İZMİR GÜNCEL

Kalpten kalbe uzanan gönüllülük çağrısı

İzmir Gazeteciler Cemiyeti’nde düzenlenen gönüllülük seminerinde yaratıcı drama eğitmeni Esra Balandı, kalpten gelen iletişimin, vefanın ve teşekkür etmenin insan hayatındaki dönüştürücü gücüne dikkat çekti. Yeter Ki İyilik Olsun Derneği tarafından düzenlenen etkinlikte gönüllülük ve insan ilişkileri odağında anlamlı bir buluşma gerçekleşti.

Abone Ol

İzmir Gazeteciler Cemiyeti’nin konferans salonunda düzenlenen seminerde, yaratıcı drama eğitmeni Esra Balandı, “Kalpten kalbe sihirli bir dokunuş” başlığıyla katılımcılarla bir araya geldi. Samimi anlatımı ve etkileşimli yaklaşımıyla dikkat çeken etkinlik, gönüllülüğün yalnızca bir yardım biçimi değil, aynı zamanda güçlü bir insani bağ olduğuna işaret etti.

Yaratıcı drama eğitmeni Esra Balandı, "Kalpten kalbe sihirli bir dokunuş" konulu gönüllülük semineri gerçekleştirdi.
Eğitime yazarın okurlarının yanı sıra Yeter Ki İyilik Olsun Derneği üyeleri de katıldı.

Esra Balandı "Can, vefa, gönül, nimet, teşekkür kelimeleri o kadar anlamlı ve özel ki çoğaltmaya çok ihtiyacımız var. Birbirimize teşekkür etmeyi ve özür dilemeyi unuttuğumuz günlerdeyiz. Aslında her birimizin yaşamı sanat eseri” dedi.

“Gönüllülüğü çoğaltmak iyiliği çoğaltmaktır”

Balandı eğitimde gönüllüğün insan hayatına dokunan etkisini aktarırken şu ifadeleri kullandı:

“Dezavantajlı bölgede okul bahçesinde çocuklara oyun alanı kurduk Öyle hazır oyuncak yok. Herkes kendi oyuncağını kendisi yapıyor. Üç saat boyunca uğraştılar .Barbie evleri yaptılar, uzay mekikleri yaptılar, arabalar yaptılar. Bu atık malzemelerle yapıldı. Oynamak için, çok keyif alıp eğlenmek için çok oyuncağa ihtiyaç yoktu. Organizasyonun sonunda küçük bir kız çocuk yanıma geldi. Öğretmenim benim babamın saçlarını kestiler, dedi. Ben hemen anladım. Kanser bir baba var. Öğretmenle görüştüm. Aileyi davet ettik. Hiçbir yerden hiçbir destek almıyorlar. Daha çok yeni. Ama kızımız çok üzgün. Aileyle görüştük, ve şimdi gerekli destekler sağlanması için takip ediyorum. Yaklaşık 6 ay sonra, bu kız çocuğu ne yaptı biliyor musunuz? Bütün okulu organize etti. Anneler evde kurabiye, kek, börek yaptı. Okulun bahçesine geldi. Hepsine satış yapıldı. 32 bin lira para toplandı. Ve hepsi Lösev'in hesabına gönderildi. Öğretmenler tarafından bağışlandı. Bu küçücük kız çocuğu Lösev'e teşekkür etti. Bu şimdi hediye ve hayatın mucizesi değilse nedir? Gönüllülüğü çoğaltmak, iyiliği çoğaltmaktır.”

Katılımcılar, etkinlik sonunda yalnızca yeni bilgilerle değil, aynı zamanda yenilenmiş bir bakış açısıyla salondan ayrıldı. Paylaşımın, dinlemenin ve anlamanın ön plana çıktığı buluşma, gönüllülüğün kalpten kalbe kurulan bir bağ olduğunu bir kez daha hatırlattı.