Hastanelerin soğuk koridorları ve ağır tedavi odaları, bu kez hayata tutunma azminin, çocuksu saflığın ve renklerin estetik zaferine sahne oldu. İzmir'de çocuk sağlığı ve cerrahisi alanında köklü bir kurumsal hafızaya sahip olan sağlık merkezinde, en ağır teşhislerle mücadele eden minik yüreklerin gösterdiği bu sanatsal direniş, tıp dünyasının sadece ilaçlarla değil, sevgi ve moralle de şifa dağıttığını bir kez daha kanıtladı. Beyaz önlüklerin ve serum askılarının gölgesinde yeşeren bu görsel şölen, izleyen her yetişkinin gözlerini doldururken, geleceğe dair sarsılmaz bir inancın da manifestosu haline geldi.

Hastane sınıfında üretilen eserler takdir topladı

Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) İzmir Tıp Fakültesi Dr. Behçet Uz Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde tedavi gören onkoloji hastası çocuklar, hastane sınıfında yaptıkları resimleri görkemli bir törenle sergiledi. Tedavi süreçlerinin zorluğunu renklerle aşan çocukların sergisi, hastane personeli ve ziyaretçiler tarafından büyük beğeni topladı.

Kanser tedavisi gören Kahramanlar Mustafa Öğütveren İlkokulu'na bağlı Dr. Behçet Uz Hastane sınıfı öğrencileri, kemoterapi seansları arasında, kimi zaman hastane odalarında kimi zaman da hastane sınıfında yaptıkları resimlerle moral buldu. Çocukların hayal dünyasını yansıtan eserler büyük ilgi görürken, duygusal anların yaşandığı açılış töreninde minik ressamlara katılım sertifikaları ile birlikte moral hediyeleri takdim edildi.

Başhekim Orbatu: "Çocuklarımızın geleceğe dair düşünceleri bizleri umutlandırıyor"

Sergiyi ziyaret eden ve çocuklarla yakından ilgilenen SBÜ İzmir Tıp Fakültesi Dr. Behçet Uz Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Dilek Orbatu, sanatın iyileştirici gücüne vurgu yaptı. Her yıl bu özel anı iple çektiklerini belirten Doç. Dr. Orbatu, şu ifadeleri kullandı:

"Her sene hastane sınıfımızın yaptığı eserleri izlemek, hocalarımızın ve kardeşlerimizin sevgi dolu yüreklerinden çıkan resimleri görmek hepimizi çok duygulandırıyor. Sanata değer vermek ve sevdirmek için elimizden geleni yapıyoruz. Tedavi sırasında bu etkinliklere zaman ayırmak çok yararlı oluyor; çocukların hayal dünyası genişliyor. Onların geleceğe dair düşüncelerini görünce bizler de umutlanıyoruz. Bu süreçte birlikte yürümüş oluyoruz."

Gönüllü öğretmen tuvalet kağıdı rulolarından sanat üretti

Çiğli Fen Lisesi'nden emekli olduktan sonra son 3 yıldır hastanede gönüllü olarak görev yapan resim öğretmeni Serpil Subaşı, sergilenen işlerin arka planındaki büyük emeği ve lojistik zorlukları anlattı. 27 yıllık meslek hayatının ardından buradaki çocuklara can suyu olmaya çalıştığını belirten Subaşı, rekreasyon çalışmalarının detaylarını paylaştı:

  • Atık Malzemelerle Rekreasyon: Bu yıl kağıt karton işleri, tuval üzerine resimler, seramik çalışmaları ve atıklardan rekreasyonlar ürettiklerini belirten tecrübeli öğretmen, malzeme sıkıntısını gelen yardımlarla, akrilik boyalarla ve tuvalet kağıdı rulolarıyla aştıklarını söyledi.

  • 15 Dakikalık Sabır Döngüsü: Çocukların kemoterapi almaları nedeniyle odalarına ilk gittiğinde isteksiz olabildiklerini ancak renkleri görünce motive olduklarını aktaran Subaşı, "Yoruldukları için çalışmaları çok uzun tutamıyoruz, 15-20 dakika çalışabiliyoruz. Arada ben de yardımcı olup resimleri onlarla tamamlıyorum. Bu yüzden bazen bir eserin bitmesi 4 ayı bulabiliyor" dedi.

  • Annelere Can Suyu: Sürecin yeni teşhis konulan anneler için çok yıpratıcı olduğunu ifade eden Subaşı, odalarda müzik açarak annelere yönelik de resim çalışmaları yaptıklarını ve bu yolla onlara moral ve motivasyon sağladıklarını vurguladı.

    Sigarayı bırakmak isteyenlerin sayısı arttı: 75 bin başvuru
    Sigarayı bırakmak isteyenlerin sayısı arttı: 75 bin başvuru
    İçeriği Görüntüle

Minik Yahya Kemal ve İbrahim Ege'nin lösemiye karşı duruşu

Sergide eseri bulunan 7 yaşındaki Yahya Kemal Can'ın annesi Elif Can, Denizli'den sevk edilerek geldikleri hastanedeki zorlu süreci gözyaşlarıyla özetledi. Geçtiğimiz mart ayında, Ramazan Bayramı'na sadece bir gün kala oğluna lösemi teşhisi konulduğunu, hastalığın lenf bezlerine, akciğere, karaciğere ve dalağa bulaştığını söyleyen anne Can, "Dünyam yıkılmıştı, 5 gün yoğun bakımda kaldık. Çok şükür 3 ayda toparlandı. Hastanede zaman hiç geçmiyor. Yahya bu hasta haliyle bile bu resmi yaptı" dedi. Kuş resmi çizen minik Yahya Kemal ise, "Resim yapmak çok güzel. Aslında en sevdiğim ders Matematik. Burada bir kuş çizdim. Öğretmenim bana gösterdi, ikimiz birlikte yaptık" diye konuştu.

İlk teşhisi 2023 yılının mart ayında konulan ve iki yıllık tedavinin ardından bu eylülde, tam okulların açılmasına bir hafta kala hastalığı nükseden 8 yaşındaki İbrahim Ege Teke'nin annesi Gülşah Teke de hastane sınıfının önemine dikkat çekti. Oğlunun nüks haberiyle çok üzüldüğünü ancak resim öğretmeninin bu acıyı bastırdığını söyleyen anne Teke, "Çocukların ağrıları, acıları çok fazla oluyor. Bizim bazen gücümüz kalmıyor; işte o anlarda öğretmenlerimiz ve hemşirelerimiz hem çocuklarımıza hem de bize güç ve destek veriyor. İbrahim'in aslında resme hiç yeteneği yoktu, tamir işlerini severdi ama öğretmenimiz ona resmi sevdirdi" dedi. Sergisi için Örümcek Adam ve kuş resmi yapan İbrahim Ege ise renklerin dünyasında mutlu olduğunu ifade etti.

Kaynak: DHA