9 EYLÜL/Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına bağlı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü ( MAPEG ), ülke genelindeki yeraltı kaynaklarının tespiti ve ticari olarak işletilmesi amacıyla düzenlediği 308. Grup İhalesi'ni tamamladı. İhale kapsamında, Ege Bölgesi sınırları içerisinde yer alan İzmir'in Kiraz ilçesindeki 1561,61 hektarlık alanın işletme hakkı, kapalı zarf ve açık artırma usulüyle yapılan oturumlar sonucunda 160 milyon TL bedelle özel sektöre devredildi. İhale şartnamelerine göre katılımcıların en az 2 milyon TL teminat yatırdığı süreçte, tahsis edilen alan IV. Grup Maden ruhsat sahası statüsünde bulunuyor. İçerisinde altın, gümüş ve bakır gibi metallerin aranacağı bu bölge, kentin madencilik faaliyetleri planlanan yeni sahalarından biri olarak kayıtlara geçti. İzmir genelinde sürdürülen maden ihalesi süreçleri, yeraltı kaynakları değerlendirilerek ulusal ekonomiye entegre edilmesini amaçlarken, aynı zamanda arama ve işletme faaliyetlerinin doğal alanlara, su kaynaklarına ve tarım arazilerine yönelik olası çevresel etkileri bakımından da çeşitli değerlendirmelere konu olmaya devam ediyor.
İhale listesinde İzmir'den on farklı saha yer alıyor
Resmî Gazete'de yayımlanan ve Türkiye genelinde toplam 485 farklı sahayı kapsayan ihale ilanında, İzmir ilinden 10 farklı bölge listeye dahil edildi. Açıklanan resmi verilere göre, maden arama ve çıkarma faaliyetleri için Bergama'da dört, Torbalı'da iki; Aliağa, Tire, Kiraz ve Ödemiş ilçelerinde ise birer saha ihaleye çıkarıldı. Kent genelinde madencilik faaliyetlerine tahsis edilen bu alanların toplam yüzölçümünün 13 bin 396 hektarı aştığı belirtiliyor. Yaklaşık 18 bin 755 futbol sahasına denk gelen bu geniş alan, maden arama çalışmalarının coğrafi ölçeğini ortaya koyuyor. İhale listesinde öne çıkan Bergama ilçesindeki dört sahadan üçünün Madra Dağı eteklerinde, bir sahanın ise çam fıstığı üretimiyle bilinen Kozak Yaylası güzergahında yer alması, faaliyet alanlarının konumları itibarıyla ilgili kurumların ve yerel yönetimlerin takip ettiği başlıklar arasında bulunuyor.
Sürdürülebilirlik ve bölge ekonomisi dengesi
Yeraltı kaynaklarının çıkarılması için düzenlenen ihaleler sonucunda elde edilen ruhsat bedelleri ve şirketlerin taahhüt ettiği altyapı yatırımları, madencilik sektörünün bölgesel istihdama, sanayi üretimine ve ulusal ekonomiye katkısı olarak öne çıkıyor. Sektör temsilcileri, teknolojik cihazlardan enerji altyapısına kadar birçok alanda madenlerin temel hammadde olduğunu ve dışa bağımlılığın azaltılması için yerli üretimin şart olduğunu ifade ediyor. Bununla birlikte, çevresel sürdürülebilirlik uzmanları, maden projelerinin planlama ve işletme aşamalarında ekolojik sistemin korunmasına yönelik yasal mevzuatların eksiksiz uygulanması gerektiğinin altını çiziyor. İhaleyi kazanan ve ruhsat alan firmaların, çevresel etki standartlarına uymaları ve maden ömrü tamamlandıktan sonra alanı doğaya yeniden kazandırma (rehabilitasyon) projelerini hayata geçirmeleri yasal bir zorunluluk olarak bulunuyor. Bölgedeki sivil toplum kuruluşları ve tarım üreticileri ise, işletme süreçlerinin ve atık yönetiminin ilgili bakanlıklar tarafından düzenli olarak denetlenmesinin, tarımsal faaliyetlerin kesintisiz devam edebilmesi açısından kritik öneme sahip olduğunu belirtiyor.