İZMİR GÜNCEL

Mehmet Türkmen’in tutuklanmasına tepki

Emek Partisi (EMEP) İzmir İl Örgütü, BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen’in gözaltına alındıktan sonra tutuklanmasına tepki gösterdi. Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde yapılan açıklamada, kararın “işçi mücadelesine gözdağı” olduğu ifade edildi.

Abone Ol

Emek Partisi (EMEP) İzmir İl Örgütü, BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen’in tutuklanmasına tepki gösterdi. İl Başkanı Elif Çuhadar tarafından okunan açıklamada, tutuklamanın Şireci Tekstil’e bağlı Sırma Halı işçilerinin aylardır ödenmeyen ücretleri için başlattığı direnişe verilen destek gerekçe gösterilerek yapıldığı belirtilirken, kararın “hukuksuz” olduğu vurgulandı ve bunun işçi mücadelesine yönelik bir gözdağı olduğu ifade edildi.

Açıklamanın tamamı şöyle:

“Dün Birleşik Tekstil Dokuma ve Deri İşçileri Sendikası (BİRTEK-SEN) Genel Başkanı Mehmet Türkmen’in evi Jandarma tarafından basılarak gözaltına alınarak jet hızıyla tutuklandı. Bu hukuksuz uygulama ve tutuklamanın gerekçesi; aylardır zamlı ücretlerini alamayan, her ücret dönemi maaşlarıgeç yatırılan ve son üç ay ücretleri ödenmeyen Şireci Tekstil’e bağlı Sırma Halı işçilerinin bu yaşam koşullarına karşı başlattıkları direnişe destek vererek yaptığı konuşma gösterildi. İşçilerin haklarını savunmak, iş cinayetlerine ve iş kazalarına karşı sorumluların yargılanmasını talep etmek ve işçilerin mücadelesinin büyümesine omuz vermek halkı kin ve düşmanlığa sürüklemek olarak değerlendiriliyor. Şireci patronunun sözde şikayeti gerçekte talimatı üzerine Mehmet Türkmen apar topar cezaevine gönderiliyor. Buradan soruyoruz işçilerin haklarını savunmak, ücretlerinin ödenmesini talep etmek, iş cinayet ve kazalarında tüm sorumluların yargılanmasını istemek halkı ne amaçla kin ve düşmanlığa sürüklemiştir? Bu tamamen Antep işçileri başta olmak üzere tüm ülkede ağır çalışma koşulları, düşük ücretler, iş cinayetlerine ve kazalarına maruz kalan işçilerin mücadelesinin önüne set çekmek için yapılmış, bilinçli ve hukuksuz bir uygulamadır.
Diğer taraftan bu tutuklama; sendikal hakları ve insanca bir yaşam için mücadele eden ülkenin dört bir yanında direnen işçi ve emekçilere gözdağı vermek, örgütlü mücadeleyi yok saymaktır. Sendikal hak ve özgürlüklere açıkça bir saldırıdır. Bu nedenle de bu saldırı yalnızca Mehmet Türkmen'e değil tüm işçi sınıfına, tüm sendikal faaliyetlere yapılmıştır. Patronların ve onların iktidarının karşısında tek bir söz söylemenin ve mücadele etmenin yasak, baskı, gözaltı ve tutuklamalarla karşılanması bu ülkede ses çıkarmanın, karşı görüş belirtmenin önüne set çekilmesini hedeflemektedir. İşte tam bu nedenle de bu baskı ve yasak politikalarına maruz kalan tüm halkın sorunudur.

Buradan patron talimatlarıyla hukuku ayaklar altına alıp karar verenlere sesleniyoruz: Mehmet Türkmen'in de bizlerin de içimizde tek bir kin var, o da sınıf kinidir. İşçilerin emeğini sömüren ve bu sömürüyle servetlerini katlayan azınlığa karşı kinimiz var. İşçiler elinden, kolundan, bacağından, canından olurken villalarında yatlarında dolarlarını sayanlara karşı kinimiz var. Bu sömürü düzeninden beslenenleri savunana, koruyana, onların çıkarına hareket edene kinimiz var. Ve bugün buradan bu sömürü düzenine karşı kinimizi işçi ve emekçilerin örgütlü mücadelesini, insanca yaşam mücadelesini büyütmek için perçinleyeceğimize yeniden söz veriyoruz.
Mehmet Türkmen'in hukuksuzca tutuklanmasına karşı Sırma Halı işçileri başta olmak üzere işçilerin mücadelesini büyütmeye devam edeceğiz. Mehmet Türkmen'e verilen bu hukuksuz ceza son bulana ve tahliye edilene kadar mücadelemizi sürdüreceğiz.”