Eğitimin sadece akademik başarıdan ibaret olmadığının en güzel kanıtı İzmir'in Ödemiş ilçesinde sergileniyor. İlçede faaliyet gösteren Zübeyde Hanım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi (MTAL), bir okuldan çok daha fazlası olduğunu hayata geçirdiği örnek projeyle kanıtladı. Okulun Yiyecek İçecek Hizmetleri alanında eğitim gören öğrencileri, her sabah erken saatlerde mutfağa girerek hummalı bir çalışmaya başlıyor. Ancak bu kez hazırladıkları menüler not almak için değil, gönül almak için pişiyor. Ödemiş Kaymakamlığı, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve okul yönetiminin iş birliğiyle başlatılan dev sosyal sorumluluk projesi kapsamında, dev kazanlar ihtiyaç sahibi kardeşleri için kaynıyor. Cumhurbaşkanlığı Mesleki Eğitim Politika Belgesi vizyonuyla uyumlu olarak yürütülen bu çalışmada, usta öğreticiler ve öğrenciler omuz omuza vererek her gün binin üzerinde öğrenciye ücretsiz öğle yemeği hazırlıyor.
Devlet ve millet el ele verip engelleri aşıyor
Projenin arkasındaki kurumsal güç ve organizasyon yapısı, sürdürülebilirliğin en önemli anahtarı konumunda. Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğü tarafından bütçelendirilen proje, yereldeki idari amirlerin sıkı takibiyle kusursuz bir şekilde işliyor. Zübeyde Hanım MTAL Müdürü Murat Taşbaşı, projenin finansmanının bakanlık tarafından sağlandığını, ancak sahadaki koordinasyonun Ödemiş Kaymakamı Hakan Yavuz Erdoğan’ın büyük destekleriyle yürütüldüğünü belirtiyor. Taşbaşı, "Amacımız sadece karın doyurmak değil; öğrencileri sağlıklı besinler ile buluşturarak gelişimlerine katkı sunmak. İyi beslenen bir öğrencinin akademik başarısının da artacağı bilimsel bir gerçek. Bu projeyle hem başarıyı hem de mesleki eğitimin kalitesini yükseltmeyi hedefliyoruz" ifadelerini kullandı. Proje sayesinde okul ile toplum arasındaki bağlar güçlenirken, meslek liselerine olan bakış açısı da olumlu yönde değişiyor. İl Milli Eğitim Müdürü Ömer Yahşi'nin de desteklediği proje, kurumlar arası dayanışmanın en somut örneği olarak dikkat çekiyor.
Genç şefler hem öğreniyor hem de gönüllere dokunuyor
Mutfakta ter döken öğrenciler için bu süreç, sadece bir yemek pişirme pratiği değil, aynı zamanda bir hayat okulu. 12. sınıf öğrencisi Gülizar Orf, projede yer almanın kendisine tarifsiz bir mutluluk verdiğini belirterek, "İhtiyaç sahibi arkadaşlarımıza destek olmak paha biçilemez bir duygu. Ayrıca burada yaptığımız pratikler eğitimimize büyük katkı sağlıyor" diyor. Bir diğer genç şef adayı Mustafa Aziz Uzun ise projenin kendilerine kattığı teknik becerilerin yanı sıra insani değerlere de vurgu yapıyor. Uzun, "Doğrama, pişirme tekniklerini öğreniyoruz ama asıl önemlisi burada oluşan aile ortamı. Bir insana yardım edebilmenin huzurunu yaşıyoruz" şeklinde konuşuyor. Öğrenciler Sude Gölcük ve Sadettin Can Uygun da gönüllülük esasının önemine değinerek, işi mutfağında öğrenirken toplumsal fayda sağlamanın gururunu yaşadıklarını dile getiriyorlar.
İyilik hareketinde hiçbir lokma israf edilmiyor
Projenin bir diğer takdir toplayan yönü ise çevreye ve diğer canlılara olan duyarlılığı. Yiyecek İçecek Hizmetleri Öğretmeni Mehmet Appak, mutfakta "sıfır atık" prensibiyle çalıştıklarını vurguluyor. Hazırlanan binlerce kişilik yemekten arta kalanlar veya servis sonrası dönen atıklar kesinlikle çöpe gitmiyor. Bu gıdalar, ilçedeki hayvan barınağı ile paylaşılarak sokaktaki can dostların da beslenmesine katkı sağlanıyor. Böylece sosyal sorumluluk, sadece insanları değil, doğadaki diğer canlıları da kapsayacak şekilde genişletiliyor. Hem öğrencilerin mesleki gelişimine katkı sunan, hem ihtiyaç sahibi ailelerin yükünü hafifleten hem de sokak hayvanlarını düşünen bu çok yönlü proje, Ödemiş’ten tüm Türkiye’ye yayılan bir iyilik dalgasına dönüşmüş durumda.