POLİS / ADLİYE

İzmir'deki kumpir faciasında yeni gelişme: İşletmeci eşine de yirmi yıla kadar hapis istemi

Buca'da yediği kumpirin ardından zehirlenerek hayatını kaybeden 60 yaşındaki Servet Polat'ın ölümüyle ilgili yürütülen yargılamada flaş bir gelişme yaşandı. Tutuklu yargılanan kadın işletmecinin ardından, kumpirleri birlikte hazırladıklarını itiraf eden eşi hakkında da 'taksirle ölüme neden olma' ve 'bozuk gıda ticareti' suçlarından toplam 20 yıla kadar hapis istemiyle yeni bir dava açıldı.

Abone Ol

Ege'nin kalbi İzmir, geçtiğimiz yılın son günlerinde yaşanan ve akıllara durgunluk veren trajik bir gıda zehirlenmesi vakasının hukuki yankılarını izlemeye devam ediyor. Buca ilçesinde sıradan bir aile yemeğinin ölümle sonuçlandığı kumpir faciasında, adalet arayışı boyut değiştirerek genişledi. Olayın baş şüphelisi olarak tutuklu bulunan iş yeri sahibi Neslihan Demircan'ın yargılanması sürerken, davanın seyrini değiştiren bir itirafın ardından eşi Coşkun Demircan da sanık sandalyesine oturtuldu. Yargının titizlikle yürüttüğü süreçte, halk sağlığını hiçe sayan ihmaller zincirinin bedeli ağırlaşıyor.

Basit bir mide bulantısı sanılmıştı ancak sonu trajedi oldu

Tarihler 28 Aralık 2024'ü gösterdiğinde, altmış yaşındaki Servet Polat, kızı Bahar Zeyrek ve on bir yaşındaki torunu Gökhan Zeyrek ile birlikte Efeler Mahallesi'nde bulunan yerel bir işletmeye giderek kumpir yemişti. Ailenin neşeli başlayan günü, yemekten sadece saatler sonra kabusa dönüştü. Şiddetli kusma ve ishal şikayetleriyle acilen Buca Seyfi Demirsoy Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin acil servisine başvuran aile, burada yapılan ilk müdahalelerin ardından taburcu edilerek evlerine gönderildi. Ancak şikayetlerin ertesi gün de şiddetini artırarak devam etmesi üzerine aile ikinci kez hastanenin yolunu tuttu. Hastanedeki tedavilerinin ardından bir kez daha evlerine dönen aile için en acı an, 30 Aralık sabaha karşı saat 04.00 sularında yaşandı; talihsiz kadın evinin tuvaletinde cansız halde bulundu.

Ölümcül bakterinin adresi laboratuvar raporlarıyla kesinleşti

Olayın ardından kederli ailenin şikayeti üzerine İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından derinlemesine bir soruşturma başlatıldı. Şüphelerin odağındaki işletme sahibi Neslihan Demircan kısa sürede gözaltına alınarak 'Taksirle ölüme neden olma' suçlamasıyla cezaevine gönderildi. Bu süreçte aynı işletmeden yemek yiyen dört farklı kişinin daha zehirlenme şikayetiyle karakola başvurması, olayın vahametini gözler önüne serdi. Soruşturmanın en kritik aşaması ise resmi kurumların hazırladığı bilimsel raporlarla tamamlandı. Adli Tıp Kurumu 1'inci İhtisas Kurulu, gerçekleştirdiği detaylı histopatolojik incelemeler sonucunda talihsiz kadının kesin ölüm nedenini "gıda zehirlenmesi" olarak tescilledi. Asıl sarsıcı gerçek ise Tarım ve Orman Bakanlığı laboratuvarlarından geldi; incelenen numunelerde, gıda zehirlenmelerinin en tehlikeli aktörlerinden biri olan salmonella bakterisine rastlandığı resmi olarak raporlandı.

Duruşma salonundaki o itiraf kocayı da sanık yaptı

Halk sağlığını doğrudan tehdit eden bu ölümcül ihmal zincirinin faturası, İzmir 17'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmeye başlanan davada kesilmeye devam ediyor. Tutuklu sanık Neslihan Demircan'ın yargılandığı davanın 31 Temmuz 2025 tarihli celsesinde, olayın seyrini değiştiren sürpriz bir gelişme yaşandı. Duruşmaya tanık sıfatıyla katılan sanığın eşi Coşkun Demircan, olay tarihinde eşiyle birlikte dükkanda çalıştığını ve ölümcül bakteriyi barındıran kumpirleri bizzat kendisinin de hazırladığını mahkeme heyeti huzurunda itiraf etti. Bu kritik beyan üzerine derhal harekete geçen mahkeme heyeti, koca Demircan hakkında resen suç duyurusunda bulundu.

İki mahkeme birleştirme kararıyla tek dosyada buluşacak

Mahkemenin suç duyurusunun ardından harekete geçen savcılık makamı, jet hızıyla yeni bir iddianame hazırladı. Hazırlanan metinde, Coşkun Demircan'ın müşterilere sunulan gıdanın tüketime uygunluğunu denetlemeyerek dikkat ve özen yükümlülüğünü ağır şekilde ihlal ettiği, bu sorumsuz davranışın da Servet Polat'ın ölümüne ve diğer vatandaşların zehirlenmesine doğrudan zemin hazırladığı vurgulandı. Koca Demircan hakkında 'Taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma' suçlamasıyla 15 yıla, 'Bozulmuş veya değiştirilmiş gıda ticareti' suçlamasıyla da 5 yıla olmak üzere toplamda 20 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Yeni hazırlanan bu iddianame İzmir 4'üncü Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilirken, hukuki bütünlüğün sağlanması amacıyla ana davanın görüldüğü İzmir 17'nci Ağır Ceza Mahkemesi ile birleştirilmesi talep edildi. Tüm gözler, adaletin tecelli edeceği 13 Mart tarihindeki kritik duruşmaya çevrildi.