YAĞMUR KARADAĞ/İzmir’de uzun süredir tartışma konusu olan Tarihi Elektrik Fabrikası için Resmi Gazete’de yayımlanan yeni karar, kentte yeniden tartışmaları alevlendirdi. Kentin önemli endüstriyel miras yapılarından biri olan fabrika arazisinin 20 kata kadar yapılaşmaya açılabileceği yönündeki plan değişikliği hem kent planlaması hem de kültürel miras açısından eleştirilerin odağı oldu.
İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Dilek Gappi, Avukat Murat Aydın ve Ege’de Sonsöz Genel Yayın Yönetmeni Ender Aldanmaz, Dokuz Eylül TV’de yayınlanan ‘Gerçeğin Öteki Yüzü – Fikr-i İsyan’ programında; Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile Tarihi Elektrik Fabrikası’nın Konak Umurbey’deki parselleri için ticaret ve turizm alanı olarak kullanımına izin veren plan değişikliğinin onaylanması durumu ele alındı.
ENDÜSTRİYEL MİRAS NİTELİĞİ TAŞIYOR
1929 yılında kurulan Elektrik Fabrikası, İzmir’in erken sanayi dönemine ait önemli yapılardan biri olarak görüldüğünü ifade eden Başkan Dilek Gappi, "Kent tarihçileri ve şehir plancıları, yapının hem endüstriyel miras hem de kültürel değer taşıdığına dikkat çekiyor. Alınan söz konusu karar, İzmir’de uzun süredir konuşulan elektrik fabrikası tartışmasını yeniden gündeme taşıdı. Fabrikanın bulunduğu bölgenin kentte kültür aksı olarak değerlendiriliyor. Limanın arka tarafında, Tarihi Havagazı Fabrikası ve Kültür Turizm Bakanlığı'nın kente son yıllarda kazandırdığı en güzel çalışmalardan biri olan Kültür Sanat Fabrikası gibi önemli yapılar var. Ama Stadyumla tam arada çok katlı bir gökdelen var. Kentin merkezinde nefes alan nadir alanlardan biri. Bu bölgede çok katlı yapılaşma kültür aksını parçalayabilir. Zamanında bu gökdelene ruhsat verenlerde de çok hata vardı. Ama artık bu kültür aksını, elde kalan son bölgeleri, ranta, beton dikmeye yönelik her türlü girişme evet diyenler vebal alıyor” dedi.
KENT İÇİN DUYARLILIK SİYASİ BEKLENTİLERİN ÜSTÜNDE OLMALI
Geçtiğimiz yıllarda AK Parti’li Hamza Dağ’ın ‘Buraya çok katlı bir bina, gökdelen yaptırmayacağız’ sözlerini de hatırlatan Gappi, “‘Burasının bilişim üssü olması konusunda çalışmalarımız var’ demişti. Hatta o dönem Yaşar Üniversitesi'yle de çalışmalar yapılmıştı. Gençler Elektrik Fabrikası için çok güzel tasarımlar yapmıştı. Bu noktadan çıkış noktası da vicdanını, kent için duyarlılığını, bütün siyasi beklentisinin üzerine taşıyacak olanlardır. Hala iyi niyetle böyle yaklaşımların var olacağına inanıyorum” ifadelerini kullandı.
“ŞU AN ELEKTRİK FABRİKASI’NIN İÇİ ÇOK VAHİM”
AK Parti’li Hamza Dağ’ın Elektrik Fabrikası’na yönelik geçtiğimiz yıllardaki açıklamalarının bu alana dair sürecinin işlediğine dair bir ipucu olduğunu belirten Gazeteci Ender Aldanmaz, “Burasıyla ilgili bir imar planı yapıldı. Burada üç parsel görünüyor. Parsellerden bir tanesi zaten Elektrik Fabrikası’nın olduğu arazi. Şu an elektrik fabrikasının içi gerçekten çok vahim. Sadece dört duvar kalmış, içerideki bütün metaller artık kullanılamaz hale gelmiş durumda. İzmir Büyükşehir Belediyesi, Tunç Soyer döneminde bu alanın belediyeye verilmesiyle ilgili bir ihale sürecine girmiş ve kazanmıştı. Ve ihale süreci iptal edilmişti. Aslında burasıyla ilgili aslında bir plan vardı ve bu plan özelleştirme idaresi tarafından kapalı kapılar ardında bekletildi ve belli bir aşama sonrasında planlamayla ilgili Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle bir süreç işletildi. Oraya muhtemelen beton binalar yapılacak. Bir hukuki süreç de olacaktır, planlara itiraz yapılacaktır” dedi.
TARİHİ ELEKTRİK FABRİKASI ÖNEMLİ BİR DEĞER
Elektrik Fabrikası’nın geleceğine dair açıklama yapılması gerektiğinin altını çizen Aldanmaz, “Bu yapı korunacak mı, korunmayacak mı, bu yapı yıkılır mı? Çünkü burası bir değer. İçeride bir elektrik fabrikası inşaatı kadar bir maliyet var içeride. İzmir Büyükşehir Belediyesi buraya talip olmuş, ihaleyi de almış. Burayı tam böyle kabul kazandırılacakken farklı bir evreye geçirilmesi, kültür vadisinin oluşumu da etkileyen bir duruma dönüştü. Biz kültür aksı derken, aslında yüksek katlı yapı onayı ile dar ağacından itibaren o bölgeyi soyutlaştırma hedefli bir adım” diye konuştu.
“RANTA DAYALI EKONOMİYE DEĞİL, BİLİŞİME İHTİYAÇ VAR”
Avukat Murat Aydın ise AK Parti MKYK üyesi Hamza Dağ’ın yaşanan gelişmeye dair bir sözü olması gerektiğini dile getirdi. Ranta dayalı ekonominin bir yere kadar götürebileceğini belirten Aydın, “Çünkü sürdürülebilir bir şey değil. Bir ülke olarak gayrisafi milli hasılasını arttırmadığınız sürece, ürettiğiniz değeri arttırmadığınız sürece gelişmeniz bir noktadan öteye gitmez. Bu gelir dağılımınızı da bozar ve ranttan para kazanan insanların kira geliriyle yaşadığı ama diğerlerinin de sadece kiracı olduğu, düşük ücretlerle yaşadığı bir ülke olursunuz. Oysa ülkenin ekonomik hareketinin üretime ve bu üretimi destekleyen eğitim gibi, bilişim gibi, teknoloji gibi alanlara yönelmesi lazım” dedi.
“HİÇBİR KONU SİYASET ÜSTÜ DEĞİL”
Boş bir arsanın önünden geçerken ‘buraya ne güzel gökdelen yapılır’ deniliyorsa, ranta dayalı bir ekonomi peşinde olunduğunu vurgulayan Aydın, “Buraya bir teknoloji üssü yapsak da gençler burada teknoloji üretse, ülke böyle kalkınsa diyorsanız, siz kalkınmacı modelden yana bir siyasete bakıyorsunuz demektir. O yüzden hayata bakış açılarımız ya da sorunlara çözüm önerilerimiz, kendimizde içselleştirdiğimiz siyasi, ideolojik tutumlarla ilgili. Ben hiçbir konunun siyaset üstü olduğunu düşünmüyorum” diye konuştu.