Ülke ekonomisinin en kritik damarlarından biri olan tarım sektöründe, üreticinin karşı karşıya kaldığı maliyet artışları resmi verilere yansımaya devam ediyor. Türkiye'de tarladan sofraya uzanan tedarik zincirindeki fiyat oluşumunun ilk halkasını temsil eden Tarım Ürünleri Üretici Fiyat Endeksi, Şubat 2026 döneminde de yükseliş ivmesini korudu. İstatistiklere göre, söz konusu dönemde üretici enflasyonunu temsil eden Tarım-ÜFE, yıllık bazda tam yüzde 40,10 oranında artarak dikkatleri üzerine çekti.
Üreticinin enflasyonu mutfaktaki yangının temel sebebi
Ekonomi yönetiminin ve tüketicilerin yakından takip ettiği veriler, tarımsal üretimdeki maliyet sarmalının boyutlarını tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor. Endeksin aylık bazdaki hareketine bakıldığında yüzde 0,21 oranında sınırlı bir artış görülse de, uzun vadeli tabloda durumun ciddiyeti korunuyor. Sadece bir önceki yılın aralık ayına kıyasla bile yüzde 8,69 oranında yükselen endeks, on iki aylık ortalamalar dikkate alındığında yüzde 38,97 gibi oldukça yüksek bir seviyeye oturmuş durumda. Uzmanlar, tarladaki bu maliyet artışının önümüzdeki aylarda raflara ve pazar tezgahlarına perakende fiyat artışı olarak yansıyacağının altını çiziyor.
Ormancılık tırmanışta su ürünleri cephesinde kısmi düşüş var
Sektörel bazda yapılan incelemeler, ekonominin farklı kollarındaki dalgalanmaları da detaylandırıyor. Ana sektörler mercek altına alındığında, tarım ve avcılık ürünleri ve ilgili hizmetler kolunda aylık bazda yüzde 0,03 gibi yatay bir seyir izlendiği görülüyor. Ancak asıl dikkat çekici hareketlilik orman ürünleri tarafında yaşandı. Odun, kereste ve diğer yan ürünleri kapsayan ormancılık sektörü ve ilgili hizmetlerde bir önceki aya göre yüzde 6,54 gibi oldukça sert bir sıçrama kaydedildi. Maliyetlerin her alanda arttığı bu dönemde, tüketiciye ve üreticiye nefes aldıran tek alan ise sular oldu. Balık ve diğer su ürünleri ile balıkçılık için destekleyici hizmetler grubunda aylık yüzde 0,42'lik hafif bir gerileme yaşanması, sektördeki nadir düşüş trendlerinden biri olarak kayıtlara geçti.
Canlı hayvanlar ve kısa ömürlü bitkilerde fiyat baskısı sürüyor
Tarım sektörünün alt ana gruplarında da farklı bir tablo söz konusu değil. Özellikle günlük tüketimin vazgeçilmezi olan sebze gibi tek yıllık (uzun ömürlü olmayan) bitkisel ürünler kategorisinde aylık yüzde 4,26 oranında bir maliyet artışı gerçekleşti. Tüketicinin mutfak masrafını doğrudan etkileyen et ve süt ürünlerinin kaynağı olan canlı hayvanlar ve hayvansal ürünler grubunda da yüzde 4,24'lük belirgin bir yükseliş yaşandı. Buna karşılık, meyve ağaçları ve zeytin gibi ürünleri barındıran çok yıllık (uzun ömürlü) bitkisel ürünlerde ise şubat ayında yüzde 5,83 oranında bir fiyat azalışı saptandı.
Turunçgiller ve sert çekirdekli meyveler rekor zamlarla cep yakıyor
Raporun en çarpıcı ve hanehalkı bütçesini en çok sarsacak bölümü ise alt gruplardaki rekor artışların listelendiği tablo oldu. Yıllık bazda değişim oranlarına bakıldığında, yumuşak çekirdekli ve sert çekirdekli meyveler tam yüzde 110,06 oranında inanılmaz bir artış göstererek açık ara zam şampiyonu ilan edildi. Bir yıl içinde fiyatı ikiye katlanan bu ürün grubu, meyveyi lüks tüketim maddesi haline getiriyor. Diğer taraftan, kış aylarının vazgeçilmez C vitamini kaynağı olan turunçgiller ise sadece bir ay içinde yüzde 24,52 oranında zamlanarak aylık bazda en yüksek artışın yaşandığı alt grup oldu. Pazardaki portakal, mandalina ve limon etiketlerinin neden bir anda fırladığını açıklayan bu veri, tarımsal üretim maliyetlerinin tüketiciye ne denli ağır yansıdığının en somut kanıtı niteliğini taşıyor.