Kentsel Dönüşüm üzerine düşünceler

Abone Ol

Hükümetimiz yerinde bir kararla, hemen hemen tüm illerimizde büyük çoğunluğu Riskli Yapı durumunda olan yapı stoğunun Kentsel Dönüşüme sokularak yenilenmesi yolunda ciddi bir adım attı.

Ancak yasa herhalde biraz hızlı hazırlandığı için uygulamada ortaya çıkabilecek sorunlar yeterince öngörülemedi ve bu nedenle bir taraftan ciddi miktarda “Kentsel Dönüşüm Mağdurları“ yaratılırken diğer taraftan da kentsel dönüşümün hızla gerçekleşmesinin önündeki engeller kaldırılamadı.

Daha sonra yasada yapılan bazı değişikliklerle bu engellerin bir kısmı izale edilmesine rağmen bir taraftan mülk sahiplerinin karşılaştığı ekonomik zorlukların hafifletilmesi ile ilgili tedbirler alınamaması diğer taraftan işleyişte gecikmelere neden olan özellikle bürokratik engeller nedeni ile yasanın uygulanmasında mülk sahipleri açısından birçok problemler yaşanmaya devam etti ve ediyor.

Herşeyden önce yasa hazırlanırken, “kentsel dönüşüme giren binalara seyyanen 2 kat daha verilir” ibaresi yasaya eklenebilse ve bu konu belediyelerin insafına bırakılmasaydı, müteahhitlerin bu ilave katlardan elde edeceği gelir kat sahiplerinin yükünü büyük ölçüde rahatlatır ve bu iş kentsel dönüşüme karar verme aşamasında çok daha kolay hale gelirdi.

Diğer taraftan karar verilip müteahhitle anlaşma yapılırken uygulanacak bir standart sözleşme ve bu sözleşme çerçevesinde devlet garantisi uygulaması pek çok mağduriyeti önlerdi diye düşünüyorum.

Ayrıca, müteahhitle anlaştınız. Notere gittiniz. Ev sahiplerinin çoğu 65 yaşın üstünde. Eyvah Yandınız. Hastaneden veya resmi sağlık kuruluşlarından akıl sağlığınızın yerinde olduğuna dair rapor almanız gerek. İşin enteresan tarafı rapor aldığınız gün noter işlemlerini yapmanız gerek. Ertesi güne kalırsanız tekrar rapor. Yahu bir günde aklımızı kaybetmeyeceğiz deseniz de faydası yok. Bürokrasi böyle istiyor. Bu sıkıntı nasıl giderilebilir bilemem.

Anlaşmayı yaptınız. Binayı müteahhide teslim ediyorsunuz iş bitti mi? Hayır. Bina boş da olsa herkesin ikametgahını taşımış olması gerek. Binanızda boş bir daire var. Sahibi yıllardır yurt dışında. Ama ikametgahı hala orada gözüküyor. Çözmek için uğraş bakalım. Oysa yasaya “binanın semt karakolu tarafından denetlenmesi sonucu tüm dairelerin boş olduğunun tespiti ile yıkım ruhsatı için ikamet taşınması aranmaz“ maddesi eklenseydi işler hızlanırdı.

Bitti mi? Hayır. Tüm aboneliklerinizi sonlandırmanız gerek.Elektrik, su,doğal gaz, internet, varsa kablo TV, Vb.Vb. Yasaya bir madde konulmuş olsa “Kentsel dönüşüme girmiş, yıkım kararı alınmış dairelerdeki tüm abonelikler iptal edilmiş sayılır” diye. Bitti gitti. Borç alacak ilişkisi kurumlarca daha sonra halledilir.

Daha bitmedi. Bütün bunları bitirdiniz, yıkım ruhsatı aldınız, bina yıkılmadan oraya yapılacak yeni binaya ilişkin inşaat ruhsatı verilmiyor. Önce yık sonra başvur deniliyor. Birkaç aylık zaman kaybı daha. Oysa binadan taşınanların gittikleri yeni ikametgahlarda kira çalışıyor. Yük gene vatandaşın sırtında. Oysa müteahhit anlaşmayla beraber inşaata ilişkin planları belediyeye verebilse yasaya buna ilişkin bir hüküm konulabilse zaman kaybı önlenilebilir.

Bir son husus da kentsel dönüşüme giren binalardaki mülk sahiplerinin kirada evi varsa bu evdeki kiracıların, kiraya verenin durumu mücbir sebep olarak kabul edilmek sureti ile evi tahliyesinin mümkün olmasına ilişkin bir hüküm yasaya eklenebilse yasa mülk sahiplerini mağdur etmeksizin işleyebilir. Böylece devlet ikinci bir evi olana kira yardımı yapmaktan da kurtulur.

Konuştuğum birçok kentsel dönüşüm muhatabı ailenin ortak görüşü olarak kaleme aldığım bu hususların ilgililerce dikkate alınacağını umuyorum.