafetle, incelikle oldu. Kendi minik elleriyle çizdiği kalpli bir resmi ve ailesinin aldığı ufak bir armağanı şoför amcasına büyük bir heyecanla takdim eden Ayşe, içindeki hisleri "Şoför amca gelince ona el sallıyorum, kalp yapıyorum. Geldiğini duyunca anneme hemen koşup pencereyi açtırıyorum" sözleriyle dile getirdi. Dünyayı verseler çocukların kalplerindeki o temiz yerin doldurulamayacağını belirten temizlik işçisi, karşılıklı hediyeleşmenin aralarındaki manevi bağı adeta perçinlediğini ifade etti.