Cumhuriyet Halk Partisi’nin 39. Olağan Kurultayı, Ankara’da yoğun katılımla gerçekleşti. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, kürsüye çıktığı anda yalnızca partililere değil, Türkiye siyasetinin tamamına mesaj verdi. Sözlerinin merkezine ise tek bir hedef yerleşti: iktidar yürüyüşü.
Özel, partinin uzun yıllar taşıdığı “muhalefet partisi” kimliğinden çıkacağını belirterek, “Bu kurultay muhalefetteki son kurultayımızdır” ifadelerini kullandı. Salonda büyük alkış alan bu çıkış, kurultayın ruhuna da damga vurdu. Özel’e göre CHP artık yeni bir döneme girmiş, eski alışkanlıklarını geride bırakmıştı.
Kurultay salonunda yükselen sloganlar, örgütün moral seviyesini ve beklentilerini gösterirken, Özel konuşmasında sık sık “şimdi iktidar zamanı” vurgusunu yineledi.
İmamoğlu vurgusu: “A planımız da B planımız da budur”
Konuşmanın en çarpıcı bölümünde Özel, Cumhurbaşkanlığı adaylığı tartışmalarına net bir yanıt verdi. “Ekrem İmamoğlu adayımızdır” diyen Özel, bu konuda hiçbir alternatif ya da gizli senaryonun olmadığını belirtti.
Özel, İmamoğlu’na yönelik siyasi baskı ve yargı süreçlerine de atıfta bulunarak “Adayımızı yargı kollarıyla değil, milletle yarışmak isteyenler alt etmeye çalışsın” dedi. Sürecin bir darbe pratiğine dönüştüğünü savunan Özel, İmamoğlu’nun yalnız bırakılmayacağı mesajını açık biçimde ortaya koydu.
Bu sözler, parti içinde son dönemde alevlenen farklı aday arayışlarına da kesin bir yanıt niteliği taşıdı.
Parti içi tartışmalara sert yanıt: “Arınma, teslimiyetle değil mücadeleyle olur”
Özel’in en dikkat çekici mesajlarından biri, selefi Kemal Kılıçdaroğlu’nun “CHP arınmalı” sözlerine verdiği yanıttı. Ancak Özel’in tarif ettiği “arınma”, Kılıçdaroğlu’nun ima ettiği biçimden oldukça farklıydı.
Özel, arınmanın CHP’nin geçmişte yenilgiye alışmış reflekslerinden, sokaktan koparan anlayıştan ve partiyi yüzde 25’e hapseden zihniyetten kurtulmak olduğunu söyledi.
Özel’in şu sözleri salonda büyük yankı uyandırdı:
“Bu parti artık seçim gecesi ışıkları erken söndüren bir parti olmayacak. Bu parti, yenilgiye alışanların partisi olmayacak.”
Parti içindeki bazı odaklara mesaj niteliği taşıyan bu bölüm, geniş bir örgüt desteğiyle karşılandı.
Kürt sorunu ve İmralı tartışması: “Siyaset dayatmayla değil rızayla yapılır”
Özel, konuşmasında son aylarda yeniden gündeme taşınan “İmralı’ya gidilmedi” eleştirilerine de yanıt verdi. Komisyonun bugüne kadar 18 toplantı yaptığını hatırlatan Özel, “Kayyımlar dururken, seçilmişler hapisteyken tek adresi İmralı’ya gitmeme meselesine sıkıştırmak doğru değildir” dedi.
Kürt sorununun demokratik yollarla çözülmesi gerektiğini yineleyen Özel, CHP’nin bu meseleye korkmadan yaklaşacağını vurguladı. Kullandığı ifadeler, Kürt seçmene yönelik güçlü bir politik mesaj niteliği taşıdı.
Özel’in “Kürtler, bu ülkenin eşit yurttaşları olduklarını iliklerine kadar hissedecek” sözleri salonda büyük alkış aldı.
Müesses nizam eleştirisi: “Paslı zincirleri biz kıracağız”
Özgür Özel, konuşmasında sık sık “müesses nizam”, “kara düzen” ve “derin çıkar grupları” ifadelerini kullandı. CHP’nin bu düzeni bozduğu için hedef alındığını savunan Özel, devlet içinde oluşturulan paralel yapıları sert sözlerle eleştirdi.
Özel’e göre AK Parti iktidarının kurduğu mevcut düzen, artık toplumun geniş kesimleriyle çatışır hâle gelmişti.
“Ya bu millet kara düzenin paslı zincirlerine mahkûm olacak ya da bizimle birlikte zincirlerini kıracak” diyen Özel, kitleyi ortak mücadele fikri etrafında topladı.
Bu bölüm, konuşmanın en ideolojik çerçevesini oluşturan noktalardan biriydi.
Saraçhane ve darbe iddiası: “Cübbeli darbecilere teslim olmadık”
Özel, Ekrem İmamoğlu’nun diplomasına yönelik soruşturma ve ardından yaşanan gelişmeleri “darbe girişimi” olarak nitelendirdi. Süreci detaylarıyla anlatan Özel, Saraçhane’de verilen mücadelenin Türkiye demokrasi tarihine geçtiğini söyledi.
Özel, o gün yaşananları şöyle özetledi:
“Darbeciler bu kez postalla değil cübbeleriyle geldiler. Ama milleti hesap etmediler. Barikatları millet açtı, darbecileri Saraçhane’den püskürttü.”
Bu sözler, salonda uzun süreli sloganlara neden oldu.
Ekonomik eleştiriler: “Bu kara düzen milletin omzuna yük bindiriyor”
Konuşmasının ekonomik bölümünde Özel, Türkiye’deki gelir adaletsizliği, yüksek enflasyon, vergi sistemindeki dengesizlik ve işsizlik gibi başlıklara odaklandı.
Özel’in en dikkat çeken vurgularından biri, vergide adalet oldu:
“Bu ülkede verginin yüzde 89’u yoksulların sırtından toplanıyor. Bu düzen değişecek.”
Ayrıca mülakatın kaldırılacağı, liyakatin esas alınacağı ve sosyal adaletin güçlendirileceği mesajlarını verdi.
Dış politika ve bölgesel barış vizyonu
Özel, Türkiye’nin bölgesel barışta oynayabileceği role de değindi. Türkiye’nin içine kapanarak değil, demokratik standartlarını güçlendirerek bölgeye liderlik edebileceğini belirten Özel, dış politikada onurlu ve eşit ilişkilere dayalı yeni bir hat vadetti.
Özel’in “Türkiye’nin demokrasi birikimi Ortadoğu’ya huzur götürebilir” sözleri, konuşmanın uluslararası boyutunu öne çıkaran başlık oldu.
1000 günlük maraton: “Sokakta, meydanda olacağız”
Özgür Özel, seçim kampanyasının fiilen başladığını ve gerekirse bin günlük bir maraton koşacaklarını söyledi. Ev ev, sokak sokak çalışma sözü veren Özel, örgütü diri tutmak için uzun bir mücadele dönemine işaret etti.
Konuşmasını büyük bir coşkuyla tamamlayan Özel, “Ben size gül bahçesi vadetmiyorum. Ben size mücadele, cesaret ve sonunda iktidar vaat ediyorum” diyerek salondan büyük alkış aldı.