İZMİR GÜNCEL

Turizm esnafından Alsancak Limanı beklentisi!

Otelciler Odası Başkanı Veral, Alsancak Liman’ın devredilmesi hakkında, “Bir işi en iyi bilen insanların yapması gerektiğine inanıyorum. Nasıl ki bir otel işletmesini bu işi yıllardır yapan deneyimli bir turizmci daha iyi yönetebilir, liman işletmeciliği de aynı şekilde uzmanlık gerektirir” dedi.

Abone Ol

SEMİ TEKTAŞ/İzmir Otel Pansiyon ve İşçileri Esnaf Otelciler Odası Başkanı İbrahim Veral, Alsancak Limanı’nın geleceğine ilişkin tartışmalarda dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Limanın mevcut yapısıyla kapasitesini tam kullanamadığını belirten Veral, profesyonel bir işletme modeliyle yönetilecek liman projesinin, içine nitelikli turizm yatırımlarının da eklenmesi halinde İzmir’in hem ticaretine hem de turizmine güçlü katkı sunacağını söyledi. İzmir’in yatak kapasitesi, turizm geliri ve yabancı ziyaretçi sayısı bakımından potansiyelinin gerisinde kaldığını vurgulayan Veral, kentin özellikle Çeşme ve yarımada hattındaki turizm hamleleriyle çok daha büyük bir ekonomik değer üretebileceğini dile getirdi.

“Hiçbir plan hayata geçirilmedi”

Alsancak Limanı’nın uzun yıllardır kent gündeminde olduğunu belirten Veral, “Alsancak Limanı’nın geleceği uzun yıllardır konuşulan bir konu. 1980’li yıllardan itibaren limanın başka bir bölgeye taşınması ve mevcut alanın farklı şekilde değerlendirilmesi yönünde çeşitli fikirler ortaya atıldı. O dönemlerde limanın Foça tarafına taşınması ve mevcut alanın yat limanı yapılması gibi projeler gündeme geldi. Ancak bu planların hiçbiri hayata geçirilemedi” dedi.

“Yükü hafifletmekti amaç”

Limanla ilgili geçmişte farklı projelerin gündeme geldiğini hatırlatan Veral, “Daha sonra Çeşme’de Ro-Ro Limanı yapıldı. Aslında bu limanın amacı, şehir merkezindeki yük trafiğini azaltmaktı. O dönemde yapılan otoyol ve lojistik düzenlemeleri de bu planın bir parçasıydı. Ancak süreç içinde bu projelerin bir kısmı beklenen sonucu vermedi ve Alsancak Limanı’nın geleceği yine belirsiz kaldı” diye konuştu.

“Kapasite tam kullanılamıyor”

İzmir Limanı’nın mevcut kapasitesinin tam olarak kullanılmadığını ifade eden Veral, “Bugün gelinen noktada İzmir Limanı kapasitesinin tam olarak kullanılmadığı görülüyor. Bunun önemli nedenlerinden biri de limanın işletme modeli. Liman işletmeciliği son derece uzmanlık gerektiren bir alandır. Bu nedenle birçok kişi limanın daha profesyonel bir işletme modeliyle yönetilmesi gerektiğini düşünüyor. Ben de bu görüşe katılıyorum. Bir işi en iyi bilen insanların yapması gerektiğine inanıyorum. Nasıl ki bir otel işletmesini bu işi yıllardır yapan deneyimli bir turizmci daha iyi yönetebilir, liman işletmeciliği de aynı şekilde uzmanlık gerektirir” açıklamasında bulundu.

“Nitelikli otel yapılabilir”

Liman projesi kapsamında turizm yatırımlarının yer almasının önemli olacağını dile getiren Veral, “Bu nedenle limanın profesyonel bir işletme anlayışıyla yönetilmesi İzmir için faydalı olabilir. Eğer bu projelerin içinde turizm yatırımları da yer alırsa, örneğin nitelikli oteller yapılırsa, bu durum İzmir turizmine ciddi katkı sağlayacaktır” diye konuştu.

“Yatak kapasitesi arzı karşılamıyor”

İzmir’de turizm açısından önemli bir eksiklik bulunduğunu belirten Veral, “Çünkü İzmir’de turizm açısından önemli bir eksiklik var, o da nitelikli yatak kapasitesi. Turizmde sıkça dile getirilen bir kavram vardır ‘nitelikli turist’ diye. Ancak aslında doğru ifade bu değildir. Turistin niteliğini ölçmek mümkün değildir. Doğru kavram nitelikli yataktır. Yani turistin konaklayabileceği kaliteli tesislerin sayısıdır. İzmir’de bu alanda ciddi bir eksiklik bulunuyor. Türkiye’nin en büyük 3 şehrinden biri olan İzmir, turizm gelirleri açısından potansiyelinin oldukça gerisinde kalmış durumda” dedi.

“İzmir turizm açısından avantajlı bir kent”

Turizm verilerine dikkat çeken Veral, “Örneğin Antalya’nın nüfusu yaklaşık 2 milyon 700 bin civarında. Ancak Antalya yılda yaklaşık 17 milyon turist ağırlıyor. İzmir’in nüfusu ise 4,5 milyonun üzerinde. Buna rağmen İzmir’e gelen turist sayısı bunun çok altında. Oysa İzmir turizm açısından son derece avantajlı bir şehir. Sekiz ay güneşli bir iklime sahip. Deniz, tarih ve kültür açısından büyük bir zenginliğe sahip. Ayrıca Selçuk’ta bulunan Meryem Ana Evi gibi dünya çapında önemli inanç turizmi merkezleri de bu bölgede yer alıyor” ifadelerini kullandı.

“Önemli bir eksik”

Kent ekonomisinin turizmle desteklenmesi gerektiğini kaydeden Veral, “İzmir’in bu potansiyelini değerlendirememesi önemli bir eksikliktir. Şehrin ticaret kimliği elbette çok değerlidir. İzmir tarih boyunca önemli bir ticaret merkezi olmuştur. Ancak turizmle desteklenmeyen bir ekonomik yapı eksik kalır” ifadelerini kullandı.

Çeşme Projesine destek

Yarımada bölgesinin turizm potansiyeline dikkat çeken Veral, “Bu noktada Çeşme Projesi ve benzeri turizm yatırımları da önemli hale geliyor. Çeşme’de yapılacak nitelikli turizm yatırımlarının İzmir turizmine katkı sağlayacağı açıktır. Çeşme yalnızca yazlık turizm açısından değil, yarımada genelinde geniş bir turizm potansiyeline sahiptir. Karaburun’dan Seferihisar’a kadar uzanan geniş bir coğrafyada henüz yeterince değerlendirilmeyen birçok doğal ve kültürel alan bulunuyor. Turizmin sadece Alaçatı gibi birkaç noktada yoğunlaşması yerine, yarımadanın tamamına yayılması gerekir. Bu sayede hem ekonomik hareketlilik artar hem de yeni istihdam alanları oluşur” dedi.