GENEL

Profesör Bektaş'tan deprem uyarısı!

İstanbul depremi vatandaşın korkulu rüyası olmaya devam ederken, Uzmanlar 7 civarı bir deprem bekliyor. Ancak Prof. Dr. Osman Bektaş'tan, ezber bozan bir deprem tahmini geldi.

Abone Ol


İstanbul’da beklenen büyük depreme ilişkin tartışmalar sürerken, Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş’tan dikkat çeken bir değerlendirme geldi. Marmara Denizi’nin kabuk yapısını güncel jeofizik verilerle inceleyen Bektaş, kamuoyunda sıkça dile getirilen “7’den büyük deprem” beklentisinin bilimsel olarak yeniden ele alınması gerektiğini savundu.

“BEKLENEN DEPREM 6,3 BÜYÜKLÜĞÜNDE OLABİLİR”
Sosyal medya üzerinden paylaştığı analizlerde Marmara Denizi’nin sismik anatomisine dikkat çeken Prof. Dr. Bektaş, özellikle Avcılar açıklarında beklenen depremin büyüklüğünün M6,2–M6,3 aralığında gerçekleşebileceğini öne sürdü. Bektaş’a göre, bölgedeki kabuk yapısının sıcak, ince ve akışkanlarla doygun olması, enerjinin tek parça halinde değil, daha küçük kırılmalarla boşalmasına neden oluyor. 2019 ve 2025 yıllarında yaşanan depremleri örnek gösteren Bektaş, bu depremlerin fay davranışı açısından önemli ipuçları sunduğunu vurguladı.

FAYLAR HOMOJEN VE TAM KİLİTLİ DEĞİL
Güncel çoklu jeofizik veriler üzerinden yapılan analizlerde, Marmara Denizi’ndeki fayların sanıldığı gibi homojen ve tamamen kilitli bir yapı sergilemediği ifade edildi. Prof. Dr. Bektaş, özellikle magnetotellürik veriler ile derin seviyelerde tespit edilen “creep” (yavaş kayma) bulgularının, fayın segmentli bir yapıya sahip olduğunu ortaya koyduğunu belirtti. Bu durumun, fayın 7’den büyük bir deprem üretme potansiyelini sınırladığı, daha çok orta büyüklükte depremlerle uyumlu bir mekanizma sunduğu kaydedildi. Hazırlanan jeofizik haritalarda kırmızı ve sarı renklerle gösterilen alanların, zayıf kabuk zonlarını ve enerji birikiminin sınırlarını temsil ettiği aktarıldı.

TARİHSEL DEPREMLERDE ZEMİN ETKİSİ VURGUSU
Prof. Dr. Bektaş, tarihsel kayıtlara dayanan büyük deprem algısına da eleştirel yaklaştı. Geçmişte İstanbul kıyılarında hissedilen yüksek şiddetin, basen etkisi, zemin büyütmesi ve rezonans gibi faktörlerden kaynaklanmış olabileceğini dile getirdi. Bektaş’a göre, bu etkenler tarihsel depremlerin kaynak büyüklüğünün olduğundan daha büyük algılanmasına yol açmış olabilir. Güncel jeofizik modellerde ortaya çıkan sığ Curie derinliği ve akışkan açısından zengin zonlar, Marmara fayının deprem üretme kapasitesinin sınırlı olduğuna işaret ediyor.