İZMİR GÜNCEL

İzmir tek ses oldu

İzmir Valisi Süleyman Elban’dan Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’a, sanayi ve ticaret odalarının yöneticilerinden esnaf temsilcilerine, spor camiasından kadın örgütlerine kadar kentin önde gelen isimleri, 2026 yılına girerken 9 Eylül Gazetesi’ne özel mesajlar verdi. İzmir’in geleceğine dair ortak temennilerini dile getiren kentin temsilcileri, birlik ve dayanışma vurgusuyla tek ses oldu.

Abone Ol

İNCİ ONGUN- Ülkemizde geride bıraktığımız yıl, yediden yetmişe herkes için oldukça zor geçti. Ağır yaşam koşulları altında ezilen milyonlar, gençlerin geleceğe dair umutsuzluğu, kadın cinayetleri, çocuk istismarları, adalet arayışları ve doğal felaketler yaşanan olumsuzlukların sadece birkaçıydı. Artık tüm bunların geride kalması için beyaz bir sayfa açılması kaçınılmaz hale geldi. Bu durumun farkında olan kentin liderleri, birlik, beraberlik ve dayanışma ruhuyla; akılla ve insana yatırımla yeniden ayağa kalkmanın mümkün olduğunu verdikleri yeni yıl mesajlarında net bir şekilde ortaya koydu.

ELBAN: HEDEF, YARININİZMİR’İNİ İNŞA ETMEK

İzmir Valisi Dr. Süleyman Elban, yeni yıl dolayısıyla yayımladığı mesajda şu ifadelere yer verdi:

Geride bıraktığımız yıl, bize hem mutluluk hem de sınavlarla dolu değerli deneyimler sundu. Her yaşanan an ve edinilen tecrübe, bizleri daha güçlü ve bilinçli kıldı; gelecek için umudumuzu ve motivasyonumuzu pekiştirdi.

Yeni yıla adım atarken, 2026’nın başta ülkemiz ve milletimiz olmak üzere tüm insanlığa sağlık, huzur, barış ve esenlik getirmesini temenni ediyorum.

Geride kalan yıl boyunca, kamu kurumlarımız, sivil toplum kuruluşlarımız ve kıymetli hemşehrilerimizle el ele vererek İzmir’imizin gelişimi, refahı ve huzuru için büyük bir gayret gösterdik. Zamanımızı ve imkânlarımızı en verimli şekilde kullanarak şehrimizin sahip olduğu potansiyeli daha ileriye taşımayı amaçladık.

Köklerini geçmişten alan, yüzünü geleceğe çeviren bu güzel kent; tarihî ve kültürel zenginliğiyle her zaman umudun ve yenilenmenin simgesi olmuştur. Birlik ve beraberlik ruhuyla, devlet–millet dayanışmasının en güzel örneklerini sergileyen İzmir, yoluna kararlılıkla devam etmektedir.

2026 yılında da ekonomi, sosyal yaşam, kültür, eğitim ve sağlık başta olmak üzere her alanda İzmir’imizin yaşam kalitesini yükseltmek için aynı azim ve heyecanla çalışacağız. Hedefimiz, bugünün ihtiyaçlarını gözetirken yarının İzmir’ini inşa etmek; gelecek nesillere huzurlu, güvenli ve umut dolu bir şehir bırakmaktır. Bu yolda atılan her samimi adım ve ortaya konan her emeğin, ortak geleceğimiz için çok değerli olduğuna inanıyorum.

Yeni yıla girerken dileğimiz açıktır: Daha çok anlayış, daha güçlü dayanışma, daha fazla iyilik… Zorluklar karşısında yılmayan, umudunu kaybetmeyen ve birbirine omuz veren bir toplum olma iradesini diri tutmak. Çünkü biliyoruz ki yarınlar, bugünden atılan samimi adımlarla şekillenir.Bu duygu ve düşüncelerle; 2026 yılının birlik, dayanışma ve kardeşlik duygularımızı daha da güçlendirdiği, İzmir’imizin her köşesinde huzurun hâkim olduğu bir yıl olmasını diliyor; aziz milletimizin ve kıymetli İzmirli hemşehrilerimin yeni yılını en içten dileklerimle kutluyor, sevgi ve saygılarımı sunuyorum.

İzmir’in her zaman umudun ve yenilenmenin simgesi bir kent olduğunu belirterek “Yeni yıla girerken dileğimiz; Daha çok anlayış, daha güçlü dayanışma, daha fazla iyilik… Biliyoruz ki yarınlar, bugünden atılan samimi adımlarla şekillenir.

Sorunları birlik ve beraberlikle aşacağız

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, 2026 yılına dair temennilerini sıcak ve samimi bir kare eşliğinde paylaştı. Sokak hayvanlarına yönelik duyarlılığıyla da bilinen Tugay, kucağına gelen bir kediyi sevgiyle okşarken objektiflere yansıdı. Kedinin bir ismi olmadığını öğrenen Tugay, ona “Marsık” adını verdi. Bu içten anların eşlik ettiği yeni yıl mesajında Başkan Tugay 2026’dan beklentilerini şu sözlerle dile getirdi:
“Yeni yıldan elbette hepimiz çok güzel şeyler bekliyoruz. Önce yağmurların bereketli olmasını, felaketlerin yaşanmamasını, ülkemizin ekonomik olarak daha iyi bir noktaya gelmesini diliyoruz. Ama bütün bunların da ötesinde, en önemli şeyin sağlık olduğunu düşünüyorum. Herkesin sağlıklı olmasını yürekten diliyorum. Sorunların üstesinden gelebilmek için birlik, beraberlik ve dayanışma şart. 2026 yılında İzmir’in, tüm farklılıklarıyla kenetlenmiş, dayanışmayı öne çıkaran bir şehir olmasını istiyorum. İzmir Büyükşehir Belediyesi ailesi adına da şunu söylemek isterim: Kentimizde her türlü sorunun üzerine birlikte giden, ortak aklı ve dayanışmayı esas alan bir anlayışla çalışmaya devam edeceğiz.”

CHP İZMİR İL BAŞKANI ÇAĞATAY GÜÇ

2026 TÜRKİYE’NİN VE HALKIMIZIN İKTİDARININ YILI OLACAK

Cumhuriyet Halk Partisi İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, yayınladığı yeni yıl mesajında, “Yeni yıl, yeni iktidar demek. Ülkemize 23 yıldır yaşatılan tüm olumsuzlukların son bulduğu, insanlarımızın yüzünün yeniden güldüğü, yeniden huzur bulacağımız bir iktidar geliyor” ifadelerini kullandı.

Kutlama mesajında, 2025 yılının da toplumsal anlamda geride bırakılan 22 yıldan farksız geçmediğini dile getiren Çağatay Güç, “Tüm bunlara rağmen yeni yıla yeni ve büyük umutlarla giriyoruz. CHP olarak istiyoruz ki, bu güzel ülkenin her şeyin en iyisini hak eden insanları artık mutlu ve yarınlarından kaygı duymadan yaşasınlar. İşte en çok da bu dileğin gerçekleşmesi için, yeni yılda yeni bir iktidara, CHP iktidarına ihtiyacımız var” dedi. Güç, yeni yıl mesajında şu ifadelere yer verdi:

2025 yılına veda ederken büyük umutlar ve hedeflerle 2026 yılını karşılıyoruz. Yeni yıla girerken, milletçe yıllardır büyüttüğümüz umudumuzun gerçeğe dönüşeceğini bilmenin verdiği büyük bir heyecanı da yaşıyoruz. 2026 yılının halkımızın yılı, huzurun yılı, tüm dertlerimizden kurtuluşun yılı olacağına yürekten inanıyorum. 2026 Türkiye’nin yılı ve halkın iktidarının yılı olacak. Biliyoruz ki milletçe derdimiz çok, sıkıntılarımız büyük ama yeni yıla girerken hep birlikte güzel, mutlu bir başlangıç yapalım istiyoruz. Tüm halkımıza bir kez daha belirtmek isterim ki, Türkiye Cumhuriyeti çok büyük ve zengin bir ülke. Bu ülkenin çözülemeyecek derdi, üstesinden gelinemeyecek hiçbir sorunu yok. Halkımız bunun rahatlığı içinde olsun istiyoruz. Çünkü biz bu dertlerin hepsinin çözümüyle birlikte yeni yılda yeni bir iktidarı kurmaya kararlıyız.2026 yılından beklentimiz erken seçimin bu yıl yapılarak halkımızın CHP iktidarını seçeceği seçim gününün bayram günü olarak gelmesidir. 2026 yılı tüm İzmirliler ve milletimiz için sağlıkla, huzurla ve bolluk içinde geçecek bir yıl olsun. Anne babaların çocuklarının geleceğinden, gençlerimizin kendileri ve ülkelerinin geleceğinden endişe etmedikleri bir yıl olsun. Haksızlığa uğrayan herkesin adaletle tanışacağı, bu ülkeye hizmet yolundayken alıkonulan tüm tutsakların özgürlüklerine kavuşacağı bir yıl olsun.

AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı,

Dayanışmayı büyüterek, daha güçlü, müreffeh ve umut dolu İzmir için birlikte çalışacağız

AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, yeni bir yıla adım atarken; 2026 yılının İzmir ve Türkiye için hayırlara vesile olması dileklerini iletti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda ilerlediklerini ifade eden Saygılı şu ifadeleri kullandı:

“Geride bıraktığımız her yıl, milletimizin iradesine, devletimizin gücüne ve davamızın kararlılığına olan inancımızı daha da pekiştirmiştir. Türkiye, Sayın Cumhurbaşkanımızın güçlü liderliğiyle bölgesinde ve dünyada söz sahibi, güven veren ve istikrar üreten bir devlet olarak yoluna kararlılıkla devam etmektedir. İzmir’de AK Parti teşkilatları olarak; birliğimizi, kardeşliğimizi ve hizmet sevdamızı büyütmeye devam ettik. Hemşehrilerimizin beklentilerini, taleplerini ve hayallerini rehber edinerek; eser ve hizmet siyaseti anlayışımızla durmadan, yorulmadan çalıştık.2026 yılında da aynı azimle; gönüllere dokunan bir siyaset diliyle yol yürümeye devam edeceğiz. Biz biliyoruz ki bu davanın en büyük gücü milletimizin duası, teşkilatımızın fedakâr emeği ve ülkesine yürekten bağlı kadrolarımızdır. Yeni yılda da dayanışmamızı büyütecek, daha güçlü, daha müreffeh ve daha umut dolu bir İzmir için hep birlikte çalışacağız. Yeni yıl; barışın, huzurun ve adaletin yeryüzünde hâkim olduğu bir dönemin başlangıcına vesile olsun. Dualarımızı ve vicdani sorumluluğumuzu bir an olsun unutmadan, mazlum coğrafyaların yanında durmayı sürdüreceğiz. Gazze’de ve Filistin’in her karışında zulme maruz kalan masumların acısı, yüreğimizin en derininde hissedilmektedir. 2026’nın; Filistinli kardeşlerimiz için özgürlüğün, adaletin ve insanlığın yeniden ayağa kalktığı bir yıl olmasını temenni ediyorum. Bu duygu ve düşüncelerle, yeni yılın şehrimize, ülkemize, milletimize ve tüm insanlığa hayırlar getirmesini diliyorum.”

İzmir Ticaret Odası Başkanı Mahmut Özgener

İzmir Ticaret Odası Başkanı Mahmut Özgener 2025 yılına ilişkin değerlendirmesinde, küresel ölçekte ekonomi politikalarının yeniden şekillendiği, ülkeler arası rekabetin teknoloji, verimlilik ve tedarik zinciri güvenliği eksenlerinde keskinleştiği bir dönem olduğunu vurguladı. Bu süreçte küresel büyüme hızının yavaşladığını, yatırımların daha seçici hale geldiğini ve inovasyonun artık rekabet avantajı değil, bir “varlık koşulu” hâline dönüştüğünün daha net görüldüğünü aktaran Özgener “Yapay zekâ destekli üretim ve ticaret süreçlerinin yanı sıra veri odaklı iş modelleri ve yeşil dönüşüm standartlarının; tüm ülkelerin kalkınma stratejilerini yeniden tanımladığı alanlar olmaya devam ettiğini değerlendiriyoruz” dedi.
Türkiye ekonomisinin; bu küresel tablo içinde, uygulanmakta olan ekonomik programın ortaya koyduğu politika çerçevesi doğrultusunda bir denge arayışı içinde ilerlediği görüşünü aktaran Özgener “TCMB rezervlerindeki güçlenme, CDS kredi risk priminin gerilemesi, bütçe disiplinini destekleyen adımlar, cari dengenin finansmanında yaşanan iyileşme ve dezenflasyon sürecinin 2025 yılı ikinci yarıda kademeli olarak güç kazanması yılın olumlu gelişmeleri arasında yer aldı. Bununla birlikte yüksek enflasyon, kredi maliyetlerinin pahalı olması ve sanayideki yavaşlama iş dünyasının karar alma süreçlerini zorlaştırdı” açıklamasında bulundu.
İzmir, 2025 yılında önemli ekonomik merkezlerinden biri olmayı sürdürdüğünü, girişimcilik ve teknoloji ekosisteminin güçlenmesi ve mevcut potansiyelinin yanında gelecek vizyonuyla da öne çıkan bir kent hâline geldiğini paylaşan Özgener, “19 Kasım’da paydaşlarımızla birlikte gerçekleştirdiğimiz İzmirMeets 2025 Teknoloji ve İnovasyon Zirvesi’nde gördüğümüz tablo şunu açıkça ortaya koydu: İzmir, yalnızca teknoloji gündemini takip eden bir şehir değil; bu gündemi şekillendirme iddiasını taşıyan bir şehir. Geldiğimiz bugünkü süreçte; dijital ve yeşil dönüşümün etkileri daha görünür hâle gelirken, işletmelerimizin rekabet güçlerini sürdürebilmeleri için teknolojiyi iş süreçlerine entegre etmeleri gerektiği gerçeği net biçimde ortaya çıktı. 2025 yılı, ekonomik dalgalanmaların kentimizde de hissedildiği bir dönem oldu. Dezenflasyon sürecinin uzaması, kredi koşullarının pahalı ve erişiminin zor olması ve yatırım iştahındaki zayıflamayla birlikte okunduğunda, İzmir ekonomisi ve sanayisi parasal sıkılaşmadan görece daha olumsuz etkilendi.
Ekonomi Üniversitemizin Güzelbahçe Kampüsü; tarımsal üretimde yepyeni bir vizyon ortaya koyan Dikili Organize Tarım Bölgesi, kentimiz ticaretinde dönüm noktası olacağına inandığımız Kemalpaşa Lojistik Merkezi ve sektörel kümelenmenin başarılı bir örneği olan Torbalı Karma ve Mobilya Organize Sanayi Bölgesi projelerimizi hayata geçirme aşamasına geldik. Tamamlandığında sahip olacağı dijital ve teknolojik donanımla ülkemizde fark yaratacağına inandığımız Güzelbahçe Kampüsümüzün İzmir’in bilgi temelli kalkınma vizyonuna yapılan stratejik bir yatırım olduğuna inanıyoruz. Yeni kampüsümüzün açılışını, Temmuz 2026’da gerçekleştireceğiz.” görüşlerini paylaştı.
2026 yılına girerken, ekonomik programın kararlılıkla uygulanması hâlinde fiyat istikrarının güçlenmesini, üretimde daha dengeli bir görünümün ortaya çıkmasını ve yatırım ortamının daha öngörülebilir bir hâle gelmesini beklediklerini ileten Özgener, “İzmir’in potansiyelini ortaya çıkaran ana unsurun ortak akıl ve iş birliği kültürü olduğuna inanıyoruz. Kamu, özel sektör, üniversiteler ve sivil toplum yapılarının oluşturduğu bu güçlü sinerji, İzmir’in 2026 yılında ülkenin en dirençli ve yenilikçi ekonomik merkezlerinden biri olmasını sağlayacaktır. İzmir’in geleceği, yalnızca ekonomik göstergelere değil; aynı zamanda değişimi okuma, dönüşümü yönetme ve birlikte hareket edebilme kapasitesine dayanıyor. Bu kapasite İzmir’de fazlasıyla mevcut. 2026’yı bu anlayışla karşılıyor; daha dirençli, üretken ve rekabetçi bir İzmir için çalışmayı sürdürüyoruz” ifadelerini kullandı.

Ekonomik istikrarın güçlendiği bir yıl olsun


Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, 2026’ya ilişkin beklenti ve dileklerini şu şekilde paylaştı:


“2026 yılının; ülkemiz için ekonomik istikrarın güçlendiği, üretimin, sanayinin ve ihracatın yeniden ivme kazandığı bir yıl olmasını diliyorum. Yüksek enflasyon ve yüksek maliyetlerden kaynaklı sanayinin azalan rekabet gücünün yeniden toparlandığı, yatırım yapma iştahının arttığı, nitelikli istihdamın desteklendiği, sürdürülebilirlik ve dijital dönüşümün öncelik kazandığı bir döneme girmeyi temenni ediyorum.
Ege Bölgesi Sanayi Odası olarak, üyelerimizle birlikte katma değeri yüksek üretimi büyütmeye, rekabet gücümüzü artırmaya ve ülke ekonomisine katkı sağlamaya kararlılıkla devam edeceğiz. 2026 yılının tüm sanayi camiamıza, iş dünyamıza ve milletimize sağlık, umut ve başarı getirmesini diliyorum.”

Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi

2026’da güçlü büyüme hedefliyoruz

Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi’nin;

“2026’da ihracatımızı artırmayı ve daha güçlü bir büyüme ivmesi yakalamayı hedefliyoruz. Yeni yılda tüm sektörlerimizle ülkemizin ihracat yolculuğuna katkı sunmaya devam edeceğiz” mesajıyla başlayan yeni yıl mesajında Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Burak Sertbaş, 2025 yılında EİB çatısı altındaki 12 ihracatçı birliğinin ortaya koyduğu ortak çabanın altını çiziyor ve 2026 yılının güçlü bir başlangıç için kendilerini motive ettiğini vurguluyor.

Toprağa atılan her tohum bol yağış alsın

İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli, 2026’ya ilişkin mesajında şu ifadelere yer verdi:

Yeni yıl yeni umutları da beraberinde getirir... Bu nedenle 2026’yı da coşkuyla karşılıyor; öncelikle herkese sağlık ve huzur diliyorum. 2026’da beni en mutlu edecek şey, toprağa atılan her tohumun bol yağış alması, güneşle boy atıp yeşermesi, ülke ekonomisine katkı, üreticilerimizin, tüccarımızın ve halkımızın sofrasına bereket ve lezzet sunması olacaktır.

ESİAD Başkanı Sibel Zorlu:

“2025 dayanıklılığın test edildiği bir yıl oldu, 2026’dan dengelenme bekliyoruz”

Ege Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (ESİAD) Başkanı Sibel Zorlu, 2025’in belirsizlikler, maliyet baskıları ve küresel risklerin yanı sıra Türkiye’de siyasi ve ekonomik alanda önemli dönüşümlerin yaşandığı bir yıl olduğunu belirterek, iş dünyasının bu süreçte dayanıklılığını korumaya odaklandığını söyledi. Zorlu, “2026’nın, ekonomide güveni ve öngörülebilirliği yeniden tesis edecek bir dengelenme yılı olmasını bekliyoruz” dedi.

ENFLASYONLA MÜCADELE

Sibel Zorlu, 2025 yılına ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:

“2025’te temel ekonomik göstergelerde bir önceki yıla göre iyileşmeler görülmekle birlikte, iş dünyası açısından belirsizliklerin ve maliyet baskılarının sürdüğü, dayanıklılığın ciddi biçimde sınandığını söyleyebilirim. Küresel büyümenin zayıfladığı, jeopolitik risklerin ve korumacılığın arttığı bir ortamda şirketler açısından öncelik büyümeden çok mevcut dengeyi korumak, riskleri yönetmek ve ayakta kalmak oldu. Türkiye ekonomisinde 2025’in ana gündemi dezenflasyon süreciydi. Enflasyonla mücadele kapsamında uygulanan politikalar, finansmana erişimi ve yatırım iştahını doğrudan etkiledi. Reel sektör açısından yüksek finansman maliyetleri, artan girdi fiyatları ve talepteki yavaşlama sanayi üretimini sınırlayan temel faktörler olarak öne çıktı.”

ÜRETİMDE NİTELİKLİ BİR DÖNÜŞÜME İHTİYAÇ VAR

Sanayi göstergelerinin bu tabloyu açık biçimde ortaya koyduğunu vurgulayan Zorlu, üretimdeki yapısal sorunlara şu sözlerle dikkat çekti:

“Sanayinin milli gelir içindeki payının uzun süredir artmaması, kapasite kullanım oranlarının sınırlı seyretmesi ve PMI verilerinin eşik değerin altında kalması, üretim tarafında daha güçlü ve nitelikli bir dönüşüme ihtiyaç olduğunu gösteriyor. Yapay zeka ve ileri teknolojiler, küresel çapta üretim süreçlerini köklü bir şekilde değiştirirken, bu dönüşüme uyum sağlamak rekabet gücümüz açısından kritik bir önem taşıyor. 2025 yılı, bu ihtiyacın artık ertelenemeyeceğini net biçimde ortaya koydu. Dış ticaret cephesinde de benzer bir tablo var. İhracatımız artıyor ancak ithalatın daha yüksek seyretmesi nedeniyle dış ticaret açığı devam ediyor. Özellikle orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerin ihracat içindeki payının düşük olması, katma değer sorununun hâlâ çözülemediğini gösteriyor.”

İAOSB Yönetim Kurulu Başkanı Cenk Karace

İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Cenk Karace 2026’ya girerken temel temennin enflasyonun kalıcı biçimde düşmesi ve bunun ekonomide öngörülebilirliği güçlendirmesi olduğunu vurgulayarak “Enflasyondaki gerileme; maliyetlerin daha yönetilebilir hale gelmesini, uzun vadeli plan yapma kapasitesinin artmasını sağlayacaktır” dedi.

2026 yılına girerken iş dünyasının en temel ihtiyacı öngörülebilirlik ve istikrar olduğuna değinen Karace, “Sanayici; yatırımını, üretim planını ve ihracat stratejisini ancak önünü görebildiğinde güçlendirir. Bu nedenle 2026’nın ilk aylarında daha temkinli, Haziran’dan itibaren ise dengelenmenin belirginleştiği, güvenin arttığı ve toparlanmanın kalıcılaştığı bir seyir izlemesini bekliyoruz” açıklamasında bulundu.

Karace, şu görüşleri paylaştı:


Çözümlenmesini öncelikli gördüğümüz başlıkların başında enflasyonda kalıcı düşüş ve maliyet istikrarı geliyor. Maliyetlerin öngörülebilir hale gelmesi, uzun vadeli sözleşmeleri ve yatırım kararlarını hızlandıracaktır. İkinci temel konu üretim ve ihracatı önceleyen finansmana erişimdir. Özellikle yatırım, ihracat ve verimlilik odaklı alanlarda kredi kanallarının etkin işlemesi; küçük ve orta ölçekli işletmelerin işletme sermayesi ihtiyacını karşılayacak mekanizmaların güçlenmesi önem taşıyor.
İAOSB olarak yaklaşımımız: Üreten, ihraç eden ve istihdam sağlayan sanayicinin önünü açan her adım, Türkiye’nin büyüme potansiyelini güçlendirir. Biz üretime değer veren bir anlayışla, 2026’da da firmalarımızın üretim gücü ve ihracat kapasitesiyle çok daha büyük başarılar elde edeceğine inanıyoruz. İstikrarın güçlendiği, yatırım iştahının arttığı ve sanayicimizin önünü daha net gördüğü bir iklimde; ülkemizin büyümesine daha fazla katkı sunacağımıza güveniyoruz. 2026’nın ülkemize, iş dünyamıza ve tüm sanayicilerimize sağlık, bereket ve başarı getirmesini temenni ediyorum.

BASİFED Yönetim Kurulu Başkanı Semiha Güneş:

“Beklentimiz kalıcı ekonomik istikrar”

BASİFED Yönetim Kurulu Başkanı Semiha Güneş, 2025 yılına ilişkin değerlendirmesinde, finansmana erişimde yaşanan daralma, kurumsal hafızaya sahip köklü firmaları dahi zorladığını ve marjinal faydanın düşmesine neden olduğunu belirtti. Kent ekonomisi için hayati önem taşıyan ihracatta, başta Avrupa pazarlarındaki daralma olmak üzere küresel talepteki düşüşün döviz baskısının yarattığı zorluklarla birleştiğini ifade eden Güneş, şu görüşleri paylaştı:

“İzmir iş dünyası olarak esnek yapımız, yenilikçi gücümüz ve güçlü lojistik imkânlarımız sayesinde zorlu koşullara rağmen üretim ve istihdamı sürdürme gayretinde olduk. BASİFED olarak 2026'dan en büyük beklentimiz, ekonomik istikrarın kalıcı hale gelmesi ve sanayicinin öngörülebilir bir ekonomi politikası zemininde yatırım kararları alabilmesidir. Enflasyonun tek haneli seviyelere inmesi ve politika faizindeki seyrin rasyonel bir dengeye oturması, yatırım ve üretim için kilit rol oynayacaktır. Gelecek dönemde, küresel ticarette hız kazanan sürdürülebilirlik ve yapay zekâ odaklı inovatif yaklaşımların iş dünyamız tarafından daha fazla benimsenmesi gerekiyor. İzmir'in stratejik lojistik konumu ve girişimci kültürü, bu değişen-gelişen trendlere uyum sağlamamız için önemli bir potansiyel sunuyor.”

İZMİR SPOR KULÜPLERİ BİRLİĞİ BAŞKANI ALİ ERTEN


İzmir Spor Kulüpleri Derneği Başkanı Ali Erten, 2025’te İzmir futbolunun ve köklü kulüplerinin, şanlı tarihlerinden aldıkları güçle yalnızca birer spor kurumundan çok daha fazlası olduklarını yeniden hatırlandığını söyledi.
“İzmir; yüzyıllardır medeniyetlerin buluşma noktası, özgürlüğün ve barışçı rekabetin yaşandığı bir spor kentidir. Sportif rekabetin dostluk içinde hayat bulduğu şehirdir” ifadesini kullanan Erten mesajında şu görüşleri paylaştı:


“Bu şehrin spora bakışı, sadece kazanmak üzerine değildir. Bizlere düşen, bu duyguyu yaşatmak ve geliştirmektir. Her biri Türkiye’nin spor hafızasında önemli bir yere sahip köklü kulüplerimiz, başarılarıyla, yetiştirdikleri efsanelerle ve milyonları peşinden sürükleyen büyük taraftarlarıyla İzmir’in onuru ve gururudur. Bugün; İzmir’in kulüpleri adil ve sportmence rekabetle liglere renk katmakta, kent kimliğini güçlendirmekte, gençlerimize umut olmakta ve İzmir’in sosyal, kültürel, ekonomik yaşamına ölçülemeyecek değerler sunmaktadır. Yeni yılda; hayalleri büyük, yürekleri mücadeleyle dolu genç sporcu kardeşlerimize, onları yetiştiren tüm spor emekçilerimize, kulüp başkanlarımıza, yöneticilerimize ve renklerine tutkuyla bağlı taraftarlarımıza, büyük camialarımıza, fair play ruhundan ayrılmadan, coşku, başarı ve gurur dolu unutulmaz bir yıl diliyoruz. 2026, İzmir’in yılı olsun…”

Esnafın 2026’dan beklentileri önemli

İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Yalçın Ata, 2025’in ekonomik sorunlar ve Türkiye’nin içinde yer aldığı coğrafyadaki çatışmalar nedeniyle sıkıntılı geçtiğini ifade etti.
“2026’nın ülkemize ve milletimize huzur ve bereketler getirmesini, aydınlık günler yaşanmasını temenni ediyorum” dileklerini aktaran Ata, 2026’dan esnaf sanatkarların büyük beklentileri bulunduğunu dile getirdi, yeni yılda uygulanmaya başlayacak gerçek usulde vergi düzenlemesine değinerek şu görüşleri paylaştı:


“Basit usulde vergilendirilen birçok meslek grubuna mensup esnaf sanatkarlarımız, 2026 yılı başından itibaren gerçek usulde vergilendirileceklerdir. Düzenleme, başta lokantacılar, tamirciler, inşaatçılar, taksiciler ve küçük perakendeciler olmak üzere İzmir’de yaklaşık 30 bin esnafı doğrudan etkileyecektir. Esnafa damga vergisi, geçici vergi, muhasebe ücreti, muhtasar ve stopaj bedelleriyle aylık 5 bin liraya varan ek maliyet getirecektir. Esnaf sanatkarlar yeni düzenlemeye hazırlıksız yakalanmışlardır. Önerimiz, alt yapı hazırlanana kadar esnaf sanatkarlara bir geçiş süreci tanınmalı, düzenleme bir süre ertelenmelidir. Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) ve Bakanlık yetkililerinin işbirliği altında çalışmalar yapılmalı, düzenleme 1 yıl ertelenmelidir.”
Esnaf sanatkarın sosyal güvenlik konusunda yaşadığı adaletsizliklerin da giderilmesi çağrısını yineleyen Ata, “Bağ-Kur sigortalısı 9 bin günü, SSK sigortalıları ise 7200 günü doldurdukları takdirde emekliliğe hak kazanmaktadırlar. Her türlü ticari riski alan üyelerimiz, yanlarında çalıştırdığı elemanlardan bile daha geç emekli olmaktadırlar. Sosyal adaleti zedeleyen bu durumun acilen düzeltilmesi gerekmektedir. Emekli olmak isteyen esnafın borcunu ödemek istediği zaman tüm borcunu değil, sadece ihtiyaç duyduğu kadar günleri satın alabilmesinin önü açılmalıdır. Ayrıca mal sahibinin vermesi gereken yüzde 20 oranındaki stopaj yükü esnafın üzerinde kalmaktadır. Stopajın kaldırılması veya hiç olmazsa yüzde 10 seviyelerine çekilmesi, üyelerimizi rahatlatacak bir tedbir olacaktır” görüşünü aktardı.
Ata, esnafı sıkıntıya sokan ruhsat harçları, su tarifeleri, AVM yasası, yemek kartı ve POS cihazları komisyonları, kayıt dışının önlenmesi ve mesleki eğitime özendirecek çalışmalar, ticari araçlarda akaryakıt indirimi gibi uygulamalara da çözüm beklediklerini hatırlattı.


Kadınların öldürülmediği bir yıl olsun

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu İzmir Temsilcisi Tülin Osmanoğulları, 2026 da kadınların öldürülmediği şüpheli kadın ölümlerinin açığa çıktığı yoksulluğun, eşitsizliğin, hukuksuzluğun ortadan kalktığını kadınların öldürülmeden kendi gelecekleri ile ilgili karar aldıkları bir yıl olmasını diliyorum.