Asıl adıyla Ekrem Şerif Uçak, 7 Mart 1932'de Ankara'da dünyaya gelmiştir. Türkiye'nin ilk asker pilotlarından Mazhar Uçak ile Ayşe Nuriye Uçak'ın oğlu olan Ekrem Bora, ailesinin zorlu yaşam şartlarına rağmen sinemaya olan ilgisini hiçbir zaman kaybetmemiştir. Çocukluğunda babasını kaybetmiş ve annesiyle birlikte İstanbul'a göç etmiştir. Sanata olan düşkünlüğü erken yaşlarda şekillenmiş, sinema tutkusu onu bir dönem okulu terk etmeye kadar götürmüştür. Ekrem Bora, özellikle Kadıköy'deki sinemalarda vakit geçirmeyi sevdiğini her zaman dile getirmiştir.
Bora'nın sinemaya olan ilgisi, bir röportajında çocukluk yıllarını anlatırken çok net bir şekilde ortaya çıkmıştır: "Sinemanın bir terbiyesi vardır, sabah erken, kaçta çağırırlarsa, yarım saat erken gideceksiniz" demiştir. Bu söz, Bora'nın sinemaya olan bağlılığını ve işine duyduğu saygıyı simgelemektedir.
Ekrem Bora'nın eğitim hayatı
Bora'nın eğitim hayatı da oldukça ilginçtir. İlkokul eğitimini Suadiye 38. İlkokulu'nda tamamlayan Ekrem Bora, eğitimine devam edememiştir. Ancak, Sultanahmet Devlet Basımevi Kursu'na katılarak mürettip ve mücellit diploması almıştır. Ancak, aklındaki asıl hedef sinema oyuncusu olmaktı. Küçük yaşlardan itibaren film izleyerek kendisini sinemaya hazırlamış ve bir süre sonra Yıldız dergisinin düzenlediği artist yarışmasına katılmıştır. Yarışmayı kazanarak "Bora" soyadını almış ve sinema dünyasına adım atmıştır.
Ekrem Bora'nın Özel Yaşamı
Aile Hayatı ve Evlilikleri
Ekrem Bora, ilk evliliğini Sevil adında bir kadınla yapmış ve bu evlilikten kızı dünyaya gelmiştir. Ancak, ilk evliliğinden sonra 1966 yılında Gül Pamukçu ile hayatını birleştirmiştir. Bu evlilikten ise Yasemin ve Lale adlarında iki kızı olmuştur. Ekrem Bora'nın özel hayatı her zaman basından uzak kalmış ve oyunculuk kariyerine odaklanmıştır.
Vatani Görev ve Askerlik Yılları
Ekrem Bora, sinemaya adım atmadan önce askerlik görevini Erzincan ve Diyarbakır'da tamamlamıştır. Bu dönemde yaşadığı deneyimlerin onun sinema kariyerine de katkı sağladığı söylenebilir. Özellikle "Şafak Bekçileri" filmindeki jet pilotu rolü, Bora'nın askeri geçmişinden izler taşıyan bir performans sergilemesine olanak tanımıştır.
Ekrem Bora'nın Sinema Kariyeri
1950'lerden 1970'lere Sinemada Yükselişi
Ekrem Bora, Yeşilçam döneminin en önemli oyuncularından biriydi. 1950'lerin sonlarından itibaren "Mavi Boncuk", "Bana Gönül Bağlama", "Tilki Leman" gibi önemli filmlerde rol alarak adını duyurdu. 1960'larda sinema dünyasında daha da tanınan Bora, "Acı Hayat" gibi önemli yapımlarda başrol oynayarak adını unutulmazlar arasına yazdırmıştır.
1960'lı yıllar, Ekrem Bora'nın en yoğun dönemiydi. 1965'te 15, 1966'da 11, 1967'de 17 filmde rol alarak sinema dünyasında sağlam bir yer edinmiştir. Ekrem Bora'nın Türkan Şoray ile başrol oynadığı "Acı Hayat" filmi, onun sinemadaki performansının zirveye ulaştığı yapımlardan biri olmuştur. Aynı yıl, "Antalya Altın Portakal Film Festivali"'nde En İyi Erkek Oyuncu ödülünü kazanmıştır.
1970'ler ve Sonrası: Sinemadan Sahneye
1970'lerin başında sinema dünyasında yaşanan çalkantılı dönemde Ekrem Bora, sinemada daha az yer almaya başlamıştır. Ancak, Fecri Ebcioğlu'ndan aldığı şan eğitimi ve sahne performansları, onu sahnede de tanınan bir isim haline getirmiştir. Bora, sinemada kazandığı paraların hayatını sürdürebilmesi için yeterli olmadığını ve sahneye çıkarak şarkıcılık yapmanın onu hem mutlu ettiğini hem de finansal açıdan rahatlatığını dile getirmiştir. Şarkıcılık kariyeri, ona birçok yeni kapı açmıştır.
Ekrem Bora'nın Sinemaya Katkıları ve Son Yılları
Gümüş Yaşlar: Son Dönem Yapımları
1990'larda, Ekrem Bora'nın kariyerinin son dönemleri sinemada önemli yapımlarla devam etmiştir. "Soğuktu ve Yağmur Çiseliyordu" filmiyle 1990'da "En İyi Erkek Oyuncu" ödülünü kazanmış, bu ödül onun sinemaya olan katkılarının bir başka göstergesi olmuştur. Ayrıca, "Gümüş", "Marziye", "Yadigar" ve "Yeşilçam Denizi" gibi dizilerde de önemli roller üstlenmiştir. 2008'de, İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından "Yaşam Boyu Onur Ödülü"'ne değer görülmüştür.
Son Film: "Makber"
Ekrem Bora'nın sinemadaki son filmi, "Makber" olmuştur. 2009 yılında vizyona giren bu film, Bora'nın kariyerindeki son dokunuşu yapmasına olanak tanımıştır. Bu filmdeki performansı da ona olan saygıyı daha da pekiştirmiştir.
Ekrem Bora'nın Ölümü
Türk sinemasının en önemli isimlerinden biri olan Ekrem Bora, 1 Nisan 2012 tarihinde 78 yaşında hayatını kaybetmiştir. Zincirlikuyu Mezarlığı'na defnedilen Bora'nın ölümünün ardından sinema dünyası derin bir üzüntü yaşamıştır. Yıllar süren kariyerinde Türk sinemasının önemli karakterlerinden biri olmayı başaran Bora, halkın gönlünde taht kurmuş, sinemaya olan katkılarıyla hatırlanacaktır.