GENEL

Sındırgı beşik gibi sallanırken uzman isimden yüreklere su serpen açıklama: Büyük gerilim boşaldı

Balıkesir'in Sındırgı ilçesinde gece yarısı meydana gelen ve çevre illerde de hissedilen 5.1 büyüklüğündeki deprem, bölge halkına korku dolu anlar yaşattı. Aylardır sismik hareketliliğin durmadığı bölge için bilim dünyasından kritik bir değerlendirme geldi. Prof. Dr. Hasan Sözbilir, aylardır süren deprem fırtınasının son halkası olan bu sarsıntının, aslında fay hattındaki biriken büyük enerjiyi boşaltarak bölgedeki riski azalttığını açıkladı.

Abone Ol

Balıkesir, aylardır süren yer altı hareketliliğiyle diken üstünde yaşamaya devam ediyor. Gece yarısı saatler 00.24'ü gösterdiğinde, Sındırgı merkezli yaşanan sarsıntı, uykuda olan vatandaşları yataklarından fırlattı. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) verilerine göre yerin 11 kilometre derinliğinde gerçekleşen ve büyüklüğü 5.1 olarak ölçülen deprem, sadece Balıkesir’de değil, İzmir ve Manisa gibi çevre illerde de hissedildi. Ancak korku yaratan bu sarsıntının ardından bilim insanlarından gelen açıklamalar, olayın teknik boyutunu ve aslında beklenen bir "rahatlama" olduğunu gözler önüne serdi. Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi (DAUM) Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir, yaşanan bu son sarsıntının, 167 gündür aktif olan fay hattındaki stres birikimini önemli ölçüde azalttığını vurguladı.

Uykuları bölen sarsıntı bölgedeki stresi aldı götürdü

Bölgedeki sismik hareketliliğin tarihçesine dikkat çeken Prof. Dr. Hasan Sözbilir, Sındırgı’daki sürecin aslında 10 Ağustos 2025 tarihinde başladığını hatırlattı. O tarihten bu yana bölgenin adeta beşik gibi sallandığını belirten Sözbilir, gece yarısı meydana gelen 5.1 büyüklüğünde sarsıntının tesadüf olmadığını ifade etti. Sözbilir’e göre bu deprem, Sındırgı depremlerinin 167’nci gününde gerçekleşen ve enerji transferinin bir sonucu olan kritik bir kırılmaydı. Bölgede 10 Ağustos ve ardından gelen 27 Ekim 2025 tarihli 6.1’lik büyük sarsıntıdan bu yana kaydedilen artçı deprem sayısının 25 bini aştığına dikkat çeken uzman isim, yer altındaki bu yoğun trafiğin AFAD istasyonları aracılığıyla saniye saniye takip edildiğini belirtti.

Emendere fay zonu adım adım kırılıyor

Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi (DAUM) tarafından sahada yapılan teknik incelemeler, sarsıntıların kaynağını net bir şekilde ortaya koydu. Prof. Dr. Sözbilir ve ekibi, Sındırgı’nın güneyindeki dağlık arazide uzanan ve "Emendere Fay Zonu" olarak adlandırdıkları 40 kilometre uzunluğundaki çok parçalı (segmentli) yapıyı haritalamayı başardı. Yapılan analizlere göre, 10 Ağustos’taki ilk hareketlilikte bu fayın en batı ucundaki parça kırılmıştı. O günden bu yana sismik aktivitenin fay zonu boyunca bir domino taşı gibi güneydoğuya doğru kaydığı tespit edildi. Stres transferi olarak bilinen bu jeolojik olay, enerjinin fay hattı üzerinde yer değiştirmesine ve sıradaki parçaları zorlamasına neden oluyordu.

Korkulan senaryo gerçekleşmedi enerji daha düşük atıldı

Bilim insanlarının projeksiyonları, aslında bölgede daha büyük bir sarsıntı ihtimalini de masada tutuyordu. 27 Ekim’de yaşanan 6.1’lik yıkıcı sarsıntının ardından, stresin güneydoğu ucundaki 3. segmente yüklendiği belirlenmişti. Prof. Dr. Hasan Sözbilir, yaptığı değerlendirmede, "Bölgede yürüttüğümüz jeodezik çalışmalar ve stres analizleri, bu depremin yaklaştığının sinyallerini veriyordu. Açıkçası ikinci ana şoktan sonra, yine benzer büyüklükte, yani 6 civarında bir deprem bekliyorduk" itirafında bulundu. Ancak beklenen büyük kırılma yerine, 5.1 büyüklüğünde bir depremin meydana gelmesi, uzmanlar tarafından "şans" olarak yorumlandı. Fay zonunun en doğusundaki bu segmentin kırılmasıyla birlikte, beklenen büyük enerji daha kontrollü ve düşük şiddette boşalmış oldu.

Deprem fırtınası sürecek hasarlı yapılardan uzak durun

Yaşanan bu son sarsıntı, bölgedeki tehlikenin tamamen geçtiği anlamına gelmiyor. Son 5 aydır Sındırgı ve çevresini etkisi altına alan sismik aktivitenin, "deprem fırtınası" veya "deprem dizisi" şeklinde bir süre daha devam etmesi öngörülüyor. Fay hattındaki parçaların birbirini tetikleme sürecinin doğası gereği, artçı sarsıntıların süreceğini belirten Sözbilir, vatandaşları uyardı. Özellikle yorgun düşen yapı stokuna dikkat çeken Prof. Dr. Sözbilir, "Sındırgı halkının resmi makamlardan gelecek uyarılara harfiyen uyması hayati önem taşıyor. Artçıların sürdüğü bu dönemde hasarlı binalar kesinlikle kullanılmamalı ve bu yapılara girilmemelidir" ifadelerini kullandı. Bölgedeki hareketlilik bilim insanları tarafından anlık olarak izlenmeye devam ederken, 5.1’lik son depremin büyük bir yıkıma neden olmadan gerilimi düşürmesi, gecenin tek teselli kaynağı oldu.