EKONOMİ

Yıllarca kepenk kapatmayan emekli esnafa Meclis'ten ÖTV'siz araç müjdesi

Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne sunulan yeni bir yasa teklifi, yıllarca alın teri dökerek ekonominin çarklarını döndüren ancak emeklilikte geçim sıkıntısıyla baş başa kalan küçük esnafa rahat bir nefes aldırmayı hedefliyor. Hazırlanan tasarı yasalaşırsa, Bağ-Kur emeklisi vatandaşlar hayatlarında bir defaya mahsus olmak üzere Özel Tüketim Vergisi ödemeden sıfır kilometre otomobil alabilme şansına kavuşacak.

Abone Ol

Yıllarını tezgah başında, dükkanında veya atölyesinde geçiren ve ülkenin ekonomik dokusunun temelini oluşturan esnaf kesimi için Ankara'dan oldukça umut verici bir siyasi hamle geldi. Cumhuriyet Halk Partisi Tokat Milletvekili Kadim Durmaz, giderek ağırlaşan yaşam koşulları altında ezilen ve gelirleri sabitlenen emekliler için kolları sıvadı. Deneyimli siyasetçi, toplumun kanayan yaralarından birine merhem olmak amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına dikkat çekici ve son derece detaylı bir kanun teklifi sundu. Hazırlanan bu taslak, yıllarca sisteme düzenli prim ödeyen Bağ-Kur emeklisi vatandaşların omuzlarındaki ağır vergi yükünü bir nebze olsun hafifletmeyi amaçlıyor. Tasarı genel kurulda kabul edilip yasalaştığı takdirde, küçük işletme sahipleri emeklilik hayatlarında bir defaya mahsus olmak üzere araç alımlarında uygulanan Özel Tüketim Vergisi muafiyetinden doğrudan faydalanma hakkına sahip olacak.

Yılların yorgunluğuna meclis koridorlarından merhem

Giderek ağırlaşan enflasyonist tabloda kıt kanaat ayakta kalmaya çalışan kesimlerin başında gelen emekliler için hazırlanan bu özel düzenleme, spesifik bir hedef kitleye odaklanarak kamu maliyesini de yormamayı planlıyor. İlgili yasal mevzuatlar kapsamında resmen sanatkar statüsünde kabul edilen, aynı zamanda kendi nam ve hesabına uzun yıllar çalışarak zorlu şartlarda emekliliğe hak kazanmış yurttaşlar bu imtiyazdan yararlanabilecek. Düzenlemenin en can alıcı noktalarından biri ise getirilen zaman sınırlaması olarak öne çıkıyor. Yaşlılık aylığı bağlanarak emekliliğe adım atan bir vatandaş, bu tarihten itibaren geçecek olan sadece beş yıllık süre zarfında söz konusu ÖTV istisnasını kullanarak bayiden sıfır kilometre bir binek otomobil satın alabilecek. Böylece ilerleyen yaşlarında sağlık kuruluşlarına erişimden tutun da günlük elzem ihtiyaçların karşılanmasına kadar pek çok yaşamsal alanda büyük bir hareket kolaylığı sağlanması hedefleniyor.

Beş yıl satmama şartı ile suistimalin önüne geçilecek

Elbette böylesine önemli ve değerli bir vergi avantajının kısa süreli ticari bir ranta dönüşmemesi adına yasa tasarısına oldukça sıkı güvenlik sübapları eklenmiş durumda. Sunulan meclis teklifine göre, haksız kazancın ve olası piyasa fırsatçılığının kesin olarak engellenmesi için son derece net bir satış yasağı kuralı masaya getiriliyor. Devletin sağladığı bu vergiden muafiyet hakkını kullanarak aracı satın alan hak sahibi, söz konusu vasıtanın tescil edildiği ilk günden itibaren tam beş yıl boyunca bu aracı hiçbir şekilde üçüncü şahıslara satamayacak veya yasal olarak devredemeyecek. Şayet bu katı kural ihlal edilir ve taşıt belirlenen kanuni süre dolmadan elden çıkarılmak istenirse, devlet o dönemde vatandaşına destek olmak için tahsil etmekten vazgeçtiği tüm vergi tutarını yasal gecikme faizleri ve diğer ek maliyetlerle birlikte anında geri isteyecek. Bu katı ama gerekli yaptırım sayesinde uygulamanın sadece gerçek ihtiyaç sahiplerine ulaşması güçlü bir şekilde garanti altına alınmış oluyor.

Afet ve kaza durumlarında esnaf mağdur edilmeyecek

Hayatın olağan akışı içinde öngörülemeyen ve yaşanabilecek talihsizlikler de tasarıyı hazırlayanların dikkatinden kaçmamış. Alınan sıfır kilometre aracın doğal afetler veya trajik kazalar sonucunda tamamen kullanılamaz hale gelmesi senaryosu, teklifin en insani ve adil detaylarından birini oluşturuyor. Beklenmedik bir deprem, yıkıcı bir sel felaketi, büyük bir yangın veya telafisi imkansız ağır hasarlı bir trafik kazası sonucunda taşıtın resmi makamlarca onaylanarak hurdaya ayrılması durumunda, mağduriyet yaşayan emekli vatandaşa yepyeni bir hak daha doğacak. Böylesi mücbir ve üzücü bir sebeple aracını tamamen kaybeden kişiye, yasada belirtilen katı şartlar dahilinde yine bir defaya mahsus olmak üzere yeniden vergi ödemeden yeni bir araba alma imkanı yasal olarak tanınacak. Böylelikle devlet otoritesi, en zor anında şefkatli elini vatandaşının üzerinden çekmemiş olacak.

Dolaylı vergilerle kamu maliyesine can suyu olacak

İlk bakışta merkezi yönetimin devasa vergi gelirlerinden feragat etmesi gibi algılansa da, projenin mimarlarına göre bu hamle kamu maliyesinde derin bütçe açıkları yaratmayacak, tam aksine dolaylı yollardan devlet hazinesine ciddi bir nakit akışı sağlayacak. Tasarının resmi gerekçesinde açıkça vurgulandığı üzere; piyasaya sürülecek her yeni taşıt beraberinde zorunlu Katma Değer Vergisi, her yıl tıkır tıkır ödenecek olan Motorlu Taşıtlar Vergisi, yaptırılması mecburi trafik sigortaları ve sürekli tüketilecek akaryakıt üzerinden alınan diğer vergilerle devlete görünmez ama çok güçlü bir gelir kapısı yaratacak. Konuya ilişkin oldukça çarpıcı bir değerlendirme yapan ana muhalefet partisi kurmayı, en zorlu ve karanlık ekonomik krizlerde dahi dükkanının ışığını söndürmeyen, kepenk kapatmamak için direnen bu insanların büyük bir vefayı hak ettiğini belirtti. Hayata geçirilmek istenen bu uygulamanın son derece ölçülü, hedef odaklı ve tam anlamıyla bir sosyal destek projesi olduğunun altını çizen milletvekili, yıllarca devletin sistemine prim ödeyen bu cefakar insanların alın terinin artık sümen altı edilemeyeceğini ve modern dünyada ulaşım hakkının bir lüks olmaktan çıkarılması gerektiğini çok güçlü bir dille meclis kürsüsüne taşıdı.