Muğla’nın Milas ilçesinde yürütülen kapsamlı saha çalışması, kırsal yaşamın geçmişten bugüne uzanan izlerini gün yüzüne çıkardı. Yeniköy Kemerköy Enerji tarafından hazırlanan “Anlatılan, Aktarılan, Yaşayan Hikayeleriyle Bizim Köylerimiz” kitabı, 24 köyün sözlü tarihini kayıt altına alarak bölgenin yaşayan belleğini sayfalara taşıdı.
Köy köy gezilen hafıza yolculuğu
Proje kapsamında Milas’a bağlı 24 köy tek tek ziyaret edildi. Kahvehanelerde yapılan sohbetler, avlularda kurulan samimi diyaloglar ve üretim alanlarında geçirilen zaman, kitabın temelini oluşturdu.
Muhtarlar, üreticiler ve özellikle ileri yaştaki köy sakinleriyle yapılan görüşmeler sayesinde, yalnızca geçmiş değil bugünün köy yaşamı da detaylı şekilde ele alındı. Anlatılar, herhangi bir akademik filtreye tabi tutulmadan, doğrudan halkın diliyle kayda geçirildi.
Zeytin ağaçlarının gölgesinde değişen hayatlar
Kitapta en dikkat çeken başlıklardan biri, kırsal yaşamın geçirdiği dönüşüm oldu.
1980’li yıllarda tütün, dokumacılık ve zeytin üretimiyle ayakta duran köylerde bugün farklı bir tablo hakim:
- Genç nüfusun büyük bölümü kentlere göç ediyor
- Köylerde yaş ortalaması giderek yükseliyor
- Halı tezgâhları artık neredeyse kullanılmıyor
Buna karşın zeytin, bölge insanı için hâlâ ortak bir değer olmayı sürdürüyor. Asırlık ağaçlar, hem ekonomik hem de kültürel bir bağın simgesi olarak öne çıkıyor.
Sözlü tarih olduğu gibi aktarıldı
“Bizim Köylerimiz” kitabını farklı kılan en önemli unsur, anlatıların doğrudan köy sakinlerinin ağzından aktarılması oldu. Yerel ağızlar, köy isimlerinin hikâyeleri, gündelik yaşamın küçük detayları ve kuşaktan kuşağa aktarılan anılar bir araya getirilerek güçlü bir kültürel panorama oluşturuldu.
Milas’ın:
- Halıcılık geleneği
- Kök boya ile dokuma kültürü
- İmece dayanışması gibi değerleri de kitabın önemli parçaları arasında yer aldı.
Kurumsal sınırları aşan bir proje
Bu çalışma, bir şirket yayınının ötesine geçerek bölgeyle kurulan kültürel bağı gözler önüne seriyor. Yeniköy Kemerköy Enerji, projeyle yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda sosyal ve kültürel bir sorumluluk üstlendiğini ortaya koydu.
Tek cümlede birleşen ortak duygu
Farklı köylerden gelen onlarca hikâye, kitapta tek bir duyguda birleşiyor:
“O köy bizim köyümüzdür.”