ABD Başkanı Donald Trump, Oval Ofis’te düzenlenen imza töreninde İran’la süren çatışmalara ilişkin önemli mesajlar verdi. İran’ın bölgedeki askeri hamlelerine değinen Trump, özellikle Körfez ülkelerine yönelik saldırıların beklenmedik olduğunu vurguladı.
Trump, “Hiçbir uzman bunun olacağını tahmin edemezdi. İran’ın Körfez ülkelerini vurması bizi şaşırttı” ifadelerini kullanarak yaşanan gelişmelerin öngörülen senaryoların dışına çıktığını dile getirdi.
Süreci “büyük bir satranç oyunu” olarak nitelendiren Trump, İran’ın da stratejik hamleler yaptığını, ancak ABD’nin sahadaki gelişmeleri yakından takip ettiğini söyledi.
“Savaş yakında bitecek” mesajı
İran’la süren çatışmaların ne kadar devam edeceğine ilişkin soruları yanıtlayan Trump, net bir tarih vermekten kaçınsa da sürecin uzun sürmeyeceği mesajını verdi.
“Savaş bir hafta içinde biter mi?” sorusuna yanıt veren Trump, “Sanmıyorum ama yakında bitecek. O zaman dünya daha güvenli bir yer olacak” dedi.
ABD’nin İran’ın askeri kapasitesini büyük ölçüde zayıflattığını savunan Trump, yapılan müdahalelerin küresel güvenlik açısından gerekli olduğunu öne sürdü.
Trump ayrıca, bu sürecin kontrol altına alınmaması halinde daha büyük bir çatışmaya dönüşebileceğini belirterek, “Aksi durumda bu durum nükleer bir savaşa, hatta 3. Dünya Savaşı’na evrilebilirdi” değerlendirmesinde bulundu.
Hürmüz krizi ve enerji çağrısı
Açıklamalarında Hürmüz Boğazı’ndaki krize de değinen Trump, enerji tedarik zincirinde yaşanan aksamalara dikkat çekti. Özellikle Asya ülkelerine çağrıda bulunan Trump, bu ülkelerin ABD’ye destek vermesi gerektiğini söyledi.
“Çin, Japonya ve Güney Kore gibi ülkeler enerjilerinin büyük kısmını bu boğazdan sağlıyor. Sadece teşekkür etmek yetmez, aynı zamanda yardım etmeleri gerekir” diyen Trump, bazı ülkelerin destek verdiğini ve bu ülkelerin yakında açıklanacağını belirtti.
ABD’nin İran’a ait bazı mayın gemilerini hedef aldığını açıklayan Trump, boğazda halen mayın bulunup bulunmadığının net olmadığını da sözlerine ekledi.
Bölgede artan gerilim ve karşılıklı saldırılar, küresel enerji piyasaları ve güvenlik dengeleri üzerinde belirleyici olmaya devam ediyor.