GENEL

Özgür Özel, Eyüpsultan-Kağıthane mitinginde konuştu: Kahrolsun Amerikan emperyalizmi

CHP Lideri Özgür Özel, "Biz Erdoğan'dan farklı olarak gücümüzü Trump'tan almadığımız, 'Netanyahu'ya kızarsak Trump kızar' demediğimiz için, ABD'nin de İsrail'in de karşısında duruyoruz" dedi.

Abone Ol

CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun, 19 Mart 2025'te gözaltına alınıp tutuklanmasının ardından başlatılan "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" mitinglerinin 94'üncüsü, bu akşam İstanbul 2. bölgede yer alan Eyüpsultan-Kağıthane'de Osmanbey Caddesi üzerinde düzenlendi. CHP'nin ilk bölge mitingi, 25 Şubat Çarşamba günü, İstanbul 3. bölgede yer alan Bakırköy Cumhuriyet Meydanı'nda gerçekleştirilmişti.

Osmanbey Caddesi'ni dolduran yurttaşlar, "Cumhurbaşkanı İmamoğlu" ve "Hak, hukuk adalet" sloganlarıyla İmamoğlu'na özgürlük talep etti. Ekrem İmamoğlu, tutulduğu Silivri Cezaevinden gönderdiği mektubunda "İktidar sahipleri ayrıştıran, kutuplaştıran politikalarıyla ülkemizi bir uçurumun kıyısına sürükledi. Ya milletçe birbirimize güvenerek kenetleneceğiz ve huzura, refaha kavuşacağız ya da bir kötü aklın, ayrıcalıklı, dar bir zümrenin hırslarına geleceğimizi kurban edeceğiz" dedi. Ardından CHP Genel Başkanı Özgür Özel konuşmasına başladı.

"Küstah Trump ve Netanyahu barış getiremez"
ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarına dair konuşan Özel, "Elinde Irak'ta 1,5 milyon Müslümanın kanı olanlar, Gazze'de 76 bin çoğu çocuk ve kadının kanı olanlar, Netanyahu gibi savaş suçlusuna 'savaş kahramanı' diyen küstah Trump ve Netanyahu barış getiremezler. Uluslarası hukuk ayaklar altında. 160 tane kız çocuğu ABD-İsrail bombasıyla öldürüldü. Batı buna seyirci olmaktadır" dedi.

"ABD'nin de İsrail'in de karşısında duruyoruz"
Özel, "Biz Erdoğan'dan farklı olarak gücümüzü Trump'tan almadığımız, 'Netanyahu'ya kızarsak Trump kızar' demediğimiz için, Trump'ın oğluna taviz sözü verip görüşme koparmadığımız için ABD'nin de İsrail'in de karşısında duruyoruz. Kahrolsun Amerikan emperyalizmi! Kahrolsun İsrail'in soykırımları. Yazıklar olsun bunlara susanlara" diye konuştu.

"ABD-İsrail'in İran'a saldırdığı saatlerde AKP Bolu'ya saldırdı"
ABD ve İsrail'in İran'a saldırısı sonrası herkesin Türkiye'nin güvenliğini konuşmaya başladığını söyleyen Özel, "İç cephe kuvvetli olsun dendi. Biz her zaman Türkiye'nin birliğini savunduk. Ama ABD-İsrail'in İran'a saldırdığı saatlerde, AKP Bolu'ya saldırdı" ifadelerini kullandı.

"Melese Erdoğan'ın İmamoğlu korkusudur"

Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan'ın tutuklanmasına tepki gösteren Özel, "Dün Tanju'yu ziyaret ettim, dedim ki 'Senin suçun yoksul çocuk okutmaksa, seninle gurur duyuyoruz' dedim" dedi. Özel, "Toplamda 14 belediye başkanımız tutuklu. İçeride olan arkadaşlarımızdan istenen cezayı alsalar yatarı olmayanlar tutuklu. İstenen cezayı zaten yatmış olanlar tutuklu. Bir yandan hakkında hiçbir iddia olmayan, iddianame bekleyenler tutuklu. Tarihin bu en haksız ve acımasız sistemini AKP'nin kara düzenini şikayet ediyoruz. Bu zulme direneceğiz, teslim olmayacağız ama eninde sonunda biz kazanacağız" dedi.

İmamoğlu'na yönetilen suçlamaları hatırlatan Özel, "Mesele Erdoğan'ın İmamoğlu korkusudur" dedi. Özel tutuksuz yargılama ve duruşmaların canlı yayınlanması talebini yineledi. Özel "Biz ilk gün durduğumuz yerdeyiz. Bu haksızlığa karşı tutuksuz yargılamayı savunuyoruz. Bu iftiralara karşı televizyonlardan canlı yayın istiyoruz!"

"Vakıflara zorla bağış deyince bu işin patenti Erdoğan'da"
Erdoğan'a "Nerede bu yoğurdun bolluğu" diye soran Özel, şöyle devam etti: "Bu işlerin patenti sende. Bütün vakıfların yönetimi ailende. TÜRGEV'e, Okçuluk Vakfına, TÜGVA'ya paraları milletten yatırtmayı bırak, belediyelerden aktaran sendin. O vakıflara her türlü imtiyazı veren, yasa çıkaran sensin. Vakıflara zorla bağış deyince bu işin patenti Erdoğan'da. Her vakıfın başında ya evladı, ya eşi, ya gelini, ya damadı... Utanmadan hesap soruyor Tanju gibi yoksulu düşünen insanlara" diye konuştu.

Özel: Amerika korkusundan S-400'leri hangarda tuttu
Bugün Hatay'a düşen mühimmatı hatırlatan Özel, "Erdoğan hükümeti bunu ihmal etmiştir. F35'leri Erdoğan'ın dostu Trump ihmal etmektedir. F-16'ları hükümet modernize edememiş. Amerikan korkusuna, S-400'leri hangarda tutmuş, bugün Hatay'a Kahramanmaraş'a konuşlandıramamaktadır. Sanki bütün dünya ABD'ye teslim olmuş zannetmeyin, dostum, kardeşim İspanya Başkanı Sanchez, ABD'ye üslerini kullandırtmamaktadır. Trump ona efelenmektedir. Bugün Sanchez'e mektubumuzda İspanya'yı kutladığımızı ifade ettik" dedi.

Erken seçim çağrısı
Köprülerin özelleştirilmesine yönelik tartışmalara değinen Özel, "AKP altın yumurtlayan tavuğu satmaya niyetlenmiştir. Bu konuyu ilk gündeme getirdiğimizde toplumun yüzde 15'i biliyordu. Örgütlerimizin sayesinde sizlerin sayesinde toplumun yarısı bundan haberdar oldu. Toplumun büyük çoğunluğu bu ihanete karşı çıkmaktadır. Köprülerin satılmaması, Kanal İstanbul'un yapılmaması, emeklilerin ezilmemesi, asgari ücretli için, öğrencilerin boş beslenme çantasıyla okula gitmemesi için tek çare seçimdir. Geçim yoksa seçim vardır" dedi. Erken seçim çağrısını yineleyen Özel, "Adayımı bırak, sandığı bırak, adayımı yanımda sandığı önümde istiyorum. Hodri meydan!" diye seslendi.

İmamoğlu: Uçurumun kıyısındayız
İmamoğlu'nun mektubunu CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik okudu. İmamoğlu, mektubunda özetle şunları kaydetti: "Silivri’den Eyüpsultan’a, Kağıthane’ye, canım hemşerilerime büyük bir merhaba, sevgi dolu bir selam yolluyorum. Her birinizi tek tek, hasretle kucaklıyorum… Milletin parasını, yine milletin hayatını kolaylaştırmak ve güzelleştirmek için harcadık. Eyüpsultan’a da Kağıthane’ye de hak ettiği değeri verdik. Bizler, hiçbir ayrım gözetmeden vatandaşımıza en iyi hizmeti sunmaya çalışırken, iktidar sahipleri ayrıştıran, kutuplaştıran politikalarıyla ülkemizi bir uçurumun kıyısına sürükledi. Ekonomide bir uçurumun kıyısındayız. Demokraside, adalette, eğitimde, sağlıkta, dış politikada bir uçurumun kıyısındayız. Ya milletçe birbirimize güvenerek kenetleneceğiz ve huzura, refaha kavuşacağız ya da bir kötü aklın, ayrıcalıklı, dar bir zümrenin hırslarına geleceğimizi kurban edeceğiz. Hepimiz zorlu bir dönemde, ağır görev ve sorumluluklar altındayız. Fakat ne olursa olsun, milletin temsilcilerine diz çöktürmeye çalışanların, milli iradeyi baskı altına almaya gayret edenlerin önünde boyun eğmeyeceğiz.

Mücadelemiz, çok partili demokratik rejime son verme niyetini açıkça ortaya koymuş bir avuç insana karşı 86 milyonun demokrasi, adalet ve hürriyet mücadelesidir. Mücadelemiz, herkesin hak ettiği yaşam standartlarına kavuştuğu, özgür, mutlu ve güvenli bir Türkiye kurma mücadelesidir. Bu mücadelede duraklamaya, ayrışmaya yer yoktur. Bugünkü mücadele azim ve kararlılığımızı dalga dalga büyütmeye devam edeceğiz. Ülkemize adaleti, hürriyeti ve refahı getirene kadar asla durmayacağız."