GENEL

Kadın haklarında geriye gidiş alarm veriyor

Ege-Koop Danışma Kurulu, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla Türkiye’de kadının tarihsel süreçte ve günümüzde yapılan hak temelli mücadelelerini masaya yatırdı.

Abone Ol

Önceki dönem milletvekilleri, belediye başkanları, gazeteci, akademisyen ve alanlarında uzman kişilerden oluşan Danışma Kurulu toplantısında sunulan 2025 yıl sonu verileri, kadının ekonomik ve sosyal hayattaki konumunun "alarm verdiğini" ortaya koydu.

​Toplantının açılışında konuşan Ege-Koop Genel Başkanı Hüseyin Aslan, Türkiye'nin kadın hakları konusunda uygar dünyadan hızla uzaklaştığını vurguladı.

TÜİK’in son verilerine dayanarak paylaşılan rakamların, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin ulaştığı boyutu gözler önüne serdiğine işaret eden Aslan, şu bilgileri verdi:

“Kadın işsizliği yüzde 11,1 ile erkeklerin iki katına ulaştı. Genç kadın işsizliği yüzde 45,8 ile tarihi bir zirve gördü. 11 milyon 835 bin genç kadının yaklaşık 5 milyonu ne eğitimde ne de istihdamda yer alıyor; bu kadınlar "ev genci" statüsünde, yani ne eğitimde ne de istihdamda yer alıyor, hayattan koparılmış durumda. 2025 yılında 591 kadın en yakınları tarafından katledildi. Yine bu süreçte 10 bine yakın çocuğun evlendirilmesi de tplumsal bir yaradır"

İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasının kadını korumasız bıraktığını belirten Aslan, "Devlet kadını koruyamıyor," diyerek sert eleştirilerde bulundu. Aslan, "Kadınların iş gücünden çekilmesi sadece bir ekonomik sorun değil, bir özgürlük meselesidir. Güvencesiz kalan kadın, şiddete karşı daha savunmasız hale gelmektedir" dedi.

​"Kazanımlar Altın Tepside Sunulmadı"

​Türk Kadın Hareketini yöneten Mesude Öney’in de konuk olarak katıldığı toplantıda; Konak Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Gülsen Özkan da, kadın hareketinin tarihsel direnişine vurgu yaptı. Seçme ve seçilme hakkından Medeni Kanun reformlarına kadar her kazanımın büyük bir mücadele ürünü olduğunu hatırlatan Özkan,kadın hareketinin kazanımlarının hiçbir zaman “altın tepside” sunulmadığını hatırlattı.

Özkan, yerel yönetimlerde kadın kotası gibi ses getiren kampayaların toplumsal farkındalık yarattığını, aile bütçesine önemli katkı sağlayan kooperatifleşme modellerinin yaygınlaştığını belirtti.

Şiddete Karşı Acil Eylem Planı

Kadın cinayetlerinin çoğunun boşanma aşamasında veya kamusal alanlarda gerçekleştiğine de dikkat çeken Özkan, bu konuda acilen atılması gereken adımları şöyle özetledi:

• "​6284 etkin uygulanmalı, uzaklaştırma kararları kâğıt üzerinde kalmamalı, teknolojik takip (elektronik kelepçe vb.) artırılmalı.
• ​Her ilçede erişilebilir ve yüksek standartlı sığınma evleri açılmalı. Şiddeti reddeden toplumsal cinsiyet eşitliği eğitimi ilkokuldan itibaren zorunlu olmalı. İyi hal indirimi gibi uygulamalarla perçinlenen cezasızlık algısı derhal son bulmalıdır.

Kalkınmanın Yolu Kadın Haklarından Geçer

​Toplantı sonunda söz alan Danışma Kurulu üyeleri, kadının mal ve can güvenliğinin olmadığı bir toplumda ekonomik kalkınmanın "hayal" olduğunu vurguladılar. 8 Mart’ın sadece bir kutlama değil, bir “hak” arama ve “hesap” sorma günü olduğunu hatırlattılar.