Türkiye futbol gündemine adeta bomba gibi düşen ve binin üzerinde profesyonel oyuncuyu kapsayan idari süreç, İzmir'in asırlık çınarı Karşıyaka için sezonun kırılma noktalarından biri oldu. TFF 3'üncü Lig 4'üncü Grup maratonunun ilk devresinde rakiplerine sahayı dar eden ve haftalarca liderlik koltuğunun tek hakimi olan İzmir temsilcisi, Türkiye Futbol Federasyonu tarafından titizlikle yürütülen bahis soruşturmalarında oldukça ağır bir yara aldı. Geçtiğimiz 10 Kasım tarihinde, ülke genelinde tam 1024 profesyonel futbolcunun Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu'na (PFDK) sevk edilmesiyle başlayan büyük hukuki fırtına, yeşil-kırmızılı ekibin iskelet kadrosunu derinden sarstı. İlk 11'in değişmez isimlerinden tam sekiz futbolcunun çeşitli cezalarla yeşil sahalardan uzaklaştırılması, takımın teknik ve taktik dengesini bir anda altüst etti. Bu sancılı dönemde Yasin, Harun, Hıdır ve Tunay gibi önemli ayaklar 45'er günlük cezalarının ardından ikinci yarının ilk haftasında çimlere ayak basarken, takımın orta sahadaki dinamosu konumundaki Erhan Öztürk ve Mücahit Aslan ise 3'er aylık hak mahrumiyeti cezalarıyla tribüne mahkum oldu.
Kritik virajda dönen ikilinin takıma aşıladığı özgüven
İkinci devrenin başlamasıyla birlikte kadro derinliğinde yaşanan ciddi sıkıntılar, sezon başından bu yana mutlak şampiyonluk parolasıyla yola çıkan takımın hanesine beklenmedik ve sarsıcı puan kayıpları olarak yansıdı. Zirve yarışında rakiplerinin gerisinde kalma tehlikesiyle yüzleşen ve büyük bir moral bozukluğu yaşayan İzmir ekibinin imdadına ise, 8 Şubat'ta oynanan o zorlu Eskişehir Anadolu deplasmanında cezalarını nihayet tamamlayan yıldız ikili yetişti. Sahalardan uzak kaldıkları aylar boyunca profesyonellikten ödün vermeden bireysel antrenmanlarını aksatmayan ve form tutan bu iki ismin dönüşü, takım üzerinde adeta bir şok dalgası yaratarak kaybolan o yüksek özgüveni soyunma odasına geri getirdi. Cezalarının bitişiyle birlikte takıma katıldıkları son dört haftalık periyotta rüzgarı tamamen tersine çeviren yeşil-kırmızılılar; bu süreçte hanesine 3 muazzam galibiyet ve 1 kritik beraberlik yazdırarak rakiplerine yeniden korku saldı. Zorlu Eskişehir deplasmanında maç eksiği nedeniyle yedek kulübesinde başlayan ve sonradan oyuna dahil olan bu iki tecrübeli krampon, ardından oynanan ve 3'te 3 yapılan o muhteşem seride ilk 11'deki formalarını kimseye kaptırmayarak takımın değişmezi olduklarını gösterdiler.
Genç yeteneğin vedası ve ustanın görkemli geri dönüşü
Bu fırtınalı süreç, sadece takımın puan tablosundaki yerini değil, aynı zamanda oyuncuların bireysel kariyerlerini de derinden etkileyen oldukça ilginç tesadüflere sahne oldu. Erhan'ın talihsiz bir şekilde ceza aldığı ve formasından uzak kaldığı o karanlık dönemde, yeşil-kırmızılı formayı büyük bir sorumlulukla sırtına geçiren genç yetenek Adem Yeşilyurt, ortaya koyduğu olağanüstü performansla Türk futbol devlerinin dikkatini çekti ve rüya gibi bir transferle Süper Lig devi Fenerbahçe yolunu tuttu. Genç yıldızın yuvadan uçmasıyla orta alanda oluşan büyük boşluğu doldurmak ise yine formasına yeni kavuşan tecrübeli on numaraya düştü. Teknik direktör Burhanettin Basatemür tarafından henüz iki yıl önce amatör liglerin tozlu sahalarında keşfedilen ve sezon başında büyük umutlarla İzmir ekibine kazandırılan yetenekli oyuncu, sahalara dönüşünü adeta bir gövde gösterisine dönüştürmeyi başardı. Eskişehir deplasmanında oyuna sonradan girmesine rağmen sahneye çıkan ve takımına hayat öpücüğü veren o kritik beraberlik golünü ağlara gönderen Erhan, formayı ne kadar özlediğini ve hedefe ne kadar kilitlendiğini tüm taraftarlara kanıtlamış oldu.
Asistleri ve golleriyle derbilere damga vuran performans
Sağ kanattaki yüksek dinamizmi, top tekniği ve keskin oyun görüşüyle takımın hücum organizasyonlarını adeta usta bir maestro gibi yöneten tecrübeli on numara, özellikle zorluk derecesi yüksek maçlarda sahneye çıkmayı alışkanlık haline getirdi. Çetin geçen Nazillispor deplasmanında rakip savunmayı adeta ipe dizen ve bir gol, iki asistlik muazzam bir istatistikle doksan dakikanın tartışmasız yıldızı olan oyuncu, taraftarın gönlünde taht kurdu. Bu rüya gibi performansını İzmir'in nefesleri kesen tarihi Altay derbisinde de sürdüren yetenekli krampon, yaptığı o şık ve kilit asistle muhteşem galibiyetin ana mimarlarından biri oldu. Cezası bittikten sonra çıktığı sadece 4 resmi maçta 2 gol ve 3 asiste imza atarak hücum hattının skor yükünü neredeyse tek başına sırtlayan yıldız oyuncuya, orta sahadaki partneri Mücahit de eksiksiz bir şekilde eşlik etti. Mücahit, Kaf-Kaf formasıyla sahaya çıktığı son iki karşılaşmada takım arkadaşlarına yaptığı 2 kritik asistle, yeşil-kırmızılıların hücum zenginliğine ve yeniden filizlenen o büyük şampiyonluk umutlarına doğrudan ve çok net bir katkı sağladı.