GENEL

Uğur Mumcu’nun düşünsel mirası Karşıyaka’da konuşuldu

Araştırmacı Gazeteci-Yazar Uğur Mumcu, katledilişinin 33. yılında Karşıyaka Belediyesi tarafından düzenlenen; moderatörlüğünü İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Dilek Gappi’nin üstlendiği, Tarihçi-Yazar Sinan Meydan’ın katıldığı “Uğur Mumcu, Atatürk ve Cumhuriyet” söyleşisi ve imza günüyle anıldı.

Abone Ol

Zübeyde Hanım Nikah Sarayı’nda gerçekleşen etkinliğe; Meclis üyeleri, bürokratlar, STK temsilcileri, muhtarlar ve Karşıyakalılar katıldı. Anma etkinliğinde; Uğur Mumcu’nun düşünsel mirası, Cumhuriyet değerleri, Atatürk ilkeleri ve aydınlanma mücadelesi ele alındı.

"Cumhuriyet’e yapılan bir suikastti"

Söyleşinin moderatörlüğünü üstlenen İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Dilek Gappi, 24 Ocak’ın gazeteciler için taşıdığı anlamı vurguladı. Gappi, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“24 Ocak, gazetecilerin içinin kan ağladığı bir gün. İyi ki Uğur Mumcu mesleğimizde bir sembol olmuş, gerçek gazeteciliğin bedeli çok ağır da olsa yapılabildiğini ondan öğrendik. Bizlerin kıvancıdır, Cumhuriyet’in kıvancıdır. Uğur Mumcu’nun cenazesinde yüz binlerce insan vardı. Halk biliyordu ki ona yapılan suikastin ötesinde Cumhuriyet’e yapılan bir suikastti.”

“Gerçeğin peşinden ödünsüz koşmuş bir Cumhuriyet aydınıydı”

Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal törende yaptığı konuşmada şunları söyledi:
“Uğur Mumcu, kalemiyle halkın vicdanı olmuş, gerçeğin peşinden ödünsüz koşmuş bir cumhuriyet aydınıydı. ‘Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunmaz’ sözü bugün hâlâ yolumuzu aydınlatmaya devam ediyor. Mumcu’nun hayatı, demokrasinin ancak özgür basınla, sorgulayan akılla ve cesur yüreklerle ayakta kalabileceğini bizlere gösteriyor. Demokrasi yalnızca bir yönetim biçimi değil; eşitlik, özgürlük ve adaletin ortak paydasıdır. Bu değerleri savunmak her birimizin görevidir. Karşıyaka Belediyesi olarak demokrasinin ve Cumhuriyet’in yılmaz savunucuları olmaya devam edeceğiz. Unutmayalım, demokrasi ancak halkın bilinçli katılımıyla, özgür basınla ve aydınların cesur mücadelesiyle yaşar. Bizler de bu mücadeleyi sürdürmek için buradayız. Hep birlikte anısı önünde saygıyla eğiliyor, demokrasiye olan bağlılığımızı bir kez daha ilan ediyoruz. Yaşasın Cumhuriyet, yaşasın demokrasi.”

“Türkiye tarihi için kırılma noktasıydı”

Uğur Mumcu’nun katledildiği günü çok iyi hatırladığını da dile getiren Meydan, şunları söyledi:

“Cenaze töreni gerçekten hafızalarımızdan silinmedi. Türkiye tarihi için bir kırılma noktasıydı. Benim de Atatürk ve Cumhuriyet üzerine araştırmalarımı yoğunlaştırmamı sağlayan andı. O törende ‘Türkiye laiktir, laik kalacak’ sloganları atılmıştı. O gün hedef gazeteciydi ama aslında gazetecinin savunduğu düşüncelerdi. Uğur Mumcu; tam bağımsız Türkiye’yi, laikliği, eşitliği, demokrasiyi ve sosyal devleti savunuyordu. Terör örgütlerine ve mafyaya karşı mücadele veriyor, tarikatlara dikkat çekiyordu. Hizbullah üzerine yaptığı araştırmalar çok kıymetlidir. Toplumu bilinçlendirdiği için öldürüldü.”
Yoğun katılımın olduğu ve Zübeyde Hanım Nikâh Sarayı’nda gerçekleştirilen anma etkinliğinde; Uğur Mumcu’nun düşünsel mirası, Cumhuriyet değerleri, Atatürk ilkeleri ve aydınlanma mücadelesi ele alındı.

Uğur Mumcu’dan bugünkü gazetecilerin alacağı çok dersin olduğunu ifade eden Sinan Meydan, “Bugün ne kadar kötü durumda olursak olalım aydınlarımızdan alacağımız ilhamla, onlara borcumuzu ödeme sorumluluğuyla, karanlığa karşı mücadele etmek zorundayız. Bu ülkenin yurt sever aydınlarını hiçbir şey korkutmaz.” diye konuştu.