Kamuoyuna açılan ve milyonlarca sayfayı bulan Jeffrey Epstein arşivi, yalnızca cinsel istismar ve yasa dışı ilişkiler ağına dair karanlık tabloyu değil, küresel ölçekte karar alma mekanizmalarının nasıl işlediğine dair yeni soruları da beraberinde getirdi. Belgeler arasında yer alan bazı e-posta yazışmaları, Covid-19 pandemisinden yıllar önce yürütülen salgın senaryoları, pandemi simülasyonları ve küresel sağlık stratejileri konusundaki temasları gündeme taşıdı.
Bu yazışmaların merkezinde, Microsoft’un kurucusu ve küresel sağlık alanındaki yatırımlarıyla bilinen Bill Gates ile Epstein arasında geçen temaslar bulunuyor. Belgeler, doğrudan bir hastalık geliştirme veya biyolojik silah iddiası ortaya koym ensure etmese de, pandemi ihtimalinin özel aktörlerce erken dönemde masaya yatırıldığını gösteren ayrıntılar içeriyor.
Belgelerin kapsamı: Neden bu kadar tartışma yarattı?
Epstein dosyaları, 3 milyondan fazla belge, binlerce video ve yüz binlerce görselden oluşuyor. Bu arşiv, yalnızca bireysel suç iddialarını değil; siyaset, sermaye, akademi ve teknoloji dünyasının bazı isimlerinin Epstein ile temaslarına dair kayıtları da içeriyor.
Belgelerde yer alan yazışmaların önemli bir bölümü, küresel karar süreçlerinin kamuoyundan uzak biçimde nasıl şekillendiğine dair ipuçları sunması nedeniyle dikkat çekiyor. Özellikle pandemi gibi tüm dünyayı etkileyen bir krizden önce yapılan hazırlıkların, hangi aktörler tarafından ve hangi çerçevede ele alındığı sorusu öne çıkıyor.
3 Mart 2017 tarihli e-posta: Ne anlatıyor?
Dosyalarda yer alan ve 3 Mart 2017 tarihini taşıyan bir e-posta, tartışmaların merkezinde yer alıyor. “bgC3 teslimatları ve kapsamı” başlığıyla gönderilen bu yazışmada Epstein, Bill Gates’e doğrudan hitap ediyor ve yapılan görüşmelerin içeriğini özetliyor.
E-postada şu başlıklar öne çıkıyor:
-
Küresel ve bireysel sağlık harcamaları
-
Dijital sağlık verileri ve veri yönetimi
-
Nöroteknolojik gelişmeler
-
Pandemi simülasyonu ve olası senaryolar
Bu başlıkların aynı metin içinde yer alması, pandemi riskinin yalnızca sağlık değil; teknoloji, veri ve güvenlik boyutlarıyla da ele alındığını gösteriyor.
bgC3 LLC nedir, ne yapar?
Yazışmalarda adı geçen bgC3 LLC, Bill Gates tarafından 2008 yılında kurulan özel bir araştırma ve danışmanlık şirketi olarak biliniyor. Şirket, kamuoyuna açık bilgilerde;
-
Küresel sağlık politikaları
-
Biyoteknoloji
-
İklim değişikliği
-
Enerji
-
Dijital dönüşüm
gibi alanlarda faaliyet gösteriyor.
Uzmanlara göre bgC3, Gates’in doğrudan iş yaptığı bir ticari şirketten çok, stratejik düşünce ve senaryo üretim merkezi işlevi görüyor. Epstein dosyalarında yer alan e-postalar da bu çerçevede değerlendiriliyor.
E-postada Epstein, Gates ile yaptığı görüşmenin ardından “Rodger, Mark, Chris, Trevor ve Geoff” isimlerinden oluşan bir uzman grubunun bu başlıklarda çalışmaya başladığını ifade ediyor. Belgeler, bu isimlerin hangi kurumlara bağlı olduğunu ya da hangi alanlarda uzmanlaştığını ayrıntılandırmıyor.
Bu durum, kapalı çalışma gruplarının ve özel danışman ağlarının, küresel kriz senaryolarında ne kadar etkili rol oynadığı sorusunu yeniden gündeme getiriyor.
Pandemi simülasyonları yeni mi?
Küresel ölçekte salgın risklerine yönelik simülasyonlar yeni değil. Üniversiteler, ordular, istihbarat kurumları ve uluslararası kuruluşlar onlarca yıldır benzer çalışmalar yürütüyor. Dünya Sağlık Örgütü (World Health Organization) da pandemi hazırlıklarını uzun süredir gündeminde tutuyor.
Ancak Epstein dosyalarında dikkat çeken nokta, bu tür çalışmaların özel sermaye, bireysel vakıflar ve resmi kurumlar dışında kalan aktörlerle yürütülmüş olabileceğine dair izler taşıması.
Covid-19’dan iki yıl önce yapılan çalışmalar ne anlama geliyor?
Belgelerdeki tarih, Covid-19 pandemisinden yaklaşık iki yıl öncesine işaret ediyor. Bu durum, bazı çevrelerde “salgın önceden mi biliniyordu?” sorusunu gündeme taşısa da, bilim insanları bu tür çıkarımların kanıta dayanmadığını vurguluyor.
Uzmanlara göre, pandemi ihtimali uzun süredir küresel bir risk olarak görülüyordu ve bu nedenle senaryo çalışmaları yapılması olağan kabul ediliyor. Tartışmanın odağında ise şu soru yer alıyor:
Bu çalışmalar kimlerin denetiminde ve ne kadar şeffaf yürütüldü?
Komplo iddiaları ve resmi tutumlar
Epstein belgelerinin yayımlanmasının ardından, Covid-19’un “biyolojik savaş aracı” olduğu yönündeki iddialar yeniden dolaşıma girdi. Ancak bugüne kadar, pandeminin kasıtlı olarak üretildiğine ya da yönlendirildiğine dair bilimsel olarak doğrulanmış bir bulgu bulunmuyor.
Bill Gates cephesi, Epstein’ın iddialarının geçmişte de “asılsız” olarak nitelendirildiğini ve bu belgelerin, Epstein’ın kendi anlatılarını yansıttığını savunuyor. Gates’in pandemi hazırlıklarına ilişkin açıklamaları ise, önleyici halk sağlığı politikaları çerçevesinde değerlendiriliyor.
Pandemi sonrası kitap ve açıklamalar neden yeniden gündemde?
Covid-19’un ardından Bill Gates’in yayımladığı “Bir Sonraki Pandemiyi Nasıl Önleyebiliriz” adlı kitapta;
-
Yetersiz hazırlık
-
Erken uyarı eksikliği
-
Aşı ve Ar-Ge yatırımlarının önemi
gibi başlıklar öne çıkmıştı. Gates, hükümetleri daha güçlü sağlık altyapıları kurmaya çağırmıştı.
Gates’in 2024 yılında küresel risklere dair yaptığı ve yeni salgın ihtimaline değinen açıklamaları da, Epstein belgeleriyle birlikte yeniden yorumlanıyor.
Epstein dosyaları ne söylüyor, ne söylemiyor?
Belgeler;
✔ Küresel sağlık risklerinin özel aktörler tarafından erken dönemde ele alındığını gösteriyor.
✔ Kapalı ağların ve danışmanlık ilişkilerinin kapsamına dair ipuçları sunuyor.
Ancak:
✖ Pandeminin kasıtlı olarak çıkarıldığına dair kanıt sunmuyor.
✖ Belirli bir virüs üzerinde çalışıldığına dair somut veri içermiyor.