Futbolda ‘Play-Off’ta ne yaparız?” stresi.
Basketbolda 52 yıl sonra Süper Lig’e veda etme tehlikesinin yarattığı gerginlik.
Voleybolda uğranan hayal kırıklığı. Yelkende yeniden canlanma çabaları.
Maddi krizin yarattığı sorunlar, oyuncu boykotları, suçlamalar, gerilim.
KSK’nin kritik bir süreç yaşadığı, kurtuluş için el ele vermek zorunda olduğu günlerde, camiada olmaması gereken her şey oldu.
Hem de öyle “gel-git”ler yaşanıyor ki, anlaşılır gibi değil.
Önce hiç gerek olmadığı bir dönemde kongre kararı geldi. “Dereyi geçerken at değiştirmek” gibi yani.
****
Bu karar oyunculara yönetim tarafından verilen “Pilimiz bitti, bizden bu kadar” mesajı gibiydi. Bıçak sırtında mücadele eden futbolcu ve basketbolcular için, moral bozucu, tedirgin edici bir mesaj.
Sonra İsmail Çiftçioğlu’nun adaylığı gündeme geldi. Çiftçioğlu’nun, tüzüğün gereğini yerine getirerek, listesini Divan Başkanı Mehmet Yaya’ya sunduğu söylendi. Çiftçioğlu’nun adaylığı, sanki KSK için yeni bir sayfa, yeni bir umut olarak görünmüştü.
Bu süreçte medyada, bir daha aday olmayacağını söyleyen Aygün Cicibaş’ın, Çiftçioğlu’nun listesini öğrenmek için Divan Başkanı Mehmet Yaya’ya baskı yaptığı haberleri yayınlandı ki, bu çok ilginçti. Son 3 ayda iki kez istifa eden Cicibaş, Çiftçioğlu’nun listesini neden öğrenmek istemişti ki? Anlaşılamadı.
Bu arada Karşıyaka Stadı ile ilgili olumlu gelişmeler, Mavişehir arazisinin tekrar Kaf-Kaf’a tahsis edilmesi yolundaki girişimler, yüreklere su serpti. Camiayı heyecanlandıran, moral veren bu gelişmelerin ardından, bir şok daha geldi.
****
Eski başkan Turgay Büyükkarcı’nın da desteklediği Çiftçioğlu, “Zamanlama uygun değil” diyerek adaylıktan çekildi. Çiftçioğlu’nun, kulübün mali tablosu ve acil kaynak ihtiyacı ile ilgili olarak Başkan Cicibaş ile görüştükten sonra bu kararı aldığı haberi medyaya yansıdı.
Bu dalgalanma da camiada soğuk duş etkisi yaptı. “Kimse KSK’nin mali yükünün altına girmeye cesaret edemiyor” algısı oluştu. İlk tepki basketbol takımından geldi. Çiftçioğlu’nun çekildiği gün, basketbolcular antrenman boykotu yaptı. Neyse ki kriz, Folkart’ın patronu Mesut Sancak’ın yaptığı destekle aşıldı.
Boykotun ardından Başkan Cicibaş içini, sert cümlelerle döktü. İsim vermeden, “Seçim sürecinde oyuncularımıza, teknik heyetimize, çalışanlarımıza telefon edenler bu boykota neden oldu” diyordu. Bu sözler camia içinde yaşanan çekişmeleri ve gerginliği açıkça ortaya koyuyordu… Oysa bu kritik günlerde KSK’ye kavga değil, birlik-beraberlik gerekliydi.
KSK bugün genel kurul yapacak. Görünen o ki, Aygün Cicibaş ve ekibi göreve devam edecek.
Peki Cicibaş’ı daha önce iki kez istifaya götüren sorunlar çözüldü mü? Bildiğimiz kadarıyla hayır.
Başkan Cicibaş’ın son yaptığı açıklamalarla gün yüzüne çıkan gerginlik kongreye nasıl yansıyacak? Yaşayıp göreceğiz.
Anlayacağınız KSK’nin bir yıl sonda geldiği nokta, Aygün Cicibaş’ın “Kimse yoksa ben varım” dediği kongredeki ile aynı. Yani Kaf-Kaf cephesinde değişen bir şey yok.