İzmir Büyükşehir Belediyesi ile Vakıflar Genel Müdürlüğü arasındaki mülkiyet düğümü, Meslek Fabrikası kapısında hukuk ve talimat kavgasına dönüştü. Başkan Cemil Tugay’ın başlattığı direniş dördüncü gününde büyüyerek devam ederken; CHP Genel Merkez yöneticileri, milletvekilleri ve belediye başkanlarının desteğiyle alan miting havasına büründü. Ancak günün en sıcak gelişmesi, Başkan Tugay’ın binaya girme teşebbüsü sırasında yaşandı.
"Hâkim izni var" diyen avukatlara polis engeli
Başkan Tugay, Büyükşehir Belediyesi avukatlarıyla birlikte binanın içine girmek üzere kapıya yöneldi. Avukatlar, binanın şu an mahkemece yürütülen inceleme ve keşif sürecinde olduğunu, davanın tarafı ve mülk sahibi sıfatıyla içeri girme haklarının bulunduğunu savundu. Özellikle Tugay’ın içeri girmesine dair bizzat hâkim izni olduğunu vurgulayan avukatların bu talebi, kapıda bekleyen polis memuru tarafından telefon trafiğine takıldı.
"Beni zor durumda bırakmayın" yanıtı gündem oldu
Talebin ardından üstleriyle bir telefon görüşmesi gerçekleştiren polis memuru, Başkan Tugay’a olumsuz yanıt verdi. Görüşmenin ardından Tugay’ın içeri alınmayacağının bildirilmesi üzerine, Başkan Tugay sert bir soru yöneltti: "Telefondan talimatı veren kim?" Memurun bu soruya, "Beni zor durumda bırakmayın, söyleyemem" şeklinde yanıt vermesi, alandaki gerginliği artırdı. O anlar çevredekilerin cep telefonu kameralarına saniye saniye yansıdı.
Tugay gazetecilere şu açıklamaları yaptı:
"Evet, şu anda alamıyoruz sizi, biraz bekleyin. Vakıfların personeli gelecek, bir değerlendirme yapılacak diye cevap veriyoruz ama garip olan ve kötü olan şey şu yani; ben belediye başkanıyım, buradan sorumlu kişiyim. Ne yapsam ne olacak yani? Girememem niye bu bir problem oldu? Başka bir şeye döndü yani, resmen bizi ezmeye çalışıyorlar. O zaman niye belediyeler var? Niye belediye başkanları var? Böyle bir şey olur mu yani? Türkiye ne hale gelmiş ya... Herkes bunu anlasın yani. Biz sokaktayız işte, kapıların önündeyiz..."