Türkiye’de kış transfer dönemi bir kez daha yoğun tartışmaların ve iddialı hamlelerin gölgesinde sona erdi. Kulüpler toplamda 135 oyuncu ile yollarını ayırırken, 130 futbolcuyu kadrolarına kattı. Rakamlar neredeyse başa baş bir tabloyu işaret etse de, sahadaki karşılığın nasıl olacağı asıl belirleyici olacak.
Kış transfer dönemleri doğası gereği risklidir. Bu süreçte yapılan hamleler çoğu zaman uzun vadeli projelerden çok, mevcut sezonu kurtarmaya yönelik kısa vadeli çözümler içerir. Dolayısıyla her transferi “gelecek planlaması” olarak okumak yanıltıcı olabilir.
Beşiktaş yeniden yapılanma sinyali verdi
Beşiktaş, bu dönemde teknik bir çerçeve çizerek hareket etti. Teknik direktör Sergen Yalçın’ın kadro yapılanmasının birkaç transfer dönemine yayılacağı yönündeki açıklamaları, siyah-beyazlıların stratejisini netleştiriyor.
Yapılan transferlere bakıldığında ortak bir tema göze çarpıyor: geriden oyun kurma. Sağ bek Amir Murillo’nun pas bağlantıları, Agbadou’nun uzun top denemeleri ve kaleci Devis Vásquez’in ayak kalitesi bu yaklaşımın göstergesi. Özellikle modern futbolda savunmadan oyun kurma becerisi, Beşiktaş’ın bu dönemde öncelik verdiği ana başlık oldu.
Asllani transferi ise maliyet-fayda dengesi açısından dikkat çekici. Bu hamlenin kaptan Orkun Kökçü’nün hücumdaki üretkenliğini artırabileceği konuşuluyor. Ayrıca Ndidi’nin üçüncü bölge koşularıyla hücum çeşitliliğine katkı sunması bekleniyor.
Fenerbahçe merkezde seviye atladı
Fenerbahçe, kış dönemini daha çok merkez kurgusunu güçlendirerek geçirdi. Teknik direktör Domenico Tedesco, klasik santrfor anlayışından ziyade hareketli ve istasyon olabilen oyuncularla oynamayı tercih ediyor.
Bu doğrultuda Guendouzi ve Kanté gibi isimlerle orta saha hattının dinamizmi artırıldı. Edson Álvarez’in yerine top kullanımı daha güçlü bir profilin eklenmesi, sarı-lacivertlilerin merkez oyununu bir üst seviyeye taşıma hedefini gösteriyor.
Guendouzi–Kanté ikilisinin önünde Talisca gibi serbest bir oyuncunun konumlandırılması, oyun planında varyasyon imkânını genişletiyor. Bu yapı, özellikle büyük maçlarda denge unsuru olabilir.
Galatasaray kulübe derinliği kazandı
Galatasaray, bu kış döneminde daha temkinli ve ihtiyaç odaklı bir politika izledi. Öncelik, kulübe derinliğini artırmak oldu.
Sane ve Barış Alper gibi iki yönlü kanatların yanına Noa Lang ve Yaser Asprilla gibi dar alanda üretken oyuncuların eklenmesi, hücum varyasyonlarını artırdı. Özellikle Avrupa arenasında bire bir eşleşmelerde fark yaratabilecek bir kanat rotasyonu oluştu.
Teknik direktör Okan Buruk’un bu geniş kadroyu nasıl yöneteceği, sezonun kaderini belirleyebilir.
İlk 7 ve düşme hattında farklı stratejiler
Üst sıralardaki ekipler daha kontrollü hamleler yaparken, orta ve alt sıralardaki takımlar iki farklı yol izledi.
Göztepe, kadro içi dengeyi koruyarak nokta atışı transferlere yöneldi.
Samsunspor ise Musaba’nın boşluğunu doldurmakta zorlandı.
Trabzonspor, yabancı sınırı nedeniyle aradığı kanat takviyesini gerçekleştiremedi.
Başakşehir ise kadro istikrarını bozmayarak güçlenmeyi tercih etti.
Alt sıralarda ise tablo daha karmaşık.
Eyüpspor, genç oyunculara yatırım yaparak uzun vadeli bir strateji benimsedi.
Kasımpaşa, tecrübeli isimlerle kısa vadeli çözüm arayışına girdi.
Konyaspor ise geçmişte yakaladığı kimyayı yeniden oluşturmayı hedefliyor.
Transfer mi teknik akıl mı?
Genel tabloya bakıldığında, transfer döneminin kazananını şimdiden ilan etmek zor. Kış transferleri çoğu zaman yarı yarıya başarı getirir. Asıl farkı yaratacak olan, teknik ekiplerin bu kadrolardan nasıl bir yapı çıkaracağı.
Süper Lig’de dengeler değişti mi sorusunun cevabı, önümüzdeki haftalarda sahada verilecek.