Tarım faaliyetleri, 2025 yılı boyunca artan maliyetler, iklim krizinin yıkıcı etkileri ve piyasa baskısıyla ağır bir sınavdan geçti. Bu tabloya 2026’ya girerken yürürlüğe konulan yeni kararname ve yönetmelikler de eklenince, küçük çiftçi açısından üretim yapmak neredeyse imkânsız hale geldi. Konuya ilişkin yazılı bir açıklama yapan Çiftçi-Sen alınan kararların çiftçiyi korumak yerine iflasa sürüklediğini vurguladı.
Açıklamada, tarım ve gıda şirketlerinin piyasa üzerindeki hâkimiyetinin 2025’te daha da arttığına dikkat çekildi. Çiftçiler, hangi ürünü üretirse üretsin ürününü değerinde satamazken; mazot, gübre, yem ve enerji gibi temel girdilerdeki fiyat artışları üretim maliyetlerini katladı. İklim krizinin yol açtığı kuraklık ve verim kayıpları da eklenince, çiftçinin borçlarını çeviremez hale geldiği belirtildi.
İşlenmeyen arazi düzenlemesi kaygı yaratıyor
Çiftçi-Sen, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın iki yıl üst üste işlenmeyen tarım arazilerinin kiraya verilmesini öngören yönetmeliğine de tepki gösterdi. Sendikaya göre bu düzenleme, üretim yapamamasının nedeni kendi tercihi olmayan çiftçiyi toprağını kaybetme riskiyle karşı karşıya bırakıyor. Borç ve maliyet baskısı nedeniyle tarlasını ekemeyen üretici, yeni düzenlemeyle cezalandırılmış oluyor.
Çiftçi- Sen tarafından konuya ilişkin yapılan açıklama şu şekilde:
"Basına ve Kamuoyuna
Çıkartılan kararname ve yönetmelikler küçük çiftçileri iflasa sürüklüyor.
2025 tarım ve gıda şirketlerinin piyasa üzerindeki kontrollerinin daha da fazla arttığı bir yıl oldu. Bunun sonucu, çiftçiler hangi ürünü üretirlerse üretsinler ürünlerini değerlerinde satamadılar, girdi maliyetleri ise alabildiğine arttı. İklim krizinin yarattığı olumsuz etkiler de eklenince çiftçiler borçlarını ödeyemez, üretimlerini yapamaz duruma düştüler.
Çiftçilerin bırakıldığı böylesine kötü bir durumda, Tarım ve Orman Bakanlığı çıkarttığı bir “Yönetmelik’le 2 yıl üst üste işleyemediği tarım arazilerine el konulup kiraya verilmesini gündeme getirdi. Yetmedi,1 Ocak 2026’ dan itibaren yürürlüğe giren 2025/9567, 2025/10159, 2025/10524 sayılı CUMHURBAŞKANLIĞI KARARNAMELERİ’ de çiftçileri 2026 yılında daha da zor günlerin beklediğinin habercisi oldu.
Yürürlüğe giren Cumhurbaşkanlığı kararnameleri çiftçilerin Ziraat Bankası’ndan ve Tarım Kredi Kooperatifleri’nden “Tarımsal Üretime Dair Hazine Faiz Destekli Yatırım ve İşletme Kredisi kullandırılmasını geçmiş koşullardan farklı olarak özel şartlara bağladı. Yeni kararnameyle “çiftçilerin kamuya vadesi geçen borcunun bulunmaması” şartı eklenerek Vergi Dairesinden ve Sosyal Güvenlik Kurumundan (SGK) “BORCU YOKTUR” belgesi getirmesi zorunlu tutuldu. Ayrıca bu yönetmeliklerde geçmişte her çiftçinin yararlanabilmesini sağlayan “yararlanırlar” ibaresi de değiştirilerek “ yararlanabilirler” ibaresi eklenerek şartlar yerine getirilse bile hangi çiftçinin kredi alabileceği bu kurumların yöneticilerinin keyfiyetine bırakıldı. Anti-demokratik, keyfi bir uygulamanın kabul edilebilmesi mümkün değildir.
Kredi vermedeki koşullar düşük faizli yem, mazot vb. girdiler içinde uygulanmaya konuldu. Düşük faizli veya kısa dönem vadeli faizsiz olarak ortaklara verilen girdilerde de yüksek faiz uygulamasına geçildi. Çiftçileri topraklarından ve mesleklerinden daha hızlı kopmasına neden olacak bu uygulamalar, şirketlerin üretimi ve gıdayı daha iyi kontrol etmelerini sağlamalarına yöneliktir.
ÇİFTÇİ-SEN Olarak Diyoruz Ki;
- İktidar şirket tarımcılığı yanlısı bu politika ve uygulamalardan vazgeçmeli, “Kararnamelerini” ve “Yönetmeliklerini” geri çekerek çiftçilerin lehine politikalar ve desteklemeler yapmalıdır.
- Kooperatifçilik yasası değiştirilerek demokratikleştirmeli, iktidarların ve yöneticilerinin karar verdiği, şirket gibi bir yönetilen işletmeler olmaktan çıkartılmalı, üyelerinin söz, yetki, karar sahibi olduğu organizasyonlar haline getirilmelidir.
- Çiftçiler SGK Borçlarını, vergi ve kredi borçlarını keyfi nedenlerle değil, uygulanan tarım politikaları nedeniyle borç batağına düşürüldükleri için ödeyemiyorlar. İktidar, çiftçilerin düşürüldüğü kötü durumdan çıkmalarını sağlayacak uygulamaları devreye sokmak yerine, onları daha da borçlu hale getirecek kararname ve yönetmelikler çıkarmaktadır. Yoksulların gıdaya erişimi daha da güçleştirecek uygulamalara son verilmelidir.
- Düşük faizli kredi vermek için Çiftçilerden istenen Vergi Dairesinden ve Sosyal Güvenlik Kurumundan (SGK) “Borcu yoktur” belgesi getirmesi şartı kaldırılmalıdır.
- Faizsiz veya düşük faizli kredi uygulamaları, ayrım yapılmaksızın tüm Tarım Kredi Kooperatifi ortakları için erişilebilir olmalıdır."